GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

12 LEVHA ROMA HUKUKU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 12 LEVHA ROMA HUKUKU Bir Paz Tem. 04, 2010 8:43 am

CANTAR




<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"><tr><td colspan="2">Hukuk;
Roma Hukuku
Günümüz Avrupa Hukuku'nun temelini
oluşturan Roma'da, ilk yazılı kanunlar olan 12 Levha Kanunları, Roma
toplumundaki Patrici (soylular) ve Pleb (halk) arasındaki sınıf
mücadelesi sonucu hazırlanmıştır.[1] M.Ö. 452 yılında yazılı
olmayan hukuku tedvin için halk tarafından seçilen on kişi iki yıl
çalışarak 12 levhaya, hukukun bütün sâhalarına ait maddeleri yazmışlar
ve bunlar halk meclislerince kabul edilerek kanunlaşmıştır.[2]
O zamanda geçerli olacak hukukun tümünü kapsayacak biçimde hazırlanan
12 Levha Kanunu Roma'nın daha sonraki hukuki gelişimine de temel
olmuştur.[3]
Yedi tepe üzerine yerleşmiş
aileler ve liderleri olan Patres (Baba)'lar birleşerek bir rex (lider)
altında toplanmaya karar verirler. Bu aileler, aynı zamanda toprak
sahibi olup Roma vatandaşıydılar.[4] Plebler hakkında tam ve
kesin bir bilgi olmamasına rağmen bu kişilerin surların dışında yasayan
ama roma vatandaşı olan fakir kimseler oldukları tahmin edilmektedir.12
Levha kanunları ile bu iki sınıf arasındaki fark hukuksal olarak büyük
ölçüde giderilmiştir.Daha sonraları da ortadan kalmıştır.[5]
5.
yüzyılın başında iki sınıfa ayrılmış olan Roma halkı arasında bir savaş
başlar. Patriciler (Yönetici Sınıf), kendilerinin ilk senatörlerin
varisleri olduklarını iddia ederek bütün idareci ve rahiplerin
haklarının kendilerinde bulunmasını gerektiğini savunurlar. Buna karşı
isyan eden Pleb'ler (yönetilen sınıf) Aventino (Kutsal Dağ)y'a çekilip
kendi dini ibadet yerlerini inşa ederek kendi idârecilerini (tribunus)
ve dini görevlilerini seçerler. Daha sonra iki sınıf arasında barış
yapılarak "12 Levha kanunları""İnsan Hakları Beyannamesi"nin de temeli sayılmaktadır. Bu
kanunlar dizisi ile iki toplum arasında daha önce hiç olmayan adalet ve
dürüstlük mekanizması kurulmuş ve güçler Patrici'li ve Pleb'li büyük
toprak sahipleri tarafından paylaşılmıştır. Böylece, her iki halk grubu
da seçme seçilme hakkına sahip olmuştur.[9] Kanuna göre
toprak, el değiştirebilir nitelik kazanmış; asalet rejimi yerine servet
rejimi geçerli olmuştur.[6]
Bu kanun,
Roma'nın Cumhuriyet Döneminin başında güçleri alabildiğine artan
soylular sınıfı ile halk arasındaki toplumsal ve siyâsal çatışmanın ve
bunun yol açtığı sınıf kavgalarının halk tarafından kazanılmış
sonuçlarından biridir. Bu çatışma ve kavgalar, halkın toplumsal,
ekonomik, siyâsal ve hukûkî alanlarda soylular sınıfıyla eş duruma
gelmeyi istemesinden ortaya çıkmıştır. Hukuk, söz konusu sınıf
kavgalarının en önemli alanlarından biri oldu çünkü cumhuriyetin kuruluş
yıllarında tüm hukuk hayatına soylular sınıfı egemendi. Devletin
başında bulunan büyük memurlar hep soylular sınıfındandı. Hukuk bilimi
de gene, yalnız soylular sınıfı arasından seçilmiş olan rahiplerin
tekelindeydi. Böylece, hukuk bu çağda örf ve adet hukuku olarak, yani
yazılı olarak saptanmış kesin ve belirli kurallardan oluşmadığı gibi, bu
hukukun uygulanması da tek bir sınıfın tekelinde bulunduğundan, halka
kapalı ve gizli idi. Bu durumda ise, halkın, soylu sınıfının keyfi
davranışlarına uğrasına yol açıyordu. Bu nedenle 12 Levha Kanunu, halkın
hukukun yazılı olarak saptanması, herkes için erişilebilir ve
bilinebilir kılınması isteğiyle ortaya çıktı. Uzun mücadeleler sonunda,
M.Ö 451 yılında kurulan özel bir hükümet tarafından hazırlanan ve on
levha üzerine yazılan kanuna M.Ö 449 yılında 2 levha daha eklendi.[3]
12
Levha Kanunu, tarihte bilinen ilk yazılı kanunlardır. Roma devleti
tarafından Roma vatandaşlarına uygulanmak üzere yapılmışlardır.12 adet
levhaya yazılarak şehrin meydanına asıldıkları için adı 12 levha
kanunudur.orijinali: “LEX DUODECIM TABULARUM”dur ve hükümleri “si
in ius vocat , it ....”; yani “seni magistra (yargıç-mahkeme
anlamında) önüne çağırırsa git....”[5]
Oniki
Levha Kanunu bir yenilik getirmekten çok, eskiden beri geçerli olan örf
ve adet hukukunun yazılı olarak saptanması yoluyla, yürürlükte olan
hukuku herkes için açık, kesin ve anlaşılabilir duruma getirmek
düşüncesiyle hazırlanmıştır. Bu büyük Roma kanununun tam metni,
Galyalıların istilası sırasında tahrip edildiğinden çağımıza kadar
gelememiştir. Ancak, Romalı hukukçuların ve yazarların eserlerinde
rastlanan bu kanunla ilgili bölümler toplanarak söz konusu kanunun
niteliği ve kapsamı hakkında biraz bilgi edinmek mümkün olmuştur.[3]

Roma
İmparatorluğu'nda yazılı kanunlar olmadığı dönemde, örf ve adete göre
hareket edilirdi.Bu örf ve adetleri de ancak Patriciler bilirdi. Bunun
için Patriciler, örf ve adetlerin yazıya geçirilmesine, mümkün olduğu
kadar uzun bir zaman karşı koymuşlardı.

Pleblerin baskısıyla M.Ö.
450'de kanunları yazmak üzere 10 kişilik bir komisyon ('decemviri
legibus scribundis') kuruldu. Solon Yasaları'ndan da yararlanılarak 2
yılda hazırlandı. 12 madeni veya tahta levha üzerine yazılarak ve
meclisin onaylamasından sonra, herkesin görebilmesi için Roma'nın en
büyük meydanına (Forum Romanum) asıldı. M.Ö.307'de Galler'in Roma'yı
yağmalamalarında imha edilene kadar orada asılı kaldı.[7/2]
Bu
levhalarda aile hukuku, veraset hakkı, dava hakkı, borç ve ceza
kanununa dair hükümler vardı. Bunlar Roma Hukuku'nun hiç değişmeyen
esaslarını teşkil ettiler. Bu kanunlar dizisi ile iki toplum arasında
daha önce hiç olmayan adalet ve dürüstlük mekanizması kurulmuş ve güçler
Patricili ve Plebli büyük toprak sahipleri tarafından paylaşılmıştır.
Böylece, her iki halk grubu da seçme seçilme hakkı edinmiş, toplumdaki
sınıf farklılıkları için ekonomik durum belirleyici olmuştur.

Bazı
suçlar ilâhların mukaddes haklarına tecavüz şeklinde anlaşılmış, suçlu
cemiyet dışı ve her türlü haklardan mahrum bırakılmıştır (herkes
tarafından öldürülebilir). Şahıslara yönelik suçlarda şahsî intikam
usûlü kullanılabilir. Diyeti kabul etmeyen suçlu, zarar görene teslim
edilir; o da göze göz, dişe diş şeklinde öcünü alır. Aile reisinin
(babanın) riyaseti altındakilere karşı hayat ve ölüm hâkimiyeti vardır.[7]
Kanunun
İçeriği


Kişisel öç alma yasaklanmış,
suçluları devletin cezalandıracağı kabul edilmişti. Dişe diş, göze göz
diyebileceğimiz kısas usulü ancak tarafların anlaşamaması halinde
geçerli kılınmıştır. Eğer bir kimse diğerinin bir organını kullanılamaz
hale getirmişse, mesela bacağını kırmış veya gözünü kör etmişse bu
hukuka aykırı bir eylemdir. Buna kısas uygulanır. Kısas zarar görenin öç
alma duygusunu karşılar, ama bu emredici değildir. Taraflar belli bir
bedel konusunda anlaşabilirler, fakat anlaşamazlarsa bu fiile maruz
kalan aynen karşılık verebilir.
El veya sopa ile
kemik kırılmışsa zarar gören hür bir kimse ise 300, köle ise 150 roma
parası (as) ödenirdi. Diğer bütün hallerde, yani hukuka aykırı diğer
fiillerde ceza 25 roma parası idi.
Yalan yere
tanıklık ve hakimin rüşvet alması durumu için ağır cezalar
öngörülmüştür.
Vatana ihanet ölümle
cezalandırılıyordu. 12 Levha Kanunu'nda yangın çıkarmaya ilişkin
hükümler vardı, ancak M.Ö. V. yüzyılda bile kasten veya ihmal ile yakma
arasında fark gözetilmişti. Böyle bir ayırım kasıtla ve ihmal ile adam
öldürme arasında da yapılmıştı.
Kanun hırsızlık
hakkında ayrıntılı hükümler getirmişti. Suçüstü hırsızlık ile suçüstü
olmayan hırsızlık arasında fark vardı: Suçüstü veya gece hırsızlık
yaparken yakalanan veya kendini silahla savunan hırsızın öldürülmesi
caizdi, ancak malı çalınmak istenen kimsenin bağırarak halkı haberdar
etmesi gerekirdi. Buna karşı suçüstü olmayan hırsızlık daha hafif cezaya
tabi tutulmuştu, hırsız çaldığı malın değerinin iki katını ödemekle
yükümlüydü.
Kamu adına takip edilen suçlar arasında
sihir ve büyücülük de sayılmıştır. Başkalarının sağlığını ve hayatını
kötü etkileyecek sihir ve büyü, başkasına ait ürünün kötü olması için
edilen dualar ölümle cezalandırılıyordu.
Miras
hukukunda mirasçı bırakmadan ölen kimsenin kanuni mirasçılığı
düzenlenmiş, bu durumda mirasın akrabalık yönünden en yakın mirasçıya,
böyle birisi yoksa devlete kalacağı hükmü konmuştur. Bunun yanında
kişinin henüz hayattayken vasiyetnameyle mallarına mirasçı olacak kişi
veya kişiler tayin edilebileceği belirtilmiştir.
12
Levha Kanununda toplum sağlığı ve ahlakı ile ilgili hükümler
bulunmaktaydı. Ölülerin gömülmesi için lüks sayılabilecek harcamalar
yapılması ve ölülerin şehir içine gömülmesi ve yakılması yasaklanmıştı.
Mezara altın da konulamazdı.[3]
Bazı
Örnek Hükümler


12 Levha kanunlarına göre;
Bir kimse, kendisine borçlu olan vatandaşı hâkim (majistra) önüne
götürür, borçlu borcunu ödeyemezse muayyen şekillere riâyet ederek ona
el kor, evine götürür ve zincire vurur. Muayyen zaman içinde yine
ödeyemezse öldürebilir. Veya köle olarak satar. Alacaklı birden fazla
ise borçlu, alacaklar nispetinde parçalara ayrılır...[8][2]
Devlete
ve ammeye karşı işlenen suçların çoğuna ölüm cezası verilir: Vatana
ihanet, ana veya babayı öldürme, kundakçılık (suçlu kırbaçlanır, zincire
vurulur, ateşle öldürülür), yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılır),
hâkimin rüşvet alması, üfürükçülük bu suçlar arasındadır. Bazı suçlar
ilâhların mukaddes haklarına tecavüz şeklinde anlaşılır, suçlu cemiyet
dışı ve her türlü haklardan mahrum bırakılır. Herkes tarafından
öldürülebilir.
Hususî menfaatlere ve şahıslara
yönelik suçlarda şahsî intikam usûlü câridir. Diyeti kabul etmezse
suçlu, zarar görene teslim edilir; o da göze göz, dişe diş şeklinde
öcünü alır. Hırsızlık gece olur, suçu işlerken yakalanırsa hırsız
öldürülebilir. Daha hafif durumlarda hırsız yaptığı zararı iki misli ile
öder.

Aile reisi babadır. Riyaseti altındakilerin hayat ve
ölümlerine şâmil bir baba hâkimiyeti vardır. Bazı malların mülkiyetinin
devren iktisabı için malın, tarafların, beş şâhidin (bâliğ Roma
vatandaşı) ve bir terazicinin hazır bulunması şarttır. Ve bir seri şeklî
muâmele cereyan eder...[10][2]
Amaçları


Tarihçi
ve hukukçuların naklettiği kısımlardan anlaşıldığına göre 12 Levha
Kanunları'nda iki gaye güdülmektedir:
olarak adlandırılan ortak kanunlar
yayımlanır (M.Ö. 451 - 450). Bu 12 Levha kanunları, sadece Roma
hukukunun değil; aynı zamanda geçmişte bir çok ülke tarafından ilan
edilen kelimeleri ile baslar.Eğer
çağırılan kimse itiraz eder ve gitmeyi kabul etmezse, diğer taraf onu
bizzat ve zor kullanarak götürebilir.

  1. Siyâsî
    gayesi: Asillerle halk arasında mümkün olduğu kadar eşitlik sağlamak ve
    vatandaşları, idarecilerin keyfi davranışlarına karşı korumak. (Ancak
    kanunlar bunu tam mânasıyla gerçekleştirememiştir; o devirde asiller ile
    halk arasındaki evlenme yasağı devam etmiştir.)

  2. Hukûkî
    gayesi: Eski teâmül hukukunu (örf ve adet hukunu) toplayıp tespit
    etmektir.[2][7]


Önemi


Hukukun
uygulanmasında, soylular sınıfına mensup olan rahiplerin tekelinin
kırılması, 12 Levha Kanunu'nun çıkarılmasından ancak bir buçuk yüzyıl
sonra sağlanabildi. Böylece hukuk bilimi rahiplerinden tekelinden
kurtulmuş ve laik bir nitelik kazanmıştır. 12 Levha kanunlarında modern
Avrupa medeniyetinin üç temel düşüncesi yer almaktaydı:

  1. Kişisel mülkiyet

  2. Vasiyet

  3. Kişisel
    Hak


Ayrıca 12 Levha Kanunu ile
kişiler arasında eşitliğin sağlanmasına, hürriyetin kayırılmasına,
fertlere hukuki muhtariyet verilmesine, bilhassa dikkat edilmiştir. Ceza
hukuku bakımından bile, cemiyetin sınıfları arasında fark
gözetilmemektedir. 12 Levha Kanunu, eski hukukun bilinmesi bakımından
faydalı bir kaynaktır. Elimizde bulunan kaidelere bakarak, o devirde
yaşanan hayat tarzlarını, adetlerini ve zihniyetlerini tahmin etmek
mümkün olmaktadır. Ayrıca, çok muhafazakar olan Romalılar nezdinde, o
devirde yürürlükte olan ana kaideler, çok sonraki asırlara kadar, az çok
değişikliklere rağmen, esas sistemi itibariyle baki kalmış
olduklarından, klasik devrin kurumların açıklanması bakımından da
faydalı olmaktadırlar.[3]
Sonuç


12
Levha Kanunu bir sınıf çatışması sonucu ortaya çıkmış, sınıflar
arasında uzlaşma sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Kanunun bazı
hükümleri ise tamamen reform gayesiyle getirilmiştir. Kanun önünde hiç
kimseye ayrıcalık tanınamayacağı, zengin bir kişinin kefilinin yine
zengin bir kişi olması gerektiği gibi hükümler bu niteliktedir. Bu
kanunla halk, keyfi davranışlara karşı belli bir ölçüde de olsa
güvenceye kavuşmuştur. 12 Levha Kanununun birçok hükmü zamanla değiştiği
halde kanun hiçbir zaman açıkça yürürlükten kaldırılmamıştır, Roma
anlayışına uygun olarak yeni hükümler eski hükümlerin yanında uygulamaya
girmişti.[3]
Kaynaklar


[1]
www.sonbaski.com/anayasa1.htm
[2]
Hayrettin Karaman, "Roma Hukuku", www.hayrettinkaraman.net/kitap/tarih/0030.htm
[3]
www.yorumla.net/dunya-tarihi/351199-12-levha-kanunları.html
[4]
www.exsohbet.blogcu.com/roma-tarihi_40418581.html
[5]
www.sorucevap.com/bilimkultur/sosyalbilimler/hukuk/ders.asp?207747
[6]
www.canaktan.org/ekonomi/iktisat-okullari/okullar/klasikler-oncesi.htm
[7]
tr.wikipedia.org/wiki/12_Levha_Kanunları
[8]
Andreas B. Schwarz, "Roma Hukuku Dersleri", İst. 1945, s. 91.
[9]
"İtalya'nın Tarihi", "Patriciler ve Plebler", www.italyaonline.net/Italya/hakkinda/tarih/patrici_&_plebei_s.htm
[10]
Bu konuda geniş bilgi için bknz. Andreas B. Schwarz, a.g.e., s.
87-107.


</td></tr></table>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tr></tr></table>

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz