GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

CİNLER ALEMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 CİNLER ALEMİ Bir Perş. Ocak 27, 2011 2:27 pm

MAMİ




CİNLERİN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
[b]Cinler aleminin diğer gerçeklerine geçmeden önce cinler soyundan geldikleri için toptan cinlere atfedilen iblis ve şeytanların insana yaptıkları bazı zararların akım kalması imkanını bilmekte faydalı olacaktır. İnsanoğlu nun bazı zararlara uğratan şeytan (cinler alemi ) bilhassa aşağıda belirtilen 3 amel de insanı maddeten ve ruhen perişan etmeye çalışılar.


1- NAZAR (göz değmesi)
2- SİHİR ve BÜYÜ
3- RUHA SALDIRMAK

Bunları sırasıyla inceleyip kurtuluş silahını tanımak her insan için büyük faydadır. [/size]

1-Nazar (göz değmesi) ; Nazar vardır …
Asağıdaki şekillerde tezahür eder ;
a) İnsanın insana gözü değer,
b) İnsanın eşya ya gözü değer,
c) İnsanın hayvana gözü değer.

Nitekim NAZAR hususunda peygamber efendimiz (S.A.V) tarafindan rivayet olunmuş birçok hadis i serif vardır.
İşte birkaçı ;

a) Göz değmesi haktır, insani mezara deveyi kazana götürür.
b) Göz değmesinden korunmanız için Allah'a sığınınız. Zira göz değmesi vardır.
c) Ve gözden, nefs den Allaha sığınınız.
d) Göz değmesi hakdır . Dağı yerinden oynatır.

Nazar (göz değmesi) herkesin kudretinde değildir. Yani her dileyenin gözü değmez ve her gözü değen çarpılmaz, zarar görmez . Sebep neden diye araştırılsın, ancak Hz. Allah (C.C.) ın bilgisindedir.

DİNSİZLER NAZARDA BİR TAKIM ELEKTRİK AKIMLARI GİBİ VASITALAR DÜŞÜNÜRLER…

Sanırlar ki! İnsan bedeni de devamlı olarak birtakım elektrik neşriyatı yapar. Bu dalgalar bazı bedenlerde kuvvetli olur. Elektrik akımları birleşerek karşı akımı bakılan beden yahut hayvanda, eşyada bulup birleştiği zaman nazar olayı gerçekleşir. BU MADDİ BİR İZAHTIR. ASLA DOĞRU OLAMAZ ...

Öyle hallerde her beden dikkatine topladigi bir cisimden behemahal nazar degmislilik alametleri görmesi gerekir ki, olmuyor. Lakin sık sık babaların bile evlatlarına nazarı değdiği gerçeğini biliyoruz.[/size]
Nazar için Allaha inanmayanlar, maddi sebep arayadursunlar, insanlar bu hususta iki fikirdedirler ;

1- Bazıları nazarı değenin (şeytanın halk tabiri ile cinni nin ) o insana telkini nin sonucudur derler.

2- Bazılari ise ruhi oldugu kanaatindedirler. Hangisi olursa olsun elbette nazar haktır.

Nazara karşı zaferi kazanmak için en tesirli silah şüphesiz Hz. Allah a sığınmaktır. Her derde şifa olan Kur-an ı kucaklamaktır. Göz değmesi ile hastalanan bir kimse ilaçtan ziyade okumakla iyileşir. Şimdi küfür ehli bati doktorları da bu cihete yönelmişlerdir.

BU OKUMAYI ALLAH TAN İZİNLİ OLDUĞU TECRÜBELERLE SABİT BİR İLİM EHLİNİN YAPMASI GEREKİR.

Önce niyet ve niyaz olunur, sonra Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ravzai mutahharalarına ve üveys el- karani Efendimizin ruhaniyetlerine bir fatiha ve üç ihlas -ı şerif, üç salavat-ı şerife gönderilir.
Nihayet hasta için 21 besmele-i şerife ile 1 Ayetel kürsi okunur yahut 7 Fatiha suresi okunur.
Nitekim şu hadis-i serif bu tedavi usulünü müminlere tavsiye etmektedir.

ALLAH' IN KİTABIN DA SEKİZ AYET VARDIR Kİ, GÖZ (nazar) İSABETİ iÇİNDİR. O SEKİZ AYET'İN YEDİSİ FATİHA SURESİ BİRİDE AYETEL KÜRSİ DİR.

Nazar değmemesi ve değdirmemek içinde kulun daima her işe ALLAH in ismi ile başlaması, ona kitabına sığınması ihlas sahibi olması gereklidir.


2-Sihir ve Büyü ;
Sihir ve Büyü yapmak veya yaptırmak bir memlekette artarsa, o memleket için afet olur. Çünkü büyü en tesirli silahlardan daha korkunçtur. Bunu yapan veya yaptıranlar CİN soylu şeytanlara uyanlardır, onlara sığınarak masum insanlara suikast hazırlamışlar demektir. Büyü yapan ve yaptıranlar işlenen cinayete ortak olduklarında er yada geç iflah olmazlar, yaptıklarının cezasını mutlak çekerler. Allah (C.C) emri ile zelil, sefil ve hakir düşerek, sürünürler ve ölürler…
Büyü yapan ve yaptıranların çoğu kendierini şöyle savunurlar; “ biz şer e değil hayr a hizmet ediyoruz” derler. Oysa ki
Hayr a değil şer e hizmet ederler, esasen insanı suursuz, ne yaptığını bilmez çılgın bir hale getirmekte hayr bulunur mu?...
Büyüden kurtulmak, şeytana karşı zafer kazanmak için nazar gibi onun da tedavisi vardir ve yine ruhi dir. YANİ MADDİ DEGİL MANEVİDİR, KAYNAĞI ŞİFA VE RAHMET MEMBAĞI OLAN KUR-AN DIR.


3-Ruha Tasallut ;
İnsan iki türlü hastalık karşısındadır.

• Bedeni sebepledir,
• Manevi sebepledir,

Yakın zamanlara kadar ilim manevi olan ikinci grup hastalıkları (asabi) adı altında (asabiyeci) lere tedavi ettiriyordu.
Ruhun varlığına inanılıp Kur-an ı Kerim bu cihetten de tasdik edilince ikinci bir ihtisas peydahlandı (sinir ve ruh mütehassısı)
Dediler ona.
Lakin bu mütehassızlar hastalığın kaynağında değişik fikirlerdedirler… Bu sebep- lerden verdikleri ilaçlarla ve tavsiye ettikeri Usullerle telkinlerle yaptıkları tedavi devamlı şifa getirmiyor. Ancak şimdi hemen hemen bütün ilim erbabı bu ikinci tip hastalıkların tedavisin de islam inanışına yönelişler yani Hz. Allah a (C.C.) ve şifa kaynağı olan Kur-an a eğilmişlerdir. Manevi hastalıklara uğramış hastalara halk dilinde (UĞRAMA, KARIŞMA, CİN ÇARPMASI) isimleri veriliyor. Gerçekte cin değil cin soyundan olan şeyta nın işidir bu…


HASTALANAN İÇİN HASTALIK SEBEPLERİ ŞUNLARDIR (benzerleri de olabilir)

•) Göz değmesi,
•) Büyüye uğrama,
•) Cinlerin mahiyetini bilmeyip telkinle onların zararlı olduğunu sanması,
•) Yine cinlerin mahiyetini bilmediğinden telkinlerle hayal görmesi, erkek bir cinni yahut periyi hayal halinde görerek sevmesi Yahut onlar tarafından sevildiğini sanması, Ruhu tasalluta bu sebeplerden hangisiyle olursa olsun bedence hiçbir noksanı derdi olmadığı halde şu hallerden bazılarına uğrar.
•) Hiç sebep yokken içi sıkılır bir türlü gideremez,
•) Nefesi daralır… boğulacagını sanır,
•) Kalbi normal dışı çarpar… vehme düşer,
•) Daima kötümserlik, hüzün, tasa içindedir
•) Hiçbir işte karar veremez, muhakeme zaafı başlar,
•) Bir kemik görse yoluna devam edemez, eve girip çıkarken adımlarını şaşırır,
•) Sabit fikirlere tutulur,
•) Normal dışı yaşayışa geçer (temizlik merakı) gibi. Bazıları da bunun tersini yaparlar yani (sudan korkarlar ve kirli yaşarlar).
•) Yaşayısında intizam olmaz, perişandır, süflidir,
•) Dalgındır ve unutkandır,
•) Tenhada yaşar, kalabalıktan hoşlanmaz, eve odaya yatağa kapanır
•) Herkesin hoşlandığından sıkılır
•) Çabuk kızar, alıngan olur
•) Gevşeme, halsizlik, iradesizlik, takaatsizlik, azimsizlik,neşesizlik gelir
•) Uyku uyuyamamaya başlar
•) İstahsızlığa müptela olur
•) Başta ve bedende sebepsiz ağrılar başlar ve devam eder
•) Ürkeklik ve korkaklık sarar, itimatsızlık bas gösterir
•) Sar-a, uyurgezerlik,havaleler, asabi buhran, çılgınlığa kadar uzanan derece derece cinnetlere uğrar.

BUNLARDAN HERHANGİ BİRİSİNE UĞRAYAN BEHEMAHAL RUHUNA TASALLUT EDİLMİŞ BİR HASTADIR. TEDAVİSİ İLAÇLA OLMAZ, ÇÜNKÜ RUHA MADDE TESİR ETMEZ! ÖNCE HEPSİNİN ORTAK ZAFERE ULAŞTIRAN SİLAHLARI ŞUNLARDIR;

•) Allah a niyaz
•) Sadaka dağıtmak
•) Kurban kesmek
•) Allah dostları nın ruhlarına ve ruhaniyetlerine hatim indirmek.

Kısacası şifa ve rahmet kaynağı olan Kur-an a sığınmaktır. Hastalık belirtilerine göre şifa hassaları bildirilmiş sureler ve ayet-i kerimeler okunur. Burada Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V.) Efendimizin buyurmuş oldukları birkaç hadis i şerifi ile noktalamak istiyoruz.HİDDETLENMEK ŞEYTANDANDIR ÇÜNKÜ VESVESE VERMEK VE KIZGINI ALDATMAK ŞEYTAN İŞİDİR ŞEYTAN CİN SOYUNDAN OLDUĞUNDAN ATEŞTEN YARATILMIŞTIR….SU ATEŞİ SÖNDÜRÜR.O HALDE İÇİNİZDEN KİM HİDDETLENİRSE YIKANSIN.
Ayrıca Allah'ın Resul'ü şeytana sövülmemesini Şerrinden Allah'a sığınmayı hatırlatıyor.


CİNLERİN VARLIĞININ KANITLANMASI

Ehli sünnet ve cemaat akaidine göre cinlerin varlığına inanmak, imanın esaslarından-
Dır. Her şeyden önce, Yüce Allah cinler hakkinda müstakil bir sure indirmiştir. Cin ve türev- leri Kur-an ı Kerim de yaklaşık elli yerde geçmiştir.
Peygamber Efendimizden de (S.A.V) cinler ve onların Müslüman oluşları hakkında
Birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bütün bunlar cinlerin kesin olarak bilinen varliklar olduğunu ve onları inkar etmenin de mümkün olmadığını gösterir.
Buna göre cinlerin varlığını inkar eden biri Kur-an ın açık nasları ve sahih sünnet ile bilinen Bir esasi inkar ettiği için islam dairesinden de çıkmıs olur. Bu duruma düşmekten Cenab-i Allah a sığınırız.


CİNLERİN YARATILIŞI VE CEVHERLERİ

Cinlerin ateşten yaratıldıkları şu Kur-an Ayet ile bildirilmektedir.”Ve cinni de daha önce alazlı bir ateşten yarattık.Hicr suresi:27. inci ayet. “ Cinleri de dumansız bir ateşten yarattı” rahman suresi : 15.inci ayet.

Yüce Allah Kur-an ı kerim de iblisin şöyle dediğini nakletmistir: “ Beni ateşten yarattın onu İse balçıktan yarattın” A-raf suresi 12.inci ayet. Bazıları bu konuda kuşkuya kapılarak şöyle derler : Eğer cin ateşten ise cehennem ateşi onu
Nasıl yakacaktır, eğer cin ateşten ise insan vücuduna girdiğini nasil söyleyebiliriz?
Bilin ki! Yüce Allah (C.C.) insanı toprak, çamur ve pişmiş balçığa izafe ettiği gibi şeytan ve Cinleri de ateşe izafe etmiştir. Bununla kastedilen insanın aslının balçık olduğudur… Ama bugün hiçbir Ademoğlu gerçek anlamda toprak veya balçık halinde değildir. Ama ilk Yaratıldığında öyle olmuştur. Cinler de aynı şekilde başlangıçta ateş idiler. Nitekim Allah Resulu nün (S.A.V.) su buyruğu da bunu kanıtlamaktadır.” Namazda önüme bir şeytan çıktı! Onu öyle bir boğdum ki salyasının soğukluğunu elimde hissettim…!” kaynak Ahmed B.Hambel, Ebu Said El-hudri den Müsned, 3- 83 ve Abdullah Mesuddan “ R.A” nakledilmiştir. [/size]
insanlar gibi cinlerin de yaratıldıkları cevher olan ateş üzere kalmadıklarının bir diğer delili Yine Allah Resulu nün (S.A.V) şu hadisidir ; “ Allah düşmani iblis elinde bir ateşle gelip Onu yüzüme atmak istedi” Kaynak = Sahih-i Müslin-542, Nesai 3-3
Hadis i şerif den anlaşıldığı üzere eğer cinler ateş cevheri üzere kalmış olsalar ve yakıcı bir Ateş olmaya devam etselerdi, şeytan veya ifritlerden birinin elin de ateş taşımasına gerek Olmazdı. Bilakis şeytan, cin veya ifritlerden birinin eli Ademoğlu na dokunduğu anda onun Yanmasına yeterdi.

CİNLERİN TÜRLERİ

Allah Resulu (S.A.V) nün şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir;

CİNLER 3 GRUPTUR

1. GRUPTAKİLER-KANITLARI VARDIR ; HAVADA O KANATLARLA UÇARLAR.
2. GRUPTAKİLER-YILANLAR VE KÖPEKLERDİR.
3. GRUPTAKİLER-GELİRLER VE GİDERLER.


CİNLERİN MESKENLERİ

Zeyd B.Erkam dan (R.A) rivayet eden bir hadisde Allah Resulu (S.A.V) şöyle buyurmuştur ;
“ şu hurma öbekleri şeytanların meskenleridir. Sizden biri ıssız bir yere girdiğin de şöyle desin… Allahım Hubs ve Habaisten sana sığınırım.”
“ Hubs (cinlerin erkekleridir), Habais ise (dişileridir).
İbn-i Teymiye şöyle demiştir; Cinler genellikle harabe ve çöllerde, hamamlarda, hurma öbeklerinde, çöplüklerde, türbe ve mezarlıklarda bulunurlar.Genellikle şeytani işlere bulaşmış kimselerin mezarları civarında da cinlerin sık bulunduğu görülmüştür. Cinlerde Şeytanlar gibi bu tür mekanları sığınak olarak kullanırlar.

Müslüman hanelerin den hiçbir hane yoktur ki çatısının altında Müslüman cinlerden bir cin Bulunmasın. Onlar öğle yemeklerini yerken cinlerde inip onlarla beraber yerler.akşam yemeklerini yerken de yine onlarla birlikte sofrada olurlar. Allah o hane halkına gelecek tehsitleri onlarla savar.


CİNLERİN YİYECEKLERİ

Allah Resulü (S.A.V) sahabeye de şöyle buyurmuştur : Tezeklerle taharetlenmeyin çünkü onlar kardeşlerinizin yiyeceğidir.(Sahih-i Müslim 450 Ebu Davut 84-Tirmizi3258 Ahmet B.Hambel)

Tabiî ki yiyecekler mü-min cinler için geçerlidir. Kafir cinlere gelince onlar Allah(c.c)'in adının anılmadığı her şeyi yerler. Allah(c.c) Resulünun (S.A.V) şu buyruğunda bunu teyit etmektedir “Şeytan üzerine Allah(C.C)'in adının anılmamış her yiyeceği helal görür (Sahih-i Müslim) Cinler bunlar dışındaki yiyecek ve içeceklerden Allah'ın adi anılmamış olanları yiyip içebilirler.


CİNLERİN ŞEKİL VE SURETLERİ

Cinler insan ve hayvan suretlerinde yaratılmışlardır. Yılan akrep ve benzeri hayvanlar suretinde bulundukları gibi deve, inek, koyun, merkep ve insan suretinde de bulunurlar Cin ve şeytanların görüldüğü birçok farklı suretler daha bulunmaktadır. Ayrıca aşagıda sıralamış olduğumuz şekillere de girebilirler.

•) Adam suretinde
•) Kadın suretinde
•) Delikanlı suretinde
•) Zenci köle suretinde
•) Kedi suretinde
•) Köpek, yılan, çiyan suretinde
•) Fil suretinde
•) Renkten renge giren surette
Cinler yukarıda belirtilen bu şekil ve suretlere rahatlıkla girebilirler.


CİN VE CİN YOLDAŞLARI

Bazı medyumlar (mürşidi olmayanlar)'la mahalle hocaları falcılar kahinciler ile cin yoldaşlar arasında çok sıkı, ilişkiler bulunmaktadır. Kimi kadın veya erkek bu tür kimselere gittiklerinde hiçbir şey söylemeden bu kimselere giden şahısların hemen hane adlarını baba adlarını anında söylemekteler. Daha önce hiç tanımadıkları halde sanki onları çok yakinen tanıyorlarmış gibi konuşmaları bu tür “sapık” kimselere duyulan güveni daha da arttırmaktadır. Bu kimseler el veya kahve falına bakma talih okuma gelecekten haber verme yada ruh çağırma seanslarında da olabilmektedir. Şunu hemen belirtmemiz gerekir ki ruh çağırma diye bir şey yoktur. Gelen veya geldiği iddia edilen şey o kişinin göz boyaması veya cin gelmesinden başka bir şey değildir. Mürşidi olmayan medyum şu falina el falına veya kahve falına bakan ya da sıfatı ne olursa olsun bu tür “sapık” işlerle uğraşan kimselerin hizmetlerinde çalışan bir cinleri vardır. Bu hizmetçi cinin görevi gelen kimsenin yoldaşi olan cin veya şeytanla temas kurmak ve müşteri ile olan bütün sırları ondan öğrendikten sonra efendisine aktarmaktadır. Böylelikle “falcı ve kahinci” gelen kimsenin hayatı ile ilgili birçok sırrı bir çırpıda öğrenmekte ve ona söyleyerek güvenilirliğini arttırmaktadır. Onun için bu tür kimselere gitmeden evvel de iyi düşünülmelidir deriz.


Cinlerin Kendini Tanıtarak İletişim Kurmaları

Bu çesit CİN -insan ilişkisi, genellikle CİNlerin insanları zorla kendi kaydı altına alması şeklinde meydana gelmektedir... Daha çok kadınlarda görülen bir yoldur... Özellikle, asabî huylu kadınlar ile, doğum ertesinde ve ateşli hastalıklar veya kazalar sırasında bu bağ kurulmaktadır... Bu durumun sebebi beynin o andaki bedenin çeşitli yerlerindeki aşırı faaliyetlerle meşgul olması ve bu sebeple, "insan"in istediği şekilde beyinde hâkimiyet kuramamasıdır... Nitekim bu zayıf anda CİN o kişinin beynindeki ilgili merkezinde hâkimiyetini kurarak, ona istediği gibi görünmekte ve artık zorla istediğini yaptırmaktadır...

Bu zorla istediğini yaptırma işini, bazen kişinin beynindeki acı duyma merkezine verdiği impulsla onun acı duymasını sağlayarak gerçekleştirmekte; bazen de korku merkezini uyararak, onun ufak bir şeyden büyük korku duyarak o şeyi yapmasını sağlama şeklinde ortaya çıkmaktadır. Her halde yapılan iş, kişinin beynindeki belirli bir merkeze belirli oranda dalga sinyaller verilerek uyarılması ve böylelikle o kişide istenilen tesirin meydana getirilmesi şeklinde olmaktadır...

Nitekim ileride de açıklayacağımız gibi, gene medyumların transa geçirilmesi halinde bu hal aynen ortaya çıkmakta, önce kişinin kendini serbest bırakması istenmektedir ki bundan da amaç, "insan"ın beyin üstündeki kontrolünün azalması ve böylellikle iletişim kurulmak istenen CİN nin hâkimiyetinin kolaylıkla sağlanmasıdır... Bu tip bağlantılarda kadınlar kendileriyle iletişim kuran CİNnin son derece yakışıklı bir erkek halinde göründüğünü ifade etmektedirler...

Açık bir şekilde kadınlar veya genç kızları kendilerine bağlayan CİNler genellikle onlarla evlenmekte ve cinsi münasebette bulunmaktadırlar... Bu münasebetler sırasında kadın, CiNni bir cisim şeklinde görmekte ve onunla aynen bir insan olan erkekle münasebette bulunuyormuş gibi temasta bulunmaktadır... Ancak CİN`in maddesi olmaması nedeniyle burada akla su sual gelmektedir:

-Acaba tam bir madde hâline geçemeyen CİN, nasıl olup da bu temas sırasında insan CİNsine ait bir kadını tatmin edebilmektedir?.. Bu gibi durumlarda CiN, o kadının beynindeki seks merkezini uyararak onun tatmin olmasına sebep olmaktadır ki; beynin bir merkezine elektrosok verilerek kişiye istenilenin nasıl yaptırılabileceğini fizyoloji sahasındaki bilim adamları çok iyi bilmektedir...

Keza bu tip ilişkiler sadece insan CİNsinden kadın ve CiN sınıfından bir erkek arasında olmayıp; CİN sınıfından kadın ve insan CİNsinden erkek arasında da meydana gelmekte; hattâ CiNlerin homoseksüel ilişkiler içine dahi girdikleri dile getirilmektedir ... Bütün bu tip ilişkilerde ortak olarak tesbit edilen husus, CİNlerden birisinin sadece kendi tarafından gelen bir arzuyla ve zorla insanı kendine tâbî etmesi şeklinde olmaktadır... Genellikle zorla tâbî duruma düşen insan bundan şikayetçidir. Meydana gelen olaylar, insanın istemediği şekilde olmaktadır...

Nitekim bu çeşit vakalarda özellikle insan CİNsinden kadın ile CiN sınıfından erkek arasında olan ilişkilerde kadın dış dünyasından iyice sıyrılmakta, çok defa bir odaya kapanmak istemektedir...

Eğer kendisiyle ilişki kuran CİN dini deyimle "suflî" cinstense yani ataist - (dinsiz) ise, o kadını yıkanmaktan men etmektedir...

Buna karşılık bazı olaylarda ise tam aksi görülmekte ve bu defa da kadında devamlı olarak yıkanma isteği görülmektedir... Hatta bazı olaylarda öyle orjinal durumlar meydana gelmektedir ki; kadın CİNLE olan ilişki ertesinde, kendi başına bırakıldığında geçirdiği hoş olmayan durum sonunda bir şok geçirerek, saatlerce banyoda kalıp yıkanmaktadır...

Tip, bugün bu durumları tesbit edemediği için pozitif ilim olarak, hastayı elektro - şokla tedavi yapmaya çalışmaktadır ki, bu da netice alınmasını sağlamamaktadır bu tip olaylarda... Çünkü, elektro - şok sonunda, kişinin beyin hücrelerinde kaba bir deyimle bir sarsıntı ve düzensizlik meydana gelmekte ve bu durum yani yatışma hâli o kişideki iyileşmeden dolayı olmayıp; sadece, geçirdiği şok`un meydana getirdiği sarsıntıdan ileri gelmektedir...

Genellikle "nefesi kuvvetli kişiler" tarafından bu tip olayların düzeltilmesine de rastlanmaktadır ki, ileride "okumanın CİNLER üzerindeki etkisi" adlı bölümde bu durumun bilimsel açıklamasını yapmaya çalışacağız... CİNLERİN açıktan bildirerek veya göstererek insanlarla ilişki kurmaları iki yoldan olmaktadır demiştik...

Eğer CİN yukarıda açıkladığımız şekilde bir ilişki kurmak isterse, bu İslâm dini dışındaki yollar görüntüsü altında incelenmektedir... Ki bunlar genel olarak "suflî yol" adıyla anılmaktadırlar...

Bu açıkladığımız tür ilişkiler dışında insanları zorla sefil bir hayat ve kir - pas içinde yaşattıkları, günümüzde birçok olaylarda tesbit edilebilmektedir...

"CİNlerin" insanları kolaylıkla kandırıp hükmedebilmeleri için öncelikle tercih ettikleri yol; onların islam kaynaklarından gelen bilgilerle bağlantılarını kopartmak ve bu yolda telkinlerde bulunmak çizgisindedir... Çünkü kendileri hakkında en geniş bilgi İslam kaynaklarında vardir... Onların bu bilgilerden yoksun kalmalarıyla birlikte, çok kolaylıkla kandırılabilmeleri elbetteki kendileri için son derece önemli avantaj olmaktadır.

İnsan bilmediği tehlikeye karşı elbette ki tedbir de alamaz!.. CİNLER de işte bu yüzden insanların kendilerini bilmelerini istemezler... Ki böylece kendilerine karşı önlem alnmasın!... "İNSAN-I KÂMİL" kitabı yazarı büyük evliyaullah`tan Abdülkerim Ceyli, adı geçen kıtabında "yedi kat yer ehli" bölümünde, dünya atmosferi içerisinde yaşayan "CİN"lerin yedi sınıf oluşundan söz ederken en zayıf takımının ikinci kat arzda yaşayanlar olduğunu anlatarak, bunların, insanlara, tefekkür mekanizmalarını bloke ederek etki ettiklerini söyler...

"İfrit" adını taşıyan en şerlilerinin beşinci kat arzda (yeryüzü semâsı birden yediye kadar yükselir) yaşamakta olduklarından söz eden Ceyli, altıncı ve yedinci katta yaşayanlara ise hiç bir insanın söz geçiremediğini anlatır. içinde yaşadığımız İslâm toplumunda en şerli faaliyetleri elbetteki bize göre sureti Hak`tan görünerek, insanları saptırmalarıdır... CİN`lerin sûreti Hak`tan görünerek insanları İslâm`dan uzaklaştırmaları bir kaç seviyeden olmaktadır...

Fal ve büyüyü "hocalık" kisvesi altında yapmak en alt seviyedir... Evlilik ve ya başka bir nedenle "CİN"le ilişki kuran kişi, bağlantılı olduğu varlığı kullanarak, geçmişe dair haberler vermekte ve geleceğe yönelik, ihtimaller hesabına dayalı bir şekilde güya olacaği söylemektedirler...

Oysa geleceğe dönük söylentilerin çok büyük bir kısmı doğru çıkmayacaktır...islâm'a göre fal baktırmanın, büyü yaptırmann yeri de dinde yoktur. Bu önemli bir suçtur. Büyük vebaldir!.. Büyük günahlardandır!..

a- VAHDET...
b- KADER...

Gerek farkında olmadan CİNNi tesir altına girip kendini mürşid veya evliya sanan kişiler; gerekse de gerçekten CiN lerle ilişkide olanlar, bu konulara girmekten kesinlikle kaçınırlar..

Bu iki konu "CiNlerin, akıl zayıflıkları" sebebıyle uzak durdukları ve bağlılarını da uzak tutmaya çalıştıkları iki konudur.. Gerek "CiNLER", ve gerekse de bilerek veya bilmeyerek onlara tâbî durumda olanlar, insanları, bu iki ilmi öğretmeyi hedef alan tasavvuftan uzak tutmak için ne kadar başka ilim varsa, bunların hepsiyle meşgul ederler...

Nerede sizi "vahdet" ve "kader" ilminden uzak tutmaya çalışan bir kişi görürseniz orada "CİNni" izlerin mevcudiyetini öncelikle araştırabilirsiniz...
"CİN"lerin insanları bu iki ilimden uzak tutmaya çalışmasının ana sebebi öncelikle kendilerinin bu konuda yetersizlikleri sebebiyle kolaylıkla foyalarının ortaya çıkabilmesi; ikinci olarak da insanların bu iki ilimle hayâllerinde yarattıkları tanrıdan kurtularak "ALLAH"ı idrâk edip gerçek "tevhid" ehli olma şanslarının çok büyük olmasıdır... Elbette ki bu durum da CİNlerin hiç hoşlarına gitmemektedir... Çünkü "İBLiS"in DÖLÜ OLAN CİNLERİN "ALLAH"a karşı bütün insanları saptırma iddiaları vardır!.

CiN`lerin, İslâm`ı kabul ettiğini söyleyen topluma verdikleri zarar, onların ölümötesi yaşamda ihtiyaç duyacakları enerji (nur) den mahrum kalmalarının oluşturacak fiiller telkin etmek sûretiyle meydana gelir... Tasavvuf ehline ise, onları işin hakikatına yöneleceklerine, detaylarında oyalamak sûretiyle zarar verirler . İyi ahlak, yasaklardan kaçınmak, ibadet tasavvufun değil şeriatın konusudur!..

Eğer kişi, tasavvuf toplantılarında, bu saydığımız şeriatla ilgili hususlarla vakit geçiriyorsa, o henüz tasavvufla ilgilenmeye başlamamıstır. Tasavvuf, şeriatla ilgili bu hususların üzerine binâ edilen "VAHDET SIRRINA ERMEK" amacına yönelik çalısmalar ile baslar... Ki bu da ilgili eser ve kişilerden araştırılabilir. Bunlar genellikle müslüman CİNlerdir... Kişiye çeşitli basit dinî bilgiler verirler... Verdikleri bilgilerin pek çoğu doğru da olabilmektedir... Genellikle dini bilgilerden uzak kalmış bölgelerde bu çeşit durumlar tesbit edilmektedir... Bazı evlerde de bu tipte kişiler görülmektedirler...
Ancak yukarıda her iki şıkta da bahsettiğimiz olaylarda, CİNlerle iletişim kuran kişiler, dış dünyanın CİNleri bilmemesi ve hatta bu gibi şeylerden bahseden kişilerle alay etmesi sebebiyle, durumlarını açıklamamakta ve bu yüzden de bu tip olaylar çok güç tesbit edilmektedir...
Bu tip olayların aksine, pek çok rastlanan CİN - insan ilişkileri ise, CİNLERİN kendilerini resmen bildirmeden başka başka yollarla sağladıklari baglantılar halinde görülmekte, tesbit edilmektedir
[/b]

2 Geri: CİNLER ALEMİ Bir Perş. Ocak 27, 2011 2:31 pm

MAMİ




İslam inancına göre, göze görünen ve maddi bir yapıya sahip olan insanlar balçıktan yaratılmıştır veya insanın yaratıldığı sırada dünyadaki ortam balçık şeklindedir. Buna karşılık, göze görünmeyen bir yapıya sahip olan cinler ise yaratıldıkları sırada Dünyadaki ortamın kızgın alev ve dumanlar saçan bir ortam olduğu Kur'an-ı Kerim'in ifadelerinden anlaşılmaktadır. Cinlerden bir tek ferdine CİNNİ denir. CANN ve CİN kelimeleri çoğunluğu ifade etmekle aynı manadadır."Cin" ve "Can" kelimelerinin anlattığı gözle görülemeyen varlıklar, Kur'an'da "İNS" kelimesinin karşılığı olarak ta kullanılmaktadır. Bu anlamda "İNS" gözle görülen akıllı ve mükellef varlıkları, "CİN" ise gözle görülemeyen akıllı ve mükellef varlıkları temsil eden kelimeler olarak ele alınmaktadır. "İNS" ve "CİN"in her ikisini birden ifade için kullanılan kelime ise "SAKALEYN"dir.

Kur'an-ı Kerim'de otuzdan fazla ayette cinden bahsedilmekte hatta müstakil bir sure olarak 72. Sure'nin adı da "Cin Suresi" olmaktadır. Bu bakımdan mutlak bir varlık olarak cinlerin inkarı İslam inancına göre mümkün değildir. Pozitif ilim de cinlerin varlığını ve görünmez olduklarını kabul etmektedir.

Cinler dünyadaki insan sayısının beş katıdır. Ömürleri 800 ile 1000 yıldır. Onlar da ölürler. Eşleri, dostları var; insanlar gibi hayat şartları var. Birbirleriyle evlenebilir, hatta çoluk çocuk sahibi olabilirler. İnsanlar cinlerle, cinler insanlarla evlenebilirler. Fakat yaradılış farklılıkları nedeniyle bu tür evliliğin insanlar için uygun olmadığı da bir gerçektir.

Cin’in lugattaki manası gizliliktir, görünmeyen gizli varlıklar demektir. Cinlerin asıl suretini gören olmamıştır. Cinlerin hakikatini göremeyiz. Çünkü cinler görülmeyecek kadar küçük varlıklardır. Eğer insan veya hayvan şekline girerlerse görebiliriz. Asıl sureti kesinlikle görülmez.

İnsanları, dağları, taşları, ağaçları, yerleri, gökleri, denizleri ve nehirleri yaratan Allah, tıpkı onlar gibi birer yaratık olan cinleri de yaratmıştır. Cinler de Allah (C.C.) tarafından yaratılmış olan tüm varlıkların gözle görülmeyen birer fertlerdir. Kur'anın ifadesine göre asıl maddeleri ateştir. Son derece latif ve ince cisimli oldukları için, gözle görülmezler. Tıpkı nurani olan melekler gibi. Onların gözle görünmemesi yokluklarını gerektirmez. Vardırlar ama görünmezler. Varlıkları Kur'an ve hadislerle sabittir. İnkarı mümkün değildir.

BÜYÜK ALİM ŞEYH ŞA'RAVİ buyururlar ki; " Gaybi işlerde dini meselelere gelince, bunlara iman etmek vaciptir. Mahiyetini ve keyfiyetini bilmesek bile. Çünkü imanın bir zirvesi vardır ki, o da Allah'a iman etmektir. Bir kere kendi isteğinle Allah'a iman ettin mi? Aklınla zirvenin altına girdin mi? Aklın alsın, almasın Allah'ın her dediğini kabul etmek zorundasın. Çünkü bilmemek ve görmemek de hiçbir zaman delil sayılmaz. Çünkü maddeyi gören gözler, manaya da inanmak mükellefiyetindedir. Yani bir şeyin varolduğunu bilmemek, o şeyin yok olduğunu göstermez.

Araf Suresi Ayet : 27 Sayfa : 154
"Ey Adem oğulları, çirkin ve ayıp yerlerini kendilerine göstermek için ebeveyniniz olan Adem ile Havva'nın elbiselerini soyarak, şeytan onları nasıl cennetten çıkardı ise, sakın size de bir bela yapıp, sizi saptırmasın. Çünkü şeytan ve kabilesi kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden onlar sizi görürler. Biz şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık."

Ayet-i Kerime'den anlaşılıyor ki, insanlar cinlerin asıl şekil ve suretlerini göremezler. Ancak herhangi bir kılığa girerlerse mümkündür. Ama cinler her surette ve her zaman insanları görürler.

Hicr Suresi Ayetler: 26 ve 27 Sayfa: 264
“Andolsun ki, biz insanı balçık haline gelmiş, kuru bir çamurdan yarattık.” “Cinleri de sizden önce, dumansız, azgın ve şiddetli ateşten yarattık.”

Rahman Suresi Ayetler: 14 ve 15 Sayfa: 532
" İnsanı kurumuş, kerpiç haline gelmiş kuru bir çamurdan yarattık. " " Cinleri de dumansız bir alevden yarattık. "

1. İnsanların arasında bulunan, yerleşen ve göç eden cinlere, AMMAR denir.
2. Çirkinleşip şirret haline gelen cinlere ŞEYTAN denir.
3. Çocuklara musallat olan cinlere ERVAH denir.
4. Yaramaz ve güçlü cinlere de İFRİT adı verilir.


a. Kanatları vardır kuş gibi uçarlar.
b. Yılan, kedi, köpek, manda, keçi ve haşere hayvanlar şeklindedir.
c. Diğer bir sınıftır ki onlara hesap ve ceza vardır.


CİNLERİN ÖZELLİKLERİ
1...Cinlerin kılıktan kılığa, şekilden şekle girme özellikleri vardır.

Cinler bir çok kılığa girdikleri gibi, daha çok insan kılığına da girmeleri mümkündür. Enfal Suresi Ayet: 30 Sayfa: 181 ayetindeki ifade aynen şöyledir; Bir gün Kureyş kafirlerinin ileri gelenleri bir araya gelip, 'Muhammed'i hapsedelim mi? Öldürelim mi? Veya Mekke'den sürelim mi? ' diye birbirleriyle istişare ederken, cinlerin ilk yaratılanı şeytan, namı diğer iblis, üstü başı pis, kötü bir insan kılığında bunlara yanaşıp, öldürmeleri için vesvese ile telkin etmiştir.

Hz. Ayşe validemiz bir gece cinler tarafından yatağından kaldırılarak yüksek bir mahkemenin huzuruna getirilir. Hz. Ayşe validemiz sebebini sorunca: Sen cinler aleminden bir müslüman katlettin. Bunun mahkemesi yapılacak, denildi. O da: Ben nerede bir cini öldürdüm dediğinde ona cevap verildi. Sen Kuran-ı Kerim okurken, bizim müslüman cin kardeşlerimizden birisi bir yılanın içine girerek seni dinlemeye geldi. Siz hanenizde o yılanı görünce öldürdünüz. Dolayısıyla içinde bulunan kardeşimizde öldü. Bunun hesabı görülecek. Hadisenin sonunda barış ve anlaşma yapıldı. Olay tatlıya bağlandı. Cinlerde insanlar gibi canlı, şuurlu, akıllı varlıklardır. Yalnız akıl ve muhakeme konusunda insan daha üstündür. Cinlerin sürat ve görüntü verme, geçmişe gidip gelme gibi bizden üstün tarafları da vardır. Bununla beraber bizim gibi onların da ruhları vardır. Ruh sayesinde canlı kalmaktadırlar. Aramızdaki fark bizim ruhumuz molekül yığını, maddi, cismani bir cesedin içindedir. Cinlerin ruhu ise bir enerji, bir akımın içindedir.

2...Hızlılık özellikleri vardır.

Cinler sesten hızlıdırlar. Titreşim hızlılıkları saniyede 300.000 km den fazladır. Bir saniyede Dünyanın bir yerinden diğer yerine ulaşacak hızlılıktadırlar.

Neml Suresi Ayetler : 38 ve 39 Sayfa : 381
“Süleyman cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil adamlarına dönerek, -Ey ileri gelenler, Yemen Sultanı olan Belkıs, Müslüman olarak gelmeden önce, tahtını, yetkisini bana hanginiz getirecek dedi.” “Cinlerden bir ifrit, -ben o tahtı sana yerinizden kalkmadan getiririm. Benim buna gücüm yeter, ona hiç bir zarar vermeyecek kadar, güvenilir ve eminim- dedi”

Yukarıdaki ayetin ifadesinden anlıyoruz ki, Hz. Süleyman Belkıs'ın tahtını Yemen'den getirmek isteyince, bir cin ' Sen makamından kalkmadan,ben onu sana getiririm. Benim buna yetecek gücüm var ' demiştir. Süleyman (A.S.) Kudüs'te, getirilecek taht ise Yemen'deydi. Onu bir saniyede getirmek büyük bir hız ve büyük bir güce sahip olmak demektir.

3...Semaya çıkıp, semadaki haberleri çalıp öğrenme özellikleri vardır. Ancak, Hz. Peygamber’ in doğumundan sonra bu yasaklanmıştır.

Peygamber Efendimiz (SAV) yanında bulunan arkadaşlarına; " Herkese cinlerden bir arkadaş verilmiştir" buyurdular. Sahabe ; " Ya Resulullah sana da mı cinlerden bir arkadaş verildi? " diye sorduklarında, Resulullah; "Evet, bana da cinlerden bir arkadaş verildi. Ancak Allah ona karşı beni güçlü kıldı. O cin müslüman oldu. " buyurdular.

Cinler de inanlar gibi Allah'a ibadet ve itaat etmekten mesuldurlar. Bunlara akıl verildiği için yaptıkları işlerden sorumlu olurlar. Bu itibarla akıl sadece insanlarda, cinlerde ve meleklerde vardır. Hayvanlarda akıl yoktur. Zeka, his, içgüdü ve ilham vardır. İpek böceğinin ipek, arının bal yapması zekası, içgüdüsü ve ilhamı sayesinde olur.

Şuara Suresi Ayet: 212 Sayfa: 377
" Şüphe yok ki cinler semaya çıkıp oradaki haberleri öğrenmelerinden, meleklerin sözünü işitmelerinden, gayb haberlerini öğrenmelerinden azledilmişlerdir. "

Mülk Suresi Ayet: 5 Sayfa: 563
“Yemin olsun ki en yakın semayı kandillerle, yıldızlarla süsledik ve onları şeytanlar için atılacak taşlar yaptık. Bu taşlar meleklerden sır çalmaya gelen şeytanları öldürür veya sakatlar. Ve o şeytanlara çılgın ateş azabı hazırladık.”

Cin Suresi Ayetler: 8 ve 9 Sayfa: 573
“ Cinler – Doğrusu biz semayı yokladık da, onu bekçiler ve gök taşları ile doldurulmuş bulduk.- “ “ Halbu ki biz Peygamberin gönderilmesinden önce, haber dinlemek için gök yüzünün bazı yerlerinde otururduk, haberleri öğrenirdik. Fakat şimdi kim haberleri dinleyecek olursa, kendisini gözetleyen yalın bir ateş buluyor. ”

Hz. Resulullah'ın doğduğu gece aşağıdaki sıralayacağım hadiseler ve mucizeler meydana gelmiştir.

1. Kabe’deki lat, uzza ve menat gibi kafirlerin taptığı yüzlerce put yere serilmiştir.
2. İran kısrasının MEDAYİN şehrindeki sarayının burçları yıkılmıştır.
3. Mecusilerin yani ateşe tapanların bin yıldan beri yanan ateşi aniden sönmüştür.
4. Mukaddes sayılan SAVA gölünün suyu çekilerek kurumuştur.
5. ŞAM tarafında bin yıldan beri kuru bir vadi olan ve suyu akmayan SEMAVE nehri dolup taşarak akmaya başlamıştır.
6. Hazreti Peygamberin doğduğu geceden itibaren şeytan ve cinlerin gayb haberlerini öğrenmeleri için semaya çıkmaları yasaklanmıştır. Böylelikle kahinlere, sihirbazlara gayb haberlerini veremez olmuşlardır.

CİNLERİN MELEKLERDEN FARKI
1. Allah melekleri nurdan, cinleri ise ateşten yarattı.

Sad Suresi Ayet: 76 Sayfa: 458

“ İblis, ‘ Ben ondan daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. O’nu ise topraktan yarattın. ‘ dedi. “ Bu ayetin ifadesine göre, cinlerin mutlak suretle ateşten yaratıldığının kanıtıdır.

Hz. Peygamber buyuruyor ki;

" Melekler nurdan, şeytan ateşten, insanlar topraktan yaratıldı. "

2. MELEKLER Allah'a isyan etmezler. ŞEYTAN Allah’a isyan etti.

Kehf suresi Ayet : 50 Sayfa : 300
“ Biz meleklere Adem’e secde edin dediğimizde İBLİS hariç hepsi secde etti. İBLİS cinlerdendi ve Allah’ın emrinden harice çıktı. ‘ Ey insanlar, beni bırakıpta iblis ve onun zürriyetini dostlar mı ediniyorsunuz ? Halbuki onlar size düşmandırlar. Zalimler için ne fena bedel. ‘ “ Bu ayetten anlıyoruz ki, şeytanlar cinlerin isyan eden ve Allah’ın emirlerine karşı çıkan gurubudur.

Tahrim suresi Ayet : 6 sayfa : 561
"O melekler Allah'ın emrettiği hususlarda asi gelmezler, isyan etmezler, emir olunduklarını yaparlar. Allah'a baş kaldırmazlar. "

3. MELEKLER, yemezler, içmezler, üreyip, çoğalmazlar. CİNLER ise, yerler, içerler, üreyip, çoğalırlar. Sayıları insanlardan daha çoktur. Cinlerin latif ve ince varlık olmaları, üreyip çoğalmalarına engel değildir. Kendilerine iyiliği dokunan insanları ödüllendirirler, saygısızlık yapanları da cezalandırırlar. Bazı insanları etki altına alıp kendi isteklerine alet ederler veya kötü işler yaptırırlar. Hatta bazen insanlara aşık olan cinler bile vardır, bu durumda sevgililerini kaçırarak onlara sahip olurlar. İslamiyet açısından, iyi huylu "müslüman cinler" ve kötü huylu “kafir cinler“ de vardır. Bu tür cinler daha çok büyücülükle uğraşanların ilgisini çekmektedir. "Huddam" (hizmetçiler) adı altında bulunan bu cinler sayesinde hastalıkların iyileştirildiği, kötülüklerin defedildiği ve bir takım doğaüstü olayların meydana getirildiği varsayılmıştır.

CİNLER NEREDE YAŞARLAR
BİLAL BİN EL-HARİS ‘ den rivayettir :"Bir yolculuk sırasında Resulullah'la birlikte bir yerde konakladık, defi hacet için dışarıya çıktılar. Bende peşinden ibrik götürdüm. Yanına yaklaştığımda bazı insanların birbirleriyle kavga eder gibi, ağız dalaşı yaptıklarını gösteren sesler işittim. Hiç böyle ses işitmemiştim, sonra Resulullah geri döndüler, kendisine YA Resullullah ; senin yanında bazı erkeklerin kavga seslerini duydum. Ama ağzından konuşan kimseyi görmedim, dedim. Rasulullah (SAV) müslüman cinler ile müşrik cinler birbirleriyle kavga edip, çekiştiler, beni aralarına hakem tayin ettiler. Kendilerini bir yerlere yerleştirmemi istediler. Ben de müslüman olan cinleri köy ve dağlara, müşrik olan cinleri de, dağlarla denizler arasına yerleştirdim buyurdular. “ Ayrıca cinler hamamlarda, mezarlıklarda, pis yerlerde, ahırlarda, çöplüklerde, ıssız yerlerde, duvar deliklerinde ve ağaç kovuklarında yaşarlar.

Peygamber Efendimiz(SAV); " Bana Nusaybinli cinlerden bir grup geldi, iyi cinlerdi. Benden yiyecek istediler, bende Allah'a dua ettim. Rastladıkları kemik ve tezekler onların yiyecekleri olsun. Tezek ve kemikle taharet almayın. Çünkü onlar cin kardeşlerinizin azığıdır.” buyurdular. Cinler insan artıklarını yerler. Cinlerin yemekleri besmele çekilmeden yenen yemeklerdir. Ayrıca tezek ve kemikler de onların yiyecekleridir. Cinlerin insanlar gibi sosyal hayatları vardır. Onların da düğünleri, şenlikleri, toplantıları, seminerleri, konferansları vardır. Üreyip çoğalırlar. Yerler, içerler. Fakat onların yeyip içmeleri, koku duyusuyladır. Nefsani olarak doyarlar. Ayrıca cinlerin para kuru soğan ve sarımsak kabuğudur. Bunlar kesinlikle yakılmayacaktır. Aksi halde cinlerin hışmına uğrarsınız, yani zarar görürsünüz.

İNSANLAR CİNLERLE İRTİBAT KURABİLİR
İnsanlar cinlerle irtibat ve iletişim kurabilirler. Bu mümkündür. Ancak cinlere hükmedemezler. Cinleri tahakküm altına alamazlar. Bu yetki ve bu ruhsat, Kuran'ın ifadesine göre Hz. Süleyman (A.S.)'a verilen bir yetkidir. Cinler metafizik aleminin sakinleri olması itibariyle, enerji ve ışından ibarettir. Hızlılık özellikleri vardır. Sesten hızlıdırlar. Bir saniyede Dünyanın bir yerinden diğer yerine ulaşacak hızlılıktadırlar. Ben ve benim gibi özelliği olan insanların cinlerle konuşması mümkündür. Fakat bu konuşma, bu görüşme, bu irtibat ve iletişim fizik aleminin sakinlerinden olan insanlarla konuşur gibi değildir, çünkü insanlar metafizik değil fizikseldir ve molekül yığınından ibarettir. Beynimize gelen manyetik akımı sese dönüştürürüz. Bir çok insanların da beynine manyetik akım gelir. Ancak sese dönüştürmek, iletişim ve irtibat kurmak ayrı bir sanat, ayrı bir hüner, ayrı bir beceri ve ayrı bir özelliktir. Aynı zamanda bazı insanların fizik aleminden metafizik alemine geçişleri mümkündür. İmam-ı Rabbani, İmam-ı Azam, Abdulkadir Geylani, Muhiddin Arabi, Mevlana Halid-i Bağdadi bu aleme gidip gelenlerdendi. İnsan ruhu metafizik aleminde cinlerden daha hızlı, daha kabiliyetli ve daha kuvvetlidir. Hz. Süleyman (A.S.) müteşekkil askerine, Sebe melikesinin tahtını hanginiz bana getirir dediğinde cinlerden bir ifrit, yerinden kalkmadan getiririm dedi. Ehli kitaptan ve veliyullahdan, ayrıca Hz. Süleymanın veziri olan Asaf bn Berhiya ismindeki bir zat, gözünü kırpmadan getiririm dedi. Tahtı yanında gören Hz. Süleyman Allah'a şükretmiştir. "Bu hal, bu kuvvet, bu kudret mutlak ve mutlak Rabbimdendir." dedi.

Sad Suresi Ayetler : 35, 36 ve 37 Sayfa : 456
“Ey Rabbim, bana öyle bir mülk, yetki ve ruhsat ver ki. Benden sonra hiç kimse de olmasın, muhakkak sen bütün dilekleri verensin, VAHHAB’ sın.” “Biz rüzgarı onun emrine bağlı kıldık, emri ile istediği yere rahatça akar giderdi.” “Cinleri de onun emrine bağlı kıldık. O cinlerin kimisi bina ustası, kimide dalgıçtı.”

Enbiya suresi Ayetler: 81 ve 82 Sayfa : 329 ve 330
“ Süleyman’ ın emrine esen rüzgarı verdik ki, bu rüzgar O’ nun emri ile içine bereketler verdiğimiz yere (Şam’a ) esiyordu. Biz her şeyi biliyorduk. " “ Cinlerden O’ nun için dalgıçlık edenleri ve daha başka işte çalışanları emrine verdik. Ve hep onları zapteden bizdik. “

Bu ayetlerin ifadelerinden anlıyoruz ki, Hz. Süleyman bina ve duvar ustalarına hanlar hamamlar, çeşmeler ve mescitler yaptırıyordu. Hatta Kudüsdeki Mescid-i Aksa’yı cinlere yaptırdığı mütevatirdir. Cinlerin dalgıçlarına da Kızıldeniz’ den inci ve mercan çıkarttırıyordu.

Neml suresi Ayetler : 17 ve 18 Sayfa : 379
“Birden Süleyman için cinlerden, insanlardan ve kuşlardan teşekkül eden orduları toplandı. Bütün bunlar toplandığı yerden sevk ve idare ediliyorlardı.” “Nihayet Süleyman ve insanlardan, cinlerden, kuşlardan müteşekkil ordusu Şam’ daki karıncası bol olan, karınca vadisine vardıkları zaman, karıncaların hükümdarı olan bir karınca şöyle dedi; ’ Ey karıncalar, yuvalarınıza girin Süleyman ve müteşekkil ordusu sizi fark etmeyerek ezip geçmesin. ‘ “

Ayetlerin ifadelerinden özet olarak anlıyoruz ki, cinleri tahakküm altına alanların HZ. Süleyman gibi bir güce sahip olması gerek.

CİNLER İNSANLARI ÇARPARLAR MI ?

Bakara Suresi Ayet : 275 Sayfa : 48
“Faiz yiyenler, mahşer günü kabirlerinden, cinlerin çarptığı kişiler gibi kalkarlar”

Cinler bir nevi yelden ibarettir. İnsan ise sürekli nefes alır verir, bu yüzden cinler herhangi bir yerinden insan bedenine girerler. Bu şekilde vücudun herhangi bir organına rahatça tesir eder. Cinler ateşin duman tarafından yaratılmıştır. Duman ise insan vücuduna rahatlıkla girebilir. Sigara dumanının girmesi gibi. Ekseriyetle beyine yerleşirler. Çünkü oradan diğer uzuvlara kolay etki edebilirler. Hastanın dilinden konuşan bazı cinler de beyinde olduklarını haber verirler. Cinler beyine girip orada yerleştikleri gibi Vücudun herhangi bir yerine de yerleşebilirler. Ağrı ve sancıya sebep olurlar. Cinler, bazı insanların beynine manyetik akım verirler. O manyetik akım insanın enerji ve elektrik üreten sistemini bozar. Artık o insanın rolantı bozulmuş demektir. Vücudun bazı organlarına elektrik gitmez. İnsanın sinirlerine, beyin sistemine tesir eder. Bu sefer vücudun ürettiği enerji ve elektrik akımı düzensiz hale gelir. En gelişmiş rontgen makinelerinin çekemediği, tesbit edemediği manyetik yaralar ve ağrılar ortaya çıkar. Manyetik akım zamanla hücre düzenine tesir eder. Biyolojik bazı rahatsızlıklara yol açar. Kişi artık psikolojik bir hasta durumundadır. Bu gibi durumlarda kabiliyetli olup, elinde gözlerinde manyetik yoğunluğu olan kişiler, insanların hangi bölgelerinin hassas olduğunu, menfez ve kanalların nerede bulunduğunu, hangi yerden akım aldığını tespit ederler.

Peygamber Efendimiz(SAV) ;" Şeytan insanoğlunun damarlarındaki kana karışıp, kan gibi akar. " buyurmuşlardır. Çünkü, cinler insan beynine hulûl etme kabiliyetine sahiptirler. Hatta etki altına aldıkları kişiye bazı bilgilerde verebilirler. Onların insan bedenine girip, beynine yerleştikleri tevatüren doğrudur. Cinlerin kötüleri, insanın bedenine ve aklına verdiği zarar, ilk çağlardan beri iyi bilinir. Ancak bundan daha tehlikelisi, insanın dinine, imanına verdiği zarardır. Tedavisi Kur' anla mümkündür.

"Şeytanın Allah tarafından üzerine musallat edildiği insanı çarpması doğrudur. Bu Kur'an da açıklanmıştır. Şeytanın çarptığı insanda fiziki değişiklikler yapabilir veya beyin dalgalarını kontrol altına alıp istediğini söyletebilir" insanların cinler tarafından çarpıldığı ve bir takım değişikliklere sebebiyet verdiği teyit edilmiştir. Cinlerin insan bedeninin tamamına girer. Bedende ağrı sancı ve titreme olur. Uzun zamandır insan bedeninde bulunur. Şeyh Abdülaziz Bin Baz; Cin çarpmasının Kur'an-ı Kerim ile tedavi edilmesinin caiz olduğunu kaydetmiştir. Bu da şeytanın insanı çarpması olayının doğru olduğunu gösteren bir başka delildir.

Al’i İmran suresi Ayet : 175 Sayfa : 74
“ Cin ve şeytanlar sadece kendi dostlarına korku, heyecan ve zarar verir. Siz onlardan korkmayın. Gerçek manada inanıyorsanız, Benden korkun.” Bu ayetin ifadesinden anlıyoruz ki; Zaaf duruma düşen insanları cin ve şeytanlar insan bedenine verdiği korku ve eziyetten dolayı basiretleri ve idrakları bağlanır. Aklı selim olmazlar, aklı evvel hareketlerde bulunurlar.

Araf suresi Ayet : 200 Sayfa : 177
“ Eğer cin ve şeytanlardan bir korku ve dürtü sizi rahatsız ederse hemen Allah’a sığının. Çünkü O hakkıyla işitendir, her şeyi tam manasıyla bilendir.”

Müminun suresi Ayetler : 97 ve 98 Sayfa: 349
“ Ey Resulum de ki, Ya Rabbi şeytanların kışkırtmalarından, taşkınlık, zarar ve vesvese vermelerinden sana sığınırım. Ya Rabbi onların huzurunda olmalarından da sana sığınırım. “

CİN ÇARPAN İNSANDAKİ RAHATSIZLIKLAR
A : Cin çarpan insanda uyanıkken olan rahatsızlıklar şunladır:

1. Sebepsiz baş ağrıları, Beyin yorgunluğu
2. Kasılma, sinirlenme, tembellik, ibadet etmekte ve Allah'ı zikretmede zorlanma.
3. Herhangi bir uzuvda doktorların sebep bulamadığı bir ağrı veya sancı olur.

B : Cin carpan insanda uyurken olan rahatsızlıklar şunladır:

1. Uzun süre sağ sola döner uyuyamaz ancak, iyice dinlendikten sonra uyuyabilir.
2. Çok korkunç rüyalar görür. Rüyasında muhtelif hayvanlar görür. Uykuda çok ağlar, çok güler veya çığlık atar. Uyurken ah vah eder.
3. Yüksek bir yerden düşüyormuş gibi olur. Rüyasında kendisini mezarlıkta pis yerlerde ve korkunç yerlerde görür.



Aşağıda ki vereceğim sure ve ayetleri okumanızı tavsiye ediyorum.

1. Felak ve Nas sureleri.
2. Fatiha suresi
3. Ayetel Kürsü Sayfa: 43
4. Al’i İmran suresi Ayet: 175 Sayfa: 74
5. Araf suresi Ayet: 200 Sayfa: 177
6. Müminun suresi Ayetler: 97 ve 98 Sayfa:349

İlaçların en iyisi Hz. Kuran'dır. Hastaya okunursa hastalığı hafifler. Eceli gelmemiş ise iyi olur. Eceli gelmiş ise ruhunu teslim etmesi kolay olur. Duaların en kıymetlisi ve faydalısı Fatiha suresidir.

Haşr suresi Ayet : 21 Sayfa : 549
“ Kur’anı bir dağın üzerine indireydim, dağı Allah korkusundan baş eğmiş, yerle bir olmuş görürdünüz. “ Dağı yerle bir edecek kadar etkili, yeri delecek kadar tesirli olan Hazreti Kur’an karşısında, cini de, perisi de, büyüsü de, sihirbazı da hiçbir güç etkili olamaz. Samimi, candan ve yürekten Allah’a bağlanmak şarttır.


MÜSLÜMAN OLAN CİNLER

Zariyat suresi Ayet : 56 Sayfa : 524
“ Biz, cinleri ve insanları bana ibadet etsinler diye yarattık ”

En'am suresi Ayet: 130 Sayfa: 145
" Ey cin ve insan topluluğu, size içinizden ayetlerimizi, hak ve doğru olanı anlatan ve şu korkunç Mahşer gününüzün geleceğini haber verip sizi korkutan Peygamberler gelmedi mi ? "

Bu Ayet-i Kerimelerden anlıyoruz ki, cinlerde insanlar gibi Allah'a ibadet etmekle mükelleftir.

Cin suresi Ayet : 11 Sayfa : 573
“ Bize gelince, iyilerimizde var, başka türlü olanlarımız da. Biz çeşitli yollara ayrıldık. “ Bu ayetten anlaşılıyor ki, müslüman cinler de var, kafir cinler de. Müslüman cinler insanlar gibidir, cennete gireceklerdir. Kafir cinler de, kafir insanlar gibi cehenneme girecektir. Çünkü cinlerin de mükellefiyeti vardır.

Araf Suresi Ayet: 179 Sayfa: 175
" And olsun ki, biz ins ve cinden bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, onlarla anlayamazlar. Gözleri vardır, onlarla göremezler. Kulakları vardır, onlarla işitemezler. İşte bunlar hayvanlar gibidir. Hatta daha şaşkındırlar."

Cin suresi Ayetler : 1 ve 2 Sayfa : 573
“ Ey Resulum de ki, ‘ Bana vahy olundu. Cinlerden bir gurup, bir taife Kur’an dinlemişler de şöyle demişler, - Gerçekten biz hoş bir ses, hoş bir Kur’an dinledik.“ “ Öyle bir Kur’an ki, hidayete götüren, irşat eden, böylelikle biz O’na iman ettik. Rabbimize asla şirk koşmayacağız- dediler. ‘ “

Bu ayetler cinlerin işitme ve düşünme kabiliyeti olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu ayetler cinlerin Kur’anı dinledikten sonra, orada bulunmayanlara Allah ve Resulıunun doğru yoluna girmeyi, O’nun izinden yürüyerek Allah’ın rahmetini kazanıp, azabından kurtuluşa erişmelerini tavsiye ettiklerini bildirmektedir.

Cin suresi Ayet : 19 Sayfa : 574
“ Peygamber namaza durduğu zaman cinler birbirlerini ezercesine Kur’an dinlemek için O’ nun etrafında toplanırlardı. “

Hz. Resulullah ashabıyla UKAZ panayırına giderken ENNAHL vadisinde sabah namazını kıldırmış. Bir gurup cin namazda okunan Kur’anı dinlemişlerdi. Okunan Kur’anı dinleyen Yemen'de ki bir gurup Nusaybin cinleri idi. Sayılarının yedi kişi olduğu mütevatirdir. Orada bulunmayan arkadaşlarının, yandaşlarının yanlarına gittiklerinde aşağıdaki ayetlerden anlayacağımız şekilde, onları islama, Allah'a ve sakaleyn olan Hz. Resulullah'a tabi olmaya davet etmişlerdir.

Ahkaf suresi Ayetler : 29, 30 ve 31 Sayfa : 507
“ Ey Habibim hatırla ki, cinlerden bir gurubu Kur’an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Onlar bunun üzerine vardılar, birbirlerine susun dinleyin dediler. Sonra kendi kavimlerin yanına döndükleri vakit “ “ Ey kavmimiz biz bir kitap bir Kur’an dinledik. Musa’dan sonra indirilmiş olup, önceki kitapları tasdik ediyor. Hakka ve doğru bir yola hidayet ediyor. “ “ Ey kavmimiz Allah’ın davetçisine icabet edin. Ve O’na iman getirin ki, günahlarınız bağışlansın. Ve sizi acıklı bir azaptan korusun. “

İBN MES'UD (R.A.) şöyle demiştir; " Bir gece Hz. Resulullah (S.A.V.) ile beraberdik. Aramızdan birden kayboldu. Vadilerde ve dağlarda aradık, bulamadık. O geceyi hep endişe içinde geçirdik. Nihayet sabah olunca birde baktık ki, HİRA DAĞI tarafından geliyor. Kendisine ' Ya Resulullah, Sizi kaybettik, aradık bulamadık. Bu yüzden bütün geceyi endişe içinde geçirdik. ' dedik. Şöyle buyurdu; ' Bana cinlerden bir davetçi geldi. Onunla beraber gittim ve onlara Kur'an okudum. ' "

CİNLERLE EVLİLİK OLUR MU ?
İnsanların cinlerle veya cinlerin insanlarla evlenmesi mümkündür. Fakat ulemanın ekserisi bunu çirkin görmüştür. Hanefi alimleri ise cinlerle evlenmeyi caiz görmemiştir. Çünkü cinsleri aynı değildir. Kadın cinden hamile kaldığı zaman ; "Seni kim hamile bıraktı?" , "Bu çocuğun babası kim?" , diye sorulduğunda "Cin" diye cevap verecektir. Buda müslümanlar arasında fesada sebep olur. İslam’da fesat alıp yürür. Dedikodulara sebep olur. İnsanlarla cinler arasında evlilik olursa eşler arasında uyum sağlanmaz. Çünkü cinsleri değişiktir. Evlenmenin hikmeti kalmaz. İnsan, hücreleri ve moleküllerin yoğunlaşmasından, cin ise ışın şeklinde bir enerji akımından ibarettir. Farklı alemlerde, farklı boyutlarda, farklı yaratılışta olan insan ve cin; fizyolojik ve biyolojik manada bir araya gelip, birleşmeleri, yani izdivaç etmeleri imkansızdır. Cin insanlara ancak, his, heves, duygu verebilir. İnsanın şehevi duygularını tahrip edebilir. İnsanın beynindeki şehvet merkezlerini, manyetik akım ile harekete geçirebilir. Beyni hasta olan kişi bu hayali olayı gerçek sanneder. Ben cinle eliyim diye ilan edip, hayal ile hakikatı karıştırmış olur. İzah edeceğim ayette işaret edilen huzur ve sevgi gerçekleşmez.

Rüm suresi Ayet : 21 Sayfa : 407
"Onlara gönül veresiniz diye, kendi içinizden , kendileriyle huzur ve mutluluğa kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda bir sevgi, bir muhabbet ve bir rahmet var etmesi, Allah’ ın varlığının alametlerindendir."


CİNLER ÖLÜRLER Mİ ?

Rahman suresi Ayetler : 26 ve 27 Sayfa : 533
“ Yeryüzünde yaratılmış olan her canlı fanidir. “ “ Yalnız ve yalnız azamet ve ikram sahibi olan Allah’ın zati bakidir. “


Enbiya suresi Ayetler : 34 ve 35 Sayfa : 325
“ Ey Habibim, biz senden önce de hiçbir insana ebedilik, ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen de vefat edersen onlar ebedi mi kalacaklar?“ “ Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülükle ve iyilikle deneyeceğiz. Sonunda hepiniz bize döndürüleceksiniz. “

Cuma suresi Ayet : 8 Sayfa : 554
“ De ki, ‘ Haberiniz olsun o sizin kaçmakta olduğunuz ölüm varya ölüm mutlaka başınıza gelecekir. Sonra gaybı ve aşikarı bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size neler yaptıklarınızı haber verecektir. “


Araf Suresi Ayetler : 13 ve 14 Sayfa : 153
"İblis, ‘ Ey Rabbim bana kıyamet gününe kadar ömür ve mühlet ver’ dedi" "Biz de, ‘ Ey İblis sen tarafımızdan kıyamete kadar ömür ve mühlet verilenlerdensin ’ dedik "

Yukarıdaki ayetlerden anladık ki, yaratılan her mahluk öleceğine göre, cinler de yaratılan bir mahluktur. Onlar da ölecektir. Ömürleri insan ömründen daha uzundur. Ancak cinlerin ilk yaratılanı olan ŞEYTAN’ ın kıyamet gününe kadar yaşayacağına dair Allah tarafından izin ve mühlet verilmiştir.

Araf suresi Ayetler : 12, 13,14,15,16,17,18 Sayfa : 153

“ Allah İBLİS’e ‘ Ben sana emrettiğim vakit, Adem’e secde etmene mani neydi?’ diye sordu. İblis, ‘ Ey Rabbim, Ben ondan daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten , onu ise topraktan yarattın. ‘ dedi. “ “ Allah, ‘ Öyleyse hemen in oradan! Sana cennette kibirlenmek yaraşmaz. Haydi çık! Çünkü sen alçaklardansın. ‘ buyurdu. “ “ İblis, ‘ Bana kıyamet gününe kadar mühlet ver. ‘ dedi. “ “ Allah da, ‘ Haydi kıyamete kadar mühlet verilenlerdensin. ‘ dedi. “ “ İblis; ‘ Öyleyse beni azdırmana karşılık yemin olsun! Ben de onları saptırmak için mutlaka senin doğru yolunun üzerine oturacağım. “ “ Sonra onlara önlerinden , arkalarından , sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulamayacaksın. ‘ dedi. “ “ Allah buyurdu ki; ‘ Kınanmış ve kovulmuş olarak çık oradan. Yemin ederim ki, kullarımdan her kim sana uyarsa, cehennemi hep sizden dolduracağım. ‘ “

CİNLERİN VARLIĞINI İSPAT EDEN AYETLERDEN BAZILARI
Netice itibariyle cinlerin varlığını ispat eden 28 ayetten müteşekkil cin suresi vardır. Ayrıca 14 surede 50'dan fazla ayet cinlerden bahseder. 26 suredeki 73 ayette cinlerin ilk yaratılanı olan İBLİS ve onun askerleri olan şeytanlardan bahsetmektedir. Cinlerin varlığını inkar eden, 28 ayetten müteşekkil olan Cin suresini, ayrıca konuyla ilgili bize bilgi veren 35’ e yakın sureyi, 100’ den fazla olan ayetleri inkar etmiş olur ki, bu da en büyük tehlike olan küfürdür. Bazı islam kaynakları Hz. Resululllah(S.A.V.)'ın arkasında namaz kılan cinlerden, hırsızlık yaparken yakalanan cinlerden, namaz kılanlara saldıran cinlerden, bazen insanlara korku, endişe ve vesvese veren cinlerden, bazen islamı tebliğ eden cinlerden, bazen de kendi aralarında savaşlar çıkaran cinlerden bahsederken, biz hala cinler varmıdır, yokmudur, nereden geldi, nereye gidiyor diye tartışıyorsak; demek ki, bu konuda bir yol kat edemedik. Konunun ehemmiyet ve safahatını anlatamadık. Bazı şovmenler gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında şov yapmaktan öteye geçememişlerdir veya bu gibi konulara vakıf olan bizler gibi işin muhtevasını kavrayanlara ulaşılamamıştır.

Cinlerin varlığını ispat eden ayetlerden bazıları :

Cin Suresi Ayetler : 1'den 28'e Sayfalar : 573 ve 574
Ahkaf Suresi Ayetler : 29, 30 ve 31 Sayfa : 507
Neml Suresi Ayet : 39 Sayfa : 381
Hicr Suresi Ayetler : 26'dan 39'a Sayfa : 265
Sebe Suresi Ayetler : 12, 13 ve 14 Sayfa : 430
Sad Suresi Ayetler : 37 ve 38 Sayfa : 456
Zariyat Suresi Ayetler : 56 ve 57 Sayfa : 524
Araf Suresi Ayetler : 13'den 22'ye Sayfa : 153
Rahman Suresi Ayetler : 15 ve 33 Sayfalar : 532 ve 533
Kehf Suresi Ayet : 50 Sayfa : 300
Enam Suresi Ayetler : 128 ve 130 Sayfa : 145
Enbiya Suresi Ayetler : 81 ve 82 Sayfalar : 329 ve 330
Bakara Suresi Ayet : 225 Sayfa : 48

Cin Suresinin Meali

Ey Muhammed, Mekke kafirlerine de ki: Bana şöyle vahiy olundu: "Cinlerden bir topluluk Kuran'ı dinlemiş ve biz harikulade güzel bir Kuran dinledik.” Demişlerdir.

O doğru yola erdiriyor. Biz de ona iman ettik, Rabbimize asla hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

Gerçekten Rabbimizin şanı her yücelikten üstündür. O, bir eş ve çocuk edinmemiştir.

Meğer bizim o beyinsiz olanımız İblis, Allah hakkında yalan şeyler söylüyormuş.

Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız. Kuran’ı işittiğimizde yalancı olduklarını anladık.

Gerçekten insanlardan bazı erkekler cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların cüret ve azgınlıklarını artırırlardı.

O insanlar da, ey cinler sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın ebediyen hiç kimseyi öldükten sonra diriltmeyeceğini zannediyorlardı.

Doğrusu biz cinler, meleklerin sözünü dinlemek için semayı yokladığımız zaman onu, meleklerden müteşekkil çok güçlü memurlar ve yıldızlardan akan yıldırımlarla doldurulmuş olarak bulduk.

Doğrusu biz daha önce, Peygamber gönderilmesinden önce haber dinlemek için göğün bazı yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinleyecek olursa, kendisini gözetleyen bir şihap, yakıcı bir yıldız buluyor.

Doğrusu biz bilmeyiz o yeryüzünde kimselere bir fenalık mı istenmiştir, yoksa Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir.

Doğrusu biz cinlerin içinde mümin olanlar da var, kafir olanlar da var. Allah’a iman etmezden önce çeşit çeşit mezheplere ayrılmıştık.

Gerçekten biz yeryüzünde Allah'ı aciz bırakmayacağımızı, göğe kaçmakla da O'nu aciz bırakıp, O’ndan kurtulamayacağımızı, Nerede olursak olalım, O’nun bize istediği her şeyi yapacağını anladık.

Gerçekten bize yol gösteren Kuran’ı işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa ne hakkının eksik verilmesinden, ne de kendisine zillet erişmesinden korkar.

Gerçekten bizim içimizden Kuran ve Peygambere iman eden Müslümanlar da var. bizden iman etmeyen zalimler de var. Müslüman olanlar, işte onlar hidayet arayanlardır ve ona layık bulunanlardır.

Zulüm eden kafirlere gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.

Cinler bu sözlerini Resulullah’a haber verdikten sonra Hz. Allah şöyle buyuruyor; “Şayet insanlar ve cinler Allah yolunda hep dosdoğru gitmiş olsalardı, elbette biz onlara su ile bol bol rızk verdik.

Kendilerini bu nimet içinde deneyelim diye… Acaba nasıl şükrederler? Kim de Rabbine ibadet etmekten yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba uğratır.

Muhakkak mescitler Allah’a mahsustur. Onun için Allah’dan başka hiçbir kimseyi ibadet etmeyin.

Şu gerçek de var. Allah'ın kulu Muhammed Rabbine yalvarmak ve ibadet etmek için kalkınca, nerede ise cinler,Kuran’ı dinleyelim diye Peygamberin etrafında üst üste yığılıyorlardı.

Ey Muhammed de ki: "Ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmam."

Ey Muhammed Mekke halkına de ki: "Ben size kendiliğimden ne bir zarar, ve ne de bir iyilik yapma kudretine sahibim.

De ki: "Muhakkak ki beni Allah’dan kimse kurtaramaz ve O'ndan başka bir sığınak da bulamam.

Ben ancak Allah'ın emirlerini tebliğ etmeye ve Peygamberlikle ilgili hususları bildirmeye kadirim. Kim Allah ve Peygamberine karşı gelirse, şüphesiz ona içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.

Nihayet o vaad olundukları azabı gördükleri vakit; yardımcısı en zayıf, sayıca da en az olan kimmiş bilecekler.

Ey Resulüm de ki: "Tehdit edile geldiğiniz azap yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar? Ben bilemem."

O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz.

Ancak bildirmeyi dilediği Peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler gönderir.

Böylece onların Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsin. Allah onların nezdinden olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve herşeyi bir bir saymış, kaydetmiştir.

3 Geri: CİNLER ALEMİ Bir Perş. Ocak 27, 2011 2:32 pm

MAMİ






CİN DAVETİ (MENDEL)Bu işte iki kişi gereklidir. Birincisi Tercüman olacak yani medyum yerine geçecek (tercihen mavi gözlü, altıncı hissi kuvvetli, yada aklı baliğ olmamış kız çocuğu) bir kişide Hoca yerine geçecek ve Arapça’yı kıraatlı okumayı (en azından) bilecek.

Tercümanın sağ elinin şehadet parmağına

Orta parmağına

Yüzük parmağına

Küçük parmağına

Baş parmağının tırnağına da, kelimeleri resmedilir.

Avucuna da bu şekil resmedilir.
Tercümanın parmakları kasılmaya açılıp kapanmaya başlayana kadar aşağıya Latin harfleriyle yazdığımız Surei Şems okunur.
Bismillahirrahmanirrahim
Veşşemsi ve duhaha. Velkameri iza telaha. Vennehari iza cellaha. Velleyli iza yağşaha. Vessmai ve ma benaha. Vel’ardı ve ma tahaha. Ve nefsin ve ma sevvaha. Feelhemeha fücureha ve takvaha. Kad efleha men zekkaha. Ve kad habe men dessaha. Kezzebet semudü bitağvaha. İzinbe’ase eşkaha. Fekale lehüm resulullahi nakatallahi ve sukyaha. Fekezzebuhü fe’akaruha fedemdeme ‘aleyhim rabbühüm bizenbihim fesevvaha. Ve la yehafi ‘ukbaha.
Bu işler başlayıp bitene kadar Cavi ve Kizbara adını verdiğimiz buhurlar yakılır, ortam tütsü edilir.
Tercüman trans haline gelince, okuma kesilir ve hangi cini davet etmek istiyorsanız onu çağırabilirsiniz. (bu davette tanıdığınız bir ruh çağırma şansınız var) Cin geldiğinde tercüman vasıtasıyla istediklerini sor ve fazla sürdürme.
İşin bittiğinde Cinin yada Ruhun gitmesini rica ederken, gitmesi için Aşağıdaki dua-sure yi okurken tercümanın elindeki ve parmaklarındaki yazıları silersin. En az üç defa okumalı ve tercümana üflemelisin.

Okunacak dua-sure budur.
Bismillahirrahmanirrahiym
İnfiru hifafen vesilaken ve cahedu bil envalihim ve enfisiküm fi sebilillahi zaliküm hayrün leküm in küntüm talemün
Bismillahirrahmanirrahiym
İza zülzilatil ardu zilzeleha Ve ahrecetil ardu ezkaleha Ve kalel insanü ma leha Yevmeizin tühaddisu ahberaha Bi enne rabbeka evha leha Yevmeizin yasdurun nasü eştaten eştaten eştaten

Bir açıklama
Cin Daveti diğer türlerden çok farklı ve tehlikeli olanıdır. Burada, bir bardak veya kap içerisine konulan su ile bakım yapılır. Bakan kişi, mutlak suretle, cinlerle irtibatı olan kişidir. Çünkü, suya baktığında gördüğü şekiller, cinlerin, söyledikleri veya gösterdikleri şekillerdir. Burada, ayrıca, bakan kişi etrafına büyük bir enerji yayar.Bu enerji, sizin enerjinizi baskı altına alır. Şayet yayılan enerji,sizin enerjinizi baskı altına alamazsa, ortaya hiç hoş olmayan tehlikeli sonuçlar çıkabilir.(baş ağrısı,mide bulantısı,halsizlik,sıkıntı gibi)
İnşaallah başınıza bir iş açmazsınız.

BİR BAŞKA CİN DAVETİ

arkadaslar simdi asagida sizlere cin davetinin nasil olacagini aciklayacagim
lk öncelikle taze bir gusul abdesi almanız gerekiyor ve sonra iki rekat namaz kılacaksınız ve sonra önünüze bi tas alacaksınız ve tasın içi su olmalı ve o tasa KENZÜL ARŞ duasını okuyacaksınız ama okumaya başladıktan sonra arada bi okumayı durdurup tasın içindeki suya bakacaksınız ve tekrar okumaya devam edeceksiniz ve böyle yaptıktan sonra dua bittikten sonra 100 defa SELAVATİ MÜNCİYE süresünide aynı şekilde okuyacaksınız ve okuma bittikten sonra suya dikkatlice bakacaksınız ve cin suyun içinden çıkacaktır cin sudan çıktıktan sonra cine müslanmısın veya hrıstiyanmısın diye sorulmalıdır çünki gelen cin müslümanda olabilir kafirde ona dikkat etmeniz lazım haaaa bu arada ben unuttum söylemeyi tüm duaları okuduktan sonra suya bakmadan önce elinize kibrit alın ve öyle suya bakın çünki sudan cin çıktıgı zaman size dogru yürür yani üstünüze yürür sizde elinizdeki kibriti göstererek bana yaklaşırsan bana zarar verirsen seni bu kibritle yakarım diye tehdit edin evet sonra cine istedigini sor sana yanıtlar ama sinirlilerdir sizi tersliye bilirler ve siz ona karşı nazik davranmanız gerekiyor yoksa herşeye rahmen size zarar verir sonra sorularınızı sorduktan sonrada ayetel kürsi felan okumayın göndermek için eger öyle yapasanız cin gitmez sadece gözünüze perde iner ama cin hala karşınızdadır ve artık siz göremezsiniz ve size musallat olur cini göndermek için yine onu tehtit ederek gönderin nereden geldiysen oraya git deyin yoksa seni yakarım deyin ve cin gider ve sizde o tasın içindeki suyu bi topraga tökün ama dikkatli olun o su üstünüze deymesin felaket olur yoksa sizin için herşey bittikten sonra cinde gittikten sonra kuran okuyun ve dualar okuyun çünki cin size etki eder sizde o etkiden kurtulmanız gerekmektedir ve onun için allaha sıgının ve o cini bi daha asla çagırmayın size söyledigin bu yöntem sadece bi defa denene bilen birşeydir ikinci defa denerseniz eger cin taifesi gelir ve o zaman paçayı kaptırırsınız ve asla kurtulamassınız ayak bagı olurlar size onun için aman dikkat edin
cin davetleri deneme yanılma yolu uğraşılacak işler değildir .ciddi bir ön hazırlık gerektirir ,bu tür davetler fincanla ruh daveti oyunu gibi değildir tehlikeli bir iş uyarmasi benden Cin daveti yapacak bir kisinin Cini görünce korkusu olmamasi lazim, yani ilk önce içindeki heyacani ve korkuyu yenmesi lazim bunun içinse karanlik bir odada belirli müddet durmasi lazim buna karanliga alisma diyebiliriz Cinler ise Karanliktan gelen Rehberlerdir insanlara sadece kötü seyler ögretir.
karanliga alismak demek Cinlere alismak demenin ilk temel tasini olusturmaktadir. Karanliktan korkmayan Cinden'de korkmaz.


BİR BAŞKA CİN DAVETİ
Mümin cinlerden birisini davet edip onunla görüşmek için temiz ve karanlık bir mahalde iki diz üzerine oturarak üç defa Eûzü billâhi mineş şeytânir racîm dersin, sonra yedi kez Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm dersin, sonra mümin cinlere seslenerek: Ey Allah ve resûlünün emir ve yasaklarına itaat eden mümin cinler! Hanginiz bana hayır üzerine yardım ederseniz Allah da ona yardım etsin, der ve bunu da üç kez tekrar eder, sonra ayağa kalkıp kıbleye müteveccihen durarak yedi kez cin suresini (yani Kul ûhiye'yi) okur, sonra sağ tarafa dönerek:
"Ahsenellahü ilâ men ahsene ileyye min ervâhil mü'minîn" der sol tarafına dönerek üç kez: "ye saf dîş" sonra "Bikatlamediyş" söyler sonra da bir kez şöyle dersin:
"Tezdâdu bihâ sirran ve alâ sirriküm. Esselâmü aleyküm eyyühel ervâhut tâhireti min cânnil mü'minîn."
Bu esnada müslüman cinlerden birisinin sana ESSELÂMU ALEYKÜM dediğini işitirsin. ALEYKÜM SELÂM diye ona karşılık verdikten sonra dilediğin şeyi sorup haber alabilirsin. Yalnız duanın şartı: Karanlık bir mahalde yalnız başına okumalısın. Elbisen,bedenin ve oturduğun mahal gayet temiz olmalı. Bu dua defalarca tecrübe edilmiştir. Sahihtir.

cin suresi:
Kul ûhıye ileyye ennehüstemea neferun minel cinni fekâlû innâ semi'nâ kur'ânen aceben * Yehdî iler ruşdi feâmennâ bihî velen nüşrike birabbina ehaden * Ve innehû teâlâ ceddü rabbinâ mettehaze sâhıbeten ve lâ veleden * Ve innehû kâne yekulü sefîhünâ alâllahi şetatan * Ve innâ zanennâ en len tekulel insü vel cinnü alâllahi keziben * Ve ennehû kâne ricâlün minel insi yeûzûne biricâlin minel cinni fezâdûhüm rahekan * Ve ennehüm zannû kemâ zanentüm en len yeb'asellahü ehaden * Ve ennâ lemesnes semâe fevecednâhâ müliet harasen şediyden ve şühüben * Ve ennâ künnâ nak'udü minhâ makaide lissem'ı femen yestemiıl âne yecid lehü şihâben rasaden

Eğer çağırıdğınız cin geri göitmiyorsa onları cinleri geldiğe yere geri yollama. İşte davet edilen cinleri geri yollama.


----------------------------
cinleri dağıtmak için okunması gereken azimet şudur:
"Bismillahirrahmanirrahim. İnsarifû ilâ mekâniküm bârakellahü minküm ve aleyküm yâ ervâhıl ulviyetti ves süfliyyeti insarifû ilâ mevâtıniküm ve cealnâ min beyni eydiyhim sedden feağşeynâhüm fehüm lâ yübsırûn, bârakellahü minküm ve aleyküm"
Üç defa okunursa davet edilen cinler geldikleri yere geri dönerler.


Bir aksam Cin Daveti yapacak olanlar 4/5 kisi bir araya gelmelidir, bir masa etrafina toplanip önceden yazdiklari kagita harfleri veya QuiNo Ruh/Cin çagirma tahtasini kullanmasi gerekir. Tahta kullanmayan ise bir çay bardagini ters döndererek orada masa etrafinda bulunan 4 kisi isaret parmaklarini ters dönderilmis bardagin üzerine koyarak sorular sormasi gerekir, 5 inci kisi de gözlemci olarak olup bitenleri takip etmelidir, her sorulan soruyu ve cevaplari kayit etmelidir.

Simdi masa etrafina oturmadan evvel yapilmasi gereken islem vardir o da kurani kerime göre seytani ve müslüman cinlerin ayirt edilmesi.
Egerki iyi cinlerin gelmesini istiyorsaniz o halde üzerinizde metal olan herseyi yani saati, kemeri çikarmalisiniz oturup sinirlerinizi bosaltmalisiniz bunu yapmak içinse sandalyeye oturup ayaklarinin altindan agaç kökleri gibi dallarin çiktigini düsünün ve dünyanin derinliklerine kadar indigini simdi kuyrugundan bir altin borunun tekrar dünyanin derinliklerine indigini düsünün, 10 / 15 kere nefes alinmasi lazim her nefes alirken ayaklarinizin altindaki dallardan positif energinin içinize geldigini ve her nefes üflediginizde ise kuyrugundaki borudan geri vucudunuzdaki negatif energiyi attiginizi düsünün, 10 kere felan bu islemi yaptiktan sonra simdi basinin üzerinde günesi düsün günesten bir boru senin kafana bagli bu borudan devamli isik akiyor senin içine ve sen günesin isigi ile simdi doldugunu düsün, her nefes alisinda günesten isigi içine çektigini düsün, nefesi üfleyisinde negatif energiyi kuyruktan dünyaya attigini düsün ne kadar nefes alacagini, ne zaman isikla vucudun düsünce olarak biterse o kadar nefes alacaksin.

bu islemi cin daveti yapacak olan herkes uygulamali, iyi bir ortam yaratmak içinse bir hafif meditasyon müzigi süper olur.

bu islem bittikten sonra, herkes ellerini açip Niyet edilmelidir, Niyet su sekil olmalidir: Allahim senin huzurunda Niyet ettim, Positif tecrübe edinmek için iyi Cin Daveti yapmaya.
Simdi ikinci niyette sira: tekrar herkes ellerini açip niyet edilir su sekil: Niyet ettim Koruyucu melekleri buraya davet etmeye, bizleri Cin Daveti yaparken korumaya ve kötü cinleri etraftan uzaklastirmaya niyet ettim denir.

Simdi kötü Cinlerin odaya girememesi ve sorulan sorulara kötülerin etkileyememesi için evin/ mekan korumasi gerekir, bunu içlerinizden sadece bir kisi yapmasi lazim.
Cin Daveti yapilan odayi veya bütün evi korumaya almak içinse:
yine Niyet edilir söyle: Allahim Niyet ettim bu odayi/evi kötü Cinlere karsi
korumaya almaya denir ve düsünce olarak iki camin ortasinda limon renginde sari isik düsünülür bu renk allahin hos görüsü, sevgisiyle ve gücüyle koruma filtresi olarak koruma isigi evin bütün duvarlari bu renkle düsünülür. ve evin üzerinden devamli günesïn eve isik gönderdigi düsünülür.
Saya sola mum yakilir. Ayrica tütsüde yakilsa iyi olunur ve masa etrafina oturulur.

Artik mümkün degildir o eve kötü bir cinin gelmesi ve sizlere musallat olmasi.
Simdi huzur içinde istediginiz sorulari Sizlere göre iyi Cine bana göre Rehbere sorabilirsiniz.

Çok önemli: soru esnasinda ne zaman cinim seni görebilirim diye sorular sorabilirsiniz.
Yazmis oldugum seklinde Cin daveti yapilirsa en uygun sekli budur, yakin bir gelecekte baglanti kurulan cin ile sesli ve görüntülü kontak kurmalar, sohbet etmeler olacaktir demektir. Sadece ismiyle çagirinca hemen gelir.
Çünkü siz o cinin efendisisiniz, o cin ise sizin hizmetkariniz olur.

Bu bilginin kaynagi saglam, ben kendim bu sekil yaptim, ve bu sekil ilgi duyanlara yol gösterdim hepsinin iyi cini var,
Bilinmesi gereken Cinler insana para vermez, açikinca yiyecek getirnmez, aslinda bulanimda olan bir insana mutlaka cin gerek, çünkü cinlerden süper psykolog/psykiatir olur insana acaip akil veriyorlar.

Söylediklerim unutulmasin: Cinler sadece geçmisten haber verebilir. Gelecekten verecekleri/verdikleri haberler çogu kez çikmaz.

Cin Daveti yaptiktan sonra masadan kalkarken mutlaka çagrilmis koruyucu meleklere 3 defa tesekkür edilmelidir ve gönderilmelidir.
Su sekil: Elleriniz kalbinizin üzerine konarak Koruyucu meleklerim beni/bizleri kötü cinlerden korudugunuz için sizlere tesekkür ederim, tesekkür ederim, tesekkür ederim geldiginiz yere huzur içinde gidebilirsiniz yolunuz açik olsun, demelisin(iz).


Baska bir imkansa bazen insanlar farkinda olmadan o insanda cin oluyor.
Bunu anlamak içinse bir gün aksam aynanin karsisina geçip söyle bir yarim saat 1 saat kadar devamli bakmak yeterli, egerki sende, içinde cin varsa mutlaka aynada göreceksin. Aynada görecegin cini degisik biri olarakda görebilirsin bizzat kendin olarakda görebilirsin. Yani sen aynaya ciddi olarak bakarken içinden biri cikip esneme, veya saga sola bakabilir. Panige felan hiç gerek yok insan vucudu maasallah bir ev gibi ortalama 10 cin girebilir.


Deneyenler tecrübesini yazsin, basarip basarmadiginin sorunlar çikarsa çözmeye çalirim, Dikkat: benim yazdigim sekilde Cin Daveti yapipda basarili olanlar zannetmiyorum bu Cin(ler) ile bagini koparacaklarini çünkü bu benim yazdigim sekilde baglanti kurulan Cinler bir Servet mahalindedeir. Hiç kimse kolay kolay bunlari atmaz, yok etmez. Öyle olsaydi Cinci hocalarin, Medyumlarin Cinleri olmazdi.


Bakalim daha ne sekil Cin Davetleri varmis, Kurani Kerim okumanin her ayetin 8 hizmetlisi vardir, bunlardan 4 ü melek cinsinden, 4 ü Cin cinsinden. Demekki insan farkinda olmadan okudugu her dua da Cinleri davet ediyormus.
Tesbih çekmek, bilir bilmez bir takim sözler söylemek farkinda olmadan Cinler Aleminin kapisini açiyor demektir, çünkü sifrelerin cinlerini harekete geçiriyor.

Daha o kadar çok ki, önemli olan basiti kolayi ögrenmek.

Bazen bir insan ölüyor, fizik beden mezara Ruhu ise ahirete gitmesi lazim, fakat karisi güzel oldugu için, kimselere kaptirmak istemiyor, veya dünya malinda gözü var birakamiyor bu ruhlarin energileri tükenmeye mahkumdur onlarda zayif bir insan bulup o insanin energi alanina girip energilerini sömürüyor, bizim Türkler bunlara da Cin diyor, oysa degil Cin ayri Ruh ayridir.


Arkadaslar cin fincana da gelir ama bunu yaparsanız onu goremezsiniz. Bakın ben size nasıl cagırılacagını tarif edeyim aslında bunu yazmakla iyimi ediyorum bilmiyorum ama yinede yazacagım. Sarı bakır bir tas temin edip icini yarıya kadar suyla doldurun sonra kırmızı bir ortuyle bu tası tamamen ortun.Elinize ufak bir elma dalı alın ve 7 defa Mendel adlı duayı okuyun..Zaten cinleri en kestirmeden davet etmenin yolu bu dua’dan gecer. Her okuyustan sonra elma dalını bir defa tasa , sonra yere hafifce vurun ve nihayetinde ortuyu kaldırın suya bakın gordugunuz sekillerden korkmayın devam edin .uzerinize yogun bir enerji cokecek ama endiselenmeye gerek yok bir sure sonra yerini bir ferahlama alacak.Artık gelen cinniye soru sorabilirsiniz.Mesela sevgiliniz veya eşiniz sizi aldatıyor mu,ya da kaybolan eşyanız nerede,yahut onu çalan kim felan diye. Mendel duasını bulamayan arkadaslar bana yazabilir. Burada yazmayı sakıncalı buldum. Ayrıca bakır tas konulan su kuyu suyu olmalı, yani formüldeki herşey doğal olacak tütsüler bile. Kolay gelsin...

4 Geri: CİNLER ALEMİ Bugün 8:49 am

Sponsored content


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz