GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 7 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 7 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

GÜNEŞ SAATİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 GÜNEŞ SAATİ Bir Perş. Tem. 15, 2010 3:19 am

CANTAR




<table width="100%" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr><td colspan="2" class="hr"></td></tr><tr><td colspan="2">

Güneş Saati (Safranbolu)
Karabük



Safranbolu ilçesinde, çarşı içerisinde bulunan
Köprülü Camisi’nin avlusunda Güneş Saati bulunmaktadır.

Yatay
güneş saatleri grubundan olan bu güneş saati XIX.yüzyılın ortalarında
yapılmıştır. Dört mermer ayağın taşıdığı, düz mermer bir zemin üzerine
yapılan bu saat günün saatini metal plaka üzerine düşen gölgelere göre
hesaplamaktadır.



Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız






Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız




Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız





Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız





Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız





Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız






Köprülü
Mehmet Paşa Camisi avlusundadır. Basit tip, yatay güneş saatleri
grubundadır. Sabah 06.40 akşam 17.20 arasındaki zamanı metal plakanın
gölgesine göre gösterir.

Osmanlı dönemine ait 95 adet güneş
saatinden birisidir. Tarihi güneş saati mermer levhanın üzerinde bulunan
üçgen şeklindeki madeni bir plakanın gölgesi ve plakanın merkez teşkil
ettiği eşit açılara haiz çok sayıdaki çizgi ile zamanı tayin etmektedir.

Mermer
levha üzerindeki çizgilerin her birinin arası 10’ar dakikalık zaman
dilimini göstermektedir.




Arkadaşlar
Güneş saatinin ne olduğu konusunda aşağıya çeşitli yazılar koyuyorum.
İnşallah faydalanırız.





Güneş
Saati hakkında bilgi


Güneş Saati Alm.
Sonnenuhr (f), Fr. Cadran (m) solaire; horloge (m) solaire, İng.
Sundial; solar time. Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği
gölgelerden faydalanarak günün kısımlarını bulan düzen. İlk defa düşey
olarak düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna
göre günün zamanı tesbit edilmiştir. Eski Yunanda değişik güneş saatleri
kullanılmıştır. Pergalı Apollonius (M.Ö. 250) konik kesit kullanarak
daha da hassas saat


Güneş Saati Alm. Sonnenuhr (f), Fr.
Cadran (m) solaire; horloge (m) solaire, İng. Sundial; solar
time. Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği gölgelerden
faydalanarak günün kısımlarını bulan düzen.

İlk defa düşey olarak
düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna göre
günün zamanı tesbit edilmiştir.

Eski Yunanda değişik güneş
saatleri kullanılmıştır. Pergalı Apollonius (M.Ö. 250) konik kesit
kullanarak daha da hassas saat elde etmiştir. Ptolemi ise kurduğu
düzende gölgeleri çeşitli eğik düzlemlerde gösterir saat geliştirmiştir.
Atina’daki bir kulede M.Ö. 100 yılından kalma sekiz güneş saati
bulunmaktadır. Roma’da ise M.Ö. 290’da ilk güneş saati ortaya çıkmıştır.

Müslüman
Araplar, güneş saatine çok önem vermişler, yatay, düşey ve eğik
düzlemli çok değişik türlerini geliştirmişlerdir. Bazı eski camilerin
duvarlarında veya uygun yerlerinde güneş saatleri vardır. Trigonometri
prensiplerini kullanarak düzeni ve imalatını basitleştirmişlerdir. M.S.
13. yüzyılda Ebü’l-Hasan saat çizgilerinin silindirik, konik ve diğer
yüzeylerde belirtilmesi üzerinde çalışmalar yapmıştır.

İlk
mevsimler için eşit saatin kendisi tarafından ortaya çıkarıldığı kabul
edilir. Ancak mekanik saatin ortaya çıkmasıyla güneş saatinin kullanış
alanı azalmıştır. Müslümanların saate verdikleri önem, namaz
vakitlerinden kaynaklanmaktaydı. Mesela, büyük alim Abdülhak Sücadil’in
Farsça Mesail-i Şerh-i Vikaye kitabında güneş saati şu şekilde
anlatılır:

“Güneş gören düz bir yere, bir daire çizilir. Bu
daireye, önce Hind Müslümanları tarafından kullanıldığı için, “Daire-i
Hindiyye” denir. Dairenin ortasına, çapının dörtte biri kadar uzun, dik
bir çubuk dikilir. Bu çubuğun gölgesi, sabah vakti, dairenin dışına
kadar uzundur ve batı tarafındadır. Güneş yükseldikçe, gölge kısalır.

Gölgenin
ucunun, daireye girdiği noktaya işaret konur. Güneş gün ortasına
gelince, gölgenin boyu en küçük olup, sonra tekrar uzamaya başlar ve
doğu tarafından dışarı çıkar. Çıktığı noktaya da işaret konur. Bu
işaretlenen noktalar arasındaki daire yayının ortası ile merkez arasına
düz bir çizgi çizilir.

Bu, oranın nısf-un-nehar «gün ortası»
çizgisi olur. Gölge ucu bu çizgiye gelirse gün ortası olur. Gölge bu
hattan ayrıldığında öğle namazı vakti başlar. Çubuğun gölgesi, çubuğun
boyunun bir veya iki katı kadar daha uzayınca ikindi vakti başlar.”

Rönesansla
güneş saati yaygınlaştı. Ancak 19. yüzyıldan itibaren süs olmaktan
ileri gitmemiştir.

Güneş saatinin çalışma prensibi, güneşin
gökteki hareketi ile ilgilidir. Bu görünür hareket dünyanın kendi ve
güneş etrafındaki dönüşü ile alakalıdır. Ancak, güneş saatinin
hassaslığı için gözönüne alınması gereken başka üç tesir daha vardır:
Bunlardan ilki, dünyanın güneşi odak kabul ederek hareket etmesi;
ikincisi, yörüngenin elips olması ve üçüncüsü, dünyanın dönme ekseninin
eğik olmasıdır.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi



TARİHÇE

Eski
çağlardaki insanlar Güneşin ufuk üstündeki hareketinden, dikey bir
çubuğun gölgesini izleyerek zamanı belirleyebiliyorlardı. Bu yöntem
tamamen doğru saati vermiyordu, çünkü gölgenin uzunluğu yardımıyla
belirlenen zaman gerçek saati göstermeye yeterli değildi.

Bilinen
en eski Güneş saatleri M.Ö.1500 yılında Mısırlılar tarafından
kullanılmıştır. Günümüzde yapılan kazılarda bunların pek azına
rastlanmıştır. Çinliler, Hun Hanedanlığı zamanında bundan bağımsız
olarak daha gelişmiş bir sistem kullandılar.

Maya, Aztek ve İnka
uygarlıklarında Güneş saati kullanıldığına dair bir kayda
rastlanmamıştır. Stonehenge ve Aztekler takvim kullanmışlardır.
Yunanlılar Güneş saatini geliştirerek konik Güneş saatleri yapmışlardır.

Yukarıda
anlatılan Güneş saatleri zamanı doğru göstermiyordu. Hıristiyanlık
başlangıcına kadar Güneş saati için kullanılması gereken teknik ve
aletler geliştirilemedi. M.S. 1. yüzyılda gölgeyi oluşturan çubuk kuzey
yıldızına (Polaris) çevrildiğinde hata payının azaldığı anlaşıldı.

Güneş
saatleri Rönesans devrinde en parlak dönemlerini yaşamıştır. Güneş
saati yapımı bir sanat haline gelmiş ve Güneş saati yapanlar sırlarını
ve yapım tekniklerini korumuş ve saklamışlardır. Her şekil ve büyüklükte
Güneş saatleri geliştirilmiş, bunlar yatay,dikey veya bunların
arasındaki herhangi bir açıda yapılmıştır.



O zamanlarda her
şehirde ve kasabada değişik türde bir Güneş saati bulunuyordu.Bunlar
Hindistan Jaipur’daki gibi çok büyük veya bazen de çok küçük şekillerde
olabiliyordu.

Rönesans’tan yüzyıllar önce Kopernik teorisi kabul
edilmeden insanlar nasıl Güneş saati yapabiliyorlardı? Nasıl Yer kendi
ekseni etrafında dönüyorsa, Yer Güneş çevresinde de kutbu gösterecek
şekilde döner, buda Güneş saatinin çalışma prensibini destekler. O
zamanki insanlar bazı şeyleri açıklayamasalar da Güneş saatinin neden
kuzey kutup yıldızına (kuzey enlemler için) yöneltilmesi gerektiğini
biliyorlardı.





Güneş saatleri mekanik saatler (sarkaçlı
saatler) icat edildikten sonrada hükümdarlığını sürdürdü. Çünkü ilk
mekanik saatler bir Yerde sabit durmak zorundaydı. Bunun sebebi çok
hassas bir sarkacın hareketine bağlı olmalarıydı.

Bu yüzden
gemilerde trenlerde kullanılamıyordu. Güneş saatine bakılarak bu mekanik
saatler her gün yeniden ayarlanıyordu. Güneş saatleri bu saatlerden çok
daha pratik ve doğruydu. Taşınabilir Güneş saatleri 1700’lü yıllarda
çok yaygındı, hatta bunlardan bazıları enleme ve boylama göre
ayarlanabiliyordu.

İslam da zamanın belirlenmesinde güneş
saatlerinden yaygın olarak yararlanıldığı bilinmekle birlikte, bugün
özgün güneş saati örneklerine,cami duvarına işlenmiş bulunan saatler
dışında , çok ender rastlanmaktadır.
Mekanik saatler 16.yy da hızla
gelişti, yayla hareket eden mekanizmalar sayesinde taşınabilir ve
kullanışlı bir hale geldi ve sonunda dünya standartlarına uygun zaman
ölçerler olarak kullanıldı.

1900’lerde Güneş saatlerinin
kullanımı azalmaya başladı ve hakimiyetini tamamen mekanik sarkaçlı
saatlere bıraktı.

Yerkürenin saydam olduğu ve merkezinde bir
gözlemci bulunduğu varsayılırsa, bu gözlemci için, zamanın ölçülmesi
sorun yaratmaz. Dünya’ nın, Güneş’ e göre kendi ekseni çevresinde
dönmesi sonucu Güneş, 24 saatte ancak bir kez aynı boylam çizgisini
keser.

Yalnız, 24 saatte bir yinelenen bu kesim noktası, mevsim
değişikliklerinden ötürü, biraz daha kuzeyde yada güneyde yer alabilir.

Güneşin
hareketini izlemek için, 24 eşit saat eralığına bölünmüş dairesel bir
kadran, ekvator düzlemine oturtulur ve merkezine düşey bir çubuk
(dünyanın dönme eksenine paralel) yerleştirilir.

Artık mevsim ne
olursa olsun, çubuk gölgesinin ucu, her gün aynı saatte aynı doğrultuyu
gösterecektir.


Ne varki, güneş hareketinin bir yıl boyunca
değiştiği, bu yüzden de güneş saatinin, duyarlı bir mekanik saatle
karşılaştırıldığında on beş dakişka kadar ileri yada geri olduğu
görülür.

Bunun nedeni, Dünya’ nın Güneş çevresindeki
yörüngesinin tam bir daire değil, bir elips biçiminde olmasıdır. Güneş
elipsin merkezlerinden biri üstünde bulunmaktadır. XVII. yüzyıl da
“Kepler” in ortaya koyduğu gibi, Dünya Güneş’ e Yakınken daha hızlı
hareket eder.

Dolayısıyle güneş, bazen ortalama yerinin
ilersinde, bazende gerisinde kalır. Normal saat zamanı ile güneş saati
zamanı arasında ortaya çıkan bu farka “zaman dengelemesi” denir. Zaman
dengelemesindeki değişiklikler her her yıl aynıdır ve hesaplanabilir.


Gerekli düzeltmeler yapıldığında, dünyanın merkezindeki bir
güneş saatiyle gerçek zaman okunabilir. Bunu sağlamanın bir yolu,
zamanı, güneş saati mili (gnomon) üstünden okumak ve merkezden gelen düz
çizgiler yerine, yılın çeşitli zamanları için farklı zaman işaretleri
bulunan biraz eğri çizgiler kullanılmaktadır. Böylece uygun işaretlere
göre okuma yaparak, bir kaç saniye yanlış payıyla gerçek zaman
bulunabilir.


Bununla birlikte, gerçek güneş saati çeşitli
sorunlar yaratır. Güneş alan herhangi bir düzlem üstüne (ister yatay,
ister düşey, ister eğimli olsun) güneş saati yerleştirilebilir.

Ama
güneş saati milinin doğrultusu, mutlaka dünyanın dönme eksenine paralel
olmalı, yani kuzey yarıkürede çubuğun ucu kutup yıldızını göstermeli,
saat çizgiler de, dünyanın merkezindeki varsayımsal kadranın çizgilerine
paralel olmalıdır.

Dünya yüzeyindeki herhangi bir yere
yerleştirilen güneş saati kadranının, ekvatora paralel olmasına
genellikle olanak yoktur. Bu yüzden, ekvatora paralel varsayımsal bir
kadrandan, “Kutup Yıldızı” doğrultusunnda, güneş kadranı üstüne izdüşüm
alınır.


İlk bakışta karmaşık görünmesine karşın, en yalın
güneş saati düzenlerinden biri, “Halkalı Güneş Saati” dir. Bir küre
iskeleti biçiminde halkalı güneş saatinin, merkezden geçen ekseni
eğiktir. Eğimli eksen, saat milidir. Zaman aralıkları eşit bölmeler
halinde bir halkaya işaretlenmiş ve saat miline dik bir düzlem içine
terleştirilmiştir.

Mil, o yerdeki enlem açısına eşit bir eğimle,
kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilir. Bu durumda mil, yerin dönme
eksenine paraleldir. Bu tür güneş saatinin bir olumsuz yanı vardır;
Halka dikkatli yapılmamışsa, güneşin tam ekvator üstünde bulunduğu, mart
ve eylül aylarında, (gece ile gündüzün eşit olduğu zamanlar), saat bir
kaç gün çalışmaz.

Ekvatorla çakıştırılmış olan halka, gece ile
gündüzün eşit olduğu günlerde (ılım ya da ekinoks) kendi ışığının önünü
keser. Dolayısıyle halkalar, ya tam olarak kapatılmazlar yada
deliklerden bir miktar ışık geçebilecek şekilde düzenlenirler.


İstenilen
bir yüzey üstüne, mil ile birlikte zaman işaretlerinin de izdüşümü
aktarılarak, düzlemsel güneş saatleri yapılabilir. Bir çok yapının
duvarında, doğrudan doğruya güneşe bakmayan güneş saatleri bulunur.

Bunlarda
saat mili, dünyanın dönme eksenine paralel kalacak bir açıyla duvara
yerleştirilmiştir. Mil gölgesinin yalnız uç noktasının okunduğu
yerlerde, mil duvara dik açılı da yerleştirilebilir.


Çizgilerin
mekanik izdüşümünü almak yerine, çağdaş güneş saatlerinde gerekli
açılar, trigonometri yoluyla hesaplanır. Bununla birlikte güneş
saatleri, binlerce yıldır pratik amaçlarla kullanılmıştır. Bunların ilk
örneğine Mısır’ da rastlanır.

Romalılar’ ın da yarım küre
biçiminde güneş saatleri olduğu, ayrıca taşınabilir güneş saaatleride
kullandıkları bilinir. Daha sonraları yapılan taşınabilir güneş
saatleri, enleme göre ayarlanabiliyor ve meridyeni bulmak için pusulayla
birlikte kullanılıyordu. Ama Romalılar, kuzeyin nasıl bulunduğunu
bilmediklerinden, zamanı, düşey gölge çubuğunun gölgesinin uzunluğuyla
ölçmüşlerdir.

Verilen bir enlemde Güneş, yılda ancak iki kez
aynı noktada bulunduğundan, yılın farklı zamanları için farklı ölçekler
kullanılmıştır.




Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız


Güneş saatinin çalışma prensibi, güneşin
gökteki hareketi ile ilgilidir. Bu görünür hareket dünyanın kendi ve
güneş etrafındaki dönüşü ile alakalıdır. Ancak, güneş saatinin
hassaslığı için gözönüne alınması gereken başka üç tesir daha vardır:
Bunlardan ilki, dünyanın güneşi odak kabul ederek hareket etmesi;
ikincisi, yörüngenin elips olması ve üçüncüsü, Dünya'nın dönme ekseninin
eğik olmasıdır.

Zamanı ölçmek için ilk çabalar
güneş saatiyle başlamıştır. Bu ilk saatler, yüzyıllar boyunca zamanın
ölçülmesi için kullanılan en yaygın araç olmuşlardır. Güneş saatleri,
özel olarak hazırlanmış bir milin gölgesinin, Güneş’in görünen
hareketine uygun olarak yine özel olarak hazırlanmış mermer, taş veya
madeni bir zemin (kadran) üzerindeki hareketine göre zamanın ölçülmesine
yarayan araçlardır. Saat, güneşin oluşturduğu gölgeyi ölçer. Bu yüzden
güneş saatleri ancak bol güneşli ülkelerde ve gündüzleri
kullanılabiliyordu.


Saat sisteminin gelişmesi tamamıyla dinî
sebepler yüzündendi. Mısır dilinde saat anlamına gelen “wnwt” aynı
zamanda rahiplerin yaptığı dini görev anlamına da geliyordu. Gündüz
saatleri, Güneş Tanrısı Ra’nın ilerleyişine göre ölçülüyordu ve rahipler
güneşin yolunu izlemek için değişik şekillerde yapılmış güneş saatleri
kullanıyorlardı.


M.Ö. 3500′lerde yapılmaya başlayan ve ilk
zaman ölçme aracı sayılabilecek obeliskler, aynı zamanda tarla
parselasyonunda da kullanılıyorlardı. Uzun, yukarı doğru incelen dörtgen
yapının üst sivrisi kare biçimindeki düzlemin ortasında değil kenara
kaymış olarak yapılıyordu. Hareket eden gölge, günü ikiye bölerek zamanı
gösteriyordu. Yılın değişik zamanlarında gölge uzunlukları işaretlenip
en uzun ve en kısa olanı bulunuyor ve böylece yılın en kısa ve en uzun
günü de belirlenebiliyordu.


Güneş saatlerinin bir başka
çeşidi de T şeklindeki saatlerdir. T biçiminde birbirine bağlanmış iki
çubuktan oluşan bu saatlerde kısa çubuğun gölgesi uzun sapın üzerindeki
numaralara düşüyordu. Sabahları doğuya doğru, öğleden sonraları ise
batıya doğru tutulan saatte, 1′den 10′a kadar sayılar kullanılıyordu.

Taşınabilen
ilk zaman aracı olan bu saat, M.Ö. 1500′lerde kullanılmaya
başlanmıştır. Bu alet, günü 10 parçaya ve sabah ile akşam olmak üzere
iki ‘alacakaranlık saatler’ine bölüyordu. T biçimindeki güneş
saatlerinde, günün ilk ve son saatlerinde gölgenin sonsuza kadar uzaması
ve kadran üzerinde izlenememesi sorun yaratıyordu.


Güneş
saati tasarımındaki en büyük gelişme, gündüz saatlerini eşit dilimlere
ayırabilmeyi sağlayan yarım küre biçimidir. M.Ö. 300 yıllarında Keldani
astronom Berossus’un bulduğu bu tip saatlerde yarımküre içbükey olarak
yerleştiriliyordu. Herhangi bir günde gölgenin yarımküre üzerinde
izlediği yol, Güneş’in gökyüzünde izlediği yörüngenin kopyası oluyordu.
12 eşit bölüme ayrılmış yarımküre üzerinde yörüngeler çizilip, her
mevsimle ilişkili saat başları birer eğri ile birleştiriliyordu.


M.Ö.
8. yüzyıldan önce yapılmış taşınabilir bir güneş saati. Saat, kısa
parçanın gölgesinin sap üzerindeki sıkalaya düşmesi içingüneşe doğru
tutuluyor.


Sümerlerle başlayıp Mısırlılar ve Babillilerle
devam eden güneş saatleri Yunanlılarla daha da geliştirilmiştir.
Romalılar ilk güneş saatlerini M.Ö. 1. yüzyılda yapmışlardır. Mimar
Vitruvius’un belirttiğine göre, Roma’da çok yaygın olarak kullanılan
saatlerin 13 değişik türü bulunuyordu.
O dönemin usta matematikçileri
olan Araplar daha yaratıcıydılar. Saatçiliğe çok önem veren Araplar
güneş saatlerinin birçok ilkesini geliştirmişlerdir. Arapların ünlü
düşünürlerinden Abu’l Hasan, eşit saatlerle hesaplama sistemini bularak,
13. yüzyılın başlarında horoloji tarihinin en önemli adımlarından
birini atmıştır.


İlk çağlarda çabuk gelişme gösteren güneş
saatleri ortaçağ boyunca 5-16. yüzyıllar arasında pek ilerlememişlerdir.
Ancak, 1500-1800 yılları arasında astronomiye paralel olarak hem çeşit
hem de kullanışlılık açısından gelişmişlerdir.


En ayrıntılı
ve hassas güneş saatleri İslâm güneş saatleridir. İslâmiyet’te namaz
vakitlerini bilme isteği güneş saatlerini buna göre ayarlama zorunluluğu
getirmiştir. Öğle namazı bir cismin gölgesinin en kısa olmasıyla
başlar, gölge o cismin iki misli olduğunda, ikindi namazı başlamış olur.
Bu iş için caminin avlusuna bir sopa dikilir.

Cismin gölgesinin
mevsimlere göre tespit edilmesi ve namaz vakitlerinin buna göre
işaretlenmesiyle gelişmiş bir yatay güneş saati elde edilir. Bilinen en
eski İslâm güneş saati 868-901 yılları arasında Mısır’da hüküm süren
Tolunoğlu Ahmed’in Fustat’ta yaptırdığı camide bulunmaktadır.

Güneş
saatlerinde zamanın uzunluğu bir mevsimden ötekine değişiyordu.
Mısırlılar günü 24 parçaya bölmüş olsalar da bu şimdikinden farklıydı.
Güneşin doğumundan batımına kadar geçen zamanı ona bölüyorlardı, ancak
bu birimler yazları daha uzun oluyordu.


Geçen yıllarla ve her
mevsim kayan gün doğumlarıyla gündüz ve gece saatleri tamamen
değişiyordu. Daha sonraları gündüz ve gece süreleri 12 saat uzunlukta
hesaplanmış olsa da, bu yine mevsimden mevsime değişmekteydi.

Güneş
saati karmaşık bir sistemdi ve çok esnekti. Daha basit sistemlere ve
akşam saatlerini izlemeye duyulan ihtiyaç, değişik arayışlar getirdi ve
insanlar zamanı ölçebilmek için gökyüzüyle ilişkisi olmayan başka
araçlara yöneldiler.


üstünde günün saatlerini
gösteren böl&shy;meler, ortasında da bir mil bulunan, güneşin
durumuna göre her bölme üstüne milin gölgesinin düşmesiyle saati
belirlemeyi sağlayan düzeneklere verilen ad.

Güneşin hareketini
izlemek için 24 eşit saat aralığına bölünmüş bir kadranın ekvator
düzlemine oturtulup, ortasına dün&shy;yanın dönme eksenine paralel
düşey bir mil (bir çubuk) yerleştirilmesiyle oluşturulan güneş saati,
dünyanın güneş çevresindeki yörüngesi tam bir daire biçiminde değil de,
bîr elips biçiminde olduğundan, daha duyarlı mekanik saatlerle
karşılaştırıldığında on beş dakika kadar geri ya da ileri olduğu
gözlenir, "zaman dengelemesi" diye adlandırılan bu farktaki
değişiklikler her yıl aynı olduğundan, kolayca hesaplanabilir.

Biraz
daha karmaşık olan halkalı güneş saati, bir küreiskeleti biçiminde
yapılır ve merkezinden geçen kuzey güney doğrultulu eksen (saat mili) o
yerdeki enlem açısına eşit eğikliktedir; zaman aralıkları eşiti bölmeler
halinde bir halkaya işaretlenip, halka, saatmilinedik bir düzlemde
yerleştirilmiştir.





</td></tr></table>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr></tr></table>

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz