GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ANLAM VE ÖNEMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ANLAM VE ÖNEMİ Bir Paz Tem. 25, 2010 2:06 am

CANTAR

avatar


A?a??daki
yaz?, hiçbir sözcü?ü gözard? edilmeksizin dikkatle okunmal?d?r.
Okunurken, son y?llarda içlerinden geçti?imiz süreçlerle kar??la?t?rma
yap?lmal?d?r.
S.T






"LOZAN BARI? ANTLA?MASI'NIN ANLAM VE ÖNEM?" konulu yaz?m ektedir.
Sayg?lar?mla.
Ahmet AVCI




Ahmet AVCI

ahmetavci3@gmail.com

24 TEMMUZ 2010- ?ZM?R







LOZAN KONFERANSI VE BARI?I ( 21 KASIM 1922-24 Temmuz 1923)





LOZAN BARI? KONFERANSININ TEMEL AMACI: OSMANLI DEVLET? DÖNEM?NDEN TÜRK?YE’YE KALAN SORUNLARIN ?LG?L? DEVLETLERLE GÖRÜ?ÜLMES?





1914 y?l?nda ba?layan Birinci dünya sava??, 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile son bulmu?tur.

Bu
sava?tan Müttefikleriyle birlikte yenik ç?kan Osmanl? ?mparatorlu?u,
milyonlarca insan?n? yitirdi?i gibi vatanlarca da topra??n? kaybederek
kapkara bir gelecekle ba? ba?a kalm??t?r.


Türk Ulusu; Birinci Dünya Sava??n?n sona ermesi ile Ba??ms?zl???n?, Refah?n?, Ülkülerini ve Ülkesini yitirmi?tir.

19
May?s 1919’da Mustafa Kemal Pa?a öncülü?ünde Ba?layan Kurtulu? Sava??,
Türk Halk?n?n ve Ordusunun tam deste?i ile sürmü?, ak?llara durgunluk
veren fedakârl?k ve ba?ar?larla Yunan Ordusu önce durdurulmu?, sonra da
Büyük Taarruzla bozguna u?rat?lm??t?r.


30
A?ustos 1922 tarihinde kazand???m?z Büyük Zafer’in ard?ndan kaçan
dü?man? takip eden Mehmetçik, 9 Eylül’de ?zmir’e girmi? ve 18 Eylül
gününe kadar tüm Bat? Anadolu’yu ve Marmara’n?n güneyini Yunan
i?galinden kurtarm??t?r.


11 Ekim günü, ?tilaf Devletleriyle Mudanya’da Mütareke (Ate?kes) imzalanm??, 1 Kas?m’da Saltanat kald?r?lm??t?r.

Saltanat?n
Kald?r?lmas? ile Lozan konferans?na yaln?z Türk temsilcisinin kat?lmas?
sa?lanm??t?r ama Lozan'a Türk temsilcisi olarak kimin kat?laca?? sorunu
gündeme gelmi?tir. O zamanki Vekiller Kurulu Ba?kan? Rauf Orbay,
Lozan’a “Ba? Temsilci” olarak gitmek istiyordu. Hatta ?smet Pa?a’n?n da
kendisine dan??man olarak verilmesini istiyordu.


Rauf
Bey, Mondros Mütarekesini imzalad??? için, ?imdi böylece tarih önünde
kendi ad?n?n üzerinde öne sürülen söylentileri yok etmek istiyordu.


Mustafa
Kemal Pa?a da Lozan’da Türkiye’yi en iyi ?smet Pa?a’n?n temsil
edece?ini dü?ünüyordu. ?smet pa?a, Mudanya görü?melerinde, görü?meci
olarak da beceri, yetenek ve ba?ar?s?n? ortaya koymu?tu.


Ankara’n?n
genç kadrosunda, güngörmü?, deneyimli, “Diplomasi kurallar?n?” bilen
kimse de yoktu. Meslekten yeti?mi? diplomatlar?n hemen hepsi,
?stanbul’da idiler. Ayr?ca eski Osmanl? Devleti içinde yeti?mi? olan bu
diplomatlar?n yeni Türk Devletini temsil etmeleri de sak?ncal? idi.


Bu
durumda, Ulusal Kurtulu? Sava??n?n tüm s?k?nt?l? ve ac? günlerini
ya?am??, düzenli ve disiplinli bir asker olan ?smet Pa?a, Türkiye’nin
Ba? Temsilcisi olarak atand?.


?smet
Pa?a D?? i?leri bakanl???na getirildi. Dr. R?za Nur ve Hasan (SAKA)
Beyler ikinci temsilci seçildiler. Ayr?ca 21 dan??man, 2 bas?n
dan??man?, 10 yazman ve çevirmen, genç Türk Devletinin en becerikli ve
bilgili ayd?nlar? aras?ndan seçilmeye çal???lm??t?.


Türk Temsil Kurul Ba?kanl???na, Lozan’a hareketinden önce TBMM taraf?ndan, a?a??daki direktif verildi:

“ 1. Do?u S?n?r?: Ermeni Yurdu söz konusu olamaz. Olursa görü?melerin kesilmesi gerekir.

2.
Irak S?n?r?: Süleymaniye, Kerkük ve Musul Sancaklar? istenecektir.
Konferansta bundan farkl? olarak ortaya ç?kacak güçlükler için vekiller
kurulundan talimat al?nacakt?r. Petrol ve di?er konulardaki ayr?cal?klar
sorununda ?ngilizlere baz? ekonomik ç?karlar sa?lanmas? görü?ülebilir.


3.
Suriye S?n?r?: Bu s?n?r?n düzeltilmesine olanak ölçüsünde
çal???lacakt?r. S?n?r ?öyle olmal?d?r: Resi ?bni-Hayr’dan ba?layarak,
Harm, Müslimiye, Meskene ve sonra F?rat yolu, Dirizor ve sonunda Musul
ili güney s?n?r?na ula??r.


4.
Adalar: Duruma göre hareket edilecek, K?y?lar?m?za pek yak?n ufak büyük
tüm adalar, mutlaka elde edilecek, ba?ar? sa?lanamazsa Ankara’dan
sorulacak.


5. Do?u Trakya’n?n Bat? s?n?r?: 1914 Y?l?n?n elde edilmesine çal???lacakt?r.

6. Bat? Trakya: Misak-? Milli uygulanacakt?r.

7.
Bo?azlar ve Gelibolu yar?madas?nda yabanc? askeri kuvvetler kabul
edilemez. E?er görü?melerin kesilmesi gerekirse, kesilmeden önce
Ankara’ya bilgi verilecektir.


8. Kapitülasyonlar kabul edilemez, e?er görü?melerin kesilmesi gerekirse kesilir.

9. Az?nl?klar: Esas olan, de?i?imdir.

10:
Düyunu Umumiye (Devlet Borçlar?): Bu borçlar? Türkiye’den ayr?lan
ülkelere da??t?m?, Yunanl?lara devri, yani sava? tazminat?na (tamirat)
kar??l?k tutulmas?; olmad??? takdirde, yirmi y?l ertelenmesi. Düyunu
Umumiye kalmayacakt?r. Güçlükler ç?karsa sorulacakt?r.


11. Ordu ve donanmay? s?n?rland?ran konu olmayacakt?r.

12. Yabanc? Kurumlar: Türk Kanunlar?na uyruk tutulacakt?r.

13. Türkiye’den ayr?lan ülkeler için, Misak-? Millinin özel hükümleri yürürlüktedir.

14. Cemaatler ve ?slam vak?flar hukuku eski antla?malara göre sa?lanacakt?r.”



Bu
k?sa ve kesin talimattan da anla??ld???na göre, TBMM Hükümeti, iki
konuda hiçbir pazarl??a giri?mek niyetinde de?ildir. Bunlardan birisi
Do?uda Ermenilere toprak b?rak?lmas?d?r. Gerçi Ermenilerle yap?lan Gümrü
Antla?mas? ile sorun çözülmü?tür. Ancak bat?l?
müttefiklerin bu konuyu yeniden gündeme getirmeleri bekleniyordu. Di?eri
ise; Osmanl? Devletinin çökü? nedenlerinden en önemlisi olan
Kapitülasyonlar?n kald?r?lmas? idi. TBMM Hükümeti her iki konunun da
ba??ms?zl?k ilkesi ile asla ba?da?mayaca??n? bildi?inden, gerekirse
bar?? görü?melerinden çekilmekte kararl? ve di?er konularda ise,
elveri?li ko?ullarla pazarl??a giri?menin mümkün oldu?u kan?s?nda idi.
Sonunda da böyle olmu?tur.


Lozan’da
Türk Temsil Kurulunun görevi çok a??rd?. Bu Konferansta Yaln?z
Yunanistan ile hesapla??lmayacak, yüzlerce y?l sürüp giden, ”Do?u
Sorunu” çözülecekti. Osmanl? Devletinin çöküp giderken b?rakt??? pek çok
önemli kal?nt? tasfiye edilecekti. Ancak bu yap?l?rsa, yeni Türk
Devletinin tam ba??ms?zl???ndan söz edilebilirdi.


Bu sorunlarla tüm dünya ilgili idi.

Lozan’da,
kar??m?zda bulunan ?ngiltere ve Fransa yüzlerce y?l Osmanl? Devletini
sömürmü?lerdi. ?talya ise bu sömürüye geç kat?ld???ndan pay alma
hevesinde idi. Tüm müttefikler, ç?karlar?n? sonuna kadar savunmakta
kararl? idiler.


Konferansa
zaman zaman görü?lerini bildirmek için kat?lan baz? Balkan Devletleri
de, özellikle Trakya sorunlar?n? kendi ç?karlar? aç?s?ndan
savunacaklard?.


Yunanistan; ?ngiltere taraf?ndan en iyi biçimde savunulacakt?.

Konferansa kat?lan di?er devletler, Romanya, Yugoslavya ve Japonya da do?rudan do?ruya özel ç?karlar?na göre oy kullanacaklard?.

Baz?
konular?n görü?ülmesine kat?lan Sovyet Rusya’y? ise Bo?azlar rejimi
ilgilendiriyordu. Bu bak?mdan Türkiye’yi destekler gibi görünmesine
kar??n kendi ç?karlar?n? zedelenebilece?i her öneride Türkiye’yi yaln?z
b?rakabilirdi.


Birinci Dünya Sava??n? ”yenen” olarak
bitiren devletler bu konferansta; ufak bir TÜRK-YUNAN sava??n?n
sonuçlar?n? görü?meyi tasarl?yorlard?. Onlar Birinci Dünya sava??nda
yenilmemi?lerdi.


Asl?nda
TÜRK-YUNAN Sava??, Birinci Dünya Sava??n?n sonucunu de?i?tirmi?ti.
Ancak onlar bunu sonuna kadar inkâr etmek zorunda idiler.


Böylece
konferansta yapayaln?zd?k. Türk Temsilciler Kurulu, onurlu bir bar??
yapabilmek için insanüstü çaba harcamak zorunda idi.




KONFERANS:

Türk
Temsilciler Kurulu 11 Kas?m 1922 günü Lozan’a geldi. Konferans 12
Kas?m’da ba?layacakken, hiçbir devletin temsilcisi gelmemi?ti. ?smet
Pa?a bu duruma sert tepki gösterdi. ?ngiltere, Fransa ve ?talya
d??i?leri bakanlar?n? protesto etti. Bu devletler özür dileyerek,
Konferans?n 20 Kas?mda toplanaca??n? bildirdiler. Müttefiklerin hala
anla?amad?klar? görülmektedir.


?smet Pa?a 14 Kas?m’da Paris’e giderek, Frans?z yetkilileri ile görü?tü.

Konferans 20 Kas?m’da toplanarak görü?melere ba?lad?.

Tarafs?z
Ülke ?sviçre’nin devlet Ba?kan?n?n yapt??? aç?? konu?mas?ndan sonra,
?ngiliz Ba? delegesi Lord Curzon, Konferans hakk?nda aç?klamalarda
bulundu. Ard?ndan programda olmamas?na kar??n, ?smet Pa?a birden kürsüye
f?rlad?. Bir konu?ma yaparak, Ba??ms?zl?k ve egemenlik davas?na
verdi?imiz önemi belirtti:


“Çok ac? çektik, çok kan ak?tt?k, bütün uygar uluslar gibi; özgürlük ve ba??ms?zl?k istiyoruz.” dedi.

Bu
konu?may? Lord Curzon ve Mussolini alk??lad?. ?smet Pa?a’n?n yapt??? bu
sert ve aç?k konu?ma; ?tilaf devletleri temsilcilerine; ”Sevr bar???n?n düzeltilerek sorunun çözülemeyece?ini” anlatm?? oldu.


Lozan’da
görü?ülecek konular, yaln?z üç-dört y?ll?k bir sorunu kapsam?yordu.
Yüzy?ll?k hesaplar görülecekti. Mustafa kemal’in ifadesi ile ”Bu derece
kar???k, bu derce de bula??k hesaplar?n içinden ç?kmak hiç de kolay
olmayacakt?.”


Tarihi birikimin yaratt??? bu kar???k sorunlar? ikiye ay?rmak gerekiyordu.

-Türkiye-Yunanistan aras?ndaki sorunlar:

Do?u Trakya’daki s?n?r?n çizilmesi,

Ege Adalar?n?n durumu,

Türkiye’de
ya?ayan Rumlarla Yunanistan’da ya?ayan Türklerin yer de?i?imi ve
Yunanistan’?n Anadolu ve Trakya’da yakt???, y?kt???, tahrip etti?i
yerler için ödemesi gerekli sava? tazminat?.


-Türkiye ile di?er Avrupa devletleri aras?ndaki sorunlar:

Bu
sorunlar da; Siyasal ve Ekonomik olarak ikiye ayr?l?yordu. Bat?l?
Ülkeler, Osmanl? Devletinin iç i?lerine kar???rken, sürekli olarak,
az?nl?k haklar?n? ve Kapitülasyonlar?n kendilerine tan?d??? ç?karlar?
dayanak olarak alm??lard?.


Yeni
Türkiye’nin kurucular?, Tam Ba??ms?z olmak istiyorlard?. Tam
ba??ms?zl?k denildi?inde; Siyasi, Askeri, Ekonomik, Adli ve Kültürel
gibi her alanda ba??ms?z olmay? dü?ünüyorlard?. Bunun içindir ki;
Kapitülasyonlar? ve onlarla birlikte Bat?l? Devletlere verilmi? olan tüm
ayr?cal?klar? kald?rmak istiyorlard?. Ancak bu durum, Bat?l? Sömürgeci
Devletlerin politikalar?na ters dü?üyordu. Bu nedenle elde etmi?
olduklar? bu haklar? kaybetmek istemiyorlard?.


Buna
bir de Osmanl? Devletin Bat?l? Devletlerden ald??? borçlar konusu da
eklenirse, bu devletlerle Yeni Türk Devleti aras?ndaki sorunlar?n ne
kadar büyük oldu?u daha iyi anla??l?r. Tüm bunlara kar??n, tablo
tamamlanm?? say?lmaz. Tabloyu tamamlamak için bu sorunlara bir de Musul
ve Bo?azlar konusunu da eklemek gerekiyordu.


Türklerin hassas oldu?u tüm konularda, ödünler isteniyordu. Türklerin haz?rlad??? tasar?lar reddediliyordu.

?ngiliz
temsilcisinin; Orta Do?u’da ülkesinin itibar?n? Türkiye’nin zarar?na
yeniden canland?rmak istemesi, Fransa’y? da yan?na çekmesi, ekonomik
ç?karlar?n? sürdürmek istemesi, Bo?azlar, Musul, Kapitülasyonlar,
Osmanl? Borçlar? Türkiye ile Yunanistan aras?nda Az?nl?klar ve
Patrikhane, ayr?ca Ermeni Yurdu konusundaki uyu?mazl?klar, Konferans’?n
ç?kmaza girmesine yol açt?. Ve konferans 4 ?ubat 1923’te da??ld?.


Konferans da??lmadan önce Lord Curzon (Körz?n) ile ?smet Pa?a aras?nda geçen ?u konu?ma ilginç ve al?nacak derslerle doludur:

Curzon: “Tam
Ba??ms?zl?k diyerek her istedi?imize kar?? ç?k?yorsun, yoksul bir
ülkesiniz ve Anadolu harap durumda, paraya ihtiyac?n?z var. Kabul
etmedi?iniz tekliflerimizi ?imdi cebime koyuyorum, yar?n para için
geldi?inizde, cebimdekileri o zaman önünüze koyaca??m.”
(Lord Curzon’un bu ünlü sözleri; devlet yönetiminde; Mustafa Kemal Pa?a ve ?smet Pa?alar?n ak?llar?ndan hiç ç?kmayacakt?r.)


Temsilci
kurullar ülkelerine döndüler. Bu arada Türk Ordusu, Bo?azlar Trakya ve
Musul üzerine gerekirse harekete geçmek üzere haz?rland?.


Lozan
görü?meleri sürerken, Zübeyde Han?m ölmü?, Mustafa Kemal Latife han?mla
evlenmi?, 17 ?ubatta ?zmir’de “Türkiye ?ktisat Kongresini” açm??t?. Bu
Kongre’de, ulusal ekonomiye ili?kin ortak hedefler saptanm??t?.


18
?ubat: gece Latife Han?mla birlikte Ankara’ya hareket edildi. 18
?ubatta Trenle Eski?ehir’e gelinerek Lozan’dan dönmekte olan ?smet Pa?a
ile bulu?uldu ve durum de?erlendirmesi yap?ld?. Toplant?ya Genelkurmay
Ba?kan? Fevzi Pa?a’ da kat?ld?. Trenle Ankara’ya gidilirken de
görü?meler ve de?erlendirmeler sürdü.


21
?ubat 1923: Mecliste: Lozan Konferans?n?n ele al?nd??? gizli oturumlara
ba?land?. Toplant?lar, zaman zaman sert itham ve tart??malara sahne
oldu.


Ankara’da durum gergindi. Mecliste sert tart??malar oldu. ?smet Pa?a Mecliste geni? aç?klamalarda bulundu.

Mecliste
muhalif milletvekilleri, Mustafa Kemal’i y?pratmak amac? ile ?smet
pa?ay? hedef ald?lar onu “yetkilerini a?makla” suçlad?lar. ?smet Pa?a’y?
kürsüden savunan Mustafa Kemal, muhalif grubun öncülerinden Ali ?ükrü
ve ziya Hur?it’i Ulusal ç?karlara zarar vermekle suçlad?. Meclisteki gerginlik silahlar?n konu?aca?? gerginli?e dek ula?t? Meclis Ba?kan?’n?n müdahalesi ile önlendi.


Sonraki
oturumda Hükümete; Lozan’daki görü?meleri sürdürmek üzere, Türk
heyetine talimat verme yetkisinin verilmesi konusunda karar al?nd?.


Mustafa
Kemal’i Mecliste ele?tiren Ali ?ükrü 26 Martta son kez mecliste
görüldü. 29 Marta Ali ?ükrünün arkada?? Hüseyin Avni, Durumu Meclise
bildirdi. Kaybolan Milletvekili için Hükümeti suçlad?.


Hükümetçe
yap?lan ara?t?rmada; Milletvekili Ali ?ükrü’nün Mustafa Kemal’in Koruma
birlik komutan? Topal Osman Taraf?ndan kaç?r?larak 27 Mart 1923 günü
öldürüldü?ü ve gömüldü?ü belirlenmi?tir.


Bunun
üzerine, Mustafa Kemal Pa?a, Meclis koruma Tabur Koruma Tabur Komutan?
Binba?? ?smail Hakk?’ya (Tekçe), Topal Osman’? yakalama emrini
vermi?tir.


Bu
olay Meclis’te, büyük tepkiye yol açt?. Topal Osman güvenlik
kuvvetleriyle girdi?i çat??mada öldürüldü. Meclis önünde as?larak te?hir
edildi. Ancak Meclisin tepkisi yine de dinmedi.


Mustafa
Kemal, “Devrim At?l?m”lar?n?n yürütülmesi için TBMM’nin yenilenmesi
gerekti?ini dü?ünüyordu. ?lk Meclis Kurtulu? Sava??n? yönetmi?, ama
tarihsel görevini de bitirmi?ti ve y?pranm??t?. Mustafa Kemal’in
kar??s?nda olan Milletvekilleri yola getirilememi?ti.




Yeni ve dinç bir Meclisle i?lerin yürütülmesi gerekiyordu.

1 Nisan 1923’te yeni seçimlere gidilmesi kararla?t?r?ld?.



6
Nisanda, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin, mecliste
ço?unlu?u olu?turulacak biçimde, Halk F?rkas?na dönü?türülece?ini ilan
etti. Zaman içinde bir parti program? haz?rlanacakt? ama 8 Nisanda;
Mustafa Kemal yeni kurulacak partinin çal??ma ilkelerini aç?klad? (Dokuz
?lke).


Bu ilkelere göre parti ?u ilkeleri kabul ediyordu:

“Egemenlik Ulusundur”,

”TBMM’den ba?ka hiçbir makam, ulusun i?lerine kar??amaz”,

”Tüm
kanunlar?n yap?lmas?nda, yönetimde ve her türlü yönetsel ayr?nt?larda,
genel e?itimde, ekonomide, ulusal egemenlik ilkeleri içinde
çal???lacakt?r”.


Saltanat?n
y?k?lmas?n?n geri dönü?ü olmad???, Hilafetin Müslümanlar için yüce bir
makam olarak Meclis taraf?ndan korundu?u, yasalar?n ve güvenli?in tüm
ülkede sa?lanaca?? ve ülkenin tam ba??ms?zl???n?n Bar?? Konferans?
görü?melerinin ön ko?ulu oldu?u, bu ilkeler aras?ndayd?.


Misak-?
Milli’den söz edilmemi?ti. ?zmir ?ktisat Kongresinin kararlar?
do?rultusunda al?nacak ekonomik önlemler de ilkelerle belirtilmi?ti.


Parti
çal??ma program?nda mahkemelin ve kanunlar?n düzeltilmesi, bankalar?n
güçlendirilmesi, demir yollar?n?n ço?alt?lmas?, köylüyü ezen a?ar
vergisini kald?r?lmas?, ö?retim ve e?itimin birle?tirilmesi, askerlik
süresinin indirilmesi gibi yurdun önemli dertlerine çözüm yollar?
öneriliyordu.


Birinci
Meclis son kez, 16 Nisan 1923’te topland?. Bundan sonra Mustafa Kemal
seçim için kendi adaylar?n? belirlemeye ve seçim çal??malar? ile Lozan
görü?melerine a??rl?k vermeye ba?layacakt?r.




16 Nisan 1923: TBMM’nin birinci dönem çal??malar? sona erdi.



Lozan
Görü?meleri için, yo?un diplomatik temaslarda bulunuldu. Sonuçta; yeni
bir sava?ta tüm taraflar?n zararl? ç?kaca?? dü?ünülerek, 23 Nisan
1923’te Lozan’da tekrar toplan?ld?.


Konferans?n
ikinci döneminde kar?? taraf daha anlay??l? idi. ?ngiliz Ba? Temsilcisi
Lord Curzon Lozan'a gelmemi?ti. Yerine Rumbold gelmi?ti. Pürüzlü
noktalar h?zla giderildi. Bu arada biz de bar???n sa?lanabilmesi için
baz? fedakârl?klarda bulunduk.


Ortak
bir taslak haz?rland?. Yaln?z Yunanistan’dan istenecek tazminat ve
Trakya s?n?r? üzerinde anla??lamam??t?. Mustafa Kemal’in müdahalesi ile
Karaa?aç ve çevresinin bize verilmesine kar??l?k sava? tazminat?ndan vaz
geçildi. Ve Bar?? Anla?mas? 24 Temmuz 1923’te imzaland?.


Lozan
Antla?mas?nda imzas? bulunan devletler: Türkiye, ?ngiltere, Fransa,
?talya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika.
Sovyet Rusya Bo?azlara ait sözle?meyi imzalarken, Osmanl? borçlar?ndan
kendi ülkelerine dü?en hisseye itiraz eden S?rp-H?rvat-Sloven
(Yugoslavya) Devleti antla?may? imzalamam??t?r. Konferansa gözlemci
olarak kat?ld??? için ABD’nin de Antla?mada imzas? yoktur.




Anla?ma Hükümleri:

S?n?rlar;

a) Güney S?n?r? (Suriye S?n?r?): 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antla?mas? ile belirlendi?i biçimde onayland?. Hatay, Suriye’de kald?.

Hatay
Her bak?mdan Türk’tü ve Misak-? Milli s?n?rlar? içinde idi. Hatay
Kurtulu? sava??n?n güç ko?ullar?nda Frans?zlara b?rak?lm??t?, Suriye’ye
de?il. Fransa Suriye’den ayr?lmaya haz?rlan?rken ve Suriye Devletinin
kurulmas? Planlan?rken Hatay’?n Suriye’de de?il Türkiye’de olmas?
gerekli idi. Türkiye’nin zorlamas? ile Fransa; Hatay’?n özel durumunu
kabul etti. Türkiye; 4 Temmuz 1938’de, Milletler Cemiyetine “Hatay
üzerinde bir iste?i olmad???n?, ancak buran?n halk?n?n kendi gelece?ini
saptamas?n?n da, Kurumun ilkeleri aras?nda bulundu?unu” belirtti.


Milletler Cemiyeti gözetiminde yap?lan halk oylamas?nda; Suriye ve Fransa yönetimi alt?nda kalmak istemediklerini belirttiler.

Halkoyu
sonucunda, Eylül 1938’de Ba??ms?z Hatay Devleti kuruldu. 10 Kas?m
1938’de ****** hayata gözlerini kapad??? zaman Hatay sorunu çözüm
yoluna girmi?ti.


23
Haziran 1939’da yap?lan Türkiye-Fransa Anla?mas? sonucunda Hatay
Parlamentosu, Türkiye’ye kat?lma karar? verdi. 7 Temmuz 1939’da ise 3711
say?l? kanunla Hatay ili kuruldu.




b) Irak
S?n?r?: ?ngilizlerin himayesi alt?nda bulunan Irak’la aram?zdaki s?n?r
sorunu çözülememi?tir. ?ngiltere Musul’u b?rakmak istemiyordu. Bu
anla?mazl?k; Türkiye ile ?ngiltere aras?nda dokuz ay içinde çözülmek
üzere ertelendi.




c) Bat?
S?n?r?: Yunanl?larla olan Misak-? milliye göre çizildi. Ancak baz?
bölgelerin elden ç?kmas? önlenemedi. Meriç Irma?? s?n?r olarak kabul
edildi. Yunanistan Karaa?aç’? sava? tazminat? olarak verdi. On iki ada
?talyanlarda kald?. ?mroz ve Bozca Ada Türklere verildi. Di?er Ege
adalara Yunanl?lara verildi. Ancak bu adalarda asker bulunduramayacakt?.






KAP?TÜLASYONLAR:

Yüzlerce
y?l Türk Ulusunun geli?mesine ve güçlenmesine engel olan
Kapitülasyonlar, Lozan anla?mas? ile tarihe gömülmü?tür. Yaln?z be?
y?ll?k bir geçi? süresi verilmi?tir.








AZINLIKLAR:

Yeni
Türk Devletinin s?n?rlar? içinde ya?ayan tüm az?nl?klar, Türk Yurtta??
olarak kabul edilmi?tir. Yunanistan’daki Türklerle, Anadolu’daki
Rumlar?n kar??l?kl? olarak de?i?tirilmesi kararla?t?r?lm??t?r.


Türkiye’deki
Rum az?nl???n Yunanistan’a, Yunanistan’daki Türk az?nl???n da
Türkiye’ye gönderilmesi kararla?t?r?lm??t?r. ?nsanlar?n ku?aklar boyunca
ya?ad?klar? yurtlar?ndan zorunlu olarak ayr?l?p, tan?mad?klar?
bilmedikleri yerlere götürülmeleri, ho? hatta insani bir ?ey say?lamaz.
Ancak, Konferans, bu kadar olanlardan sonra, de?i?ik etnik kümelerin,
bir arada bar?? içinde ya?ayamayacaklar?n? kabul etmi?tir. Türkiye’nin
de?i?im için özel ve hakl? nedenleri vard?r: Bat? Anadolu’da ve
Trakya’daki Rumlar, Yunan Ordusuna yaz?larak, uyru?u olduklar? devlete
kar?? dü?manla birle?mi?lerdir. Karadeniz Rumlar? da Aral?k 1918’den
1923 ba?lar?na de?in, isyan halinde olmu?lard?r. ?leride bunlar?n yeniden isyan etmeleri ya da bir Yunan istilas? için gerekçe olmalar? da ihtimali de yok say?lamazd?.


Yunanistan’daki
Türk az?nl??? ve Yunanistan için de ayn? ihtimaller söz konusu
olabilirdi. Asl?nda insani olmasa da, ahali de?i?imi, iki devleti
rahatlatan, aralar?nda içten bir dostluk kurmalar?n? kolayla?t?racak bir
çözümdü.


Kurtulu?
sava??nda, dü?manla i?birli?i yapmayan, tersine devlete ba?l?l?k
gösteren geni? bir Rum kesimi de vard?. Bunlar iç Anadolu Rumlar? idi.
Hatta onlar Fener Patrikhanesiyle ba?lar?n? kopartm??lar ve Türk
Ortodoks Kilisesini kurmu?lard?r. (16 Temmuz 1922). Kilisenin
ba?kanl???na Papa Eftim getirilmi?tir. Ahali de?i?imi olunca, Papa Eftim cemaatsiz kald?.


Ahali
de?i?imi dolay?s?yla, Türkiye’den 1,3 milyon kadar Rum Yunanistan’a,
500.000 kadar Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmi?lerdir.
Genelde, toplumsal konumlar?na göre, gidenlerin mülkleri verilmi?tir.
Yani çiftlik sahibine çiftlik, dükkân sahibine dükkân vb. tahsis
edilmi?tir.


??in
ilginç ve dokunakl? yan? ?u idi ki, özellikle ?ç Anadolu’dan giden
Rumlar?n, yaz?da Yunan harflerini kullanmakla birlikte, ana dilleri
Türkçe’ydi. Ço?u Rumca da bilmiyordu. Hatta iç Anadolu Rumlar? aras?nda,
Yunan harfleri ile yaz?lan, “Karamanl?ca “ denilen fakat Türkçe olan
bir edebiyat da vard?.


Anadili
Türkçe olan Rumlar?n Yunanistan’da, büyük uyum sorunlar? oldu. Ayn?
biçimde, Girit’ten, Yanya'dan gelen birçok Türk’ün de anadilleri Rumca
idi. Ve bunlar genellikle çok az Türkçe bilmekte idiler. Bunlar da uyum
sorunu ya?ad?lar.


Görünü?e
göre, gideni Rum, geleni Türk yapan dilleri de?il dinleri idi. Bu durum
etnik kimlikte, dinin pay? konusunda, ilginç tart??malara yol
açabilecek niteliktedir.


Bat? Trakya’daki Türklerle, ?stanbul’daki Rumlar de?i?imin d???nda tutulmu?lard?r.

Anla?man?n
onaylanmas?yla Türkiye ile Yunanistan aras?nda zorunlu nüfus mübadelesi
süreci ba?lad?. 30 Ocak 1923’te imzalanan sözle?me, etnik temelin
tan?m?nda dini kullan?yordu. Sonuçta Ortodoks Kilisesine ba?l? olan 1
100 000 eski Osmanl? vatanda?? Yunanistan’a göç ederken, genelde
Makedonya ve Girit’te ya?ayan 380 000 Müslüman Türkiye’ye geldi.
Rumlar?n birço?u daha anla?ma imzalanmadan kaçm??t? ama Orta Anadolu’da
Karamanl? olarak bilinen Türkçe dilli Rumlarla, Karadeniz k?y?s?nda ve
ba?ka bölgelerde ya?ayanlar da kendilerine yeni bir vatan bulmak zorunda
kald?lar. Bat? Trakya’da ya?ayan Müslümanlarla, Büyük Sava??n
bitiminden önce, ?stanbul s?n?rlar? içinde ya?ayan (yerle?ik) Rumlar
göçten muaf tutuldular. Ama yakla??k 150 bin Rum’un ya kendi iste?i ile
ya da zorunlu olarak eski Osmanl? Ba?kenti ve çevresini terk etmesiyle
bölgenin karakteri geri dönülmez biçimde de?i?ti. Ermenilerin
sürülmesiyle ortaya ç?kan el becerilerine sahip insanlar?n iyice
azalmas? sorunu, Rumlar?n da ayr?lmas?yla büyüdü.




*1071
Malazgirt Zaferi ile ba?layan Anadolu’nun Türkle?tirilmesi eylemi
tamamlanm?? oluyordu. (Ermeni Tehciri, Mübadele, ?skân Kanunu)




SAVA? TAZM?NATLARI:

?tilaf
Devletleri, Osmanl? Devletinin Birinci dünya Sava??nda yenildi?ini
belirterek, tazminat istemi?lerse de reddedilmi?tir. Anadolu’daki büyük
y?k?mlara neden olan Yunanistan’?n sava? tazminat? olarak Karaa?aç ve
yöresini Türkiye’ye vermesi kararla?t?r?lm??t?r.




DEVLET BORÇLARI:

1854’te
ba?layan ve 1881’de Osmanl? Devleti Maliyesinin ?flas? ve Düyunu
Umumiye’nin kurulmas?na yol açan Osmanl? Borçlar?, ileriki y?llarda da
artm??t?. Osmanl? devletinin Parçalanmas? sonucu kurulan yeni devletlere
pay edilen Osmanl? Borçlar?ndan kendi pay?na dü?eni Türkiye kabul etti.
Borçlar?n ödenmesi üzerine her türlü yabanc? mali ve ekonomik gözetim
ve denetime son verilmi?tir. Borçlar taksitle ve Frans?z Frang? olarak
ödenmi? ve son taksit 1951'de tamamlanm??t?r.




BO?AZLAR:

Stratejik
bir konuma sahip olan Bo?azlar, bize verildi ancak; gidi? geli? serbest
olacakt?. Bo?azlardan geçi?leri, ba?kanl???n? Türkiye’nin yapaca?? bir
kurul düzenleyecekti. Ayr?ca, Bo?azlar?n her iki yakas?ndaki 15
kilometrelik alan askerden ar?nd?r?lacakt?.


*Lozan
Bar???; Bo?azlar üzerindeki, Türk egemenlik haklar?n?
s?n?rland?r?yordu. Özellikle, Almanya ve ?talya’n?n var güçleri ile
silahlanmaya ba?lamalar?, Milletler Cemiyetinin Bo?azlar üzerindeki
güvencelerini iyice zay?flatm??t?. ?talyan-Habe? sava??n?n ç?kmas?,
Japonya’n?n Milletler Cemiyetinden çekilmesi, Almanya’n?n ?stilac?
emellerini aç??a vurmas?, Bo?azlar?n kesin olarak egemenli?imize
geçmesini zorunlu k?l?yordu. Sovyetler birli?i ile ?ngiltere,
gelecekteki tehlikelere kar??, Bo?azlar?n savunulabilir duruma
sokulmas?nda Türkiye’yi desteklemeye ba?lad?lar. Sonuçta, ?talya
d???nda, Lozan anla?mas?n?n imzac?s? olan devletler, Bo?azlar Sorununu
tekrar görü?meye raz? oldular.


?sviçre’nin
Montreux (MONTRÖ) kentinde yap?lan görü?meler sonucunda 23 Temmuz
1936’da imzalanan MONTRÖ anla?mas? ile Bo?azlar üzerindeki tüm
k?s?tlamalar kald?r?ld?. Türkiye’nin bu bölgedeki tam egemenli?i kabul
edildi.


Bo?azlardan
geçi? sorunu ?öyle çözümlendi: Türkiye sava?ta tarafs?z ise;
sava?anlar?n sava? gemileri bo?azlardan geçemeyecekti. Türkiye bir
sava?a girerse ya da kendini yak?n bir sava? tehlikesi kar??s?nda
görürse; Bo?azlar? diledi?ine aç?p kapatmada serbesttir.


Bar??ta
ve sava?ta, Karadeniz’de k?y?s? olmayan devletlerin bu denize
geçirebilecekleri sava? gemileri s?n?rland?r?lacakt?. Buna kar??l?k
Karadeniz’de k?y?s? bulunan devletlerin sava? gemilerinin Bo?azlardan
faydalanmalar? daha serbestti.


Ticaret gemileri ise, her zaman serbestçe ancak Türk denetimi alt?nda gerçekle?ecekti.

******’ün
sa?l???nda, tam ba??ms?zl?k ilkesi ile çeli?en bu son engel de
giderilmi?, Büyük Önder, Ulusunun tüm haklar?n? tam anlam? ile
sa?lam??t?r.




GENEL AF:

Türkiye
ya da Yunanistan’da ya?ay?p da 1 A?ustos 1914 ile 20 Kas?m 1922
Tarihleri ars?nda; Siyasi ve askeri davran??lar?ndan ya da Lozan
anla?mas?n? imzalayan her hangi bir devlete ya da vatanda?lar?na
yard?mda bulunan birisi hakk?nda taraflar kötü i?lem yapmamay? kabul
ettiler. Türkiye ve Yunanistan genel af ilan edeceklerdi. Yaln?z
Türkiye, Yurt d???na gönderece?i,150 ki?ilik listeyi kapsam d???nda
tuttu.




?STANBUL’UN BO?ALTILMASI:

Düzenlenen Bo?azlar konusu, ba?ka baz? konularla birlikte Cumhuriyet Döneminde düzeltilmeye çal???lm??t?r.

Bu arada; yeni meclis için seçimler tamamland?. Ve Lozan Anla?mas?n?n onaylanmas? Yeni Meclisin görevi oldu.

Meclis’te;
Hatay’?n ve Trakya’da baz? yerlerin S?n?rlar?n d???nda kalmas?, Meis
gibi Anadolu’ya çok yak?n adalar?n Yunanistan’a b?rak?lmas? ele?tirilere
yol açt?.


Lozan Anla?mas?, 23 A?ustos 1923 günü Meclisteki 227 milletvekilinden 213’ünün evet oyu ile onaylanm??t?r.



LOZAN BARI? ANTLA?MASININ ÖNEML? ÖZELL?KLER?:



· Osmanl?
Devleti’nden kalan toprak üzerinde; misak-? Milli ko?ullar?na göre,
kay?ts?z ?arts?z, yeni bir Türk Devletinin kurulmas? sa?land?.


· Türk kararl?l??? kar??s?nda, sömürgeci anlay???n iflas?n?n yaz?l? belgesi oldu.

· Osmanl?
devletinden kalan önemli ba?lay?c? sorunlar çözüldü. Yeni Türk devleti,
ça?da? devletleraras?ndaki yerini ald? ve haklar?n? bugüne kadar
antla?maya ba?l? olarak korudu. Bu yönü ile Lozan Antla?mas?, o dönemde
imzalanan antla?malar?n en uzun ömürlüsü oldu.


· Misak-? Milli ?artlar?n?n ve s?n?rlar?n?n çok önemli bölümleri gerçekle?tirildi.

· Yeni Türk devleti, do?an bar?? ortam?nda, ça?da? ve demokratik, laik güçlenmeye ba?lad?.



LOZAN ANLA?MASININ ÖNEM?:



Lozan
Anla?mas?, Türkiye’nin Mondros ve Sevr Antla?mas? ile elinden al?nmak
istenen topraklar?n? ve bu topraklar üzerindeki; Türk Ulusunun
ba??ms?zl???n? geri getirdi. Ve Milli s?n?rlar içerisinde yeni bir Türk
Devletinin do?u?unu sa?lad?.


Türk
Devletinin, Uluslar aras? alanda; ba??ms?z, tüm di?er devletlere e?it,
oldu?u tan?nm?? ve Osmanl? Saltanat?n?n sona erdi?i kabul edilmi?tir.


Türkiye;
Almanya, Avusturya ve Bulgaristan’a istediklerini kabul ettiren,
Birinci Dünya Sava??n?n galiplerini ba??ms?zl?k sava??nda yenerek,
Misak-? Milliyi ve ba??ms?zl???n? kabul ettirdi.


Sevr
ile yok edilmek istenen Türk varl??? “Türk Mucizesi” ile Lozan’da tüm
dünyaya onaylat?ld?. Sevr Bar??? ile “Do?u Sorununu” diledi?i gibi
çözmek isteyen ?ngiltere ve Fransa, Türkiye’nin gücü kar??s?nda, bu
sorunun Türkiye’nin istedi?i biçimde çözümlenmesini kabul ettiler.


“Do?u Sorunu” ve “Avrupa’n?n Hasta Adam?” gibi sorunlar tarihe kar??t?.

Türkiye, Emperyalizme kar?? silahl? ba??ms?zl?k sava??n? kazand?. Bunu siyasal alanda da kabul ettirdi.

Bu
olay Mustafa Kemal’in dedi?i gibi; Tüm mazlum uluslara, etki yapt? ve
ba??ms?zl?k inançlar?n? kamç?lad?. Hindistan’dan Arabistan’a, Kuzey
Afrika’ya kadar yapt??? bu etki sömürgecili?in sonunu getirdi.


?ngiliz ?mparatorlu?unun çökmesini haz?rlayan en büyük etken Türkiye örne?i oldu.

Lozan’da Megal?-?dea çökerken, Kürdistan sorunu söz konusu olmad?. Ermenistan yurdu i?i Türkiye’nin kar??s?nda tarihe kar??t?.

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz