GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Similar topics
  • » OGUZ HAN AKTAY UYUŞTURUCU MÜFTELASI ALLAH BELASINI VERMİŞ!
  • » Allah (C.C)ın Rızası ve Gazabı
  • » gitarcı kızlara en iyi akorlar:)
  • En son konular
    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Salı Eyl. 30, 2014 1:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Çarş. Eyl. 03, 2014 8:36 am tarafından Battal Ebrail

    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Paz Mart 02, 2014 4:48 am tarafından aydin-28

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Perş. Ara. 19, 2013 4:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    Paz Kas. 24, 2013 3:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 11:54 pm tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 11:46 pm tarafından cansu

    » kaya işaretler
    C.tesi Eyl. 07, 2013 6:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 8:38 pm tarafından yousef

    » mağara için bilgi almak istiyorum
    C.tesi Haz. 22, 2013 3:43 pm tarafından kurt ini

    En iyi yollayıcılar
    CANTAR
     
    magaracı
     
    asel
     
    SİMBAD
     
    aydin-28
     
    novanda
     
    marduktr
     
    styla
     
    MAMİ
     
    hattap
     
    Kimler hatta?
    Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir :: 1 Arama motorları

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Cuma Tem. 02, 2010 5:23 am tarihinde online oldu.
    Paylaş | 
     

     UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    CANTAR




    Mesaj Sayısı: 2284
    Deneyim seviyesi: 5604
    Kayıt tarihi: 26/06/10
    Yaş: 59
    Nerden: İstanbul

    MesajKonu: UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE   Paz Tem. 25, 2010 5:00 pm

    NİÇİN ve NEDEN UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE

    Hala bu tip musibetleri kullanmaya devam ediyorsunuz.?

    Vücudunuza zarar verdiğini bildiğiniz halde daha sabah uykudan kalkar kalkmaz yüzünüzü dahi yıkamadan elinizi sigara paketine atıyor ve onu yakarak içmeye başlıyorsunuz.
    Yada gecenin bir yarısı kalkıp balkonda evin içinde sigara içiyorsunuz ?
    Aslında onu değil kendinizi yakıyor yavaş yavaş kendinizi tüketiyorsunuz ve bu arada dumanı ile külü ile yere attığınız sönmemiş izmaritlerle hem çevrenizdekilere hem de doğaya zarar veriyorsunuz.
    Biliyormusunuz ki sigara içindeki tütün doğadaki haliyle içildiğinde çok kötü kokan iğrenç bir şey sigara firmaları bunun alışkanlık yapabilmesi için içerisine aklınıza gelebilecek ve gelmiyecek bir çok zararlı maddeyi içerisine katkı olarak koymuşlar aromalandırmışlar ve daha fazla kullanılmasını daha fazla sayıda insanları zehirlemek sureti ile ceplerindeki cüzdanlarındaki paralarını alarak onları sağlıkları bozuk ve bağımlı hale getirmişlerdir.
    sigaranın içerisindeki zehirli maddeler bilinenleri saymakla bitmez örnek vermek gerekirse

    Sigaranın içinde neler var gelin birlikte inceleyelim





    Sigaranın içinde Neler Var
    Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, Hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir.
    Genel olarak bilinen maddelerden bir kaçı
    polonyum – 210 (kanserojen)
    Radon (radyosyon)
    Metanol (füzeyakıtı)
    Toluen (tiner)
    Kadmiyum (akü metali)
    Bütan (tüpgaz)
    DDT (böcek öldürücü)
    Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri)
    Aseton (oje sökücü)
    naftalin (güve kovucu)
    Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri)
    Arsenik ( Fare zehiri)
    Amonyak (tuvalet temizleyicisi)
    karbon (eksoz Monoksit gazı)
    Nikotin
    ve 3.885 toksik madde.

    Soru:
    Bazi kimseler sigaranin haram oldugunu söylerken, bazilari da helâl
    oldugunu iddia ediyorlar.
    Kimileri ise ne haram, ne de helâl, sade
    mübahtir, diye kesin konusuyorlar.
    Bu mevzuda sizin bilginiz nedir?





    Bilindigi üzere sigara, Islâm?in ilk asirlarinda mevcut degildi.
    Her
    kötülük gibi sigara da içimize son asirlarda gayr-i müslim ülkelerinden
    sokulan bir bid'at oldu.
    Bu sebeble, sigara hakkinda kesin bir dinî emir bulmak,
    buna göre yine kesin bir dinî hüküm vermek mümkün olmamaktadir.
    Buna
    ragmen sigara için kesin hüküm verenler, sigarayi hakkinda kesin hüküm
    bulunan seylere benzetiyor, benzettikleri o sey hakkindaki hükmü
    sigaraya da tesmil ediyorlar.
    Bu benzetme ise çok farkli sekilde oluyor;
    haram yahut helâl gibi, ihtilâf ve farkli izahlar da buradan meydana
    geliyor.
    Hakikat sudur ki, sigara, hiçbir fayda saglamayan, ama mutlaka
    adamina göre farkli dozlarda zararli olan bir içki maddesidir.
    Bu
    içki maddesi, içenin ne fikrine, ne zihnine, ne de bünye ve cismine bir
    fayda saglamiyor, aksine mutlaka zarar veriyor, mahzuru da kesinlikle
    biliniyor.
    Buna ragmen içilmesi ise umumî belva halini almis olmasindan
    meydana geliyor. Yâni, yakasini kaptirmis olan insanlar bir daha
    kurtulamama gibi bir ibtilâdan dolayi içmeye devam ediyorlar.
    Yoksa
    faydasina inandiklari, yahut zararini görmedikleri için degildir.
    Bunlari göz önüne alarak verecegimiz hükmü söyle ifade ediyoruz: ?
    Sigara, faydasi olmayan, zarari ise kesin bulunan bir içkidir.
    Hakkinda
    hüküm bulunan israfa, zararli seylere benzemektedir.
    Israf ise sevap
    degildir har, zararli seyi kullanmak da tesvik edilmez.
    Öyle ise sigara
    hakkinda su siralamalar caridir:
    Sigara haram sayilmayabilir.
    Çünkü
    haramlik delili yoktur.
    Ancak büsbütün helâl da degildir.
    Zira, helâl
    olan sey asla zarar vermez, mahzur tasimaz.
    Sigara ise bir çok şekilde içene çevresindekilere ve doğaya zarar veriyor,
    mahzur tasiyor.
    Öyle ise sigara mekruhtur.
    Mekruhlugunda süphe
    olmamalidir.
    Bu mekruhluk da içenin durumuna göre degisir.
    Kimine göre
    (tenzihî) mekruh olur, kimine göre (tahrimî] mekruh.
    Maddi imkâni müsait
    olmayan, çoluk çocugun rizkini sigaraya verip onlari sikintiya sokan
    haam olarak bilinir kkinda haram derecesinde mekruhtur.
    Ancak böyle bir sikintiya sebeb
    olmayacak kadar zengin olan hakkinda helâla yakin mekruhtur.
    Sihhatine
    zarari baslayanla sihhati yerinde olan hakkinda da bu iki hüküm caridir:
    Misir Müftüsü Haseneyn Mahluf (Ser-i Fetvalar) adli eserinde sigara
    satisinin haram olmadigini bildirir.
    Ancak, helal bile olsa tayyip
    degildir.
    Bazi kazançlar helâl olmakla kalmaz, helâlin da üstünde bir
    makbuliyet derecesi olan tayyib kazançlar mertebesine yükselir.
    Misvak
    satisi gibi.
    Sigarada misvak gibi insan sagligina hizmet mânâsi yoktur.

    Sünnet olan birseyi satmak gibi bir kudsiyeti de bahismevzu degildir.

    Ancak umumî belva denen çâresizlik gibi bir mânâdan dolayi satisina
    cevaz verilmis olur.
    Tayyib kazanca girmez.



    ler kapatıldıktan sonra, kişinin bir iki kez derin nefes
    alıp vermesi istenir. Kendisini rahatlamış, gevşemiş ve çok sakin
    hissetmesi istenir. Daha sonra, “Canın artık hiç sigara içmek istemiyor.
    Etrafında sigara içenleri görünce onlardan etkilenmiyorsun. sigaradan
    ve sigara dumanından iğreniyorsun. Ağzına sigara aldığında fenalaşma
    hissediyorsun. Miden bulanıyor, nefret ediyor ve içemiyorsun. Sigara
    içmediğin zamanlarda kendini çok daha rahat ve mutlu hissediyorsun
    tarzında telkinlerde bulunur.

    Nikotin bantları: Sigara terk edildikten sonra vücudun ihtiyacı olan nikotin,
    bu bantlarla vücuda verilir, aşırı bağımlı olan kişilerde görülen
    nikotin yoksunluğunu bu bantlar azaltır ve sigaranın bırakılmasını, doza
    bağımlı olmak üzere büyük oranda kolaylaştınr. Nikotin yerine koyma tedavisinde nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılmaktadır.

    Nikotin bantları aracılığıyla, bağımlı kişi hissetmeden kişinin
    kanına nikotin karışmaktadır. Bant 4 tabakadan meydana gelmektedir. En
    altta koruyucu plastik tabaka, sonradan nikotinin
    emdirildiği bir kat, onun üzerinde ilacın düzgün akmasını sağlayan
    delikli koruyucu plaka, en üstte de yapışkan kat vardır. Bantlara deriyi
    nemlendirip gözenekleri açan bir madde konulur. Böylece nikotin çok daha kolay, hızlı ve kontrollü şekilde deriye verilir. cilt nikotini emer ve böylece nikotin az az kana karışır.

    Kana karışma hızı bandın vücutta nereye yapıştırıldığına göre
    farklılık gösterir. Vücudun her bölgesi,aynı hızla banttaki nikotini
    emer. Bandın yapıştırılacağı derinin kılsız olması da nikotinin emilme etkisini artırır. Olayların Yüzde ellisinde görülebilen hafif lokal deri
    reaksiyonları, bandın her defasında deride başka bir bölgeye
    uygulanmasıyla ve farklı markalar denenmesiyle azaltılabilir. Ayrıca
    nikotin bandı kullananların bunu mutlaka doktor
    gözetiminde yapması ve sigara içmemesi gerekiyor. Çünkü bant, kişinin
    içeceği miktardaki sigarada bulunan nikotini vücuda verir. Nikotin
    bağımlılık yaptığından bantları da bağımlılık yapabilir. Bir de kişi,
    bant takılıyken sigara içerse o zaman vücuduna çok büyük zarar vermiş olur. Nikotin bandı 3 Ay süreyle kullanılmalıdır.

    Nikotin sakızı
    Nikotin sakızının içindeki reçineye 2-4 mg nikotin bağlanmıştır. Sakız
    hem ağızı çiğneme. sırasında meşgul eder, hem de nikotin eksikliğini yok
    eder.

    Nikotin sakızı, kişi sigarayı bıraktıktan sonra kullanıma girer.
    Günlük sigara sayısını azaltmak için sigarayla birlikte kullanılması
    yanlıştır. Talimat şöyledir: Sigara aranm aya başlanınca hemen bir parça sakız alınır ve 20-30 dakika

    çiğnenir. Böylece günde en fazla 30 parça (her biri 2 mg’lık) olacak
    şekilde kullanılır. Aşırı bağımlılarda 4 mg’lık sakız tercih edilir.
    Sakız, kanda sigaranın oluşturduğu nikotin seviyesinin yarısını
    sağladığı için sigara kadar hızlı doyum sağlayamaz, bu tedricen olur.
    Normalde bir günde on on beş sakız çiğnenir. Az çiğnendiğinde yeterli nikotin dozu sağla namaz, tedaviaydan fazla kullanılması da fazla bir yarar sağlamaz, üstelik bazı kişilerde nikotin sakızına bağımlılık gelişebilir. kifayetsiz kalır. Tedavi periyodu 3 aydır. Sakızın kısa süre kullanılması tedavinin başarı şansını düşürür, 3
    Nikotin sakızının ağız ve boğazda acı , hıçkırık, salya akması, bulantı, kusma, başağrısı, çarpıntı gibi yan etkileri meydana gelebilir.
    Nikotin sakızı, sigarayı bırakmada az da olsa faydalı olabilmektedir.
    Buna rağmen nikotin içeren sakız ve benzerlerinden uzak durmakta f Ayda
    vardır. Bunların vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve
    kullananı nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları söylenir.
    Aslında aynı nedenlerden ötürü bırakmayı da güçleştirirler. Nikotinli
    maddeler kimyasal bağımlılığın sürmesine neden olurlar, böylelikle psikolojik bağımlılık da uzamış olur.

    Nikotin sakızı kullanımında karşılaşılabilecek en ö nemli
    sorun, bu sakıza karşı bağımlılık gelişmesidir. Yapılan çalışmalar,
    sigara yoksunluk belirtilerinin önlenmesi için nikotin sakızı kullanan
    sigara bağımlılarının yaklaşık yüzde 17-25 kadarında bu kez sakıza karşı
    bağımlılık geliştiğini ortaya koymaktadır.

    Psikoterapi
    Çeşitli biçimlerde ve zamanlarda uygulanabilir. Bireysel ve Grup
    tarzında olabilir. Amaç, kişinin irade ve özgüvenini artırarak,
    alışkanlığa son verecek güç ve cesarete kavuşmasını sağlamaktır.

    ilaçlar
    Sigarayı bırakma hapları, kişide nikotin eksikliğinden dolayı ortaya
    çıkan belirtileri ortadan kaldırdığı gibi, aynı zamanda sigara içen bir
    kişinin sigaradan tiksinmesini de yardımcı olur. Hap, beyinde
    salgılattığı hormonlarla kişinin sigaradan yavaş yavaş kopmasına zemin
    hazırlar.
    Bu haplara, sigarayı bıraktıktan sonra 3-7 ay daha hekim denetiminde devam edilmelidir.

    Bu tür hapların bazı yan etkileri olsa da sigaranın ölçülecek zararları yanında göze almaya değerdir.
    Her sene, sigara içen 1.3 milyon kişi sigarayı başarıyla bırakmaktadır. Siz de bu gruba dahil olabiliriz.
    [b]Sigaranın Vücuda Zararları Nelerdir[/b]






    Sigaranın Vücuda Zararları Nelerdir
    Genel olarak bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku yayılır. Cildiniz bozulacağından cilt karalığı ve yaşlı gösterme belirtileri başlar. Dişleriniz kirli ve pis görünümlü olmakla beraber, dişeti Hastalıkları baş gösterecektir.
    Ağız ve yutakta tat alma eksikliği başlar ve kanser riski artar. gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma, ses tellerinin zarar göstermesinden başka kansere yakalanma ihtimali fazlalaşır. kalp ve damarların görmüş olduğu zarar ve tahribattan dol ayı Kalp krizi damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi gibi sakıncalar ort Aya çıkar.
    Beyinde felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer) görülür. Her nefeste 50bin hücrenin ölümüne sebep olur. Gözlerde Katarakt ve ileri yaşta körlük meydana gelir. Burunda koku alma duygusu azalır. Akciğerlerde kansere yakalanma, bronşit ve amfizem gibi rahatsızlıklar meydana gelir.
    Mide ve yemek borusunda karama, ülser ve kanser oluşumunu fazlalaşır. pankreas kanseri riski artar. rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, Sakat ve eksik doğum, erken menopoz, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur.

    Testisler ve cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma, döllenme yetersizliği, kalıtımsal bozukluklar meydana gelir. idrar kesesinde mesane kanseri meydana gelir. Ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda, zayıflama görülür.
    Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir. Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklar oluşur. Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşur.
    Vücutta, yorgunluk, Uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur. Anne ve baba mirası olarak; sigara
    içen babaların, çocuklarında kanseri önleyen gençliği yok olmaktadır.
    Hamileliğinde sigara içen hanımların bebekleri %10-15 eksik kilolu
    doğdukları gibi zeka eksiklikleri de görülür.

    Tütün ve Sağlık
    Sigara tütününün içinde bulunan madde türleri şöyledir:

    Kansere yol açan maddeler
    Kanseri ilerletenler
    zehirli

    maddeler
    Uyarıcılar, zevk vericiler
    Aromatik maddeler
    1961 yılında ünlü bir sigara firmasının yaptırdığı araştırm aya göre, sigara dumanı sağlık için çok zararlıdır ve içinde öldürücü zehirler barındırmaktadır.

    RJ Reynolds firmasından alan Rodgman’ın yaptığı 1962 yılına ait “Sigara ve Sağlık Problemlerinin Değerlendirilmesi isimli rapora göre:
    Sigaranın içinde kötü huylu tümör oluşumuna yol açan kimyasal maddeler bulunmaktadır. Zararlı maddelerin etkisi istatistiksel olarak da kanıtlanmıştır, bu maddelerin Zararı belli bir derecede uygun bir filtre kullanılmasıyla azaltılabilir.”
    1963 yılında yapılan bir araştırmaya göre
    “Köpekler üzerinde yapılan deneylerde, sigara dumanına maruz bırakılan köpeklerin ciddi hastalıklara özellikle de bronşite yakalandığı görüldü. Bu hastalıklar kanser dönüşümü gösterdi.

    Köpek akciğerinde kanser oluşumuna sebep olan sigara, insan akciğerinde de kanser oluşumuna yol açacaktır.”
    Araştırmanın sonuçları sigaranın insan akciğerinde kanser oluşumuna
    yol açtığını kanıtlasa da, sigaralardaki bu riski azaltma yolu konusunda
    bir bilgi yoktur.”

    3 nisan 1970 tarihli Amerikan Şirketinin raporuna göre:
    Sigara dumanı biyolojik olarak aktiftir.
    Nikotin

    kuvvetli bir farmakolojik bir maddedir. Tüm doktorlar ve kimyagerler bunu bilmekteler. Bu bir sır değil.
    Sigara dumanı yoğunlaştırılarak Farerelerin sırtına zerk edildi ve hepsinde tümör oluştu.
    Sitokrom oksidasyonun güçlü bir katalizörü olan Hidrojen siyanid metabolizmanın enerjisi ve hücreler için çok zararlı bir enzim üretilmesine neden olur.
    Sigaranın içinde bulunan nitrosaminlerde çok güçlü kansorejen maddelerdir.
    Sigara dumanında ö nemli bir miktarda uçucu olmayan nitrosaminler mevcuttur.
    Akrolein göze çok zararlı bir maddedir ve hücre zehirlenmesine yol açmaktadır.
    Sigara dumanında çok önemli bir miktarda bulunmaktadır.
    Sigara dumanında Polonium-210 madde si de mevcuttur.
    Sigaranın yakıldığı anda çıkan dumanın biyolojik faaliyetleri hakkında çok az bilgi bulunmaktadır.
    Birkaç yıldır sigaraya eklenmeye başlanan yeni katkı maddelerinin biyolojik aktivasyonu hakkında bilgi çok azdır.

    [b]sigarayı bırakma yöntemleri[/b]






    sigar ayı bırakma yöntemleri
    sigarayı bırakmak sanıldığı kadar zor değil. Uygulanan çeşitli yöntemler sayesinde bir hafta ile üç Ay arasında sigaradan kurtulmak mümkün
    Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Esin Maraşlıoğlu, Şafak Sezer, Cefi Kamhi, Orhan Gencebay, ibrahim Tatlıses, Lale Mansur, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Hollywood yıldızları Sean Penn, Cameron Diazve Sharon Stone… Bu isimlerin ortak noktası 'eski' bir sigara tiryakisi olmaları… Gençler arasında kullanımı hızla artan sigaranın, ilerleyen yaşlarda ciddi sağlık
    sorunlarına neden olduğunu artık bilmeyen yok. Ama başlamak ne kadar
    kolaysa, bırakmak da o kadar zor sanılıyor. Oysa birbiri ardına çıkan
    yeni yöntemlerle sigarayı bırakmak isteyenler bir haftadan üç Aya kadar mutlu sona kavuşabiliyor. Cerrahpaşa tıp Fakültesi Hastanesi Sigara Bırakma Merkezi'nden Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, bu yöntemlerle ilgili bilgi verdi:
    Nikotin replasmanı (yerine koyma)
    Sakız, bant, sprey, Elektronik sigara (ruyan) şekillerinde uygulanabiliyor. tedavi 3 ay sürüyor. Nikotin bandı kullanılan sigara miktarına göre ayarlanıyor. Kolun kılsız bölgesinde her gün değiştirilerek kullanılıyor. Başarı oranı Yüzde
    40-45. Yüksek dozdan başlayarak, haftalık dozlar azaltılarak
    tamamlanıyor. Kişi günde 15'ten fazla sigara içiyorsa en yüksek, 15'ten
    az içiyorsa düşük doz kullanıyor.


    elektronik sigara (ruyan)
    El ve dudak alışkanlığı olanlarda yararlı. Bir türlü bırakamayanlar için geliştirilen elektronik sigara, yine normalduman ve aroma içeriyor. Toplam 4 aylık tedaviye 16 mg.'lık kartuştan başlanıyor. Zamanla dozaj azaltılıyor. Başarı oranı yüzde 80.
    sigara gibi nikotin ve bunun yanı sıra

    Bupropion (ZYBAN
    üç gün, günde bir ilaç
    alınması ile tedavi başlıyor. 4. günden sonra sabah ve akşam olmak
    üzere ilaç günde iki kez alınıyor. 2 ay kullanılması öneriliyor. Kişi,
    tedavinin ilk 10 günü sigara içebiliyor. 10. günden sonra sigara
    bırakılıyor ama ilaç kullanılm aya devam ediliyor. Beyinde nikotin reseptörlerini doyuran ilaç, bıraktıktan sonraki dönemde kişide nikotin alıyormuş etkisi veriyor. Bazı kişilerde Uykusuzluk ve alerjik yakınmalara yol açıyor. Tedavi 28-60 gün arasında yapılıyor. Başarı oranı yüzde 40.

    Sakız
    Sakızda doz ayarlamak mümkün değil. Kişi 2 mg'lık sakızlardan gün içinde
    8-10 defa çiğniyor. Ağzında emerek nikotini alıyor. Bu 5-10 dakika
    sürüyor. Konsantrasyon kaybı ve terleme gibi yan etkiler
    gözlenebiliyor. 4-8 hafta süren tedavinin başarı oranı yüzde 15-25
    arasında. Normal ihtiyaç halinde bantlara ek olarak ya da yoksunluk Sendromu ortaya çıktığında da kullanılabiliyor.

    Akupunktur
    Sigara içenlerde serotonin-endorfin s algılama işini sigara üstlendiğinden vücut, otonomisini kaybeder. Akupunktur ile tedavi,
    kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan
    kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç
    zorlanmadan başarır; çünkü akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya
    gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve beyin
    eski otonomisini kazanır. Ancak sigara bırakma yöntemleri arasında
    yararlı olduğuna dair bilimsel çalışma yok.

    Hipnoz
    Transa geçen tiryakilere Uyku halinde çeşitli telkinlerde bulunulup öneriler yapılıyor. Olumlu ve olumsuz fotoğraflar gösterilip psikolojik yönden sigaranın zararları konusunda beyne veriler işlenmeye çalışılıyor. örneğin, 'sigara insanı gevşetip, rahatlatır' düşüncesi yerine 'sigara hastalık ve rahatsızlık demektir' fikri aşılanıyor.

    Biorezonans
    Biofiziksel olarak sigara içimi engelleniyor. Tedavi öncesinde cep telefonu gibi elektromanyetik etkenlerden Vücut
    arındırılıyor. BİCOM cihazının giriş kupasına içilen sigara ve tükürük
    içeren bir mendil yerleştiriliyor. Bu tükürük örneğinden ve sigaradan
    cihaz Frekans
    kodunu okuyor. Ellere ve başa kablolu elektrotlar bağlanıyor. Cihaz,
    giriş kupasından okuduğu frekans kodunu ters çevrilmiş olarak, bu
    elektrotlar sayesinde uygulanan kişinin bedenine iade ediyor.
    Dolayısıyla frekans (titreşim) ters frekansla karşılandığı için
    sıfırlanıyor. Tedavi sonrası, tıpkı sigara içmeyen kişilerde olduğu
    gibi, sigara artık yabancı bir madde olarak algılanıyor. 45 dakikalık seansta çoğu kişi sigarayı bırakıyor. Yöntem hamile kadınlar ya da kalp pili kullananlara önerilmiyor.

    Yardımsız Bırakanlar
    Yardım almadan sigarayı bırakan ünlü isimlerden Orhan Gencebay, 16 yıllık
    tiryakilik döneminin ardından kalp ritmi bozulunca sigaraya veda etmiş.
    1981 yılına kadar günde 1.5 paket sigara içen Gencebay, sigarayı
    bıraktıktan sonra bir daha hiç başlamamış. Halkla İlişkiler Uzmanı Betül
    mardin, sigara içmeye 20 yaşında başlamış. İki kez sigarayı bırakmış; fakat iradesine yenilip tekrar başlamış. 1991 yılında Viyana opera
    Balosu'nun açılış konuşmasını yaparken sesinin kısılması üzerine, bir
    daha başlamamak üzere sigarayı bırakmış. Oyuncu Müjde Ar, sigarayı 1984
    yılında bırakmış. önce akupunktur tedavisini deneyen, ancak başarılı
    olamayan Ar, ABD'ye gittiğinde Amerikalılar'ın sigarayı içmeyip,
    gelişmekte olan ülkelere sattığını anlamış. Bu geziden sonra da sigarayı
    bırakmış. 30 yıl boyunca günde 4 paket sigara içen karikatürist HasletSoyöz ise bundan 3 yıl önce hepatit B aşısı olunca sigarayı bırakmış. Soyöz şimdilerde, 30 yıl sigara içtiği için kendisinden utanıyor.

    Nikotin bağımlılığınızı ölçün (Fagerström Tolerans Testi)
    İlk sigaranızı sabah kalktıktan ne kadar sonra içersiniz?
    30 dak. sonra b. 30 dak. içinde (b cevabı için 1 puan veriniz)

    Yasaklanan yerlerde ( hastane, kütüphane, tiyatro vs.) sigara içiyor musunuz? a. evet b. hayır (a için 1 puan veriniz)
    Hangi sigara sizin için daha zevkli ve tatmin edici?
    sabahleyin içilen ilk sigara hariç diğerleri b. sabah içilen ilk sigara (b için 1 puan veriniz)

    Günde kaç sigara içiyorsunuz?
    1-15 b.16-25 c. 26 veya fazla (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

    Sabahları günün diğer yarısından daha fazla mı sigara içiyorsunuz?
    evet b. hayır (a için 1 puan)

    çok hasta olduğunuzda sigara içer misiniz?
    evet b.hayır (a için 1 puan)

    Kullandığınız sigaranın nikotin seviyesi nedir?
    düşük b. orta c. yüksek (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

    sigaranızdan ne sıklıkla nefes çekersiniz?
    hiç çekmem b. bazen c. sürekli (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)

    Nikotin bağımlılığının değerlendirilmesinde CO ölçümü, nikotin ve yıkım ürünü olan nikotinin ölçümleri yanında bugün en çok kullanılan yöntem Fagerström yazılı
    testidir. Bu test ile uzman bir tiryakinin nikotin bağımlısı olup
    olmadığını anlar ve etkili bir sigara bıraktırma programı konusunda plan
    yapar. Testte 8 soru bulunmakta. Maksimum skor 11 olup, 7 veya daha
    fazla bir skor yüksek nikotin bağımlılığının bir göstergesidir. Bu
    kimselerde fazladan desteğe ve nikotin replasman tedavisine ihtiyaç
    vardır.

    Bırakmak için zihinsel hazırlık aşamaları
    Sigarayı bırakmada en ö nemli
    nokta sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmenizdir. Eğer bir yanınız
    sigarayı bırakmak isterken bir yanınız 'bu işten keyif alıyorum ne
    olacak canım, arada tek-tük sigara içeyim' derse, içmek isteyen
    tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek-tük değil, eskiden
    içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz. Bu kez gerçekten
    kararlıysanız aşağıdaki aşamaları uygulayın:

    Başarı formülü 1.basamak: Sonuçları bilmek 2.basamak: Eyleme geçmek
    3.basamak: Başarı ya da başarısızlığı mümkün olan çabuklukta
    gözlemleyebilmek 4.basamak: Şayet hedefe ulaşamadıysanız, istediğinizi elde edinceye kadar davranışlarınızı değiştirebilme esnekliğine sahip olabilmek

    Başarıya götürecek temel özellikler
    1- Hırs 2- İnanç 3- Strateji 4- Değerlerin açıklığı 5- enerji

    Yakınlarınızı işin içine katın
    Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin.

    Eşiniz veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.
    Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin.
    Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın
    Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için öbürünün boşalmasını bekleyin.

    Evde ve işyerinizde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.
    Markaları değiştirin
    İçimini kötü bulduğunuz bir sigaraya geçiş yapın.

    Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve
    nikotini düşük bir sigara markasına geçin. Ancak bunlarla miktarı
    arttırm ayın, daha derin nefes almayın.

    İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın:
    Sigaranın yarısını için.

    Her gün ilk sigaranızı birer saat erteleyin.
    Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın.
    Ekstra sigara için kendinizi cezalandırın.
    Gerçekten çok istediğiniz bir sigarayı için.
    Alışkanlığınız yüzünden sigarayı yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın[b]Hipnozla Sigara Bırakma[/b]






    hipnozla sigara Bırakma
    Sigara bağımlılığı, Bilinç altına yerleşmiş ve bu nedenle otomatikleşmiş güçlü bir bağımlılıktır.Sıkça tekrarlanan(yaklaşık 21 kez) her Düşünce veya davranış bilinçaltına geçerek kaydedilir ve alışkanlık halini alır. hipnoz gerçekten de sigar ayı bırakmak için en etkili yöntemdir.
    Çünkü hipnozla bilinçaltına ulaşılarak sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltından silinir.Sigara bilinçaltı tarafından bir arkadaş, bir dost, sosyalleşme aracı, keyif verici bir madde olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur.Yaklaşık 3-5 seans hipnoza giren tiryakilerin çoğu, sıkılmadan, bunalmadan, sinirlenmeden sigarayı bırakmaktadırlar.
    Üstelik hipnotik telkinler sayesinde, kilo
    almaları da önlenmektedir. TÜBiTAK ın yaptığı bir araştırma sonucuna
    göre, hipnoz dünyadaki en etkili sigara bırakma yöntemi olarak
    tanımlanmaktadır. Bizim hipnoterapi çalışmamızda, sigarayı bırakmak isteyenlere 3-5 seans hipnoz ile sigarayı bırakmalarında yardımcı olunmaktadır.

    Sigara içmek bir tören gibidir . Hiç farkında olmadan birçok şey size
    sigarayı hatırlatır ve otomatik olarak sigarayı yakarsınız.
    Sıkıldığınızda,üzüldüğünüzde,yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken,
    çay kahve içerken, araba sürerken vs… Hipnoz bu alışkanlıkları kırmanın ,bu otomatik pilotu devreden çı Karmanın en etkili yoludur.
    Hipnozla Sigarayı Bırakma Neden Etkili?

    Sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltındaDIR. bilinç altını
    iKNA ETMEDEN kullanılan tüm sigarayı bırakma yöntemleri başarısızdır.
    Hipnoz en güçlü bilinçaltına ulaşma yöntemidir. Sigara bilinçaltı
    tarafından bir arkadaş, bir koruyucu, çevre ile ilişki kurma aracı, keyif verici bir nesne olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur.

    Ayrıca otomatik davranışların yönetimi bilinçaltındadır
    Sigara içmek Hipnozdur
    Otomatik pilot gibi idare eder bizi bilinçaltımız. Bir törendir sigara
    içmek. Hiç farkında olmadan tetikleyen her etkende sigarayı yakarsınız.
    Yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken, çay kahve içerken,
    molalarda, araba sürerken, sıkılınca vs.. Hipnoz bu alışkanlıkları
    kırmanın en etkili yoludur.

    Sigara tütününde çok küçük şeker molekülleri vardır
    Sigar Aya bağımlı olan bu şekere de bağımlıdır. Klasik yollarla, irade gücüyle sigarayı bırakm aya
    çalışan kişilerde bu şeker arayışı aşırı yemeye ve sigarayı bıraktıktan
    sonra kilo alınmasına neden olur. Halbuki hipnoz aynı zamanda bu şeker
    alışkanlığını da ortadan kaldırır ve sonradan kilo alınmaz.

    Hipnoz sigaranın oluşturduğu alışkanlık yaratan davranışlarınızı değiştirir
    Hipnoz sigaranın oluşturduğu alışkanlık yaratan davranışlarınızı değiştirecek, yerine yeni sağlıklı davranış biçimleri koyacaktır. Örneğin canınız her sigara çektiğinde derin bir nefes
    almanız o anda sigara arzunuzu yok edecektir. Ya da daha elinize
    sigarayı aldığınız anda o sigaranın elinizde olduğunu fark edecek ve
    sigara içmekten vazgeçeceksiniz. Bu kadar basit..

    Ama, eğer öyle sigaraya karşı nefret duymuyorsanız, sadece sağlık
    nedenleri, sosyal nedenler vs gibi toplumda ikinci sınıf vatandaş
    muamelesi görmekten uzaklaşmak istiyorsanız, ya da çok uzun yıllardır
    sigara içiyorsanız, ya da çok uğraşmanıza rağmen bir türlü
    bırakamamışsanız o zaman hipnoterapi ile biraz daha uzun zaman har cama
    mız gerekecek ama sonunda yine bırakacaksınız. Burada öncelikle sigara
    içmenize neden olan duygusal etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir.
    Çok derinde, nedenini bilmediğiniz olumsuz duyguları bastırmak amacıyla
    sürekli sigaraya davranan bir kişiyseniz bu temizliği yapmak özellikle
    önemli. Bu nedenle 5-PATH seanslarının tam olarak uygulanması gerekir.
    Ayrıca parts tedavisiyle sigarayı bırakmanızı engelleyen bilinçaltı
    nedenler açığa çıkarılır ve o nedenlerin yerine daha sağlıklı ve makul
    nedenler bulunup değiştirilir.

    Hipnoz sigaraya duygusal bağlantıyı ortadan kaldırır
    Duygusal sorunlar temizlendikten sonra kişi kendini zaten son derece
    huzurlu ve rahat hissedecektir. Kendiliğinden sigaraya olan bağımlılık
    azalmaya başlayacak ama alışkanlık yapan özelliği kalacaktır. Bu
    alışkanlık kısmı da direk telkin seansları, self hipnozun
    kullanılması, EFT tekniklerinin kullanılması ile çözüme kavuşur. Eğer
    fazla duygusal bağlantı yok ama sigaraya karşı olumlu bir bakış varsa o
    zaman kısa süreli EFT teknikleri ile sigaraya karşı olan bu olumlu
    bakışlar değiştirilir. 10-15 dakikalık bu çalışmadan sonra yine direk
    telkin seansları ile sigarayı bırakmak mümkün olur. EFT ve hipnoz bir
    arada çok kısa süre içinde mucizeler yaratmaktadır. Tek yapmanız gereken
    bırakmak istemek.. Gerisi kolay.. Bu yöntemlerle tek kaybedeceğiniz şey
    sigara.

    Hipnoz, sigaranın hipnozunu bozar
    Sigaranın gerekli olduğuna dair güçlü bir bilinçaltı program
    işlemektedir. Sigarayı bırakınca ne olur? Daha fazla yemeye başlarlar..
    Ya da daha sinirli, aksi ve geçinilmesi zor kişiler haline dönerler.
    Bazıları sürekli bir şeyler yapma arzusunu kazanırlar, ama çoğu zaman
    boş boş işlerle meşgul olurlar.

    Tüm bu göstergeler orada, bilinç altında sigara içmeyi sağlayan enerjinin boşta kaldığını gösterir. Sigara gitmiştir ama enerji
    oradadır. Ama bu sıkışmış bir enerjidir ve sızmak için başka kanallar
    arar. Bu kanallar hiç de iyileştirici kanallar değildir. Aslında
    insanların sigara içen bir kişi olmak için kendilerini hipnoz ederler.
    Şimdi bir kamp ateşi etrafında toplanmış insanları düşünün o yanan
    odunların dumanlarını zevk alarak içine çeken bir insan gördünüz mü? Tabiki hayır. Yüzlerine o ateş çarpınca ne yaparlar? Geriye çekilirler.. neden? Çünkü gözleri yanar. Başka boğazları yanar, öksürürler..

    Şimdi ilk sigarasını içen bir insanın
    nasıl tepki gösterdiğini bir düşünün. Öksürürler, gözleri sulanır,
    kızarır, boğazları yanar, mideleri bulanır, başları döner. Yani
    bedenleri onlara ne söylemek istiyordur?

    içme.. evet.. ama onlar artık öksürmeyinceye, boğazları yanmayıncaya
    kadar içmeye devam ederler.. çünkü bu işlemi tekrar tekrar yapmak için
    kendilerini hipnoz ederler. Neden? Çünkü çoğu kişi sigaraya toplumda
    kendilerini kabul edilebilir bir kişi gibi göstermek için başlar. Anne
    baba tarafından, arkadaşlar tarafından, iş arkadaşları tarafından, askerlik
    gibi mesleklerde daha sert görünmek için vs. Şimdi bilinçaltı
    vazgeçmeyi denese de, kişi kendini kabul ettirmeye koşullandığı için bu
    arzu bedenin gönderdiği itirazlardan daha güçlü pozisyona geçer. Bu
    arzuyu tatmin etmek daha önelmiş olduğundan BA öksürmeye, yanmaya karşı
    kendini hipnotize eder.

    Sigara geçmişteki güzel bir olayla bağlantılı olabilir
    Böyle bir öykü vardı. Annesi oğluna 12 yaşındayken bir tane sigara
    verir. Mutfakta beraber içerler. Annesi ilk kez oğlana bağırmaz, kötü
    sözler söylemez. Şimdi bu kişini annesi ile olan bu ilişkilerini
    bilinçaltında gerçek yerine oturtmadan sigaraları almanın hiçbir yararı
    yoktur ve zaten başarmazsınız. Anneyle kurulan güçlü bilinçaltı çok daha
    güçlüdür.

    Hastalarımdan biri de sigarayı bıraktığım zaman şu sol kaşımın üzeri
    sızlamasa başka bir şey beni engellemez. O sızlamaya dayanamıyorum dedi.
    ( geçmişte sol kaşınla ilgili ne oldu?)
    (haa hatırladım. Orada büyük bir çıban çıkmıştı. Babam ameliyata
    götürdü. Narkoz verdiler, çıbanı yardılar. Uyanınca orası dayanılmaz
    ağrıyordu. Sonra beni yatırmadılar eve götürdüler. Ama o zaman arabamız
    yoktu benim de yürüyecek halim yoktu babam beni kucağında eve taşıdı.)
    (daha önce baban seni hiç kucağında evine taşımış mıydı?)
    (hayır, hatırladığım tek yakınlaşma budur.)
    (baban sigara içer miydi?)
    (hem de nasıl eve gidene kadar babamın sigara kokusunu hissettim ama hiçte kötü kokmamıştı o zamanlar.)
    hastam yaşamında ilk kez babasının sevgisini hissediyor. Çok hoş bir
    duygu.. emniyette ve güvende hissettiği çok güçlü bir an bilinçaltı
    hemen k Ayda alıyor. Ama kayıtta neler var? Sigara koku su ve sol kaşın üzerindeki sızı. Sigara kokusu emniyet ve güveni
    temsil ettiriyor. Sigarasız kaldığı zaman tekrar onu aratmak için de
    sol kaşın üzerindeki sızıyı kullanıyor.. o sızı o güzel anı yaşaması
    için bir uyarı.

    Hipnozla sigarayı bırakmak isteyenlerin, üç seanslık paket programla
    başlamaları, ihtiyaç duyulması halinde tek seanslarla devam etmeleri
    probleme kalıcı çözüm sağlama açısından uygundur.

     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://gizlihazineler.turkforumpro.com
    CANTAR




    Mesaj Sayısı: 2284
    Deneyim seviyesi: 5604
    Kayıt tarihi: 26/06/10
    Yaş: 59
    Nerden: İstanbul

    MesajKonu: UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE   Paz Tem. 25, 2010 5:00 pm

    [b]Sigara Kan Dolaşımını Nasıl Etkiler[/b]






    sigara kan Dolaşımını Nasıl Etkiler
    Sigara içen erkeklerde ayaklarda kan dolaşımı bozukluğunun daha kolay olduğu Doğru mudur
    Özel bir hastalık vardır ki, buna erkekler kadın­lardan daha kolay yakalanır: Bürger hastalığı ya da tromboangiitis obliterans. Özellikle bacak ve ayaklar­daki arter ve venlerde, yani atar ve toplardamarlar­da yavaş yavaş tıkanma yapan bir hastalık.
    hastalık, en çok, otuz yaşlarındaki genç erkekler­de belirir. Kadınlarda az görülür.Her ikisinde de, si­gara, en önde gelen nedendir.
     

    Başlangıç yavaş yavaş olup, sonradan arterler o kadar daralır ki,
    ayaklara yeterince kan gitmez olur. Ayaklarda şişlik, flebit nöbetleri,
    yani venlerin ilti­haplanması ve birkaç adım yürüyünce bacak kasla­rında
    spazm olabilir.

    Bu hastalığın başka bir ilginç yanı da, genellikle Rus ya da Polonya
    asıllı kimselerde görülmesidir. Bu hastalık, bu insanların hepsinde.
    değil, ancak sigara­ya ileri derecede duyarlı olanlarında ort Aya çıkar. Birçok tedavisi olmakla birlikte en ö nemli olan teda­vi, sigaranın kökünden bırakılmasıdır.

    Sigara kan dolaşımını etkilediğine göre, acaba kanın kendisini de etkiler mi
    Bir incelemeye göre, çok sigara içenlerin kanı, vücudun tüm organ ve dokularına Oksijen taşıma gücünü ileri derecede yitirmektedir. kan da­marlarını Sigara daraltır, dolaşımın sağlıklı olmasını aksatır.
    Sigara ve Ağız Sağlığı




    sigara ve ağız Sağlığı
    Sigara ve Tütün kullanımı ağız için oldukça zararlıdır. Bu zararları şöyle sıralayabiliriz:
    Dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu-kahverengi lekeler birikir.
    Damakta kırmızı renkli iltihabi oluşumlar gözlenir
    Dişeti hastalığına yatkınlık
    Kötü ağız kokusu
    Siyah kıllı dil görüntüsü
    ağızda doku bozuklukları (oral lezyonlar)
    Dişeti çekilmesi
    Ağız kanseri
    tütünün en büyük zararlarından birisi ağız kanseridir. Genelde ağız kanserlerinin %75′inde sigara ve alkolayı bırakırsa ağız kanseri riski hemen ve ö nemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra ağız kanseri olma riski, hiç sigara içmeyeninkine denk olur.
    Ağız kanserinin tespiti
    ağızda ve boyunda ağrısız, alışılmadık şişlik, yumru ve şişlik oluşumu
    ağız içinde yer yer kırmızı ve beyaz alanlar
    Ağız veya boğazdan gelen tekrar eden kanamalar
    çiğneme- yutkunma zorluğu
    Düzenli olarak diş kontrollerini yaptırmanız erken tanıda önemlidir. anormal
    bir doku değişikliği varsa biopsi alınarak teşhise yollanır. Eğer ağız
    içinde anormal bir doku değişikliği varsa hemen hekiminize
    başvurmalısınız.


    alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Kişi sigar
    Ağız kanserini nasıl tespit edersiniz
    Şu durumlarda yüksek risk altındasınız demektir
    sigara ve tütün kullanımı
    aşırı alkol tüketimi
    sürekli Güneş ışığına maruz kalma
    dudak

    ısırma, yanak çiğneme alışkanlığı
    kötü yapılmış protezler

    Bazı erken işaretler
    yüz, b Oyun ve ağızda 2 hafta içinde iyileşmeyen ağrılar, uyuşuk alanlar
    dudak,

    dişeti veya diğer ağız bölgelerinde oluşan şişlik, yumru veya kabarcıklar
    beyaz, kırmızı veya koyu renkli alanların oluşması
    ağız içinde tekrar eden kanamalar

    7 Adımda Kanser Testi
    Baş boyun
    aynada başınıza ve boynunuza bakın. Yüzün solu ve sağı aynı şekle sahip
    olmalıdır. Yüzünüzün sadece bir tarafında oluşan kabarcık ya da yumru
    oluşup oluşmadığını kontrol edin.

    Yüz
    cildinizi kontrol edin. renk, şekil değişikliği, yeni ben oluşumu ya da ağrılı alanlar var mı?

    Boyun
    yan ve ön kenarları parmakla kontrol edin. Hassas bir alan hissediyor musunuz?

    Dudak
    alt dudağınızı dışarı- aşağı çıkardığınızda herhangi bir renk değişikliği ya da ağrılı bir alan fark ediyor musunuz? Alt dudağınızı parmağınızla yokl ayın, tekrar kontrol edin. aynı işlemi üst dudak için de tekrarlayın.

    Yanak
    yanakların iç kısmında beyaz, kırmızı, koyu renkli lekeler var mı?
    işaret ve baş parmağınızla yoklayarak şişlik veya ağrılı bir alan olup
    olmadığını kontrol edebilirsiniz.

    Damak
    damağınızı görmeye çalışın. Şişlik, hassasiyet, renk değişikliği var mı?

    Dil
    dilinizi dışarı çıkarıp renk ve yüzey yapısını kontrol edin. Sağına, soluna, üstüne ve altına bakın.
    [b]Sigara Ve Göz Sağlığı[/b]






    sigara ve Göz Sağlığı
    ingiltere de bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar, sigara içenlerin kör olma ihtimalinin içmeyenlere göre üç kat daha fazla olduğunu ort Aya koydu.
    Sigara içenlerde, yaşlılıkla bağlantılı olarak ort aya
    çıkan maküler dejenerasyon adlı rahatsızlığın görülme oranının yüksek
    olduğuna dikkati çeken bilim adamları, hastalığın sürekli ve tedavisi
    imkansız şekilde körlük yarattığını hatırlattı. Araştırmacılar,
    ingiltere de halkın büyük bölümünün söz konu su tehlikeden haberdar olmadığını da belirtirken, hükümetten sigara karşıtı kampanyalarda bu unsurun da kullanılmasını istedi.

    Kampanyalarda kullanılan afiş
    ve broşürlerde bu konudaki bilgilerin de yer almasını isteyen bilim
    adamları, aksi takdirde maküler dejenerasyon nedeniyle körlük
    vakalarındaki artışın süreceğine işaret etti.

    Araştırm ayı
    yürüten Manchester Üniversitesi ve Bolton Hastanesi bilim adamları,
    ingiltere de görülen her beş maküler dejenerasyon vakasından birinin sigaradan kaynaklandığını bildirdi.

    [b]Sigara ve böbrek[/b]






    sigara ve böbrek
    Sigaranın insan
    sağlığına ne derece zararlı olduğu iyi bilinen bir konudur. Sigaranın
    karsinojenik özelliklerine ek olarak, ön planda kardiyovasküler Sistem ve solunum sistemi üzerine zararlı etkileri vardır. Bu sistemler üzerine olan olumsuz etkileri sonucunda kalp ve damar hastalıklarına, kronik obstrüktif Akciğer
    hastalıklarına ve akciğer karsinomlarına yol açabileceği
    gösterilmiştir. Sigaranın üriner sistem üzerine de .karsinojenik
    etkileri vardır. Sigaranın Böbrek, böbrek
    pelvisi, üreter ve mesane karsinomu gelişmesini kolaylaştırıcı etkisi
    uzun yıllardan beri bilinmektedir. Bunların dışında, son yıllarda,
    sigaranın Böbrek
    fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu ve böbrek hastalarında
    böbrek yetersizliği gelişmesini hızlandırabileceği anlaşılmıştır.

    Sigaranın Böbrek Üzerine Olan Etkileri
    Sigara içilmesi, normal kişilerde bile böbrek üzerinde akut ve kronik değişikliklerin oluşmasına yol açar. Sigara, sempatik sinir sistemini aktive ederek kan basıncında artışa ve taşikardiye neden olur. Bunun sonucunda Koroner dolaşım gibi belirli bölgelerde vazokonstriksiyon oluşabilir. Ritz ve ark. tarafından yapılan bir çalışm Ayaplazma adrenalin konsantrasyonunu, kan basıncını ve nabız dakika sayısını belirgin derecede artırdığı bildirilmiştir. Aynı çalışmada, sigara içilmesi ile
    renovasküler direncin % 1 i oranında arttığı, glomerüler filtrasyon
    hızının % 15 oranında azaldığı ve filtrasyon fraksiyonunun %18 oranında
    arttığı görülmüştür. Sigaranın kardiyovasküler sisteme olan bu akut etkileri muhtemelen nikotine bağlıdır çünkü Nikotin
    Gambaro ve ark. sigara içenlerde renal plazma akımının içmeyenlere
    göre daha düşük olduğunu bulmuştur. Ayrıca bu kişilerde plazma end otelin konsantrasyonunda artış saptanmıştır. Yapılan bir başka çalışmada, hipertansiyonu ve Diabetes melliro su olmayan kişilerde bile, sigara içimi ile mikroalbuminüri arasında bir ilişki bulunmuştur. diabetik
    olmayan 7476 kişide yapılan kesitsel bir sayısı ile korelasyon
    gösterdiği saptanmıştır. Sigara içilmesinin yol açtığı hiperfiltrasyon
    ve proteinüri uzun dönemde glomerüler hasar ile sonuçlanabilir. diabetik
    olmayan ve 64 yaşın üzerindeki 4142 kişi üzerinde yapılan retrospektif
    bir araştırmada içilen sigara sayısı ile serum kreatinin düzeyi arasında
    bir paralellik bulunmuştur.
    göre, sigara içilmesinin çiğnenmesi ile de benzer bulgular gelişebilir.

    Sigaranın Hipertansiyonu Olan Hastalarda Böbrek Üzerine Olan Olumsuz Etkileri
    Sigara içilmesi, hipertansif hastalarda Kan basıncının kontrol altına alınmasını güçleştirir. Ayrıca, sigara içilmesi hipertansif hastalarda hedef organ
    hasarı riskini artırr. Esansiyel hipertansiyonu olan ve sigara içen
    hastalarda, sigara içmeyen hipertansiflere göre mikroalbuminüri
    prevalansı yaklaşık 2 kat daha fazladır. Sol ventrikül hipertrofisi olan
    hipertansif hastalarda yapılan bir başka çalışmada, günde 20 taneden
    fazla sigara içen hastalarda mikroalbuminüri prevalansının, hiç
    içmeyenlere göre 1.6 kat daha fazla, makro albuminüri prevalansının ise
    3.7 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir . Hipertansiyonu olan 51 hasta
    üzerinde yapılan prospektif bir çalışmada kan basıncının kontrol altına
    alınması durumunda bile sigara içilmesinin böbrek yetersizliği
    gelişmesinde en güçlü belirleyici faktör olduğu anlaşılmıştır .

    Sigaranın Böbrek Hastalarındaki Olumsuz Etkileri
    Sigara içilmesinin böbrek hastalarındaki olumsuz etkilerini gösteren ilk
    çalışmalar tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda yapılmıştır .
    Sigara içen tip 1 diabetik hastalarda, nefropati gelişme riskinin,
    sigara içmeyenlere göre daha fazla olduğu bu çalışmalarda anlaşılmıştır.
    Sigara içilmesi, tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda
    mikroalbuminüri gelişme riskini anlamlı derecede artmr . Aynca,
    mikroalbuminüri döneminden belirgin nefropati dönemine geçişi hızlandmr .
    Biesenbach ve ark. hem tip 1, hem de tip 2 diabetes mellituslu
    hastalardan sigara içenlerde kreatinin klirensindeki azalmanın,
    içmeyenlere göre daha fazla azalma olduğunu saptamışlardır.

    Sawicki ve ark. ‘nın yaptığı bir araştırmada, kan şekeri ve kan basıncının iyi kontrol altına alındığı tip 1 diabetes mellitusu olan hastalardan sigar ayı
    bırakanlarda glomerüler filtrasyon hızındaki azalma hızının, içmeye
    devam edenlere göre belirgin olarak yavaşladığı bildirilmiştir. Bu
    bulgu, hastaların diabetik nefropati geliştikten sonra bile sigarayı bırakma ile yarar görebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

    Sigara içilmesinin diabetik nefropati dışındaki diğer böbrek
    hastalıklarında da olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Büyük bir
    epidemiyolojik çalışma olan MRFIT (Multiple Risk Factor Intervention
    ,Trial) çalışmasında, sigara içenlerde son dö Nem
    böbrek yetersizliği riskinin, içmeyenıere göre daha fazla olduğu
    görülmüştür. Sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişme riskini
    artıncı etkisi kronik glomerulonefrit, polikistik böbrek hastalığı ve
    lupus nefriti gibi diğer kronik böbrek hastalıklarında da
    gösterilmiştir. Ayrıca, sigara içilmesi, renal arter ve dallarında
    aterosklerozu kolaylaştırarak renal arter stenozu ve iskemik nefropati
    gelişmesini hızlandırabilir.

    Son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisine başlanan hastalarda da sigaranın bıraktırılması için gayret edilmelidir. En sık ölüm nedeninin kardiyovasküler hastalıklar
    olduğu diyaliz hastalarında sigara içilmesi morbidite ve mortaliteyi
    ciddi derecede artırabilir. Sigara içilmesinin böbrek transplantlı
    hastalarda da böbrek üzerine olumsuz etkileri vardır. Böbrek
    transplantlı 645 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada sigara içilmesinin
    gr aft
    prognozunu olumsuz yönde etkilediği görülmüştür . Ayrıca, sigara
    içilmesi, böbrek transplantlı hastalardaki sık morbidite ve mortalite
    nedeni olan kardiyovasküler hastalık riskini de artırır.

    Sonuç
    sigaranın,
    solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerine olan olumsuz etkileri
    dışında, böbrek fonksiyonları üzerine de zararlı etkileri vardır.
    Sigara içilmesi, kronik böbrek hastalarında böbrek yetersizliği
    gelişmesi hızlandırır. Ayrıca, bu hastalardaki en sık morbidite ve
    mortalite nedeni olan kardiyovasküler Hastalıkların
    oluşma riskini artırır. Bu nedenle, sigaranın bırakılması konusunda
    hekimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Hekimler, her hastada sigara
    içimini sorgulamalı ve sigaranın olumsuz etkileri konusunda hastalan
    eğitmelidir.

    [b]Bebek Çocuk ve Sigara[/b]






    bebek Çocuk ve Sigara
    Tütün kullanımı, dünyada ikinci sırada gelen ölüm nedenidir. Yaklaşık yılda beş milyon kişi sigara nedeniyle ölmektedir. Her yıl
    10 erişkin ölümünden birinin nedeni sigaradır. Bugün sigara içen
    insanların yaklaşık yarısının sigara nedeniyle yaşamlarını kaybedeceği
    tahmin edilmektedir. Sigara epidemisinin bu şekilde devam etmesi halinde
    2020 yıllarında her yıl 10 milyon kişinin sigara nedeniyle öleceği
    tahmin edilmektedir.

    Sigara bugün dünyadaki en ö nemli riskli davranışlardan biridir. Sigaranın neden olduğu ölümler ve hastalıklarEkonomik olarak da Zararı azımsanmayacak kadar fazladır. Kişinin sigara nedeniyle hastalanması ve iş göremez hale gelmesinin yanı sıra tedavi giderleri ekonomik kaybın artmasına da neden olmaktadır. dışında
    Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının, sağlık ve ekonomik kayıpların yanı sıra çevreye de pek çok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Sigara içinde pek çok zararlı maddenin bulunduğu bilinmektedir. Sigara ve sigara dumanı, katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak amonyak, arsenik, Hidrojen siyanür, formaldehit ve metan gibi son derece zehirli olan 4000’den fazla kimyasal madde içermektedir. Sigara içinde bulunan nikotin, karbon monoksit ve katranın zararları çok yoğun olarak yaşanır.
    Nikotin, bağımlılık yapan maddedir ve vücutta uyarıcı etkisi olan bir maddedir. kan dolaşımının hızlanmasına ve böbrek üstü hormonun salgılanmasını artırır. Karbon monoksit, solunum sisteminde hemoglobine Oksijen yerine bağlanır, hücrelere taşınır ve hücrelerin
    oksijen gereksinimlerinin karşılanmasını engeller. Katran ise solunum
    sistemindeki tüycükler üzerine yapışır ve onların hareketlerini bozar.

    Sigaranın zararlı etkileri sigara dumanı bulunan ortamlarda devam etmektedir. Sigara dumanı bulunan ortamdaki kişiler kendileri sigara kullan masalar da pek çok zararlı madde ile karşılaşmaktadırlar. Sigara içilen ortamlarda zehirli ya da kanser yapıcı özelliği olan formaldehit, vinil klor id, arsenik, amonyum ve hidrojen siyanid gibi maddeler solunmaktadır.
    Sigara, genellikle erişkinlerin kullandığı bir bağımlılık yapıcı
    madde olarak bilinmekle beraber bebek ve çocuklar üzerinde de pek çok
    olumsuz etkisi bulunmaktadır. Bebekler ve çocuklar sigara kullanmayan Gruplar olmalarına karşılık erişkinlerin sigara içmelerinden en fazla etkilenen gruplar
    arasında yer almaktadırlar. Bu nedenle, bu kitapta erken çocukluk
    dönemindeki çevresel sigara dumanından etkilenim üzerinde durulacaktır.

    Çocuklar ve Sigara
    Anne Karnında Sigara ile Karşılaşma ve Ort Aya Çıkan Sağlık Sorunları
    Ülkemizde 2003 yılında yapılan ulusal bir çalışmada hamilelerin %15’inin
    sigara kullandığı bulunmuştur. Ülkemizde her 100 yenidoğan bebekten 15’i daha anne karnındayken sigara ile tanışmış olmaktadır. Bu yüzdeler ülkemizde her yıl doğum yapan yaklaşık 1,5 milyon hamileden 225 bininin hamilelik döneminde sigara kullandıklarını göstermektedir. Aşağıda yazılı olan pek çok sağlık sorunu ülkemizde sık olarak görülen sorunlardır.

    Emekli Sandığı çalışanları arasında yapılan bir çalışmada, 150 kadından sigara içen 25 tanesi toplam 34 gebelikkadınlar sigar ayı
    tamamen bırakmışlardı. Diğer 23 tanesinde de içtikleri sigara sayısını
    azalttıklarını belirtmişlerdi. Bu da kadınların hamilelikle beraber
    sigara kullanmayı bırakmadıklarını göstermektedir.
    yaşamışlardı. Bu gebeliklerin 11 tanesinde

    Düşük
    Sigaranın ilk olumsuz etkisi anne karnındayken başlar. Sigara kullanan
    kadınların hamilelikleri sırasında daha fazla düşük yaptıkları
    araştırmalarda gösterilmiştir.

    Bebeğin Eşi Üzerine Etkileri
    Hamilelik sırasında bir kadının vücudunda pek çok değişiklik oluşur. Bir
    bebeğin anne karnında beslenmesi bebeğin eşi (plasenta) ve göbek kordonu ile olur. Bebeğin eşi sigaradan
    etkilenen ilk organlardan biridir. Bu organın yapısının bozulması ise
    bebeğin yeterli beslenememesine ve oksijen alamamasına neden olur.

    Sigaranın plasenta üzerindeki etkileri sadece bebeğin beslenmesi ile
    ilgili sorunların yanı sıra plasentanın doğumdan önce ayrılması ya da rahim içinde yanlış yere yerleşmesi gibi sorunlara da neden olabilir. Plasentanın erken ayrılması çok fazla miktarda kanam aya neden olur. Sigara kullanan hamilelerde plasentanın rahim ağzına yerleşmesi de görülen sorunlardan biridir. doğuma yaklaşıldığı dönemde rahimden ani Kanama
    olabilir. Hem bebeğin eşinin erken ayrılması hem de bebeğin eşinin
    rahim ağzına yerleşmesi hem bebeğin hem de annenin ölümüne neden
    olabilen sağlık sorunlarının arasında yer almaktadır.

    Erken Doğum
    hamilelikte

    sigara kullanımı, bebeğin erken doğumuna neden olabilir. Sigara içen kadınların Erken Doğum yapma riski 1,5-2 kat daha fazladır.Erken doğan bebeklerin %15’inden sigaranın sorumlu olduğunu belirten araştırma sonuçları bulunmaktadır. Erken doğan bebeklerin organları
    özellikle akciğerleri yeterince gelişmediği dış ortama alışmaları
    oldukça güç olmaktadır. Erken doğan bebeklerin ölme riskleri zamanında
    doğan bebeklere göre daha yüksektir. Hamilelikte sigara kullanımı bebeğin anne karnında, doğumda ve doğum sonrası ilk bir hafta içindeki ölme olasılığını 1,5 kat artırmaktadır.

    Bebeğin Gelişme Geriliği (Düşük Doğum Ağırlığı)
    Zamanında doğduğu halde Vücut ağırlığı 2500 gramın altında olan bebeklere düşük doğum ağırlıklı bebek denir. Sigara kullanan hamilelerin bebekleri anne karnında yeterli oksijen ve besin
    alamadıkları için yeterince büyüyemezler, zamanında doğmalarına rağmen
    küçük olarak doğarlar. Sigara kullanan hamilelerin düşük doğum ağırlıklı
    bebeklerin olma riski sigara içmeyen anne adaylarına göre üç kat daha
    fazladır.

    Düşük doğum ağırlıklı Bebeklerin,
    anne karnında başlayan büyüme ve gelişme geriliği olduğu için doğum
    sonrasında çok daha özenli bakıma gereksinimleri vardır. Bu bebeklerin
    büyüme ve gelişmeleri geri kalabileceği gibi, hastalıklara karşı daha fazla hassastırlar.

    Solunum Sistemine Etkisi
    Hamilelik döneminde sigara kullanımı bebeğin anne karnındaki solunum
    hareketlerini azaltmaktadır. Annesi sigara kullanan bebeğin doğum
    sonrası solunumunu değerlendirmek için yapılan testlerde, Solunumun
    yetersiz olduğunu gösteren araştırma sonuçları bulunmaktadır. Hatta bu
    sorunun erişkin döneme kadar devam ettiğini ileri süren yayınlar da
    bulunmaktadır.

    Doğuştan Şekil Bozuklukları
    Hamilelikte sigara kullanımının bebeğin genetik yapısı üzerine de etkisi olduğuna ilişkin araştırma sonuçları bulunmaktadır. Sigara içen hamilelerin bebeklerinde yarık dudak, yarık damak gibi doğuştan şekil bozuklukları 3-11 kat daha sık görülmektedir.

    Ayrıca, kalpteki kapakçıklar ile ilgili şekil bozuklukları da sigara
    içen hamilelerin bebeklerinde daha sık görüldüğüne ilişkin bulgular
    bulunmaktadır.

    Bebeklik Döneminde Sigara ile Karşılaşma ve Ortaya Çıkan Sağlık Sorunları
    Ani Bebek Ölümü Sendromu
    Hamilelik döneminde sigara kullanımının etkileri bebeklik döneminde de
    devam etmektedir. Bu etkilerden biri ani bebek ölümü sendromudur. Ani
    bebek ölümü sendromu, Bebekte herhangi bir hastalık belirtisi olmadan uyurken ölmesidir. Ani bebek ölümü Sendromu Halk arasında “beşikte bebek ölümü” olarak bilinmektedir.

    Ani bebek sendromundan ölen bebekler son yıllarda daha fazla dikkati
    çekmekte olup, nedenleri konusundaki çalışmalar artmaktadır. Bebeklik
    döneminde karşılaşılan ani bebek ölümlerini etkileyen etmenler arasında
    annenin sigara kullanımı yer almaktadır. Ani bebek ölümü sendromundan
    olan ölümlerin yaklaşık %25’inin sigaraya bağlı olduğu düşünülmektedir.

    Özellikle hamilelik döneminde sigara kullanımı ani bebek ölümü
    sendromunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bebeğin yeterli oksijen
    alamaması ve kanda yükselmiş olan karbonmonoksit miktarı yenidoğan
    bebeğin beynindealan
    solunum kontrol merkezini olumsuz olarak etkilemektedir. Bebeğin, kanda
    azalmış olan oksijen miktarına solunum merkezinin tepkisi azaldığı için
    ölüm ortaya çıkmaktadır.
    yer

    Ani bebek ölüm sendromu, evde sigara kullanımı ile de ortaya çıkmaktadır. Sigara kullanımı olan evlerde doğan bebeklerde
    ani bebek ölümü sendromu daha sık görülmektedir. Evde içilen sigara
    miktarı arttıkça bu ilişki daha da belirgin hale gelmektedir.

    Anne Sütüne Etkisi
    Ülkemizde emziren annelerin %20’sinin sigara kullandıkları bilinmektedir. Ülkemizde anne sütü ile sigaradan etkilenen oldukça fazla bebek bulunmaktadır.

    Annenin Emzirme döneminde sigara kullanımının annenin kanındaki Nikotin seviyesini artırdığı, bunun da annede süt
    oluşumunu sağlayan prolaktin hormonunun azalmasına neden olduğu
    bilinmektedir. Prolaktin hormonunun azalması annenin süt miktarını
    azaltmaktadır, dolayısıyla bebeğini emzirme süresi de kısaltmaktadır.

    Emzirme döneminde annenin sigara kullanımı bebeğin metabolizmasını olumsuz olarak etkilemektedir. Annede bulunan nikotinin
    süte geçtiği ve dolayısıyla bebeğin kanındaki nikotin miktarının
    arttığı araştırmalarda gösterilmiştir. Bu da bebeğin erken dönemde
    nikotinin zararlı etkilerine maruz kaldığını göstermektedir. Annesi
    sigara kullanan bebekler sigaradan sadece anne sütündeki nikotin
    dolayısıyla etkilenmemektedirler, annelerin bebeğin yanında sigara
    kullanmaları bebeğin sigara dumanındaki zararlı maddelerden daha fazla
    etkilenmesine neden olmaktadır.

    Mikrobik Hastalıklar
    Bebekler hızlı büyüme evresinde oldukları için etraflarında bulunan
    sigara dumanından çok daha fazla etkilenmektedirler. Sigara dumanı,
    bakterileri Burun
    ve boğaza taşıyan önemli bir araçtır. Sigara dumanında olan NO2
    virusların neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarının görülme
    sıklığını artırır, savunma mekanizmasını bozar ve üst solunum yollarına
    virusun girişini sağlar. Sigara dumanı, solunum sistemindeki tüycüklerin
    hareketlerini azaltır ve mikropların üst solunum yollarına yapışmasını
    sağlayarak Hastalıkların oluşmasına neden olur.

    Sigara kullanılan ortamda büyüyen bebek ve çocuklarda mikroplarla oluşan bronşit ve zatürree gibi AkciğerlerHastalıkları çok daha sık görülmektedir. Sigara kullanılan ortamlarda büyüyen bebek ve çocukların sigarada bulunan toksik maddelerin etkisiyle mikroplara karşı savunma mekanizmaları zayıflamaktadır. Savunma sistemi zayıflayan bebekler mikroplarla karşılaştıkları zaman
    çok daha ağır olarak hastalanmaktadırlar. Ayrıca, bu çocukların sigara
    ile karşılaşmayan çocuklara göre çok daha sık olarak hastalandıkları
    bilinmektedir. Bu etkilenimin en çok 6-9 aylar arasında olmaktadır.

    Sigara ortamında büyüyen bebek ve çocuklarda orta kulak iltihabı çok sık olarak görülmektedir. Orta kulak iltihabı ağrılı
    ve ağır seyreden bir hastalıktır. Sık orta kulak iltihabı geçiren
    çocuklarda süregen (kronik) kulak iltihabı yerleşmektedir. Sık kulak
    iltihabı geçiren ya da devamlı kulak iltihabı oluşan çocukların kulak
    zarları da iltihaptan etkilenmektedir. Kulak zarının iltihaptan
    etkilenmesi ise ileriki yaşlarda işitme ile ilgili fonksiyonun olumsuz
    etkilenmesine neden olmaktadır. Bu tür komplikasyonların azaltılması için enfeksiyonları sık olan çocukların kulak zarlarına tüp uygulaması yapılmaktadır. Tüp uygulaması çocuğa genel anestezi
    verilerek yapılan bir uygulamadır. Sigara ortamında büyüyen çocukların
    bu müdahaleye daha fazla gereksinim gösterdikleri bilinmektedir. Bu
    cerrahi uygulama çok zor olmamakla beraber, hiç bir çocuğun sigara ortamında büyüdüğü için bu müdahaleye gereksinim duymaması gerekmektedir.

    Menenjit
    mikrobu tarafından gelişen hastalıklar öldürücü olmaktadır. Sigara
    içilen ortamlarda bulunan çocuklarda menejit mikrobu sigara içilmeyen
    ortamda olan çocuklara göre daha fazla görülür. Menenjit,
    beyin zarlarının iltihabı olup, tedavisi güç olan ve sekel bırakma
    olasılığı yüksek olan bir hastalıktır. Ayrıca hastalığın ölümcül olma
    riski de bulunmaktadır.

    Çocukların özellikle bebekler ilk bir yıl içinde çok hızlı büyümektedirler. Bebeklerin ilk altı Ay içinde günde ortalama 30 gram ve ikinci altı ay içinde ise günde ortalama 20 gram kilo
    almaları beklenmektedir. Çocuklar hastalandıkları zaman iştahsızlık ve
    halsizlik nedeniyle beslenmeleri bozulmaktadır ve vücutlarındaki
    mikroplarla savaşmaktadırlar. Hastalıklar bebeklerin büyüme hızlarının
    azalmasına hatta durmasına neden olmaktadır. Bu nedenle sigaranın
    hastalıkların sık oluşmasına neden olmasının yanı sıra hastalıklar
    nedeniyle büyüme hızlarının azalmasına da neden olmaktadır.

    Solunum Sistemi Üzerine Etkisi
    Sigara kullanılan ortamlarda büyüyen bebek ve çocuklarda mikrobik
    hastalıklar dışında da solunum sistemi hastalıklarına neden olmaktadır.
    Yapılan pek çok araştırma göstermektedir ki, sigara içilen ortamlarda
    olan çocukların akciğerlerinde hışırtı sesleri oluşması, astım, solunum
    güçlüğü gibi sorunlar daha sık olarak görülmektedir.

    Anne ve baba beraber sigara kullanıyorlarsa, çocukta bronşit ve Astım
    görülme sıklığı artmaktadır. Özellikle çocuğun yaşı küçüldükçe bu
    etkinin daha da arttığı bilinmektedir. Astımı olan çocukların çevresel
    sigaradan etkilenimleri halinde astım ataklarının daha sık olarak
    görülmesine ve daha ciddi seyretmesine neden olur.

    Sağlık Kuruluşlarına Başvuru Sayısı
    Sigara dumanı bulunan ortamlarda büyüyen çocukların enfeksiyon
    hastalıklarına sık olarak yakalanırlar ve daha sık olarak sağlık
    kuruluşuna götürülürler. Bu çocukların hastalıkların tanı ve tedavisi
    için sağlık kuruluşuna götürülmenin yanı sıra hastanede yatarak tedavi olma sıklığı sigara dumanı olmayan ortamlarda yaşayan çocuklara göre daha fazladır.

    Psikososyal Değişimler
    Sigara kullanılan ortamlarda büyüyen çocukların sigaraya yaklaşımını,
    sigara kullanımına ilişkin tutum ve davranışlarının belirlenmesinde
    önemlidir. ailenin yaşam tarzı çocukların yaşam tarzlarının belirlenmesinde önemli rol oynar. Sigara kullanılan ailelerin çocukları daha fazla televizyon seyretmekte, daha fazla kilolu olmakta, daha az fizik egzersiz yapmaktadırlar.

    Sonuç olarak, aile sigara kullanan, alkollü
    içki içen, sedanter bir yaşam tarzını benimseyen bir aile ise, bu
    ailenin çocuklarının da bu yaşam tarzını benimseme olasılığı yüksektir.
    Çocukluk döneminde sigara kullanımı 10’lu yaşlardan sonra başlamaktadır.
    ailede sigara
    ile tanışan çocukların sigara kullanımına da erken yaşlarda
    başladıkları bilinmektedir. Aile bireylerinin, yakın akrabaların ya da
    özleştirilmek istenilen bireylerin davranışları
    çocuğun davranışlarının belirleyici olarak ortaya çıkabilmektedir.
    Bebeklik ve Çocukluk Döneminde Çevresel Sigara Dumanından Etkilenimin Azaltılması için Neler Yapılabilir
    Bebeklik döneminde ilk etkilenim anne karnında başlamaktadır. Bu nedenle ilk müdahalelerin hamile
    kadınlara yönelik yapılması gerekmektedir. Hamilelik döneminde
    kesinlikle sigara kullanılmamalıdır. Sigara içilen ortamlarda da
    bulunulmamalıdır.

    Ülkemizde bazı hamile kadınların sigara sayısını sınırlandırmanın
    yeterli olduğuna ilişkin yanlış görüşleri bulunmaktadır. Hamilelik
    döneminde içilen her sigaranın bebeğin sağlığı üzerine olumsuz etkisi
    bulunmaktadır.

    Hamilelik döneminde sigara kullanımının önlenmesi için
    Öncelikle anne adaylarının taşıdıkları sorumluluğun bilincinde olmaları,
    kesinlikle sigara içmemeleri gerektiğini bilmeleri gerekmektedir. Bu
    bilgilendirme ve bilinçlendirmede sağlık personelinin rolü önemlidir.
    Hamilelik kontrolleri sırasında sigara kullanımı mutlaka sorulmalı, anne
    adayı sigara kullanıyorsa kesinlikle bırakması sağlanmalıdır. Eğer anne
    adayı kendisi sigarayı bırakamıyorsa, psikolojik destek vererek ya da almasını sağlayacağı kişilere sevk ederek yardımcı olunmalıdır.

    Eğer hamile sigara kullanıyor ise, doğum öncesinde ya da doğum
    sırasında herhangi bir sorun ortaya çıkabileceği konusunda duyarlı
    olunmalıdır. Erken tanı ve tedavi bebeğin yaşamını kurtarıcı bir
    yaklaşımdır. Gebelik sırasında çıkabilecek sağlık sorunlarının erken
    tanısına yönelik belirtilerin herkes tarafından bilinmesi gerekir.

    Doğumdan sonra bebeğin çevresel sigara dumanından etkilenimin azaltılması için;
    Anne, baba ve diğer aile bireylerinin kesinlikle sigara kullanmamaları
    sağlanmalıdır. Eğer, anne sigara kullanıyorsa, anneye sigaranın anne
    sütüne geçerek bebeğin sağlığını olumsuz olarak etkileyeceği bilgisi
    mutlaka verilmelidir.

    Anne, baba ve diğer aile bireylerinin sigara kullanmaması için
    yardıma gereksinimleri varsa, yardım edilmeli ya da yardım alacağı bir
    kuruluşa sevk edilmelidirler. Evde kesinlikle sigara kullanılmasına izin
    verilmemelidir.

    Bebeğin bulunduğu eve misafir gelen hiç kimsenin sigara kullanmasına
    izin verilmemelidir. Evde sigara tablalarından oluşan süs eşyaları yer
    almamalıdır. Misafirlere bebeğin sağlık durumu ve çevresel sigara
    dumanından etkilenimin oluşturabileceği sağlık sorunları anlatılarak,

    sigara kullanılmamasının istenildiği açıkça belirtilmelidir. Bu
    ilişkilerde arkadaşlık ilişkisi gözetilmeden, evde sigara
    kullanılmamasına yönelik açık bir tutum sergilenmelidir. ev ortamının yanı sıra otomobilde sigara kullanılmasına izin verilmemelidir. Otomobilin hava hacmi küçük olup, sigara dumanından pasif etkilenim çok daha yoğun yaşanılmaktadır.

    Çocukların devam ettiği kreş, yuva ve okul ortamlarının sigarasız olması konusunda toplumda duyarlılık oluşturma, toplumu ve eğitim kurumlarında çalışanların eğitimi, Doğru uygulamaları ödüllendirme ve yanlış uygulamalarda cezalandırma gibi pek çok çalışma başlatılabilir.
    Okullarda öğretmenlerin sağlıklı
    davranışları benimsemeleri çocukları olumlu olarak etkileyecektir.
    Sadece aile değil, çocukların örnek olarak alacak bireylerin de sigara
    kullanmamalrı gerekmektedir. Bu kişilerin sigara ile ilgili sağlık
    konuları ve sigara kullanmalarının pek çok çocuğun sigaraya başlamasına
    neden olabileceği anlatılmalıdır. Çocukların örnek alabilecekleri
    kişilerin sağlıklı davranışları sergilemeleri istenmelidir.

    [b]Alkolün Vücuda Etkileri[/b]






    Alkolün Vücuda Etkileri
    alkol
    alındıktan sonra hızla ince bağırsaktan kana karışır. Kana karışan alkol
    miktarına göre, beyinin çalışmasını yavaşlatır. içki içen kişinin
    kanına karışan alkol miktarı,

    Belirli bir zamanda ne kadar içtiğine,
    Vücut ölçülerine, cinsiyetine, vücut yapısına ve metabolizmasına,
    Midedeki yiyecek çeşidine ve miktarına göre değişir.
    Alkol kana karıştıktan sonra, hiçbir yiyecek ya da içecek onun etkisini azaltmaz. Bazen meyve şekeri, alkolün kandan dışarı atılımını hızlandırabilir ve böylece etkisi daha kısa sürer.

    Normal bir yetişkinin metabolizması saatte 8.5 gr. alkolü (bir biranın 3/2′si) sindirip vücuttan atabilir. Ancak, bu rakam kişinin, fizik yapısına, cinsiyetine, Böbreklerinin durumuna ve genetik özelliklerine göre ö nemli değişiklik gösterir.


    Etkileri
    Alkolün ya da herhangi bir uyuşturucunun etkisi aşağıdaki faktörlere bağlıdır:

    Bir seferde alınan miktar
    içkinin içilme şekli
    içkinin hangi şartlar altında içildiği (yer, kişinin psikolojik durumu, duygusal durumu, yanında başkalarının olup olmaması, herhangi başka bir madde alınıp alınılmadığı (uyuşturucu vb.)

    Alkolün etkilerindeki en önemli faktör kana karışan miktardır.
    Aşağıdaki tabloda alkolün kana karışma miktarları ve etkileri
    gösterilmiştir. Sol tarafta 1 desi litre kana karışan alkol miktarı mililitre Cinsin den verilmiştir.

    Kana karışan alkol (ml/dl) Yaptığı Etki
    50 ml. (Çakır Keyif) sıcaklık hissi, Yüz kızarması, Algı yavaşlaması, rahatlama
    100 ml. (Açık Sarhoşluk) algılama yavaşlaması, kendini dizginleyememe, dikkatini verememe, kontrolsüzlük. Reflekslerin yavaşlaması, kaslara hakim olamama.
    150 ml. (Sarhoşluk) Sersemleme hissi, kaslara, hareketlere hakim olamama, konuşmanın bozulması, çift görme, Hafıza ve anlayış kaybı.
    250 ml.(Aşırı Sarhoşluk) Ayakta duramama, kusma, sızma.
    350 ml.(Koma) Bilinç kaybı, idrar kaçırma, düşük ateş, düşük tansiyon, solunum yavaşlaması, terleme
    500 ml. Ölüm ihtimali

    Kısa bir süre içinde aşırı alkol almak genellikle “akşamdan kalma” haliyle sonuçlanır. Bu durum 8-12 saat sürebilir. Akşamdan kalma olmanın sebebi, alkol zehirlenmesidir. Aşırı alkol alınması karşısında vücut zayıf düşer. Akşamdan kalma kişiler için Halk
    arasında önerilen pek çok şey vardır. Ama bunların hiç biri bu durumu
    geçirmekte etkili değildir. Vücut zehirlenmiştir ve bunu düzeltmesi v Akit alacaktır.

    Alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin birlikte alınması çok daha
    korkunç sonuçlar doğurabilir. Kaza ölümlerin çoğu alkol ve
    uyuşturucuların birlikte alınmasıyla ort Aya çıkmaktadır. Alkol uyuşturucuların etkisini çoğaltır. tedavi için alınan ilaçlarla birlikte alkol kullanmak da çok tehlikeli olabilir.

    Alkolün uzun süreli etkileri, aylarca veya yıllarca sürekli ve aşırı miktarda alkol tüketimiyle ort aya çıkar. Kronik alkolizmin, fiziksel ve psikolojik olumsuz etkileri çok fazladır, bunların çoğu da öldürücüdür.
    Sürekli içki içen kişilerde çoğunlukla, kalp, Böbrek, Karaciğer Hastalıkları veya mide iltihabı, kanaması gibi rahatsızlıklar görülür.
    Diğer ölümcül olmayan rahatsızlıklar ise, iştah kaybı, vitamin yetersizliği, enfeksiyon, iktidarsızlık ve sindirimhastalık riski de o kadar artar. bozukluğudur. Alkol tüketimi ne kadar artarsa ölümcül
    Alkoliklerde genç
    ölüm oranı hiç de azımsanmayacak kadar yüksektir. Alkoliklerin ölüm
    sebepleri genellikle, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları, zatürree, kanser, alkol zehirlenmesi, kaza, cinayet ve intihardır. Unutm Ayın asla, güvenli içki miktarı yoktur.


    Uyuşturucunun Zararları ve insan Üzerindeki Etkileri Fiziki Etkileri
    Beyin ve Merkezi sinir sisteminde
    sigaradan

    itibaren bütün uyuşturucuların en büyük Zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

    Bu sebeple Beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.
    Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; Akıl ve sinir HastalıklarıUykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve Hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar. ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı,

    sindirim Sisteminde
    Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, Kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

    Karaciğer ve Böbreklerde
    Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara
    düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, Karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)…
    Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

    Gözlerde
    Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, Göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

    solunum Sisteminde
    nefes

    darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

    Kan organlarında
    Kan ,insan hayatının en ö nemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

    Zehirlenme
    Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen
    ölümlerdir. ilk defa olursa HAD, tekerrür ederse “Müzmin Zehirlenme”
    adını alır.

    Sosyal ve Maddi Etkileri
    Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

    Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular,
    insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan
    ve çevresinden
    kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel
    (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline
    getirir. (Hip Kültür)

    Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne Toplumsal ahlaka ( namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.
    intiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.
    iç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu
    salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür.
    Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın
    temeldeki sebebidir. Bunlar.

    Ayrıca aids, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.
    Bunları
    belki sıkılarak okudunuz ama ben hiç sıkılmadım konuyu araştırırken
    çünkü ben sizleri seviyorum ama siz kendiniz kendinizi ve etrafınızdaki
    seviyorum dediğiniz söylediğiniz halde sevmediklerinizi çünkü sigara
    içmek sizin için daha değerli onlara göre değil diyorsanız buyrun hadi
    sigara içmemeyi içki içmemeyi uyuşturucu madde kullanmamayı deneyiniz
    bakın eğer sevmeyi sevgiyi biliyorsanız başarılı olacaksınız.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://gizlihazineler.turkforumpro.com
     

    UYUŞTURUCU MADDELERİN ALKOL ve SİGARA KULLANMANIN BİLİMSEL OLARAK ZARAR VERDİKLERİ BİLİNDİĞİ İSPATLANDIĞI HALDE

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

     Similar topics

    -
    » Parapsikolojik fenomenler üstüne bilimsel ve felsefî bir soruşturma
    » ibrahim aktay
    » Risale Nur Külliyatından 2001 vecize
    » REy Mysterio ...

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ ::  :: -