GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Salı Eyl. 30, 2014 1:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Çarş. Eyl. 03, 2014 8:36 am tarafından Battal Ebrail

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Paz Mart 02, 2014 4:48 am tarafından aydin-28

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Perş. Ara. 19, 2013 4:05 am tarafından 56476364528

» deneme
Paz Kas. 24, 2013 3:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 11:54 pm tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 11:46 pm tarafından cansu

» kaya işaretler
C.tesi Eyl. 07, 2013 6:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 8:38 pm tarafından yousef

» mağara için bilgi almak istiyorum
C.tesi Haz. 22, 2013 3:43 pm tarafından kurt ini

En iyi yollayıcılar
CANTAR
 
magaracı
 
asel
 
SİMBAD
 
aydin-28
 
novanda
 
marduktr
 
styla
 
MAMİ
 
hattap
 
Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 1 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

kılıç3838

Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Cuma Tem. 02, 2010 5:23 am tarihinde online oldu.
Paylaş | 
 

 UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
CANTAR




Mesaj Sayısı: 2284
Deneyim seviyesi: 5604
Kayıt tarihi: 26/06/10
Yaş: 59
Nerden: İstanbul

MesajKonu: UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE   Paz Tem. 25, 2010 5:00 pm

NİÇİN ve NEDEN UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE

Hala bu tip musibetleri kullanmaya devam ediyorsunuz.?

Vücudunuza zarar verdiğini bildiğiniz halde daha sabah uykudan kalkar kalkmaz yüzünüzü dahi yıkamadan elinizi sigara paketine atıyor ve onu yakarak içmeye başlıyorsunuz.
Yada gecenin bir yarısı kalkıp balkonda evin içinde sigara içiyorsunuz ?
Aslında onu değil kendinizi yakıyor yavaş yavaş kendinizi tüketiyorsunuz ve bu arada dumanı ile külü ile yere attığınız sönmemiş izmaritlerle hem çevrenizdekilere hem de doğaya zarar veriyorsunuz.
Biliyormusunuz ki sigara içindeki tütün doğadaki haliyle içildiğinde çok kötü kokan iğrenç bir şey sigara firmaları bunun alışkanlık yapabilmesi için içerisine aklınıza gelebilecek ve gelmiyecek bir çok zararlı maddeyi içerisine katkı olarak koymuşlar aromalandırmışlar ve daha fazla kullanılmasını daha fazla sayıda insanları zehirlemek sureti ile ceplerindeki cüzdanlarındaki paralarını alarak onları sağlıkları bozuk ve bağımlı hale getirmişlerdir.
sigaranın içerisindeki zehirli maddeler bilinenleri saymakla bitmez örnek vermek gerekirse

Sigaranın içinde neler var gelin birlikte inceleyelim





Sigaranın içinde Neler Var
Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, Hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir.
Genel olarak bilinen maddelerden bir kaçı
polonyum – 210 (kanserojen)
Radon (radyosyon)
Metanol (füzeyakıtı)
Toluen (tiner)
Kadmiyum (akü metali)
Bütan (tüpgaz)
DDT (böcek öldürücü)
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri)
Aseton (oje sökücü)
naftalin (güve kovucu)
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri)
Arsenik ( Fare zehiri)
Amonyak (tuvalet temizleyicisi)
karbon (eksoz Monoksit gazı)
Nikotin
ve 3.885 toksik madde.

Soru:
Bazi kimseler sigaranin haram oldugunu söylerken, bazilari da helâl
oldugunu iddia ediyorlar.
Kimileri ise ne haram, ne de helâl, sade
mübahtir, diye kesin konusuyorlar.
Bu mevzuda sizin bilginiz nedir?





Bilindigi üzere sigara, Islâm?in ilk asirlarinda mevcut degildi.
Her
kötülük gibi sigara da içimize son asirlarda gayr-i müslim ülkelerinden
sokulan bir bid'at oldu.
Bu sebeble, sigara hakkinda kesin bir dinî emir bulmak,
buna göre yine kesin bir dinî hüküm vermek mümkün olmamaktadir.
Buna
ragmen sigara için kesin hüküm verenler, sigarayi hakkinda kesin hüküm
bulunan seylere benzetiyor, benzettikleri o sey hakkindaki hükmü
sigaraya da tesmil ediyorlar.
Bu benzetme ise çok farkli sekilde oluyor;
haram yahut helâl gibi, ihtilâf ve farkli izahlar da buradan meydana
geliyor.
Hakikat sudur ki, sigara, hiçbir fayda saglamayan, ama mutlaka
adamina göre farkli dozlarda zararli olan bir içki maddesidir.
Bu
içki maddesi, içenin ne fikrine, ne zihnine, ne de bünye ve cismine bir
fayda saglamiyor, aksine mutlaka zarar veriyor, mahzuru da kesinlikle
biliniyor.
Buna ragmen içilmesi ise umumî belva halini almis olmasindan
meydana geliyor. Yâni, yakasini kaptirmis olan insanlar bir daha
kurtulamama gibi bir ibtilâdan dolayi içmeye devam ediyorlar.
Yoksa
faydasina inandiklari, yahut zararini görmedikleri için degildir.
Bunlari göz önüne alarak verecegimiz hükmü söyle ifade ediyoruz: ?
Sigara, faydasi olmayan, zarari ise kesin bulunan bir içkidir.
Hakkinda
hüküm bulunan israfa, zararli seylere benzemektedir.
Israf ise sevap
degildir har, zararli seyi kullanmak da tesvik edilmez.
Öyle ise sigara
hakkinda su siralamalar caridir:
Sigara haram sayilmayabilir.
Çünkü
haramlik delili yoktur.
Ancak büsbütün helâl da degildir.
Zira, helâl
olan sey asla zarar vermez, mahzur tasimaz.
Sigara ise bir çok şekilde içene çevresindekilere ve doğaya zarar veriyor,
mahzur tasiyor.
Öyle ise sigara mekruhtur.
Mekruhlugunda süphe
olmamalidir.
Bu mekruhluk da içenin durumuna göre degisir.
Kimine göre
(tenzihî) mekruh olur, kimine göre (tahrimî] mekruh.
Maddi imkâni müsait
olmayan, çoluk çocugun rizkini sigaraya verip onlari sikintiya sokan
haam olarak bilinir kkinda haram derecesinde mekruhtur.
Ancak böyle bir sikintiya sebeb
olmayacak kadar zengin olan hakkinda helâla yakin mekruhtur.
Sihhatine
zarari baslayanla sihhati yerinde olan hakkinda da bu iki hüküm caridir:
Misir Müftüsü Haseneyn Mahluf (Ser-i Fetvalar) adli eserinde sigara
satisinin haram olmadigini bildirir.
Ancak, helal bile olsa tayyip
degildir.
Bazi kazançlar helâl olmakla kalmaz, helâlin da üstünde bir
makbuliyet derecesi olan tayyib kazançlar mertebesine yükselir.
Misvak
satisi gibi.
Sigarada misvak gibi insan sagligina hizmet mânâsi yoktur.

Sünnet olan birseyi satmak gibi bir kudsiyeti de bahismevzu degildir.

Ancak umumî belva denen çâresizlik gibi bir mânâdan dolayi satisina
cevaz verilmis olur.
Tayyib kazanca girmez.



ler kapatıldıktan sonra, kişinin bir iki kez derin nefes
alıp vermesi istenir. Kendisini rahatlamış, gevşemiş ve çok sakin
hissetmesi istenir. Daha sonra, “Canın artık hiç sigara içmek istemiyor.
Etrafında sigara içenleri görünce onlardan etkilenmiyorsun. sigaradan
ve sigara dumanından iğreniyorsun. Ağzına sigara aldığında fenalaşma
hissediyorsun. Miden bulanıyor, nefret ediyor ve içemiyorsun. Sigara
içmediğin zamanlarda kendini çok daha rahat ve mutlu hissediyorsun
tarzında telkinlerde bulunur.

Nikotin bantları: Sigara terk edildikten sonra vücudun ihtiyacı olan nikotin,
bu bantlarla vücuda verilir, aşırı bağımlı olan kişilerde görülen
nikotin yoksunluğunu bu bantlar azaltır ve sigaranın bırakılmasını, doza
bağımlı olmak üzere büyük oranda kolaylaştınr. Nikotin yerine koyma tedavisinde nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılmaktadır.

Nikotin bantları aracılığıyla, bağımlı kişi hissetmeden kişinin
kanına nikotin karışmaktadır. Bant 4 tabakadan meydana gelmektedir. En
altta koruyucu plastik tabaka, sonradan nikotinin
emdirildiği bir kat, onun üzerinde ilacın düzgün akmasını sağlayan
delikli koruyucu plaka, en üstte de yapışkan kat vardır. Bantlara deriyi
nemlendirip gözenekleri açan bir madde konulur. Böylece nikotin çok daha kolay, hızlı ve kontrollü şekilde deriye verilir. cilt nikotini emer ve böylece nikotin az az kana karışır.

Kana karışma hızı bandın vücutta nereye yapıştırıldığına göre
farklılık gösterir. Vücudun her bölgesi,aynı hızla banttaki nikotini
emer. Bandın yapıştırılacağı derinin kılsız olması da nikotinin emilme etkisini artırır. Olayların Yüzde ellisinde görülebilen hafif lokal deri
reaksiyonları, bandın her defasında deride başka bir bölgeye
uygulanmasıyla ve farklı markalar denenmesiyle azaltılabilir. Ayrıca
nikotin bandı kullananların bunu mutlaka doktor
gözetiminde yapması ve sigara içmemesi gerekiyor. Çünkü bant, kişinin
içeceği miktardaki sigarada bulunan nikotini vücuda verir. Nikotin
bağımlılık yaptığından bantları da bağımlılık yapabilir. Bir de kişi,
bant takılıyken sigara içerse o zaman vücuduna çok büyük zarar vermiş olur. Nikotin bandı 3 Ay süreyle kullanılmalıdır.

Nikotin sakızı
Nikotin sakızının içindeki reçineye 2-4 mg nikotin bağlanmıştır. Sakız
hem ağızı çiğneme. sırasında meşgul eder, hem de nikotin eksikliğini yok
eder.

Nikotin sakızı, kişi sigarayı bıraktıktan sonra kullanıma girer.
Günlük sigara sayısını azaltmak için sigarayla birlikte kullanılması
yanlıştır. Talimat şöyledir: Sigara aranm aya başlanınca hemen bir parça sakız alınır ve 20-30 dakika

çiğnenir. Böylece günde en fazla 30 parça (her biri 2 mg’lık) olacak
şekilde kullanılır. Aşırı bağımlılarda 4 mg’lık sakız tercih edilir.
Sakız, kanda sigaranın oluşturduğu nikotin seviyesinin yarısını
sağladığı için sigara kadar hızlı doyum sağlayamaz, bu tedricen olur.
Normalde bir günde on on beş sakız çiğnenir. Az çiğnendiğinde yeterli nikotin dozu sağla namaz, tedaviaydan fazla kullanılması da fazla bir yarar sağlamaz, üstelik bazı kişilerde nikotin sakızına bağımlılık gelişebilir. kifayetsiz kalır. Tedavi periyodu 3 aydır. Sakızın kısa süre kullanılması tedavinin başarı şansını düşürür, 3
Nikotin sakızının ağız ve boğazda acı , hıçkırık, salya akması, bulantı, kusma, başağrısı, çarpıntı gibi yan etkileri meydana gelebilir.
Nikotin sakızı, sigarayı bırakmada az da olsa faydalı olabilmektedir.
Buna rağmen nikotin içeren sakız ve benzerlerinden uzak durmakta f Ayda
vardır. Bunların vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve
kullananı nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları söylenir.
Aslında aynı nedenlerden ötürü bırakmayı da güçleştirirler. Nikotinli
maddeler kimyasal bağımlılığın sürmesine neden olurlar, böylelikle psikolojik bağımlılık da uzamış olur.

Nikotin sakızı kullanımında karşılaşılabilecek en ö nemli
sorun, bu sakıza karşı bağımlılık gelişmesidir. Yapılan çalışmalar,
sigara yoksunluk belirtilerinin önlenmesi için nikotin sakızı kullanan
sigara bağımlılarının yaklaşık yüzde 17-25 kadarında bu kez sakıza karşı
bağımlılık geliştiğini ortaya koymaktadır.

Psikoterapi
Çeşitli biçimlerde ve zamanlarda uygulanabilir. Bireysel ve Grup
tarzında olabilir. Amaç, kişinin irade ve özgüvenini artırarak,
alışkanlığa son verecek güç ve cesarete kavuşmasını sağlamaktır.

ilaçlar
Sigarayı bırakma hapları, kişide nikotin eksikliğinden dolayı ortaya
çıkan belirtileri ortadan kaldırdığı gibi, aynı zamanda sigara içen bir
kişinin sigaradan tiksinmesini de yardımcı olur. Hap, beyinde
salgılattığı hormonlarla kişinin sigaradan yavaş yavaş kopmasına zemin
hazırlar.
Bu haplara, sigarayı bıraktıktan sonra 3-7 ay daha hekim denetiminde devam edilmelidir.

Bu tür hapların bazı yan etkileri olsa da sigaranın ölçülecek zararları yanında göze almaya değerdir.
Her sene, sigara içen 1.3 milyon kişi sigarayı başarıyla bırakmaktadır. Siz de bu gruba dahil olabiliriz.
[b]Sigaranın Vücuda Zararları Nelerdir[/b]






Sigaranın Vücuda Zararları Nelerdir
Genel olarak bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku yayılır. Cildiniz bozulacağından cilt karalığı ve yaşlı gösterme belirtileri başlar. Dişleriniz kirli ve pis görünümlü olmakla beraber, dişeti Hastalıkları baş gösterecektir.
Ağız ve yutakta tat alma eksikliği başlar ve kanser riski artar. gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma, ses tellerinin zarar göstermesinden başka kansere yakalanma ihtimali fazlalaşır. kalp ve damarların görmüş olduğu zarar ve tahribattan dol ayı Kalp krizi damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi gibi sakıncalar ort Aya çıkar.
Beyinde felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer) görülür. Her nefeste 50bin hücrenin ölümüne sebep olur. Gözlerde Katarakt ve ileri yaşta körlük meydana gelir. Burunda koku alma duygusu azalır. Akciğerlerde kansere yakalanma, bronşit ve amfizem gibi rahatsızlıklar meydana gelir.
Mide ve yemek borusunda karama, ülser ve kanser oluşumunu fazlalaşır. pankreas kanseri riski artar. rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, Sakat ve eksik doğum, erken menopoz, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur.

Testisler ve cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma, döllenme yetersizliği, kalıtımsal bozukluklar meydana gelir. idrar kesesinde mesane kanseri meydana gelir. Ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda, zayıflama görülür.
Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir. Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklar oluşur. Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşur.
Vücutta, yorgunluk, Uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur. Anne ve baba mirası olarak; sigara
içen babaların, çocuklarında kanseri önleyen gençliği yok olmaktadır.
Hamileliğinde sigara içen hanımların bebekleri %10-15 eksik kilolu
doğdukları gibi zeka eksiklikleri de görülür.

Tütün ve Sağlık
Sigara tütününün içinde bulunan madde türleri şöyledir:

Kansere yol açan maddeler
Kanseri ilerletenler
zehirli

maddeler
Uyarıcılar, zevk vericiler
Aromatik maddeler
1961 yılında ünlü bir sigara firmasının yaptırdığı araştırm aya göre, sigara dumanı sağlık için çok zararlıdır ve içinde öldürücü zehirler barındırmaktadır.

RJ Reynolds firmasından alan Rodgman’ın yaptığı 1962 yılına ait “Sigara ve Sağlık Problemlerinin Değerlendirilmesi isimli rapora göre:
Sigaranın içinde kötü huylu tümör oluşumuna yol açan kimyasal maddeler bulunmaktadır. Zararlı maddelerin etkisi istatistiksel olarak da kanıtlanmıştır, bu maddelerin Zararı belli bir derecede uygun bir filtre kullanılmasıyla azaltılabilir.”
1963 yılında yapılan bir araştırmaya göre
“Köpekler üzerinde yapılan deneylerde, sigara dumanına maruz bırakılan köpeklerin ciddi hastalıklara özellikle de bronşite yakalandığı görüldü. Bu hastalıklar kanser dönüşümü gösterdi.

Köpek akciğerinde kanser oluşumuna sebep olan sigara, insan akciğerinde de kanser oluşumuna yol açacaktır.”
Araştırmanın sonuçları sigaranın insan akciğerinde kanser oluşumuna
yol açtığını kanıtlasa da, sigaralardaki bu riski azaltma yolu konusunda
bir bilgi yoktur.”

3 nisan 1970 tarihli Amerikan Şirketinin raporuna göre:
Sigara dumanı biyolojik olarak aktiftir.
Nikotin

kuvvetli bir farmakolojik bir maddedir. Tüm doktorlar ve kimyagerler bunu bilmekteler. Bu bir sır değil.
Sigara dumanı yoğunlaştırılarak Farerelerin sırtına zerk edildi ve hepsinde tümör oluştu.
Sitokrom oksidasyonun güçlü bir katalizörü olan Hidrojen siyanid metabolizmanın enerjisi ve hücreler için çok zararlı bir enzim üretilmesine neden olur.
Sigaranın içinde bulunan nitrosaminlerde çok güçlü kansorejen maddelerdir.
Sigara dumanında ö nemli bir miktarda uçucu olmayan nitrosaminler mevcuttur.
Akrolein göze çok zararlı bir maddedir ve hücre zehirlenmesine yol açmaktadır.
Sigara dumanında çok önemli bir miktarda bulunmaktadır.
Sigara dumanında Polonium-210 madde si de mevcuttur.
Sigaranın yakıldığı anda çıkan dumanın biyolojik faaliyetleri hakkında çok az bilgi bulunmaktadır.
Birkaç yıldır sigaraya eklenmeye başlanan yeni katkı maddelerinin biyolojik aktivasyonu hakkında bilgi çok azdır.

[b]sigarayı bırakma yöntemleri[/b]






sigar ayı bırakma yöntemleri
sigarayı bırakmak sanıldığı kadar zor değil. Uygulanan çeşitli yöntemler sayesinde bir hafta ile üç Ay arasında sigaradan kurtulmak mümkün
Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Esin Maraşlıoğlu, Şafak Sezer, Cefi Kamhi, Orhan Gencebay, ibrahim Tatlıses, Lale Mansur, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Hollywood yıldızları Sean Penn, Cameron Diazve Sharon Stone… Bu isimlerin ortak noktası 'eski' bir sigara tiryakisi olmaları… Gençler arasında kullanımı hızla artan sigaranın, ilerleyen yaşlarda ciddi sağlık
sorunlarına neden olduğunu artık bilmeyen yok. Ama başlamak ne kadar
kolaysa, bırakmak da o kadar zor sanılıyor. Oysa birbiri ardına çıkan
yeni yöntemlerle sigarayı bırakmak isteyenler bir haftadan üç Aya kadar mutlu sona kavuşabiliyor. Cerrahpaşa tıp Fakültesi Hastanesi Sigara Bırakma Merkezi'nden Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, bu yöntemlerle ilgili bilgi verdi:
Nikotin replasmanı (yerine koyma)
Sakız, bant, sprey, Elektronik sigara (ruyan) şekillerinde uygulanabiliyor. tedavi 3 ay sürüyor. Nikotin bandı kullanılan sigara miktarına göre ayarlanıyor. Kolun kılsız bölgesinde her gün değiştirilerek kullanılıyor. Başarı oranı Yüzde
40-45. Yüksek dozdan başlayarak, haftalık dozlar azaltılarak
tamamlanıyor. Kişi günde 15'ten fazla sigara içiyorsa en yüksek, 15'ten
az içiyorsa düşük doz kullanıyor.


elektronik sigara (ruyan)
El ve dudak alışkanlığı olanlarda yararlı. Bir türlü bırakamayanlar için geliştirilen elektronik sigara, yine normalduman ve aroma içeriyor. Toplam 4 aylık tedaviye 16 mg.'lık kartuştan başlanıyor. Zamanla dozaj azaltılıyor. Başarı oranı yüzde 80.
sigara gibi nikotin ve bunun yanı sıra

Bupropion (ZYBAN
üç gün, günde bir ilaç
alınması ile tedavi başlıyor. 4. günden sonra sabah ve akşam olmak
üzere ilaç günde iki kez alınıyor. 2 ay kullanılması öneriliyor. Kişi,
tedavinin ilk 10 günü sigara içebiliyor. 10. günden sonra sigara
bırakılıyor ama ilaç kullanılm aya devam ediliyor. Beyinde nikotin reseptörlerini doyuran ilaç, bıraktıktan sonraki dönemde kişide nikotin alıyormuş etkisi veriyor. Bazı kişilerde Uykusuzluk ve alerjik yakınmalara yol açıyor. Tedavi 28-60 gün arasında yapılıyor. Başarı oranı yüzde 40.

Sakız
Sakızda doz ayarlamak mümkün değil. Kişi 2 mg'lık sakızlardan gün içinde
8-10 defa çiğniyor. Ağzında emerek nikotini alıyor. Bu 5-10 dakika
sürüyor. Konsantrasyon kaybı ve terleme gibi yan etkiler
gözlenebiliyor. 4-8 hafta süren tedavinin başarı oranı yüzde 15-25
arasında. Normal ihtiyaç halinde bantlara ek olarak ya da yoksunluk Sendromu ortaya çıktığında da kullanılabiliyor.

Akupunktur
Sigara içenlerde serotonin-endorfin s algılama işini sigara üstlendiğinden vücut, otonomisini kaybeder. Akupunktur ile tedavi,
kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan
kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç
zorlanmadan başarır; çünkü akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya
gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve beyin
eski otonomisini kazanır. Ancak sigara bırakma yöntemleri arasında
yararlı olduğuna dair bilimsel çalışma yok.

Hipnoz
Transa geçen tiryakilere Uyku halinde çeşitli telkinlerde bulunulup öneriler yapılıyor. Olumlu ve olumsuz fotoğraflar gösterilip psikolojik yönden sigaranın zararları konusunda beyne veriler işlenmeye çalışılıyor. örneğin, 'sigara insanı gevşetip, rahatlatır' düşüncesi yerine 'sigara hastalık ve rahatsızlık demektir' fikri aşılanıyor.

Biorezonans
Biofiziksel olarak sigara içimi engelleniyor. Tedavi öncesinde cep telefonu gibi elektromanyetik etkenlerden Vücut
arındırılıyor. BİCOM cihazının giriş kupasına içilen sigara ve tükürük
içeren bir mendil yerleştiriliyor. Bu tükürük örneğinden ve sigaradan
cihaz Frekans
kodunu okuyor. Ellere ve başa kablolu elektrotlar bağlanıyor. Cihaz,
giriş kupasından okuduğu frekans kodunu ters çevrilmiş olarak, bu
elektrotlar sayesinde uygulanan kişinin bedenine iade ediyor.
Dolayısıyla frekans (titreşim) ters frekansla karşılandığı için
sıfırlanıyor. Tedavi sonrası, tıpkı sigara içmeyen kişilerde olduğu
gibi, sigara artık yabancı bir madde olarak algılanıyor. 45 dakikalık seansta çoğu kişi sigarayı bırakıyor. Yöntem hamile kadınlar ya da kalp pili kullananlara önerilmiyor.

Yardımsız Bırakanlar
Yardım almadan sigarayı bırakan ünlü isimlerden Orhan Gencebay, 16 yıllık
tiryakilik döneminin ardından kalp ritmi bozulunca sigaraya veda etmiş.
1981 yılına kadar günde 1.5 paket sigara içen Gencebay, sigarayı
bıraktıktan sonra bir daha hiç başlamamış. Halkla İlişkiler Uzmanı Betül
mardin, sigara içmeye 20 yaşında başlamış. İki kez sigarayı bırakmış; fakat iradesine yenilip tekrar başlamış. 1991 yılında Viyana opera
Balosu'nun açılış konuşmasını yaparken sesinin kısılması üzerine, bir
daha başlamamak üzere sigarayı bırakmış. Oyuncu Müjde Ar, sigarayı 1984
yılında bırakmış. önce akupunktur tedavisini deneyen, ancak başarılı
olamayan Ar, ABD'ye gittiğinde Amerikalılar'ın sigarayı içmeyip,
gelişmekte olan ülkelere sattığını anlamış. Bu geziden sonra da sigarayı
bırakmış. 30 yıl boyunca günde 4 paket sigara içen karikatürist HasletSoyöz ise bundan 3 yıl önce hepatit B aşısı olunca sigarayı bırakmış. Soyöz şimdilerde, 30 yıl sigara içtiği için kendisinden utanıyor.

Nikotin bağımlılığınızı ölçün (Fagerström Tolerans Testi)
İlk sigaranızı sabah kalktıktan ne kadar sonra içersiniz?
30 dak. sonra b. 30 dak. içinde (b cevabı için 1 puan veriniz)

Yasaklanan yerlerde ( hastane, kütüphane, tiyatro vs.) sigara içiyor musunuz? a. evet b. hayır (a için 1 puan veriniz)
Hangi sigara sizin için daha zevkli ve tatmin edici?
sabahleyin içilen ilk sigara hariç diğerleri b. sabah içilen ilk sigara (b için 1 puan veriniz)

Günde kaç sigara içiyorsunuz?
1-15 b.16-25 c. 26 veya fazla (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

Sabahları günün diğer yarısından daha fazla mı sigara içiyorsunuz?
evet b. hayır (a için 1 puan)

çok hasta olduğunuzda sigara içer misiniz?
evet b.hayır (a için 1 puan)

Kullandığınız sigaranın nikotin seviyesi nedir?
düşük b. orta c. yüksek (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

sigaranızdan ne sıklıkla nefes çekersiniz?
hiç çekmem b. bazen c. sürekli (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

Nikotin bağımlılığının değerlendirilmesinde CO ölçümü, nikotin ve yıkım ürünü olan nikotinin ölçümleri yanında bugün en çok kullanılan yöntem Fagerström yazılı
testidir. Bu test ile uzman bir tiryakinin nikotin bağımlısı olup
olmadığını anlar ve etkili bir sigara bıraktırma programı konusunda plan
yapar. Testte 8 soru bulunmakta. Maksimum skor 11 olup, 7 veya daha
fazla bir skor yüksek nikotin bağımlılığının bir göstergesidir. Bu
kimselerde fazladan desteğe ve nikotin replasman tedavisine ihtiyaç
vardır.

Bırakmak için zihinsel hazırlık aşamaları
Sigarayı bırakmada en ö nemli
nokta sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmenizdir. Eğer bir yanınız
sigarayı bırakmak isterken bir yanınız 'bu işten keyif alıyorum ne
olacak canım, arada tek-tük sigara içeyim' derse, içmek isteyen
tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek-tük değil, eskiden
içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz. Bu kez gerçekten
kararlıysanız aşağıdaki aşamaları uygulayın:

Başarı formülü 1.basamak: Sonuçları bilmek 2.basamak: Eyleme geçmek
3.basamak: Başarı ya da başarısızlığı mümkün olan çabuklukta
gözlemleyebilmek 4.basamak: Şayet hedefe ulaşamadıysanız, istediğinizi elde edinceye kadar davranışlarınızı değiştirebilme esnekliğine sahip olabilmek

Başarıya götürecek temel özellikler
1- Hırs 2- İnanç 3- Strateji 4- Değerlerin açıklığı 5- enerji

Yakınlarınızı işin içine katın
Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin.

Eşiniz veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.
Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin.
Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın
Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için öbürünün boşalmasını bekleyin.

Evde ve işyerinizde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.
Markaları değiştirin
İçimini kötü bulduğunuz bir sigaraya geçiş yapın.

Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve
nikotini düşük bir sigara markasına geçin. Ancak bunlarla miktarı
arttırm ayın, daha derin nefes almayın.

İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın:
Sigaranın yarısını için.

Her gün ilk sigaranızı birer saat erteleyin.
Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın.
Ekstra sigara için kendinizi cezalandırın.
Gerçekten çok istediğiniz bir sigarayı için.
Alışkanlığınız yüzünden sigarayı yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın[b]Hipnozla Sigara Bırakma[/b]






hipnozla sigara Bırakma
Sigara bağımlılığı, Bilinç altına yerleşmiş ve bu nedenle otomatikleşmiş güçlü bir bağımlılıktır.Sıkça tekrarlanan(yaklaşık 21 kez) her Düşünce veya davranış bilinçaltına geçerek kaydedilir ve alışkanlık halini alır. hipnoz gerçekten de sigar ayı bırakmak için en etkili yöntemdir.
Çünkü hipnozla bilinçaltına ulaşılarak sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltından silinir.Sigara bilinçaltı tarafından bir arkadaş, bir dost, sosyalleşme aracı, keyif verici bir madde olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur.Yaklaşık 3-5 seans hipnoza giren tiryakilerin çoğu, sıkılmadan, bunalmadan, sinirlenmeden sigarayı bırakmaktadırlar.
Üstelik hipnotik telkinler sayesinde, kilo
almaları da önlenmektedir. TÜBiTAK ın yaptığı bir araştırma sonucuna
göre, hipnoz dünyadaki en etkili sigara bırakma yöntemi olarak
tanımlanmaktadır. Bizim hipnoterapi çalışmamızda, sigarayı bırakmak isteyenlere 3-5 seans hipnoz ile sigarayı bırakmalarında yardımcı olunmaktadır.

Sigara içmek bir tören gibidir . Hiç farkında olmadan birçok şey size
sigarayı hatırlatır ve otomatik olarak sigarayı yakarsınız.
Sıkıldığınızda,üzüldüğünüzde,yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken,
çay kahve içerken, araba sürerken vs… Hipnoz bu alışkanlıkları kırmanın ,bu otomatik pilotu devreden çı Karmanın en etkili yoludur.
Hipnozla Sigarayı Bırakma Neden Etkili?

Sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltındaDIR. bilinç altını
iKNA ETMEDEN kullanılan tüm sigarayı bırakma yöntemleri başarısızdır.
Hipnoz en güçlü bilinçaltına ulaşma yöntemidir. Sigara bilinçaltı
tarafından bir arkadaş, bir koruyucu, çevre ile ilişki kurma aracı, keyif verici bir nesne olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur.

Ayrıca otomatik davranışların yönetimi bilinçaltındadır
Sigara içmek Hipnozdur
Otomatik pilot gibi idare eder bizi bilinçaltımız. Bir törendir sigara
içmek. Hiç farkında olmadan tetikleyen her etkende sigarayı yakarsınız.
Yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken, çay kahve içerken,
molalarda, araba sürerken, sıkılınca vs.. Hipnoz bu alışkanlıkları
kırmanın en etkili yoludur.

Sigara tütününde çok küçük şeker molekülleri vardır
Sigar Aya bağımlı olan bu şekere de bağımlıdır. Klasik yollarla, irade gücüyle sigarayı bırakm aya
çalışan kişilerde bu şeker arayışı aşırı yemeye ve sigarayı bıraktıktan
sonra kilo alınmasına neden olur. Halbuki hipnoz aynı zamanda bu şeker
alışkanlığını da ortadan kaldırır ve sonradan kilo alınmaz.

Hipnoz sigaranın oluşturduğu alışkanlık yaratan davranışlarınızı değiştirir
Hipnoz sigaranın oluşturduğu alışkanlık yaratan davranışlarınızı değiştirecek, yerine yeni sağlıklı davranış biçimleri koyacaktır. Örneğin canınız her sigara çektiğinde derin bir nefes
almanız o anda sigara arzunuzu yok edecektir. Ya da daha elinize
sigarayı aldığınız anda o sigaranın elinizde olduğunu fark edecek ve
sigara içmekten vazgeçeceksiniz. Bu kadar basit..

Ama, eğer öyle sigaraya karşı nefret duymuyorsanız, sadece sağlık
nedenleri, sosyal nedenler vs gibi toplumda ikinci sınıf vatandaş
muamelesi görmekten uzaklaşmak istiyorsanız, ya da çok uzun yıllardır
sigara içiyorsanız, ya da çok uğraşmanıza rağmen bir türlü
bırakamamışsanız o zaman hipnoterapi ile biraz daha uzun zaman har cama
mız gerekecek ama sonunda yine bırakacaksınız. Burada öncelikle sigara
içmenize neden olan duygusal etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir.
Çok derinde, nedenini bilmediğiniz olumsuz duyguları bastırmak amacıyla
sürekli sigaraya davranan bir kişiyseniz bu temizliği yapmak özellikle
önemli. Bu nedenle 5-PATH seanslarının tam olarak uygulanması gerekir.
Ayrıca parts tedavisiyle sigarayı bırakmanızı engelleyen bilinçaltı
nedenler açığa çıkarılır ve o nedenlerin yerine daha sağlıklı ve makul
nedenler bulunup değiştirilir.

Hipnoz sigaraya duygusal bağlantıyı ortadan kaldırır
Duygusal sorunlar temizlendikten sonra kişi kendini zaten son derece
huzurlu ve rahat hissedecektir. Kendiliğinden sigaraya olan bağımlılık
azalmaya başlayacak ama alışkanlık yapan özelliği kalacaktır. Bu
alışkanlık kısmı da direk telkin seansları, self hipnozun
kullanılması, EFT tekniklerinin kullanılması ile çözüme kavuşur. Eğer
fazla duygusal bağlantı yok ama sigaraya karşı olumlu bir bakış varsa o
zaman kısa süreli EFT teknikleri ile sigaraya karşı olan bu olumlu
bakışlar değiştirilir. 10-15 dakikalık bu çalışmadan sonra yine direk
telkin seansları ile sigarayı bırakmak mümkün olur. EFT ve hipnoz bir
arada çok kısa süre içinde mucizeler yaratmaktadır. Tek yapmanız gereken
bırakmak istemek.. Gerisi kolay.. Bu yöntemlerle tek kaybedeceğiniz şey
sigara.

Hipnoz, sigaranın hipnozunu bozar
Sigaranın gerekli olduğuna dair güçlü bir bilinçaltı program
işlemektedir. Sigarayı bırakınca ne olur? Daha fazla yemeye başlarlar..
Ya da daha sinirli, aksi ve geçinilmesi zor kişiler haline dönerler.
Bazıları sürekli bir şeyler yapma arzusunu kazanırlar, ama çoğu zaman
boş boş işlerle meşgul olurlar.

Tüm bu göstergeler orada, bilinç altında sigara içmeyi sağlayan enerjinin boşta kaldığını gösterir. Sigara gitmiştir ama enerji
oradadır. Ama bu sıkışmış bir enerjidir ve sızmak için başka kanallar
arar. Bu kanallar hiç de iyileştirici kanallar değildir. Aslında
insanların sigara içen bir kişi olmak için kendilerini hipnoz ederler.
Şimdi bir kamp ateşi etrafında toplanmış insanları düşünün o yanan
odunların dumanlarını zevk alarak içine çeken bir insan gördünüz mü? Tabiki hayır. Yüzlerine o ateş çarpınca ne yaparlar? Geriye çekilirler.. neden? Çünkü gözleri yanar. Başka boğazları yanar, öksürürler..

Şimdi ilk sigarasını içen bir insanın
nasıl tepki gösterdiğini bir düşünün. Öksürürler, gözleri sulanır,
kızarır, boğazları yanar, mideleri bulanır, başları döner. Yani
bedenleri onlara ne söylemek istiyordur?

içme.. evet.. ama onlar artık öksürmeyinceye, boğazları yanmayıncaya
kadar içmeye devam ederler.. çünkü bu işlemi tekrar tekrar yapmak için
kendilerini hipnoz ederler. Neden? Çünkü çoğu kişi sigaraya toplumda
kendilerini kabul edilebilir bir kişi gibi göstermek için başlar. Anne
baba tarafından, arkadaşlar tarafından, iş arkadaşları tarafından, askerlik
gibi mesleklerde daha sert görünmek için vs. Şimdi bilinçaltı
vazgeçmeyi denese de, kişi kendini kabul ettirmeye koşullandığı için bu
arzu bedenin gönderdiği itirazlardan daha güçlü pozisyona geçer. Bu
arzuyu tatmin etmek daha önelmiş olduğundan BA öksürmeye, yanmaya karşı
kendini hipnotize eder.

Sigara geçmişteki güzel bir olayla bağlantılı olabilir
Böyle bir öykü vardı. Annesi oğluna 12 yaşındayken bir tane sigara
verir. Mutfakta beraber içerler. Annesi ilk kez oğlana bağırmaz, kötü
sözler söylemez. Şimdi bu kişini annesi ile olan bu ilişkilerini
bilinçaltında gerçek yerine oturtmadan sigaraları almanın hiçbir yararı
yoktur ve zaten başarmazsınız. Anneyle kurulan güçlü bilinçaltı çok daha
güçlüdür.

Hastalarımdan biri de sigarayı bıraktığım zaman şu sol kaşımın üzeri
sızlamasa başka bir şey beni engellemez. O sızlamaya dayanamıyorum dedi.
( geçmişte sol kaşınla ilgili ne oldu?)
(haa hatırladım. Orada büyük bir çıban çıkmıştı. Babam ameliyata
götürdü. Narkoz verdiler, çıbanı yardılar. Uyanınca orası dayanılmaz
ağrıyordu. Sonra beni yatırmadılar eve götürdüler. Ama o zaman arabamız
yoktu benim de yürüyecek halim yoktu babam beni kucağında eve taşıdı.)
(daha önce baban seni hiç kucağında evine taşımış mıydı?)
(hayır, hatırladığım tek yakınlaşma budur.)
(baban sigara içer miydi?)
(hem de nasıl eve gidene kadar babamın sigara kokusunu hissettim ama hiçte kötü kokmamıştı o zamanlar.)
hastam yaşamında ilk kez babasının sevgisini hissediyor. Çok hoş bir
duygu.. emniyette ve güvende hissettiği çok güçlü bir an bilinçaltı
hemen k Ayda alıyor. Ama kayıtta neler var? Sigara koku su ve sol kaşın üzerindeki sızı. Sigara kokusu emniyet ve güveni
temsil ettiriyor. Sigarasız kaldığı zaman tekrar onu aratmak için de
sol kaşın üzerindeki sızıyı kullanıyor.. o sızı o güzel anı yaşaması
için bir uyarı.

Hipnozla sigarayı bırakmak isteyenlerin, üç seanslık paket programla
başlamaları, ihtiyaç duyulması halinde tek seanslarla devam etmeleri
probleme kalıcı çözüm sağlama açısından uygundur.

 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://gizlihazineler.turkforumpro.com
CANTAR




Mesaj Sayısı: 2284
Deneyim seviyesi: 5604
Kayıt tarihi: 26/06/10
Yaş: 59
Nerden: İstanbul

MesajKonu: UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE   Paz Tem. 25, 2010 5:00 pm

[b]Sigara Kan Dolaşımını Nasıl Etkiler[/b]






sigara kan Dolaşımını Nasıl Etkiler
Sigara içen erkeklerde ayaklarda kan dolaşımı bozukluğunun daha kolay olduğu Doğru mudur
Özel bir hastalık vardır ki, buna erkekler kadın­lardan daha kolay yakalanır: Bürger hastalığı ya da tromboangiitis obliterans. Özellikle bacak ve ayaklar­daki arter ve venlerde, yani atar ve toplardamarlar­da yavaş yavaş tıkanma yapan bir hastalık.
hastalık, en çok, otuz yaşlarındaki genç erkekler­de belirir. Kadınlarda az görülür.Her ikisinde de, si­gara, en önde gelen nedendir.
 

Başlangıç yavaş yavaş olup, sonradan arterler o kadar daralır ki,
ayaklara yeterince kan gitmez olur. Ayaklarda şişlik, flebit nöbetleri,
yani venlerin ilti­haplanması ve birkaç adım yürüyünce bacak kasla­rında
spazm olabilir.

Bu hastalığın başka bir ilginç yanı da, genellikle Rus ya da Polonya
asıllı kimselerde görülmesidir. Bu hastalık, bu insanların hepsinde.
değil, ancak sigara­ya ileri derecede duyarlı olanlarında ort Aya çıkar. Birçok tedavisi olmakla birlikte en ö nemli olan teda­vi, sigaranın kökünden bırakılmasıdır.

Sigara kan dolaşımını etkilediğine göre, acaba kanın kendisini de etkiler mi
Bir incelemeye göre, çok sigara içenlerin kanı, vücudun tüm organ ve dokularına Oksijen taşıma gücünü ileri derecede yitirmektedir. kan da­marlarını Sigara daraltır, dolaşımın sağlıklı olmasını aksatır.
Sigara ve Ağız Sağlığı




sigara ve ağız Sağlığı
Sigara ve Tütün kullanımı ağız için oldukça zararlıdır. Bu zararları şöyle sıralayabiliriz:
Dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu-kahverengi lekeler birikir.
Damakta kırmızı renkli iltihabi oluşumlar gözlenir
Dişeti hastalığına yatkınlık
Kötü ağız kokusu
Siyah kıllı dil görüntüsü
ağızda doku bozuklukları (oral lezyonlar)
Dişeti çekilmesi
Ağız kanseri
tütünün en büyük zararlarından birisi ağız kanseridir. Genelde ağız kanserlerinin %75′inde sigara ve alkolayı bırakırsa ağız kanseri riski hemen ve ö nemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra ağız kanseri olma riski, hiç sigara içmeyeninkine denk olur.
Ağız kanserinin tespiti
ağızda ve boyunda ağrısız, alışılmadık şişlik, yumru ve şişlik oluşumu
ağız içinde yer yer kırmızı ve beyaz alanlar
Ağız veya boğazdan gelen tekrar eden kanamalar
çiğneme- yutkunma zorluğu
Düzenli olarak diş kontrollerini yaptırmanız erken tanıda önemlidir. anormal
bir doku değişikliği varsa biopsi alınarak teşhise yollanır. Eğer ağız
içinde anormal bir doku değişikliği varsa hemen hekiminize
başvurmalısınız.


alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Kişi sigar
Ağız kanserini nasıl tespit edersiniz
Şu durumlarda yüksek risk altındasınız demektir
sigara ve tütün kullanımı
aşırı alkol tüketimi
sürekli Güneş ışığına maruz kalma
dudak

ısırma, yanak çiğneme alışkanlığı
kötü yapılmış protezler

Bazı erken işaretler
yüz, b Oyun ve ağızda 2 hafta içinde iyileşmeyen ağrılar, uyuşuk alanlar
dudak,

dişeti veya diğer ağız bölgelerinde oluşan şişlik, yumru veya kabarcıklar
beyaz, kırmızı veya koyu renkli alanların oluşması
ağız içinde tekrar eden kanamalar

7 Adımda Kanser Testi
Baş boyun
aynada başınıza ve boynunuza bakın. Yüzün solu ve sağı aynı şekle sahip
olmalıdır. Yüzünüzün sadece bir tarafında oluşan kabarcık ya da yumru
oluşup oluşmadığını kontrol edin.

Yüz
cildinizi kontrol edin. renk, şekil değişikliği, yeni ben oluşumu ya da ağrılı alanlar var mı?

Boyun
yan ve ön kenarları parmakla kontrol edin. Hassas bir alan hissediyor musunuz?

Dudak
alt dudağınızı dışarı- aşağı çıkardığınızda herhangi bir renk değişikliği ya da ağrılı bir alan fark ediyor musunuz? Alt dudağınızı parmağınızla yokl ayın, tekrar kontrol edin. aynı işlemi üst dudak için de tekrarlayın.

Yanak
yanakların iç kısmında beyaz, kırmızı, koyu renkli lekeler var mı?
işaret ve baş parmağınızla yoklayarak şişlik veya ağrılı bir alan olup
olmadığını kontrol edebilirsiniz.

Damak
damağınızı görmeye çalışın. Şişlik, hassasiyet, renk değişikliği var mı?

Dil
dilinizi dışarı çıkarıp renk ve yüzey yapısını kontrol edin. Sağına, soluna, üstüne ve altına bakın.
[b]Sigara Ve Göz Sağlığı[/b]






sigara ve Göz Sağlığı
ingiltere de bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar, sigara içenlerin kör olma ihtimalinin içmeyenlere göre üç kat daha fazla olduğunu ort Aya koydu.
Sigara içenlerde, yaşlılıkla bağlantılı olarak ort aya
çıkan maküler dejenerasyon adlı rahatsızlığın görülme oranının yüksek
olduğuna dikkati çeken bilim adamları, hastalığın sürekli ve tedavisi
imkansız şekilde körlük yarattığını hatırlattı. Araştırmacılar,
ingiltere de halkın büyük bölümünün söz konu su tehlikeden haberdar olmadığını da belirtirken, hükümetten sigara karşıtı kampanyalarda bu unsurun da kullanılmasını istedi.

Kampanyalarda kullanılan afiş
ve broşürlerde bu konudaki bilgilerin de yer almasını isteyen bilim
adamları, aksi takdirde maküler dejenerasyon nedeniyle körlük
vakalarındaki artışın süreceğine işaret etti.

Araştırm ayı
yürüten Manchester Üniversitesi ve Bolton Hastanesi bilim adamları,
ingiltere de görülen her beş maküler dejenerasyon vakasından birinin sigaradan kaynaklandığını bildirdi.

[b]Sigara ve böbrek[/b]






sigara ve böbrek
Sigaranın insan
sağlığına ne derece zararlı olduğu iyi bilinen bir konudur. Sigaranın
karsinojenik özelliklerine ek olarak, ön planda kardiyovasküler Sistem ve solunum sistemi üzerine zararlı etkileri vardır. Bu sistemler üzerine olan olumsuz etkileri sonucunda kalp ve damar hastalıklarına, kronik obstrüktif Akciğer
hastalıklarına ve akciğer karsinomlarına yol açabileceği
gösterilmiştir. Sigaranın üriner sistem üzerine de .karsinojenik
etkileri vardır. Sigaranın Böbrek, böbrek
pelvisi, üreter ve mesane karsinomu gelişmesini kolaylaştırıcı etkisi
uzun yıllardan beri bilinmektedir. Bunların dışında, son yıllarda,
sigaranın Böbrek
fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu ve böbrek hastalarında
böbrek yetersizliği gelişmesini hızlandırabileceği anlaşılmıştır.

Sigaranın Böbrek Üzerine Olan Etkileri
Sigara içilmesi, normal kişilerde bile böbrek üzerinde akut ve kronik değişikliklerin oluşmasına yol açar. Sigara, sempatik sinir sistemini aktive ederek kan basıncında artışa ve taşikardiye neden olur. Bunun sonucunda Koroner dolaşım gibi belirli bölgelerde vazokonstriksiyon oluşabilir. Ritz ve ark. tarafından yapılan bir çalışm Ayaplazma adrenalin konsantrasyonunu, kan basıncını ve nabız dakika sayısını belirgin derecede artırdığı bildirilmiştir. Aynı çalışmada, sigara içilmesi ile
renovasküler direncin % 1 i oranında arttığı, glomerüler filtrasyon
hızının % 15 oranında azaldığı ve filtrasyon fraksiyonunun %18 oranında
arttığı görülmüştür. Sigaranın kardiyovasküler sisteme olan bu akut etkileri muhtemelen nikotine bağlıdır çünkü Nikotin
Gambaro ve ark. sigara içenlerde renal plazma akımının içmeyenlere
göre daha düşük olduğunu bulmuştur. Ayrıca bu kişilerde plazma end otelin konsantrasyonunda artış saptanmıştır. Yapılan bir başka çalışmada, hipertansiyonu ve Diabetes melliro su olmayan kişilerde bile, sigara içimi ile mikroalbuminüri arasında bir ilişki bulunmuştur. diabetik
olmayan 7476 kişide yapılan kesitsel bir sayısı ile korelasyon
gösterdiği saptanmıştır. Sigara içilmesinin yol açtığı hiperfiltrasyon
ve proteinüri uzun dönemde glomerüler hasar ile sonuçlanabilir. diabetik
olmayan ve 64 yaşın üzerindeki 4142 kişi üzerinde yapılan retrospektif
bir araştırmada içilen sigara sayısı ile serum kreatinin düzeyi arasında
bir paralellik bulunmuştur.
göre, sigara içilmesinin çiğnenmesi ile de benzer bulgular gelişebilir.

Sigaranın Hipertansiyonu Olan Hastalarda Böbrek Üzerine Olan Olumsuz Etkileri
Sigara içilmesi, hipertansif hastalarda Kan basıncının kontrol altına alınmasını güçleştirir. Ayrıca, sigara içilmesi hipertansif hastalarda hedef organ
hasarı riskini artırr. Esansiyel hipertansiyonu olan ve sigara içen
hastalarda, sigara içmeyen hipertansiflere göre mikroalbuminüri
prevalansı yaklaşık 2 kat daha fazladır. Sol ventrikül hipertrofisi olan
hipertansif hastalarda yapılan bir başka çalışmada, günde 20 taneden
fazla sigara içen hastalarda mikroalbuminüri prevalansının, hiç
içmeyenlere göre 1.6 kat daha fazla, makro albuminüri prevalansının ise
3.7 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir . Hipertansiyonu olan 51 hasta
üzerinde yapılan prospektif bir çalışmada kan basıncının kontrol altına
alınması durumunda bile sigara içilmesinin böbrek yetersizliği
gelişmesinde en güçlü belirleyici faktör olduğu anlaşılmıştır .

Sigaranın Böbrek Hastalarındaki Olumsuz Etkileri
Sigara içilmesinin böbrek hastalarındaki olumsuz etkilerini gösteren ilk
çalışmalar tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda yapılmıştır .
Sigara içen tip 1 diabetik hastalarda, nefropati gelişme riskinin,
sigara içmeyenlere göre daha fazla olduğu bu çalışmalarda anlaşılmıştır.
Sigara içilmesi, tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda
mikroalbuminüri gelişme riskini anlamlı derecede artmr . Aynca,
mikroalbuminüri döneminden belirgin nefropati dönemine geçişi hızlandmr .
Biesenbach ve ark. hem tip 1, hem de tip 2 diabetes mellituslu
hastalardan sigara içenlerde kreatinin klirensindeki azalmanın,
içmeyenlere göre daha fazla azalma olduğunu saptamışlardır.

Sawicki ve ark. ‘nın yaptığı bir araştırmada, kan şekeri ve kan basıncının iyi kontrol altına alındığı tip 1 diabetes mellitusu olan hastalardan sigar ayı
bırakanlarda glomerüler filtrasyon hızındaki azalma hızının, içmeye
devam edenlere göre belirgin olarak yavaşladığı bildirilmiştir. Bu
bulgu, hastaların diabetik nefropati geliştikten sonra bile sigarayı bırakma ile yarar görebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

Sigara içilmesinin diabetik nefropati dışındaki diğer böbrek
hastalıklarında da olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Büyük bir
epidemiyolojik çalışma olan MRFIT (Multiple Risk Factor Intervention
,Trial) çalışmasında, sigara içenlerde son dö Nem
böbrek yetersizliği riskinin, içmeyenıere göre daha fazla olduğu
görülmüştür. Sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişme riskini
artıncı etkisi kronik glomerulonefrit, polikistik böbrek hastalığı ve
lupus nefriti gibi diğer kronik böbrek hastalıklarında da
gösterilmiştir. Ayrıca, sigara içilmesi, renal arter ve dallarında
aterosklerozu kolaylaştırarak renal arter stenozu ve iskemik nefropati
gelişmesini hızlandırabilir.

Son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisine başlanan hastalarda da sigaranın bıraktırılması için gayret edilmelidir. En sık ölüm nedeninin kardiyovasküler hastalıklar
olduğu diyaliz hastalarında sigara içilmesi morbidite ve mortaliteyi
ciddi derecede artırabilir. Sigara içilmesinin böbrek transplantlı
hastalarda da böbrek üzerine olumsuz etkileri vardır. Böbrek
transplantlı 645 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada sigara içilmesinin
gr aft
prognozunu olumsuz yönde etkilediği görülmüştür . Ayrıca, sigara
içilmesi, böbrek transplantlı hastalardaki sık morbidite ve mortalite
nedeni olan kardiyovasküler hastalık riskini de artırır.

Sonuç
sigaranın,
solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerine olan olumsuz etkileri
dışında, böbrek fonksiyonları üzerine de zararlı etkileri vardır.
Sigara içilmesi, kronik böbrek hastalarında böbrek yetersizliği
gelişmesi hızlandırır. Ayrıca, bu hastalardaki en sık morbidite ve
mortalite nedeni olan kardiyovasküler Hastalıkların
oluşma riskini artırır. Bu nedenle, sigaranın bırakılması konusunda
hekimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Hekimler, her hastada sigara
içimini sorgulamalı ve sigaranın olumsuz etkileri konusunda hastalan
eğitmelidir.

[b]Bebek Çocuk ve Sigara[/b]






bebek Çocuk ve Sigara
Tütün kullanımı, dünyada ikinci sırada gelen ölüm nedenidir. Yaklaşık yılda beş milyon kişi sigara nedeniyle ölmektedir. Her yıl
10 erişkin ölümünden birinin nedeni sigaradır. Bugün sigara içen
insanların yaklaşık yarısının sigara nedeniyle yaşamlarını kaybedeceği
tahmin edilmektedir. Sigara epidemisinin bu şekilde devam etmesi halinde
2020 yıllarında her yıl 10 milyon kişinin sigara nedeniyle öleceği
tahmin edilmektedir.

Sigara bugün dünyadaki en ö nemli riskli davranışlardan biridir. Sigaranın neden olduğu ölümler ve hastalıklarEkonomik olarak da Zararı azımsanmayacak kadar fazladır. Kişinin sigara nedeniyle hastalanması ve iş göremez hale gelmesinin yanı sıra tedavi giderleri ekonomik kaybın artmasına da neden olmaktadır. dışında
Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının, sağlık ve ekonomik kayıpların yanı sıra çevreye de pek çok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Sigara içinde pek çok zararlı maddenin bulunduğu bilinmektedir. Sigara ve sigara dumanı, katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak amonyak, arsenik, Hidrojen siyanür, formaldehit ve metan gibi son derece zehirli olan 4000’den fazla kimyasal madde içermektedir. Sigara içinde bulunan nikotin, karbon monoksit ve katranın zararları çok yoğun olarak yaşanır.
Nikotin, bağımlılık yapan maddedir ve vücutta uyarıcı etkisi olan bir maddedir. kan dolaşımının hızlanmasına ve böbrek üstü hormonun salgılanmasını artırır. Karbon monoksit, solunum sisteminde hemoglobine Oksijen yerine bağlanır, hücrelere taşınır ve hücrelerin
oksijen gereksinimlerinin karşılanmasını engeller. Katran ise solunum
sistemindeki tüycükler üzerine yapışır ve onların hareketlerini bozar.

Sigaranın zararlı etkileri sigara dumanı bulunan ortamlarda devam etmektedir. Sigara dumanı bulunan ortamdaki kişiler kendileri sigara kullan masalar da pek çok zararlı madde ile karşılaşmaktadırlar. Sigara içilen ortamlarda zehirli ya da kanser yapıcı özelliği olan formaldehit, vinil klor id, arsenik, amonyum ve hidrojen siyanid gibi maddeler solunmaktadır.
Sigara, genellikle erişkinlerin kullandığı bir bağımlılık yapıcı
madde olarak bilinmekle beraber bebek ve çocuklar üzerinde de pek çok
olumsuz etkisi bulunmaktadır. Bebekler ve çocuklar sigara kullanmayan Gruplar olmalarına karşılık erişkinlerin sigara içmelerinden en fazla etkilenen gruplar
arasında yer almaktadırlar. Bu nedenle, bu kitapta erken çocukluk
dönemindeki çevresel sigara dumanından etkilenim üzerinde durulacaktır.

Çocuklar ve Sigara
Anne Karnında Sigara ile Karşılaşma ve Ort Aya Çıkan Sağlık Sorunları
Ülkemizde 2003 yılında yapılan ulusal bir çalışmada hamilelerin %15’inin
sigara kullandığı bulunmuştur. Ülkemizde her 100 yenidoğan bebekten 15’i daha anne karnındayken sigara ile tanışmış olmaktadır. Bu yüzdeler ülkemizde her yıl doğum yapan yaklaşık 1,5 milyon hamileden 225 bininin hamilelik döneminde sigara kullandıklarını göstermektedir. Aşağıda yazılı olan pek çok sağlık sorunu ülkemizde sık olarak görülen sorunlardır.

Emekli Sandığı çalışanları arasında yapılan bir çalışmada, 150 kadından sigara içen 25 tanesi toplam 34 gebelikkadınlar sigar ayı
tamamen bırakmışlardı. Diğer 23 tanesinde de içtikleri sigara sayısını
azalttıklarını belirtmişlerdi. Bu da kadınların hamilelikle beraber
sigara kullanmayı bırakmadıklarını göstermektedir.
yaşamışlardı. Bu gebeliklerin 11 tanesinde

Düşük
Sigaranın ilk olumsuz etkisi anne karnındayken başlar. Sigara kullanan
kadınların hamilelikleri sırasında daha fazla düşük yaptıkları
araştırmalarda gösterilmiştir.

Bebeğin Eşi Üzerine Etkileri
Hamilelik sırasında bir kadının vücudunda pek çok değişiklik oluşur. Bir
bebeğin anne karnında beslenmesi bebeğin eşi (plasenta) ve göbek kordonu ile olur. Bebeğin eşi sigaradan
etkilenen ilk organlardan biridir. Bu organın yapısının bozulması ise
bebeğin yeterli beslenememesine ve oksijen alamamasına neden olur.

Sigaranın plasenta üzerindeki etkileri sadece bebeğin beslenmesi ile
ilgili sorunların yanı sıra plasentanın doğumdan önce ayrılması ya da rahim içinde yanlış yere yerleşmesi gibi sorunlara da neden olabilir. Plasentanın erken ayrılması çok fazla miktarda kanam aya neden olur. Sigara kullanan hamilelerde plasentanın rahim ağzına yerleşmesi de görülen sorunlardan biridir. doğuma yaklaşıldığı dönemde rahimden ani Kanama
olabilir. Hem bebeğin eşinin erken ayrılması hem de bebeğin eşinin
rahim ağzına yerleşmesi hem bebeğin hem de annenin ölümüne neden
olabilen sağlık sorunlarının arasında yer almaktadır.

Erken Doğum
hamilelikte

sigara kullanımı, bebeğin erken doğumuna neden olabilir. Sigara içen kadınların Erken Doğum yapma riski 1,5-2 kat daha fazladır.Erken doğan bebeklerin %15’inden sigaranın sorumlu olduğunu belirten araştırma sonuçları bulunmaktadır. Erken doğan bebeklerin organları
özellikle akciğerleri yeterince gelişmediği dış ortama alışmaları
oldukça güç olmaktadır. Erken doğan bebeklerin ölme riskleri zamanında
doğan bebeklere göre daha yüksektir. Hamilelikte sigara kullanımı bebeğin anne karnında, doğumda ve doğum sonrası ilk bir hafta içindeki ölme olasılığını 1,5 kat artırmaktadır.

Bebeğin Gelişme Geriliği (Düşük Doğum Ağırlığı)
Zamanında doğduğu halde Vücut ağırlığı 2500 gramın altında olan bebeklere düşük doğum ağırlıklı bebek denir. Sigara kullanan hamilelerin bebekleri anne karnında yeterli oksijen ve besin
alamadıkları için yeterince büyüyemezler, zamanında doğmalarına rağmen
küçük olarak doğarlar. Sigara kullanan hamilelerin düşük doğum ağırlıklı
bebeklerin olma riski sigara içmeyen anne adaylarına göre üç kat daha
fazladır.

Düşük doğum ağırlıklı Bebeklerin,
anne karnında başlayan büyüme ve gelişme geriliği olduğu için doğum
sonrasında çok daha özenli bakıma gereksinimleri vardır. Bu bebeklerin
büyüme ve gelişmeleri geri kalabileceği gibi, hastalıklara karşı daha fazla hassastırlar.

Solunum Sistemine Etkisi
Hamilelik döneminde sigara kullanımı bebeğin anne karnındaki solunum
hareketlerini azaltmaktadır. Annesi sigara kullanan bebeğin doğum
sonrası solunumunu değerlendirmek için yapılan testlerde, Solunumun
yetersiz olduğunu gösteren araştırma sonuçları bulunmaktadır. Hatta bu
sorunun erişkin döneme kadar devam ettiğini ileri süren yayınlar da
bulunmaktadır.

Doğuştan Şekil Bozuklukları
Hamilelikte sigara kullanımının bebeğin genetik yapısı üzerine de etkisi olduğuna ilişkin araştırma sonuçları bulunmaktadır. Sigara içen hamilelerin bebeklerinde yarık dudak, yarık damak gibi doğuştan şekil bozuklukları 3-11 kat daha sık görülmektedir.

Ayrıca, kalpteki kapakçıklar ile ilgili şekil bozuklukları da sigara
içen hamilelerin bebeklerinde daha sık görüldüğüne ilişkin bulgular
bulunmaktadır.

Bebeklik Döneminde Sigara ile Karşılaşma ve Ortaya Çıkan Sağlık Sorunları
Ani Bebek Ölümü Sendromu
Hamilelik döneminde sigara kullanımının etkileri bebeklik döneminde de
devam etmektedir. Bu etkilerden biri ani bebek ölümü sendromudur. Ani
bebek ölümü sendromu, Bebekte herhangi bir hastalık belirtisi olmadan uyurken ölmesidir. Ani bebek ölümü Sendromu Halk arasında “beşikte bebek ölümü” olarak bilinmektedir.

Ani bebek sendromundan ölen bebekler son yıllarda daha fazla dikkati
çekmekte olup, nedenleri konusundaki çalışmalar artmaktadır. Bebeklik
döneminde karşılaşılan ani bebek ölümlerini etkileyen etmenler arasında
annenin sigara kullanımı yer almaktadır. Ani bebek ölümü sendromundan
olan ölümlerin yaklaşık %25’inin sigaraya bağlı olduğu düşünülmektedir.

Özellikle hamilelik döneminde sigara kullanımı ani bebek ölümü
sendromunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bebeğin yeterli oksijen
alamaması ve kanda yükselmiş olan karbonmonoksit miktarı yenidoğan
bebeğin beynindealan
solunum kontrol merkezini olumsuz olarak etkilemektedir. Bebeğin, kanda
azalmış olan oksijen miktarına solunum merkezinin tepkisi azaldığı için
ölüm ortaya çıkmaktadır.
yer

Ani bebek ölüm sendromu, evde sigara kullanımı ile de ortaya çıkmaktadır. Sigara kullanımı olan evlerde doğan bebeklerde
ani bebek ölümü sendromu daha sık görülmektedir. Evde içilen sigara
miktarı arttıkça bu ilişki daha da belirgin hale gelmektedir.

Anne Sütüne Etkisi
Ülkemizde emziren annelerin %20’sinin sigara kullandıkları bilinmektedir. Ülkemizde anne sütü ile sigaradan etkilenen oldukça fazla bebek bulunmaktadır.

Annenin Emzirme döneminde sigara kullanımının annenin kanındaki Nikotin seviyesini artırdığı, bunun da annede süt
oluşumunu sağlayan prolaktin hormonunun azalmasına neden olduğu
bilinmektedir. Prolaktin hormonunun azalması annenin süt miktarını
azaltmaktadır, dolayısıyla bebeğini emzirme süresi de kısaltmaktadır.

Emzirme döneminde annenin sigara kullanımı bebeğin metabolizmasını olumsuz olarak etkilemektedir. Annede bulunan nikotinin
süte geçtiği ve dolayısıyla bebeğin kanındaki nikotin miktarının
arttığı araştırmalarda gösterilmiştir. Bu da bebeğin erken dönemde
nikotinin zararlı etkilerine maruz kaldığını göstermektedir. Annesi
sigara kullanan bebekler sigaradan sadece anne sütündeki nikotin
dolayısıyla etkilenmemektedirler, annelerin bebeğin yanında sigara
kullanmaları bebeğin sigara dumanındaki zararlı maddelerden daha fazla
etkilenmesine neden olmaktadır.

Mikrobik Hastalıklar
Bebekler hızlı büyüme evresinde oldukları için etraflarında bulunan
sigara dumanından çok daha fazla etkilenmektedirler. Sigara dumanı,
bakterileri Burun
ve boğaza taşıyan önemli bir araçtır. Sigara dumanında olan NO2
virusların neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarının görülme
sıklığını artırır, savunma mekanizmasını bozar ve üst solunum yollarına
virusun girişini sağlar. Sigara dumanı, solunum sistemindeki tüycüklerin
hareketlerini azaltır ve mikropların üst solunum yollarına yapışmasını
sağlayarak Hastalıkların oluşmasına neden olur.

Sigara kullanılan ortamda büyüyen bebek ve çocuklarda mikroplarla oluşan bronşit ve zatürree gibi AkciğerlerHastalıkları çok daha sık görülmektedir. Sigara kullanılan ortamlarda büyüyen bebek ve çocukların sigarada bulunan toksik maddelerin etkisiyle mikroplara karşı savunma mekanizmaları zayıflamaktadır. Savunma sistemi zayıflayan bebekler mikroplarla karşılaştıkları zaman
çok daha ağır olarak hastalanmaktadırlar. Ayrıca, bu çocukların sigara
ile karşılaşmayan çocuklara göre çok daha sık olarak hastalandıkları
bilinmektedir. Bu etkilenimin en çok 6-9 aylar arasında olmaktadır.

Sigara ortamında büyüyen bebek ve çocuklarda orta kulak iltihabı çok sık olarak görülmektedir. Orta kulak iltihabı ağrılı
ve ağır seyreden bir hastalıktır. Sık orta kulak iltihabı geçiren
çocuklarda süregen (kronik) kulak iltihabı yerleşmektedir. Sık kulak
iltihabı geçiren ya da devamlı kulak iltihabı oluşan çocukların kulak
zarları da iltihaptan etkilenmektedir. Kulak zarının iltihaptan
etkilenmesi ise ileriki yaşlarda işitme ile ilgili fonksiyonun olumsuz
etkilenmesine neden olmaktadır. Bu tür komplikasyonların azaltılması için enfeksiyonları sık olan çocukların kulak zarlarına tüp uygulaması yapılmaktadır. Tüp uygulaması çocuğa genel anestezi
verilerek yapılan bir uygulamadır. Sigara ortamında büyüyen çocukların
bu müdahaleye daha fazla gereksinim gösterdikleri bilinmektedir. Bu
cerrahi uygulama çok zor olmamakla beraber, hiç bir çocuğun sigara ortamında büyüdüğü için bu müdahaleye gereksinim duymaması gerekmektedir.

Menenjit
mikrobu tarafından gelişen hastalıklar öldürücü olmaktadır. Sigara
içilen ortamlarda bulunan çocuklarda menejit mikrobu sigara içilmeyen
ortamda olan çocuklara göre daha fazla görülür. Menenjit,
beyin zarlarının iltihabı olup, tedavisi güç olan ve sekel bırakma
olasılığı yüksek olan bir hastalıktır. Ayrıca hastalığın ölümcül olma
riski de bulunmaktadır.

Çocukların özellikle bebekler ilk bir yıl içinde çok hızlı büyümektedirler. Bebeklerin ilk altı Ay içinde günde ortalama 30 gram ve ikinci altı ay içinde ise günde ortalama 20 gram kilo
almaları beklenmektedir. Çocuklar hastalandıkları zaman iştahsızlık ve
halsizlik nedeniyle beslenmeleri bozulmaktadır ve vücutlarındaki
mikroplarla savaşmaktadırlar. Hastalıklar bebeklerin büyüme hızlarının
azalmasına hatta durmasına neden olmaktadır. Bu nedenle sigaranın
hastalıkların sık oluşmasına neden olmasının yanı sıra hastalıklar
nedeniyle büyüme hızlarının azalmasına da neden olmaktadır.

Solunum Sistemi Üzerine Etkisi
Sigara kullanılan ortamlarda büyüyen bebek ve çocuklarda mikrobik
hastalıklar dışında da solunum sistemi hastalıklarına neden olmaktadır.
Yapılan pek çok araştırma göstermektedir ki, sigara içilen ortamlarda
olan çocukların akciğerlerinde hışırtı sesleri oluşması, astım, solunum
güçlüğü gibi sorunlar daha sık olarak görülmektedir.

Anne ve baba beraber sigara kullanıyorlarsa, çocukta bronşit ve Astım
görülme sıklığı artmaktadır. Özellikle çocuğun yaşı küçüldükçe bu
etkinin daha da arttığı bilinmektedir. Astımı olan çocukların çevresel
sigaradan etkilenimleri halinde astım ataklarının daha sık olarak
görülmesine ve daha ciddi seyretmesine neden olur.

Sağlık Kuruluşlarına Başvuru Sayısı
Sigara dumanı bulunan ortamlarda büyüyen çocukların enfeksiyon
hastalıklarına sık olarak yakalanırlar ve daha sık olarak sağlık
kuruluşuna götürülürler. Bu çocukların hastalıkların tanı ve tedavisi
için sağlık kuruluşuna götürülmenin yanı sıra hastanede yatarak tedavi olma sıklığı sigara dumanı olmayan ortamlarda yaşayan çocuklara göre daha fazladır.

Psikososyal Değişimler
Sigara kullanılan ortamlarda büyüyen çocukların sigaraya yaklaşımını,
sigara kullanımına ilişkin tutum ve davranışlarının belirlenmesinde
önemlidir. ailenin yaşam tarzı çocukların yaşam tarzlarının belirlenmesinde önemli rol oynar. Sigara kullanılan ailelerin çocukları daha fazla televizyon seyretmekte, daha fazla kilolu olmakta, daha az fizik egzersiz yapmaktadırlar.

Sonuç olarak, aile sigara kullanan, alkollü
içki içen, sedanter bir yaşam tarzını benimseyen bir aile ise, bu
ailenin çocuklarının da bu yaşam tarzını benimseme olasılığı yüksektir.
Çocukluk döneminde sigara kullanımı 10’lu yaşlardan sonra başlamaktadır.
ailede sigara
ile tanışan çocukların sigara kullanımına da erken yaşlarda
başladıkları bilinmektedir. Aile bireylerinin, yakın akrabaların ya da
özleştirilmek istenilen bireylerin davranışları
çocuğun davranışlarının belirleyici olarak ortaya çıkabilmektedir.
Bebeklik ve Çocukluk Döneminde Çevresel Sigara Dumanından Etkilenimin Azaltılması için Neler Yapılabilir
Bebeklik döneminde ilk etkilenim anne karnında başlamaktadır. Bu nedenle ilk müdahalelerin hamile
kadınlara yönelik yapılması gerekmektedir. Hamilelik döneminde
kesinlikle sigara kullanılmamalıdır. Sigara içilen ortamlarda da
bulunulmamalıdır.

Ülkemizde bazı hamile kadınların sigara sayısını sınırlandırmanın
yeterli olduğuna ilişkin yanlış görüşleri bulunmaktadır. Hamilelik
döneminde içilen her sigaranın bebeğin sağlığı üzerine olumsuz etkisi
bulunmaktadır.

Hamilelik döneminde sigara kullanımının önlenmesi için
Öncelikle anne adaylarının taşıdıkları sorumluluğun bilincinde olmaları,
kesinlikle sigara içmemeleri gerektiğini bilmeleri gerekmektedir. Bu
bilgilendirme ve bilinçlendirmede sağlık personelinin rolü önemlidir.
Hamilelik kontrolleri sırasında sigara kullanımı mutlaka sorulmalı, anne
adayı sigara kullanıyorsa kesinlikle bırakması sağlanmalıdır. Eğer anne
adayı kendisi sigarayı bırakamıyorsa, psikolojik destek vererek ya da almasını sağlayacağı kişilere sevk ederek yardımcı olunmalıdır.

Eğer hamile sigara kullanıyor ise, doğum öncesinde ya da doğum
sırasında herhangi bir sorun ortaya çıkabileceği konusunda duyarlı
olunmalıdır. Erken tanı ve tedavi bebeğin yaşamını kurtarıcı bir
yaklaşımdır. Gebelik sırasında çıkabilecek sağlık sorunlarının erken
tanısına yönelik belirtilerin herkes tarafından bilinmesi gerekir.

Doğumdan sonra bebeğin çevresel sigara dumanından etkilenimin azaltılması için;
Anne, baba ve diğer aile bireylerinin kesinlikle sigara kullanmamaları
sağlanmalıdır. Eğer, anne sigara kullanıyorsa, anneye sigaranın anne
sütüne geçerek bebeğin sağlığını olumsuz olarak etkileyeceği bilgisi
mutlaka verilmelidir.

Anne, baba ve diğer aile bireylerinin sigara kullanmaması için
yardıma gereksinimleri varsa, yardım edilmeli ya da yardım alacağı bir
kuruluşa sevk edilmelidirler. Evde kesinlikle sigara kullanılmasına izin
verilmemelidir.

Bebeğin bulunduğu eve misafir gelen hiç kimsenin sigara kullanmasına
izin verilmemelidir. Evde sigara tablalarından oluşan süs eşyaları yer
almamalıdır. Misafirlere bebeğin sağlık durumu ve çevresel sigara
dumanından etkilenimin oluşturabileceği sağlık sorunları anlatılarak,

sigara kullanılmamasının istenildiği açıkça belirtilmelidir. Bu
ilişkilerde arkadaşlık ilişkisi gözetilmeden, evde sigara
kullanılmamasına yönelik açık bir tutum sergilenmelidir. ev ortamının yanı sıra otomobilde sigara kullanılmasına izin verilmemelidir. Otomobilin hava hacmi küçük olup, sigara dumanından pasif etkilenim çok daha yoğun yaşanılmaktadır.

Çocukların devam ettiği kreş, yuva ve okul ortamlarının sigarasız olması konusunda toplumda duyarlılık oluşturma, toplumu ve eğitim kurumlarında çalışanların eğitimi, Doğru uygulamaları ödüllendirme ve yanlış uygulamalarda cezalandırma gibi pek çok çalışma başlatılabilir.
Okullarda öğretmenlerin sağlıklı
davranışları benimsemeleri çocukları olumlu olarak etkileyecektir.
Sadece aile değil, çocukların örnek olarak alacak bireylerin de sigara
kullanmamalrı gerekmektedir. Bu kişilerin sigara ile ilgili sağlık
konuları ve sigara kullanmalarının pek çok çocuğun sigaraya başlamasına
neden olabileceği anlatılmalıdır. Çocukların örnek alabilecekleri
kişilerin sağlıklı davranışları sergilemeleri istenmelidir.

[b]Alkolün Vücuda Etkileri[/b]






Alkolün Vücuda Etkileri
alkol
alındıktan sonra hızla ince bağırsaktan kana karışır. Kana karışan alkol
miktarına göre, beyinin çalışmasını yavaşlatır. içki içen kişinin
kanına karışan alkol miktarı,

Belirli bir zamanda ne kadar içtiğine,
Vücut ölçülerine, cinsiyetine, vücut yapısına ve metabolizmasına,
Midedeki yiyecek çeşidine ve miktarına göre değişir.
Alkol kana karıştıktan sonra, hiçbir yiyecek ya da içecek onun etkisini azaltmaz. Bazen meyve şekeri, alkolün kandan dışarı atılımını hızlandırabilir ve böylece etkisi daha kısa sürer.

Normal bir yetişkinin metabolizması saatte 8.5 gr. alkolü (bir biranın 3/2′si) sindirip vücuttan atabilir. Ancak, bu rakam kişinin, fizik yapısına, cinsiyetine, Böbreklerinin durumuna ve genetik özelliklerine göre ö nemli değişiklik gösterir.


Etkileri
Alkolün ya da herhangi bir uyuşturucunun etkisi aşağıdaki faktörlere bağlıdır:

Bir seferde alınan miktar
içkinin içilme şekli
içkinin hangi şartlar altında içildiği (yer, kişinin psikolojik durumu, duygusal durumu, yanında başkalarının olup olmaması, herhangi başka bir madde alınıp alınılmadığı (uyuşturucu vb.)

Alkolün etkilerindeki en önemli faktör kana karışan miktardır.
Aşağıdaki tabloda alkolün kana karışma miktarları ve etkileri
gösterilmiştir. Sol tarafta 1 desi litre kana karışan alkol miktarı mililitre Cinsin den verilmiştir.

Kana karışan alkol (ml/dl) Yaptığı Etki
50 ml. (Çakır Keyif) sıcaklık hissi, Yüz kızarması, Algı yavaşlaması, rahatlama
100 ml. (Açık Sarhoşluk) algılama yavaşlaması, kendini dizginleyememe, dikkatini verememe, kontrolsüzlük. Reflekslerin yavaşlaması, kaslara hakim olamama.
150 ml. (Sarhoşluk) Sersemleme hissi, kaslara, hareketlere hakim olamama, konuşmanın bozulması, çift görme, Hafıza ve anlayış kaybı.
250 ml.(Aşırı Sarhoşluk) Ayakta duramama, kusma, sızma.
350 ml.(Koma) Bilinç kaybı, idrar kaçırma, düşük ateş, düşük tansiyon, solunum yavaşlaması, terleme
500 ml. Ölüm ihtimali

Kısa bir süre içinde aşırı alkol almak genellikle “akşamdan kalma” haliyle sonuçlanır. Bu durum 8-12 saat sürebilir. Akşamdan kalma olmanın sebebi, alkol zehirlenmesidir. Aşırı alkol alınması karşısında vücut zayıf düşer. Akşamdan kalma kişiler için Halk
arasında önerilen pek çok şey vardır. Ama bunların hiç biri bu durumu
geçirmekte etkili değildir. Vücut zehirlenmiştir ve bunu düzeltmesi v Akit alacaktır.

Alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin birlikte alınması çok daha
korkunç sonuçlar doğurabilir. Kaza ölümlerin çoğu alkol ve
uyuşturucuların birlikte alınmasıyla ort Aya çıkmaktadır. Alkol uyuşturucuların etkisini çoğaltır. tedavi için alınan ilaçlarla birlikte alkol kullanmak da çok tehlikeli olabilir.

Alkolün uzun süreli etkileri, aylarca veya yıllarca sürekli ve aşırı miktarda alkol tüketimiyle ort aya çıkar. Kronik alkolizmin, fiziksel ve psikolojik olumsuz etkileri çok fazladır, bunların çoğu da öldürücüdür.
Sürekli içki içen kişilerde çoğunlukla, kalp, Böbrek, Karaciğer Hastalıkları veya mide iltihabı, kanaması gibi rahatsızlıklar görülür.
Diğer ölümcül olmayan rahatsızlıklar ise, iştah kaybı, vitamin yetersizliği, enfeksiyon, iktidarsızlık ve sindirimhastalık riski de o kadar artar. bozukluğudur. Alkol tüketimi ne kadar artarsa ölümcül
Alkoliklerde genç
ölüm oranı hiç de azımsanmayacak kadar yüksektir. Alkoliklerin ölüm
sebepleri genellikle, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları, zatürree, kanser, alkol zehirlenmesi, kaza, cinayet ve intihardır. Unutm Ayın asla, güvenli içki miktarı yoktur.


Uyuşturucunun Zararları ve insan Üzerindeki Etkileri Fiziki Etkileri
Beyin ve Merkezi sinir sisteminde
sigaradan

itibaren bütün uyuşturucuların en büyük Zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

Bu sebeple Beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.
Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; Akıl ve sinir HastalıklarıUykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve Hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar. ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı,

sindirim Sisteminde
Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, Kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde
Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara
düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, Karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)…
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

Gözlerde
Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, Göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

solunum Sisteminde
nefes

darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında
Kan ,insan hayatının en ö nemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme
Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen
ölümlerdir. ilk defa olursa HAD, tekerrür ederse “Müzmin Zehirlenme”
adını alır.

Sosyal ve Maddi Etkileri
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular,
insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan
ve çevresinden
kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel
(hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline
getirir. (Hip Kültür)

Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne Toplumsal ahlaka ( namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.
intiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.
iç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu
salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür.
Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın
temeldeki sebebidir. Bunlar.

Ayrıca aids, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.
Bunları
belki sıkılarak okudunuz ama ben hiç sıkılmadım konuyu araştırırken
çünkü ben sizleri seviyorum ama siz kendiniz kendinizi ve etrafınızdaki
seviyorum dediğiniz söylediğiniz halde sevmediklerinizi çünkü sigara
içmek sizin için daha değerli onlara göre değil diyorsanız buyrun hadi
sigara içmemeyi içki içmemeyi uyuşturucu madde kullanmamayı deneyiniz
bakın eğer sevmeyi sevgiyi biliyorsanız başarılı olacaksınız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://gizlihazineler.turkforumpro.com
 

UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ ::  :: -