GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 7 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 7 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Peygamberimizin, Hazret-i Alî’ye bazı nasihatleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

magaracı




Sevgili Peygamberimizin kıymetli amcazâdesi ve iki sevgili dâmâdından biri, ilk Müslümânlardan ve Eshâb-ı kirâmın en büyüklerinden, Aşere-i mübeşşere‘nin [hayâtlarında iken Cennetle müjdelenen 10 bahtiyâr insanın] dördüncüsü ve yine Hulefâ-i râşidîn‘in [Dört büyük halîfenin] dördüncüsü, Ehl-i Beyt’in ve Oniki İmâmın birincisi Hazret-i Alî (radıyallahü anh) Efendimiz, sık sık Peygamber Efendimizle görüşürdü. Resûlullah Efendimiz hazretleri de, ona bazı husûsları açıklar, birtakım nasîhat, vasıyyet ve tavsiyelerde bulunurdu. [Bugünkü makâlemizde, bu nasîhatlerin bir kısmını zikredebileceğiz.] Peygamberimiz ona buyurdular ki:

ÜÇ MADDELİ NASÎHATLER
“Ya Alî! Bil ki mü’minin üç alâmeti olur: Namaz kılmak, oruç tutmak ve sadaka vermek. Münâfıkın da üç alâmeti olur: Başkalarının yanında namazın rükûunu ve secdesini tâm yapar; tenhâda hiçbir rüknü yerine getirmez. Medhettikleri zaman seve seve yapar. Allahü teâlâ hazretlerini açıkta çok zikreder; yalnız kalınca Allahü teâlâyı unutur.
Yâ Alî! Zâlimde de üç alâmet olur: Kendinden aşağı olanı kahreder, ona baskı yapar. Gücü yettiği zaman halkın malını zorla alır. Nereden yiyip giyindiğini hiç incelemez.
Yâ Alî! Kıskançlarda da üç alâmet olur: Herkesin huzûrunda, karşısındakine yaltaklanır. Gıyâbında onu gıybet eder. Her kime musîbet erişirse, sevinir.
Yâ Alî! Münâfıkda da üç alâmet olur: Söz söylese yalan söyler. Bir şey va’d etse, va’dinde durmaz. Yanına emânet koysalar, hıyânet eyler.
Yâ Alî! Hakîkî tevbe eden kimsede üç alâmet olur: Harâmlardan kaçınır. İlim öğrenmekte gayretli olur. Nasıl ki, göğüsden [memeden] çıkan sütün geri gelme ve oraya girme ihtimâli yoksa, günâha bir daha geri dönmez.
Yâ Alî! Akıllı kimsede üç alâmet olur: Dünyâyı hor, zelîl tutar. Cefâlar çeker. Kıtlık vaktinde sabreder.
Yâ Alî! Ahmak olanın üç nişânı vardır: Allahü teâlâ hazretlerinin farzlarında tenbellik eder. Abes, boş sözleri çok söyler. Allahü teâlâ hazretlerinin mahlûklarına eziyyet eder.

İYİ KİMSELERİN ÜÇ ALÂMETİ
“Ya Alî! İyi işleri olanın üç alâmeti vardır: Allahü teâlâya tâatte acele eder. Harâm ettiklerinden sakınır. Kendisine kötülük eden kimseye iyilik eder.
Ya Alî! Kötü amelli olanın üç alâmeti vardır: Allahü teâlânın emirlerini yapmakta tenbellik eder, gevşek davranır. Herkese ziyânı dokunur. Kendisine iyilik edene, kötülük eder.
Ya Alî! Sâlih olan kulun üç alâmeti vardır: Allahü teâlâya iyi amel işler. Kendi dînini ilmi ile kuvvetlendirir. Kendisi için istediğini başkası için de ister.
Ya Alî! Müttekî olanın üç nişânı vardır: Kötüler ile beraber olmaktan kaçınır. Harâma düşmek korkusundan [bazı] helâl[ler]den [bile] sakınır ve yalandan kaçınır.
Ya Alî! Günâhkârların da üç alâmeti vardır: İşlerinde hatâ eder, yanılır. Lehv ve la’b ile ya’nî oyun ve çalgı ile meşgûl olur. Unutkan olur.
Ya Alî! Kalbi katı olan kimsenin üç nişânı olur: Zaîflere acımaz. Az nesneye kanâat etmez. Vaaz ve nasîhat ona fâide vermez.
Ya Alî! Fâsıkta [kötü kimsede] üç nişân vardır: Fitne ve fesâdı sever. Halka hastalık ve musîbet ister. İyi amelden kaçar.
Ya Alî! Süflî [aşağı olan] kimsenin üç nişânı vardır: Akrabâsını azarlar. Komşularına eziyyet eder. Günâh işlemeyi sever.
Ya Alî! Allahü teâlânın reddettiği kimsenin üç alâmeti vardır: Yalanı çok söyler. Yalan yere çok yemîn eder. Halka sıkıntı verir, ihtiyâcını halk üzerine yükler.
Ya Alî! Bahîlde [cimride] üç nişân vardır: Açlıktan korkar. Bir şey isteyenden korkar. Kendine iyilik eden kimseye, içindekinin hilâfına [aksine] dili ile hayır söyler.
Ya Alî! Yüreksiz olanın üç nişânı vardır: Korkak olur. Gönlü, kalbi katı olur. korkutucu olur.
Ya Alî! Sabredici olanın üç nişânı vardır: Tâat etmeye sabreder. Ma’siyyeti terk etmeye sabreder. Allahü teâlâ hazretlerinin ahkâmına sabreder.
Ya Alî! Senin dostun olanın üç alâmeti vardır: Malını sana fedâ eder. Nefsini sana fedâ eder. Senin sırrını gizli tutar.
Ya Alî! Fâcir [kötü] olanın üç nişânı vardır: Yemîn etmekle öğünür. Kadınları aldatır. Çok bühtân, iftirâ eder.”
İNSANLARIN İYİSİ VE KÖTÜSÜ
“Ya Alî! Allahü teâlâ hazretleri indinde, halkın en iyisi o kimsedir ki, ömrü uzun olur ve ameli iyi olur. Allahü teâlânın indinde en kötü ve Onun buğz ettiği kimse o kimsedir ki, halk onu hayırlı zanneder; onda hiç hayır olmaz. Görünüşte iyi, gerçekte ise günâh ile doludur. Bundan daha kötüsü o kimsedir ki, ondan sakınmak için kendine ikrâm olunur. Bundan daha kötüsü zenginlere ikrâm eder. Fakîrleri hor ve zelîl tutar. Zenginlere çeşitli, renkli ni’metler ile cömertlik eder. Fakîrlere bir parça ekmek vermez. Bundan daha beteri o kimsedir ki, yalnız başına yiyip, bir kimseye, bir nesne vermez. Bundan da beteri o kimsedir ki, bir Müslümân kardeşine dostluk izhâr eder; sonra onu helâk eder.
Ya Alî! Kerâmet, günâhlardan vazgeçmektir, dînin emrettiği gibi yaşamaktır. Allahü teâlâ hazretlerinden korkmanın aslı, Allahü teâlânın harâm ettiği her şeyden sakınmaktır.
Ya Alî! Beş şey gönlü öldürür: Çok yemek. Çok uyumak. Çok konuşmak. Çok gülmek. Rızk için çok endişe etmek. Harâm yemek îmânı zayıflatır, kalbi karartır.
Ya Alî! Beş şey kalbi katı eder, karartır: Kalp çok kararırsa, Allahü teâlâ korusun, kâfir olur. Bunlar günâhı bilmez, günâh işler. Tok olduğu hâlde yemek yer. Zulüm ile mal toplar. Namazı tehîr eder. (Kasıtlı olarak) Sol eli ile yer içer.
Ya Alî! Beş şey gönlü, kalbi parlatır: Sûre-i ihlâsı çok okumak. Az yemek. İlim meclisinde hâzır olmak. Az pişmiş ekmek yemek. Gece namazı kılmak.
Ya Alî! Beş şey gönlü aydınlatır, karanlığını giderir: İlim meclisinde oturmak. Yetîmi sevindirmek. Seher vaktinde çok istiğfâr etmek. Çok yemeyi terk etmek. Çok oruç tutmak.
Ya Alî! Beş nesne gözün nûrunu artırır: Ka’be-i mu’azzamaya bakmak. Mushaf-ı şerîfe bakmak. Anne-babasının yüzüne bakmak. Âlimin yüzüne bakmak. Akar suya bakmak.

“İLİM GÖNLÜ DİRİ TUTAR”
Ya Alî! Bir kimsenin üzerinden, âlimler meclisinde oturmadan kırk gün geçse, onun gönlü (kalbi) kararır. Büyük günâh işler. Zîrâ ilm gönlü diri tutar. İlimsiz ibâdet olmaz.
Ya Alî! Her kimin vera’ı olmasa, günâh işlemekten men olmaz. Ona yerin altı yerin üzerinden iyidir. Ya’nî îmânın yeri belli olmadığından, kabirde durması daha iyidir.
Ya Alî! Bir nesneyi pişirmek istersen, iyi pişir. Yediğin vakit çok çiğne. Yağmur yağarken duâ et. Kâfirler ile ceng olduğu vakit, Kur’ân-ı azîmüş-şân kıra’at olunduğu vakit ve farz namazından sonra duâ et.
Ya Alî! Allahü teâlâ, bir kimseye bir sâliha ve mutî’ hanım verip onun gönlünü hoş tutması ve imâm ile namaz kılmak ve komşuları kendinden râzı olmak, Allahü teâlânın ona ikrâmlarındandır.

BAL, ZEYTİN VE ÇÖREK OTU
Ya Alî! Melekler o kimseye istiğfâr ederler ki, onun evinde bal olur, zeytin olur ve çörek otu olur. İçinde sûret olan, şarâb olan, köpek olan, ana-babaya âsî olunan ve hiç misâfir gelmeyen eve melekler hiç girmezler. Sefere giderken Sûre-i Yâsîni oku. On kerre İnnâ enzelnâ (Kadr) sûresini oku, Allahü teâlâ hazretleri düşmânların şerrinden emîn eder. Hiç kimsenin yüzüne tokat vurma. Hayvânın dahî yüzüne vurma. [Her] rü’yânı meğer dostun da olsa, söyleme.
Yâ Alî! Uyumak istediğin zaman istiğfâr söyle. “Sübhânallahi vel-hamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyil-azîm” oku ve “Kul hüvallahü ehad [İhlâs]” sûresini çok oku ki, o Kur’ân-ı azîmin ışığıdır. Senin üzerine Âyete’l-kürsîyi okumak vazîfe olsun ki, bir harfinde bin bereket ve bin rahmet vardır.
Yâ Alî! Sûre-i Haşrı oku; dünyâ ve âhiret şerrinden muhâfaza eder.
Yâ Alî! Sana bir üzüntü erişir ise, “Sübhâneke rabbî lâ ilâhe illâ ente aleyke tevekkeltü ve ente rabbü’l-arşi’l-azîm” oku. Cebrâîl aleyhisselâmın bana öğrettiği şu duâyı da oku: “Allahümme innî es’elüke’l-afve vel-âfiyete fid-dîni ved-dünyâ ve’l-âhıreti”...
Ya Alî! Benim bu vasıyyetimi hıfz et. Nasıl ki ben Cebrâîl aleyhisselâmdan, O Rabbül- âleminden [sübhânehü ve teâlâ] hıfz etti. Ya Alî! Sana bu vasıyyette evvelîn ve âhirîn ilmini verdim. Her kim ki bununla amel eylerse, dünyâda ve âhirette selâmet üzere olur.


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz