GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

    Kimler hatta?
    Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    Her şeyin hayırlısını istemeli

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    1 Her şeyin hayırlısını istemeli Bir Ptsi Tem. 05, 2010 7:31 am

    magaracı




    İnsanlara gelen hayır ve şer, fayda ve zarar, kazanç ve ziyânların hepsi, Allahü teâlânın takdîr etmesi iledir. Olmasını dilediği şeylerin var olmaması ve yokluğunu dilediği eşyânın var olması imkânsızdır. Her üstünlük, Onundur ve Onda, hiçbir kusûr, hiçbir noksan sıfat yoktur. Dilediğini yapabilir. Yaptıkları, kendine veyâ başkasına faydalı olmak için değildir ve bir karşılık için yapmaz. Bununla berâber, Allahü teâlânın her işinde, hikmetler, faydalar, lutuflar ve ihsânlar vardır. Hadîs-i şerîfte;
    (Allahü teâlânın yarattıklarında, gönderdiklerinde hayır, iyilik vardır) buyurulmuştur.
    Allahü teâlânın yarattığı, verdiği her şeyde, bir hayır vardır demeli ve her zaman hayırlı olanı istemelidir. Bir kimsenin başına sıkıntı, dert gelse, malı, eşyâsı gitse de, bunları kendisi için hayırlı bilmelidir. Allahü teâlânın, vermesi gibi, alması da hayırlıdır. Verdiği zamân, hayırlı olduğu gibi, aldığı zamân da, hayırlıdır demelidir. Hayırlı olan şeylere sevinmek lâzımdır. İnsanlar, kendilerine hangi şeyin hayırlı, faydalı olacağını iyi bilemez. Allahü teâlâ, dahâ iyi bilir. Meselâ bir hastanın babası, doktor ise, babası buna etli, tatlı verince sevinip, iyi olmasaydım, bana bunları vermezdi der. Babası, etli, tatlı gibi yemekleri vermezse, yine sevinir. Hastalığımı tedâvî etmek için bunları vermiyor der. Allahü teâlânın da vermesine ve vermemesine böyle îmân olmadıkça, tevekkül, güven sağlam olamaz.

    “ERKEK EVLAT İSTERİM!..”
    Vaktiyle çok zengin bir adam varmış. Bu adam her gün, kendi beldesindeki hoca efendiye gider ve;
    -Allahü teâlâya duâ et, bana muhakkak bir erkek evlat versin diye yalvarırmış. Bir gün o beldeye mübârek bir zât gelmiş. Hoca efendi o kimseye;
    -Bu gelen, mübârek bir zâttır ona derdini söyle, sana bir yol gösterir demiş. Hemen o zâta giderek;
    -Efendim, duâ edin de, Allahü teâlâ bana bir erkek evlat versin demiş. O zât;
    -Hayırlısını iste buyurmuş.
    -Hayır illaki erkek evlat isterim deyince, o mübârek zat;
    -Şu ileride, içinde mübârek bir zâtın yattığı türbe var. Önce bir koyun alıp Allahü teâlânın rızâsı için kes ve etini fakirlere dağıt, sevabını da o türbedeki zâta hediye et. Sonra o zâtı vesile ederek, Allahü teâlâdan hayırlı bir evlat vermesi için talepte bulun, duâ et buyurmuş.
    Adam denilenleri yapmış ama türbenin yanında, yine erkek evlat istiyorum diye duâ etmiş. Aradan on beş, yirmi sene geçtikten sonra bu mübârek zât yine aynı yere gelmiş ve;
    -Erkek evlat isteyen kimseye ne oldu diye sormuş. Oradakiler de;
    -Efendim, neler oldu neler. Adam şu anda hapiste demişler.
    -Peki onun oğlu oldu mu ve oldu ise ne oldu diye sormuş. Oradakiler;
    -Evet bir oğlu oldu fakat oğlu da idam edildi demişler.
    -Neden diye sorunca;
    -Allahü teâlâ o şahsa bir erkek evlat verdi fakat o çocuk büyüyünce, mahallenin haydudu oldu, her cins kötülük vardı. En sonunda birini öldürdü. Babası da, yapmasın diye ayırmaya gitti. Fakat adam ölünce babası suç ortağı oldu. Oğlunu idam ettiler, babası da hapiste dediler...

    NEFSE EN ZOR GELEN ŞEY!..
    Ahmed Rıfâî hazretleri buyuruyor ki:
    “Nefse, Allahü teâlânın kazâ ve kaderine rızâ göstermek kadar zor gelen bir şey yoktur. Çünkü, kadere râzı olmak, Allahü teâlânın hükmüne boyun eğmek, nefsin isteklerine zıttır. Nefs bunları istemez. Saâdete kavuşmak, nefsin rızâsını terk edip, Allahü teâlânın rızâsına koşmakla mümkündür. Saâdete kavuşanlara müjdeler olsun.”
    Ebü’l-Hasan-ı Şâzilî hazretleri de;
    “İki iyilik vardır ki, onlar bulunduğu sürece, çok da olsa kötülüklerin zarârı dokunmaz. Biri cenâb-ı Hakk’ın kazâ ve kaderine râzı olmak, diğeri Allahü teâlânın kullarına iyi muâmele etmek” buyurmuştur.
    Netice olarak, ne olursa olsun hayırlısını istemek lâzımdır. Vâki olanda hayır vardır diye inanmalıdır. Dinimizde, bir şeyin muhakkak olmasını istemek, uygun değildir. Muhakkak olsun demek, ilâhlık iddiasında bulunmak gibi çok tehlikeli ve çok kötüdür. Bu sebeple hep hayırlısını istemeli, hayırlı olanı talep etmelidir...

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Similar topics

    -

    » hayırlı geceler

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz