GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Dünyanın Asırlardır Aradığı Kayıplar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Dünyanın Asırlardır Aradığı Kayıplar Bir C.tesi Tem. 24, 2010 2:41 am

CANTAR




Dünyanın Asırlardır Aradığı Kayıplar




İnsanoğlunun en fazla merak ettiği kayıplar arasında ''Nuh'un
Gemisi'', ''Atlantis uygarlığı'' ve varlığı tartışılan ''Kutsal Kase''
geliyor.İşte asırlardır aranın en meşhur 5 yitik.


Yeryüzünde birçok kayıp medeniyet ve kültür hazinesinin bulunması için
her yıl onlarca araştırma yapılıyor. Kayıplar arasında en fazla merak
uyandıranların başında Nuh'un Gemisi geliyor.




Nuh'un Gemisi'ni bulmak için çeşitli tarihlerde yapılan birçok arama
çalışması sonuçsuz kalmasına rağmen halen araştırmacıların en fazla
ilgilendikleri kayıplar arasında ilk sırada yer alıyor.




-AĞRI DAĞI'NDA MI?-




Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğa inananların sayısı hayli fazla.
Resmi kayıtlara göre, Nuh'un Gemisi'ni aramak üzere 20 Ağustos 1829'da
Ağrı Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk araştırmacı Alman bilim adamı
Frederic Parrot oldu. Parrot, Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda
bulunduğunu öne sürerek biri Rus, 6'sı Alman 7 arkadaşı ile zirveye
ulaştıktan sonra dönüşte, gemiyi bulamadığını ama izlerine rastladığını
iddia etmişti.




Ağrı Dağı'na daha sonra da arama tırmanışları gerçekleştirildi. 1916
yılında Vladimir Roskovski adlı bir Rus pilot, Ağrı üzerinden uçarken
bir gemi kalıntısı gördüğünü iddia etmiş ve konuyu tekrar gündeme
taşımıştı.




11 Eylül 1959'da Milli Müdafaa Vekaletine bağlı Harita Müdürlüğünde
görevli binbaşı İlhami Durupınar da Ağrı Dağı'nın 4000-4500 metre
yükseklikten çekilmiş fotoğraflarını incelerken Nuh'un Gemisi'ne çok
benzeyen bir oluşum var olduğunu ileri sürmüştü.




Nuh'un Gemisi'ni bulmak amacıyla dağa çıkanlardan birisi de aya ilk ayak
basan astronotlardan James Irwin oldu. Irwin ve arkadaşları da Nuh'un
Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğunu ileri sürerek araştırma yapmış ama
gemiyle ilgili somut bir bulgu elde edememişlerdi.




-KAYIP MEDENİYET ATLANTİS-




Sular altında kaldığı söylenen efsanevi ada Atlantis de insanoğlunun en
fazla merak ettiği ve bulunması için araştırmacıların çalışma yaptığı en
önemli kayıplardan biri olarak dikkat çekiyor.




İspanya'nın güney sahilleri, Girit Adası yakınları, Konya, Kıbrıs ile
Suriye arasında Akdeniz'in derinleri gibi birçok değişik bölgede olduğu
ileri sürülen medeniyetin izlerini bulmak için yapılan çalışmalar
bıkmadan sürdürülüyor.



Bugün birçok insanın varlığına inandığı Atlantis'ten ilk bahseden ise
ünlü düşünür Eflatun.... Kaynak olarak Atinalı Solon'u gösteren
Eflatun'a göre Atlantis, Cebelitarık Boğazı'nın batısında, Libya'dan
daha büyük bir ülke. Eflatun'dan günümüze kadar gelen bilgilere göre,
Batı Avrupa ile Libya'yı ezip geçen Atlantis orduları, Atinalıların
gösterdiği direnç karşısında gerilemek zorunda kalır ve şiddetli bir
deprem sonunda da MÖ 9600'de, bir gece içinde sular altında kalır.


-KUTSAL KASE-




Dan Brown'ın ''Da Vinci Şifresi'' kitabıyla gündeme gelen ve efsaneye
göre, Hz. İsa'nın Yahudi ve Romalıların oluşturduğu askeri bir güç
tarafından yakalanıp çarmıha gerilerek idam edilmesinden önce havarileri
ile yediği son akşam yemeğinde kullandığı veya çarmıha geriliş
esnasında Arimatealı Yusuf'un İsa'dan akan kanı doldurduğu bir kasenin
varlığına inanlar da çoğunlukta.




Vatikan'ın varlığına inanmadığı Kutsal Kase özellikle Hristiyan
araştırmacıların ve hazine avcılarının geçmişte olduğu gibi günümüzde de
büyük ilgisini çekiyor. Antakya'da olduğu yönünde iddiaların ortaya
atıldığı Kutsal Kase'nin İstanbul'daki Çemberlitaş'ın altında bile
olabileceği ileri sürülmüştü.



-

KAYIP KITA MU-


İzlerine tarih içinde pek çok uygarlıkta rastlandığı ifade edilen batık
Mu kıtası, insanoğlunun en büyük kayıp meraklarından birisini
oluşturuyor.



19. Yüzyılda İngiliz araştırmacı James Churchward kayıp kıta için Orta
Amerika'da çeşitli araştırmalar yaparak, konuyla ilgili eserler kaleme
aldı.

Bilim dünyası Mu uygarlığının varlığına kuşkuyla yaklaşmasına rağmen,
kıtanın battığı öne sürülen tarihte dünyada büyük bir jeolojik olayın
yaşanması araştırmacılar için her zaman dikkat çekici bulundu.

******'ün, Churchward'ın Mu kıtasıyla ilgili eserlerini Türkçe'ye
çevirtmesi ve Tahsin Bey'i araştırma yapmak üzere Meksika'ya büyükelçi
ataması, kayıp kıta Mu'nun Türklerin kökeni açısından da önemli
olabileceği düşüncesinden kaynaklanmıştı.


-HAZRETİ MUSA'NIN SANDIĞI-




Ahit Sandığı veya Tabut-u Sakine olarak adlandırılan Hazreti Musa'nın sandığı da en önemli kayıplar arasında.




****** Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm
Başkanı Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, Hazreti Musa'nın kutsal kitap
Tevrat'ı çoğaltarak 12 kabilesine dağıttığının, aslını ise yaptırdığı
bir sandıkta korumaya aldığının bilindiğini anlatarak, şunları söyledi:
''Hazreti Musa'nın çeşitli eşyalarının da bulunduğu söylenen sandık,
Kudüs'teki mabette koruma altına alınır. MÖ 586 Babil orduları
tarafından istila edilen Kudüs'teki mabet yağmalanır ve Hazreti Musa'nın
sandığı kaybolur.''




Hazreti Musa'nın sandığının yeraltı mağaralarında saklandığı yönünde
bazı görüşlerin bulunduğunu anlatan Özkan, sandığın nerede olduğu ya da
akıbeti konusunda somut bir bilgi olmadığını ifade ederek, ''Bu sandığın
Antakya'da bir mağarada saklandığı da ileri sürülüyor'' diye konuştu.



kutsal kase benzeri temsili bir resim

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz