GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 6:08 pm tarafından kılıç3838

» sümbül...
Çarş. Eyl. 03, 2014 1:36 am tarafından Battal Ebrail

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
C.tesi Mart 01, 2014 8:48 pm tarafından aydin-28

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 pm tarafından 56476364528

» deneme
Paz Kas. 24, 2013 7:54 am tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 4:54 pm tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 4:46 pm tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 11:30 pm tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 1:38 pm tarafından yousef

» mağara için bilgi almak istiyorum
C.tesi Haz. 22, 2013 8:43 am tarafından kurt ini

En iyi yollayıcılar
CANTAR
 
magaracı
 
asel
 
SİMBAD
 
aydin-28
 
novanda
 
marduktr
 
styla
 
MAMİ
 
hattap
 
Kimler hatta?
Toplam 6 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 6 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Perş. Tem. 01, 2010 10:23 pm tarihinde online oldu.
Paylaş | 
 

 TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
CANTAR




Mesaj Sayısı: 2284
Deneyim seviyesi: 5604
Kayıt tarihi: 26/06/10
Yaş: 59
Nerden: İstanbul

MesajKonu: TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI    Perş. Mart 03, 2011 2:41 pm









Tandır: Tandır Tennur sözcüğünden türemektedir. Tennur sözlükte kapalı
bir ocak, bir fırın olarak kullanılır. Dilimizde Tennur, tandır olarak
kullanılır.



Tandır yapımı zor ve zahmetli, sanat gerektirmeyen fakat bilgi ve
beceri gerektiren bir iştir. Önce özel yerlerden tandır için killi
özel toprak getirilir, güzelce elenir, içerisine saman ve keçi kılı veya
pamuk katılarak çamur yapılır. Bir gün bekletilip sonraki gün tekrar
yoğrulur. Çamur 7-8 cm kalınlığında çapı dolanacak kalınlıkla silindir
şekline getirilip örülür. Fakat burada hassas olan nokta, tandırın
hepsi bir anda örülmez. Zaman zaman kurumaya bırakılır. Yamukluk ve
çökmeyi engellemek için Peyder pey ve kurutulmaya bırakılarak örülür.
Kışın tandırı yapmak veya örmek daha zordur. son olarak tandırın ağız
kısmı yapılır ve kurumaya bırakılır. Tandır çamurunun iyi yoğurulmuş
olması gerekmekir. Aksi taktirde çabuk bozulur ve istenilen randıman
alınmaz.


Taş fırınların döşeme altına da cam ve tuz konurmuş.
Bu çamur harcın içine Isıyı tutması için cam parçaları kırarlardı. .Bu Tandırın kullanım ömrü 5 ile 10 yıl arasında değişir. Bir
tandır yapımı ortalama bir hafta sürer.

Önce tandırın kuyusu en az 1 metre derinlikte kazılır. Etrafı çamurla
kaplanacağı için çamur çok temiz, hatta killi gibi birbirini iyi tutan
bir toprakla hazırlanır; hatta bir kaç gün de bekletilir. suyunu çeken
çamur, rulolar haline getirilip, aşağıdan yukarıya yapıştırarak kuyuya
kaplanır.


Bu arada mutlaka hava deliği bırakılır.

Tandırı kurarken önce gömülecek yer seçilir. Buraya toprak
seviyesinde gömülür. Yere kazılarak yapılan tandırların derinliği
130-150 cm olur. Çapları ise 50-65 cm civarındadır. Tandır ekmeği adını
yapıldığı yerden alır. Ekmeğin en büyük özelliği uzun süre bozulmadan
kalabilmesidir. Tandırın altında 20x20 ebadında küçük bir delik
bulunur. Bu yanan ateşin hava alıp iyi yanmasını sağlar.


tandır bacası kurulan tandırın en dip kısmına 90 derece açı yapmalıdır,

genel prensiplerin size faydalı olacağı inancındayım.

1.Eğer küp toprağa gömülecek ise topraktan gelecek sızıntı suya önlem
almanız gerekmektedir.Bu sızıntı su, hem insan sağlığına zararlı
olabilir hem de sizin tandır içerisinde oluşturacağınız ısınızın önemli
miktarını buharlaşmak için kullanarak tandırı soğutacaktır. Önlem olarak
başka bir yalıtım sağlayamazsanız küpün dışını bentonit veya şamot ile
sıvayabilirsiniz.(Bentonit ve şamot doğal kildir)



2.Küllük kısmının dökme demir olması uygundur.Barbekü veya şömine yapan
firmalardan temin edebilirsiniz.Pahalı değildir ancak boyutları
standarttır. Planlamanızı yapmadan önce malzeme keşfinizi yapmanızı
tavsiye ederim.



3.Havalandırma ve baca için piyasada ateş tuğlası v.b denilen refrakter
malzemeleri kullanmanızı tavsiye ederim.Ucuz,uzun ömürlü,doğal ve kolay
bulunur malzemelerdir. İMES vb. sanayi sitelerinde ateş tuğlası satan
yer diye aradığınızda rahatlıkla bulabilirsiniz.



4.Eğer ateş söndükten sonra tandırım çabuk soğumasın diyorsanız küpün
dışını ısı depolayabilen malzemeler ile izole etmeniz
gerekmektedir.(Ekmek fırınlarının tabanının cam ve tuz ile doldurulması
gibi.) Ucuz izolasyon için kum+perlit karışımı tavsiye ederim.





Tandır külle bağlantısı çizimde görüldüğü gibi olacak. Yüzyıllardır
kullanılan örnek budur. Bu örnekte, küllenin başlangıç ve bitişi
arasında kıvrım ya da dirsek yoktur.

Aslında, hava akımı açısından, dirsek veya kıvrım bir engel değildir.
Kıvrım veya dirsek yolun açık tutulması, içine kaçan nesnelerin
temizlenmesi açısından, sorun yaratabileceği için tercih edilmez.



Bir tandır evinde, bazan birden fazla (iki, üç) tandır bir arada
olabilir. Bunlar, ihtiyaca göre kullanılır. Günlük işler için, küçük
tandır yakılır. Daha az yakıtla, daha çabuk ısınır. Üzerine, yemek
tenceresi de konulabilecek şekilde düzenlenmiştir.



Yanan tandırın içindeki gazlar, ısı nedeni ile genleşir. Yoğunluğu
azaldığı için yükselir. Yükselen gazların yerine külleden soğuk hava ve
oksijen gelir. Gelen oksijen yanmanın devamını sağlar.



Külledeki hava akımını, yanan tandırın içindeki gazın yükselmesi
sağlamaktadır. Yanan tandırda bir çeşit emiş gücü oluştuğundan söz
etmek, yanlış olmaz sanırım. Tandır ısınıncaya kadar, bu akım olmadığı
için, yanma da verimli değildir. Oldukça dumanlı bir yanış sözkonusudur.
Tandır ısındıkça, yanma daha verimli ve parlak alevli hale gelir.



Tandırların küllesi, ayrı ayrı olabileceği gibi, örnekte görüldüğü
biçimde, birbirine de açılabilir. Tabii bu durumda tandırın ikisi birden
kullanılamaz. Birlikte kullanmak düşünülüyorsa, külleler dışarıya
açılmalıdır. Aksi halde, ısınan gazların yerine, soğuk havanın gelmesini
temin için, tandırın biri yanarken, diğeri soğuk olmalıdır.


Yöresel ekmeğimizdir. Tandır ekmeği hamuru genelde mayalı olarak
hazırlanır, ekşimiş olan hamuru tandıra uzun (halk dilinde sığır dili
diye adlandırılır) bir sekil verilerek yapıştırılır. Tandırın ilk
yanışında, ulavaç yapılır. Ulavaç (hamur pide için açılır, içine iç
hazırlanıp konur). Mayasız olarak da kete yapılır. Kete (hamurun içine
yumurta, soda, yoğurt , süt gibi malzemeler konularak yapılır


TANDIR EKMEĞİNİN YAPILIŞI


Tandır ekmeği yapmak için önce un elenir, tuz ve ekşi hamur veya maya
eklenip iyice yoğrulur. Burada ekşi hamur maya görevini yapar. İyice
yoğrulup kıvamını alan hamur üzeri kapatılarak ekşimeye yani mayalanmaya
bırakılır.

Tandır, topraktan 100cm. derinliğinde 120cm. çarpımında yapılır. Tandır
çoraktan ve kadın ustalar tarafından yapılır. Çorak samana
karıştırılarak ıslatılır karıştırılır, temizlenir. Tandır plakalar
yapılarak alttan yukarı doğru çember sekline getirilerek yapılması
sağlanır. Tandır ağız kısmi daraltılarak bir simit seklini andıracak
şekilde yapılır. Daha sonra tandır duvarını sertleştirmek amacıyla iki
gün tezek talaş ile normal isi verecek şekilde yakılır. Böylece tandır
çamuru hem kurumuş hem de sertleşmiş olur.

Hamur mayalanınca tandır odun tezek ve çalılarla yakılır. İçi
ısınmaya başlayan tandırın duvarları önce siyah sonra kor rengini
alır. Bu renk tandırın iyice ısındığını ve ekmek pişirmeye hazır
olduğunu gösterir. Ekmeği tandıra vurmak için mutlaka bu işten anlayan
birine ihtiyaç duyulur. Çünkü tandıra ekmek vurmak, o ateşe
dayanabilmek, ekmeği tandıra tutturabilmek tamamen beceri gerektirir. Bu
görevi genelikle evin büyüğü olan anneler üstlenirler. Hamurların
tandıra iyi yapışmaması ve mayasını tam olarak almamış olması ekmeğin
tandırın iç duvarına yapışmadan ateşin içine düşmesine neden olur.
Böyle bir durumda ekmek istenilen şekilde olmaz, biçimsiz ve kavruk
olmasıyla sonuçlanır. Tandır başına sofra bezi, hamur tahtası,
zeytinyağı, bir tabakta su ve kera (Refık) dediğimiz ekmeğin tandıra
vurulmasını sağlayan malzemeler getirilir.


Tandırda pişen ekmeğin mis gibi kokusu uzaklardan insanımızın burnuna
gelir. Köylümüzün gönlü geniştir, yüreği geniştir, misafirperverdir,
ikram sever.Tandırda ekmek yaparken tandırın yanından geçen biri
gönderilmez, mis gibi sıcacık tandır ekmeği ikram edilir. Tanıdık olsa
da olmasa da… Hele birde tandırda katıklı dediğimiz, çökelekli ve ekmek
varsa, veya tandırda çıkan ekmeğin kıtır tarafını tereyağıyla bir
hevrişk yaptınmı değmeyin yiyenin keyfine. Gelen geçen konu komşu
mutlaka pişirilen ekmeğin tadına bakar. Bu köylümüzün cömertliğininde
bir sonucudur. Bütün her tarafı mis gibi katıklı ekmek kokusu alır.
Konu komşunun, gelip geçenin göz hakkı olduğu düşünülerek ikramda
bulunulur.




Kadınlarımız tandıra gündüz erken saatlerde çalı, odun, tezeğini
bırakıp, sıraya girmiş olur. Kim erken çalısını bırakmışsa O ekmeğini
önce yapar.Tandırlarda bazen komşular kendi aralarında sıralar
yaparlar. Tandırlarımız sokaklarda bir yerde üstü kapalı herkesin
faydalanacağı şekilde olduğu gibi, evlerin avlularında kişilere mahsus
da olabilir, fakat herkese açıktır, herkes faydalanır.




Tandırda ekmeğini yapıp eve varan kişi, sıcacık ekmeğini bir sofra
üzerine serer, bir iki saat bekletip iyice soğuduktan sonra toplayıp
anbarına, dolabına koyar. Kuruyan tandır ekmekleri değerlendirilir, boşa
gitmez. O çörek aşı dediğimiz, bol tereyağlı ve ekmek Hevrişki yapılır.
Tabi ki bize de yiyenlere afiyet olsun demek düşer…




Tandırın kültürümüzde önemli bir yeri de, ramazan bayramlarında
yapılan, kete (gılor) dediğimiz ramazana has çörektir. Şekerli ve
şekersiz içli veya içsiz olarak yapılır. Kete denince daldığınızı
eskilere doğru yol aldığınızı görür gibiyim. Nasıl gidilmez eskiler. O
iplere saplanıp, tavana asılan kete veya kade veya (gılor). Seyretmesi
bir güzel, yemesi bir başka güzel... Doğrusu o güzelim ketelerin
özlediğimi itiraf etmek zorundayım. Çünkü bu güzel adet ve örfümüzde
etkisini kaybetmekte, birçok evlerimizde o güzelim ramazan vaya diğer
gönlerde Keteleri yapılmamaktadır artık…



Tandırda ekmeklerimiz piştikten sonra, tandırın altına bir çömlek içine
birde keşke deninen yiyeceği koydunmu keşkenin ortasına bide bol
tereyağı koydunmu hııım değmeyin yiyenin keyfine, taze tandır ekmeği ile
bir güzel afiyetle yenir…




Tandır Köyümüzde bir gelenektir, bir adettir, bir örfümüzdür. Günümüzde
birçok adet ve örfümüzde meydana gelen dejenere ve yozlaşmaya elimizden
geldiğince imkan tanımayalım.Örf ve adetlerimizi yaşamaya ve yaşatmaya
azami özen gösterelim. Çünkü eskisi güzel olmayanın, yenisi hiç güzel
olmaz.







Kuyu dernliği 2 metreye yakın boy ve 1 metreye yakın genişlik. Koyun
veya keçi bütün olarak daha evvel kuyu içerisinde yakılmış odunların
(Tamamen kor olunca) üzerine asılıyor.
Saç bir kapakla kapatılıp
toprakla sıvanıyor. Yaklaşık 2- 2,5 saat kalıyordu. Ve çıkarılınca
kemiği silkeledinizmi etler dökülürdü.










GÖÇMEN FIRINI








KUYUNUN ÖZELLİĞİ
Lezzetli bir Kuyu Kebabı için
ise sadece etin kalitesinin değil, kuyunun özelliğinin de çok önemli
olduğunu vurgulayan Osman Usta, “Kuyu Kebabı'nın hazırlanacağı kuyu 2,5
metre çapında 4 metre derinliğinde, ortası geniş, dibi ve üst kısmı
dar olacak şekilde ateş tuğlası ile örülerek hazırlanır. Kuyunun,
çömlek şeklinde örülmesinin sebebi ise ateşin dönerek yukarıya çıkıp
bütün tuğlaları ısıtması içindir” diyor.



NASIL YAPILIR?
Kebap kuyusu yakılırken genellikle çam
çırasının tercih edildiğini, çıranın yüksek ısı sağlamanın yanı sıra
güzel kokusuyla da kuyu kebabına lezzet kattığını belirten Taşköprü’nün
meşhur kebapçılarından Osman Usta, kuyuda oluşan közlerin bir müddet
sonra kürekle dışarıya alınarak kuyunun dip kısmına geniş bir tepsi
içinde 2 litre kadar su konduğunu, daha sonra kuzuların demir
çengellerle kuyuya sarkıtılıp, üzerinin sıkıca kapatıldığını ardından
da tepsiye konan suyun kuyuya saldığı buharla kebabın yumuşak olmasının
sağlandığını ve lezzetli bir kuyu kebabının kuyuda en az 1.5-2 saat
beklemesi gerektiğini ifade ediyor.






KUYU KEBABI MI, BİRAN MI ? :
Taşköprü ilçemizde bu yemeğin adı Kuyu Kebabı, Kastamonu’ da ise
Birandır. Aslında her iki kelime de aynı yemeği ifade ediyorsa de
doğrusunun biran olduğunu, Taşköprü’lülerin kuyuda pişirilmesinden
dolayı bir yakıştırma ile kuyu kebabı dediklerini düşünüyoruz. Şimdi
konuyu açalım. Yemeğin iki adı vardır. Biri ilmi izaha uygun olarak,
diğeri ise efsane ile süslenenidir.

İLİMİ İZAHA UYGUN ADLANDIRMA:
Biran veya Kuyu Kebabı ile sırık kebabı, tandır kebabı ve diğer bu
kabil kebapların bazıları karıştırılmaktadır. Püryan veya Büryan ve
bunlardan galat olarak Biran adlandırmasının en doğrusu BİRYAN olup
anlamı; kızartılmış et, ateşte kızartılmış kebap veya tava, tepsi gibi
şeylerde susuz olarak pişirilen yahut biraz suda pişirildikten sonra
kızartılan et kebabıdır. İşte bu açıklama kuyu kebabına Biran demenin
yanlış olduğunu göstermektedir. Biryan, Farsça bir isimdir. Arap
Türkçesinde büryan olarak söylenir. Mastarı Biryan kerden’ dir. ( Şu
lügata bkz. Ziya Sükün, Gencine-i Güftar; Steingass, Persian-English
Dictionary; H.K.Kadri Türk Lügatı ) Buna göre sırık çevirme, tava veya
tepside parçalanmış veya bütün konulmuş etleri kendi yağında kaynatarak
kebap yapma ( Konya tandır kebabı gibi ) çeşitlerine uygun
isimlendirme bu kelime ile olabilir. Kuyu Kebabında ise temizlenmiş
kuzuların hiçbir kap ile temas ettirilmeksizin aşağıda açıklanacağı
üzere doğrudan kızgın kuyuya sarkıtılması söz konusudur ve
Taşköprü’lüler günlük hayatlarında düşünmeseler de en doğru karşılığı
olan kelimeleri söylemektedirler.

EFSANELEŞMİŞ İZAH ŞEKLİ: Taşköprü’
lü üç kafadar aralarında eğlenmek üzere İlçenin doğusunda bulunan
Elekdağı’ na Yaylaya çıkmışlar. Karınları açıkınca ne yiyeceğiz telaşı
içlerine düşer. Bulundukları bölgede koyunlar kuzular otluyormuş. Karar
verirler ve bir kuzu alarak keserler, yanlarında tencere tava gibi
pişirebilecekleri bir kapları olmadığı için kuzuyu kızartmayı
düşünürler ve çam pürlerini ve kozalakları toplar biri. Pür, bir yansın
püryan olur der. Neticede bu şekliyle kuzuyu kızartarak afiyetle yerler
ve yemeğin adı püryan olarak kalır.

kuyu kebabı | izlesene.com



KEBABIN PİŞİRİLDİĞİ KUYU: Küp
şeklinde açılan kuyunun çapı şartlara göre değişir. Konak tipi bir
evin bahçesine açılacaksa bir en fazla iki kuzuluk olmalıdır.Bu işi
meslek edinen bir kebab lokantası için ise 8-10 belki daha fazla sayıda
kuzunun içine rahat sallandırılabileceği genişlikte olmalıdır. Kısa
bir ifade ile derinliği 2 metre, çapı ise 1,5 metreden aşağı olamaz.
Kuyunun içi sarı çamur da denen kerpiç toprağı ile ve ateş tuğlası
kallanarak veya kolay kızmasına ilaveten sıcaklığını koruyabilecek
cinsten taşlarla örülür. Kuyunun çevresinde, tuğla ile toprak arasında,
bazı hallerde iki, iki buçuk metreyi bulabilecek dolgu maddesinin
doldurulduğu bir kısım bulunur. Bu dolgu maddeleri arasında kum, çakıl,
saman, tuğla, cam ve şişe kırıkları bulunabilir ki, bu maddeler kuyunun
tavını korurlar. Kuyu örülürken orta kısmına bombe verilir ve bakınca
yukarı doğru daralıyor görüntüsü hakim olur. Bu bombe, yanma esnasında
ateşin yukarı gitmeyip döne döne yanmasını sağlar. Ağız kısmında kuyu
halkası denen bir demir vardır ve bu demire kuzuların çengelleri
takılır. En üste konan kapak etrafı saçla çevrilmiş olup tahtadandır.


KUYUNUN YAKILMASI VE HAZIRLANMASI: Yakılacağı
zaman kuyuya 10-15 adet iri çam kökü çırasının yarması dikine dizilir.
Çıra çok seri ve alevli yandığı için daima tercih sebebidir. Ayrıca
çıranın reçinesinin kebaba ekleyeceği lezzetin de dikkate alınması
lazımdır. Genelde öğlen yemeğinde yanilecek kuzular için bu yakma işlemi
sabah saat 08,30-09,30 arası yapılır. Bir çengelle çıraların yananları
alınır. Alınmadığı takdirde kebaba is kokusu siner ve tadını bozar.
Kuyu içinde yanıcı madde kalmayıncaya kadar çengelle tek tek toplanır.
Bundan sonra usta sıvadığı kolunu kuyunun içine sokarak tabını alır. Bu
işlemle içeriye sarkıtılacak kuzuların kuyuda bir veya bir buçuk saat
gibi ne kadar kalacaklarını ve ne sürede en iyi şekilde pişeceklerini
tayin eder ki bu tamamen bir ustalık işidir. Kuyunun dibine süt tavası
gibi özel bir kabı içinde su konulur. Bu su en fazla iki litre
olmalıdır. Fazla olması halinde buharlaşma da fazla olur ve etler iyi
pişmez. Kuzu pişmeye başlayınca kızarırken nebati yağlar bu kabın içine
akar, ateşe dökülmez; böylece de kuzu yanmamış olur, ayrıca kebabın
yumuşak olmasını sağlar. Bu biriken yağlı suya pirinç salınarak nefis
bir pilav elde edilir ki, bölgede buna biran pilavı denir.

KUZULARIN HAZIRLANMASI, ETLEME:
Kebab için altı aylık, bazı hallerde daha küçük kuzular kullanılır.
Bazı yerlerde tercihen yapılmakla birlikte Taşköprü’de oğlak ( keçi )
kebabı yapılmaz, tamamı kuzudur. Oğlak kebabı daha çıtır olsa da
yendikten sonra vereceği rahatsızlık bakımından burada tercih edilmez.
Sabah 09,00 da mezbahadan etler gelir, kuzular yıkanmadan gögüsleri ve
sırtları yarılır. Kargas olarak gelen etler, sadece hortumla su
tutularak temizlendikten sonra, kuyruk sokumuna kadar omurilik düzgün
bir şekilde aşağıya kadar yarılır ki bu illem kuzuların kuyudan
çıkartıldıktan sonra rahat parçalanmasını sağlar. Gerdanın iki yanına
bıçakla delik açılır, ağaç çubuk ile gerdanların parçaları bağlanarak
tekrar birleştirilmiş olur. Arka çatıdan çengel takılarak kuyunun
bileziğine takılır. Pişme olayının daha iyi olması için ön bacaklardan
arkaya doğru takılacak ve kuyunun bileziğindeki çengele takılacaktır.
İşte bu işleme ETLEME denir. Sarkıtılan kuzuların üzerine kuyunun kapağı kapatılır ve çamurla sıvanır.


KAPAĞIN AÇILMASI: Tavına
göre, kuzular içeride bir buçuk saat, bir saat kırbeş dakika veya iki
saat gibi bir süre kaldıktan sonra, sıra kapağının açılmasına
gelmiştir. Kurumuş çamurlar kaldırıldıktan sonra tahta kapak birkaç
defa açılıp kapatılır. Kuyunun ağzı ile kapak arasına yumruk kadar bir
taş konur. Böylece kuyunun havası alınmış olur ve eriyikler yavaş yavaş
tavaya akar. On-Onbeş dakika sonra tekrar açılır ve kebap olmuş
kuzular çıkartılarak servise sunulur.
























_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://gizlihazineler.turkforumpro.com
Ümit_45




Mesaj Sayısı: 2
Deneyim seviyesi: 2
Kayıt tarihi: 17/03/12

MesajKonu: Geri: TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI    C.tesi Mart 17, 2012 1:41 pm

Bu bilgileri bir araya getirip bizlere iletmeniz den dolayı teşekkürler.
Ellerinize,Emeğinize Sağlık.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

TANDIR TANDIR KUYUSU YAPIMI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ ::  :: -