GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 0 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

ELEUSİS GİZEMLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 ELEUSİS GİZEMLERİ Bir Perş. Tem. 15, 2010 12:08 am

CANTAR






Tahıl tanrıçası Demeter
(Ceres) ve kızı Persephone (Kore)
onuruna her yıl düzenlenen Eleusis Gizemleri, eski Yunanistan'daki tüm
ritüel kutlamalarının en kutsalı ve en saygı duyulanıydı. Bu şenlikler,
Atina'nın yaklaşık yirmi iki kilometre batısında bulunan Eleusis
kentinde, büyük olasılıkla Miken döneminden beri kutlanmakta olup, iki
bin yıllık bir geçmişe sahiptiler. Yunanistan'ın her yerinden ve
sonraları tüm Roma İmparatorluğunun dört bir yanından gelerek bir araya
toplanan müritler Atina ve Eleusis arasını yürüyerek hacı olurlar ve
sonra da Grek dininin en yüce mertebesi kabul edilen Eleusis gizli
törenlerine katılırlardı.


Ünlü mitosa göre; bereket ve tahıl tanrıçası olan
Demeter, Iasion adında bir ölümlü tarafından baştan
çıkarılmıştı. Buna çok kızan Zeus, gönderdiği bir
yıldırım ile Iasion'u öldürmüş ve Demeter'le kendisi sevişmişti. Bu
birleşmenin sonucunda Demeter ile Zeus'un Persephone adında bir kızları
olmuştu. Yeraltı tanrısı Hades (Pluton) Zeus'tan
Persephone'yi eş olarak istemiş ve Zeus bu isteği onaylamıştı. Ancak
Demeter'in, kızını sonsuza kadar yeraltında yitirmeyi istemeyeceğini ve
bu evliliğe karşı çıkacağını düşünen Zeus, Hades'in Persephone'yi
toprağın derinliklerine kaçırmasına yardım etmeye karar verdi. Zeus,
toprak ana Gaia'dan Persephone'nin dolaştığı kırlara
pek sevimli çiçekler saçmasını istedi. Persephone ve arkadaşları bu
çiçekleri toplarken, arabasıyla yeraltından çıkıveren Hades zavallı
kızcağızı kucaklayıp toprağın derinliklerine kaçırdı. Bir ölümlü
kılığına bürünen Demeter, günler ve geceler boyunca sevgili kızını boş
yere aradı durdu. Uğradığı her köyde insanlara ekinlerin ve harmanın
sırlarını öğretiyordu. Arayışları boşa çıkan Demeter, kızı geri
dönmezse, tahılların büyümesini durduracağını ve kıtlık başlatacağını
söyledi. Bunun üzerine Zeus, Persephone'nin geri dönmesine karar verdi.
Ne var ki, Persephone yeraltındayken bir kaç nar tohumu yemişti ve bu
nedenle yılın en az üçte birini Hades ile birlikte toprağın altında
geçirmek zorundaydı. Persephone'nin yeraltında kaldığı süre boyunca,
Demeter ekinlerin büyümesini durdurmaktadır. Eleusis Şenlikleri de,
Persephone'nin yeryüzüne dönüşünü kutlamak için düzenlenmektedir.



Enlarge
this imageSayfayı
küçültmek Gercek
boyutunu görmek için buraya tıklayınız
Eleusis'in Kadınları -
Jean Delville (1931)

[justify]Aslında Eleusis
törenlerinin ve Demeter-Persephone mitosunun benzerlerine, tarıma dayalı
anaerkil yapıdaki kültürlerin dinsel inançlarında sıkça
rastlanmaktadır. Eleusis'te de, tıpkı Dionysos ya da Orpheus
törenlerinde ya da Helenistik dönemde diğer Doğu Gizemlerinde olduğu
gibi, müritler kendi yaşamsal koşullarını aşarak daha yüce, neredeyse
insanüstü bir varlık durumuna ulaşmak amacıyla inisiyasyona
katılırlardı. İnisiyasyon törenleri, bir köken mitosunu, yaratıcı
tanrının serüvenlerini, ölümünü ve yeniden canlanmasını yinelemek
amacıyla uygulanırlardı. Öte yandan, bu gibi inisiyasyona dayanan
kültlerin hiç biri Grek zekasının bir yaratımı olarak kabul edilmemeli.
Zira bu kültlerin kökeni tarihin derinliklerine dayanmaktadır. Greklerin
yaptığı Asya, Girit ve Trakya geleneklerini aktarıp zenginleştirmek ve
yeni bir dinsel çatı altında birleştirmekti. Eleusis kentinin
Pan-Helenik bir din merkezi olması da Atina sayesindedir; ancak bunun
öncesinde de Demeter-Persephone gizemleri Eleusis'te yüz yıllar boyunca
kutlanmıştır. Bu bakımdan Eleusis inisiyasyonu, tarlaların bereketini
denetleyen bir tanrısal gücün ölümünü ve yeniden canlanmasını merkez
alan tarımsal bir geleneğin doğrudan mirasçısı olarak görülmelidir.




Gerçekten, Eleusis'teki
Demeter-Persephone kültünün İ.Ö. iki bin yıllarından kaldığı, küçük bir
tapınak-ev kalıntısının ortaya çıkarılmasıyla kanıtlanmıştır. Eleusis
kentinin Atina'nın politik güç alanına girmesiyle, kült binalarının
sayısında hızlı bir artış olmuş, İ.Ö. 600 yıllarında diktatör Pisistratus
zamanında, Eleusis Gizemleri Pan-Helenik bir kült durumuna
yükselmiştir. Kırk iki adet sütunuyla "Büyük Gizemler" tapınağı bir
sonraki yüz yıldan kalmadır. Roma İmparatorluğu döneminde de Eleusis'te
bulunan binalar büyük ölçüde genişlemiş ve zenginleşmiştir. Eleusis
törenleri, tüm diğer dinsel inançları içinde eriterek ve aynı zamanda
kültür, sanat ve demokrasi kavramlarını da etkileyerek, döneminin
uygarlığını damgalamıştır.

Persephone'nin Evliliği -
Henry Siddons Mowbray


"Anthesterion" ayında (Şubat) Atina
yakınlarındaki Agrai kentinde, "Küçük Gizemler" kutlanırdı. Bu dar
kapsamlı törenler, "Boedromion" ayında (Eylül) Eleusis'te kutlanan
"Büyük Gizemler" ritüelinin bir hazırlığı niteliğindeydi. Gerçekten,
kutsal Boedromion ayı büyük saygıyla karşılanır, insanların şenliklere
katılabilmesi için sürmekte olan savaşlara ara verilirdi. Ateşkes ilan
edilir ve Sparta, Attika, Trakya ya da Pelopenesus'ta barış sağlanırdı.



Ritüel öncelikle
kutsal nehirlerde oldukça eğlenceli biçimde gerçekleştirilen arınma
törenleri ile başlardı. Arınma uygulamasının ardından gelen bir kaç gün
süresince çevrede bulunan küçük tapınaklarda çeşitli kurbanlar sunulur,
dualar edilirdi. Şenliklerin asıl başlangıcı büyük kalabalıkların
Atina'da Akropol'de toplanarak Eleusis'e doğru yürüyüşe çıkması ile
gerçekleşirdi. Müritler beyazlar giyinmiş olurlar, meşaleler ve "Hiera"
adı verilen kutsal eşyalar taşıyarak yol boyu şarkı söylerler ve dans
ederlerdi. Geçit, Eleusis'te bulunan "Telesterion" denilen büyük
tapınakta son bulurdu.
Grekçe konuşmayanlar ve kan döktükten sonra arınmamış
olanlar Eleusis ritlerine asla kabul edilmezlerdi. "Mystes" adı
ile çağrılan her yeni adaya, çoğulukla Eleusis'in önde gelen ailelerine
mensup "Mystagogos" denilen deneyimli bir önder ilk bilgileri
verir ve yol yordam öğretirdi. Ezoterik bilginin daha yüksek düzeylerine
ulaşmak amacıyla, ikinci kez törenlere katılanlara ise "Epoptes"
adı verilirdi.



Büyük
tapınakta bir araya getirilen adaylara önce kutsal bir içki sunulur ve
sonra da Demeter, Persephone ve Hades'i canlandıran aktörler tarafından
bir drama gösterisi izlettirilirdi. Tüm şenlik tarımda bereket teması
üzerinde yoğunlaşmıştı; "bolluk yeraltından kaynaklanır" düşüncesi
egemendi. Oynanan dramada, biçilen tahıl ölmekte ama verdiği tohumlar
yeniden büyümektedir. Bu döngü insan ruhunun da serüvenini
aktarmaktadır. Böylelikle adaylara, ölümün aslında kötü değil, iyi bir
olgu olduğu düşüncesi aşılanmaya çalışılmaktadır. Sonunda adaylar,
gelişmeye ve daha çok bilgi almaya layık bulunurlarsa, "Anaktoron"
adı verilen gizli ve küçük tapınağa alınırlardı. Burada, büyük bir
gizlilik içinde kutsal ritüel uygulanırdı.


Eleusis'teki tapınağın merkezinde "Plutonion" adı
verilen bir mağara bulunmaktaydı ve bu mağarada "Omphalos"
(Göbek Deliği) taşı yer almaktaydı. Omphalos'un tüm yeraltı ve
yerüstünün enerjilerini bir araya topladığı farzedilirdi. Böylece tüm
Grekler için Omphalos, bereket ve üretkenliğin kaynağı olarak toprağı
gösteren bir simge biçimini almıştı.


Gizli törende neler olup bittiği
bilinmiyor. Ancak Eleusis Gizemlerine inisiyasyonun ruhsal bir
yeniden-doğum ve bireyin tüm varlığının yenilenmesi anlamını taşıdığı
düşünülmektedir. Bu törenin bir diğer anlamı da, bireysel varlığın
kozmosun tanrısal gücü ile bütünleşmesi arayışı, yani törene sürekli
eşlik eden ve belki de tüm uygulamanın gerçek değerini oluşturan bir
bilinçlenme süreci olmasıdır. Ne var ki, tüm bunlar bir tahminden öteye
gidememektedir, zira edilen ölümcül yeminler sayesinde gizlilik tam
olarak sağlanmıştır ve adaylara nelerin açıklanığı bugün kesinlikle
bilinememektedir. Arkeologlar ve tarihçiler bu gizemler üzerine çok
sayıda tahminler yürütmüşlerdir, ama "Anaktoron"da neler olup bittiğini
hiç kimse ortaya çıkaramamıştır.
Şenliklerin sonunda katılanlar,
ölüler için özel törenler uygulardı. Tütsüler yakılır, toprağa kutsal
sular dökülürdü. Artık güçlerinin sonuna gelmiş olan müritler küçük
gruplar halinde ya da tek başlarına Atina'ya dönerlerdi. Şenliklerin
bitişinde düzenlenmiş özel bir tören yoktu; artık herkesin yalnız kalıp
yaşadıkları üzerinde düşünmelerinin zamanı gelmiş olurdu.

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz