GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

UZAY FOTOĞRAFLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 UZAY FOTOĞRAFLARI Bir Cuma Ara. 31, 2010 7:48 pm

CANTAR

avatar



_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

2 Geri: UZAY FOTOĞRAFLARI Bir Cuma Ara. 31, 2010 7:53 pm

CANTAR

avatar
















Cl 0024+17, ZwCl 0024+1652, Lindsay-Shapley Ring Galaxy


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

3 Geri: UZAY FOTOĞRAFLARI Bir Cuma Ara. 31, 2010 8:24 pm

CANTAR

avatar


İleri





































































!!
!! !! !! !!
!! !! !!
!! !! !! !!
!! !!!!
!! !! !! !!
!! !!






HATTAPPPPPPPPPPPPPPP MERHABAAAAAAAAA............



KURGUBİLİM, NASIL BİR EDEBİYAT TÜRÜ ?






Sokaktaki insan kurgubilime
ne ölçüde ilgi gösteriyor? Bu sorunun yanıtı, toplumun kendi geleceğine
yönelik düşünsel özelliklerinin güvenilir göstergesidir. Kurgubilime
duyulan ilgi, devingen ve verimli bir düşünce dünyasının şaşmaz
belirtisi... Bu
bakımdan, bilim adamlarımıza, edebiyatçılarımıza, eğitimcilerimize ve yayıncılarımıza
büyük sorumluluk düşüyor...



Kurgubilimin konusu, gelecekteki evren, gelecekteki insan, gelecekteki
insan toplulukları gibi görünür. Oysa aslında yapılan,
günümüz gerçeklerinin geleceğin dünyalarına yansıtılmasından başka
birşey değildir. Çağımız insanına, bugün vereceği kararların yarın yol açabileceği
olası sonuçları irdeleyen olasılık aynaları sunuluyor. Bilimlerin önerdiği
yeni evren modellerinden, teknolojinin olanak sağlayacağı yeni yaşam
tarzlarından söz ediliyor.



Dolayısıyla, kurgubilim ürünleri, bilim ve hümanizmanın kimi zaman
uzlaştığı ütopyacı bir dünyayı, kimi zaman da çatıştığı gerilimli, ürpertici bir dünyayı
yansıtıyor. Dünkü duygularımızın, bugünkü kararlarımızın ve yarınki
sonuçlarının dünyası...



Edebiyat
ürünlerimiz, çoğu kez, geçmişten kaynaklanan mutluluk yada pişmanlıklarımızın
belgeleridir. Bu geçmişle bir hesaplaşma -- yada tokalaşma; ama her
durumda geçmişin mitolojisidir. Kahramanlar artık durağan bir
evrende, sonsuza değin tekrarlanabilir çizgilerini yaşamaktadır.


Çağdaş
bilim ise değişmezliği reddetmiş, bizi jeolojik zaman anlayışına,
biyolojik evrim kavrayışına, kültürlerin sürekli kandeğişimi tezine ve
-- sanırım -- insanın evrendeki gerçeğine yöneltmiştir. İster aklayalım ister
karalayalım, evrimci görüşün zaferidir bu. İnsanoğlu, geriye işletilmesi
olanağı olmayan bir yolda, geleceğine akmaktadır. Güvenebileceğimiz,
tutunabileceğimiz tek gerçek vardır. O da, geleceğin bugünden farklı
olacağıdır. Zamanın akışı, döngüler, ya da "tekerrürler" getirmiyor.





Kurgubilim, geleceğin
-- bugünden yazılan -- mitolojisidir. Bunun mutlu bir mitoloji olmasına
çalışılıyor. Dolayısıyla kurgubilim, bilim ve teknolojinin yaşam vereceği
heyecan dolu bir geleceğin umutlarıyla mayalanıyor. Fakat bunun yanında,
yanlış seçeneklerin birlikte getireceği pişmanlıkların bilinci, yeni
mitolojinin yazılmasmdaki tedirginlik, sorumluluk ve gerilim boyutunu
oluşturuyor.


Değişme, yeni uyarlanmalar gerektirecektir. Kurgubilimin amacını
belirlemek istersek, geleceğin bilinmezlikleri karşısında çözümler
önermektedir, diyebiliriz. Geleceğin dünyalarını bugünden gözümüzde
canlandırmaya, elimizden gelirse belki de bu geleceği bizim için daha
kabul edilebilir doğrultularda doğiştirmeye çalışıyoruz.


Yazar da, okuyucusu da, anlatılanların hayal ürünü olduğunu şüphesiz
bilmektedirler. Fakat anlatılan dünyaların, olasılığında
birleşmektedirler. Kurgubilim öyküsünün önde gelen özelliği, bilimsel
verilere, güçlü varsayımlara, geçerli görünen kuramlara ters düşmemeye
özen gösterilmesidir. Yazarın, ya da okuyucunun hayal gücü, bilim adamının
da bilinmezler karşısında takındığı varsayımdangelimci tavırla
eşçizgidedir.





Çağımız bilimcisi, insandan yola çıkmak ve perdeyi yine insanla kapamak
zorunda olduğunu, büyük gerçekleri örten giz perdesini ise hiçbir zaman
bütünüyle kaldıramayacağını biliyor. Çünkü insanoğlu, sonsuza değin kendi
biyo-psikolojik düzeni içinde -- değişiyor olsa da -- kısıtlanmış olacaktır.
Ondokuzuncu yüzyılın coşkulu ve umut dolu bilim adamı, artık yüceliğini
alçakgönüllü bir yorumcu olmakta
aramakta, bulmaktadır. Yirminci yüzyılın bilimcisi, erişilen her
düzeydeki "bilgi" dağarcığımızın, ancak o gün için geçerli bir açıklama
modeli oluşturabileceğini biliyor. Yarınki bilgimiz yarınki
deneyimlerimiz, farklı bir modeli gerekli ve geçerli kılabilecektir.


İçinde bulunduğumuz yüzyılın başlarında geliştirilen kuantum ve görelilik
fiziği modelleri, Newton fiziğinden çok farklı bir evren anlayışını
gündeme getirmemiş midir? Bilim tarihinde bu tür dönüşümler, bilim
adamlarının, son çözgülemede, değişmez gerçeklerin bilgisi üzerinde değil,
devingen olasılıklar üzerinde çalıştıklarının apaçık kanıtıdır. Thomas S. Kuhn,
Bilimsel Devrimlerin Yapısı

(The Structure of Scientific Revolutions,
1962) başlığını taşıyan ünlü çalışmasında, bilimlerin bu niteliğini gözler
önüne sermektedir. Çağımız bilim felsefesinin açık seçik gösterdiği yol,
bilim adamının sürekli daha iyi işleyen modeller arayışı içinde olması,
açıklama gücünden yana daha soluklu kuramlar geliştirildikçe, eskilerini
sürdürmekte direnmemesi gerektiğini vurguluyor.



Bilimler ve edebiyat arasında yaratıcı ve verimli bir bileştirmenin ürünü
olan kurgubilim de, geleceğe yönelik çok sayıda model geliştirmekte,
bunları seçenek olarak çağın insanına sunmaktadır.


İnsan ve insan topluluklarının içinde yaşadıkları fiziksel, biyolojik,
sosyal evrene ilişkin kavramlarımızda önyargılardan kaçınmak zorundayız.
Değişen ve değişmesini sürdürecek olan bir dünyaya ilişkin
belirlemelerimizde "iyiyi, güzeli, doğruyu" eski durağan dünyamızdaki
özgüvenle tanıma ya da tanımlama olanağı kalmamıştır. Dolayısıyla,
geleceğin yürekli yeni dünyalarını bugünkü değer ölçülerimize vurduğumuzda
onaylamamız mümkün olmayabilir. Fakat geleceğin dünyaları yine de yürekli
ve yeni dünyalar olacaklardır.


Biyolojik evrim ölçütlerine göre çok kısa bir zaman dilimi içinde
avcı-toplayıcı dönemden tarım dönemine, sonra sanayi dönemine, oradan
sanayi sonrası
toplumlara ve daha dünse bilişim toplumuna geçişin şaşkınlığını yaşıyor
insanoğlu... Kültür örüntülerimizdeki bu köklü değişmeler, düşünce
ortamımıza, duygusal dünyamıza, değerler sistemimize bütün çarpıcılığıyla
yansıyor. Temelini, belirsizlik ve değişme kavramlarının oluşturduğu yeni
bir evren anlayışına ihtiyacımız var. Doğa ve fizik bilimcilerinin ortaya
koymakta oldukları yeni görüşler, sosyal bilimcinin de aynı doğrultudaki
gereksinmesiyle atbaşı gidiyor.


Max Planck, 1900 yılında, enerjinin de tıpkı madde gibi süreksiz olduğunu,
kuantum adını verdiğimiz belirli büyüklükteki paketçikler halinde
bulunduğunu gösterdi. Daha 1910'lara varılmadan, ne bu parçacıkların, nede
bunlara ilişkin olayların, şimdiki yada gelecekteki konumlarını
belirlemenin hiçbir yolu olmadığı anlaşılmıştı. Önceki mekanikçi fizik
anlayışıyla taban tabana zıt bir bilgi...



Bu belirleme, 1927 yılında,
Werner Heisenberg'in Bilinmezlik İlkesi ile çağımız fizik biliminin
kabulleri arasına girdi. Parçacığın hızını ne denli doğrulukla ölçmeye
kalkışırsak, konumu hakkında da aynı derecede bilmezliğe sürükleniyorduk.
Elektronun hızını yada konumunu ölçmemiz olanaklı. Fakat her iki ölçümü
birlikte gerçekleştirebilmemiz sözkonusu olamıyor. Sonuç: Bu parçacığın
geleceğini kesin olarak yordamlamanın hiçbir yolu yoktur.


Evren bizim için, sürekli oluşum halindeki bir bağlaşık olaylar
görüntüsünden öteye hiçbir anlam taşımıyor. İnsan da bu bağlaşık dizilerde
bir oluşum devresi... Sistemin bütününü anlamaya kalkışması, belki de
kendisini pabuç bağlarından havaya kaldırmağa çalışması kadar anlamsız
bir uğraş. İtiraf edelim ki, bugünkü bilgi dağarcığımıza vurduğumuzda,
evrenin -- varsa bile -- amaçlarını çözmemiz olası görünmüyor. Evren, bugünkü
durumumuzda bizim için, başı sonu belli olmayan, anlamsız bir oluşum...


Huzursuzluğumuz, kuşkularımız, ve bilinmezlik
duygumuz, sürekli oluşum durumundaki giz dolu bir evrende ne şimdiki nede
gelecekteki konumumuzu belirleyemeyişimizden ileri geliyor. Kurgubilim de
yine aynı kuşku ve bilmezlik kaynağından besleniyor. Geleceğin dünyalarına
ilişkin sonsuz olasılıkları yakalamaya,


anlamlandırmaya çalışıyoruz.
Karabasanlarımızı -- umut ve önerilerimizi de katarak -- yaşanabilir
düşlere dönüştürmenin yollarını arıyoruz.


Çünkü insan, çevresinin kısıtlamasına bağımlı olduğu kadar, çevresini
etkileme, istediği doğrultuda oluşturma gücünü giderek daha büyük
ölçeklerde gerçekleştirmekte olan bir canlı türüdür. Bu gücünü, artan
bilgi birikiminden, gelişen teknolojisinden alıyor. İnsan artık evrende
edilgen bir gözlemci olmakla yetinmemekte, yaman bir plânlamacıya, etkin
bir eylem ve uygulama adamına dönüşmektedir.


Bu yüzden evrenin anlamsızlığına anlam vermek, amaçsızlığına amaç
kazandırmak yükümlülüğünü de omuzlarında taşıyor. Düşünen, plânlayan,
tutkularını, korkularını, umutlarını, kaygılarını yaşayan bir canlı
türü... Geleceğin çok sayıda modellerini çiziyor; cennet ve cehennemlerini
kavramlaştırmağa çalışıyoruz.


Çağımız insanının kurgubilime duyduğu büyük ilgi,
geleceğin gizemli büyük serüvenlerine hazırlanırken, kendi merak dolu devingen
ruhunun da en güçlü simgesi olmak durumundadır.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

4 Geri: UZAY FOTOĞRAFLARI Bir Cuma Ara. 31, 2010 9:47 pm

CANTAR

avatar



_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz