GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Similar topics
  • » Fireworks'te Titreşimli Resim Yapımı
  • » Photoshopta imza yapımı [benim yöntemim]
  • En son konular
    » sümbül...
    Çarş. Eyl. 03, 2014 1:36 am tarafından Battal Ebrail

    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    C.tesi Mart 01, 2014 8:48 pm tarafından aydin-28

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 pm tarafından 56476364528

    » deneme
    Paz Kas. 24, 2013 7:54 am tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 4:54 pm tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 4:46 pm tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 11:30 pm tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 1:38 pm tarafından yousef

    » mağara için bilgi almak istiyorum
    C.tesi Haz. 22, 2013 8:43 am tarafından kurt ini

    » Lorenz Dedektör Ürünleri
    Perş. Haz. 13, 2013 2:18 pm tarafından fremd

    En iyi yollayıcılar
    CANTAR
     
    magaracı
     
    asel
     
    SİMBAD
     
    aydin-28
     
    novanda
     
    marduktr
     
    styla
     
    MAMİ
     
    hattap
     
    Kimler hatta?
    Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Perş. Tem. 01, 2010 10:23 pm tarihinde online oldu.
    Paylaş | 
     

     TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    CANTAR




    Mesaj Sayısı: 2284
    Deneyim seviyesi: 5604
    Kayıt tarihi: 26/06/10
    Yaş: 59
    Nerden: İstanbul

    MesajKonu: TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI    Perş. Mart 03, 2011 2:41 pm









    Tandır: Tandır Tennur sözcüğünden türemektedir. Tennur sözlükte kapalı
    bir ocak, bir fırın olarak kullanılır. Dilimizde Tennur, tandır olarak
    kullanılır.



    Tandır yapımı zor ve zahmetli, sanat gerektirmeyen fakat bilgi ve
    beceri gerektiren bir iştir. Önce özel yerlerden tandır için killi
    özel toprak getirilir, güzelce elenir, içerisine saman ve keçi kılı veya
    pamuk katılarak çamur yapılır. Bir gün bekletilip sonraki gün tekrar
    yoğrulur. Çamur 7-8 cm kalınlığında çapı dolanacak kalınlıkla silindir
    şekline getirilip örülür. Fakat burada hassas olan nokta, tandırın
    hepsi bir anda örülmez. Zaman zaman kurumaya bırakılır. Yamukluk ve
    çökmeyi engellemek için Peyder pey ve kurutulmaya bırakılarak örülür.
    Kışın tandırı yapmak veya örmek daha zordur. son olarak tandırın ağız
    kısmı yapılır ve kurumaya bırakılır. Tandır çamurunun iyi yoğurulmuş
    olması gerekmekir. Aksi taktirde çabuk bozulur ve istenilen randıman
    alınmaz.


    Taş fırınların döşeme altına da cam ve tuz konurmuş.
    Bu çamur harcın içine Isıyı tutması için cam parçaları kırarlardı. .Bu Tandırın kullanım ömrü 5 ile 10 yıl arasında değişir. Bir
    tandır yapımı ortalama bir hafta sürer.

    Önce tandırın kuyusu en az 1 metre derinlikte kazılır. Etrafı çamurla
    kaplanacağı için çamur çok temiz, hatta killi gibi birbirini iyi tutan
    bir toprakla hazırlanır; hatta bir kaç gün de bekletilir. suyunu çeken
    çamur, rulolar haline getirilip, aşağıdan yukarıya yapıştırarak kuyuya
    kaplanır.


    Bu arada mutlaka hava deliği bırakılır.

    Tandırı kurarken önce gömülecek yer seçilir. Buraya toprak
    seviyesinde gömülür. Yere kazılarak yapılan tandırların derinliği
    130-150 cm olur. Çapları ise 50-65 cm civarındadır. Tandır ekmeği adını
    yapıldığı yerden alır. Ekmeğin en büyük özelliği uzun süre bozulmadan
    kalabilmesidir. Tandırın altında 20x20 ebadında küçük bir delik
    bulunur. Bu yanan ateşin hava alıp iyi yanmasını sağlar.


    tandır bacası kurulan tandırın en dip kısmına 90 derece açı yapmalıdır,

    genel prensiplerin size faydalı olacağı inancındayım.

    1.Eğer küp toprağa gömülecek ise topraktan gelecek sızıntı suya önlem
    almanız gerekmektedir.Bu sızıntı su, hem insan sağlığına zararlı
    olabilir hem de sizin tandır içerisinde oluşturacağınız ısınızın önemli
    miktarını buharlaşmak için kullanarak tandırı soğutacaktır. Önlem olarak
    başka bir yalıtım sağlayamazsanız küpün dışını bentonit veya şamot ile
    sıvayabilirsiniz.(Bentonit ve şamot doğal kildir)



    2.Küllük kısmının dökme demir olması uygundur.Barbekü veya şömine yapan
    firmalardan temin edebilirsiniz.Pahalı değildir ancak boyutları
    standarttır. Planlamanızı yapmadan önce malzeme keşfinizi yapmanızı
    tavsiye ederim.



    3.Havalandırma ve baca için piyasada ateş tuğlası v.b denilen refrakter
    malzemeleri kullanmanızı tavsiye ederim.Ucuz,uzun ömürlü,doğal ve kolay
    bulunur malzemelerdir. İMES vb. sanayi sitelerinde ateş tuğlası satan
    yer diye aradığınızda rahatlıkla bulabilirsiniz.



    4.Eğer ateş söndükten sonra tandırım çabuk soğumasın diyorsanız küpün
    dışını ısı depolayabilen malzemeler ile izole etmeniz
    gerekmektedir.(Ekmek fırınlarının tabanının cam ve tuz ile doldurulması
    gibi.) Ucuz izolasyon için kum+perlit karışımı tavsiye ederim.





    Tandır külle bağlantısı çizimde görüldüğü gibi olacak. Yüzyıllardır
    kullanılan örnek budur. Bu örnekte, küllenin başlangıç ve bitişi
    arasında kıvrım ya da dirsek yoktur.

    Aslında, hava akımı açısından, dirsek veya kıvrım bir engel değildir.
    Kıvrım veya dirsek yolun açık tutulması, içine kaçan nesnelerin
    temizlenmesi açısından, sorun yaratabileceği için tercih edilmez.



    Bir tandır evinde, bazan birden fazla (iki, üç) tandır bir arada
    olabilir. Bunlar, ihtiyaca göre kullanılır. Günlük işler için, küçük
    tandır yakılır. Daha az yakıtla, daha çabuk ısınır. Üzerine, yemek
    tenceresi de konulabilecek şekilde düzenlenmiştir.



    Yanan tandırın içindeki gazlar, ısı nedeni ile genleşir. Yoğunluğu
    azaldığı için yükselir. Yükselen gazların yerine külleden soğuk hava ve
    oksijen gelir. Gelen oksijen yanmanın devamını sağlar.



    Külledeki hava akımını, yanan tandırın içindeki gazın yükselmesi
    sağlamaktadır. Yanan tandırda bir çeşit emiş gücü oluştuğundan söz
    etmek, yanlış olmaz sanırım. Tandır ısınıncaya kadar, bu akım olmadığı
    için, yanma da verimli değildir. Oldukça dumanlı bir yanış sözkonusudur.
    Tandır ısındıkça, yanma daha verimli ve parlak alevli hale gelir.



    Tandırların küllesi, ayrı ayrı olabileceği gibi, örnekte görüldüğü
    biçimde, birbirine de açılabilir. Tabii bu durumda tandırın ikisi birden
    kullanılamaz. Birlikte kullanmak düşünülüyorsa, külleler dışarıya
    açılmalıdır. Aksi halde, ısınan gazların yerine, soğuk havanın gelmesini
    temin için, tandırın biri yanarken, diğeri soğuk olmalıdır.


    Yöresel ekmeğimizdir. Tandır ekmeği hamuru genelde mayalı olarak
    hazırlanır, ekşimiş olan hamuru tandıra uzun (halk dilinde sığır dili
    diye adlandırılır) bir sekil verilerek yapıştırılır. Tandırın ilk
    yanışında, ulavaç yapılır. Ulavaç (hamur pide için açılır, içine iç
    hazırlanıp konur). Mayasız olarak da kete yapılır. Kete (hamurun içine
    yumurta, soda, yoğurt , süt gibi malzemeler konularak yapılır


    TANDIR EKMEĞİNİN YAPILIŞI


    Tandır ekmeği yapmak için önce un elenir, tuz ve ekşi hamur veya maya
    eklenip iyice yoğrulur. Burada ekşi hamur maya görevini yapar. İyice
    yoğrulup kıvamını alan hamur üzeri kapatılarak ekşimeye yani mayalanmaya
    bırakılır.

    Tandır, topraktan 100cm. derinliğinde 120cm. çarpımında yapılır. Tandır
    çoraktan ve kadın ustalar tarafından yapılır. Çorak samana
    karıştırılarak ıslatılır karıştırılır, temizlenir. Tandır plakalar
    yapılarak alttan yukarı doğru çember sekline getirilerek yapılması
    sağlanır. Tandır ağız kısmi daraltılarak bir simit seklini andıracak
    şekilde yapılır. Daha sonra tandır duvarını sertleştirmek amacıyla iki
    gün tezek talaş ile normal isi verecek şekilde yakılır. Böylece tandır
    çamuru hem kurumuş hem de sertleşmiş olur.

    Hamur mayalanınca tandır odun tezek ve çalılarla yakılır. İçi
    ısınmaya başlayan tandırın duvarları önce siyah sonra kor rengini
    alır. Bu renk tandırın iyice ısındığını ve ekmek pişirmeye hazır
    olduğunu gösterir. Ekmeği tandıra vurmak için mutlaka bu işten anlayan
    birine ihtiyaç duyulur. Çünkü tandıra ekmek vurmak, o ateşe
    dayanabilmek, ekmeği tandıra tutturabilmek tamamen beceri gerektirir. Bu
    görevi genelikle evin büyüğü olan anneler üstlenirler. Hamurların
    tandıra iyi yapışmaması ve mayasını tam olarak almamış olması ekmeğin
    tandırın iç duvarına yapışmadan ateşin içine düşmesine neden olur.
    Böyle bir durumda ekmek istenilen şekilde olmaz, biçimsiz ve kavruk
    olmasıyla sonuçlanır. Tandır başına sofra bezi, hamur tahtası,
    zeytinyağı, bir tabakta su ve kera (Refık) dediğimiz ekmeğin tandıra
    vurulmasını sağlayan malzemeler getirilir.


    Tandırda pişen ekmeğin mis gibi kokusu uzaklardan insanımızın burnuna
    gelir. Köylümüzün gönlü geniştir, yüreği geniştir, misafirperverdir,
    ikram sever.Tandırda ekmek yaparken tandırın yanından geçen biri
    gönderilmez, mis gibi sıcacık tandır ekmeği ikram edilir. Tanıdık olsa
    da olmasa da… Hele birde tandırda katıklı dediğimiz, çökelekli ve ekmek
    varsa, veya tandırda çıkan ekmeğin kıtır tarafını tereyağıyla bir
    hevrişk yaptınmı değmeyin yiyenin keyfine. Gelen geçen konu komşu
    mutlaka pişirilen ekmeğin tadına bakar. Bu köylümüzün cömertliğininde
    bir sonucudur. Bütün her tarafı mis gibi katıklı ekmek kokusu alır.
    Konu komşunun, gelip geçenin göz hakkı olduğu düşünülerek ikramda
    bulunulur.




    Kadınlarımız tandıra gündüz erken saatlerde çalı, odun, tezeğini
    bırakıp, sıraya girmiş olur. Kim erken çalısını bırakmışsa O ekmeğini
    önce yapar.Tandırlarda bazen komşular kendi aralarında sıralar
    yaparlar. Tandırlarımız sokaklarda bir yerde üstü kapalı herkesin
    faydalanacağı şekilde olduğu gibi, evlerin avlularında kişilere mahsus
    da olabilir, fakat herkese açıktır, herkes faydalanır.




    Tandırda ekmeğini yapıp eve varan kişi, sıcacık ekmeğini bir sofra
    üzerine serer, bir iki saat bekletip iyice soğuduktan sonra toplayıp
    anbarına, dolabına koyar. Kuruyan tandır ekmekleri değerlendirilir, boşa
    gitmez. O çörek aşı dediğimiz, bol tereyağlı ve ekmek Hevrişki yapılır.
    Tabi ki bize de yiyenlere afiyet olsun demek düşer…




    Tandırın kültürümüzde önemli bir yeri de, ramazan bayramlarında
    yapılan, kete (gılor) dediğimiz ramazana has çörektir. Şekerli ve
    şekersiz içli veya içsiz olarak yapılır. Kete denince daldığınızı
    eskilere doğru yol aldığınızı görür gibiyim. Nasıl gidilmez eskiler. O
    iplere saplanıp, tavana asılan kete veya kade veya (gılor). Seyretmesi
    bir güzel, yemesi bir başka güzel... Doğrusu o güzelim ketelerin
    özlediğimi itiraf etmek zorundayım. Çünkü bu güzel adet ve örfümüzde
    etkisini kaybetmekte, birçok evlerimizde o güzelim ramazan vaya diğer
    gönlerde Keteleri yapılmamaktadır artık…



    Tandırda ekmeklerimiz piştikten sonra, tandırın altına bir çömlek içine
    birde keşke deninen yiyeceği koydunmu keşkenin ortasına bide bol
    tereyağı koydunmu hııım değmeyin yiyenin keyfine, taze tandır ekmeği ile
    bir güzel afiyetle yenir…




    Tandır Köyümüzde bir gelenektir, bir adettir, bir örfümüzdür. Günümüzde
    birçok adet ve örfümüzde meydana gelen dejenere ve yozlaşmaya elimizden
    geldiğince imkan tanımayalım.Örf ve adetlerimizi yaşamaya ve yaşatmaya
    azami özen gösterelim. Çünkü eskisi güzel olmayanın, yenisi hiç güzel
    olmaz.







    Kuyu dernliği 2 metreye yakın boy ve 1 metreye yakın genişlik. Koyun
    veya keçi bütün olarak daha evvel kuyu içerisinde yakılmış odunların
    (Tamamen kor olunca) üzerine asılıyor.
    Saç bir kapakla kapatılıp
    toprakla sıvanıyor. Yaklaşık 2- 2,5 saat kalıyordu. Ve çıkarılınca
    kemiği silkeledinizmi etler dökülürdü.










    GÖÇMEN FIRINI








    KUYUNUN ÖZELLİĞİ
    Lezzetli bir Kuyu Kebabı için
    ise sadece etin kalitesinin değil, kuyunun özelliğinin de çok önemli
    olduğunu vurgulayan Osman Usta, “Kuyu Kebabı'nın hazırlanacağı kuyu 2,5
    metre çapında 4 metre derinliğinde, ortası geniş, dibi ve üst kısmı
    dar olacak şekilde ateş tuğlası ile örülerek hazırlanır. Kuyunun,
    çömlek şeklinde örülmesinin sebebi ise ateşin dönerek yukarıya çıkıp
    bütün tuğlaları ısıtması içindir” diyor.



    NASIL YAPILIR?
    Kebap kuyusu yakılırken genellikle çam
    çırasının tercih edildiğini, çıranın yüksek ısı sağlamanın yanı sıra
    güzel kokusuyla da kuyu kebabına lezzet kattığını belirten Taşköprü’nün
    meşhur kebapçılarından Osman Usta, kuyuda oluşan közlerin bir müddet
    sonra kürekle dışarıya alınarak kuyunun dip kısmına geniş bir tepsi
    içinde 2 litre kadar su konduğunu, daha sonra kuzuların demir
    çengellerle kuyuya sarkıtılıp, üzerinin sıkıca kapatıldığını ardından
    da tepsiye konan suyun kuyuya saldığı buharla kebabın yumuşak olmasının
    sağlandığını ve lezzetli bir kuyu kebabının kuyuda en az 1.5-2 saat
    beklemesi gerektiğini ifade ediyor.






    KUYU KEBABI MI, BİRAN MI ? :
    Taşköprü ilçemizde bu yemeğin adı Kuyu Kebabı, Kastamonu’ da ise
    Birandır. Aslında her iki kelime de aynı yemeği ifade ediyorsa de
    doğrusunun biran olduğunu, Taşköprü’lülerin kuyuda pişirilmesinden
    dolayı bir yakıştırma ile kuyu kebabı dediklerini düşünüyoruz. Şimdi
    konuyu açalım. Yemeğin iki adı vardır. Biri ilmi izaha uygun olarak,
    diğeri ise efsane ile süslenenidir.

    İLİMİ İZAHA UYGUN ADLANDIRMA:
    Biran veya Kuyu Kebabı ile sırık kebabı, tandır kebabı ve diğer bu
    kabil kebapların bazıları karıştırılmaktadır. Püryan veya Büryan ve
    bunlardan galat olarak Biran adlandırmasının en doğrusu BİRYAN olup
    anlamı; kızartılmış et, ateşte kızartılmış kebap veya tava, tepsi gibi
    şeylerde susuz olarak pişirilen yahut biraz suda pişirildikten sonra
    kızartılan et kebabıdır. İşte bu açıklama kuyu kebabına Biran demenin
    yanlış olduğunu göstermektedir. Biryan, Farsça bir isimdir. Arap
    Türkçesinde büryan olarak söylenir. Mastarı Biryan kerden’ dir. ( Şu
    lügata bkz. Ziya Sükün, Gencine-i Güftar; Steingass, Persian-English
    Dictionary; H.K.Kadri Türk Lügatı ) Buna göre sırık çevirme, tava veya
    tepside parçalanmış veya bütün konulmuş etleri kendi yağında kaynatarak
    kebap yapma ( Konya tandır kebabı gibi ) çeşitlerine uygun
    isimlendirme bu kelime ile olabilir. Kuyu Kebabında ise temizlenmiş
    kuzuların hiçbir kap ile temas ettirilmeksizin aşağıda açıklanacağı
    üzere doğrudan kızgın kuyuya sarkıtılması söz konusudur ve
    Taşköprü’lüler günlük hayatlarında düşünmeseler de en doğru karşılığı
    olan kelimeleri söylemektedirler.

    EFSANELEŞMİŞ İZAH ŞEKLİ: Taşköprü’
    lü üç kafadar aralarında eğlenmek üzere İlçenin doğusunda bulunan
    Elekdağı’ na Yaylaya çıkmışlar. Karınları açıkınca ne yiyeceğiz telaşı
    içlerine düşer. Bulundukları bölgede koyunlar kuzular otluyormuş. Karar
    verirler ve bir kuzu alarak keserler, yanlarında tencere tava gibi
    pişirebilecekleri bir kapları olmadığı için kuzuyu kızartmayı
    düşünürler ve çam pürlerini ve kozalakları toplar biri. Pür, bir yansın
    püryan olur der. Neticede bu şekliyle kuzuyu kızartarak afiyetle yerler
    ve yemeğin adı püryan olarak kalır.

    kuyu kebabı | izlesene.com



    KEBABIN PİŞİRİLDİĞİ KUYU: Küp
    şeklinde açılan kuyunun çapı şartlara göre değişir. Konak tipi bir
    evin bahçesine açılacaksa bir en fazla iki kuzuluk olmalıdır.Bu işi
    meslek edinen bir kebab lokantası için ise 8-10 belki daha fazla sayıda
    kuzunun içine rahat sallandırılabileceği genişlikte olmalıdır. Kısa
    bir ifade ile derinliği 2 metre, çapı ise 1,5 metreden aşağı olamaz.
    Kuyunun içi sarı çamur da denen kerpiç toprağı ile ve ateş tuğlası
    kallanarak veya kolay kızmasına ilaveten sıcaklığını koruyabilecek
    cinsten taşlarla örülür. Kuyunun çevresinde, tuğla ile toprak arasında,
    bazı hallerde iki, iki buçuk metreyi bulabilecek dolgu maddesinin
    doldurulduğu bir kısım bulunur. Bu dolgu maddeleri arasında kum, çakıl,
    saman, tuğla, cam ve şişe kırıkları bulunabilir ki, bu maddeler kuyunun
    tavını korurlar. Kuyu örülürken orta kısmına bombe verilir ve bakınca
    yukarı doğru daralıyor görüntüsü hakim olur. Bu bombe, yanma esnasında
    ateşin yukarı gitmeyip döne döne yanmasını sağlar. Ağız kısmında kuyu
    halkası denen bir demir vardır ve bu demire kuzuların çengelleri
    takılır. En üste konan kapak etrafı saçla çevrilmiş olup tahtadandır.


    KUYUNUN YAKILMASI VE HAZIRLANMASI: Yakılacağı
    zaman kuyuya 10-15 adet iri çam kökü çırasının yarması dikine dizilir.
    Çıra çok seri ve alevli yandığı için daima tercih sebebidir. Ayrıca
    çıranın reçinesinin kebaba ekleyeceği lezzetin de dikkate alınması
    lazımdır. Genelde öğlen yemeğinde yanilecek kuzular için bu yakma işlemi
    sabah saat 08,30-09,30 arası yapılır. Bir çengelle çıraların yananları
    alınır. Alınmadığı takdirde kebaba is kokusu siner ve tadını bozar.
    Kuyu içinde yanıcı madde kalmayıncaya kadar çengelle tek tek toplanır.
    Bundan sonra usta sıvadığı kolunu kuyunun içine sokarak tabını alır. Bu
    işlemle içeriye sarkıtılacak kuzuların kuyuda bir veya bir buçuk saat
    gibi ne kadar kalacaklarını ve ne sürede en iyi şekilde pişeceklerini
    tayin eder ki bu tamamen bir ustalık işidir. Kuyunun dibine süt tavası
    gibi özel bir kabı içinde su konulur. Bu su en fazla iki litre
    olmalıdır. Fazla olması halinde buharlaşma da fazla olur ve etler iyi
    pişmez. Kuzu pişmeye başlayınca kızarırken nebati yağlar bu kabın içine
    akar, ateşe dökülmez; böylece de kuzu yanmamış olur, ayrıca kebabın
    yumuşak olmasını sağlar. Bu biriken yağlı suya pirinç salınarak nefis
    bir pilav elde edilir ki, bölgede buna biran pilavı denir.

    KUZULARIN HAZIRLANMASI, ETLEME:
    Kebab için altı aylık, bazı hallerde daha küçük kuzular kullanılır.
    Bazı yerlerde tercihen yapılmakla birlikte Taşköprü’de oğlak ( keçi )
    kebabı yapılmaz, tamamı kuzudur. Oğlak kebabı daha çıtır olsa da
    yendikten sonra vereceği rahatsızlık bakımından burada tercih edilmez.
    Sabah 09,00 da mezbahadan etler gelir, kuzular yıkanmadan gögüsleri ve
    sırtları yarılır. Kargas olarak gelen etler, sadece hortumla su
    tutularak temizlendikten sonra, kuyruk sokumuna kadar omurilik düzgün
    bir şekilde aşağıya kadar yarılır ki bu illem kuzuların kuyudan
    çıkartıldıktan sonra rahat parçalanmasını sağlar. Gerdanın iki yanına
    bıçakla delik açılır, ağaç çubuk ile gerdanların parçaları bağlanarak
    tekrar birleştirilmiş olur. Arka çatıdan çengel takılarak kuyunun
    bileziğine takılır. Pişme olayının daha iyi olması için ön bacaklardan
    arkaya doğru takılacak ve kuyunun bileziğindeki çengele takılacaktır.
    İşte bu işleme ETLEME denir. Sarkıtılan kuzuların üzerine kuyunun kapağı kapatılır ve çamurla sıvanır.


    KAPAĞIN AÇILMASI: Tavına
    göre, kuzular içeride bir buçuk saat, bir saat kırbeş dakika veya iki
    saat gibi bir süre kaldıktan sonra, sıra kapağının açılmasına
    gelmiştir. Kurumuş çamurlar kaldırıldıktan sonra tahta kapak birkaç
    defa açılıp kapatılır. Kuyunun ağzı ile kapak arasına yumruk kadar bir
    taş konur. Böylece kuyunun havası alınmış olur ve eriyikler yavaş yavaş
    tavaya akar. On-Onbeş dakika sonra tekrar açılır ve kebap olmuş
    kuzular çıkartılarak servise sunulur.
























    _________________
    Bende 1 Para Vardı.
    Sendede 1 Para.
    Paraları Değiştirdik.
    Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
    Bende 1 Bilgi Vardı.
    Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
    Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
    Benimde 2 bilgim oldu...

    ---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

    (HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://gizlihazineler.turkforumpro.com
    Ümit_45




    Mesaj Sayısı: 2
    Deneyim seviyesi: 2
    Kayıt tarihi: 17/03/12

    MesajKonu: Geri: TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI    C.tesi Mart 17, 2012 1:41 pm

    Bu bilgileri bir araya getirip bizlere iletmeniz den dolayı teşekkürler.
    Ellerinize,Emeğinize Sağlık.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
     

    TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

     Similar topics

    -
    » Ritüel Yapımı*
    » Öfkeli Çılgınlık Karamsar Çile [ Türk Yapımı ]

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ ::  :: -