GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 9 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 9 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Cenab-ı Hakkın sevdiği kimseler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Cenab-ı Hakkın sevdiği kimseler Bir Cuma Tem. 09, 2010 7:40 pm

magaracı




Resulullah efendimiz buyurdu ki: “Üç sınıf insan vardır ki Allahü teâlâ onları sever: 1- Arkadaşını korumak için düşmana karşı göğsünü, ölünceye kadar siper eden kimseyi, 2- Kendisine eziyet veren kötü bir komşusu olduğu halde ölünceye veya göç edinceye kadar sabredip onun eziyetine göğüs geren kimseyi, 3- Arkadaşları ile yolculuğa veya düşman üzerine giden, yolculuğun kendilerini yorduğu, herkesin yatıp dinlenmeyi arzuladığı bir zamanda, arkadaşları yatarken bir kenara çekilip namaz kılan, arkadaşları uyanıncaya kadar ibadetle meşgul olan kimseyi. Üç grup insan da vardır ki Allahü teâlâ onları sevmez: 1- Fazla yemin eden tüccar, 2- Gururlu olan fakir, 3- Verdiğini başa kakan cimri.
Abdullah bin Amr şöyle anlatıyor: Resulullah evimize geldi. Küçük bir çocuktum. Oynamak için dışarıya çıkmıştım. Annem ‘Ey Abdullah! Gel sana bir şey vereceğim’ dedi. Hazreti Peygamber anneme dedi ki:
-Sen ona ne verecektin?
-Hurma verecektim.
-Dikkat et! Eğer ona hurma vermeyecek olsaydın, bu söylediğin defterine yalan olarak geçecekti.
Sonra şöyle devam etti: “Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? O, Allah’a şirk koşmak ve anne ve babaya isyan etmektir.” Sonra kalkıp oturdu ve şöyle buyurdu: “Dikkat ediniz! Büyük günahların en büyüğü yalancılıktır.”
İbni Ömer, Hz. Peygamberden şöyle rivayet eder: “Kul, yalan söylediğinde melek kendisinden bir mil uzaklaşır. Uzaklaşması kişinin söylediğinin pis kokusu nedeniyledir.”
Yine şöyle buyurmuştur: “Muhakkak şeytanın sürmesi, enfiyesi ve çerezi vardır. Çerezi yalan, enfiyesi öfke, sürmesi ise uykudur.”
“Doğruluktan ayrılmayınız. Çünkü doğruluk, sevapla beraberdir. Onların ikisi cennettedir.”
Hazreti Muaz Resul aleyhisselamın kendisine şöyle dediğini naklediyor: “Sana Allah’tan sakınmayı, doğru konuşmayı, emaneti yerine getirmeyi, sözüne sahip çıkmayı, selâm vermeyi ve mütevazı olmayı tavsiye ediyorum.”

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz