GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

    Kimler hatta?
    Toplam 12 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 12 Misafir

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    Ümit ve Korku Hayat Dengemiz Olmalı...

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    1 Ümit ve Korku Hayat Dengemiz Olmalı... Bir C.tesi Tem. 24, 2010 8:25 am

    SİMBAD






    Korku ve ümit; hem yaşama ümidi, hem de ölüm korkusu hem affedilme ümidi, hem de cehenneme gitmek, azaba uğramak korkusu. Yani ne Allah'ın azabından emin olmak ve ne de Allah'tan ümid kesmek.

    Yüce dinimizin öğrettiği ilahi esaslardan biri de, kulun Rabbi huzurundaki durumu ve teslimiyet ölçüsüdür.

    Buna göre mümin, keremi ve rahmeti sonsuz olan Yüce Yaratıcısı'na büyük bir muhabbet ve tazimle teslim olacaktır. Ne kadar kusurlu ve günahkâr olsa da O'nun affından ümidini kesmeyecektir.

    Ancak, Allah'ın bu sonsuz rahmet ve affının yanı sıra, azabının da çok şiddetli olduğunu da unutmayacak; O'ndan korkacak ve gazabından emin olmayacaktır. Yani mümin daima korku (havf) ve ümit (recâ) arasında bulunacaktır.

    Ademoğlu için bu hayat, gerçekte ümit ve korkuyla dolu bir imtihan yeridir. Bu imtihanda başarı, korku ve ümidin tatlı ahengi içinde yaşayabilmektir. Çünkü fazla korkudan ümitsizlik, korkusuz ümitten de gaflet doğar.

    Mümin, Rabbinin büyüklüğünü ve azabının çetinliğini bilerek O'ndan korkar. Yani Allah'tan en çok korkan, O'nu en çok bilendir. Bu sebeple Rasul-i Ekrem (A.S.), "Ben, içinizde Allah'tan en çok korkanınızım" (Buhari) buyurmuyor mu? Fatır Suresi'nin 28'inci ayeti de işte bu manaya işaret ediyor: "Kulları içinde Allah'tan ancak Alimler korkar."

    Görülüyor ki, ilahî bilgi arttıkça kalbe düşen korku da çoğalıyor. Fakat ümitle dengelenen Allah korkusu insanı bunalımlara değil, isyandan uzak durmaya, geçmişi telafi için taat ve ibadete, geleceğe hazırlanmaya sevk eder. Bunun için büyükler: "Herkes korktuğunda kaçar, yalnız Allah'tan korkan O'na yaklaşır." demişlerdir.

    Allah korkusu, toplum hayatında da dengeleyici bir etkiye sahiptir. İnsan, Allah korkusuyla kul hakkından, hırsızlıktan, dolandırıcılıktan, cana kıymaktan uzak durur. Eline fırsat geçse bile vahşileşip suçlara yönelemez. Yaratıcısı tarafından her an görüldüğü ve denetlendiği imanını vermeyen bir eğitimin, insanı faziletli kılmadığının örneklerini hergün yaşamıyor muyuz?

    Şu da bilinmelidir ki, Allah korkusu makbul olmakla birlikte, bazılarının zannettiği gibi "ne kadar çok korkulursa o kadar iyidir." görüşü de doğru değildir. Aslında korku, insanı Allah'a yaklaşmak için ilim ve amele sevkeden ilahî bir kamçıdır. Aşırı derecede korku ümitsizliğe düşürür, amelden alıkoyar, ve sahibini şaşırtır. Oysa bir şeyin fazileti, Allah'a kavuşma mutluluğuna katkısı ölçüsündedir.

    İnanan insanın ümit ve korku arasında bulunması gerektiğini söylemiştik. Ümit, "Alemlerin sahibi Allah neden benim kusuruma baksın? Nasılsa cennetinde bana da bir yer vardır." gibi bir anlayışla, ölçüsüz, kontrolsüz bir hayat yaşamak değil; insanın gücü yettiğince çabaladıktan sonra ilahî rahmeti ummasıdır. Böyle ümidin belirtilerinden biri, Allah'a yönelmekten zevk almaktır. Bu durumda mümin, O'na yalvarmaktan hoşlanır, içten saygı duyar ve O'nun ne kadar lütufkâr olduğunun idraki ile yaşar.

    Ümit ederek amel etmek, korku ile amel etmekten daha makbuldür. Çünkü sevgi insanı Allah'a daha çok yaklaştırır. Sevgi ise korkuyu değil, ümidi çoğaltır. Sevgi ve korkunun Allah'a yakınlaştırmadaki etkisi, şu örneğe benzer: Bir adam, iki hükümdara hizmet ediyor. Ama birine korktuğu, diğerine de sevdiği için. Elbette sevdiği için hizmet ettiği hükümdarın yanındaki itibar ve makamı, diğerinden daha yüksek olacaktır. Bunun için, ayet-i kerimelerde, hadis-i şeriflerde ve büyüklerin sözlerinde ümitle ilgili teşvik ve yönlendirme vardır.

    Cenab-ı Hak: "Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz." (Zümer/53) buyuruyor ve ümitsizliği yasaklıyor.

    Bakın Allah Rasulü (A.S.) de acziyetinin farkında olan kalplere nasıl ümit aşılıyor:

    "Müminin kalbinde korku ve ümit toplandığı müddetçe Allahu Tealâ o kuluna umduğunu verir, korktuğundan da emin kılar." (Tirmizî)

    "Kul bir günah işleyip, hemen ardından tevbe ettiği zaman Allahu Tealâ meleklerine: 'Kuluma bakın! Bir günah işledi de, suçunun cezasını veren ve mağfiret eden bir Rabbi olduğunu bildi ve tevbe etti. Şahid olun, ben de onu bağışladım' buyurur." (Buhari, Müslim)

    "Allahu Tealâ buyuruyor ki: Eğer kulum göklerdeki bulutlara yükselecek kadar günah işlediği halde benden ümidini kesmeyip af diledikçe, ben onu mağfiret ederim." (Tirmizî)

    "Allahu Tealâ, 'Muhakkak Rahmetim gazabıma galiptir' buyurdu" (Buhari, Müslim)

    "Nefsimi kudret elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, Allahu Tealâ kuluna şefkatli bir annenin yavrusuna olan merhametinden daha şefkatli ve merhametlidir." (Buhari, Müslim)

    Günahlarının çokluğu sebebiyle ümitsizliğe düşen bir adama Hz. Ali (R.A.) "Allah'ın rahmetinden ümidini kesme. Çünkü ümitsizlik o işlediğin günahlardan çok daha büyüktür." demiştir.

    M.Saki Erol..

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Similar topics

    -

    » Amerikan filmi klişeleri.

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz