GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 6 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 6 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

HİNDİSTAN AÇIKLARINDA BİR BATIK ŞEHİR

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 HİNDİSTAN AÇIKLARINDA BİR BATIK ŞEHİR Bir Perş. Tem. 15, 2010 2:09 am

CANTAR

avatar


<table width="100%" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr><td colspan="2" class="hr">
</td></tr><tr><td colspan="2">

Sualtı arkeolojik sit alanı 9000 yıldan eski olabilir
ve Hindistan’da Surat’tın 30 mil batısında Kuzeybatı Khambhat (Cambay)
Körfezinde bulunmuştur.




15 Şubat, 2002, Surat, Hindistan – Bir ay önce
Ocak ayı ortalarında, Hindistan’da bir denizbilimcisi Hindistan’ın
kuzeybatısında Khambhat (Cambay) Körfezi açıklarında yaklaşık olarak 40
metre derinliklerde sonar okumalar 90 derecelik kare ve dikdörtgen
şekiller tespit ettiğini açıklamıştı. Bunun üzerine Hint Bilim ve
Teknoloji Bakanlığı bölgede deniz dibi tarama emretmiş. Bulunanlar,
dünyanın her tarafındaki arkeologları şaşırtmıştır ve iki hafta önce
Surat kıyısından 30 mil ötesindeki sualtı sit alanı araştırmasının
başındaki Hint Bakanın bulunduğu özel bir toplantının konusu olmuştur.

Bu özel toplantıya katılanlar arasında Hint
Bhakti Vedanta Enstitüsü için arkeoloji tarihini araştıran ve “Yasaklı
Arkeoloji” (Forbidden Archaeology) kitabını yazan Amerikan yazar
Michael Cremo vardı. Bugün onunla kazı ve karbon testle 9000 yıl önceye
giden buluntuların anlamı konusunda konuştum.


MÜLAKAT
Michael Crema, Kadim Arkeoloji Araştırmacısı ve
Yazar (Yasaklı Arkeoloji): Son birkaç ay içinde mühendisler oralarda
bazı dip taramaları yapmışlardır ve gerçekten insanların mekan ettiği
bir yer olduğunu kanıtlayan fosil kemikleri, fosil ahşap, taş aletler,
seramik parçaları ve birçok şey çıkardılar. Bu arada daha da fazla sonar
okumaları yapıp daha birçok yapıları da tespit etmişlerdir. Görünüşe
göre buluntular bir zamanlar Hint alt-kıtasından bölgeye inen bir nehrin
kıyısında bulunmaktaydılar.

Haber yayınına göre, sualtı sitten bir tahta
parçasının radyo-karbon testi 9500 yıl vermiştir. Bu durumda
buluntuların tarihi son buzul çağın sonuna denk gelir.


<table align="right" border="0" cellpadding="7"><tr><td align="left">








google_protectAndRun("render_ads.js::google_render_ad",
google_handleError, google_render_ad);
</td></tr></table>
Evet gelen göstergeler aynen böyledir. Aslında
iki radyo-karbon tespit tarihi vardır: biri 7500 yıllık ve diğeri de
9500 yıllık. 9500 yıllık olanın daha güçlü dayanağı vardır ve şimdilik
kabul edilen odur. Hyderabad, Hindistan’da katıldığım bu toplantı
sırasında bunu Bakan Joshi (Murli Manohar Joshi Hint Deniz Teknoloji
Bakanıdır) açıklamıştır. Bu konuda daha çok çalışmaların yürütüleceğini
söyledi. Bölgede gözlem yapmak oldukça zordur. Çok hızlı bir akıntı
vardır. Dolayısıyla, oldukça kapsamlı bir çaba olacaktır, ancak Hint
hükümeti bu keşfi doğrulamak için gerekli bütün kaynakları seferber
etmeye kararlıdır.

Bu
konuda ayrıca Hyderabad’da bu buluşa karşı derin ilgisi olan ve Hint
hükümeti ile bağlantısı olmayan bağımsız bir arkeolog ile konuştum. Ona
göre aşağı dalgıçlar gönderilmesi şarttır. Şimdiye dek dalgıçlar
gönderilmedi ve tüm bilgiler sonar okumalara ve dip taramalara
dayanıyordu. Ergeç daha yakın bir tespit için aşağı insan göndermenin
bir yöntemini bulmaları gerekecektir. Bu çabaların süreceği
kanısındayım.

Şimdi,
diğer bir arkeolog, Harvard Üniversitesinden Richard Meadows, burada
uluslararası çalışma olmasını önerdi. İlk bakışta bu iyi bir fikir gibi
gözükür, ancak bu Amerikan arkeologlar ve diğerlerinin projeyi kontrol
etme çabası olabilir ve 9500 yıllık kadim bir uygarlığının söz konusu
olmasını istediklerini sanmıyorum. Dolayısıyla, Hint arkeologlar ve Hint
hükümetinin bu çok önemli keşif konusunda değişik amaçları olan, neyin
açıklanacağını ve neyin saklı tutulacağını tayin etmek isteyen hariçten
gelenleri kabul etmekte biraz temkinli davranmalarını öneririm. Zira bu
keşif devrim niteliğini taşıyabilir.


Denizaltı Sit Alanındaki İnsanların Kültürel Geçmişi

İnsanların kültürel geçmişini
bilmezsek bile, 9500 yıllık bir şehir söz konusuysa, bu Sümer
uygarlığından birkaç bin yıl daha eskidir. Mısır ve Çin uygarlığından da
daha eskidir. Dolayısıyla, gezegenimizde farz ettiğimiz kentsel
uygarlığın gelişme şemasını radikal bir şekilde etkiler.

Şimdi, eğer daha fazla araştırmayla bu sualtı
şehirde yaşayan halkın kültür kimliği ortaya çıkarsa ve eğer onlar Vedik
bir halksa, (bölgeye bakılırsa bunun olası olacağını düşünüyorum) o
zaman esas olarak Batı arkeologlar tarafından yazılmış olan Hint
tarihsel görüşümüzü radikal bir şekilde değiştirir.



Hindistan’ın Vedik Kültürü – Gerçekten 3500 Yıldan Daha
Eski Mi?







<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
En
arkaik Sanskritçe
(Devanagari) Vedalar’dakidir,
Vedalar müzik devreler şeklinde yazılmış binlerce ilahi ve şiirden
oluşmuş kitaplardır. Vedalara göre “Tanrı-insanlar” Sanskritçe’yi
insanoğluna müzik notaları dili olarak indirmişlerdir. Yukarıda solda
Devanagari Sanskritçe dilinde 1’den 10’a sayılar ve “Arapça sayılar”
(Batı da kullanılan sayılar) kıyaslanmıştır. Sağ tarafta ise Devanagari
sesli harfler ve diftonglar.

</BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE>Kaynak:
The New Encyclopaedia Britannica, 15th Edition © 1993
and Sanskrit
Keys to the Wisdom Religion
© 1968 by Judith Tyberg.

19. asırdan beri Hindistan’ın esas tarihi
konusunda tartışma olmuştur. Avrupalılar Hindistan’a ilk geldiğinde Hint
halkının esas dilleri olarak Sanskritçe diline sahip olduklarını
öğrendiler. Avrupalı dillerinin benzeri olduklarını fark ettiler. Bu da
Avrupalılar ve doğu Hintlilerin akraba oldukları anlamına gelir. 19.
asır bilim adamları Sanskrit kültürüne kadim Hint edebiyatı Veda’lardan
dolayı bazen Vedik kültürü veya Vedik uygarlığı derler. Veda
Sanskritçe’de “bilgi” demektir. Ayrıca edebiyatına da Vedik
edebiyatı derler. Bu bilim adamları Vedaların ve Veda kültürünün Avrupa
kültüründen daha eski gözüktüğünü fark ettiler. Avrupa dilleri
sanskritçe’ye akraba olduğuna göre Avrupalıların bir şekilde
Hindistan’dan gelmiş olmaları ve Avrupa’ya giderek zamanla Rusça,
İngilizce, İspanyolca, Almanca vs. dilerine dönüşmüş olmalıdır. Avrupalı
araştırmacılar bu fikri benimsemediler, çünkü kendi kültürlerine
kıyasla Vedik kültürü daha üstün bir konuma gelmiş olacaktı. Dolayısıyla
Harappa ve Mohenjo-Daro gibi İndus vadisindeki şehirler Richard Meadows
gibi arkeologlar tarafından Vedik olmayan şehirler olarak
tanımlanmışlardır. Vedik kültürünün Hindistan’a 3500 yıl önce geldiğini
zannediyorlar.


<table align="right" border="0" cellpadding="7"><tr><td align="left">





</td></tr></table>
Bu evrenin yaşamla dolu
olduğunu söylemesi ve kozmosun başka sakinleri konusunda bilgisi
olduğunu ima eden ve en azından 9500 yıl öncesine giden bir devirden söz
eden Krişna’nın Vedalarına karşı çelişkili değil midir?

Ah, Tamamıyla Linda. Bu kadim Sanskritçe
yazılarda kültürün başka bir yerden geldiğine dair herhangi bir belirti
yoktur.

Onlar
ana kaynaklarsa ve Vedik edebiyatında anlatılanları ciddiye alacaksak,
bu oralarda binlerce yıl önce şehirlerin bulunduğunu ima eder.

Evet ve bu konuda başka araştırmalar da
yapılmıştır. Örneğin, Vedik edebiyatının en eski eserlerinden biri olan Rg
Veda
, o bölgede, kuzeybatı Hindistan’da Saraswati adında Himalaya
dağlarından Arap denizine akan büyük bir nehirden söz eder ve böyle bir
nehir günümüzde yoktur. Bundan dolayı insanlar Rg Veda‘nın
Hindistan’dan söz etmediğini sandılar. Onlara göre söz konusu böyle bir
nehrin bulunduğu Hindistan’ın dışında bir yer olmalıydı.

Ancak birkaç yıl önce arkeologlar LANDSAT gibi
Amerikan uyduların çektiği fotoğrafları incelemeye başladılar ve
Himalaya’da başlayan bir nehir izini gördüler. Bu neredeyse batık şehrin
bulunduğu Khambhat (Cambay) körfezine yakın inen devasal bir nehirdi ve
ayrıca fark ettiler ki bu nehrin kıyısında neredeyse 800-100 arkeolojik
şehir sitleri vardı.

Dolayısıyla,
öyle gözüküyor ki, Rg Veda was 5000 yıl önce kıyısında
şehirlerle bezenmiş büyük bir nehirden söz etmektedir. Bunun doğru
olması gerekir. Bu nehirde son su bulunduğu zaman yaklaşık olarak 5000
yıl önceydi.

50 bin yıl önce Vedaları açıklık getiren Hint kıtasında
insanlarla bir arada bir uzaylı kolonisinin bulunma olasılığı var mıdır?

Olabilir,
Keşmir’de, Keşmir vadisinde çok eskiden bir göl olduğu anlaşılmaktadır.
Şimdi bu bölgede bir gölden söz eden bir kadim bir Sanskritçe elyazması
bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gölün varlığı kadim yazılarda teyit
edilmektedir. Şimdi, modern jeolojik bulgulara göre 40 bin yıl önce
Kuzey Hindistan’da Keşmir’deki Keşmir vadisi gerçekten bir gölmüş. Bu
çok büyük bir gölmüş ve güney kısmı sıra dağlarla çevriliydi. Bu
sıralarda bir şeyler oldu, dağlar yarıldı ve göl tamamen boşaldı. Bu
olay 40-50 bin yıl önce oldu. Bu açıdan bu gölden söz eden bu tarihsel
kayıtın bulunması çok ilginçtir. Eğer bunu ciddiye alacaksak birisinin
bu gölü 50 bin yıl önce görüp yazdığını kabul etmemiz gerekir.



Daha Çok Bilgi


Harappa Uygarlığı (M.Ö.
3000 - 1500)


Yakınlardaki
Khambaht Körfezi keşfine dek, arkeologlar tarafından Hindistan'da
araştırılan en eski kentleşme merkezleri kalıntıları arasında günümüzde
Pakistan'da bulunan İndus nehri kıyısındaki Harappa ve Mohenjo-Daro
vardır. Khambaht Körfezi keşfinde herhangi bir şey esrarengiz ve çok
kadim Harappa uygarlığındaki buluntulara benzeyecek mi?


<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>






İndus nehir vadisinde bir çoğu 3500
yıllık olan höyükler üzerinde kurulu yapıların yükseklik ve derinlikleri
gösteren Harappa arkeolojik kazı. Kaynak: North Park University,
Chicago, Illinois.




</BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE>




<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>

Kadim Hindistan'ın en esrarengiz
kültürlerinden biri, 3000 yıldan daha eski Harappa'da bir şehrin
kazılmış duvarları. Halk okur yazardı ve günümüzde sadece kısmen
çözülmüş olan Dravidian Sanskrit dilini kullanırdı. İndus vadisindeki
Harappa ve Mohenjo-Daro'nın buluntuları olağanüstü güzel ve
ayrıntılıdır. Kaynak: North Park University, Chicago, Illinois.


</BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE>

Harrappa Kent Sitlerden
Bazı Detaylar:





<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>


Harappa Halkının
yaşadığı yerlerde çok sayıda kiremitten yapılı esrarengiz halkalar
bulunmaktadır, ancak arkeologlar bunun ne işe yaradığını anlamaktadır.
Tahminlerden biri tahılların kurutulması işine yaradıkları
Kaynak:
North Park University, Chicago, Illinois.






Harappa and Mohenjo-Daro
kazılarından çıkarılan ilk objeler hayvan resmeden ve halen alimlerin
tam çözemediği yazılarla bezenmiş küçük taş mühürlerdi.
Bu
mühürlerin tarihi yaklaşık olarak M.Ö. 2500 yılıdır. Kaynak: North Park
University, Chicago, Illinois.


</BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE>

<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>
<BLOCKQUOTE>


Yakından bakıldığında
Mohenjo-daro'da bulunan bu mühür tek boynuzlu at unicorn'a benzeyen bir
hayvandır. Her bir yanı 29 mm. uzunluktadır ve ısıtılmış Steatit'ten
yapılmıştır. Steatit ısıtıldığında sertleşen kolayca yontulabilen bir
taştır. Üst tarafta anlamı henüz çözülmemiş İndus yazıları vardır.
Bunlar tarihin ilk yazılarındandır.


İmaj kaynağı:
Foto Kaynağı: Arkeoloji
ve Müzeler Bakanlığı, Pakistan..



</BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE></BLOCKQUOTE>

</td></tr></table>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr><td valign="middle">
</td></tr></table>
Misafir
Misafir



<table width="100%" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr><td>Konu: Hindistan Açıklarında Bulunan Batık
Şehirler Tarih Anlayışımızı Tamamen Değiştirecek Mi? Paz Nis. 25, 2010 1:37 pm</td><td class="post-options" valign="top" nowrap="nowrap">
</td></tr><tr><td colspan="2" class="hr"></td></tr><tr><td colspan="2">Mahabalipuram Açıklarında Batık
Şehir




Güney Doğu
Hindistan, Tamil Nadu bölgesinde Mahabalipuram (Mammalapuram) sahilinin
açıklarında deniz altında büyük bir şehir kalıntısı bulundu. 1 Nisan
tarihinde Hint Milli Denizbilimi Enstitüsü (NIO) ve merkezi İngiltere,
Dorset’te olan Bilimsel Keşif Cemiyeti’nden (SES) Hint ve İngiliz
dalgıçlar tarafından yapılan keşif 2003 yılının başında daha kapsamlı
bir araştırma ile genişletilecek.


Araştırma
heyeti başkanı Monty Halls’e göre üç günlük bir sürede yapılan 5 ve 7
metrelik derinliklerde 50’ye yakın dalışta çok büyük bir şehrin sadece
ufak bir bölümü tetkik edilebildi; kalıntıların açıkça insan yapımı
oldukları bellidir ve uluslararası çapta bir keşiftir.


<table align="right" border="0" cellpadding="7"><tr><td align="left">








google_protectAndRun("render_ads.js::google_render_ad",
google_handleError, google_render_ad);
</td></tr></table>

Hint efsanelerine göre Mahabalipuram şehrinde 7 pagoda
(mabet) vardı, şehir o kadar güzelmiş ki tanrılar kıskanmışlar ve bir
gün süren bir tufanda batırmışlar. Batan altı pagodadan biri sahilde
kalmış.


Proje tanınmış “best-seller”
yazar Graham Hancock’un araştırmalarından ve teşviklerinden gelişti.
Araştırma Heyetiyle birlikte dalış yapan Hancock şöyle diyor. “Yıllardır
dünyanın her tarafından yaygın tufan efsanelerinin ciddi olarak tetkik
edilmeye değer olduklarını savundum. Bu görüşü çoğu batılı
akademisyenler reddeder. Ancak burada, Mahabalipuram’da mitosların doğru
ve akademisyenlerin yanlış olduğunu kanıtladık.”


Bilim adamları şimdi şehrin son buzul çağında batmış
olabileceği olasılığını araştırıyorlar. Durnham Üniversitesi Jeoloji
Bölümünden Dr. Glenn Milne’e göre bu yapılar en az 6 bin yıl önce batmış
olması gerekir, çünkü en az 5 bin yıldan beri bu bölgede çok az dikey
tektonik faaliyetler olmuştur. Dolayısıyla önemli bir su seviyesi
yükselişi son Plestosen çağında eriyen buzullardan kaynaklanmış
olmalıdır. Oysa mevcut arkeolojik görüşler 6000 yıl önce Hindistan’da
megalit (kadim büyük taş) yapılar inşa edecek bir uygarlığı kabul
etmemektedir.




Cambay Körfezinde Batık Şehir



Geçen yıl Kuzey-Batı Hindistan’ın Cambay körfezinde
bulunan devasal kayıp şehir, tarihçi ve arkeologları tarihi yeniden
yazmaya zorlayabilir. Denizbilimcilere göre 36 metre su altında bulunan
kalıntılar 9 bin yıllık olabilir, bu da Hindistan’ın bilinen en eski
kalıntılarından binlerce yıl daha eski. Şehir su kirliliğini inceleyen
Hint Milli Denizbilimci Enstitüsü tarafından kazayla bulundu. Şehirde
bulunan duvarlar, yapı malzemeleri, seramik, boncuk, insan kemikleri vs.
C14 karbon testi ile yaklaşık olarak 9.500.000 yıllık oldukları tespit
edildi.


Sualtı arkeologlar,
binaların devasal temeller üzerinde oturduklarını tespit etmişlerdir.
Bölgenin 9-10 bin yıl önce eriyen son buzullardan su seviyesinin
yükselişinden dolayı battığı inanılmaktadır.

Kadim uygarlıklar konusunda birçok esere imza atmış olan
yazar ve filmci Graham Hancock’a göre: “Uygarlığın kaynağı konusunda
bütün temel bilgiler silinip yeniden yazılması gerekir... Arkeologlar
4,500 yıl öncesinde Mezopotamya’da ortaya çıkan şehirlerden önce bu
çapta şehirlerin varlığını tanımamaktaydı... Cambay’ın sualtı şehirleri
konusunda fazla şey bilinmiyor. 9000-9500 yıl öncesi o kadar eski bir
dönem ki, Mısır piramitlerin inşa edildiği M.Ö. 2700 yıllı, bu zaman
birimin sadece ortalarından bulunur.”


</td></tr></table>

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz