GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

    Kimler hatta?
    Toplam 6 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 6 Misafir :: 1 Arama motorları

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    PİRAMİTLER NASIL YAPILDI

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    1 PİRAMİTLER NASIL YAPILDI Bir Perş. Tem. 15, 2010 3:54 am

    CANTAR




    Piramitler Nasıl Yapıldı?

    Zaman: İÖ 2551-100
    Mekân: Mısır

    Piramit
    merdiven basamağı gibi sıra sıra inşa edilmişti. Bu şekilde
    tamamlanınca kalan taşları yerlerine kısa tahta kütüklerden yapılma
    makinelerle kaldırdılar. HERODOTOS, İÖ YAKLAŞIK 430.

    Herodotos'un
    yaşadığı zamanlardan bu yana Mısırlılar'ın piramitleri nasıl inşa edip
    dikili taşları nasıl kaldırdıkları hakkında pek çok tartışma
    yapılmıştır. Ne yazık ki, Mısırlılar'dan günümüze bu konuları anlatan
    fazla bir belge kalmadığından, ortaya atılan bütün kuramlar, ancak
    deneysel arkeolojiyle sınanarak inanırlık kazanabilmektedir.

    Taşların
    ham olarak taşocaklarından çıkarılması, yontulması ve yontulmuş bu taş
    blokların ve dikilitaşların nakliyesi konularında pek çok yanıtlanmamış
    soru varsa da, belki de en büyük esrar, piramitlerin ve dikilitaşların
    gerçekten hangi teknikle yapıldığıdır.



    (Solda)
    Piramit yapımının erken bir aşamasını gösteren kroki. Piramitin
    kenarlarının tabanına birbirine paralel çakılmış kazıklar ayar ve
    düzleme için kullanılmış olabilir. (Sağda) Ahşap bir beşik modeli.
    Günümüze kadar tam boyutlu örnekler kalmamışsa da, piramit bloklarının
    nakli için bunların kullanılmış olması mümkündür.

    PİRAMİTLERİ
    NASIL O KADAR DÜZGÜN OLARAK İNŞA EDEBİLDİLER?

    Mısır'da modern
    arkeolojinin tartışmasız babası olan Flinders Petrie, 1880-2'de hepsi de
    10 üçüncü binyılın ortalarında yaşamış 4. Hanedan hükümdarlarından
    Keops, Kefren ve Mikerinos'un (büyük ölçüde angarya yöntemiyle inşa
    edilen) piramitlerinin bulunduğu el-Gize platosunda çok titiz bir
    araştırma başlatmıştır. Bulguları arazinin belki de bir ızgara gibi
    hendekler kazıp bunları suyla doldurarak ve sonra da çevredeki "taş
    adalar"ı istenilen düzeye indirerek düzeltildiğini akla getiriyordu.

    Yüz
    yıl sonra Amerikalı Mısırbilimci Mark Lehner, el-Gize piramitlerinin
    çevresindeki kaya tabakasına açılmış çeşitli delik ve hendeklerin
    krokisini çıkarttı ve bu hassas düzleştirme işinin arazinin tümünde
    değil, piramitin en alt taşlarının yerleştirileceği yerin kenarında dar
    şeritlerde yapıldığı kanısına vardı.
    Gize piramitlerinin her birinin
    ortasında masif bir kaya kütlesi bulunmaktadır (bunlar piramitlerin
    içinde birkaç yerde görülebilir). Bu doğal kaya göbekleri, inşaatçıların
    tam bir dörtgen elde etmek için köşegenleri ölçmelerini de engellemiş
    olabilir.

    Günümüze kalan aletlerden anladığımıza göre Mısırlı
    mimarlar, kadastrocular ve inşaatçılar özellikle iki alet
    kullanmaktaydılar: Düz çizgileri ve dik açıları yapmak ve yapıların köşe
    ve kenarlarını astronomik düzenlemelere göre yerleştirmek için merkhet
    ve bay.

    İngiliz Mısırbilimci I. E. S. Edwards, gerçek kuzeyin,
    herhalde batıda ve doğuda belirli bir yıldızın doğuş ve batış noktasını
    ölçüp sonra bu iki nokta arasındaki açıyı iki eşit parçaya bölerek
    bulunduğunu iddia etmiştir.

    Daha yakın zamanlarda Kate Spencer,
    Büyük Piramit'in mimarlarının, kuzey kutbu çevresinde dönen iki yıldızın
    (Büyük Ayı ile Küçük Ayı'nın) Keops piramitinin inşa edildiği sanılan
    İÖ 2467 yılında bir hizada olduğunu görmüş olabileceklerini ileri süren
    ikna edici bir kuram geliştirmiştir. Daha önceki ve sonraki piramitlerin
    yönlerindeki hataların, bu hizanın gerçek kuzeyden sapma derecesiyle
    bağlantılı olması da bu varsayımı desteklemektedir.



    (Solda)
    Çizimde, İngiliz arkeologu Reginald Engelbach'ın tasarladığı kum çukuru
    yöntemi görülüyor. Dikilitaş kızak üstünde çukura çekilir. Kum
    boşaltılarak dikilitaş kaidesine oturtulur. Son dengeleme ve yerleştirme
    taşın tepesindeki iki yöne çekilen halatlarla yapılır. (Sağda) 18.
    Hanedan'ın üç dikilitaşından ikisi hâlâ Karnak'ta Amon Tapınağı'ndaki
    orijinal mekânlarındadır.

    PİRAMİTLER NASIL İNŞA EDİLDİ?

    Sakkara'daki
    ve Gize'deki günümüze kalan kanıtlar (özellikle de tamamlanmamış
    piramitlerden) taş blokları piramitler üzerindeki nihai yerlerine
    kaldırmak için en az beş farklı rampa sisteminin kullanıldığını
    göstermektedir. En kolay ve en aşikâr yöntem doğrusal rampadır
    (Sakkara'da 3. Hanedan'ın Sekhemkhet piramitinde kullanılmış olabilir).
    Ancak genelde bu rampalar için gereken genişlik, bunların seyrek olarak
    kullanılmış olduğu anlamına gelir.

    Piramitin bir yüzünde dar
    basamaklardan oluşan merdiven rampası ise diğerlerinden daha dik bir açı
    gerektirecektir. Bu tipin izleri Sinki, Meidum, Gize, Ebu Ghurob ve
    Lisht'te bulunmuştur. Belki de I. Anasatasi'nin 19. Hanedan papirüsünde
    anlatılan sarmal rampaya başlıca itiraz bunun neyin üzerine dayanacağı
    ve piramitin büyük bir kısmı sarıldığı takdirde düzeltme hesaplarının ve
    kontrollerin nasıl yapılacağı sorusudur. Piramitin bir yüzünde zigzaglı
    bir yol basamak piramitlerinin yapımında en etkili yol olacaksa da,
    Sakkara, Sinki ve Meidum basamaklı piramitlerinde bunun kullanıldığını
    gösteren bir ize rastlanılmamıştır.

    İç rampa izleri Ebusir'de
    Sahure, Niuserre ve Neferirkare'de ve Sakkara'daki Pepi H'de
    görülmektedir ama iç doldurulduktan sonra yine de bir tür dış rampa
    gerekecekti. Piramitin içinin teraslı olmasının piramitin kenarında
    basamak basamak daha küçük rampalar dizisinin kullanılmasını daha uygun
    yapacağı iddia edilmiştir.

    Dış kaplama yapıldığında bunların
    kalıntıları hiç kuşkusuz kaybolacaktı. Piramitten vadideki tapınağa
    uzanan geçitlerin de rıhtımdan inşaat yerine inşaatçı rampası olarak
    kullanılmış olması da mümkündür (rıhtım, Nil'e bir kanalla
    birleştirilmişti).

    Kullanılan rampa tiplerinin sorunu dışında
    tartışmalar, taş blokların yerlerine kaldırılma yöntemleri Üzerinde de
    yoğunlaşmıştır. Mısırlılar vinç ya da palanga yöntemleri kullanmadıkları
    için, blokları yerlerine yerleştirmede ahşap ve bakır kaldıraçlar
    kullanıldığı kabul edilmektedir.


    Enlarge
    this imageSayfayı
    küçültmek Gercek
    boyutunu görmek için buraya tıklayınız


    Ebusir'de 5. Hanedan piramitleri.
    Arkada Gize'deki 4. Hanedan öncelleri. Eski çağlarda piramitlerin
    dışlarını örten ince kireçtaşı tabaka alınmışsa da, bunların ana
    blokları günümüze kadar kalmıştır.

    DİKİLİTAŞLARIN SIRLARI NEYDİ?

    Eski
    Mısır uygarlığının en belirgin ikonlarından biri, İğneyi andıran ve
    incelerek yükselen, tepesinde küçük bir piramit örneği bulunan (buna
    pyramidion ya da benben-taşı âdı verilir) dikilitaştır, ilk
    dikilitaşların Eski Krallık zamanında (10 2575-2134) Heliopolis'de güneş
    tanrısı tapınağına yerleştirildiği anlaşılmaktadır. Yeni Krallık
    döneminde (10 yaklaşık 1550-1070) büyük monolitik örnekler, genelde
    Karnak ve Luksor'da olduğu gibi tapınakların önüne çifter çifter
    dikilirdi.

    Yeni Krallık döneminden kaldığı sanılan tamamlanmamış
    bir granit dikilitaş, Assuan'ın kuzey taşocaklarında hâlâ yatmaktadır.
    41,75 metre boyu ve tahmin edilen 1150 ton ağırlığıyla bu dikilitaş,
    çıkarılmasının geç aşamasında tehlikeli bir jeolojik kusuru ortaya
    çıkarılarak bırakılmasaydı, dünyanın bir taşocağından çıkarılan en büyük
    taşı olacaktı.

    Assuan dikilitaşını ilk inceleyen İngiliz
    Mısırbilimci Reginald Engelbach'ın yaptığı deneyler, bir insanın bazalt
    bir keski kullanarak ham dikilitaşın üzerinden, yarım metre eninde ve
    beş milimetre kalınlığında bir parça yontmak için bir saat çalışması
    gerektiğini ortaya koymuştur.

    Dikilitaşlar'ın çoğunun boyutları
    ve ağırlığı, son aşamanın -taşı dengeli, dikey duruma yerleştirmenin- en
    tehlikeli riskini oluşturan sorunuydu. Ama dikilen taşlar gösteriyordu
    ki, bütün risklere rağmen, ortaya konan da, Mısırlıların azimli ve
    tehlikeli teknolojik ustalıklarının başarısıydı. Mısırbilimciler'in ve
    mühendislerin, bunun nasıl başarıldığı hakkındaki görüşleri farklıdır.

    Mısır'dan
    kalma kesin bir bilgi yokluğunda ileri sürülen yöntemlerden birine
    göre, kaldıraçlarla birlikte temele doldurulan taşların çıkarılmasıyla
    ve son birkaç derecede iplerle çekerek dikilitaş yerine oturtulur. Ancak
    bu teknik, yalnızca küçük örnekler için uygulanabilir bir yöntemdir.
    Daha büyük dikilitaşlar için ileri sürülen bir görüş ise dikilitaşın çok
    dik yapay bir rampadan yukarı çekilmesiyse de, bu yöntem taşın
    kaidesine kayışını kontrol için, neredeyse imkânsız bir güç kullanımını
    gerektirir.

    Her kaidenin üzerinde dikilitaşın yerine
    yerleştirilmeden tam olarak ayar edilebilmesi için bir döndürme oyuğu
    yontulmuştur. Dikilen dikilitaşların tepeleri, eklenen elektrum denen
    altın-gümüş karışımıyla pırıl pırıl parlardı.

    Engelbach,
    dikilitaşın huni biçimli ve kum dolu bir çukura kaydırıldığı fikrini
    ileri sürmüştür. Kum çukurdan kontrollü bir biçimde boşaltılınca,
    dikilitaş dikey durumuna getirilecekti. Bu kuram yukarıda sözü edilen
    19. Hanedan'dan kalma I. Anastasi Papirüsü'nden esinlenmiştir. Papirüste
    bu durum, bir öğrenci kâtibin çözümleyeceği bir problem olarak
    sorulmuştur. Bu belgede şu emir de vardır: "Kızıl Dağ'dan getirilen
    efendinin anıtının altındaki nehir kumuyla doldurulmuş 100 bölmeyi
    boşalt..."


    Enlarge
    this imageSayfayı
    küçültmek Gercek
    boyutunu görmek için buraya tıklayınız


    Assuan'daki tamamlanmamış
    dikilitaş 18. Hanedan'dan kalmış olmalıdır. Ciddi bir doğal kusur
    bulunmamış olsaydı, bu taş, dikilebilmiş en büyük dikilitaş olacaktı.

    DİKİLİTAŞLARLA
    DENEYLER

    1999'da arkeologlar ve mühendislerden oluşan bir ekip,
    25 tonluk yeni yontulmuş bir dikilitaşla iki farklı yöntem kullanarak
    deneyler yapmışlardır. Assuan'da yapılan birinci deneyde dikilitaşı bir
    rampanın ucundan aşağı sarkıtmak için karmaşık bir halat ve kereste
    sistemi kullanılmıştır. Eksen olarak bir kütüğün ve karşı ağırlık olarak
    bir granit blokunun kullanıldığı deneyde, dikilitaşın sallanımı ekseni
    rampanın ucuna tehlikeli bir biçimde yaklaştırdığı için deneme sonunda
    başarısız olmuştur.

    Engelbach'ın kum çukuru deneyimi
    Massachusets'de Boston yakınlarında yapılmış ve başarılı olmuştur. Bu
    yöntemde bir rampa önüne kumla doldurulan bir bölme yapılmıştı.
    Dikilitaş rampanın kenarından kaydırılmış, kum yavaş bir biçimde
    boşaltılarak dikilitaş dikey duruma getirilmiştir.

    Dikilitaşların
    nakliyesi ve dikilmesi, bunların Londra, Paris ve New York'ta başarıyla
    dikildikleri ve teknolojinin Mısır'dakilerin dönemleriyle
    karşılaştırılmayacak kadar ileri olduğu 19. ve 20. yüzyılda bile
    güçlükler çıkarmıştır.

    Günümüz dikilitaşlarının en tanınmışı,
    1884 yılında Washington D. C.'de inşa edilen George Washington anıtıdır.
    169 metre yüksekliğindeki bu dikilitaşın tepesine asansörle çıkılmakta
    ve oradaki seyir yerinden çevreye bakılabilmektedir.


    Enlarge
    this imageSayfayı
    küçültmek Gercek
    boyutunu görmek için buraya tıklayınız


    Assuan'da granit taşocaklarının
    yakınında çokuluslu bir arkeolog ve mühendis ekibinin yaptığı denemede
    dikilitaşı yerleştirmek için sallama yönteminin kullanılması.







    <TABLE class=tborder border=0 cellSpacing=1
    cellPadding=3>


    <TR>
    <td style="FONT-WEIGHT:
    normal" class=vbmenu_control></TD>
    <td class=alt1
    noWrap></TD>
    <td
    class=alt1></TD>
    <td
    class=alt1></TD>
    <td
    class=alt1></TD>
    <td
    class=alt2></TD>
    <td class=alt1></TD>
    <td
    class=alt1></TD>
    <td
    class=alt1></TD>
    <td class=alt1 noWrap></TD>
    <td
    style="CURSOR: hand" id=pagenav.100 class=vbmenu_control title=""
    state="false"
    unselectable="true"></TD></TR></TABLE>















    <TABLE
    class=tborder border=0 cellSpacing=1 cellPadding=6 width=210>


    <TR>
    <td
    class=thead></TD></TR>

    <TR>
    <td
    class=alt1 noWrap>

    </TD></TR></TABLE>

    http://gizlihazineler.turkforumpro.com

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Similar topics

    -

    » Lanetli bir anlaşma.

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz