GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

ANADOLU'DA SU ALTINDAKİ HAZİNELER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 ANADOLU'DA SU ALTINDAKİ HAZİNELER Bir Salı Tem. 20, 2010 6:52 pm

CANTAR

avatar


ANADOLUNUN SU
ALTI HAZİNELERİ


Bu kitabın sayfaları
arasında izlediğiniz gibi, dünyanın en önemli sualtı arkeolojik kazıları
bizim sularımızda gerçekleşmiş olup bilgi ve değer açısından paha
biçilmez eserler de bizim denizlerimizden çıkarılmıştır. Bu çalışmalar
sonucu Bodrum Müzesi dünyanın en önemli sualtı müzesi olmuş, Bodrum
sualtı arkeolojisinin odak noktası haline gelmiştir. Yirmi yılı aşkın
bir süredir gerçekleştirmekte olduğumuz araştırmalar sonucu yüzün
üzerinde batık alanları tespit edilmiş, bunlar kaydedilerek Kültür
Bakanlığı arşivlerinde yerlerini almışlardır. Bu çarpıcı tabloya rağmen
bence bu sadece bir başlangıçtır. Anadolu tarih boyu medeniyetlere kucak
açmış, denizlerimiz de medeniyetler arası ilişkiler için bir köprü
görevi görmüştür. Enstitümüzün Bodrum'daki yeni merkezi, Türkiye için
büyük gelecek vaad eden TINA'nin faaliyetleri denizlerimizdeki
araştırmalara büyük ivme kazandıracaktır.


Bu arada Türkiye'de sualtı
arkeolojisini bekleyen tehlikeler de mevcuttur. Dünyanın her yerinde
olduğu gibi Türkiye'de de bilimsel sualtı araştırma sonuçlarından
rahatsız olanlar vardır. Bilhassa batık tespit çalışmalarından, bu
çalışmalar sonucu kıymetli tarih kalıntılarının kaydedilmesi ve korumaya
alınmasından bazı çevreler olumsuz etkilenmekte ve bu çalışmaların
durdurulması için çaba göstermektedirler. Arkalarında büyük maddi
güçlerin de bulunduğu bilinen bu grupların varlığından Kültür Bakanlığı
haberdardır. Kamuoyunun ve Kültür Bakanlığı'nın sualtı arkeolojisini ve
tarihi buluntuları bekleyen tehlikeleri biliyor olmaları, bu grupların
amaçlarına ulaşmalarını engelleyecektir. Ancak yine de, her sualtı
araştırmacısının bu tehlikenin farkında olması ve küçümsememesi
gerektiğine inanıyorum.


Birçok batık kazılıp
sayısız antik geminin yeri tespit edilmiş olmasına rağmen sularımızda
halen keşfedilmeyi bekleyen kıymetli sualtı kalıntılarının olduğu
kesindir. Ne yazık ki son yıllarda süngerlerin hastalanması ve mesleğin
zorluklarından dolayı süngercilerin deniz turizmi gibi başka dallara
kayması sonucu bizleri batıklara yönelten en önemli kaynağı kaybetmiş
bulunuyoruz. Ayrıca şimdiye kadar yoğun bir şekilde devam ettirdiğimiz
araştırmalarda, sahil şeridine yakın, dolayısıyla bulunması nispeten
kolay olan batıkların büyük çogunluğunu tespit ettiğimizden, artık daha
derinlere inmek, daha zor batıkların peşinde koşmamız gerekiyor. Bu da
yeni ve verimli teknolojiler üretmemizi şart koşuyor. Üzerinde
çalıştığım bir proje, sualtı arkeolojisi için özel bir ROV'ı (Remote
Operated Vessel - Uzaktan kumandalı robot) konu alıyor. Bu cihazla,
derinliğinden dolayı dalgıç indirmenin riskli veya imkânsız olduğu açık
denizlerde rahatlıkla incelemeler yapılabilecektir. Ayrıca şu anda
üzerinde çalıştığımız başka bir projenin sualtı kazıları açısından çığır
açması bekleniyor. Sualtı araştırmalarına harcanan zamanın yarıdan
fazlasını, ölçüm ve haritalama çalışmaları almaktadır. Oysa bu proje
dahilinde geliştirilen yeni yöntemle, sualtı araştırmaları için gerekli
olan bütçe, zaman ve ekip yarıya inecektir.


Türkiye'de sualtı
arkeolojisinin geleceğini etkileyecek en önemli faktör insan faktörüdür.
Evet, denizlerimizde çok önemli kazı ve araştırmalar gerçekleşmiştir,
fakat bunlar bir avuç insanla oluşmuştur ve bu insanlar, kabul etmesi ne
kadar güç de olsa, bu satırların yazarı da dahil olmak üzere,
yaşlanmaktadır. T.I.N.A.'in ilk etkinlik olarak bir Türk öğrenciye mali
destek vererek faaliyetlerine başlaması son derece sevindiricidir. Bu
konuda en büyük görev bir müze müdürü olmasına rağmen Türkiye'de sualtı
arkeolojisinin nabzını elinde bulunduran Oğuz Alpözen'e düşmektedir.
Bodrum Sualtı Müzesi harikasını yaratan Alp özen 'insan eseri' yaratmaya
yönelmelidir. Aksi takdirde büyük heyecanla tutuşturmuş olduğu meşale
kendisinden sonra sönmeye mahkum olacaktır.


Sualtı Arkeolojisinin
geleceği son derece parlak görünüyor. Her kültürel faaliyet gibi başarı
için önemli bir etken olan maddi destek konusunda ilerlemeler
kaydediliyor. Şimdiye kadar tamamen yurt dışı kaynaklarından
sağladığımız maddi desteğin hiç olmazsa bir kısmının Türkiye'den
sağlanabileceğine, Yapı Kredi Kültür Sanat A.Ş.'nin bu yayınla verdiği
ilk desteği diğer kuruluşların devam ettireceklerine inanıyorum. Ne
olursa olsun, 'Denizlerimizdeki Tarih', gelecek nesillere bırakacağımız
kültür miraslarımızın başında yerini alacaktır.






SU ALTI ARKEOLOJİSİ VE
MÜZELERİ


Günümüzde dünyanın en ünlü
Sualtı Arkeolojisi Müzelerinden biri olan Bodrum Müzesini gezerken
günümüzdeki ulaşılan bu son derece modern kazı tekniklerini düşünürken
bir an geriye dönüp insanoğlunun sualtı serüveninin inceleyelim. İlk
ciddi su altı çalışmaları nerede nasıl başladı ?


O günün şartları nelerdi?

İnsanoğlu su altı
zenginliklerine ve güzelliklerine ulaşırken ne güçlükler yaşadı ?


Bilinen en eski su altı
çalışmalarının Avrupa da göllerde başladığı bilinir. Roma yakınındaki
Nemi gölünde yapılan araştırmalarda, burada Roma döneminde batmış iki
Roma gemisinin kalıntıları arandı. Mimar Leon Batista Albertini’nin
yaptığı bu kazılar geminin sadece ahşap kısmına ulaşıldığı için fazla
yankı uyandırmadı.


1535 yılında Albertini’nin
selefleri dalışlarında büyük bir çan kulesi formunda bir alet
kullandılar. Ahşap olan bu çan kulesi formlu araç, içinde kalan hava
vasıtasıyla su altında insanlara uygun bir çalışma ortamı sağlamakta
idi.


1802 yılında İngiliz Elçisi
Carl Elgin, Atina Partenon’a ait kabartmaları İngiltere götürmek
istedi. Bu ünlü yükü götüren gemi Kytera yakınında battı. Bunun üzerine
Samos adasından kiralanan ve sadece kendi nefesleri ile dalan dalgıçlar
bu kabartmaların çıkarılmasına yardım ettiler. 1816 da Elgin bu
kabartmaları British Museum'a sattı.


1819 yılı, insanoğlunun su
altını keşfetmesine yarayacak önemli bir keşfe sahne oldu. Alman kaşif
Siebe dalgıç başlığının keşfetti. Daha önce kullanılan çan şekilli
aletin minyatür bir versiyonu olan bu dalgıç başlığı bakırdan yapılmakta
olup yukarıdaki bir pompa vasıtası ile hava ile beslenmekte idi. Bunu
kullanan dalgıç dik yürümek zorunda idi. Aksi takdirde bu başlığın
ağırlığı, dalgıcı ters çevirme ve hatta onu boğma tehlikesini içermekte
idi.


1835 yılında Siebe’nin
başlığına ona uyum gösteren bir elbise eklendi.Böylece yaklaşık bir asır
kullanılacak olan ve insanoğlunun denizin dibini keşfetmesinde büyük
yarar sağlayan dalgıç elbisesi doğmuş oldu.


1870 yılı deniz altında
yapılan ilk organize sualtı araştırmasına sahne oldu. Fransız Banker
Magen, Amerika’dan Avrupa’ya dönerken İngiliz-Hollanda donanmaları
tarafında batırılan üç İspanyol gemisine ulaştı. Bu araştırmada ilk defa
deniz altında projektör kullanıldı. Yine bu su altı kurtarma
operasyonunda gerçekleştirilen 774 saatlik dalma zamanı süresinde birçok
dalgıç hastalanınca konu bilim adamlarının ilgisini çekti.


1878 yılında Sorbonne
Üniversitesi profesörlerinden Paul Berte bu sorunun değişik
derinliklerde nefes alan dalgıçların damarlarındaki kalan havadan ileri
geldiğini ileri süren bir teori ortaya atar.


1900 yılı baharı deniz
dibinin arkeolojik zenginliklerini gostermesi açısından son derece
önemli bir olaya sahne olur. Kuzey Afrika’dan dönen Yunanlı süngerciler
tutuldukları fırtına sonucunda Girit’te durmak zorunda kalırlar. Bu sure
içinde tesadüfen Girit sahilinde Antiquitera’da ilginç bir batığa
rastlarlar. Bu tunç ve mermerden yapılı heykeller taşıyan batik birden
Yunan hükümetinin desteğinin ve yardımını çeker.Yaklaşık 45 ila 55 metre
arasındaki bir derinliğe yayılmış bu batıktaki heykeller çıkarılır.
Gemide bulunan eşsiz heykellerin MÖ. 4 yüzyılda yapıldığı sanılmasına
rağmen, bunların adı geçen eserlerin Roma kopyaları oldukları özellikle
gemideki amforalarin tarihleşmesi nedeni ile anlaşılır. Geminin M.Ö.
80-70 yıllarına ait olduğu ve bu geminin Bati Anadoludan toplanan bu
sanat eserlerinin Roma'ya götürüldüğü sanılıyor. Dokuz ay süren bu
çalışmalarda bir dalgıcın ölmesi ve iki dalgıcın vurgun yemesi tekrar
bilim adamlarının dikkatinin vurgun konusuna çekiyor.


Antiqutirea’nin
araştırılmasından birkaç yıl sonra, İskoç psikolog John Haldene Kraliyet
donanması dalgıçları ile yaptığı deney ve çalışmalara dayanarak bir
dalış tablosu yayınladı. 60 metreye kadar inen derinliği kapsayan bu
dalma tablosu dalgıçların çeşitli derinliklerde nasıl dinlenmeleri, ne
yapmaları gerektiğine dair bilgiler içeriyordu.


1907 yılında ise karsımıza
Tunus’ta çok önemli bir batik çıkıyor. Yunanlı bir süngercinin bulduğu
bu batık tunç heykeller ve sütünlar taşımakta idi. Tunus Arkeoloji
Bölümü ve Amerikalı bir milyonerin mali yardımları ile 5 yıl süren
kazılar neticesinde Tunus Bardo Müzesi’nin 5 salonunu dolduracak kadar
heykel gün ışığına çıkarıldı. Bu kazıda da arkeologlar hala suyun içinde
değil ama en azından gemilerden dalgıçları yönlendirerek kazıları
yönettiler.


Yıl 1937'de sualtı dalış
tüpünün keşfi ile büyük bir devrim gerçekleşti. İlk defa Paris fuarında
tanıtılan daliş tüpünün scubanin keşfi ile dalgıçlar tam bir özgürlük
elde ediyorlardı. Artık bir hava borusuna bağlı olmadan serbestçe
dolaşan dalgıçların hala bir sorunu vardı. Bu da i dalma tüplerinin ilk
örneklerinde havanın hala elle ayarlanması idi.Yani dalgıç önünde
tuttuğu dalış tüpünün hava ayarının elle yapmak zorunda idi.


Dalgıçların bu sorunu 1943
yılında çözüldü. Bir regülatör eklenerek hava otomatik olarak
düzenlendi. Böylece dalgıçlar ellerinin serbestçe kullanmaya başladılar.


1946 yılında scuba yani
kendine yeterli nefes alma aleti halka tanıtıldı. Böylece denizlerin
büyük keşfi başladı.


Erken dönemlerde batıklara
dalamayan ve herşeyi uzaktan, gemilerden veya platformlardan kontrol
etmeye çalışan arkeologlar, bir cok amforanın, eserin kurtarma
şirketlerinin ve balık adamlarının elinde tahrip olmasını üzülerek
seyrettiler.


1950 yılları Sualtı
Arkeolojisi'nin dönüm noktası oldu

1953 yılında ilk sualtı
televizyonu kullanıldı. Bu arkeologlara sualtı çalışmalarının
koltuklarından seyretme imkanı verdi.

1953 yılında Türkiye’de
bazı önemli sualtı keşiflerine tanık oldu. Bunlardan biri Bodrumlu
süngercilerin Yalıkavak'ta bronz Demeter heykelinin bulmaları idi.

1954
yılında Bobrumlu süngerci Kemal Aras'in Gelidonya batığını fark eder.

1955
yılındaki Cannes’te toplanan Sualtı Arkeolojisi Kongresi tam bir dönüm
noktası oldu. Bu kongrede kurtarma şirketleri tarafindan yapılan
kazılarda nasıl eserlerin tahrip olduğu tartışıldı. Bu kongrede herkesin
ortak görüsü su altı kazıların sadece amfora toplamak olmadığı su
altında arkeologların mutlaka bulunması gerekliliğine karar verildi.

1958
Bodrumlu süngerci Kemal Aras'in Amerikalı Gazeteci Peter Throckmorton'a
Gelidonya batiğini tarif etmesi

1959 Peter Throckmorton'un
batığa dalışı ve batiği bir Bronz cağı batiği olarak tarihleşesi ve
Pennsylvania Üniversitesine bildirmesi

1960 Sualti arkeolojisinin
George Bass tarafından Türkiye’de başlatılması

1960 Yalıkavak
yakınında Bodrumlu süngerci Mehmet Imbat'in 85 metre derinlikte zenci
çocuk heykelini bulması

Yine ayni noktada bronz Fortuna
heykelinin bulunması

1961-1964 George Bass'in Turgutreis Yassıada
Bizans 7 yy batıgını kazması

1962 Haluk Elbe’nin kaleyi restore
ettirmesi ve çiçeklerle donatması

1967/1969/1974 Yassıada Geç
Roma batığında kazı çalışmaları

1966-1968 Oğuz Alpözen’in müze
asistanı olarak çalışması

1973 Bozburun’lu süngerci Mehmet
Askın'in 1973 senesinde Serçe Limanında Helenistik devre ait bir batiği
gostermesi

1973 yılı süngerci Cumhur Ilık'in Gökova Maziköyü
yakınında Şeytan Deresi batığına götürmesi

1975 Şeytan Deresinde
yapılan kazı çalışmaları ama sadece büyük küplerin bulunması

1978-1980
Serce Limanı Helenistik dönem batıgının kazılması ve 600 tane Knidos
tipi amforanın çıkarılması

1977-1979 Yine Mehmet Aşkın tarafından
gösterilen Serçe limanının en ünlü batıgı haline gelecek Cam Batığı
kazıları

1971-1978 Oğuz Alpözen’in Antalya Müzesinde çalışması

1978
Oğuz Alpözen’in Bodrum Müze müdürü olması

1973 INA Sualtı
Arkeoloji Enstitüsünün kurulması

1976 INA ve Texas A&M
Üniversitesinin ortak çalışma başlatması

1982 Kaş’ın 8.5 km
güneydoğusunda ki Uluburun batiğının süngerci Mehmet Çakır tarafından
bulunması

1984 Uluburun Batığındaki kazıların başlaması

2000
yılları Çeşme kazıları

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

2 Geri: ANADOLU'DA SU ALTINDAKİ HAZİNELER Bir Salı Tem. 20, 2010 7:45 pm

marduktr

avatar


tşkler amca güzel bilgiler ve bu bilgilerin ışığında hemn kendime bir tüp balık adam kursuna yazılmak olcak galiba:), mami ustad sende gelirsen sanada bir tüp ayarlarız...

3 ANADOLU'DA SU ALTINDAKİ HAZİNELER Bir Çarş. Tem. 21, 2010 12:08 am

CANTAR

avatar


doğru söze ne denir sadece örnekler verilebilir değilmi ?
Bu arada gece kuşu mami ye su damacana sı yeter nede olsa deneyimi var....................
























Treasure Hunters Break Scuba Rules for $50 Million (and Atlantis)

Skirting a plume of sandy water roiled by prop wash, a diver wielding a metal detector plunges to the seabed to search for bullion and other treasure from a 17th century galleon that sank off the Florida Keys.

treasure-hunt-630-1207-300x200 Treasure Hunters Break Scuba Rules for $50 Million (and Atlantis)

The dive ladder bounces up and down in the offshore surge. We’re hanging on tight, fighting the current, nearly deafened by the roar of the boat’s diesel engine. It’s revved high to send powerful jets of water down two curved metal tubes called “mailboxes,” which fit in front of the propellers. Below, on the ocean floor, the redirected prop wash is sweeping away a swath of sand 40 ft. wide.

When the noise of the engine dies down, first mate Tony Gil shouts from the deck of the 65-ft. converted lobster boat: “Ready?” I nod and put on my mask, but the other two divers have already plunged into the cloudy water—racing to the bottom and the gold that may lie there.

I’m 35 miles west of Key West, Fla., diving with Mel Fisher’s Treasures, a company named for America’s most renowned treasure hunter. Over the course of 35 years, Mel Fisher and his divers recovered gold, silver and jewels from some of the richest wrecks in the Western Hemisphere. Fisher died in 1998, but his descendants still carry on the family business. In an era when marine salvage often means remote-control rovers probing deep-water wrecks, Fisher crews find bounty from shallow waters using strategies developed by Mel decades ago. What’s surprising is that those rich, shallow waters are American. “Key West is our bread and butter,” says Mel’s grandson Sean.

Survey boats tow 4-ft.-long metal “fish” mounted with side-scan sonar, which can help locate piles of ballast rock, and cesium magnetometers, which are used to find chunks of iron from decomposing ships. When wreckage is located, the work becomes even more basic: Scuba divers with metal detectors scour the seabed and excavate artifacts by hand.

The other two divers and I are breaking all the rules I’ve mastered in years of recreational scuba diving. Loaded with more than twice my normal dive weight, I jump in without inflating my buoyancy compensator, the flotation device that controls a diver’s position underwater. I’d be concerned if we were diving deep; here, I land like a stone safely on the sand 20 ft. below.

The wreck we’re working is the Santa Margarita, which left Havana for Spain in the fall of 1622. The 630-ton galleon and another vessel in the 28-ship convoy, the Nuestra Señora de Atocha, carried emeralds, gold and silver jewelry, and coins and bullion from Central and South America. The ships were anxiously awaited by the Spanish crown, embroiled in the Thirty Years’ War and nearly bankrupt. But a hurricane scattered the fleet and sank eight ships, including the two galleons, which were dashed onto reefs off Florida’s Marquesas Keys. For nearly four centuries, storms scattered and buried Spain’s lost treasure under shifting sand.

Today, expectations are high that we’ll find something valuable. Earlier this summer at the Santa Margarita site, Fisher divers discovered gold bars and chains, silver coins and a box containing about 6000 to 10,000 pearls potentially worth $20 million. According to historical records, there are at least another 155 silver bars and 80,000 silver coins valued at up to $50 million down here.

The two divers who beat me to the bottom comb the sand with metal detectors. Trailing empty-handed, I peer into crevices for hunks of black, which may be oxidized silver, and lumps of orange, which may be oxidized iron artifacts. Occasionally, one of the divers swims to the collection crate and puts something in it. After about 15 minutes, they signal to ascend.

On the surface, the lumpy white rocks in the crate take on more character. A hand-shaped chunk with an orange stain likely has an iron spike embedded in it. A rounded rock is probably an ancient iron ball lock. It turns out that a treasure hunt is actually a rock hunt: Most artifacts are encased by nearly four centuries of marine encrustation.

But not gold. It is inert, and remains unchanged after centuries of immersion. “Gold,” Mel Fisher used to say, “shines forever.”

treasure-2-1207-300x300 Treasure Hunters Break Scuba Rules for $50 Million (and Atlantis)

( 1 ) On the deck of the salvage boat Blue Water Rose, off Key West, Fla., Mike Dodd (right) catalogs items recovered by the author (left) on her dive to wreckage from the galleon Margarita. ( 2 ) Spectacular loot from the Margarita and the Atocha: an 8-pound gold disk, an 8-ft.-long gold chain and a gold bar. On the disk is a 25-carat emerald. ( 3 ) The Dare, in Key West for repairs and resupply. The elbowed structures are “mailboxes,” invented in the 1960s by one of America’s pioneering treasure hunters, Mel Fisher. When lowered in front of the propellers, they direct prop wash to blast away sand that may cover artifacts. ( 4 ) Shawn Redding, captain of the survey boat Huntress, uses a magnetometer “fish” to map the seabed.

In the 1960s, Melvin A. Fisher was a scuba pioneer with mounting bills and a large family. He moved from California to Florida to help locate the source of gold coins washing up on Vero Beach on Florida’s Atlantic coast. In 1970 he established Treasure Salvors and rounded up investors who shared his dream of finding lost Spanish gold. His obsessive pursuit paid off a few years later, when he recovered treasure from the Atocha, though the majority of the ship’s cargo remained missing. Fisher’s success was dogged by legal battles over his salvaged finds and by personal tragedy: His son Dirk and Dirk’s wife, Angel, along with another crewmember, Rick Gage—all salvage divers—were lost at sea in 1975.

Five years later, Fisher found the remains of the Santa Margarita, which so far has yielded about $40 million in gold bars, silver ingots and other booty. And, in 1985, after 16 years of searching, he discovered the main hull section of the Atocha, which contained treasure worth an astounding $450 million. “There are three other ships from that fleet,” Sean Fisher says, “and the other half of the Atocha is still out there—somewhere.” The Atocha’s sterncastle held cabins for nobility and clergy—and likely most of the jewelry and gold.

But Mel Fisher sought more than sunken treasure. “It was always my grandfather’s dream to find Atlantis,” Sean Fisher says. “I’m serious. We have some idea where it is. But it’s a hard salvage operation that will cost a lot of money and resources.”

In the meantime, he has mapped enough tempting hot spots off the Keys to keep divers busy for years. Three boats anchored within about 5 miles of each other work the two galleons. I took a 1-hour speedboat ride from Key West to reach the Margarita site. I’m here for the day, but crews stay at sea for about a week, then haul their finds into Key West, provision the boat and head back out. They’re five days into this trip, already well sunburned.

On top of a monthly salary, the divers get a percentage of the year’s salvage and cash bonuses for recovering big items like gold bars. It takes a long time to search each 35-ft.-dia. section of ocean floor, but “if you’re persistent, hardworking and a little bit lucky, it can be very lucrative,” Sean Fisher says. “Plus, it’s a heck of a lot more fun than selling insurance.”

After a day of fruitless searching, I’m not so sure. My knees ache from kneeling on rocky coral. My hands are raw and scratched. Chunks of sand are buried in my scalp and suit. But I can’t stop. Earlier in the day, someone found a lump of silver coins; last week, divers found a gold bar.

Before my final dive, I hang off the ladder with Dan Porter, who works for Blue Water Ventures, a Fisher subcontractor. Porter says he has been treasure hunting since he was 18 and, judging by his shoulder-length gray hair, that was a few decades ago. Among other artifacts, he’s found a spectacular filigreed and bejeweled gold belt from the Atocha. “I keep going off to find a real job, and then keep coming back,” he says. “I know the payoff is down there.”

This time, when the engines stop, I don’t wait for the visibility to clear. Porter dives into the murky clouds and I follow, determined to find something. The bottom looms into sight, white and cratered like the moon. With his metal detector, Porter can easily tell which rocks contain artifacts. My only hope is to stay slightly ahead and recognize valuable ones by sight. I look around, and there it is, perched on a coral head: A fist-size, conical chunk of rock and rusty metal. I wave it at Porter, who gives a thumbs up.

Glancing into a hole, I see another odd-shaped rock. I flip it and there’s a telltale orange stain. Another hole, another orange chunk. Then pieces of pottery. I dump my items into the collection crate and follow the line to the surface.

On deck, Mike Dodd, the diver who recovered the box of pearls, spreads the articles on a table. Is my conical rock a crushed cup? A carpenter’s tool? He shakes his head. “Whatever it was, it’s already eaten away,” he says. After a summer of cataloging treasure, Dodd knows that my artifact isn’t worth sending to the conservation lab. My pottery probably came from jars storing olive oil. The metal?

Perhaps a spike. The odd-shaped rock is a mystery. It needs a reverse-electrolysis bath at the lab to peel off centuries of calcification.

As I pack up for the ride back to Key West, Tony Gil joins Dan Porter on the ladder. Porter is eating his lunch on the top rung, wolfing down a bowl of ravioli while the mailboxes blow. When the engine slows, the two divers eye each other as they pull on their masks. I glance away, then turn back to wave goodbye. But they’re already gone.

Define Avcıları 50
Milyon $ (ve Atlantis) için Scuba dalış Kuralları


Florida Keys açıklarında
batan bir
17. yüzyıl kalyonunu aramak için deniz dibinin araştırılması için alınmıştı.

bir
dalgıç pervane tarafından atılan kumlu suyu temizlemek bir metal detektörü külçe ve diğer hazine
için
Define
avı-630-1207-300x200

Dalış merdiveni aşağı ve yukarı kendi kendine dalgalalar içinde hareket ediyordu.
Biz teknenin dizel motor gürültüsünden sağır olmamak için mücadele ediyoruz.
Yüksek güçlü pervaneler önünde
iki adet kavisli uygun metal tüpler "posta kutusu" olarak adlandırılan aşağıya doğru suyu güçlü göndermek için
Aşağıda, okyanus tabanı
üzerinde yönlendirilmiş 40 ft genişliğinde bir kum temizleme süpürgesi kumları uzağa süpürme atma görevinini yapmak üzere hazırdı

ikinci kaptan Tony Gil
65-ft güverteden göründüğü zaman ıstakoz
teknesinden dönüştürülmüş geminin motor gürültüsü kesilir.
"Hazır mısın?" diye sordu Ben diğer iki
dalgıçlar zaten dalmışlardı hava bulutlu su altında yalan olabilir altın
arama yarışı.


Ben batı Key West, Fla,
Mel Fisher's Hazineleri, bir şirketin Amerika'nın en ünlü hazine avcısı idi
adı geçen dalış için 35 mil uzaktayım.
35 yıl içerisinde, bazı Batı Yarımküre dalgıçlar içinden Mel
Fisher(fisher dedektörlerini üreten firmanın sahibi ) fakirlikten zenginliğe aradığı ve bulduğu altın gümüş ve mücevherler sayesinde erişti.

Fisher, 1998 yılında öldü
ancak onun torunları hala onun kurduğu aile şirketini devam ettiriyorlar.
bir dönemde zaman deniz
kurtarma genellikle uzaktan kumanda Rovers derin su batıklarını sondajlama
araştırma tesbit etme araçları üretiyorlar.
Fisher ekipleri sığ sulardaki stratejileri ile Mel yıllar önce
geliştirilen bir lütuf olduğunu bulabilirsiniz.
Ne şaşırtıcı ki , sığ sularda bu
zenginin Amerikalı olmasıdır.
"Key West bizim ekmek ve
tereyağı," Mel in torunu Sean söylüyor.
araştırma tekneleri yedekte
4-ft uzunluğunda metal araştırma aleti "balık" aradığınız balast kaya yığınlarını
bulmanıza yardımcı olabilir ve gemiye çürüyen demir parçalar bulmak için
kullanılan sezyum manyetometreler, sonar tarama monte edilir.
Ne zaman enkaz bulunur o zaman iş daha da basit hale gelir
Scuba dalgıçlar ellerinde metal dedektörleri ile
deniz dibinde araştırma yaparak kazı için eski eserleri bulmak için dalış yaparlar.

ben ve diğer iki dalgıç
rekreasyonel dalış yıllarında hakim olduğunuz bildiğimiz tüm kuralları zorluyorlar.
normal dalış ağırlığının iki katından fazla olan ben ile yüklü, benim kaldırma kompansatör şişirme
olmadan atlamak, zehirli bir dalgıç konumunu kontrol flotasyon cihaz.
biz dalış yeri derin olsaydı
ben ilgilenmiyor olurdum;
burada 20 ft altında toprak
kum taş
gibi güvenli bir şekilde çalışıyoruz batık
Santa Margarita, İspanya için 1622 sonbaharında Havanadan denize bırakılır.
630 tonluk kalyon ve 28
gemi konvoyuna başka bir gemi, Nuestra Senora de Atocha, zümrüt taşınan,
külçe altın ve gümüş takılar ve sikkeler ve Orta ve Güney Amerika'dan yüklenilmiş gelmiş .
Gemi ile birlikte endişeyle beklenen
İspanyol taç tarafların Otuz Yıl Savaşları ve neredeyse iflas etmiş ve
karmakarışık hale getirildi.
Ama aniden bastıran bir kasırga filoyu
dağınık bir halde ve kayalıklar üzerine yönlendirdi.
Florida's Markiz Keys kapalı kesik olan iki
galleons dahil sekiz gemi burada battı.
neredeyse dört yüzyıl
boyunca,kuvvetli kumlara fırtınalar dağınık ve kum kaymaları altında İspanya'nın kayıp
hazinesi gömülü.


Bugün, beklentiler içinde de değerli bir
şeyler bulacağız düşüncesi yüksektir.
Santa Margarita şehrinde
bu yaz başlarında , Fisher gurubu dalgıçları altın bar ve zincirleri, gümüş
sikkeler ve bir kutu 6000 hakkında 10.000 inci potansiyel dolarlık 20
milyon içeren keşfetti.
Tarihi kayıtlara göre,
var olan 80.000 gümüş sikkeler kadar 50.000.000 $ buraya değerinde başka
155 gümüş çubuklar en az ve güncellenmiştir.


Metal dedektörleri ile
su altında kum zemini taramak araştırmak la görevli iki dalgıç eli boşolarak döndüler
ben iri
parça için yarıklar içine hangi parçaların siyah okside olmuş gümüş olabilir, ve kırmızımtırak
turuncu topakların okside olmuş eserler olabilirliğini biliyorum.
bazen
dalgıçların yüzer ve toplama sandık içine içinde bir şey koyar. Yaklaşık 15 dakika sonra,
yükselmek su yüzüne yüzeye çıkmak için sinyal verirler .

Yüzeyde krater , topaklı beyaz kayalar daha
karakteristik almaktadir .
turuncu ile el şeklindeki
yığın olasılıkla lekeli içindeki demir başak gibi görüntü içinde gömülü bulunuyor.
yuvarlak kaya
muhtemelen eski bir demir top kilididir.
Bu bir hazine avı aslında
bir kaya taş aramaktır
En çok bu eserler yaklaşık dört
asır boyunca deniz kabukları ile kaplanmış olarak çıkıyor.

Ama çoğunluk altın değil.
Bu asal olup değişmemiş bir şekilde yüzyıllar sonraya kalır. Mel Fisher
derdi, "Altın," "sonsuza kadar parlar."



(1) Blue
Water Rose güverte üzerindekurtarma botu , Key West, Fla, Mike Dodd (sağda),
kataloglar öğe onun dalışta yazar (solda) tarafından enkaz için kalyon
Margarita kurtarıldı
(2) Margarita ve Atocha
dan Spectacular ganimet: 8 kiloluk altın disk, 8-ft uzunluğunda altın
zincir ve bir altın bar. diskte bir 25 ayar zümrüt
olduğunu.
(3) Dare, Key West onarım
ve bütünleme için. Dirsek yapılar "posta
kutuları," 1960'lı yıllarda Amerika'nın öncü defineciler, Mel Fisher
tarafından icat edilir. Zaman pervane önünde
düşürdü, bunlar doğrudan eserler kapsayabilir kum uzakta patlama yıkama
pervane.
(4) Araştırma tekne avcı
ve Shawn Redding, kaptan, harita deniz dibinin için "balık" a
magnetometer kullanır.


1960'lı yıllarda, Melvin
A. Fisher montaj bono ve büyük bir aileye sahip bir tüplü öncü oldu. O Kaliforniya'dan
Florida'ya altın Vero Beach Florida Atlantik kıyısında bulaşık kaynağını
bulmanıza yardımcı taşındı. 1970 yılında Hazine
Salvors kurulan ve bulma İspanyolca altın kayıp rüyasını paylaştı
yatırımcıların yuvarlanır. Geminin kargo çoğunluğu
eksik kaldı ama O'nun obsesif peşinde birkaç yıl sonra, o Atocha gelen
hazine kurtarıldı, ödedi. Fisher başarısı onun
kurtarılabilir bulur, yasal savaşları şikayet ve kişisel trajedi ile:
oğlu Dirk ve Dirk karısı, Angel, birlikte başka crewmember ile Rick Gage
tüm kurtarma dalgıçlarının-1975 yılında denizde kaybolmuş edildi.


Beş yıl sonra, Fisher
Santa Margarita, şimdiye kadar kalıntıları bulundu 40.000.000 $ altın
barlar, gümüş külçe ve diğer ganimet hakkında sağlamıştır. araştırıcı 16 yıllık Ve,
1985 yılında sonra, Atocha, hazine şaşırtıcı bir 450.000.000 $ değerinde
içerdiği ana gövde bölümü keşfetti. "Bu filo üç diğer gemiler
var," Sean Fisher, "diyor Atocha diğer yarısı hala orada-bir yerde
olduğunu." Atocha's sterncastle asalet ve kabinler düzenlenen din
adamları ve büyük olasılıkla mücevher ve altın çoğu.


Ama Mel Fisher bir batık
hazine daha aradı.
"Her zaman dedemin rüyası
Atlantisi bulmak oldu," Sean diyor Fisher. "Ben bu konuda ciddiyim.
Bum konuda biraz bilgim ve fikrim var. Ama para ve kaynak
pahalıya mal olacak bir sabit kurtarma operasyonu için "dedi.


Bu arada, o kadar
dalgıçlar yıllarca meşgul edecek kapalı kutu cazip sıcak noktaların haritası
vardır.
Üç tekne birllikte bir birbirine iki galleons eserin içinde yaklaşık 5 mil demirli. Ben Key West dan
Margarita sitesine ulaşmak için 1 saat süratli bir şekilde gezinti yaptık. Burada
Bugün için, ama gezi içine beş gün mürettebat denizde bir hafta sonra Key West, hüküm haline onların bulur
çekmek için kalmak tekne ve baş dışarı. ,
zaten bronz konum.


aylık maaş üzerine,
dalgıçlar altın bar gibi büyük öğeleri kurtarmak için yılki kurtarma ve
nakit ikramiye yüzdesi olsun. Uzun zaman her 35-ft-dia
arama sürer. Kalıcı, çalışkan ve biraz
şanslı iseniz okyanus tabanı bölümünde, ancak "çok kazançlı olabilir,"
Sean diyor Fisher. "Ayrıca, bir çok bir halt
sigortası satan daha eğlenceli" dedi.


sonuçsuz araştırıcı bir
gün sonra, ben çok emin değilim.
Dizlerim ağrıyor kayalık mercan üzerine
diz çökmüş olduğumdan .
Ellerim ham ve kaşıdı. kum parçaları benim kafa
derisi ve takımdan gömülüdür.
Ama durduramaz. Günün erken saatlerinde,
biri gümüş sikke bir yumru bulundu; geçen hafta, dalgıçlar altın bar
bulundu.


benim son dalışımdan önce,
kapalı Dan Porter, Mavi Su Ventures, bir Fisher taşeron bir inşaat için
birlikte merdiven asmak.
Porter o 18 ve omzunun
uzunlukta tarafından gri saçları bakılırsa bu yana o, birkaç yıl önce
idi hazine avı olduğu belirtildi.
diğer eserler içinde, o
Atocha bir muhteşem telkari ve süslü altın kemer buldu. "Ben gerçek bir iş bulmak
için gidiyor, tutmak ve sonra geri gelmesini sağlayacak," diyor. "Ben ödeme biliyorum
aşağı var."


Bu kez, motor stop, ben
görünürlük temizlemek için beklemek gerekmez. karanlık bulutların içine
Porter dalışlar ve ben izleyin, bir şeyler bulmaya kararlı. Alt göz içine, tezgâh ve
beyaz ay gibi kraterlerle. onun metal detektörü ile
Porter kolayca hangi kayalar eserler içeren söyleyebilirim. Benim tek umut biraz
ileri gitmeye ve görerek değerli olanları tanımak olduğunu. Etrafa ve bak orada bir
mercan kafasına konar,: A yumruk boyutunda, rock ve paslı metal konik
yığın. Porter bir başparmak
kadar verir ben dalga.


bir delik içine bakınca,
başka bir tuhaf şekilli kaya bakın. Ben ve o flip bir sahte
turuncu leke's. Başka bir delik, bir
portakal duyulur. çömlek Sonra parçalar. Ben toplama sandıkların
içine benim öğeler dökümü ve yüzeye çizgi izleyin.


güverte üzerine Mike
Dodd, inci kutusuna geri dalgıç, bir masanın üzerine makaleler yayılır. benim konik rock bir
ezilmiş fincan mı? Bir marangoz aracı? Başını sallıyor. "Her neyse, zaten uzakta
yemiş var," diyor. hazine kataloglama bir
yaz sonra Dodd benim artefaktı koruma laboratuvarına göndererek değer
olmadığını bilir. Benim çanak çömlek
muhtemelen kavanoz zeytinyağı depolama geldi. Metal?


Belki ani bir artış. Tuhaf şekilli kaya
meçhul. Bu laboratuarda
kalsifikasyon yüzyıllar soyulmak bir ters-elektroliz banyo ihtiyacı
vardır.


Ben binmek geri Key West
için bavulunu olarak, Tony Gil merdiveninde Dan Porter katıldı. Porter üst basamağına, bir kase aşağı wolfing onun öğle yemeği mantıyemek ise posta kutularını
darbe. Ne zaman motor, onların
maskeleri üzerinde çektiğim iki dalgıç göz birbirine yavaşlatır. Ben bakışta uzağa, daha
sonra tekrar dalga elveda dönüşüyor. Ama onlar zaten gitti.























http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Similar topics

-

» Kraliyetli Tkmt2
» CV Örneği...

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz