GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Cömertlik, vermekten lezzet almaktır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Cömertlik, vermekten lezzet almaktır Bir Ptsi Ekim 25, 2010 6:13 am

magaracı




Sehâvet, cömert olmak demektir ki, parayı, mâlı, hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almak ve İslâmiyyetin emrettiği yerlere seve seve vermektir.
İnsanda yerleşmiş olan huya, meleke denir. Geçici olan huya, hâl denir. Gülmek, utanmak, birer hâldir. Cömertlik, cesâret, birer melekedir. Ahlâk, yani huy deyince, meleke anlaşılır. Bazan hayır işlemek huy değildir. Bir kimse, her zamân hayır işlerse, buna cömert huylu denir. Her zamân, fakat kendini zorlayarak yaparsa, yine cömert huylu olmaz. Kişi, herhangi bir şeyi kolaylıkla ve seve seve yaparsa, buna huy denir.
Cömertlik, iyi huyların en yükseklerindendir, âyet-i kerîmelerle ve hadîs-i şerîflerle medholunmuştur. Hadîs-i kudsîde;
(Bütün dinler içinde, bu dîni seçtim. Bu din, cömertlik ile ve güzel huy ile tamâm olur. Bu dîni, her gün, bu ikisi ile tamamlayınız!) buyuruldu.
Muhammed bin Kutbüddîn İznîkî hazretleri buyuruyor ki:
“Allahü teâlâ üç şeyi çok sever:
1-Cömertlik.
2-Korkmadığı kimsenin yanında doğruyu söylemek.
3-Gizli yerlerde de Allahü teâlâdan korkmak.”
Cömertlik, kökü Cennette, dalları dünyada olan bir ağaçtır. Bu dallar, cömertleri kendilerine yapıştırır. Cömertler, bu ağacın dallarına, istese de, istemese de yapışır, çünkü onların irâdesinde değildir. Mıknatısın metali çektiği gibi, o ağacın dalları da cömertleri kendine çeker. Sonra, ağaç dalları Cennete gidince, dallara yapışmış olanlar da böylelikle Cennete gider. Fakat ne kadar cömert olursa olsun, îmânı yoksa, Cennete giremez, Cehennemde sonsuz kalır. Abdülhak-ı
Dehlevî hazretleri buyuruyor ki:

KİMİN ELİ DAHA AÇIK İSE...
“Göğsün genişlemesinin sebeplerinden biri de, Allahü teâlânın kullarına; mal, para, makam ve benzeri şeylerde ihsânda bulunmaktır. Mal ve para ile olan ihsân ve iyiliğin ne olduğunu herkes bilir. Kimin eli daha açık ise, kalbi de o kadar geniş olur. Kimin de eli kısa ve kapalı ise, sînesi, göğsü de o nisbette dar olur.”
Peygamber efendimiz;
(Allahü teâlânın ahlâkı ile huylanınız!) buyurmuşlardır.
Allahü teâlânın sıfatlarından biri Settârdır yani günâhları örtücüdür. Her Müslümânın da din kardeşinin ayıbını, kusûrunu örtmesi lâzımdır. Allahü teâlâ, kullarının günâhlarını affedicidir. Müslümânlar da, birbirlerinin kusûrlarını, kabâhatlerini affetmelidir. Allahü teâlâ kerîmdir, rahîmdir yani lutfu, ihsânı boldur ve merhameti çoktur. Müslümânın da, cömert ve merhametli olması lâzımdır. Peygamber efendimiz şu duâyı çok okurlardı:
(Allahümme innî es’elüke-ssıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüsnel-hulkı verrıdâe bilkaderi birahmetike yâ Erhamerrâhimîn.)
Bu duânın manâsı;
(Ya Rabbî! Senden, sıhhat ve âfiyet ve emânete hıyânet etmemek ve güzel ahlâk ve kaderden râzı olmak istiyorum. Ey merhamet sâhiblerinin en merhametlisi! Merhametin hakkı için, bunları bana ver!) demektir.

HER KULA NASİP OLMAZ
Biz Allahü teâlânın kullarına nasıl davranırsak, Allahü teâlâ da bize öyle davranır. Affedersek, biz de affediliriz. Verirsek, cenâb-ı Hak da bize verir. Allahü teâlâ, kullarına yapılan iyilikleri sever. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Müslüman, Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu sıkıntıda bırakmaz. Din kardeşine yardım edene, Allahü teâlâ yardım eder. Allahü teâlâ, din kardeşinin sıkıntısını giderenin, kıyametteki sıkıntısını giderir, bir Müslümanı sevindireni, kıyamette sevindirir.)
Netice olarak, iyilik, cömertlik, insanlara hizmet, Allahü teâlânın çok sevdiği bir ahlâktır. Bu, her kula nasip olmaz. Eğer bu ahlâk, bir gayr-i müslimde varsa, onun îmâna kavuşma ve îmân ile ölme ihtimâli çok yüksektir...

2 Geri: Cömertlik, vermekten lezzet almaktır Bir C.tesi Ekim 30, 2010 8:08 pm

magaracı




DENİZ MÜSALİ ÇÖMERTLİK

İslâm dîni, baştan başa ahlâk ve fazîlettir. İslâm dîninin, dostlara ve düşmanlara karşı yapılmasını emrettiği iyilik, adâlet, cömertlik, akılları şaşırtacak derecede yüksektir. Ondört asırlık hâdiseler, bunu dosta da, düşmana da, çok iyi göstermektedir. Zaten Peygamber efendimiz;
(İyi huyları tamamlamak, iyi ahlâkı dünyâya yaymak için gönderildim.)
(Îmânı yüksek olanınız, ahlâkı güzel olanınızdır!) buyurmuşlardır.
İslâm dininde îmân bile, ahlâk ile ölçülmektedir! Bunun için her Müslümânın, Resûlullah efendimizin güzel huyları gibi ahlâklanması, hattâ, Allahü teâlânın ahlâkı ile ahlâklanması lâzımdır.
Allahü teâlâ kerîmdir, rahîmdir, lutfu, ihsânı boldur ve merhameti çoktur. Bunun için her Müslümânın da, cömert ve merhametli olması lâzımdır. Ali bin Muvaffak hazretleri hacca gitmişti. Arafât ovasında hacıların yalvarmalarını, içli iniltilerini duyunca;
“Yâ Rabbî! Bu kardeşlerim içinde haccı kabûl olmayan birisi varsa, kendi haccımın sevâbını ona hediye ettim” diye duâ eder. Daha sonra Müzdelifeye gider ve o gece rüyâsında kendisine;
“Ey Ali bin Muvaffak! Rabbine karşı cömertlik mi yapıyorsun? Allahü teâlâ, buradakileri, geride bıraktıklarını ve yakınlarının hepsini affetti” buyurulur.
Allahü teâlâ her şeyden önce aklı yaratmış ve ona ilim, zekâ, samimiyyet, doğruluk, cömertlik, tevekkül, korku, ümît hasletleri vermiştir. Böyle bir akıl ile şereflenen kimse, cenâb-ı Hakkın varlığını tasdîk ederek, Onun rızâsına kavuşmayı düşünür ve bunun için çalışır. Anadolu’da yetişen evliyâdan Ahmed Mürşidî Efendi, bir talebesinin nasihat istemesi üzerine buyurur ki:

“DÜNYANIN ÂDETİ BÖYLEDİR!”
“Aslâ dünyâ malına meyletme. Kimseye el açmayacak kadar malın olsun yeter. Dünyâ âhiretin tarlasıdır. Sen bu âleme para ve mal toplamak için gelmedin. İyi ameller yapmak için geldin. Topladığın mal ve mülk senin değil mîrasçılarınındır. Senin rızkın, Allahü teâlâ tarafından sana yemen içmen için verilenden ibârettir.
Malım mülküm yok deme. Olmadı diye gam çekme. Bu benim mülkümdür diyenin, bir gün ecel gelir, o mal elinden çıkar, başkasının eline geçer. Dünyânın âdeti böyledir. Verir alır, alır verir.
Kapına gelen fakirleri boş çevirme. Bir şeyin varsa, gizleyip yok deme. Verdiğin sadakayla da öğünme. Cömertlik tâcını giymek istiyorsan, Allahü teâlânın aç ve muhtaç kullarını kollamalısın. Allahü teâlânın huzûrunda makbûl olmak istersen, herkes için hayır dile, insanlara şefkatle yaklaş. Yaptığın iyiliği, başa kakıcı olma.”
İyilik, cömertlik, insanlara hizmet etmek, Allahü teâlânın çok sevdiği bir ahlâktır. Bu ahlâk, her kula nasip olmaz. Eğer bu ahlâk, bir gayr-i müslimde varsa, onun imâna kavuşma ihtimâli çok yüksektir. Zira Peygamber efendimiz, bu güzel ahlâk sâhibi insanlara, ölümlerine yakın görünüp;
(Senin çok iyiliklerin var, ama îmân etmedikçe bunların faydası olmaz. Ben Allahın resûlü Muhammed aleyhisselâmım. Eğer beni tasdik edip, Kelime-i şehâdet getirirsen Cennete gidersin) buyurur.
Böyle olanların çoğuna da, îmân nasip olur, Kelime-i şehâdeti getirir, oradakiler de duyar ve ondan sonra îmânlı olarak rûhunu teslim eder.

“KİMDE ŞU ÜÇ HASLET VARSA”
Muînüddîn-i Çeştî hazretleri buyuruyor ki:
“Bir kimsede şu üç haslet bulunursa, o kimse Allahü teâlânın sevgili kuludur. Birincisi; cömertliktir, çünkü cömertlik bir deryâdır. İkincisi, şefkattir. Şefkat, güneş gibi aydınlatıcıdır. Üçüncüsü, tevâzudur. Tevâzu, toprak gibidir ve toprakta gül biter.”
Netice olarak, el açıklığı, cömertlik ve ihsân, Allahü teâlâ ve kulları katında büyük bir mertebedir. Dünyâ ve âhirette izzettir, iyiliktir ve sevâptır. Makamla olan ihsân, kimsesiz bir kişiyi, yanına veya emrine veya birisinin yanında bir işe koymakla yapılan ihsândır. Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Bir kimsenin, Allahü teâlâya olan muhabbetinin, sevgisinin hakîkî olup olmadığının alâmeti; kendisinde deniz misâli cömertlik, güneş misâli şefkat ve toprak misâli tevâzu gibi üç hasletin bulunmasıdır.”


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz