GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 5 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 5 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

keten tohumundan bezir yağı elde etmek amaçlı tohum ezme yağ çıkarma taşı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

aslan6641









Yağlı tohumlardan olan keten tohumundan bezir yağı elde etmek amaçlı tohum ezme yağ çıkarma taşı

bilgi amaçlı
bu ezme taşları ile tohumlarında yağ olan bitkilerin meyve ağaçlarının tohumlarının ezilmesinde kullanılan ezme taşları bir nevii değirrmen taşları ufak sanaii üretim merkezleri

aslan6641





Yağlı tohumlardan olan keten tohumundan bezir yağı elde etmek amaçlı tohum ezme yağ çıkarma taşı

bilgi amaçlı
bu ezme taşları ile tohumlarında yağ olan bitkilerin meyve ağaçlarının tohumlarının ezilmesinde kullanılan ezme taşları bir nevii değirrmen taşları ufak sanaii üretim merkezleri

CANTAR





Alm. Fette (n.pl), Fr. Corps gras (m.pl.), İng. Oils and fats. Kimyasal yapısı gliseritlerden oluşan nebati veya hayvani ürünlerin ortak adı. Genel olarak lipidler diye de isimlendirilirler.Lipidler genellikle nötral yağlar ve lipoidler olarak iki ana gruba ayrılırlar. Lipoidler yağlarla birlikte bulunan, yağa benzeyen maddelerdir. Kayganlık hissi veren, suda çözünmeyen ve uçucu olmayan yağlar oda sıcaklığında katı veya sıvı halde bulunabilir.
Besinlerin önemli bir grubunu meydana getiren yağlar, saf kimyevi bileşik olarak, çift karbon sayılı (4-24 karbonlu) doymuş ve doymamış yağ asitlerinin gliserin triesterleridirler. Yani yalnız C, H ve O’dan yapılmışlardır, azot ihtiva etmezler. Kalori veren besinlerin başında gelirler. Proteinler ve karbonhidratlar bir gram başına 4 kcal verdikleri halde yağlar 9 kcal verirler. Mono ve digliseridler tabii yağlarda ancak % 0,1-0,4 kadar bulunurlar. Tabii yağlarda trigliseridler yanında pek az miktarda, çok sayıda başka maddeler (lipoidler) bulunursa da bunların çoğu rafinasyon ile ayrılabilir.Yağlar, süt yağı ve vücut yağı (iç yağı, don yağı, balık yağı) olarak hayvanlarda bulunudğu gibi bitkilerde de meyve ve tohum (zeytin, hindistancevizi, susam, fıstık, soya fasulyesi vs.)larda bulunurlar.Yağlarda çok sayıda yağ asidi bulunmaktadır. Gliserinin her üç alkol grubu aynı asitle esterleşmiş olursa trigliserid basit trigliseriddir (tripalmitin, triolein, tristerin gibi). Gliserinin üç alkol grubunun iki veya üç ayrı asitle esterleşmesinden meydana gelmiş karma trigliseridler tabii yağlarda bulunurlar.
Yağların yapısı ve sınıflandırılması: Yağların yapı taşları gliserin ve tabii yağ asitleridir. Gliserin, formülü CH2-CHOH-CH2OH olan bir trialkoldür.Yağ asitleri, alifatik monokarboksilli asitlerin büyük bir grubunu meydana getirirler. Bunların çoğu; yağlar, mumlar ve uçucu yağlar gibi ürünlerin başlıca bileşenleridirler. Doymuş ve doymamış yağ asitleri olarak iki gruba ayrılırlar.Yağlar, kaynak, fiziki özellikler, kimyevi bileşim, kullanılış veya fizyolojik görevlerine göre sınıflandırılabilir.
Kaynağına göre yağlar önce;
1) Nebati yağlar,
2) Hayvani yağlar olarak iki büyük sınıfa ayrılırlar. Nebati yağlar meyve ve tohum yağları olabilirler.Fiziki özellik bakımından yağlar katı, yarı katı ve sıvı olarak sınıflandırılabilirse de, böyle bir gruplama pek doğru değildir. Çünkü dış sıcaklığa göre, aynı yağ her üç özelliği gösterebilir.
Sıvı yağlar, teknik bakımından kuruma özelliğine göre kurumayan yağlar (iyod indeksi düşük, yaklaşık 90’ın altında), yarı kuruyan yağlar (iyod indeksi yakaşık 90-130) ve kuruyan yağlar (iyod indeksi 130’un üstünde) olarak doymamışlık derecelerine göre sınıflandırılırlar.
Kuruyan yağlar sınıfında bezir yağı, haşhaş yağı, ayçiçek yağı, kendir tohumu yağı, ceviz yağı vs. yağlar bulunmaktadır. Soya fasulyesi yağı, pamuk yağı, tahıl, hardal yağları, yarı kuruyan; zeytin, fıstık, hint, kakao yağları kurumayan yağlardır.Bütün yağlar, kağıt üzerinde ısıtmakla kaybolmayan sabit bir yağ lekesi meydana getirirler.
Yağların yoğunlukları 1,0’dan küçüktür. Yani sudan daha hafiftirler. Suda çözünmezler, alkolde pek az, fakat hidrofob çözücüler; eter, kloroform, benzin, benzen, karbon sülfür, karbontetraklorür vs. de çözünürler. Hindyağı petrol eterinde çözünmez, fakat alkolde erir.
Yağlar kendileri gibi hidrofob maddeleri çözündürürler. Bundan parfümeride faydalanılmaktadır.Kuvvetli asitlerle muamele etmekle veya basınç altında su ile ısıtılmakla yağlar gliserin ve serbest aside hidrolizlenirler.
Kuvvetli alkalilerin etkisiyle gliserin ve yağ asitleri alkali metal tuzları ’sabun’ meydana gelir. Genellikle yağların bu şekilde parçalanmasına ’sabunlaşma’ denir.Yüksek yağ asitlerinin saf trigliseritleri tamamen kokusuz ve tadsızdırlar.
Tereyağı ve zeytinyağı gibi tabii yağların karakteristik koku, renk ve tatları az miktarda ihtiva ettikleri trigliserid olmayan başka maddelerden ileri gelir. Fakat düşük yağ asitlerinin gliseritleri de uçucudur ve bundan dolayı bazı tabii yağlara bunlar da koku verirler.
Tabii yağların renkleri yağda eriyen pigmentlerin bulunmasından ileri gelir.
Bu pigmentlerin başlıcaları karatinoitler ve klorofildir; birincisi kırmızı veya sarı rengi, ikincisi de yeşil rengi verir.
İnek tereyağı bol miktarda karotin ihtiva ettiği için sarı renktedir. Manda tereyağı karotin ihtiva etmediğinden renksizdir.
Yemeklik yağların teknolojisi: Yağların bulundukları hayvani veya nebati dokulardan ekstraksiyonunda uygulanan başlıca üç metod: Isı ile destraksiyon, basınç ve çözücülerle ekstraksiyondur.
Yağlarda bulunan istenmeyen maddelerin çoğu, yağ ekstraksiyonundan önce, yağlı maddelerde bulunan lipit, protein ve karbonhidrat maddeleri üzerine enzimlerin ve suyun etkisiyle meydana gelirler. Onun için tohum, yağlı meyveler ve yağlı hayvan dokusunun, bozucu etkileri en aza düşürecek biçimde saklanması ve taşınması gerekir.Isı ile ekstraksiyon: Hemen hemen yalnız hayvani yağ elde edilmesinde uygulanır. Isı, yağın hücrelerden dışarıya akmasını sağlar. Yalnız fazla ısı hücrelerin büsbütün parçalanmasına ve pişmişlik tadının meydana gelmesine sebep olur. Isı ile ekstraksiyon su ile birlikte ’yaş ekstrakisyon’ veya susuz olarak ’kuru ekstraksiyon’ olabilir. Yaş ekstraksiyonda yağ açık kazanda veya otoklavda buharla ayrılır. Açık kazan metodunda iyice kıyılmış yağlı dokular bir miktar su ile kazana konup, yavaş yavaş karıştırılarak yaklaşık olarak 50°C’ye kadar ısıtılır. Yağ üste çıkar ve oradan dikkatle alınır.
Bunun ılımlı bir tadı vardır.
Koku giderme işine pek lüzum kalmaz; fakat bu metodla dokudan yağın tamamı çıkartılamaz. Şimdi daha çok otoklavda, nispeten yüksek sıcaklık ve 40 ile 60 psi basınçta buharla ekstraksiyon metodu uygulanmaktadır. Bu şekilde doku daha çok dağılmakta ve yağ ayrılması daha etkili olmaktadır.Kuru ekstraksiyonda doku, buhar gömlekli ve karıştırıcılı yatay kazanlarda, vakumda ısıtılır. Yağın bir kısmı erimiş olarak dışarıya akıtılır, kalan kısmı ya basınçlı veya çözücüyle ekstraksiyon sonucu elde edilir. Bu metod yanmayan yağlar için kullanılmaktadır.Basınçla yağ elde edilmesi: Bu metodla yağlı dokudan yüksek basınç altında yağ çıkarılır. Bazı durumlarda, mesela zeytinyağında, birden fazla basınç uygulanır. İlk basınçta az verimle fakat en iyi kalitede yağ elde edilir. Sıcak basınçla daha iyi verim alınırsa da, bu sırada istenmeyen müsilaj, renk, koku ve tad veren yabancı maddeler ve serbest yağ asitleri yağa karışırlar. Basınçla bütün yağı, yabancı maddelerden ayırmak zordur. Basınç metodu genellikle bitkilerden elde edilen yağlarda uygulanır.Çözücü ile ekstraksiyon: Bu metod Fransız E. Deiss’in 1855’te Marsilya’da zeytinden karbon sülfürle yağ elde etmesiyle başlamıştır. Amerika’da bu metod başlıca petrol eteriyle soya yağı ekstraksiyonunda uygulanmaktadır. Sürekli ters akım cihazlarıyla bu metod Avrupa’da başka yağlara da uygulanmaktadır. Genellikle kullanılan çözücüler petrol eteri, benzen, trikloretilen, sikloheksan, karbon sülfür ve alkoldür.
Yağların rafinasyonu: Yağlı maddelerden elde edilen yağlar, temel madde olan trigliseridlerden başka yabancı maddeler de ihtiva ederler. Bunlar yağın cinsi ve miktarına göre değişirler. Bunlardan bazıları yemeklik yağlarda istenmezler. İnsan beslenmesine yarayan iç yağlar ve tereyağı gibi kara hayvanları yağları, uygun metodlarla elde edilerek, ayrıca bir rafinasyona gerek olmadan tüketilir ve saklanabilirler.
Tereyağı daha dayanıklı hale getirilmesi için eritilerek sadeyağ şekline dönüştürülür.Genellikle insan beslenmesinde kullanılan bitkilerden elde edilen ham yağlar yağlı meyve veya tohumun hasadından hemen sonra elde edilmişse, mesela presle elde edilmiş taze zeytinyağı ve ayçiçeğiyağı gene çok saftır.
Doğrudan doğruya beslenmede kullanılabilirler.Uzun taşıma ve depolama sırasında ham yağ hava, sıcaklık, nem ve enzimlerin tesiriyle içindeki istenmeyen maddelerin miktarı artar.
Yağların saklanabilmeleri, yemeklik yağ olarak kullanılabilmeleri, keza margarin ve mayonez gibi yağlı ürünler elde edilmesinde kullanılmaları oldukça zordur. Ham yağlarda bulunabilen bu istenmeyen maddeler çoğu karbonhidrat olan zamklı maddeler, pigmentler, su, serbest yağ asitleri, fosfatidler, aldehitler, ketonlar, hidrokarbonlar ve uçucu yağlar gibi koku ve tad veren maddelerdir.
Yağları bu istenmeyen maddelerden kurtarma, kalitesini yükseltme işlemlerine rafinasyon (arıtma) denir.
Yağların sertleştirilmesi:Sıvı yağlardan katı yağların elde edilmesine yağların sertleştirilmesi denir. Eskiden bu iş doymamış yağların yalnızca hidrojenlenmesi anlamına gelirdi (Bkz. Hidrojenlenme).
Hidrojenlenmeyle doymamış yağ asitleri nikel, kobalt, palladyum vs. gibi katalizatörle birlikte hidrojen atmosferinde indirgenerek doymuş yağ asitlerine dönüştürülürler. Bundan özellikle margarin sanayiinde istifade edilir. (Bkz.Margarin)
Yağların bozulması:Yağlar ısı, ışık, su, hava ve bazı metaller gibi dış tesirler ve bakteri, maya ve küf mantarları gibi mikroorganizmaların etkisine karşı hassastırlar. Bekletilmeleri sırasında bu faktörlerin tesiriyle yağlar ’yağ bozulması’ veya ’acılaşma’ dediğimiz, kimyevi olarak çok yönlü değişmelere uğrarlar. Bunun sonucu tad ve koku değişmesi olur ve sonunda da yağ yenilemez duruma gelir. Bu olay yağların hidroliz olması ve atmosfer oksijeniyle yükseltgenmesi sonucu değişik maddelerin meydana gelmesinden ileri gelir.
Bitki Yağları
Bitki Yağları-Bitki Yağları Hakkında-Bitki Yağları Nasıl Elde Edilir-Hangi Bitkilerde

ACI ELMA YAĞI - Salvia Triloba: Gaz söktürücü midevi ter kesici idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.

ANASON YAĞI - Oleum Anisi: Sinir sistemi uyarıcısıdır.

BADEM YAĞI - Oleum Amygdalae: Dahilen müshil haricen yumuşatıcı ve yara iyi edici olarak kullanılır.

BİBERİYE YAĞI - Oleum Rosmarini: Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.

CEVİZ YAĞI - Juglandis Regiae: Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.

ÇAM TERE - BENTİN YAĞI - Oleum Terebinthinae: Neft yağı olarak da tanınır. Haricen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılır.

ÇÖREKOTU YAĞI - Nigellae Sativae: Haricen saç dökülmesi ve kepeğe karşı kullanılır.

DEFNE YAĞI - Lauri Expressum: Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca saç dökülmesini de önler.

HİNT YAĞI - Oleum Ricini: İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir

KAKAO YAĞI - Oleum Cacao: Basur memelerini kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için haricen kullanılır.

KARANFİL YAĞI - Oleum Caryophylli: Diş hekimliğinde antiseptik ve ağrı kesici olarak dahilen ise gaz söktürücü olarak kullanılır.

KEKİK YAĞI - Oleum Thymi: Dahilen safra artırıcı kurt düşürücü ve ağrı dindirici haricen ise antiseptik olarak kullanılır.

KETEN YAĞI - Oleum Lini: Bezir yağı olarak bilinir. Yara ve yanık tedavisinde Ressamların kullandıkları yağlı boyaların inceltilmesinde kullanılır.

KARABAŞ YAĞI - Lavandulae Romanae: Haricen ve dahilen antiseptik olarak kullanılır.

LİMON YAĞI - Oleum Limonis: Uyarıcı ve koku verici olarak kullanılmaktadır.

MERSİN YAĞI - Oleum Myrti: Dahilen bronşit verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.

NANE YAĞI - Menthae Piperitae: Hafif antiseptik ferahlatıcı koku verici ve mide bulantılarını giderici olarak kullanılır.

OKALİPTÜS YAĞI - Oleum Eucalypti: Antiseptik olarak haricen kullanılır.

SIĞLA YAĞI - Styrax Liquidus: Haricen antiseptik yara iyi edici ve anti parazit olarak kullanılır.

SUSAM YAĞI - Oleum Sesami: Dahilen müshil olarak etkilidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

TARÇIN YAĞI - Oleum Cinnamomi: İştah açıcı ve midevi olarak dahilen kullanılır.


_________________
Bende 1 Para Vardı.
Sendede 1 Para.
Paraları Değiştirdik.
Paramız Artmadı Senin 1 Paran,Benimde hala 1 Param Var.
Bende 1 Bilgi Vardı.
Sendede 1 Bilgi Bilgileri Değiştirdik.
Bak Şimdi Seninde 2 bilgin.
Benimde 2 bilgim oldu...

---***İŞTE BİZ BUNA PAYLAŞIM DİYORUZ***---

(HAYATA DAİR CEVAPLARI TAM ÖĞRENMİŞTİK Kİ SORULARI YENİ SORULARLA DEĞİŞTİRDİLER)...
http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Sponsored content


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz