GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 8 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 8 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

MUSA ve ÇIKIŞ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 MUSA ve ÇIKIŞ Bir Perş. Tem. 15, 2010 3:29 am

CANTAR




<table width="100%" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr><td colspan="2">Musa
ve Çıkış

Zaman: İÖ 13.
yüzyıl?
Mekân: Mısır/Sina Yarımadası

İsrail'in Allahı Rab
şöyle diyor: Kavmimi salıver ki, çölde bana bayram etsinler. ÇIKIŞ 5: l

Tevrat'ın
Çıkış Kitabı İsrailliler'in Mısır'da baskı altında bulunmalarının ve
Musa tarafından kölelikten kurtarılmalarının hikayesiyle başlar. Musa
İsrailli bir çiftin oğlu olmasına rağmen Mısırlı bir prenses tarafından
yetiştirilmişti.

Yetişkinliğinde bîr İsrailli köleyi döverken
yakaladığı Mısırlı bir kâhyayı öldürmüştür. Yaptığı iş açığa çıkınca
Musa çöle kaçmak zorunda kaldı. Burada Yanan Çalı önünde Tanrı'dan bir
vahiy aldı. Bunun sonucunda Mısır'a döndü ve kardeşi Harun ile
İsrailliler'in salıverilmelerini talep etti. Firavun bu isteği
reddederek ülkesinin başına on felaket getirdi.

Ailenin ilk doğan
çocuğunun ölmesi olan onuncu felaket bütün Mısırlı aileleri de
etkilediği için Firavun İsraillilerden Mısır'ı terk etmelerini istedi.
Tanrı Mısır'ın doğusundaki çölde İsrailliler'in geçebilmeleri için
Kızıldeniz'in açılmasını sağladı ama sonra sular yine kapandı ve Firavun
fikir değiştirdiği için onları kovalayan Mısırlılar boğuldular.

Bilim
adamlarının hepsi Musa'nın varolduğuna ya da Mısır'dan çıkışın
yazıldığı gibi olduğuna inanmaz. Çoğu, on felaketin ve Kızıldeniz'i
geçme mucizelerinin sunulduğu biçimiyle efsanevi olduğuna inanırlarsa
da, özellikle Çıkış, Sayılar ve Tesniye kitaplarında yeralan metinlerde
tarihi bilgiler vardır.

İki düşünce akımına genelde "minimalist"
ve "maksimalist" adları verilir ve Çıkış hikâyesi üzerindeki tartışma
İsrail tarihi için Tevrat'ın bir kaynak olarak kullanılıp
kullanılamayacağına ilişkin daha büyük tartışmanın bir parçasıdır.



Sina Dağı ve çevresindeki dorukların havadan
görünüşü.

Minimalistler, on felaket ve Kızıldeniz'in yarılması
mucizeleri konusunda Mısır'da, Sina'da ya da başka bir yerde kesin
kanıtlar olmaması üzerinde dururlar. Onlar Tevrat'taki hikâyelerin sözde
anlattıkları olaydan çok sonra, İÖ 6. ve 2. yüzyıllar arasında ortaya
çıktığına inanırlar. Ayrıca o zaman tarih yazmak diye bir şey
olmadığından Tevrat'taki hikâyeler yalnızca efsane ve folklor olarak
güvenilmez ve yanlıştır. Arkeolojik ve tarihi araştırmalar bu nedenle
Tevrat'a ışık tutamaz.

Diğer yandan çoğunluk görüşünü oluşturan
"maksimalistler", Tevrat'ın, anlattığı olaylardan çok sonra yazılmış
olduğunu kabul etmelerine rağmen, metinler konusunda farklı görüşe
sahiptirler. Nabukadnezzar ve Babilliler İÖ 587/6'da Birinci Tapınak'ı
yıkıp halk liderlerini Kudüs ve Yehuda'dan Babil'e sürgüne
götürmüşlerdi. İşte Tevrat'ın kitaplarından çoğu sürgünlerin çeşitli
yazılı ve sözlü kaynaklarından toplanarak orada son şeklini almıştır. Bu
nedenle Tevrat hikâyelerinde önemli miktarda tarihi bilgi vardır.

Bu
bilimadamları Sina Dağı'nda Yasa'yı (Torah) alan Musa'nın başında
bulunduğu gruba ilişkin bir metin oluşuna işaret ederler. Musa
önderliğinde Çıkış'a ek olarak Tevrat metinlerinde Sina'da pek çok
yolculuk hakkında izler bulunduğundan eski İsrailliler'in uzun bir dönem
içinde gidip gelmiş oldukları en azından mümkündür. Çıkış yolu ve bugün
Sina'da adları bilinmeyen mekânların yerleri konusunda emin olmak
imkansızsa da bu bilimadamları arkeolojik ve tarihi araştırmaların
kutsal kitap hikâyeleri üzerine ışık tutabileceğine inanırlar.



İsrailliler Kızıldeniz'i geçerlerken
kendilerini kovalayan Mısırlılar sularda boğuluyor. Suriye'de
Dura-Europos'taki sinagogdan bir fresk, 3. yüzyıl ortaları.

MISIR'DAKİLER
İSRAİLLİLER MİYDİ?

Minimalistler ne Musa ya da Çıkış için ne de
Kenan'da İsrailli varlığı için somut bir kanıt olmadığını ve Tevrat'ın
bu bölümünün daha sonraki bir dönemde uydurulduğunu savunurlar. Ancak
maksimalistler Mısır, Sina'da ya da başka bir yerde Musa ve Çıkış'la
ilişkili belirli bir şey olmamasına rağmen, Mısır'da Sami ırkından
insanların bulunduğuna ve ÎÖ 13-12 yüzyıllarda Yehuda'nın merkezi
yaylalarına yeni bir halkın geldiğini gösteren ikinci derecede kanıtlar
bulunmasına işaret ederler.

Bunlar Mısır tarihinin bilinen
gerçeklerini kullanarak İÖ 19. yüzyıldan ve belki de daha öncesinden
Sami göçebe gruplarının Mısır'a ticaret yapmaya, gıda maddesi almaya ve
bazıları da mümkün olursa özellikle Nil deltasının doğu kısmına
yerleşmeye geldiklerini gösterirler.

Bu göçebeler arasında
İsrailliler'in ataları, Yakub'un liderliğindeki patriyarkal klanlar da
vardı. Bunlar Mısır'a Yusuf'a katılmaya gelmişler ve kendilerine şimdi
Doğu Delta Bölgesi'yle ilişkilendirilen Goshen ülkesine firavun emriyle
yerleşip firavunun hayvanlarını gütme görevi verilmişti.

Mısırlılar'ın
bir zayıflık döneminde özgün yerleşimcilerin soyundan gelenler Delta
Bölgesi'nde kendi hâkimiyetlerini elde edip başkentlerini Avaris'te
kurdular. Bunlar tarihte Hiksoslar adıyla anılırlar ki, bu kelimenin
anlamı "yabancı dağlık ülkenin reisleri" demektir ve bu da güney
Kenan'ın iyi bir tanımıdır.

İÖ 16. yüzyıl ortalarında yeniden
başa gelen yerli bir hanedan bunların liderlerini Mısır'dan kovmuştur.
Sami köylülerin çoğu ülkede kalmışlar ve deltanın tarımcı nüfusunun bir
parçası olmuşlardır. Tevrat'ta "Yusuf'u bilmeyen yeni bir kral" (Çıkış
1:Cool tarafından "esir edilen"ler bu insanlardır.

Burada
herhalde İÖ 1307'de iktidara gelen ve üsleri yaptıklarına bakılırsa Doğu
Delta Bölgesi'yle ailevi bağları olan 19. hanedan firavunlarına yapılan
bir atıftır. Bunların başkenti Avaris'ten pek uzak olmayan Pi-Ramessu
idi (Tevrat'ta Raamses, günümüzde Qantir).

Bu firavunlar
aralarında Pi-Atum (Tevrat'ta Pithom, günümüzde Teli el-Rataba) da olan
başka kentler de kurdular ve Sina ile diğer yerlerden bedevilerin
girişini önlemek için bir sınır kaleleri zinciri ve ikmal depoları inşa
ettiler.

Firavunlar bu işlerde bölge halkını Ortaçağ
Avrupası'ndakine benzeyen bir angarya çalışma sisteminde kullandılar.
Mısır köylüleri arasında diğer göçmenlerin yanısıra Hiksoslar'ın
soyundan gelenler de vardı ve hiç kuşkusuz bu insanların hepsi bu
zorunlu çalışmadan kaçmak istiyorlardı. Böylece İsrailliler'in karışık
bir halk grubuyla birlikte Mısır'ı terk ettikleri söylenir (Ve
İsrailoğulları, çocuklardan başka altı yüz bin kadar yaya erkekler
olarak Ramses'ten Sukkot'a göç ettiler. Ve koyunlar, sığırlar, pek çok
hayvanlarla karışık çok halk da onlarla beraber çıktı. (...) Ve
İsrailoğullarının Mısır'da oturdukları müddet dört yüz otuz yıl idi. Ve
vaki oldu ki, dört yüz otuz yılın sonunda Rabbin bütün orduları Mısır
diyarından aynı günde çıktılar. Onları Mısır diyarından çıkardığı için
Rabbe çok ehemmiyetle tutulacak bir gecedir. Çıkış 12:38-41).
Bu
nedenle pek çok uzman Çıkış'ın en iyi İÖ 13. yüzyılda II. Ramses'in uzun
hükümdarlığı dönemine (İÖ yaklaşık 1290-1224) uyduğuna inanırlar.



(Solda)
Musa, On Emir'in yazılı olduğu tabletleri taşıyor, İsrailliler aşağıda;
Alba Kitabı Mukaddes'i, 1422. (Sağda) İsrail Merneptah Dikilitaşı'nda,
firavunun Kenan'daki zaferleri ve İsrail halkının yok edilişi
anlatılıyor.
HİCRET YOLU

Musa'nın İsrailliler'i Mısır'dan
hangi yoldan çıkardığı gerçekten tam bir muammadır. İbrânice "Yam Suf'un
İngilizce'ye neden "Saz" (Reed) Denizi yerine Kızıl (Red) Deniz olarak
çevrildiği bile bilinmemektedir. Ve bu denizin nerede olduğu da
bilinmemektedir. İsrail yerleşim alanlarının yerleri konusunda bir
fikirbirliği de yoktur, ancak bu şaşırtıcı değildir: Sina'nın bedevi
kabileleri İbrani yer adlarını devam ettirmeyeceklerdi.

Hicret'in
ve çöllerde dolaşılan yolların ve Sina Dağı'nın yerinin de izini sürmek
mümkün değildir. İsrailliler'in Kenan'a doğru yollarına devam etmeden
yaklaşık kırk yıl konakladıkları Kadeş-Barnea, Kuzeydoğu Sina'daki Ayn
Kudeyrat vahası olabilir ama bölgede o dönemden kalan herhangi bir
bulguya rastlanılmamıştır.

VAAT EDİLEN ÜLKE

Musa ölüp de
Moab'da Nebo Dağı'na gömülünce (Tesniye 34:1,5) halkını Şeria'dan
geçirip Kenan dağlık ülkesine götüren Yeşu oldu. Yeşu ve Hâkimler
kitaplarında anlatılan fetihlerin pek bir kanıtı yoksa da bu tepelerde
ilk kez küçük çiftçi köyleri kurulduğunun delilleri vardır.

Bunlar
İÖ 13 ile 11. yüzyıllar arasından kalmadır. Aynı dönemde Doğu Akdeniz
kıyılarından topraklar Ege dünyasından gelen göçmenlerin saldırısına
uğramaktaydı. Mısır metinlerinde bu gruplardan "Deniz İnsanları" olarak
söz edilir. Bunların arasında şimdi Gazze Şeridi olarak bilinen.yere
yerleşen Filistinliler vardı. Kıyı ovalarındaki karışıklıktan kaçanlar
dağlık iç bölgede kendilerine yeni köyler kurdular ve burada doğudan
gelen İsrailliler ile karşılaştılar.

Bu iki grubun birlikle
kurdukları tarım köylerinde pek çok teknolojik yeniliğe rastlanılmıştır.
O çağın kıyı yerleşim birimlerinin aksine bu köylerin çoğundaki hayvan
kalıntıları arasında domuz kemiklerine rastlanılmamış olması ilginç bir
gerçektir. (Daha sonraki Yahudilik'te domuz eti, dini yasalarla
yasaklanmıştı.) Bu olgu dağlık köylerde yalnızca İsrailliler'in
varlıklarını işaret etmekle kalmayıp, bu toplulukları onların
inançlarının yönettiğini de gösteriyor olabilir.

İsrailliler'in
İÖ 12. yüzyıl sonları ve 11. yüzyılda Kenan ülkesinde bulunduklarının
kesin bir kanıtı daha vardır. Mısır firavunu Merneptah, hükümdarlığının
beşinci yılında (İÖ yaklaşık 1219) Mısır hâkimiyetini tekrar kurmak
umuduyla bölgede bir sefere çıkmıştır.

Firavun Merneptah, daha
sonra Karnak'ta fetihlerini anlatmak için diktiği bir anıtta Kenan
ülkesinde diğerlerinin yanı sıra İsrail halkını da tümüyle ortadan
kaldırdığını belirtmiştir. İsrailliler'in varlığının Tevrat dışında yer
aldığı ilk belgenin, onun tümden imha edildiğini iddia etmesi çok
ilginçtir.

Böylece, Musa ve Çıkış konusunda doğrudan doğruya bir
kanıt yoksa da, fazlasıyla var olan çevresel kanıtlar gözardı edilemez.
Bu sonuçta kişisel bir inanç ya da iman konusu olarak kalacaksa da,
Tevrat'ta nakledilen olayların temelde gerçek olduğuna inananlar için,
bu metinler hep bir esrar gölgesi altında olacaktır.



İsrailliler'in Sina yarımadasından Kenan'a muhtemel
göç yollarını gösteren harita.



Mısır'da
Luksor'da Medinet Habu duvarlarında resmedilmiş Deniz İnsanları.
Başlıklar, Filistinliler olduğunu gösteriyor.


</td></tr></table>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr></tr></table>

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz