GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 6 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 6 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

İnsan, tercih ettiğinden sorumludur

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 İnsan, tercih ettiğinden sorumludur Bir Çarş. Tem. 07, 2010 9:05 am

magaracı




Bazı kimselerin hatırına; “İnsanların her işi, Hak teâlânın dilemesi ile olmakta olup, hayır ve şer ezelde takdîr edilmiş, yazılmıştır. Bunun için herkesin, ezelde takdîr edilmiş olan iyi ve kötü şeyleri yapması lâzım gelmez mi?” diye bir sual gelmektedir. Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklerinden olan Muhammed Ma’sûm hazretleri, böyle düşünenlere şu cevabı vermektedir:
“Ezeldeki takdîr, ‘Filân kimse, kendi isteği ile filân işi yapacaktır’ şeklindedir. Ezeldeki takdîr, insanda seçmek hakkının bulunmadığını değil, tercih hakkının bulunduğunu göstermektedir. Ezeldeki takdîr, insanlarda seçme hakkı bulunmadığını gösterseydi, Hak teâlânın da, her gün yarattıklarında, yaptıklarında ihtiyâr yani tercih hakkı olmaması, mecbûr olması lâzım gelirdi. Çünkü Allahü teâlâ da, her şeyi, ezeldeki takdîre uygun olarak yaratmaktadır. Allahü teâlâ muhtârdır yani diler, seçer, dilediğini ve seçtiğini yaratır.”


EHL-İ SÜNNETE GÖRE...
Ehl-i sünnete göre, insan kendi işlerinin yaratıcısı olmadığı gibi, bu işleri yapmaya mecbûr da değildir. İslâmiyette ve semâvî olan bütün dinlerde her şey, her iş Allahü teâlânın takdîri, irâdesi ile hâsıl oluyor. Fakat insan, bir işin ezelde nasıl takdîr edildiğini bilmediği için, Allahü teâlânın emrine uyarak çalışması lâzımdır. Kazâ ve kader, insanın çalışmasına mâni değildir. İnsanlar, kazâ ve kaderi, bir işi yapmadan önce değil, yaptıktan sonra düşünmelidir. Hadîd sûresinin 22. âyet-i kerîmesinde meâlen;
(Dünyâda olacak her şey, dünyâ yaratılmadan evvel ezelde Levh-i mahfûza yazılmış, takdîr edilmiştir. Bunu size bildiriyoruz ki, hayâtta kaçırdığınız fırsatlar için üzülmeyesiniz ve kavuştuğunuz kazançlardan, Allahın gönderdiği ni’metlerden mağrûr olmayasınız. Allahü teâlâ kibirlileri, egoistleri sevmez) buyuruldu.
Bu âyet-i kerîme gösteriyor ki, kazâ ve kadere îmân eden bir kimse, hiçbir zamân ümitsizliğe düşmez ve şımarmaz. Kazâ ve kadere inanmak, insanın çalışmasına mâni olmaz hatta çalışmasını kamçılar.
(Çalışınız! Herkes, kendisi için takdîr edilmiş olan şeylere sürüklenir) hadîs-i şerîfi de, insanın çalışmasının; kazâ ve kaderin nasıl olduğunu göstereceğini, çalışmak ile kazâ ve kader arasında sıkı bir bağlılık bulunduğunu bildirmektedir.
Bir kimsenin iyilik için çalışması, bu kimse için ezelde iyilik takdîr edilmiş olduğunu göstermektedir. Çünkü herkes, kendisi için ezelde takdîr edilmiş olan işleri yapmaya sürüklenir.
Kazâ ve kadere inanmak ve bütün hayır ve şerleri cenâb-ı Haktan bilmek, Müslümânlar için nasıl bir vazîfe ise, hayırlı işleri yapmak ve kötü işlerden kaçınmak için çalışmak da, vazîfedir. Allahü teâlânın, bir şeyin nasıl olacağını, olmadan evvel bilmesi, o bilgisine göre takdîr ve irâde buyurması, insanlara zorlama olmaz. Çünkü kulların irâde ve ihtiyârlarını nasıl kullanacağını da ezelde biliyordu. Bu bilmesi ve takdîr etmesi, kulların arzûlarına, irâdelerine zıt değildir. Cenâb-ı Hakkın ezelde bilmesi, işlerin olmasına veyâ olmamasına bir te’sîr yapmıyor.


EZELDE TAKDİR EDİLMİŞTİR...
Allahü teâlâ, herhangi bir kimsenin yapacağı işi ezelde bilmiş ve bildiğine göre takdîr eylemiştir. Allahü teâlânın takdîri yerini bulacaktır ve bu takdîre sebep olan ilmi de yanlış çıkmayacaktır. Görülüyor ki, insan bu işi yapmakta mecbûr olmuş değildir. Allahü teâlâ, bu kimsenin o işi kendi irâdesi, arzûsu ile yapacağını ezelde bilmiştir. Kulun irâdesi, ezeldeki kazâ ve kaderin sebebi olmaktadır. Bundan anlaşılıyor ki, Allahü teâlâ, o işin yapılacağını ezelde bildiği ve öylece takdîr ettiği için, insan o işi yapmayı irâde edecek değildir. İnsanın irâdesini, o işi yapmaya kullandığı için, yanî o işi yapmak isteyeceğini Allahü teâlâ ezelde bildiği için takdîr eylemiştir.
Netice olarak insan, bir şey yapacağı zamân, önce bunu seçer, irâde eder, ister ve sonra da yapar. Bundan dolayı kullar, iş yapmakta mecbûr değildirler. İster yaparlar, istemezse yapmazlar. Sadece tercih edip yaptıklarından sorumludurlar.

2 Geri: İnsan, tercih ettiğinden sorumludur Bir Perş. Tem. 08, 2010 3:10 am

styla




Güzel paylasim emegine sağlık.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz