GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

İNİSİYE OLABİLMEK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 İNİSİYE OLABİLMEK Bir Ptsi Mart 14, 2011 1:51 am

novanda




-------------------------ALINTIDIR-------------------------
BİR DEFİNEÇİ VE TARİHÇİ İÇİN KISA ÖZ ÇOK GÜZEL BİR ANLATIM. YAZAN ARK.ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM DİKKATLİ OKUNDUĞUNDA BİR ÇOK ŞEYİN ANLAMI ÇIKIYOR



İnisiyeler tarih boyunca gizli bilgileri aktarmak için
sembollere baş vurmuşlardır. Bu şekilde semboller efsanelere, kutsal metinle ve
menkıbelere işlenmiştir. Onların anlamını bilenler, onları deşifre ederek gizli
anlamlarına kavuşmuşlardır. Ayrıca, harfleri sayılara, sayıları harflere
çeviren çeşitli şifreler, çeşitli kavramları ifade eden geometrik şekiller,
piktogramlar ve ideogramlar geliştirilmiş, her nesneye ve canlıya çeşitli
mecazi anlamlar verilmiştir.


Semboller basit veya karmaşık şekillerden meydana gelebilir.
Bunlar, sayı, harf, geometrik bir şekil, doğadaki bir canlı, eşya veya bunların
birleşimlerinden oluşabilir. Hepsinin üzerinde bir düşünce gücü yüklüdür ve
kesinlikle rastlantısal özellikler taşımazlar. Semboller ilgisizlere fazla bir
şey ifade etmezler. Fakat, anlayanlara ifade ettikleri manalar çok derindir.


Semboller, farklı tecrübe düzeylerine ulaşmamızı sağlarlar;
ki onlar olmadan bunlar sonsuza dek bizlere kapalı kalırlardı; çünkü onların
bilincine bile varamazdık. Sembollerin temel işlevi, farklı şekillerde
ulaşılamaz hakikatlerin düzeyine varmaya ve hiç düşünülmemiş bakış açılarını
insanların anlayışına sunmayı sağlar. Sembol her zaman beşeri varoluşu
yükümlülük altına sokar ve aynı zamanda anlık gerçeği patlatarak bir anlam
yükler.


Sembolizm, bir düşüncenin veya olayın sayılar ve şekillerle
anlatılmasıdır. Bir açıdan kullandığımız harfler ve rakamlardan tutun,
etrafımızda gördüğümüz geometrik şekillerde, doğanın yarattıklarında ve
oluşlarda dahi sembolizmi görebiliriz. Fakat bizler genellikle bunları
taşıdıkları anlamlardan çok, karşımızdakilere bildiklerimizi aktarmak için
kullanırız. Oysa her harfin, rakamın, geometrik şeklin taşıdıkları anlamlar ve
enerjiler vardır. Sembolizmin en önemli yanı, bir sembole yüklenen anlamın
yıllarca değerini kaybetmeden korunabilmesidir. Fakat bunun bir kötü yanı da
aynı sembole gerçek anlamından veya daha doğrusu esas kullanım amacından farklı
anlamlar yüklenerek kullanılmasıdır. Bu nedenle semboller ile uğraşırken
dikkatli olmak ve gerçeği araştırmak gerekebilir. Fakat sembollerin gerçek
anlamları ne kadar saptırılmaya çalışılırsa çalışılsın mutlaka birileri
tarafından hep doğru olarak bilinir ve korunur.


Semboller içimizdeki mevcut olan ve ancak sezebildiğimiz
hakikatleri somutlaştırabilmemizi sağlar. Gerçekten de sembol insanın içinde
hissedip de tam olarak tanımlayamadığı için dile getiremediğinin dışarıya
yansımasıdır. Semboller dış dünya ile aramızdaki ilmi aşan hakikatleri, örtülü
ince bağları kavramamıza yardımcı olur, ezoterizme nüfus etmemizi sağlar. (Bunu
da belirtmekte yarar vardır: Sembolizm doğal olarak ezoteriktir, fakat
ezoterizm her zaman sembolik değildir.)


Sembolizm başlangıcı çok eski çağlara uzanmaktadır. Bir
takım kavramların başkalarınca da anlaşılabilir olmalarını sağlamak maksadıyla
kelimeler, işaretler, sayılar, jestler, yazılar, bazı hareketler ve özel ritüeller
bu maksatla hep kullanılmışlardır.





Sırların evrensel dili olan sembolizm; gizleyerek açıklar,
açıklayarak gizler. İnsanlar binlerce yıldır, bir düşünceyi izah etmek için
birçok yollar denemişlerdir. Bir düşüncenin anlamını, kademeli şekilde
insanların anlayışlarına ve olgunluklarına göre birtakım kalıplar içine koyup
sunmuşlardır. Özellikle ezoterik, gizli tutulması gereken birçok bilgi
sembollerle anlatılmıştır. Yani doğrudan doğruya bir düşünce, bir bilgi izah
edilmemiş, üstü adeta örtülerek bohçalandıktan sonra aktarılmıştır. Sembolizmin
bilimsel metotlarla işi yoktur. Bilim cevap arar, sembolizm ise soruları arar.
Yani sembolizmde sorular önemlidir.


Sirius, İki Sütun ve Üç Piramit - Peter F Christiansen


Evren, bir matematik ve geometri düzeni içinde hareket eder.
Astronomi, fizik ve bilim dallarıyla ilgilenenler evrenin mükemmel bir ritmik
düzen içinde hareket ettiğini, yaşadığını gayet iyi bilirler. Tanrının
varlığını bu mükemmel düzen içinde görmek mümkündür. Çünkü O’nun varlığına
inanmayan bilim adamları bile, en son teknolojiyi kullanarak elde ettikleri
bulgularda, evrenleri yaratan yüce bir gücün varlığını hissetmeye
başlamışlardır. Bu güce kimileri Allah, kimileri God, kimileri Dieu, kimileri
Evrensel Zeka, kimileri ise başka adlar verebilir. Ama bu mükemmel matematik ve
geometrik düzeni kuran güce ne denirse densin varlığı inkar edilemez.
Masonlukta bu yaratıcı güce ‘Evrenin Ulu Mimarı veya Geometri Üstad-ı’
denilmektedir. Masonlar evrenleri yaratan ve mükemmel bir şekilde işleten
enerjiyi tanımlamak için bazen sembolleri kullanırlar. Bunu, çok daha eski
yıllarda yapan bir takım kadim uygarlıkların varlığından da söz edebiliriz.


Semboller bilimi, değişik realite planları arasındaki,
görünmez alemle görünür alem arasındaki benzeşime dayanmaktadır. Sembolizme
göre, yüksek düzenin realitesi, daha aşağı seviyedeki bir düzenin realitesi,
daha aşağı seviyedeki bir düzenin realitesi ile temsil edilir. Ama bunun tersi
olamaz, bir sembol daima, en azından bir üst anlamı ifade etmek için mevcuttur,
varlık sebebi budur. Tüm evren tam bir ahenk halindedir ve “Yukarıdaki
aşağıdakine, aşağıdaki de yukarıdakine benzer” Dolayısıyla beş duyumuzla
algılayabildiklerimizin tümü, aslında görünmez alemin bir sembolü durumundadır.
İnisiyeler bu gerçeği gayet iyi kavramışlar ve bir takım ökült prensipleri,
yasaları, beş duyunun algılayabileceği bir şekilde ifade etme yöntemini
kullanırken de, her varlığın realitesine hitap edebilecek hüneri
göstermişlerdir. O işareti, o resmi, o tiyatro oyununu, o şiiri, o edebi eseri,
o halk masalını vs. Herkes kendine göre yorumlayacak ve bir anlam çıkaracaktır.


Semboller, sonsuzluğa yönelmemiz hususunda bize sevgiyle
yardım ederler. Zira, sonsuzdan geliyoruz ve şu dünyadaki yolculuğumuzu
sonsuzluğa doğru yapıyoruz. Ve işte semboller, zamanın ölçüsüzlüğünde yolumuzu
kaybetmemize mani olan yol gösterici levhaları, koruyucuları temsil ederler.


12 Bin Yıldır Kalp Sembolü Çiziliyor, Biliyor musunuz?


Dünyanın her yerinde ders sıralarının, duvarların,
bankların, ağaçların üstüne milyonlarca kalp işareti kazındı. Hepsinin içinden
iki ucunda iki baş harf olan bir ok geçiyor. Aslında insanoğlu, tam 12 bin
yıldır aşık olup sağa sola kalp resimleri çizip duruyor. İlk kez Güney
Fransa'da mağara duvarlarına çizilen kalp resmi, günümüzde de 'en temiz duyguları'
ifade etmeye devam ediyor. Kalp sembolünün ayrılmaz parçası olan ok da
Ortaçağ'da ortaya çıkmış.


Kalp Sağlığı Vakfı Başkanı olan Prof. Dr. Tayyar
Sarıoğlu'nun (52) yaptığı araştırmaya göre, kalp resmi, hemen her çağda ve
dünyanın her yerinde aşkın sembolü. Aşkını duvarlara kazıyan ilk romantikler,
Fransa'nın güneyinde yaşamış olan Cro-Magnonlar. Son buzul çağından önce (M.Ö.
10000-8000) yaşamış olan ve avcılıkla geçinen bu mağara adamları, kalbin,
hayatın ve canlılığın devamını sağlayan en önemli organ olduğunu keşfettiler.
Cro-Magnonlardan kalan mağara resimlerinde günümüzdekine çok benzer kalp
figürleri görülüyor.


En eski bulgulardan biri de Kuzey Afrika'da M.Ö. 700'de
kurulan Cyrene şehir devletinin hikayesinde saklı. Günümüzde Libya sınırları içinde
kalan Cyrene, burada yetişen çok değerli 'Silphium' bitkisi sebebiyle o dönemin
en önemli ticaret merkezi haline gelmişti. Çünkü Silphium, erkekler için çok
güçlü bir afrodizyak etki gösterirken, kadınlar doğum kontrolü için
kullanıyordu. Silphium bitkisi o kadar değerliydi ki, Cyrene paraları üzerinde
resmedilmişti. Bu bir kalp şekliydi ve kalp ile sevgi arasındaki ilişkinin en
önemli örneğini oluşturdu.


Eski Mısır'da kalp, ruhun ve vicdanın merkezi olarak kabul
edildi. Ölümden sonra bütün organlar vücuttan çıkarılırken, sadece kalp yerinde
bırakıldı. Çünkü ölümden sonra kalbin, adalet tanrısı Maat'ın huzurunda hesap
verdiğine inanılıyordu. Eski Yunanlılar ruhun kalbin içinde yerleştiğine
inanıyordu. Kalbin kan pompalama fonksiyonun farkında olan Hipokrat ve Aristo,
kalbin aynı zamanda duygu ve düşünce yeteneklerinin de merkezi olduğunu
düşünüyordu. Şarap ve zevk tanrısı Dionisos'un başında yapraklardan oluşan kalp
şeklinde bir çelenkle tasvir edildiği bir anfora , Yunanlılar'ın kalp, zevk ve
mutluluk arasında kurdukları ilişkiyi ortaya koyuyor.


Bugün bildiğimiz simetrik kalp sembolü ise Ortaçağ'da
popüler olmaya başladı. 13. yüzyılda, kadınların güven ve inancını kazanmış
İsveç Kralı Magnus Ladulas'ın kolunun üzerinde bir kalp işareti yer alırdı.
1400'lerden kalma 'Kalbin Sunuluşu' isimli Fransız duvar halısında, erkeklerin,
aşık oldukları kadınlara bağlılıkları kalplerini sunarken tasvir edildi. Yine o
dönemden beri kullanılan iskambil kartlarında kırmızı kalp en değerli kağıt
grubu oldu.


_________________
.................BİLMEK LANETLENMEKTİR.................

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz