GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

TAROT'UN TARİHİ NASIL BAKILACAĞI HAKKINDA

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 TAROT'UN TARİHİ NASIL BAKILACAĞI HAKKINDA Bir Cuma Mart 04, 2011 10:04 pm

CANTAR

avatar














Tarot falı çok eski bir kehanet yöntemidir.Gerçek tarihi tam olarak bilinmeyen
tarot'un destesindeki sembollerin anlamları da yorumcudan yorumcuya
göre değişmektedir.

Tarot 78 karttan oluşmaktadır.

Destesini 22
karttan oluşan büyük sırlar (major arcana) büyük sırlar özel ve anlamlı durumları anlatır ve 56 karttan oluşan küçük sırlar
serisi (minor arcana) oluşturur küçük sırlar ise günlük yaşantıdan olayları tanımlar .

Tarot'un gerçek tarihçesi, tıpkı kartların
anlamları gibi hemen hemen gizlidir. Bu konuda pek çok açıklama
getirilmeye çalışılsa da, kesin bir bilgi yoktur. Kartların çizimine
M.S. 618 tarihinde Çin'de egemen olan Tang hanedanı zamanındaki
paraların örnek alındığı zannedilmektedir.

Kartlar yüzyıllar boyu değişik kültürlerde pek çok şekle bürünmüşsede, sembolik figürleri değişmemiştir.

Dünyayı dolaşan Çingeneler sayesinde, Tarotun böylesine yaygın
hale gelmesinin sağlandığı düşünülmektedir. Aslında Avrupa'da 1550
yılına kadar çingeneler belli bir nufüsa erişememişlerdi . Oysa Tarot
bir asır kadar evvel Avrupa'nın hemen hemen tüm ülkelerinde
bilinmekteydi. Böyle düşünülecek olursa Tarot'la Çingeneler arasındaki
ilişki zayıflamakta fakat iki asırlık zaman dilimi içinde Tarot'un
yayılması Çingenelerin Avrupa'da görülmeleriyle aynı zamana denk
gelmektedir.

Başka bir açıklamaya göre ise M.S. 710 yılında İspanya'ya giren ve
1492'ye kadar burada kalan Arapların bu kartları Avrupa'ya getirdiği
şeklindedir. İspanya'nın Müslümanlardan Hristiyanlara geçmesi ile sadece
bir şehirde binlerce kitap Hristiyan alemine devrolmuştur. Buna rağmen
Arapların ünlü Binbir gece masalları'nda Tarot'a rastlanmaması bu
olasılığıda ortadan kaldırmaktadır.

Bu konuda her ne düşünülürse düşünülsün, insanlar her zaman
geleceği merak etmiştir.
Geleceği öğrenmek için her zaman çeşitli
yöntemler geliştirmiş ve zaman zaman bu yöntemlerden yararlanmaya
çalışmıştır.
Bu yöntemlerin en tanınmışı olan Tarot yüzyıllardır
başarılı sonuçlar vermiştir. Tarot'tan istenilen faydayı sağlamak için
en önemli adım kartların anlamlarına inanmaktır.
Yaşadıklarımızı ve
geleceği hiç birimiz değiştiremeyiz.
Fakat kartlara verdiğimiz enerji
sayesinde, danıştığımız sorulara alacağımız cevaplarla merak
ettiklerimizi yanıtlayabilir ve yönümüzü çizebiliriz.

Tarot destesi Büyük Arkana (22 kart) ve Küçük Arkana (56 kart) olarak ikiye ayrılır.

Büyük arkana özel ve anlamlı durumları tanımlamaktadır. Romen
rakkamlarıyla 0 ve 1-21 olarak numaralandırılmışlardır. Bu destede,
Deli, Büyücü, Başrahibe, İmparotiçe, İmparator, Başrahip, Aşıklar, Savaş
Arabası, Kuvvet, Münzevi, Kader Çarkı, Adalet, Asılmış Adam, Ölüm,
Denge, Şeytan , Yıkılan Kule, Yıldız, Ay, Güneş, Uyanış ve Dünya
kartları bulunmaktadır.

Bu kartlar hayattaki derslerin manevi anlamlarını gösterir.
Kartlar ayrıca, psikolojik karakterin, maneviyet ya da ruhumuzun farklı
kısımlarının tasvirleridir.

Küçük Arkana ise 56 karttan oluşmaktadır.
10 kart Asalar, 10 kart
Kılıçlar, 10 kart Kupalar, 10 Tılsımlar ve geriye kalan 16 kart ise
Saraylı Kartları'dır. Küçük Arkana günlük yaşamımızdaki koşulları ve
olayları anlatır.

Asalardan oluşan kartlar; başarı, savunma, mücadele etme ve
rekabeti anlatmaktadır.
Kupalar; sevgi alışverişini ve sevdiğimiz birini
çevreleyen olayları gösteren hayatın duygusal yönleriyle ilgilidir. Bu
kartlarda hayatımızın iniş, çıkışlarını, ilişkileri, aşkı ve aileyi
görürüz.
Kılıçlarda ise problemnler ve güçlükler ana temalardır.

Tılsımlar ise bize hayatın pratik, gerçekçi maddesel yönünü
göstermektedir.

TAROT FALINA NASIL BAKACAKSINIZ?


Tarot falına 78 kartla bakılır. Fala başlarken ilk önce Tarot'a soru sormanız gerekli. Seçeceğiniz sorular
"Bu durum karşısında nasıl davranmalıyım?""Beni etkiliyen bu olay için ne yapmalıyım?"şeklinde olmalıdır.
Daha sonra sorunuza iyice konsantre olduktan sonra desteden 7 kart seçmelisiniz. Eğer seçtiğiniz bir karttan vazgeçerseniz tekrar destenin içerisine katarak başka bir kart seçiniz ve yeni bir seçim yapın.

Seçtiğiniz kartlardan birinci kart Sorunuzun nedenini ve bu konuda sizi nelerin beklediğini anlatır. 2.,3 ve 4.
Sıradaki kartlar geçmişte nasıl davrandığınızı, 5.,6.,7. Kartlar ise gelecekte nasıl davranmanız gerektiğini size
anlatmaktadır.


Bu yedi kartın anlamını okuduktan sonra bunları yorumlayarak bir bütün haline getirmelisiniz. Kartlar arasında
bir çelişkiye rastlayabilirsiniz.
İyice düşünmeli ve size anlatılmak istenilen derin anlamı çıkartmalısınız.
Unutmayın Tarot, enerji alışverişi sonucunda bakılan bir faldır.
Burada ise size genel bir anlatım yapılmıştır.
Bu nedenle tamamen dileğinizle ilgili yaşadıklarınızla özleşip, siz yorum yapmalı ve sonuca gitmelisiniz.




Orta çağın sonlarına doğru fal olarak kart desteleriyle ve
gelişi güzel terkiplerle ortaya çıktığını belirlemişlerdir. Tarot
falının oldukça çeşidi vardır. Bunlar arasında yer alanlardan bazıları:
(Klasik tarot, Aşıklar tarotu, İtalyan ve Roman tarotu, Kısmet Tarotu,)
Konunun uzmanlarından oluşan kimseler tarot falı'nın oyun kartlarıyla
ortaya çıktığını söylemişlerdir. Kart desteleriyle oynanan oyunlar daha
sonraları meraklı ve ilgili kişilerce fal olarak kullanılmaya
başlanmıştır.
( Aşk hayatı, Evlilik, Para iş sağlık, Kısmetler dileklerin
cevabı niyetlerin olup olmayacağı vs.) Konular hakkında yorumlar olur
bir çok Tarot falı yorumcusu kartlara bakar ve bunlardan bahseder.
Bu fal çeşidini kendilerine uzmanlık edinen kimseler fallara niyetlerle ve
resimlerle yorumlar yapmaya başlamıştır.
Tarot falları geleceği görmenin
bir başka yönü ve eski bir kehanet yoludur.
Tarot kartlarıyla geleceğe
bakılır kartlara gelecek hakkında, sorular niyetler yöneltilir bu
şekilde bakılır.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

2 Tarot un astroloji ile bağlantısı Bir Cuma Mart 04, 2011 11:21 pm

CANTAR

avatar



Tarot un astroloji ile bağlantısını araştıran
akültist araştırmacısı Eliphas Levi dir.

22 Arkana Majör kartlarının ,
İbrani alfabesi ile ilişkisini kurmuştur.

Levi Arkanada lardaki dört ana temanın
HAVA-ATEŞ-TOPRAK-SU ilişkilerini ortaya attı.
1887 de
İngiltere de kurulan Golden Dawn(Altın Şafak) örgütü astroloji ve
tarot ilişkisini ortaya koydu.
Kupa Grubu SU , Para Grubu TOPRAK , Değnek grubu ATEŞ vs
Kılıç grubu HAVA ile temsil edilir.
Bu takımlara ait kartlarda da bu
elementlerin burçlarına ait kişilik özellikleri görülür.
Astroloji
insanlık tarihi kadar eskidir.
Tarihçilerin araştırmalarına göre farklı
uygarlıklar birbirleri den bağımsız olarak astroloji ile
ilgilenmişlerdir.
Aşağı yukarı bütün uygarlıklar .
Astroloji ile
ilgilendiklerini açıklayan kanıtlar bırakmışlardır.
Tarot insanlık tarihinin en
eski kehanet yöntemlerinden biridir.







Saraylı
kartlardan,"PRENS" kartları dışarıdan bize doğru gelen şanslara işaret
ederken, "ŞOVALYELER" daha çok herhangi bir şeyin nasıl bir atmosfer ve
ortamda meydana gelebileceğini gösteren kartlardır.


"KRAL VE KRALİÇE"
kartları kişileri temsil ederler.Ancak kartın bulunduğu pozisyon bir
insanı temsil etmek konusunda anlamsız kalıyorsa bizzat soruyu soran
kişiye ve onun davranış biçimine işaret edebilir.Maalesef çoğu zaman
kartların cinsiyetide bize yardımcı olamayabilir.


Her nekadar kural
olarak KRALLARIN erkekleri, KRALİÇELERİN bayanları temsil ettiği
düşünülsede tam tersi durumlar çok olasıdır.Bu durumda Krallar aktif
prensibi , Kraliçeler ise pasif prensibi temsil ederler.


KUPA KRALI ;
duygularını dile getirebilen bir insanı temsil ederken , KUPA KRALİÇESİ
duygusal olarak açık ve konuşulabilir bir insana işaret eder.
Bir kartın yada bir açılımın
tümünün anlaşılamadığı zamanlar olabilir.Bu durumda genellikle yorum
açık ve anlaşılır hale gelinceye kadar yeni kartlar açılmaya devam
edilebilir.


Bu arada anlamsız gibi
görünen bir cevabın ,aslında durumun veya olasılıkların henüz belirsiz
olması yada henüz verilmemiş olan bir karara bağlı olması nedeniyle
önemli bir öngörü olabileceğini de unutmayın.


Yeni kartlar çekmeye
devam ettiğiniz ve büyük olasılıkla daha hoş anlamları olan kartlara
yöneldiğinizde ,yani öngörüyü adeta "zorladığınızda" baştaki özgün
anlamı yok sayarak onun yerine çok ilgisiz bir yoruma varabilirsiniz.


Bu şey iyi sonuçlanır mı? demek yerine" Bu şeyi denersem ne olur,vazgeçersem ne olur ?"



Eski sevgilim bana geri dönecekmi ? demek yerine "Onu beklersem sonu ne olur?ve Yeni birsevgili olasılığı için açık olursam ne olur ?"



Kendi işimi kurmalımıyım? demek yerine "Kendi işimi kurma girişimimin olası sonuçları nelerdir ?"



Evliliğimiz tekrar yoluna girecek mi? demek yerine "Evliliğimiz için elimden geleni yapmalımıyım,yoksa onu bitirmeli miyim ?" veya "Evliliğimi kurtarmak için ne yapabilirim ?"



Beni seviyormu yoksa sevmiyormu ? demek yerine "Birbirimize karşı nasıl duruyoruz ?"



Birlikte mutlu olabilecekmiyiz? demek yerine "Birlikte geleceğimiz nasıl görünüyor? veya Bu ilişkiyisürdürmelimi yoksa bitirmelimiyim?" şeklinde sorular sorulmalı.

Soruyu sesli yada sessiz pek çok defa tekrarlıyarak ,hatta yazarak sorabilirsiniz ?

Cevabının yalnızca " evet " veya
"hayır" olacağı sorular sormayın.Kartlar size karar aşamalarında
gerçekten yardımcı olabilirler ancak karar vermek sorumluluğunu sizin
sırtınızdan alamazlar.


Şöyle sormayı deneyin ; Bunu yaparsam ne olur ? yapmazsam ne olur ?

Soruları birbirine karıştırmayın .Tarot şu soruları cevaplandırır.



a) Güncel olan eğilimi

b)O anda var olan durumu

c)En uygun yaklaşımı

d)En doğru kararı

e)Kendini tanımayı



Tarotun cevap
veremeyeceği sorularda vardır.Ancak imkansız gibi görünen bir çok
soru,başka türlü sorularak Tarot tarafından cevaplanabilir hale
getirilebilir.


Kartların geçmişide kendisi gibi
gizemlidir Tarotun yayılması ise Çingeneler tarafından
gerçekleştirilmiştir .
Bazı kaynaklar Tarot un kökeninin Mısır bazılarıysa Çin ve Hindistan olduğunu iddia
eder....

Tarot kartları eğlence amaçlı kullanıldığında kehanet değeri olan hiçbir şey vermez. Bu yüzden anlamları derinlemesine araştırmanıza
ve öğrenmenize gerek yoktur. Ama eğer ciddi bir biçimde kartlarla
ilgilenmeyi düşünüyorsanız bu konuda çeşitli çalışmalar yapmalısınız.
Tarot oldukça çeşitli olduğu için (Klasik Tarot, Aşıklar Tarotu, İtalyan
Tarotu, Rönesans Tarotu …vs.) kartlar ve açılımlar farklılık gösterir.
Tarot kartlarınızı seçerken değişik şekilde resimlendirilmiş bir çok
desteyle karsılaşabilirsiniz. Bunlardan beğendiğinizi seçip
alabilirsiniz.
Kartların biri tarafından hediye edilmesi daha iyi
sayılsa da siz de alabilirsiniz.
Öncelikle bilinmesi gereken Tarot
kartlarının enerji depoladığıdır.
Kartları kullanmaya başladığınızdan
itibaren enerji yüklenmeye başlarlar.
Bu yüzden
ilk
zamanlarda sürekli yakınınızda taşımanız gereklidir. Ayrıca kartların
ipek bir kumaş veya özel bir kutuda saklanması tercih edilir.
Ama
aslında gerekli olan kendi kartlarınızı sizin resmetmenizdir.
Bunun için
bos Tarot kartları bulup çizeceğiniz kart sizin için ne ifade ediyorsa
onu bos karta aktarmanız gerekir. Bu kartlar size özel olacak ve çok
daha fazla enerji depolayacaktır. Bu da algılamanızı kolaylaştırır.





1- KUPA DÖRTLÜSÜ(Ters)

Beklediğiniz bir haber olumsuz
olsa da, siz kabuğunuzdan sıyrılıp, dünyaya geri döneceksiniz. Artık
yeni fırsatları yakalamak ve yeni maceralara atılmak için hazırsınız.
İnsanlara açılıp, yeniden hissedebileceksiniz. Sizin için şanslı bir
döneme giriyorsunuz. Değişiklikler yaşayabilirsiniz.
2- DÜNYA

Sahip olduğunuz sorumluluğun
neticesinde başarı elde edeceksiniz. Ait olduğunuz gücü bulacaksınız.
Daha derin anlamı ise kendi kişiliğinizi oluşturmaya başladığınızdır. Bu
çoşku ve sevinçle yaşadığınız bir dönem olacak. Derin bir saygı
kazanacaksınız ve kalıcı dostluklar kuracaksınız. Neşeyle başarı sizi
bekliyor.
3- KILIÇ KRALİÇESİ

Aklı,zekayı ve uyanıklığı temsil
eder. Kelebekler kadar hür yaşantınızda, soğuk günler etkisini
göstermeye başlayabilir. Eski imajınızdan sıyrılıp yeni bir tavırla
beklenmedik bir değişikliği yaşayabilirsiniz. Aklınız yaşamınızdaki
silahınız. Kesin ve belirleyici tutum içinde olmalısınız. Ne
istediğinize iyi karar vermelisiniz.
4- ASA ŞOVALYESİ

Hayatınızda sabırsız ve
heyecanlısınız. Kimi zaman istediğiniz sıcaklık yakıcı olabilir.
Kızgınlık ve saldırganlık içinde bulunmamaya özen göstermelisiniz. Bazı
şeylerden hem nefret edip, hem çok sevebilirsiniz. Hayat hevesinizi
görmezlikten gelmeyin.
5- KUVVET

Elinizdeki işe tüm gücünüz ve
enerjinizle bağlanacaksınız. Cesaretli kişiliğiniz ve maceraya atılma
hevesiniz ile başarıya ulaşıp, gücünüzü kanıtlayacaksınız.Ayrıca
yaratıcı gücünüz çok kuvvetli bunun bilincine varıp, doğru yönde
kullanmalısınız.
6- TILSIM YEDİLİSİ(Ters)

Sizi parasal üzüntüler ve
sıkıntılar bekliyor. İstemediğiniz bir durumla karşı karşıyasınız. Evet
bugüne kadar çok çaba sarfettiniz fakat bu çabalarınız çok az sonuç
getirdi. Kayıplarınız çok fazla ve bu sizi çok üzüyor. Sıkıntılarınız
sağlığınızı da etkiliyebilir. Özellikle sinir sisteminizdeki dengesizlik
iç organlarınızı etkiliyebilir.
7- TILSIM ŞOVALYESİ(Ters)

Parayla ilgili bir kararsızlık ve
sıkıntı yaşıyorsunuz. Yaptığınız işten memnun değilsiniz. Bir atılım
yapmak veya iş değişikliği düşünüyorsunuz. Fakat bu sizin için uygun bir
zamanlama değil. Bir süre daha beklemeli, daha sakin bir kafayla karar
vermelisiniz. Bu sizin için daha sağlıklı olacaktır.
Tarot günümüzün en popüler fallarindan biridir ve diger fallardan
farklidir. Ilk önce kendinize bu fali neden ögrenmek istediginizi sorun.
Vereceginiz cevap çok önemli, çünkü o cevap size kapiyi açacak olan
dogru anahtari getirecektir. Eger verdiginiz cevap yeterli degilse,
elinizde yanlis anahtarla dogru kapiyi açmaya çalisacaksiniz. Ama kapi
açilmayacak.


Eger bu fali ögrenirken kapi açilmazsa, tarot falina baktiginiz insanlar
size '' hayir öyle degil, dogru degil, bilemiyorsun'' derseler, yanlis
anahtari tutuyorsunuz demektir. Ve o zaman '' neden tarot ögrenmek
istiyorum?'' sorusu tekrar senden bir cevap bekler. O dogru anahtari
bulma meziyetti belki bir ayini, belki de yillarini alabilir. Bu fali
yanlis anahtarla asla bakamazsiniz.


Eger Tarot falini ögrenmeyi hala istiyorsaniz, bu kartlarla yasamak istiyorsunuz demektir.


Tarot özel zamanlarda, özel insanlara bakilan bir falmis gibi lanse
edilir. Ama tarot bakan kisi her ani özel ve her insani özel kabul eder.
Isterseniz mistik dekorlu, los isikli ve sakin bir yerde, isterseniz
kalabalik, gürültülü bir caddede kartlari açip yorumlayin. Hiçbir önemi
yok. Eger gelecegi görme yetisine sahip ve karsinizdaki insanin ruhunu
okuyabiliyorsaniz, zaman, mekan önemini yitirir.


Tabii güzel dekorlu, mistik objelerle süslü, ipek masa örtüsü, kimsenin
el sürmedigi 10 yillik tarot kartlari ve masada yanan bir mumun oldugu
odada tarot açmak keyiflidir. Ve sizin daha iyi konsantrasyon
saglamaniza yardimci olur. Fakat bu ayrintilar hiçbir zaman sizin
gelecegi görmeniz için yeterli degildir. Eger bu ayrintilar ve gelecegi
görme yetisi birlesirse çok keyifli ve doyurucu bir seans ortaya
çikacaktir.


Tarot kartlarini, kendinizin degil baska insanlarin gelecegini görmek
için yorumlamak zorundasiniz. Bu yüzden anlatimlarimda, karsinizda size
fal baktirmak niyetinde olan bir insani göz önünde bulundurarak
açiklamalarimi yapmaya çalisacagiz. Tarot tek kisilik bir oyun degildir.
Eger sadece kendi geleceginizi görmek için kartlari kullanmak
isterseniz, oldugunuz yerde sayarsiniz ve de en sonunda kartlari terk
edersiniz.


Tarot kartlarini iyi yorumlayan insanlarin, kartlari kullanmaya
baslamadan öncede 6.hissi, sezgileri güçlü oldugu bilinir. Kartlar
sezgilerin yön bulmasini saglar. Zamanla daha güçlü ve dogru tahminler
yapmaya baslarsiniz. Peki sezgilerinizin güçlü oldugunu nasil
anlayacaksiniz? Kendinizi dinleyerek. Içinizden gelen sese
güveneceksiniz. Eger sizde ufak bir kivilcim (6. His, sezgi) mevcutsa,
ilerleyen yillarda sönmeyen ve kontrollü yanan atese dönüsecektir.
Maalesef ki bu kivilcim tarot bakmak için sarttir.


6. Hissiniz kuvvetli degilse, bir tasin iletkenligi gibi geçirmez, kati
olursunuz ve karsinizdaki insanin sicak veya soguk, iyi veya kötü, güçlü
veya zayif, hakli veya haksiz oldugunu algilayamazsiniz.
Algilayamadiginiz zaman tarot kartlarina iletemezsiniz ve sonuç olarak
kartlar gerçekleri yansitmaz. Tarottun en önemli prensibi, kendi
enerjinizi ve karsinizda oturan insanin enerjisini, hislerinizi
dinleyerek kartlara akitmaktir.


Bunu nasil yapacaksiniz? Kendinizi dinleyerek. Çevrenizdeki sessizligi
degil, kendi içinizdeki dinginligi ve yalinligi yakalayarak. Kendiniz ve
karsinizda oturan insan hakkindaki tüm düsüncelerinizden arinarak bunu
basarabilirsiniz.


Tarot bakmanin sakincalari var mi? Iyi yanlari oldugu gibi kötü yanlari
da vardir. Mesela eger karsinizdaki insan çok sikintiliysa, onun negatif
enerjisi size geçebilir. Bu yüzden olabildigince saydam, yansitan olmak
zorundasiniz. Eger dis etkilere, enerjilere karsi güçsüzseniz tarot
bakmanizi tavsiye edilmez. Çünkü her tarot seansindan sonra yorgun
düsecek, güçsüzlesecek ve zarar göreceksiniz.


Peki güçsüz oldugunuzu nasil anlayacaksiniz? Eger size nazar degiyorsa,
çok sik basiniz agriyorsa, bir insanla konustuktan sonra kendinizi
yorgun ve bezgin veya tam tersi enerjik ve hareketli hissediyorsaniz dis
etkilere açiksiniz demektir. Bu durum sik, sik sizin zarar görmenize
neden olabilir. Tarot bakmanin diger bir sakincasi, eger iyi bir yorumcu
olmayi basarirsaniz, diger insanlarin dertleri ile ugrasmaktan
kendinize zaman ayiramaya bilirsiniz veya insanlarin devamli kendilerine
tarot bakmanizi rica etmeleri sizi sikip, bunaltabilir ve gittiginiz
her yerde size rahat vermeyebilirler.


Her seyden önce su bilinmelidir ki tarot fali gelecegi görmekten çok
sizin ruhsal durumunuzu desifre eder. Karsinizdaki insan tarottun
simgesel içerigini, sembollerin derinligini anlayamaya bilir. Ve tarot
açilimi yaptiginiz kisi derin degilse, size altin sunmuyorsa, tarot
yorumcusu sadece bir araci oldugu için en degerli kelimeleri bulup
çikartamaz, soru isaretleri havada asili kalir. Bu nedenle tarot açilimi
yapacaginiz insani önceden uyarmak zorundasiniz, yoksa enerjinizi bosu
bosuna tüketebilirsiniz.


Tarot bakmanin getirecegi sikintilardan biride su olabilir; 6. Hissiniz
gün geçtikçe güçlenecek ve gelisecek, bedensiz varliklar tarafindan
rahatsiz edilebilirsiniz. Bu durumun yaratacagi etkiler kisiye göre
degisebilir. Ama yinede diger boyuta açilan kanala veya paralel
dünyalara yakinlasacaksinizdir. Tarot bakan her kisi bu ince sinira
yaklasmayabilir. Burada asil belirtmek istedigim; Siz zaten bazi
meziyetlere sahipsinizdir, tarot kartlari sizin hassaslik derecenizi
arttirir. Yasayacaginiz olaylar, sesler, içine dogmalar rahatsiz edici
boyuta varabilir. Eger bu tür meziyetlere sahipseniz ve rahatsiz
olabileceginiz düsüncesi varsa, bu fali ögrenmeyin.


Insanlar genelde tarotun kökeninde insan psikolojisinin agir bastigini
bilmezler. suan, geçmis, beklentiler, korkular, dis etkenler, gelecek
kombinasyonu ile yasami elle tutulur bir hale getirir. Burada en önemli
etken soru cevap yöntemi ile kartlarin isaret ettigi noktayi tam olarak
tespit etmektir. Tarot geçmisi ve bugünü, tüm yasananlari net bir
sekilde ortaya koyar. Eger geçmisi desemezseniz gelecekle ilgili
tahminlerinizin saglamligi azalir. Tarot açilimi yaptiginiz kisinin
kisiligini ve son günlerdeki ruhsal durumunu kartlari kullanarak ortaya
çikarmalisiniz. Bu çok önemli, neden mi? Çünkü sizin ve karsinizdaki
insan arasinda bir bag, güven olusmasini saglar. Bu güven gelecegi daha
iyi görebilmenize yardimci olur.


Eger bu gizemli kartlarin gelecegi okumasini istiyorsaniz, ilk önce
kartlarin üzerindeki resimleri belleginize iyice islemeniz gerekiyor.
Piyasada birçok sanatçinin resmettigi tarot serileri var. Size tavsiyem
mutlaka bu özel tasarimli kartlari kullanmanizdir. Çünkü tarotta ilk
basta sindirdiginiz semboller çok önemlidir. Bu yüzden tarot karti
çesitleri içinden size en yakin olani, hislerinizin sesini dinleyerek
belirleyin. Ve tarot kartlarini seçerken ki diger bir husus, sembollerin
islenisi birbirinden farkli olmali. Özellikle belirtmek istedigim,
sizin olumlu veya olumsuzu net olarak görebileceginiz, sembollerin
kolayca anlasildigi tarot karti serilerinden birini seçmeniz.


Tarot serilerindeki sembolleri inceleyerek hislerinize en iyi tercüman
olacak seçimi yaptiktan sonra Tarot serüvenine basliyorsunuz demektir.
78 tane Tarot kartinin üzerindeki resimleri belleginize iyice kazimak
yillarinizi alacak. Tarotta bir tek seriyi yillarca kullanmak her zaman
daha iyidir. Eger farkli farkli sanatçilarin resmettigi serileri bir
arada kullanarak tarottu ögrenmeye çalisirsaniz çok güçlük çekersiniz.
simdi artik kendinize bir Tarot destesi almaya hazirsiniz.


Seriniz 22 majör Arcana ve 56 Minör Arcana olmak üzere iki çesit gruptan
olusacaktir. Majör Arcanalar ruhsal gelismeleri, ana degisimleri
içerdikleri sembollerde barindirirlar. Minör Arcanalar da yasamin
içindeki sembolleri, kisileri, iliskileri, sevgiyi, basarilari,
engelleri, tehlikeleri, is hayatini, maddi inis çikislari, zaferleri,
yenilgileri... günlük yasamin içinde etkili olan her durum simgesel
olarak minör Arcana kartlarinda islenmistir.


Tarot kartlari, ruhsal gelisimimizi tamamlarken yasamin tüm ayrintilari
göz önünde tutularak tasarlanmistir. Bu nedenle hiçbir ayrinti gözden
kaçmaz ve günlük yasamda burnumuzun dibinde duran gerçekleri net bir
sekilde görmemize yardim eder. Kendi yasantimiza çerçevenin disindan
bakmamizi saglar. Bugünü iyi anlarsak yarinimizi kendi ellerimizle var
edebiliriz. Ama bugün ki kisir döngülerimizden kurtulamazsak, neyin
etrafinda dönerek vakit kaybettigimizi algilayamazsak, ümitlerimiz
yarinlarla birlikte renksizlesmeye baslar.


Tarot günlük yasamimizi aydinlatir, önemli olan andir ve bize bunu daima
fisildar. Bugününüz yarinin elçisidir. Kartlar bunu bilir ve bize
gelecegin nasil sekillenebilecegini göstermeye çalisir. Bu 78 adet
karttin her biri büyülüdür ve nerede, ne zaman sizin parmaklarinizin
arasina sikisacagini bilir. Asla süpheye düsmezler. Sorunuza karsilik
ortaya çikan kartlar belki ilk basta size anlamsiz gelebilir. Fakat
olaylar yasanmaya basladiktan sonra kartlarin aslinda size neyi isaret
ettigini görür ve hayretler içersinde kalirsiniz.





Yarın neler olacağını
bilseniz, bugün nasıl davranırdınız? İşinizin bir gün size büyük
kazanç getireceğinden emin olsanız, başka bir iş arar mıydınız?
İflas edeceğinizi öğrenseniz, gittiğiniz yolu değiştirmez
misiniz? Bu aşkın mutluluk getirmeyeceğini bilseniz, hayal
kurmaya devam eder miydiniz? Başarıya nasıl ulaşacağınız
kulağınıza fısıldansa, dinlemez miydiniz? Tarot yüzlerce yıldır
insanların geleceğe ilişkin sorularına yanıt veriyor, ipuçlarını
kulaklarına fısıldıyor.

Kartların sembollerini çözmeye çalışın. Size en büyük
yolu sezgileriniz gösterecek. Tarot’a danıştığınızda kartların
tavsiyelerine kulak verin. Kartlar siz onları dinledikçe,
bilinçaltınız ile olan ilişkilerini güçlendirecektir.

Tarot gücünü ve yeteneğini kartların üzerindeki
sembollerden ve yorumlayan kişinin sezgilerinden alır. Kartların
başarısı, sahibi ile kurduğu bağa bağlıdır. Kartlara kısa
sürede, güçlü bir ilişki kurabilmek için bol bol pratik yapın.

Başlangıçta 78 adet kart ile insanın geleceği arasında
bir bağ olduğuna inanmak kolay görünmeyebilir.








Ancak yapacağınız
ilk denemeler dahi size kartların, kehanet gücünü
gösterecektir. Yeterince konsantre olmuşsanız ve bir
başkasına Tarot bakıyorsanız, kartların ne kadar
objektif olduğunu ve ne kadar çok şeyden bahsettiğini
kolayca anlayabilirsiniz.


Tarot’a
danışırken son kartı, yani kader kartını açmadan önce
iyi düşünün. Unutmayın, Tarot gelecekten haber vermekle
kalmaz, geleceği belirleyebilir de. Bu yüzden son kartı
açmadan önce karşınıza çıkacak kehanet ile yüzleşmeye
hazır olup olmadığınızdan emin olun.

İnsanlık
tarihinin her döneminde, geleceği öğrenmek için çeşitli
yöntemler geliştirilmiştir. Tarot yüzyıllardır
kullanılan en eski ve başarılı kehanet yöntemlerinden
biridir. Tarot’un gücü evrensel olanı kişisel olanla
birleştirmesinden gelir. Her kartı kendi bakış açınızdan
ele alabilir ama aynı zamanda diğerlerinin anlamlı
bulduğu şeyler tarafından da etkilenirsiniz. Tarot,
aslında sizin içinizde saklanan gizli bir bilgiyi
yeniden size geri yansıtan bir ayna gibidir. Tarot’un
size yol göstermesini sağlamak için atacağınız en büyük
adım, kartların anlamına vakıf olmak ve onlara
inanmaktır.

Peki Tarot ne yapar? Gelecekten haberler mi verir,
geçmişi mi anlatır? Bu konuda genel bir bakış açısı
olduğu gibi, uygulamalara göre değişiklikler ve birçok
da hurafe vardır. Tarot’u tarif eden en kısa söz,
Tarot’un bir “kehanet anahtarı” olduğunu söylemektir.
Yani Tarot, Extra Sensory Perceptions denilen “6.
Hislerin” çalışmasına yardımcı olan bir araçtır. Uygun
felsefelerle beslendiğinde geçmişi okur, gelecekteki
ihtimalleri haber verebilir ve bugüne ait olan sorunları
çözmekte, verdiği işaretlerle yardımcı olur. Bir kişi
kendini ne kadar iyi tanıyorsa, Tarot’tan o kadar iyi
sonuç alır. Bununla beraber Tarot bize bizde olmayan bir
şeyi asla veremez. Örneğin ders çalışmayan bir kişinin
sınav geçmesini sağlayamaz. Ancak içsel konularda,
psikolojik konularda bizi yönlendirebilir ev bazı
sonuçlara sebep olunmasını ağlayabilir. Fiziki konularda
ise ihtimalleri görür ve bunlara karşı ya da bunları
destekleyecek önlemler alabilmemiz için bize vakit
kazandırabilir.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

3 Geri: TAROT'UN TARİHİ NASIL BAKILACAĞI HAKKINDA Bir Cuma Mart 04, 2011 11:24 pm

CANTAR

avatar


Tarot’un nasıl
ortaya çıktığına dair ise anlatılan çok sayıda öykü var.
Bunlardan biri Tarot’un üç bin sene önce Mısır’da
yaşayan İbraniler tarafından yaratıldığını söyler. Bu
iddiaya göre Tarot kelimesi Musevilerin kutsal kitabı
Tora’nın tersten okunuşudur.

Bir başka rivayet Tarot’un geçmişini çok daha eskilere
götürür ve kökenini Mısır’ın gizemli derinliklerinde
arar. Tarot’un 108 kartını sembolize eden
hiyerogliflerin Giza Sfenksi’nin altındaki tapınakta
bulunduğunu iddia eden ve bu rivayete göre sembollerden
78’i insanlara açıklanmış fakat geri kalan 30 kart
“uyulmama” ve Tarot uzmanları tarafından bugüne dek
gizli tutulmuştur.

İnsanlık tarihinin bu çok eski kehanet yönteminin
kökeninin Çin olduğunu iddia edenlerin savları ise
şöyle: Tarot, M.S.618 tarihinde Çin’de egemen olan Tang
Hanedanı zamanındaki kağıt paralar örnek alınarak
çizildi. Kartların 14’üncü yüzyıldan itibaren Çingeneler
tarafından dünyaya yayıldı.

Tarot’un varlığına ilişkin bilgiler Ortaçağ’dan itibaren
daha somut verilere dayanır. Tarot anılan dönemde
Avrupa’da yasaklanmıştır. Fransız Kralı V.Karl 1369
yılında imzaladığı bir fermanda Tarot kartları ile
falcılık yapanların cezalandırılmasını emreder.
Tarot 15’ci yüzyılda ise karşımıza bir kart oyunu olarak
çıkar. Avrupa’da henüz iskambil kağıdı yokken, Bonifacio
Bembo adlı bir ressam, Milanolu Visconti ailesi için bir
seri isimsiz ve numarasız kart resimler. Desteye
“Tarocchi” adı verilir. Tarot uzun süre kağıt oyunu
olarak görülür ama falcılıkta kullanılmaz. 1450’li
yıllarda yaratılan bu deste günümüze ulaşan en eski ve
tam Tarot destesidir.




Tarot böylece
İtalya’da popüler bir kart oyunu haline gelir. Zengin
İtalyanlar ekndileri için kimi günümüze kadar ulaşan
Tarot desteleri yapmışlardır. Bu destelere ilk olarak
Venedik ve Marsilya’da rastlanmıştır.




18’inci ve 19’uncu
yüzyıllardan sonra, bu kartlar mistik gizemlerle ilgilenen
bilginlerce yeniden keşfedilmiştir. Court De Gebelin ve Eliphas
Levi gibi ünlü okülistler Tarot’un basit bir kart oyunu olmaktan
öte anlamlar taşıdığını görmüş, kartların Hermetik ve Simya gibi
öğretilerle ilişkisini ortaya çıkarmışlardır. Kartların tarihine
ait bu iz sürme dönemi Order Of The Golden Dawn gibi gizli
toplulukların bu konudaki bütünleştirme çalışmalarını yaptığı
yirminci yüzyılın erken dönemlerine kadar sürmüştür.



Günümüzde en çok kullanılan
destelerden biri olan Rider Waite destesi ise 1857 - 1942
yılları arasında yaşamış olan Dr. Arthur Edward Waite’nin
eseridir. Kendisi bir Golden Dawn üyesi olan Waite, bir çok Gül
- Haç ve Hermetizm sembollerini kullanarak kendi destesini
hazırlamış ve bunları Pamela Coleman Smith’e çizdirmiştir. Waite
Tarot’a birçok yenilik de getirmiştir. Bunlardan en önemlileri,
Arkana Minör için oluşturduğu sembolik resimler ev bazı
kartların yerlerinin değişmesidir. Waite Tarot vasıtası ile
ezoterik sembolleri de vermeye çalışmış ve hepsini kapsayan bir
sembolizm oluşturmak istemiştir. Yayıncı Rider ve yazarı
Waite’nin adlarından esinlenerek Rider Waite tarot Destesi
ismini alan bu kartlar, günümüzde de popülerliğini korumaktadır.



Çağdaş Tarot kartlarının çoğu 15. Yüzyıl’a ait kart
destelerinden pek farlı değildir. Destelerde 78 kart
vardır. İki gruba ayrılırlar. “Küçük Arkana - Küçük
Sırlar” adı altında 56 kart ve “Büyük Arkana - Büyük
Sırlar” denilen 22 kart. Temel ve değişmez Tarot
kartları, Büyük Arkanadır. Küçük Arkana’nın ise gerek
kart sayısı, gerek içeriği tarih boyunca çeşitli
değişiklikler göstermiştir. Bununla birlikte Küçük
Arkana’nın en popüler kart sayısı 56 olmuştur.


BÜYÜK ARKANA

Büyük Arkana kartları anlam açısından daha kapsamlı
olmakla birlikte diğerleri ile aralarında çok büyük
farklar yoktur, sadece açılan falların yönlerini daha
keskin bir şekilde değiştirebilirler. Fiziksel ve
psikolojik karakterleri belirler ve bazen olaylara da
işaret edebilirler. Tarot destesinin en sembolik
kartları olan bu 22 kart, insan ruhunun geçireceği
aşamaları gösterir. Kartların evrensel kabul görmüş bazı
anahtar anlamları vardır ancak bunları değişmez yasalar
gibi görmek yerine, Tarot’a bakan kişinin sezgileriyle
anlamlara ulaşması gerekir.



KÜÇÜK ARKANA

Küçük Arkana tıpkı bir iskambil destesinde olduğu gibi
dört ana gruba ayrılır. İskambildeki sinek, kupa, maça
ve karo kartları Tarot’ta sırasıyla değnek, kupa, kılıç
ve tılsım adlarını alır. Ancak iskambil destesinden
farklı olarak her bölümde 13 değil, 14 kart vardır.
Bunların üzerinde numara ve işaretler yerine sembolik
resimler kullanılır.




Bunlar sırasıyla
değnekler, kupalar, kılıçlar ve tılsımlardır
(yıldızlar). Bu elementler astroloji ve diğer gizli
bilimlerdeki ateş, su, hava ve toprağın karşılığıdır.
Ateş kartları yeni girişimleri, su kartları duygusal
olayları, hava kartları sıkıntıları, toprak kartları ise
maddiyatı yönetirler.


56 karttan oluşan
Küçük Arkana destesindeki 16 karta Saraylı Kartlar
denir. Küçük Arkana serisinin sonundaki bu kartlar Kral,
Kraliçe, Şövalye ve Prens olarak resmedilmiştir. Prens
bazı kart dizaynlarında Prenses veya Uşak olarak
resmedilir. Günümüzdeki kullanılan iskambil kağıtlarında
bu kartlar, papaz, kız, vale ve seri sayılar olarak yer
alır. Bir teoriye göre yalnızca Büyük Arkana’nın 22
kartı eski tarihlere dayanırken, Küçük Arkana’nın 56
kartı Ortaçağ’da ortaya çıkmıştır. Küçük Arkana’nın dört
serisinin Ortaçağ’daki toplum sınıflarını temsil ediyor
olması, bu iddianın doğru olabileceğini
düşündürmektedir.


Değnek Takımı


Küçük Arkana’nın
değnek takımı kartları ateş elementi ile ilişkilidir. Bu
kartlar girişimcilik, irade ve azmin göstergesidir.
Astroloji’de Koç, Aslan ve Yay burçları için öngörülen
özellikler Tarot’ta değnek takımının bünyesinde
toplanmıştır. Değnek kartları canlı, yaratıcı ve
güçlüdür. Yenilik ve değişim müjdecisi değnek kartları,
kakarlılık, liderlik, cesaret ve hırs gibi özellikleri
de yapısında barındırır. Bu kartlarda enerji ve dinamizm
vardır. Tarot zorlukları nasıl aşacağınıza dair pek çok
bilgiyi bu kartlar yardımıyla verir. Değnek, mucizelerle
dolu bir asa olarak da düşünülebilir ve içimizdeki gizli
olan ve ilerledikçe kullanabileceğimiz güçleri gösterir.
Öte yandan değnek bize yardımcıdır; yorulduğumuzda ona
dayanırız, zorlu bir yolda ondan destek alırız,
yaşlılıkta ve yorgunlukta bir vücut organı gibi ondan
faydalanırız. Değnek kartlarının yol gösteren bir işlevi
de vardır. Değnekler günümüzdeki iskambil destelerinde
sinek serisine dönüşmüşlerdir.


Kupa Takımı

Su elementi ile ilişkili olan kupalar duyguların ve
sezgilerin ifadesidir. Bu kartlar astrolojideki Balık,
Yengeç ve Akrep burçları ile örtüşür. Tarot bize sevgi,
aşk ve aile yaşamı gibi konularda bu kartlar aracılığı
ile yol gösterir. Kupa takımı hayal gücünün,
yeteneklerin, yaratıcılığın ve sosyalliğin bir
göstergesidir. Su temizler ve hayatın devam etmesini
sağlar. Su, evrensel çözücüdür, maddeleri çözer ve onun
özelliklerini alır. Su grubu ruhu yönetir, sınırlanmayı
sevmez, hayal gücü çok gelişmiştir ve yaratıcıdır.
Keskin sezgileri ile size finans alanında da ipuçları
vermeye çalışabilir. Duygusal dalgalanmalar ve hayaller
kupa takımı kartlarının sembolizminde sıkça rastlanılan
öğelerdir. Günümüzdeki iskambil destelerinde de Kupa
serisi olarak adlandırılırlar.

Kılıç takımı

Öldürücü bir silah olan kılıçla simgelenen bu kartlar,
mücadelenin simgesidir. Hava elementi ile ilişkili olan
kılıç, İkizler, Terazi ve Kova burçlarının özelliklerini
taşır. Hava burçları düşünce alış verişi ve haberleşmeyi
yönetir. Bu kartlar en az duygusal olan ve en tarafsız
kartlardır. Doğruya ve gerçeğe çok önem verirler. Kılıç
takımı mücadele gereğini, engelleri ve sorunları
simgelediği gibi zafere ulaşma, adaletin yerine gelmesi
gibi pozitif anlamları da barındırır. Çünkü kılıç
karanlıkları da yok edebilmektedir. Kılıç takımı
kayıpları, savaşı, adaletsizliği temsil edebildiği gibi,
mücadelenin olumlu sonuçlanması ve başarı anlamına da
gelebilir. Kılıç kartları günümüz iskambil destesinde
Maça serisine dönüşmüştür.






Tılsım Takımı

Yaşamın maddi yönünü simgeleyen tılsım kartları, para ya
da yıldız kartalı gibi isimler de alır. Toprak elementi
ile ilişkili olan bu kartlar astrolojide Boğa, Başak ve
Oğlak burçlarının özelliklerini taşır. Bu kartlar
maddeye sahip olmak için gösterilen azim ve hırsı
simgeler. Pratik, somut ve maddi konuları gösterir ve
yatırım, mal, mülk, iş, eğitim gibi alanlarda kehanette
bulunur. Tılsım grubu kartları biçim verir, altyapı
kurar ve meydana getirir. Üreticidirler ve olayları
gerçekleştirirler. Bu kartlar uzun vadeli planlar
hakkında bilgi verir. Tarot’a danışanları kararlı olmak
ve güçlü bir irade gösterme konusunda uyarabilir. Tılsım
serisi günümüz iskambil kağıtlarında Karo serisine
dönüşmüştür.


Tarot kartları kendisine akıllı sorular sorulmasını
bekler. Aklınıza o an gelen, zihninizi hiçbir zaman
meşgul etmemiş bir soruya Tarot’un yanıt vermesini
beklemeniz boşuna olacaktır. Tarot’a bir soruyu ne kadar
açık ve doğrudan sorarsanız, alacağınız yanıt da o kadar
başarılı olacaktır. Tarot’a danışırken çok genel sorular
sormanız doğru olmaz. Örneğin “nasıl mutlu olabilirim”
gibi bir soru, çok genel olduğu ve çok sayıda detay
barındırdığı için başarılı bir tarot açılımı
gerçekleştiremez. Bunun yerine kartlara mutlu olmanız
için gerçekten ihtiyaç duyduğunuz konu hakkında –meslek,
sevgili, çocuk, para, eğitim vb- detaylı bir soru
yöneltmeniz daha doğru olacaktır. Örneğin “iş
değiştirmeye karar verirsem ne olur ya da bu işte devam
edersem ne olur” şeklinde bir soru sormak uygun
olacaktır.

Tarot’tan kartların sizin yerinize karar vermesini
beklememeniz gerekir. Örneğin Tarot’a “sevgilimden
ayrılmalı mıyım” diye sormak yerine “ilişkimin devam
etmesi durumunda neyle karşılaşacağım” şeklinde bir soru
yöneltmelisiniz. Sorularınızın mümkün olduğu kadar
pozitif olması, olumlu durumları düşünerek sormanız da
Tarot’tan yardım almanızı kolaylaştıracaktır.

Tarot’a danışırken dikkat etmeniz gereken bir başka
nokta ise, bulunduğunuz ortamdır. Loş ve karanlık bir
ortamda yapılan okumalar daha başarılı sonuç verir. Mum
ışığı kullanılabilir, bir tütsü ile sezgilerinizi
güçlendirebilirsiniz. Mümkün olduğunca sessiz ya da
sakin bir müzik eşliğinde, zihninizi kartlarla
bütünleştirmeniz daha kolay olacaktır.






_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

4 Geri: TAROT'UN TARİHİ NASIL BAKILACAĞI HAKKINDA Bir C.tesi Mart 05, 2011 1:27 am

CANTAR

avatar


Günümüzde tarot bakanların kullandığı çok çeşitli açılışlar vardır.
Hatta kişiler tecrübelendikten sonra kendi açılışlarını bile
yaratabilirler. Çünkü tarot enerji birikimi ile gerçekleşen bir fal
olduğu için kendinize ait biriktirdiğiniz her enerji açtığınız tarotu o
kadar etkili kılacaktır. Bu yüzden tarot bakan kişilerin kendi
kartlarını başkalarına dokundurtmaması, desteyi statik enerjiyi koruyan
ipeksi kumaşlarda saklaması gerekir.

Beşinci yüzyılın ortalarına doğru, Avrupa´da herhangi bir iskambil
kağıdı türünün ilk kaydına rastlanmasından hemen sonra, Bonifacio Bembo
adındaki bir artist, Milano´lu Visconti ailesi için bir seri isimsiz ve
numarasız kart resimledi. Bu resimler "Tarocchi" adı verilen bir İ
talyan oyunu için klasik desteden oluşur; herbiri ondört karttan oluşan
dört takım, artı, daha sonra ´triomffi´ Türkçe ´koz´ adı verilen farklı
resimleri gösteren yirmi iki kart. Günümüzde, bu yirmiiki resmin çoğu
(daha sonra onlara isimlerini vermek üzere), ´Papa´ veya ´Hükümdar´ gibi
ortaçağdaki toplumsal tiplerin veya ´Şans Tekerleği´ gibi, bilinen
ahlaki vaizlerin, sadece bir kataloğu olarak yorumlanabilir. Bazı
kartlar, ´Ilımlılık´ veya ´cesaret´ gibi erdemleri temsil eder.
Diğerleri, ´Kıyamet Günü´ için çalınan boru sesiyle ölülerin mezardan
kalkmaları gibi dinsel mitolojik görüntüler sergiler. Dinsel ilkelere
aykırı olan yaygın bir düşünceyi, bir kadın papa´nın imajını
görüntüleyen bir kart bile vardır ve bu kiliseyle ilgili yapılan birçok
mizahtan daha derin anlamı olan, kiliseyle ilgili bir şaka olarak
açıklanabilir. Yine de, dinsel ilkelere aykırı olan bu resimi, genel
kültüre iyice yerleşmiş olan ve ortaçağ tipleri´ni temsil eden birisi
olarak görebiliriz. Bunların arasındaki bir resim oldukça tuhaf
olmasıyla göze batar. Bu basit bir tahta gergeç´den, sol bacağından
başaşağı asılmış genç bir adamı gösterir. Elleri altta kafasıyla bir
üçgen oluşturmak için kayıtsız bir şekilde arkasında tutulmuştur, sağ
bacağı bir haç şeklini veya dört sayısını oluşturmak için dizinin
arkasından bükülmüştür. Yüzü rahat, hatta belki de büyülenmiş gözükür.
Bembo bu resmi nereden türetmiştir? Bu resim, daha sonraki bazı
artistlerin öne sürdüğü gibi, kesinlikle darağacında asılmış bir caniyi
temsil etmiyor. Hiristiyan geleneklerinde, Efendisi Hazreti İsa´yı
taklit ettiği zannedilmesin diye, Aziz Peker görünüşte, çarmıha başaşağı
gerilmiştir. Ama, Büyük Edde´de tanrı Odin´in, ceza olarak değilde,
kahanet armağanı olan ilmi alabilmek için, dokuz gün-dokuz gece boyunca
Dünya Ağacı´ndan başaşağı asıldığı anlatılır. Ama bu mitolojik manzara,
Siberya ve Kuzey Amerika gibi yerlerde, tıpla uğraşan kadın ve
erkeklerin, şamanların esas uygulamalarından kaynaklanır. İyeliğe kabul
edilme töreninde ve şamanlığa aday olanlar eğitilirken, insanların bazen
aynen Bembo´nun kartında gözüktüğü gibi başaşağı sarkmaları istenilir.
Görünürde bedenin başaşağı tutulmasının psikolojik bir yararı vardır.
Böylelikle açlık ve aşırı soğuk, ışın saçan hayallere yolaçar.

Bembo sadece bir simyacıyı mı temsil etmek istemişti? Öyleyse, daha
bilinen bir tablo olan bir kazanı ve kimyasal maddeleri karıştıran
sakallı bir adamı niye kullanmadı? Birbirini izleyen destelerde ´Asılmış
Adam´ adı verilen ve daha sonra, ´Çorak Üke´ adlı kitabında T.S. Ellot
tarafından meşhur edilen bu resim, bir simyacıdan çok gizli bir
gelenekte, üyeliğe yeni kabul edilmiş bir kimseye aittir. Bembo´nun
kendiside mi böyleydi? Gizemli toplumlardan gelen, esoterik bir imge
olan bacakların özel bir şekilde üstüste getirilmesi bunu kanıtlar. Ve
esoterik uygulamalar hakkında bir imada bulunuyorsa, yüzeyde toplumsal
bir açıklama olan diğer resimler, aslında gizli bilgilerin bütünlüğünü
temsil ediyor olamaz mı? Örneğin, orijinal destede, Batı Kültürün´de
önem taşıyan yirmi, yirmibir veya yirmibeş yerine, neden yirmiiki sayısı
kartlarda önemsenmiştir? Bu bir rastlantımıydı veya Bembo (ya da
Bembo´nun taklit ettiği kişiler) İbrani alfabesindeki yirmiiki harfe
bağlı olan esoterik anlamları gizlice temsil mi etmek istedi? Ancak,
Bembo´yu veya Visconti ailesini, herhangi bir gizli gruba bağlayan bir
kanıt var olsa bile, bu halka açık tutulmamıştı.

Tarot ve Kabala adı altında toplanan İbrani gizemciliğini ve gizli
bilgilerin varlığı arasındaki inanılmaz benzerliklere kısaca bakılırsa,
Bembo´nun kartlarının kanıtların kıtlığına rağmen neredeyse esoterik bir
yorum gerektirdiği görülecektir. Kabala daha çok İ brani alfabesinin
simgeciliği üzerinde yatar. Harfler Hayat Ağacı´ndaki yollara bağlıdır
ve her birinin kendi sembolik anlamları vardır. Daha önce belitildiği
gibi, İbrani alfabesinde yirmiiki harf vardır ve bu sayı Tarot´un
kozlarıyla aynıdır. Kabala ayrıca, Allah´ın telaffuz edilmeyen isminin,
YHVH, dört harfiyle yakından ilgilidir. Bu harfler, yaradılışın dört
dünyasını, ortaçağ biliminin dört ana maddesini, varoluşun dört
aşamasını, İncil´i yorumlamanın dört yöntemini, vb.´yi temsil eder.
Bembo´nun dört takımının her birinde dört tane kraliyet kartı vardır.
Son olarak, Kabala on sayısıyla işler-dört Hayat Ağacı´nın her birindeki
On Emir ve on sephirot (ortaya çıkamanın aşamaları). Ve, dört takımda,
birden ona kadar numaralanmış kartlar vardır. Öyleyse Tarot
yorumcularının, Kabala´nın, çoğunluk için anlamsız olan, ama birkaç
kişiye son derece önemli gelen, destenin resimlendirilmiş bir uyarlaması
öne sürdüklerini düşünmek mümkün müdür? Ama, buna rağmen, Kabala
hakkında yazılan binlerce sayfalık kitaplarda Tarot hakkında tek bir
kelime belirtilmez. Büyücüler, kartların 1300´de Fas´ta, kabalistler ve
diğer ustaların verdiği büyük bir konferans gibi gizli kaynaklardan
geldiğini öne sürmüşlerdir, ama bu iddialar için kimse tarihsel bir
delil sunamamıştır. Daha da kötüsü, Tarot yorumcuları, ondokuzuncu
yüzyılın sonlarına dek Kabala´dan bahsetmemişlerdir. Ve elbette,
isimlerin ve sayıların yorumlanmaları için son derece önemli olan
sıralaması, esas resimlerden sonra ortaya çıkmıştır. Carl Jung´un insan
zihniyle bütünleşmiş temel ruhsal orijinaller fikrini benimsersek belki
de Bembo´nun, bilginin gizli nedenlerine bilinçaltından gizlice
değindiğini ve daha sonraki hayallerin bilinçli bağlantıları yapmasını
sağladığını söyleyebiliriz. Ancak dört takımdaki yirmiiki koz, dört
kraliyet kartı ve on tane işaretli kart, Asılmış Adam´ın pozisyonu ve
kendinden geçmiş yüz ifadesi gibi böylesine kesin ve tam benzerlikler,
Toplu Biliçaltı gibi müthiş bir gücü zorlar gibidir. Yıllar boyunca
Tarot, öncelikle bir kumar oyunu ve daha az bir önemle falcılık için bir
araç olarak görülmüştür. Daha sonra, onsekizinci yüzyılda Antoine Caurt
de Gebelin adında bir büyücü, Tarot´un Mısır büyü tanrısı tarafından
tüm bilgileri müntlerine aktarmak için yazılmış Thoth´un Kitabı´nın bir
kalıntısı olduğunu açıklamıştır. Court de Gebelin´in fikri gerçekten
uzak gözükür; ama ondokuzuncu yüzyılda Eliphas Levi adıyla tanınan başka
bir Fransız, Alphonse Louis Constrant, kartlarla Kabala arasında
bağlantı kurdu ve o günden itibaren insanlar, Tarot´u daha derinlemesine
inceleyip, daha fazla anlam, bilgelik ve hatta düşünme ve derin
çalışmayla ilim bulmuşlardır.

Günümüzde, Tarot kendimizi ve hayatı anlamamızla kişisel gelişmeye giden
bir yol olarak görülür. Bazıları için Tarot´un kökeni önemli bir soru
olarak kalırken, diğerleri için de önemli olan, kartlara verilen
anlamların yıllar geçtikçe birikmesidir. Çünkü Bembo, bilinçli bir
şekilde veya yoğun içgüsüyle orijinal bir model yaratmıştır. Herhangi
bir dizge veya ayrıntılı açıklamanın ötesinde, resimlerin kendileri
yıllar geçtikçe farklı artistler tarafından değiştirilmiş ve
geliştirilmiş olup, hiçbir zaman anlatılamıyan, ama sadece tecrübe
edilebilen esrarengiz dünyalarına bizi çekerler.

Birçok kişiye göre, gizem "Tarot" sözcüğünde gizlidir; sözcüğün Eski
Mısırca bir sözcük olan "Ta-rosh"dan geldiği söylenir; "Ta-rosh"un
anlamı "Kral Yolu"dur; Eski Mısır´ın Maji Tanrısı Thoth´u Tarot
özdeşleştiren görüşler de vardır ve bu görüşe göre Tarot, Thoth´un tüm
bilgeliğinin saklandığı kitaptır. Ve son bir diğer iddia sözcüğün
Latince "Rota" dan üretilmiş bir anagram yani şifre olduğudur; bu da
"çark" anlamına gelir; yaşamın doğumdan ölüme sürekli dönen bir çark
olduğunu simgeler. Bütün bunlar birer varsayımdır ve hiç kimse Tarot´un
kesin kökenini bilmemektedir ve gizemciliğin temel inancında Tarot asla
bir fal değildir. Özetle, falın nerede Tarot Oyunu ile bütünleştiği de
bilinmemekte, ya da tam tersinin... Hemen hemen herşeyle fala bakılır;
kurban edilmiş hayvanların dumanları tüten iç organları, gökyüzünde uçan
kuşların oluşturduğu şekiller, renkli taşlar, yazı tura atmalar, kahve
fincanı, su tası, zar vb... Uygulamanın temelinde, öncelikle ne
olacağını önceden öğrenme arzusu ve daha incelikle bakıldığında ise
herşeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, herşeyin bir anlamı olduğu ve
hiçbir şeyin rastlantı eseri gerçekleşmediği inancı vardır. Rastlantı
kavramı gerçekte çok yenidir yani neden ve sonuçtur; iki olay arasındaki
tek geçerli bağlantı olduğu öğretisinden doğar. Bu mantıksal
bağlantının dışında kalan olaylar tesadüfi yani anlamsıdır. Artık,
raslantılarda bir mantık veya matematiksel bir anlam aranmaktadır. Ama,
daha önceleri, insanlar benzerliklere göre düşünürlerdi. Zodyak´ın yani
gezegenlerin gök konumu haritasının yolu bir kişinin yaşamındaki yola
benzetilirdi. Bir fincanın dibindeki çay yapraklarının şekli, bir
savaşın çıkması olarak anlamlandırılır ve herşey birbirine bağlanırdı.
Yani bir dizisel anlamsallık aranırdı. Bu düşünce, son zamanlarda,
olayların seri halinde gerçekleşmesinden etkilenen bazı bilimadamları
bile bu düşünceyi ciddiye almaya başlamışlardır.

Birçok kişiye göre, gizem "Tarot" sözcüğünde gizlidir; sözcüğün Eski
Mısırca bir sözcük olan "Ta-rosh"dan geldiği söylenir; "Ta-rosh"un
anlamı "Kral Yolu"dur; Eski Mısır´ın Maji Tanrısı Thoth´u Tarot
özdeşleştiren görüşler de vardır ve bu görüşe göre Tarot, Thoth´un tüm
bilgeliğinin saklandığı kitaptır. Ve son bir diğer iddia sözcüğün
Latince "Rota" dan üretilmiş bir anagram yani şifre olduğudur; bu da
"çark" anlamına gelir; yaşamın doğumdan ölüme sürekli dönen bir çark
olduğunu simgeler. Bütün bunlar birer varsayımdır ve hiç kimse Tarot´un
kesin kökenini bilmemektedir ve gizemciliğin temel inancında Tarot asla
bir fal değildir. Özetle, falın nerede Tarot Oyunu ile bütünleştiği de
bilinmemekte, ya da tam tersinin... Hemen hemen herşeyle fala bakılır;
kurban edilmiş hayvanların dumanları tüten iç organları, gökyüzünde uçan
kuşların oluşturduğu şekiller, renkli taşlar, yazı tura atmalar, kahve
fincanı, su tası, zar vb... Uygulamanın temelinde, öncelikle ne
olacağını önceden öğrenme arzusu ve daha incelikle bakıldığında ise
herşeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, herşeyin bir anlamı olduğu ve
hiçbir şeyin rastlantı eseri gerçekleşmediği inancı vardır. Rastlantı
kavramı gerçekte çok yenidir yani neden ve sonuçtur; iki olay arasındaki
tek geçerli bağlantı olduğu öğretisinden doğar. Bu mantıksal
bağlantının dışında kalan olaylar tesadüfi yani anlamsıdır. Artık,
raslantılarda bir mantık veya matematiksel bir anlam aranmaktadır. Ama,
daha önceleri, insanlar benzerliklere göre düşünürlerdi. Zodyak´ın yani
gezegenlerin gök konumu haritasının yolu bir kişinin yaşamındaki yola
benzetilirdi. Bir fincanın dibindeki çay yapraklarının şekli, bir
savaşın çıkması olarak anlamlandırılır ve herşey birbirine bağlanırdı.
Yani bir dizisel anlamsallık aranırdı. Bu düşünce, son zamanlarda,
olayların seri halinde gerçekleşmesinden etkilenen bazı bilimadamları
bile bu düşünceyi ciddiye almaya başlamışlardır.
Bir kapı kartı olarak Kılıçların Sekizlisiyle yapılan meditasyon, bizim
cehalet veya yetersizlik kabulü yönündeki bilinçlenmemizi arttırabilir.
Tarot okumalarında ve onları yorum yapmaya çalışırken yaptığımız
yanlışlıklar bilgisizliğimizi daha dolaysız bir şekilde gösterebilir.
Sonuçta deneyimli, bilgili ve doğal yetenekli bir okuyucunun yaptığı
Tarot okuması, gerçekte zamanın ötesine giderek, geçmişi ve geleceği
içeren gerçek sıralamayı ortaya çıkarabilir. Tarot araştırmacılarının
yaklaşımları bu yöndedir; kartların rastlantısal sıralaması bilincin
sınırlarını aşmamızı sağlayabilir. Bununla beraber, yorumlamada sınırlı
bilinçlilik öncelikle kabul edilmelidir. Bu yüzden aynı zaman olgusu
içinde, herşeyin beraber ve o anda varolduğu ve bizim bilgimizin son
derece kısıtlanmış ve sınırlandırılmış olduğunu bilmemiz gerekir, bu
bizim için evrenin gerçek durumunu deneylemek anlamındadır.
Bilgisizliğin veya yetersizliğin diğer bir yüzü, sınırlı
bilinçliliğimizin oluşturduğu izlenimler ve simgelerden çok, gerçeği
bilme durumu olan kesinlik zannıdır. Çoğu kişi transa girmeyi, ya da
Tanrı´nın ışığıyla bir olmayı gizemin veya falcının en yüce hedefi
olarak görür. Ama, Tarot´un Büyük Arkana´sının gösterdiği gibi, trans
veya konsantrasyon yol üzerindeki bir basamaktan başka birşey değildir.
Temel amaç, daha önce sadece tahminde bulunacağımız şeyleri bilme durumu
olan bilinçli kesinlik yani sorumlu emin olmaktır. Bir olayın gerçek
nedeni nedir? Yanlız gerçekleştiren kişi için değil, hem bilinen, hem de
bilinmeyen başkaları için sonuçlar ne olacaktır? Kesinliğe ulaşan
birkaç kişi eylemin kendisinin nedenlerini ve sonuçlarını zorlanmadan
görebilir. Diğerleri ise, bunları ve diğer binbir tane şeyi sadece
tahmin edecektir. Bu yüzden onlar bilgisiz yani cahil kalırlar.
Ama, bir Tarot okumasının gerçek yorumunu bilemeyebiliriz, okumanın
kendisi veya kartların açılışı zamanla sınırlandırılmış bilgisizlik
durumunun ötesine gidebilir. Tarot meraklısı, okuyucu olmasa bile okuma
bir kesinlik anlamını taşır. Ve kartlarla yeterince çalışırsak,
yorumlarımızı daha sonraki olaylarla karşılaştırırsak, resimlerle daha
cok ilgilenir, konsantrayonumuzu arttırır, aceleci olmazsak ve
içgüdümüzü geliştirirsek, bazen kesinlik hakkında ve gerçek anlamı bilme
yönünde ciddi, önemli ve işe yarar deneyler kazanabiliriz. Bu tür
deneyler kendi değerlerini taşırken, bize bir yön duygusu sağlayarak
hizmet ederler ve gerçekleştirmek istediğimizi algılamamıza yardımcı
olurlar. Son olarak, Tarot okuması bize bir başka şey daha öğretir.
Kartlar yaşama karşı takındıkları tavır bakımından tarafsız olamadıkları
için bazı yaklaşımları ve inançları içerip diğerlerinden vazgeçtikleri
için bizi değiştirirler. Zamanla herşeyin arasındaki dengeyi, yaşamın
sürekli değişimi ve akışı içindeki sabit uyumu görürüz. Hep normal
deneyimlerimizin ötesinde bekleyen kaçınılmaz bir tuhaflığın farkına
varırız. Varoluştan gelen özel yetenekleri tanımayı, onları anlamak ve
kullanmak için gereken sorumluluğu öğreniriz. Herşeyden önce, Tarot´un
hep üzerinde durduğu bir gerçeği yani evrenin, tüm evrenin yaşadığını
öğrenmeye başlarız. Ve kendimiz hakkında öğrendiğimiz herşeyi diğer
başka şeyler hakkında da öğrenebiliriz.
Özellikle daha kısa okumalarda ele alınan farklı zaman dönemleri iki
nedene bağlıdır. Birisi kişinin durumu, ötekisi sorulan sorudur. Bazı
konularda, örneğin pratik veya hukuki konularda veya bazı duygusal
durumlarda, birkaç gün içinde kendisini belli eden bir cevabı
getirebilir. Başkalarıyla olan duygusal çatışmaların çözülmesi, derin
ilişkilerin sonuçları, ruhsal veya sanatsal gelişmelerin gerçekleşmesi
uzun zaman alabilir. Bu, okumalar yıllar boyunca ´gerçekleşmeyecek´
anlamına gelmez. Ve burada tahminlerden değil, zaman geçtikçe yavaş
yavaş açılan sürekli sıralı bir diziden yani olası bir kronolojiden söz
ediliyor. İkinci olarak, kartları karıştırırken bir kişinin
değinebileceği farklı düzeyler dikkat çeker. Bazen sadece kısa bir zaman
içinde süren yüzeysel durumları çağrıştırabilir. Veya kişi herhangi bir
şekilde yaşamsal deneylerin tam merkezine indirilebilir. Ve o anda
bile, yapılan okuma uzak geçmişi gösterebilir ya da kişinin, gelecekteki
gelişmelere olan potansiyelini yansıtabilir. Erişilen düzey, kartları
karıştıran kişinin tavrına da bağlı olmayabilir. Genelde bu tür bir
yaklaşım farklılığa yol açar. Bir okumayı bir şaka veya bir oyun olarak
yapan bir kişi, sonuçta yüzeysel bir okuma yapacaktır ama bir soru
hakkında uzun uzun düşünen, konsantre olan, kartları dikkatli bir
şekilde karıştıran ve durup desteyi kesmenin kesin zamanını hissetmeye
çalışan Tarot okuyucusu, genelde anlamlı bir okuma oluşturacaktır. Ama,
bazen, böylesine dikkatli bir yaklaşım yakın geleceğin yüzeysel
olaylarının derinliğine inemezken, bir diğer zamanda kartları
rastlantısal olarak karıştıran kişi, aniden kendisine tüm yaşamın güçlü
bir imajıyla karşı karşıya bulabilir. Okuyucu için bu gibi anlar derin
bir heyecan taşır veya taşımalıdır. Bazen sorunun kendisi önemli
olmayabilir. İnsanlar işlerinin nasıl gittiğini sorabilirler ve
özellikle o soru zihinlerini, sordukları sorudan daha fazla meşgul
ediyorsa, yeni aşk ilişkileri hakkında bir cevap arayabilirler. Ya da,
cinsel yaşamı babasıyla olan çatışması yüzünden engellenen bir kadının
durumunda olduğu gibi, okuma sonucunda, soru belli bir alandan
beklenmeyen sonuçlar çıkması olarak cevaplanabilir. Okumanın bize ne
söylediğini nasıl biliriz veya nasıl anlarız? Bazı şeyler, kartlardaki
resimlerle belirginleşir. İşimizle ilgili bir soru sorarsak Aşıklar
kartı ve Kupaların İkilisi önümüze gelirse, okuma, büyük bir olasılıkla
işle ilgili değil aşkla ilgili olacaktır. Ama acemi bir okuyucu olarak,
tüm gizli yönleri ya da bilinmeyenleri ortaya çıkarmayı beklemeyin.
Sadece sürekli deney yani kazanılan birikim labirentin merkezine
ulaşmanızı sağlayabilir. Tarot uzmanları okumalara devam ettikçe bu tür
bulguları hissedebileceğinizi belirtiyorlar. Ve gittikçe yükselen algı
düzeyi sizin yaşamınızın da diğer alanlarına yayılacak ve
etkileyecektir. Fakat elbette ki, bazen deneyimlerimiz veya içgüdümüzün
keskinliği ne düzeyde olursa olsun, muhakkak yanlışlıklar yapılacaktır.
Tarotu okunan kişinin, henüz karşılaşmadığı bir kişiyle olan bir aşk
ilişkisinden söz ederken, Tarotçu Aşıklar kartına sembolik açıdan
bakabilir. Burada kartların ne anlama geldiklerini tam olarak
bilememenin çok önemli olduğu dersini alabiliriz yani cehaletimizin
farkına varırız. Yaşam boyunca edindiğimiz bilginin çoğu, gerçekte çoğu
zaman yüzeysel ve dışa dönüktür yani yetersizdir daha da uygunu
yeterince kavranmamıştır, sosyal psikoloji cehaletin varlığımızın
temelinde yattığını belirtiyor. Dünya hakkında bildiklerimiz beş duyuyla
sınırlanır. Bu sayfa üzerindeki kelimeleri görebilmemiz için, ışık
sayfanın yüzeyinden yansıyacak ve gözlerimiz tarafından algılanacaktır.
Sonra, görme siniri beyine sinyaller gönderir ve beyin de bu sinyalleri
başka sinyallere dönüştürerek, onları bilincimizin dil olarak algıladığı
anlamlı kalıplar haline getirir. Ama oradaki bütünleşmeyi, dolaysız
olarak bilemeyiz sadece evreni sinyallere, kalıplara, simgelere
dönüştürebiliriz. Yani biyolojik bir yorumdan öteye geçemeyiz. Öte
yandan, fiziksel olarak var olduğumuzu aklımıza getirirsek, yaşamımızın
zaman sınırı içerisinde olduğunu kabul etmeliyiz. O zaman, diğer
şeylerle beraber, bu kabul noktası potansiyelimizi tam olarak
gerçekleştiremeyeceğimiz anlamına gelir çünkü önümüzde varolan birkaç
yılda daima birşeyleri yapıp diğerlerini yapmayacağız. Hem bir dansçı,
hem de bir işadamı olabilecek yetenekteki bir kişi birisini seçmek
zorunda kalacaktır. Ve hangisini seçerse seçsin, amacına ulaşana kadar,
yıllar boyunca çalışacaktır. Unutmayalım ki, zaman kavramı, yaptığımız
şeylerin sonucunu bilemememiz anlamına da gelir çünkü sonuçlar uzak
gelecekte veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bazen eylemlerimizin
sonuçları bize değil diğer insanları da etkiler. Belli bir yerde, belli
bir zamanda yaptığımız birşey hatta ölümümüzden uzun bir zaman sonra
bile oradaki insanları etkileyebilir. Daha basit kelimelerle, zaman
olayların kişiler hakkında bilgi sahibi olmadan oluşmaları gerektiği
anlamına gelir.
Kartların Anlamı Bir Kitaptan Okuyarak Öğrenilebilir mi?


Tarot hakkında biraz bilgi sahibi olanlar bilirler, bir Tarot
okumasında, kartlarda örneğin Asalar veya Kupalar yani Minör (Küçük)
kartlar çoğunluktaysa, okumanın önemsiz ve hatta onur kırıcı olduğu
düşünülür. Çoğu kişi, Büyük Arkana kartlarının çoğunlukta olduğu bir
okumayı kabul edecektir, bu kabul psikolojik bir üstünlük içeriğini
taşır. Çünkü soyut güçleri ve ruhsal bilinçliliği simgeledikleri için,
22 ana kart (Majör-Büyük Arkana) onlara önemli görünecektir. Ama Büyük
Arkana bile, tek bir kavramı oluşturur ve diğerleri olmadan anlamı
yoktur. Bilgeliği ve varoluşu etkili bir şekilde betimlemesi yüzünden
büyük kartları diğerlerinden ayrı olarak inceleriz fakat uygulamada
dünyayı anlamak için ruhun ve maddenin, mutlulukla mutsuzluğun, sevgiyle
şiddetin karıştırılması gereklidir. Bu bir sentezdir yani Tarot burada,
hem okunana, hem de okuyana yaşamın boyutlarını ve çeşitliliğini
gösterebilir. Kartlar, diğer bir dengeyi yani adalet terazisinde
simgelenen dengeyi de öğretir. Geçmiş gelecekteki olasılıklara nasıl
bağlanacaktır? Kendi kararlarımızın oluşturduğu etkileri, dış dünyadan
gelen etkilerle nasıl birleştiririz? Hayatımızın sorumluluğunu
üstleniyoruz derken ne demek istiyoruz? Bu, üstlenme, herşeyi
yarattığımız ya da kontrol ettiğimiz anlamına gelir mi? Kendi
seçimimizde olduğu gibi, çoğu kişi sorumluluğu kesin kural olarak
düşünmeyi tercih eder. Ya dünya bizi tamamen şekillendirir ya da
yaşamımız üzerinde tam bir kontrol hakkına sahibiz. Tarot
okumaları, kişinin yaşamsal zincirinin her baklasının, ikisinin
karışımından kaynaklandığını anlatır. Çok kısa boylu bir kişi
profesyonel bir basket oyuncusu olmayı umut edemez ama aynı kişi boyunun
kısalığının tüm hayatını etkilediğini de düşünmemelidir. Bu düşünceyi
kuramsal olarak kabul eden kişiler hala şöyle bir soruyu sorabilirler;
Hangisi daha önemlidir, oluşan durum mu yoksa kişisel sorumluluk mu? Bir
insanı gerçekten kontrol eden bunlardan hangisidir? Ama Tarot
teorisyenleri için Tarot
okumaları bu ve buna benzer soruların anlamsızlığını gösterir. Bazı
okumalarda kişilik tanımlamaları, umutlar veya korkular, bizi belli
yönlere doğru yöneltmeye eğilimlidir. Okuma bu etkileri yansıtır ve
onların olası sonuçlarını gösterir. Kartlar, bir durumun belli bir
şekilde oluşmasını sağlamazlar, sadece ve sadece etkilerin gerçek
hayatta nasıl birleştiklerini veya birleşebildiklerini gösterebilirler.
Eyleme geçme anı gelince farklı bir seçim yapabiliriz ama bunu çoğu
zaman böyle yapmayız. Bilinçsizce sürekli olarak yaşamdaki seçim
özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Geçmişimizin ve koşullanmalarımızın bizi
yönlendirmesine izin veririz. Bunu bazen cahillikten, bazen de
tembellikten yaparız. Koşulları izlemek, bilinçli kararlar almaktan daha
kolaydır. Tarot bize, genel durum hakkında da önemli dersler verir.
Soyut olarak, bir nitelik ne denli kesin görünürse görünsün, gerçekte
sadece diğer etkilerin genel durumundan etkilenir. Genel durumda,
yaşamsal öğelerin birbirlerini nasıl dengelediklerini öğreniriz.
Herşeyden önce, Tarot açılışlarında belli kartların birleşip birleşmiş
bir durumu nasıl oluşturduklarını görürüz; hiçbir açılışın diğerlerinden
daha iyi ya da daha kötü olduğu söylenemez. Ama bazen ümitler konumu,
bazen de korkular konumu, diğerinin üstünde olabilir. Bir diğerinde,
temel veya çevresel belirleyici etkenler daha çok ortaya çıkaracaktır.
Bu o kişiye ve o anki duruma bağlıdır. Tarot yorumcuları, Tarot
okumalarının kendi algılarımıza duyduğumuz güveninin gelişmesine de
yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Bu olay, bazen elde edilen bilgiden
bazen de belli kararları alıp bunlara sadık kalma ihtiyacından
kaynaklanır. Peki belli bir durumda bir kartın hangi anlamı
uygulanmalıdır? Bir Kral kartı Tarot´u bakılan kişiyi mi veya başka bir
kişiyi mi simgeler? Ya da Kılıçların Kralı kanun ve yaratıcılık gibi
soyut bir ilkeyi mi kasteder? Veya Kupaların Kraliçesi bize yaratıcılığı
mı ima eder? Ama okuma ilerledikçe bu ve buna benzer soruların
cevaplarını algılamaya başlarız. Sonuç olarak kendi algımıza ve
sezgilerimize daha çok güvenmeye başlarız. Bir okuma hangi dönemi veya
ne kadarlık bir süreyi kapsar? Uzmanlara göre, bu süre birkaç günden
birkaç seneye kadar uzanabilir ve bu süre hem ileriye, hem de geriye
doğru olabilir. Bazen, bir yetişkin için, Tarot okuması çocukluğa kadar
uzanabilir. Genelde tüm hayatın bir özetini verse bile, hatta Hayat
Ağacı denen Tarot Okuma metodunda dahi, kişi yoğun bir değişiklikler
döneminden geçiyorsa, okunan süre daha kısa bir dönemi gösterebilir.
Özgür İrade Karşısında, Koşullanma Paradoksu


Ne yaptığımıza ve sonunda ne olduğuna dikkat etmeye başladığımız zaman,
sadece okumalardaki değil, ayrıca günlük hayattaki birçok şeyi de
farkederiz; öfkenin ve özgüvenin, ümitlerin ve korkuların, durumlara
gösterdiğimiz tepkilerin, kendi içimizden nasıl kaynaklandığını görürüz.
İşimiz ve arkadaşlarımızla ilgili sorumluluğu ya kendimizden uzağa (Bu
haksızlık veya bunu bana yapan sensin. demek gibi) itmeyi veya çekmeyi
amaçlayan eğilimlerin bilincine varırız. Örneğin, (Bütün bunlar benim
yüzümden) demenin genelde, gerçekten ne yaptığımızı görmememiz için
bilinçli yaptığımız bir hile olduğunu fark edebiliriz. Gerekeni yaparak
ya da yapmayarak, durumun gerçek bir değerlendirmesini yapmaktan
kaçınmamız bize daha kolay gelir. Dikkatli olmak, bunalıma girmemizi ya
da diğer insanları baskıyla yönlendirmemizi zorlaştırabilir. İnsanlar
ağlarlar, kızarlar veya başkalarını suçlarlar ve bu şeyleri kendileri
yapınca en azından kendileri hakkında bilgi sahibi olabilirler. Tarot
kartlarını simgesel olarak kullanan psikologlara göre, Tarot okumaları,
insan doğasının inanılmaz çeşitliliğinin bilincine varmamızı sağlıyor.
Aynı kartlar sonsuz farklı kombinasyonlarda yanyana gelince, insanların
sürekli yeni oluşlar üretebileceği belirginleşir. Aynı zamanda, bu yeni
oluşumlar, temel kalıpların hep üstünde kalacaktır. Tarot okumalarıyla
genelde geçmişin insanları etkilediği düşüncesi, insanların ümitlerinin
ve korkularının geleceği oluşturmaya neden olduğunu öğreniriz. Ama,
geçmişteki belli olayların uzantısında oluşması umulan gelecekteki
beklentiler bizi şaşırtacaktır. Burada da dikkat alışkanlığını
öğreniriz. Çünkü, kartları otomatik olarak temel Tarot kitaplarına ya da
geçmiş olaylara dayandırarak yorumlarsak gerçek elimizden kaçar ve
yorumlar yüzeyselleşip karmaşıklıklaşır. Geçmişle ilgili okumalar
hakkında not tutun ama notları gelecekte olacak olaylar için referans
diye kullanmayın. Notlar, insan davranışlarının çeşitliliğini ve sürekli
yenilendiğini hatırlamamızı sağlayabilir. Denge örneğinde olduğu gibi,
Tarot´un sadece konsantrasyon eğitimi vermekle kalmadığına da dikkat
edelim. Okumalardan iyi sonuçlar almak istiyorsak, bunu yapmaya
zorlanırız. Böylece, Tarot okumaları, algıyı güçlendiren bir tür ruhsal
program işlevini de görürler. İnsanların Tarot okumalarından alınan
bilgilerle kişilerin ne yaptıkları veya gelecek okumaları bize bazı
önemli şeyler öğretir. Çoğu kişi, söylenenlere kesin olarak bakar. Ya da
etkilenmeyiz, hür irademizle seçimler yaparız veya kadere göre hareket
ederiz. Bu noktaya çağdaş bir mantıkla bakarsak, şunu sormamız
gerekebilir; Acaba yaptıklarımız, o anda ki kasıtlı bir seçimin sonucu
mudur, ya da koşullandırılmış bir yaşamın sonucu mudur? İşte, Tarot için
bu soru ciddi bir sorundur. Her an özgür iradeyle hareket edersek ne
yapacağımızı kartlar nasıl öngörebilir? Seçimlerimiz bir şeyler
yaptığımız ana kadar tamamen açık veya belirginse okumanın nasıl bir
anlamı olabilir? Ya da, bilinmeyen bir güç, bizim kartların önerdiği
şekilde davranmamıza mı neden olur? Soruna, herşey ya da hiçbir şey
yaklaşımıyla yaklaşmaktan vazgeçersek bu sorular çözülebilir. Böylece
evet diyebiliriz, kendi seçim hakkımızı koruruz, ama her zaman
kullanmayız.
Tarot ve Kabbala başlıkları altında toplanan İbrani gizemciliği ile
gizli bilgilerin varlığı arasındaki inanılmaz benzerliklere kısaca
bakarsak, Bembo´nun kartlarının kanıtların kıtlığına rağmen esoterik bir
yorum gerektirdiği görülecektir. Kabbala daha çok İbrani alfabesinin
simgeciliğine önem verir. Harfler Hayat Ağacı´ndaki yollara bağlıdır ve
her birinin kendi sembolik anlamları vardır. Daha önce belitildiği gibi,
İbrani alfabesinde 22 harf vardır ve bu sayı Tarot´un kozlarıyla
"Sonraki dönemlerde Kozlar´a Majör veya Büyük Arkana denilmiştir."
aynıdır. Kabbala ayrıca, Allah´ın telaffuz edilmeyen isminin yani "YHVH"
nın, dört harfiyle yakından ilgilidir. Bu harfler, yaradılışın dört
dünyasını, ortaçağ biliminin dört ana maddesini, varoluşun dört
aşamasını, İncil´i yorumlamanın dört yöntemini, simgelerler. Bembo´nun
14´erli dört takımının her birinde dört tane kraliyet kartı vardır.
Kabbala 10 sayısıyla işler, Hayat Ağacı´nın her birinde On Emir ve on
sephirot görülür (ortaya çıkamanın aşamaları) ve dört takımda da, birden
ona kadar numaralanmış kartlar vardır. Öyleyse Tarot yorumcuları,
çoğunluğa anlamsız gelen ama ancak bir grup için son derece önemli olan,
Kabbala´yı resimleyerek uyarlamış olabilirler mi? Öte yandan, Kabbala
hakkında yazılan yüzlerce kaynakta Tarot hakkında tek kelime
edilmemektedir.
Çağdaş Tarotların çoğu onbeşinci yüzyıla ait kart destelerinden pek
farklı değildir. destelerde 78 kart vardır; iki gruba ayrılırlar; ´Küçük
Arkana´ adı altında Asalar, Kupalar, Kılıçlar ve Sikkeler veya beş
köşeli, Tılsımlar ya da Yıldızlar ve de ´Büyük Arkana´ diye anılan 22
koz vardır (Arcanum sözcüğü ´gizli bilgi´ anlamına gelir). Bazı
resimlerin çok değiştiği doğrudur, ama her uygulama aynı temel kavramı
daima korur. Örneğin, ´İmparator´ kartının birbirinden farklı birkaç
uyarlaması vardır ama bunların hepsi de bir İmparator´u simgelemek için
yaratılmıştır. Genelde, değişiklikler daha sembolik ve daha gizemsel
anlatımlara yönelmiştir. Genel ve kabul olunmuş 22+56´lık destenin yani
Büyük ve Küçük Arkana´nın tanımlarının dışında kalan Tarot desteleri de
vardır ama geleneksel Tarotçular tarafından kabul edilmezler,
kullanılmazlar ve hatta dışlanırlar. En yaygın ve en geçerli olan Tarot
destesi, 1910´da çıkarılan, Arthur Edward Waite´in Tarot destesi olan
"Raider Waite" tır. Waite, bazı Büyük Arkana kartlarını kabul edilmiş
uyarlamalarından farklı yaptığı için eleştirilmiştir. Örneğin, Güneş
kartının bilinen resmi, bir bahçede elele tutuşan iki çocuktur. Waite,
bunu bir bahçenin dışına çıkan ata binmiş bir çocuk olarak
değiştirmiştir. Eleştirmenlere göre, Waite kartın anlamını kişisel
olarak değiştirdiğidir, büyük bir olasılıkla bu doğru olabilir çünkü
Waite, kendi fikirlerine inanıyordu ama bu çizim Bembo´ya ait olan
Güneş´in ilk uyarlamasına yani ´geleneksel´ uyarlamaya hiç
benzememektedir.
Gerçekte Tarot Yorumu Kişiye Özgündür...
Fala bakmak için, herhangi bir şey kullanabilirsek neden Tarot´u
kullanmayalım? Herhangi bir gelenek bize birşeyler söyleyecektir ama bu
birşeyin değeri geleneğin içindeki bilgeliğe bağlıdır. Tarot resimleri
kendi başlarına derin anlamlar taşıdıklarından, oluşturdukları şekilleri
okumada, bizim hakkımızda veya genelde yaşam hakkında çok şey
öğretebilirler. Formüle edilmiş anlamlar genelde hem çelişkili, hem de
kördür ve aralarında nasıl seçim yapılacağını hiçbir şekilde
göstermezler. Bu durum özellikle destenin en büyük bölümünü oluşturan
Küçük Arkana için geçerlidir. Tarot üzerine yapılan incelemelerin hemen
hemen hiçbirisinde bu konu derinlemesine işlenmemiştir. Ciddi
çalışmalarda, Büyük Arkana´nın derin anlamlarını işleyenler, Küçük
Kartlar´dan ya hiç bahsetmezler, ya da desteyi falcılık amacıyla
kullanmakta ısrarlı olanlar için veya ticari olma zorunluluğunda
istemeye istemeye kitabın arkasına bir seri formül serpiştirirler. Waite
bile, Pamela Smith´in çizdiği gerçekten güzel olan resimlere kendi
formüllerini vermekle yetinmektedir.
"Bu Karta Göre..."
Çoğu yazar için Waite, falcılığa prim vermiş ve kartların kullanım
şeklini yozlaştırmıştır. Okumaları doğru şekilde yaparsak kartların
anlamları hakkındaki bilgimiz artabilir. Belli bir kartın simgeciliğini
incelemek bir yoldur ama aynı kartın diğerleriyle bağlantısını algılamak
başka bir şeydir veya ayrı bir bilgi hatta yetenek düzeyidir. Çoğu kez
formüle okumalar, başka türlü ortaya çıkamayacak önemli anlamları ortaya
çıkarabilirler ama tarot okuyucusunun bunu anlaması ayrı bir olaydır.
Tarot okumaları ayrıca bize önemli bir ders verirler. Tarot okuması
yapmak yani kartları yorumlamak, yorumcuyla resimler arasındaki
içgüdüsel duyguyu yenileme fırsatını verir. Sonuçta verilen tüm
simgecilik, tüm ilk örnekler, tüm açıklamalar, sizi yanlızca resimlere
bakıp, ´Bu kartın dediğine göre...´ demeniz için hazırlar. Tarot, bu
´anahtar´ın bir ayarlamasını dile getirir. Gerçekte gizli bir öğreti
olmadığı gibi, bu anahtar değildir. Bir süreci temsil eder ve bize
öğrettiği şeylerden biri, birleşmenin basit bir anahtar veya formülle
gerşekleştiğini kabul etmemizin hata olmasıdır. Bu, daha çok Büyük
Akrana´nın yirmibir aşaması boyunca adım adım ilerledikçe görünen
gelişme ve artan bilinçlilikle gerçekleşir. Bir diğer Tarot yazımızda,
hem ezoterik bilgileri genişletecek, hem de kartların anlamlarını biraz
olsun görebileceğiz...
Günümüzde, çoğu kişi Tarot kartlarını fal veya ´kehanet´ aracı olarak
görüyor. Garip ama gerçek, kartların bu yönü hakkında çok az tarihsel
bilgiye sahibiz. Oyun oynanmasına karşın, kehanetle ilgili tarihsel
bilginin azlığı, uygulamanın kartların ortaya çıkmalarından bir süre
sonra yayılmaya başladığı nedeniyle olabilir. Tarot kartlarının
orjininin, Çin ve Kore olduğunu kabul edenler var; MS 618-908 arasında
Tang Hanedanı döneminde basılan kağıt paraların üzerinde Tarot simgeleri
vardı. 1120´de İmparator´un odalıkları tarafından kullanıldığı da iddia
edilmektedir. Bir diğer kuram Hint kökenli olduğudur; benzeri kartlarda
Siva, Devi ve maymun tanrı Hanuman´ın simgelendiği görülmüştür; gerek
Çin gerekse de Hint kaynaklarında Tarot´un yer alması birer varsayımdır;
Avrupa´ya ise tahminen gezginler aracılığı ile ulaşmıştır, 1480´de
İtalyan yazar Covelluzo´nun yazdığına göre, kartlar 1379´da Saracenler
yani Araplar tarafından getirildiler ve 1492´ye kadar kullandılar;
Saracenler kartlara "naib" diyorlardı, bir diğer ünlü "1001 Gece
Masalları" olarak gösterilirmektedir. Çingeneler´in Avrupa´ya Mısır ve
Hindistan´dan geldikleri iddia edilmektedir ama kaynaklar onların
Avrupa´da ancak 15. Yüzyıl´ın ortasında ortaya çıktıklarını
gösteriyorlar ama kesin olan Tarot´u bildikleri ve kullandıklarıdır.
Büyük bir olasılıkla, ´çingeneler´ Avrupa´daki bitimsiz yolculukları
boyunca Tarot oyunuyla karşılaştılar ve kartları falcılık için
kullanmaya başladılar, Veya bazı kavramlar geliştirildi (İlk yazılı
kayıtlar kişisel yorumlardır, ama bunlar genelde kullanılan ve yazılı
olmayan daha erken bir söylenceden gelebilirler) ve Çingeneler onlardan
aldılar. Buna karşın, Tarot falcılığının başlangıcındın Çingeneler
sorumlu tutulamazlar ama kullanmıştırlar. Tarot resimlerindeki ana
fikrin, 1118´de kurulan Templar Şövalyeleri Örgütü ile ilişkili olduğu
bir diğer kuramdır; örneğin "Asılan Adam" ve "Dünya" kartları örgütün ve
1314´de yakılan son lideri Büyük Üstat Jacques de Molay´ın sonunu
simgelemektedir. Ama bu da bir varsayımdır; sonuçta kartlar vardır, bir
yerlerden gelmiştir ama ne zaman? İşte bilinmeyen buradadır.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

5 Geri: TAROT'UN TARİHİ NASIL BAKILACAĞI HAKKINDA Bir C.tesi Mart 05, 2011 2:28 am

CANTAR

avatar

























_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz