GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

    Kimler hatta?
    Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    KADİM İBRANİCE İLE HİNTÇE ARASINDA BİR İLİŞKİ VARMI

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    CANTAR




    Eğer 17. ve 18. asırda İngiliz Doğu Hindistan Şirketinde görevli
    bir kartografçı veya coğrafyacı olsaydınız, Hindistan'ın her tarafında
    binlerce İbranice'ye benzer yer isimleri bulurdunuz ve her bir dilde
    anlamlarında benzerlik olurdu. Bu sayfadaki harita bölümü şu anda
    Maharashtra (sağda) olarak bilinen kadim Seuna-Desa'nın (Zion Ülkesi)
    bir kısmını göstermektedir. Aşağı sağda Godivari nehrin kıyılarında
    Paithan şehri gözükmektedir. Geleneklerine göre Hint-Yahudiler Paithan
    bölgesinden geçen nehre Paithan ismini verdiler (Pison, Fison). Üst sol
    tarafta Satana şehri bulunmaktadır. Yadava'ların (Hint-Yahudilerin)
    efsanelerine göre Satana'lıların safahatları [Tevrat'ta günahlarından
    dolayı Tanrının gazabına uğrayan] Sodom ve Gomorahı geride bırakırdı.
    Seunalar ve Satanalar ahlaki ve dini farklarını savaş alanında çözmeye
    karar vermişlerdir. Satana (Şeytan) yanlıları yenildiler, ama
    mağlubiyetleri onları yıldırmadı. Sonuçta "Şeytan" çatışmayı kaybetmiş,
    ama savaşı henüz kaybetmemiş biri olarak düşünülür. Kitabi Mukaddes bu
    iki düşman arasında henüz bir barış anlaşmasının imzalanmadığını
    yazmaktadır.


    Hintlilerin en kutsal bölgesi olan
    Hindistan'ın bu bölgesinde bir çok kentin adı gaon ekiyle biter.
    İbranice'de gaon "dahi, din alimi" anlamına gelir. Ayrıca bu bölgede
    Yadava asillerin favori yeri Naşik vardı. İbranice'de Naşik "Asil Prens"
    anlamına gelir. Ayrıca Satana'ya yakın Kandeş ([Kardeşi Habil'i öldüren
    Adem'in oğlu Kabil/ Kenan/Kain], Kenan Ülkesi) bulunmaktadır. Ayrıca
    Kodeş bölgesi de bulunur. Kod ve Kad "İlk", "Başlangıç" veya "Tanrı"
    anlamına gelen Sanskritçe kelimelerdir. İbranice'de Kadeş Yahudi
    takviminde ayın ilk günüdür. Dikkat ederseniz bütün bu isimler her iki
    dilde de benzeri anlam ve dini mana taşımaktadırlar. Okurların bu konuyu
    irdelemesini davet ediyorum.


    Hint ve İbrani
    isimlerin benzerlikleri erken dönem Avrupalı sömürgecilerin akıllarına
    epey takılmıştı. Yahudilerin aniden Arap çölünden peyda olmadıkları veya
    yakınlarda bir yerde okuduğum gibi uzaydan gelmediklerini, ama
    Tevrat'ta yazdığı gibi doğudan geldiklerini kabul edemeyen bu insanlar
    bunları kafalarından silerek bir şekilde kendilerine bunların rastlantı
    olduklarını ikna ettiler. Bu rastlantıların binlerce oluşu ve
    Hindistan'ın her köşesinde hortlaması buna engel olmadı.



    Bir 19. Asır İngiliz Alimi
    Batılıların Neden Yahudilerin Hint Kökenlerini Öğrenemediklerini
    Anlatmaktadır




    Günümüzde
    fazla iyi tanınmamasına rağmen, Godfrey Higgins (1772-1833), arkeolog,
    siyasetçi, hümanist, sosyal reformcu ve yazar, erken 19. asır
    İngiltere'nin en bilgili ve aydın kişilerinden biriydi. Kendisi
    Yahudileri taktir eden ve bu kadim dini gruba yönelik her türlü zülüm ve
    kıyıma şiddetle karşı olan ikonoklast bir rasyonalistti. Yahudilerin
    Hint kökeni konusunda 1600 sayfaya varan ince puntolarla yazılı iki
    ciltlik bir eserin yazarıdır. Anacalypsis adında bu iki cilt son derece
    nadirdir ve en son 1965 yılında University Books, NY. tarafından basıldı
    [Aslında elimde daha yeni bir baskısı vardır, Kessinger Publishing Co.,
    Montana, U.S.A.] Bu okunması zor bir kitaptır, çünkü yazar en küçük
    ayrıntıları kanıtlamak için çok gayret sarf eder. İyi ve hızlı
    okuyucular bile onu sadece birkaç hafta da bitirebilmektedirler.


    Kitabın
    ilk baskısı sadece 200 sayıda gerçekleşmişti. Yirmisini vermek
    zorundaydı ve sadece kalan 180 kitap satıldı. Yaklaşık olarak 30 yıl
    boyunca İngiliz ve Avrupalı dini cemaatler sessizce kitabı engellediler.
    Yaklaşık olarak üç kez basıldı ama ilk baskısı dahil hiç bir zaman
    binden fazla kitap basılmadı. Kütüphanelerde nadiren bulunur. Yinede bir
    çok yazar ondan alıntı almıştır ve çalmıştır. Birçok sahte
    spiritüelist, şarlatan mistik, psişik hassas kişi ve Mormon Kitabı'nın
    dayandığı romanı yazan Presbiter papaz Anacalypsis'i kullanmıştır. 19.
    asır mistik ve Tesofik Cemiyeti kurucusu Madame Blavatsky, bu harika
    eser hakkında dünya insanlarının cehaletinden faydalanarak Higgins'in
    bilgilerinden faydalanarak safları "Akaşik Kayıtlar" denilen duyu dışı
    kaynaklardan "mistik bilgiler" aldığı konusunda inandırmıştır.


    Godfrey
    Higgins, Hıristiyanlığın ve İslam'ın Batı'da yayılmasından sonra
    Hindistan ve Orta Doğu arasında halk, dil, felsefe ve yer isimleri
    benzerliklerinin neden unutulduğuna dair her zaman savunduğum bir görüşü
    açıklamaktadır:.

    <BLOCKQUOTE>

    "Burada
    açıkladığım toplulukların tarihleri harita yapanların ve tarih
    yazanların yer isimleri gördükleri gibi kaydetseydiler daha da belirgin
    olurdu. Ancak dini önyargıları ve tarihsel gelişmeler hakkında
    cehaletlerinden dolayı aynı yer ve insanların hem Doğuda, hem de Batıda
    olabileceğini tam aynı isimlere sahip olacağı onlara absürd gelmiştir ve
    hemcinsleri tarafında alay konusunu olmamak için mümkün olduğu kadar bu
    isimleri değiştirmişlerdir. Dolayısıyla, David-pouri demeleri
    gerekirken Daud-poutr demişlerdir. Solomon'a Suleyman demişlerdir,
    Johnquior'a Jahanquior demişlerdir, vs. Aynı şekilde, herhangi bir kötü
    niyet beslemeden eski Yahudi yer isimlerinin nispeten yeni zamanlarda
    Müslümanlar veya Türkler tarafında verildiğini iddia ederek gerçeği
    kendilerinden bile gizlemeye başarmışlardır. Oysa, bu hatta bir anlık
    önyargısız düşünceyle ortaya çıkardı. Burada şu kadarını söylemek
    isterim, gerek Doğuda, gerekse de Batı'da Yahudi kabilelerinin
    yerleştiği bölgelerde büyük benzerlikler fark ettim. Görünüşe göre Batı
    bölgelere Doğudan göç edilmiştir." (Cilt. I, sayfa: 437-438.)


    "İlk
    Müslüman fatih Gaznalı Mahmur, Lahor'a saldırdığında müdafaasının Daood
    veya Davut isminde bir Hint prens tarafından yapılığını fark etmişti.
    Bu basit olay, yer isimlerinin Müslümanlar tarafından verilmediğini
    göstermek için yeterli olması gerekir." (Cilt. I; sayfa. 432.)
    "Okurlarımın Hindistan'ın
    kadim harabelerin göz atmasını davet ediyorum, bunların arasında Agra,
    Delfi, Oude, Mundor gibi bir çoğu bir zamanlarında Londra'dan çok daha
    büyüklerdi, örneğin bunların sonuncusunun çapı 37 mildi. Bunlar dünyanın
    en eski mimar sitili olan Siklop taşlı/Megalitik (büyük taş)
    yapıtlardı. Bu durumda küçük bir Yahudi dağ kabilelerin ("Kayıp
    Kabileler") bu denli büyük şehir kümelerinin kurucuları olabilecekleri
    fikrinin saçmalığını idrak etmeleri gerekir. Ayrıca unutmamak gerekir,
    neredeyse Hindistan'da bulunan neredeyse bütün yer isimlerini Batı
    Suriye'de bulmak mümkündür. Sanırım, bu durumları izah edebilecek tek
    bir açıklama olduğunu kimsenin inkar edecek gücü yoktur, o da şudur: Çok
    kadim zamanlarda tek bir evrensel inanç vardı ve bu dünyanın her
    tarafına Kuzey Hindistan'dan göç eden kabileler tarafından taşınmıştı."
    (Cilt I; sayfa 432.)

    </BLOCKQUOTE>
    <BLOCKQUOTE>

    "...Yahudi
    asılı olduklarını iddia eden Keşmir (Cashmere) ve Afganistan yerlileri,
    ülkelerini hükmetmiş krallarının soy ağaçlarını dip köküne kadar
    verirler ve bununla yetmeyip Hz. Süleyman tarafından inşa edilmiş
    mabetleri Nuh ve diğer kadim dini simaların heykellerini gösterirler...
    Afgan geleneklere göre soyları Iouda veya Yuda kavmine dayanıyor ve bu
    konuda haklılar, zira Yuda kabilei Eusebius'un tespit ettiği gibi Hz.
    Yakub'un oğlu Batı Suriye'de doğmadan önce varlığını sürüyordu. Yuda
    kavminden Batı Yahudiler Brahmin (Hz. İbrahim) ile birlikte inip
    göçtüler (Cilt 1, sayfa 740)


    "Keşmir vadisinde,
    bir göle yakın bir tepede Hz. Süleyman mabedinin harabeleri
    bulunmaktadır. Tarihi kayıtlara göre Hz. Süleyman bu tepe haricinde
    bütün vadiyi sular altında buldu. Dağlarda bir yol açarak suları
    boşaltmıştır, böylece Keşmir'e güzel düzlüklerini vermiştir. Tepenin
    üzerindeki mabedin ismi Tucht Suliman. Forester'e göre: "Müslüman
    fethinden önce Keşmir orada yerleşik Brahminler'in ilimi ve irfanı ve
    mabedin muhteşemliği açısından önlüydü." Şimdi bundan ne anlam
    çıkarabiliriz, bu Brahminler Yahudi miydi? Yoksa Yahudiler Brahmin
    miydi? Forester'ın dolaylı anlatım biçimi yanılsama olasılığını bertaraf
    ediyor...
    "Bernier'in
    anlatığına göre onun zamanında Keşmir'deki Tuct Soliman (Süleyman
    Mabedi) bir harabeydi. Onun Müslümalara ait değil, 'putperestlere" ait
    olduğu bilinmekteydi. Müslümanlar onun çok kadim çağlarda Hz. Süleyman
    tarafından inşa edildiğini kaydetmişlerdir. Bütün bunlar, binanın
    Müslümanlar tarafından inşa edildiği düşüncesini yalanlamaktadır ve
    bölge Yuda-poor, İod-pore gibi Yahudi isimli köyler de buna destek
    vermektedir. Bernier'e göre Mousa veya Musa adları yerliler arasında
    yaygındır ve Musa Keşmir'de ölmüştür. Hatta yerliler harabe şeklinde
    kabrini göstermektedirler. Batı Suriye Yahudilerinin Hz. Musa'nın nerede
    gömüldüğünü kimsenin bilmediğini dedikleri bakımından bu epey
    düşündürücüdür." (Cilt. I; sayfa 771.)




    Yahudi
    dergisi Moment'in Nisan 1997 sayısı, bir zamanlar Hindistan'ı güçlü bir
    Yahudi varlığın hakim olduğu olasılığını tartışmıştır:

    <BLOCKQUOTE>
    "Pakistan'ın muhtelif
    bölgelerinde bulunan ve sayıları 15 milyon civarında olan Pathanlar
    adında bir Suni Müslüman kavmi vardır. Pathan dili Tevrat İbranice'sine
    benzemektedir ve soylarını Kral Saul'a dayandırıyorlar. Cuma akşamları
    mum yakmak, dört köşeli bir dua kıyafeti giymek ve sekizinci günde
    sünnet yapmak gibi 21 Yahudi adeti takip ettikleri söylenir.

    "Sonra
    da sayıları yaklaşık olarak beş milyona varan Kuzey Hindistan'daki
    Keşmirliler vardır. Genelde D,Suni Müslüman olmalarına rağmen, Klep
    (Kalep), İsrail, Hahana ve Lavni gibi Tevrat'ta kullanılan isimler
    kullanmaktadır. (Kayıp Kabileleri Arama, yazan Winston Pickett, sayfa
    51.)

    </BLOCKQUOTE>

    İspanyolca'nın
    Portekizce'ye ne kadar yakınlığı varsa, İbranice'ye o denli yakınlığı
    olan Aramikçe dili ilk kez Afganistan ve Pakistan'da gelişti. Hem
    Afganistan, hem de Pakistan bir zamanlar Hindistan'ın parçalarıydı.
    Afganistan 18. asırda Hindistan'dan ayrıldı, Pakistan da 2. Dünya Savaşı
    sonrasındaki ayrımda Hindistan'dan kopmuştu. Aramikçe ayrıca günümüzde
    İsrail'de kullanılan modern karesel İbrani harflerinin menşeidir. İbrani
    karesel harfler ve İbranice'nin Aramikçe'nin bir lehçesi olması,
    Yahudilerin Hint menşeini kanıtlamaktadır.


    Bir
    zamanlar on - otuz milyon arası Yahudilerin Afganistan, Pakistan ve
    Kuzey Hindistan'da yaşadıklarını inanmak istemeyen Hıristiyan ve Yahudi
    yetkililer, bu denli kabile ve yer isimlerinin Tevrat isimleri
    taşımalarının bir "rastlantı" olduğunu söylüyorlar. Diğerleri bu kabile
    ve yerlerin isimlerini Müslümanların koyduğunu iddia ediyorlar. Godfrey
    Higgins açıkladığı gibi bu isimler daha İslam doğmadan binlerce yıl önce
    ve aynı isimler Orta Doğu'ya yayılmadan yüz yıllar önce bu bölgelerde
    varolmaktaydı. Bazı İsrail'li kabile ve yer isimleri Sargon II ve
    Nebuchadnezzar Yahudilerin çoğunu bu bölgelere sürgün gönderdiğinde
    Afganistan, Keşmir ve Kuzey Hindistan'da gözükmeye başladı. Bu kabile ve
    yer isimleri konusundaki kafa karışıklığı, Hint-Yahudilere tarihteki
    yerlerini vermemeye inat ettiğimiz sürece her zaman varlığını
    koruyacaktır. Aryanlar ve Hint-Yahudiler yaklaşık olarak M.Ö. 2000 yıl
    önce ve Nuh ve soyu konusundaki öykü doğruysa belki de daha bin yıl
    öncesinde Hindistan ve Orta Doğuyu istila etmişlerdir.


    Bir
    şekilde yıkanmış beyinlerimiz, İbrani, Hibru; Hapiru ve Apiruların
    kadim Mısırca ve Akkadça isimlerinin Hint-Yahudi lehçeden geldiğini ve
    "Ofir oğulları" anlamına geldiğini kabul etmemektedir. İbraniler
    konusundaki gerçek bize bağırmaktaydı, ama kulaklarımızı tıkadık.

    <BLOCKQUOTE>

    Aşağıdaki listeye ne anlam
    veriyorsunuz?




    Batı dünyasında yaygın olarak bilinen isimlerHint dillerinde eş isimler
    Minoa
    (Kadim Akdeniz Ülkesi).
    Meena
    (Minoalıların Hint ataları)
    Turbazu
    (Filistinli Aşiret)
    Turvazu
    (Hint-Yahudi kabile)
    Kopt; Guptas
    (Kadim Mısırlı Hanedan)
    Gupta (Kadim ve
    güçlü bir Hint hanedan)
    Sarasenler
    (Kadim Türkler)
    Sauresena (Kadim Hindistan'da bir
    bölge ve halk)
    Arabea
    (Araplar)
    Arabi (Şu anda Pakistan'ın bir
    bölgesi olan Makran'ın esas Hint-Yahudi yerlileri)
    Islam
    (Müslüman dini)
    Işalayam (Tanrının Mabedi)
    Kurus,
    Küreyiş (Hz. Muhammet'in mensup olduğu güçlü Arap aşiret)
    Kurus
    (Kadim Hint-İbrani kabile)
    Mekka
    (Müslümanların en kutsal şehri)
    Makka (Arabi
    Makran'ın başkenti)
    Riyad (Sudi
    Arabistan'ın başkenti)
    Ray (Bilgelik) +
    Yuddha (Savaşçı)
    Muhammet
    Maha-Atma (Büyük Ruh)
    Jidda
    (Sudi Arabistan şehri)
    Yuddha
    (Savaşçı)
    Kabul
    (İsrail'de bir şehir)
    Kabul
    (Afganistan'ın başkenti)
    Başan (Ürdün'de
    bir bölge)
    Bazana; Vaşana (Gujarat'ın kadim
    başkenti)
    Manesseh
    (İsrail'de bir bölge ve kabile)
    Manasa
    (Himalaya'da Meru dağı yakınlarında bir göl, aynı zamanda bir yılan
    tanrısı)
    Laiş (Kenan ülkesinde bir kent )Laiş
    (Afganistan'da bir kent)
    Kutha (Kadim
    Güney Mezopotamya'da bir kale ve şehir)
    Kuth;
    Kathia; Kutç (Gujarat'ın bir bölgesi)
    Helenler
    (Kadim Yunan bölge ve halk)
    Helenler;
    Alinas (Kadim Hint bölge ve halk).
    Javan
    (Tevrat, Tekvim'de geçen Yunanlıların atası).
    Yavana
    (Kadim Hint-Yahudi kabile)
    Iberya
    (İspanya)
    Abhira (Hint-Yahudi Ülke)
    Brit
    (İngiltere)
    Bharat (Hindistan'ın gerçek ismi)
    Angles
    (İngiltere'nin kadim bir halkı)
    Anguli (Hindistan'ın kadim bir
    halkı)
    Jutes, Jutis (Avrupa'ya istila eden ve yerleşen
    kadim doğulu bir kabile)
    Yuddhi (Kadim Hint savaşçılar)
    Gotlar
    (Avrupa'ya istila eden ve yerleşen kadim doğulu bir kabile)
    Guti;
    Gauda (Orta Doğuya göç eden kadim bir Hint kavmi)
    Yemen
    (bir Arap ülkesi)
    Yamuna
    (Hindistan'da bir nehir)
    Yehudi (Yahudi
    halkı)
    Yutiya; Yah-Khuda (Hint-İbrani
    Yadus'luların Sanskritçe ismi.)
    Roma
    (İtalya'nın başkenti)
    Roma; Romaka
    (Küzey Hindistan'da bir halk ve bölge)
    Dubai
    (Arap Emiretlerde bir ülke)
    Dwab (Kadim
    Afganistan'da bir bölge)
    Şeba (Kadim
    Habeş krallık)
    Siva; Sibi (Kadim Yaudheyapura,
    Hindistan'da bir bölge)
    Suriye (Orta
    Doğu'da kadim Yahudilerin mekan ettiği ülke)
    Suriya
    (Efsanevi Hint bölge)
    Succoth (Ürdün
    ve Mısır'a yakın bir yer)
    Sukhothai
    (Kadim Hint ve Tayland'lı krallık)
    Talmud
    (Kutsal Yahudi yazıtlar)
    Tal-Mudra
    (palmiye yapraklarında yazılı kadim Hint öğretiler)
    Tallit
    (Yahudi dua şalı)
    Tal-Ata (Yağmur
    karşı omuzlarda giyilen Palmira yaprakları)
    Kippot
    (Ortodox Yahudiler tarafından takke)
    Kaparda
    (Bir zamanlar ilk Hint-Yahudilerin ataları tarafından başların
    üstündeki saç bağıları)
    Şalmanezer
    ("Kayıp Kabileleri" Hindistan'a süren Assur kralı)
    Şalmanev
    (Uzun boylu, etkileyici kişi)
    Baal (Hz. Musa'dan
    önce Yahudilerin taptığı Altın buz boğa)
    Balesar (Hindistan'da tapılan
    kutsal boğa)



    Dil Biliminde İbranice ve
    Keşmirce Arasında Benzerlikler




    Holger Kersten "İsa
    Hindistan'da Yaşadı" eserinde şöyle yazmaktadır:

    <BLOCKQUOTE>
    "Kadim İsrail ve Keşmirce
    arasındaki ilişki dil biliminde neredeyse açıkça gösterilir. Keşmirce,
    menşei Sanskritçe olan bütün diğer Hint dillerinden farklıdır.
    Keşmirce'nin gelişimi İbranice tarafından önemli derecede etkilenmiştir.
    [size=12]Abdul Ahad Azad şöyle yazar: "Keşmirce
    dili İbranice'den gelmiştir." Geleneksel kaynaklara göre kadim çağlarda
    Yahudiler buraya yerleşmiştir ve dilleri günümüzde konuşulan Keşmirce'ye
    dönüşmüştür. Keşmir diline açıkça bağları olan birçok İbraniçe kelime
    vardır" (sayfa 68-69)

    </BLOCKQUOTE>
    Kersten'in yazdıklarından
    Keşmirce'nin Sanskritçe'den gelmediğini inandığı ima edilmektedir. Bu
    konuda hemfikir değilim. Grierson'un Keşmirce sözlüğünden İbranice
    kelimeler çıkarırken Keşmirce'de İbranice kelimelerden fazla Sanskritçe
    kelimelerinin bulunduğunu keşfettim. Ama yine de İbranilerin bu az
    bilinen dile önemli bir katkıda bulunduklarını kabul etmiyorum.


    <BLOCKQUOTE>
    "Lord Krişna'nın Yedu kabileleri, Yahudiler
    Dwarka bölgesinden ayrıldıktan sonra, Lodr Krişna zamanında konuştukları
    esas Sanskritçe önemli değişime ve eklemeler uğramıştır, böylece 5,742
    yıl önceki Sanskritçe artık günümüzün İbranice'sine dönüşmüştür." (Dünya
    Vedik Mirası; yazan P. N. Oak; sayfa 530.)

    </BLOCKQUOTE>
    Alman yazarı Siegfried
    Obermeir "İsa Keşmir'de Öldü mü?" kitabının İspanyolca baskısında
    ("¿Murio Jesus en Cachemira?"), yazar dilin Sanskritçe menşeini
    tanımaktadır:


    <BLOCKQUOTE>
    "İnsan belki de Keşmirce olarak bilinen dilini
    İbranice ve Aramikçe'nin yakın akrabası olabilir mi? Buna yanıt kesin
    bir hayırdır. Keşmirce Sanskritçe'den gelir. Bunun tek bir açıklaması
    olabilir. Keşmir'e göç eden Yahudiler oraya dillerini getirdiler."
    (sayfa 150)

    </BLOCKQUOTE>
    Ülkesinde Hz. İsa'nın
    yaşamı konusunda bir otorite olan Keşmirli Profesör Fida Hassnain,
    "Tarihi İsa için Arayış" eserinde şöyle yazmıştır: "Günümüzde Keşmirce %
    30 Acemce, % 25 Arapça ve % 45 Sanskritçe ve diğer dilleri içerir,
    bunların arasında % 9 İbranice de vardır." (sayfa 10) Prof. Hassnain
    kitabından San Tomas'ın oraeda bulunduğunu teyit eden Taxila'daki
    Gondaforus şatosunda bulunan Aramikçe bir yazıttan söz ediyor. Yazıtta
    şöyle yazmaktadır: "Tanrı'nın Oğluna adanmış çok itibarlı ve dindar bir
    yabancı marangoz, büyük kral için sedir ağacı ve fildişinden bu sarayı
    inşa etmiştir. Bu yazının yanında San Tomas'ın taş bir kabartması
    durmaktadır. Hint arkeologlar bunu teyit etmiştir.



    Kadim Yahudiler hiç bir zaman
    hükmettikleri halkalara her ne kadar dinlerini empoze ettiklerse de,
    dillerini zorlamadıklar için yazarlar Obermeir ve Hassnain'in
    fikirlerine katılıyorum.


    Eski çağlarda Keşmirce
    bugünkü gibi ayrı bir dil değildi. Tarihi Keşmirce metinleri Brahman ve
    Kaşatriya kast sınıflarının Sanskritçe konuşurlardı, Vaişyas ve
    Sudralar, Tamilce'nin yozlaşmış bir türü olduğu sanılan Ap-Abram-Sha
    denilen bir dil konuşurlardı. Acaba bu esas Asura dili veya
    proto-İbranice olabilir mi? Bazı Hint alimleri böyle düşünüyorlar. Hz.
    İbrahim bir kaç farklı halkın, dinin ve Sami lehçenin babasıydı. Hz.
    İbrahim'in etkisi Yahudiliğin, Yunan ve Roma dini uygulamaların,
    Zerdüştlük, Hinduizm ve başkaları. "Kayıp Kabileler" Kuzey Hindistan'a
    sürüldüklerinde, orada benzeri din, dil ve kültürel özelliklere sahip
    bir halk buldular. "Kayıp Kabilelerin" tamamen asimle olmaları çok efor
    gerektirdi. daha sonra, İbranice, Dardik, Apabramşa, Sanskritçe, Arapça
    ve diğer diller bir araya gelerek günümüzde Keşmirce olarak bildiğimiz
    dili oluşturdular. Bazı alimler Müslümanların Keşmir'de Apabramşa ve
    İbranice'nin konuşulmasını yasakladığını savunurlar.


    Budistlere
    göre Abhiranlar "Abhiraca" konuşurlardı. Hindistan'da halen yaşayan
    esas proto-tipik Yahudiler de Abhiri denilen bir dili konuştuklarını
    iddia ederler. "Bharata'lı Natyasastra eseri de dili Abhiri veya Sabari
    olarak tanımlamıştır. Abhirilerin dileri Abhirca olduğu iyi
    bilinmektedir." (Çağlar Boyunca Yadavaslar - Yadavas Through the Ages,
    yazan Yadav Singh; Cilt II, sayfa. 4.) Yadav Singh'in bu fikri doğru
    olabilir. Günümüzde bile kökleri, İsrail toprağında bulunan İsrail'li
    Yahudilere "Sabaras" denilir.


    Keşmirce
    Sözlüğümden İbranice'ye benzeri telaffuz ve anlamlı kelimeler içeren
    uzun bir liste çıkardım. Kolaylıkla yüzlerce kelime daha dizebilirdim,
    bunların çoğunu başka yazılarımda açıklayacağım. Ancak aşağıdaki
    listeler, dünyanın en az bilinen dilleri arasında bulunan Keşmirce'nin
    daha yakın ilgi hakkettiğini ikna eder.

    </BLOCKQUOTE>
    Yahudilik ve Hint Şaivizm (Şiva Dini)
    ile Aynı Tanrı İsimleri Paylaşmaktadır





    YahudilikŞaivizm
    Iş; Yiş; Is;
    Isa; Issa; El; Al; etc.
    ("Tanrı için ön ekler ve son ekler)
    Aynı şey
    Şaivizm'de geçerli
    Yahve; Jahve; Tseeva
    (Tanrı)
    Şiva; Şaiva; Siva (Tanrı)
    Elohim;
    Elokhim (Dişi çoğul son ekli, Tanrı)
    Lakhimi (Refah
    Tanrıçaşı); Lokhi; Lukh (Şiva)
    El Shaddai
    (Her şeye gücü yeten Tanrı )
    Saday; Sada (Şiva)
    Ha-Kadoş
    (Kutsal Olan)
    Hakh-e-Kheda (Tanrının Görevi)
    El Elyon
    (Dünya ve Cennetin Hakimi)
    Il Layun (Tanrı içinde
    erimek)
    Yesoda (Çift Cinsiyetli) ÖzellikYeşoda
    (Şiva'nın Çift Cinsiyetli Özelliği)

    Benzeri kutsal sembolizm ve ikonografi
    gerek İbrani Yah-Veh ve Keşmiri Şaiva'da bulunmaktadır: Kutsal Üçlem,
    alev, çerubim, koruyucu melek, yılan, boğa, boğa boynuzu üflemek, vs.




    Keşmirce ve İbrani Kabalistik Terminoloji Yaklaşık Olarak Aynıdır:




    İbranice

    Keşmirce
    Ani (Yaşam
    kıvılcımı)
    Agni (Vedik ateş tanrısı)
    Avoda (emek,
    çalışma)
    Vud; Wud (vasıflı işçilik)
    Ayin (boşluk;
    hiçlik hali)
    Ayen (sonsuzluk)
    Kabala
    (kabullenme)
    Kabul (kabullenme)
    Guevara
    (zorlama)
    Gav'r (sarıp saldırmak)
    Keter (taç)Kash'r (baş
    tacı)
    Kijum (kader)Ko-Yimi (ölüm yolu)
    Klim (hiçlik)Kholi
    (hiçlik)
    Malkuth (krallık)Mulakh
    (krallık)
    Nefeş (nefs)Naf's (nefs)
    Sefirot
    (ruhsal enerji merkezleri)
    Sipat (ruhsal enerji
    merkezleri)
    Yesu; Yeş; Yeh; Yahu;
    Yakhu; Yah; Yao; Ie
    (Maddi evreni)
    Aynısı
    Yeş me Ayin
    (Yaratılışın Amacı)
    Yeç me ayen (Yaratılışın
    Hiçlikle Bütünleşmesi )
    Zohar (parlaklık)Swar; Svar
    (cennet; ışık; parlaklık)





    Dil Bilimi Açısından Hindistan ve Orta
    Doğu Arasındaki Bağ Hakkında Daha Çok Kanıt



    Yahudilerin ve Kutsal Toprakların Hint
    menşei konusunda araştırmalarında bir ilke imza atmış değilim. 19.
    asrın ortalarında, İsrail'in On Kayıp Kavmini araştırmaya adanmış Londra
    Kimlik Derneği (the Identification Society of London), Afganların;
    Tibetlilerin, Keşmirlilerin ve diğer Kuzey Hint kabilelerin ya
    İsraillilerin torunları oldukları, veya tersi geçerli olduğunu
    kanıtlamak üzere aşağıdaki listeyi hazırlamışlardır: Listelerindeki
    bütün kabile, kast sınıfı, alt sınıf vs. Yahudiliklerini koruyamamıştır.
    Ancak, neredeyse hepsi Yahudi kökenlerini tanımaktadırlar. Bu listeyi
    okurken, Josephus'un [Nuh oğlu] Sami'nin soyundakilerin yerleştiği
    bölgelerde bulunduklarını unutmayınız. "Bunlar bir Hint nehir olan
    Kophen'de (Kabul Nehri) ve etrafındaki Asya topraklarında bulunurlardı."
    (Josephus..., Bölüm VII-4).

    Birçok alim Dravidlerin prototip
    Yahudilerin ataları, Tibet düzlüklerden veya Turanlıların anayurdu Orta
    Asya'dan (Sami soyunun yerleştiği bölge) gelen Meluhhanlar olabileceğini
    inanmaktadırlar.

    Kuleshwar Rai'nin Kadim Hindistan (Ancient India)
    eserinde yazdığı gibi:

    <BLOCKQUOTE>"...Bir zamanlar Sind, Baluçistan ve
    Punjab dahil Dravidler Hindistan'ın tamamına hakim olduğu bir devir
    vardı. Onlar sonradan yavaş yavaş Mezopotamya'ya da göç ettiler."
    (sayfa. 19.)
    </BLOCKQUOTE>
    Aşağıdaki listede sol tarafta
    Hint kabile, kast sınıfı, alt kast sınıfı ve yer isimleri sol tarafta
    yazılmıştır. Kitabi Mukaddes ve İbrani isimler her bir Hint kelimeden
    sonra yazılır, son olarak da Kitabi Mukaddes'teki kitap, bölüm ve satır
    verilecektir. Dikkat ederseniz benzeri kelimer ya aynıdır veya oldukça
    yakındır. Farklar önemsiz derecedir. Dil bilimci olmayan biri bile bu
    kelimelerin aynı kaynaktan geldiklerini fark edebilir. Benzerlikler
    rastlantı olamayacak kadar fazladır. Mümkün olduğu kadar mülayim
    davranarak sadece kısmi bir liste sunuyorum. Ama ne kadar kısa ve
    mülayim olsa da, Hindistan'ın bir zamanları Kutsal Topraklara hakim
    olduğunu inandıracak kadar örnek sunduğumu inanıyorum:
    [size=12]


    Kabileler, Kast Sınıfları ve Alt Kast
    Sınıfları

    Abri- Ibri (1 Tarihler 24-27)
    Amal -
    Amal (1 Tarihler 7:35).
    Asaul - Asahel (2 Tarihler 17:18)
    Asheriya
    - Asher (Tekvim 30:13)
    Azri - Azriel (! Tarihler 5:24)
    Bal. -
    Baal (1 Tarihler 5:5)
    Bala; Balah - Bala (Yeşu 19:3)
    Bakru -
    Bokheru (1 Tarihler 7:6)
    Baktu - Baca (1 Tarihler 8:38)
    Banniya -
    Baana (1 Tarihler 11:30)
    Bellu - Bela (Tekvim 14:9)
    Bera; Baru -
    Beerah (1 (Tarihler 5:6)
    Basaya - Basseiah (1 Tarihler 6:40)
    Beroth
    - Beeroth (2 Sam. 4:2)
    Bilgai - Bilgah (Neh. 12:5)
    Buhana - Bohan
    (Yeşu 15:6)
    Buir - Beor (Ps. 23:4)
    Butt - Bath (1 Krallar 7:26)
    Caleb;
    Kleb - Caleb (1 Tarihler 2:18)
    Dar; Dhar; Darku - Dor (1 Krallar
    4:11)
    Dara - Dara (1 Tarihler 2:6)
    Dum - Dumah (1 Tarihler 1:30)
    Gabba
    - Geba (Yeşu 18:24)
    Gaddar - Gedor (1 Tarihler 4:4)
    Gadha - Gad
    (1 Tarihler 2:2)
    Gaddi - Gaddi (Sayılar 13:11)v Gani; Gani - Guni (1
    Tarihler 1:40)
    Gareb - Gareb (1 Tarihler 7:13)
    Gomer - Gomer
    (Tekvim 10:2)
    Hahput - Hatipha (Neh. 7:56)v Iqqash - Ikkesh (1
    Tarihler 11:28)
    Ishai - Ishui (1 Sam. 14:49)
    Israel - Israel
    (Tekvim 32:28)
    Kahan Masu - Kahana; Kan, Kanah (Yeşu 19:28)
    Kalkul
    - Calcol (1 Tarihler 2:6)
    Kanaz - Kenaz (Hakimler 3:9)
    Kar -
    Careah (2 Krallar 25:23)
    Karrah - Korah (Sayılar 26:9)
    Kaul - Caul
    (İşaya 3:18)
    Kadu; Kaddua; Khadu - Cauda (Resullerin İşleri 27:16)
    Kotru
    - Keturah (Tekvim 25:4)
    Laddu - Lud (1 Tarihler 1:17)
    Lavi; Laveh
    - Levi (1Tarihler 2:1)
    Magar - Magor (Jeremya 22:3)
    Mahlu -
    Mahali (Çıkış 6:19)
    Maikri - Machir (Yeşu 17:1)
    Malla; Maula -
    Maaleh (Yeşu 15:3)
    Mallak - Mallouck (1 Tarihler 6:44)
    Matri -
    Matri (1 Samuel 10:21)
    Meresh - Meres (Ester 1:14)
    Mir - Mearah
    (Yeşu 13:4)
    Mahsa; Mahsi - Massah (Çıkış 17:7)
    Moza - Moza (1
    Tarihler 7:36)
    Musa - Moses
    Nehru - Nahor (1 Tarihler 1:26)
    Opal;
    Upal - Ophel (2 Tarihler 28:3)
    Pareh - Paruah (1 Krallar 4:17)
    Phalu;
    Pau - Phallu; Puah; Pua (Sayılar 26:23)
    Poot; Put - Phut; Put (2
    Tarihler 1:Cool
    Raina - Rinnah (1 Tarihler 4:20)
    Raphu - Raphu (1
    Krallar 11:23)
    Reshu; Resh; Reshi - Rhesa (Lukaya 3:27)
    Reu;
    Reu-wal - Reu (Tekvim 12:18)
    Reual - Reuel (Sayılar 2:14)
    Sachu -
    Sechu (1 Samuel 19:22)
    Sam - Shem (Tekvim 5:32)
    Sapru; Sapra -
    Saphir (Mika 1:11)
    Seh - Siah (Nehemya 7:47)
    Shahmiri - Shamir (1
    Tarihler 24:24)
    Shaul - Shaul (1 Tarihler 4:24)
    Shavi - Shaveh
    (Tekvim 14:17)
    Shora - Sherah (1 Tarihler 7:2)
    Shuah - Shuah (1
    Tarihler 4:11)

    http://gizlihazineler.turkforumpro.com

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz