GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 6 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 6 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

“Rabbim! Bana “İstememeyi” İsteyebilmeyi Nasib Et!”

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

SİMBAD








“Rabbim! Bana “İstememeyi” İsteyebilmeyi Nasib Et!”

Züleyha, gecesinin güzelliğini sererken Yûsuf’un gözlerinin önüne,


Yûsuf da insandı. İstek, insanın zaafıydı.

Ama: “Rabbim, bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et.”

Her şeyin kalpte başlayıp kalpte bittiği mevsimde, her şeyin kalpteki rengine göre isim aldığı yerde Yûsuf, bu duasındaydı.

Ve Yûsuf biraz da bu dua ile, bu duayı edebilmiş olma yürekliliğiyle peygamberdi:

“Rabbim! Bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et!”

Değil mi ki ilk bakışta Züleyha Yûsuf’a ötelerden gelen bir ses, bir cennet çiçeği gibi,
susuzluğunun farkında bile olmayan çöl toprağına inen bir yağmur defteri..

Züleyha sılaya davet, ilk bakışta..

Çünkü nefis, sonsuzluğu vaad ederek yanıltıyor..

Şeytan; hayrı hayr, şerri şer göremeyeni, eşyanın hakikatine inemeyeni,

İlk bakışta mavera ile kandırıyor..

Vaad: Ezel sevinci, ebed muştusu, vera, ilk bakışta..

Yasak bahçe, memnu meyve, zehirli sarmaşık aşeka:
Züleyha son bakışta..

Üstelik Züleyha isteyici..

Üstelik “Rabbinden bir işaret görmeseydi Yûsuf da onu isteyecekti”

Yûsuf’un içinde işaretin gerçekleştirici gücü;

Yûsuf içinde; “istememeyi isteyebileceği” işareti gördü..

Yüzünü gök katlarına çevirdi de;

“Rabbim dedi, kuyunun karanlığında beni yalnız bırakmayan,

Karanlığın ve derinliğin korkusunu bir anda aydınlığa,

Ümitsizliğimi bir anda muştuya çeviren o zaman,

Hâlâ koruman altında değil miyim,

Suç mu yazdın yoksa alnımdaki yazıya?..

Bütün insanlarla birlikte benim de içimde taşıdığım,
gizli ya da aşikâr olan o meyil,

Şimdi daha derin bir kuyuda değil miyim,

Ki insan değil miyim?..

Sen tutmazsan elimden şüphesiz meyledenlerden olurum..

Düştüğüm kuyudan daha derin ve karanlık bir kuyu değil mi güzeller güzeli Züleyha?.

Tut elimden yoksa boş yere mi göründü o rüya bana?..”

Rabbim, dedi, Yûsuf, sen bana, kendi isteğimin dışında şu iklimde ve şu odada bulunduğum şu anda, Züleyha’yı istememeyi isteyebilmeyi nasib et!..

Katından bir esirgeme ver..

Değil mi ki isteğe yaklaşınca, istememeyi istemek artık imkansızlaşır..

Bu yüzden değil mi Rabbim, senden gelen yasaklar “yapma” ile değil “yaklaşma” emriyle başlar..

Yaklaşırsam eğer şu içimdeki doğal olan akışla Züleyha’nın ırmağına, yaklaştıktan sonra “yapmam” diyemem.

Üstelik yaklaşırsam eğer, yapmamayı da artık dua edemem.

Daha kolay olan “yapma!” değil, “yaklaşma!”..

Öyleyse aslolan: “Yaklaşma!”..

Öyleyse Rabbim, insan yaratılmışlığımın sorumluluğuyla en fazla baş başa kaldığım şu anda, şu odada, sen bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et!

Beni, insan yaratılmışlığımın en doğal akışını kendine ait olmayandan sakındıracak güçle insan et!..

Rabbim, diye devam etti Yûsuf duasına..

İstemeyi istemek kadar,

İstememeyi istemek te zor..

Biliyorum ki katından bir koruma dökülmezse varlığıma, nefsimin altından kalkamam..

Son hızla aşağı doğru ilerleyen bir teknenin içinde yukarı doğru koşarak Bahr-ı Umman’ı aşamam..

Benim tedbirim senin takdirinden küçüktür..

Böyle dua edince Yûsuf, O’na Rabbinden bir işaret geldi..

Her şeyin kalpte başlayıp kalpte bittiği mevsimde, her şeyin kalpteki rengine göre isim aldığı yerde..

Masun ve masum olan Yûsuf bu duayı etmiş olabilme yürekliliğiyle peygamberdi..

Ve O iffet demekti..

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz