GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Hz. Peygamber, bayramı nasıl geçirirdi?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Hz. Peygamber, bayramı nasıl geçirirdi? Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 7:53 pm

SİMBAD




Bayram günleri, büyük sevinç ve neşe günleridir. Bayram, insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Bayramlarda, yardımlaşma duyguları artmakta, hediyeleşme ruhu yükselmektedir. Hiç şüphesiz Ramazan bayramının müminler nezdinde ayır bir yeri ve önemi vardır. Zira Ramazan Bayramı, her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder.


Bayram'ın ilk işi; namazdır!

Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin ikinci yılından İtibaren anılmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren müminler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denilmiştir.
Buhari'nin naklettiği bir Hadis'te efendimiz (sav); "Bu günde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır" buyurmuştur. Bu sebeple Bayram günleri, tüm müminler olarak dünyanın her yerinde yaptığımız ilk şey namaz kılmaktır. Ebu Davud'un naklettiğine göre Hz. Peygamber, bayram günlerini 'yeme içme günleri' olarak değerlendirmiştir.



Bayram ve tatlı

Ramazan Bayram'ı bir aylık orucun toplu iftarı olduğu için, günlük iftarın sünnet adabı, bayramda da yerine getirilir. Orucunu tatlı bir şey yiyerek açmayı adet edinen Hz. Peygamber, Ramazan bayramına da tatlı yiyerek başlamıştır. Milletimizin içindeki sarsılmaz Peygamber sevgisi, bu topluca gerçekleştirilen bir gelenek haline getirmiştir. Tatlılar, bayramların vazgeçilmezidir.



Bayram; bağışlanma ilanı!

Sa'd bin Evs anlatıyor: Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler: Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız."
"Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir: Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün sema âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir."



Bayram günü eğlenmek doğru mu?

Bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir. Bu hususta Müslim'de ayrı bir bölüm ayrılmış ve misaller verilmiştir. Bunlardan birinde Hz. Âişe validemiz şöyle anlatır: "Bir grup Habeşli, bir bayram günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken raks eder gibi oynuyorlardı. Peygamber (sav) beni çağırdı. Başımı onun omzuna dayadım. Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık. Ta onlara bakmaktan ilk vazgeçen ben oluncaya kadar..." [Müslim]

Ancak bayramdaki sevincin gaflete ve peşinden günaha dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır. Eğlence, meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını taşımamalıdır. Bayram günleri, Allah'ın kullarına bir ziyafetidir, bu ziyafet gününde en çok O'nu anmak

gerekir.


Fıtr bayramı!

Fıtır sadakası olarak bildiğimiz fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir. Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı "İydü'I-fıtr", yani Fıtr Bayramı demektir. Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı için bu adı almıştır.


Bayramlaşma nasıl yapılır?

Saadet Asrında Sahabiler birbirleriyle "Bârekâllâhü lenâ ve leküm" diyerek bayramlaşırlardı, yani: "Allah bizden de, sizden de kabul etsin" dedikleri rivayet edilir. Sahabilerin, tokalaştıkları ve musafaha yaptıkları da rivayet edilmiştir.
Bu tebrikleşme bizim dilimizde "Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" gibi sözlerle ifade edilir.
[Kaynak: Mehmet Paksu, Mübarek Aylar, Günler ve Geceler]


Peygamber'in bayram günü

Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz; bayram günü erkenden kalkar, abdest alır, misvak ile dişlerini temizler, güzel kokular sürünür ve bayrama en güzel elbisesi ile giderdi.

İbn-i Ömer'in rivayetiyle: Peygamber efendimizin, pamuktan desenli bir hırkası vardı ve onu her bayramda giyerdi.

İbn-i Mace rivayetiyle: Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz; Ramazan bayramı günü bir şey yemedikçe bayram namazı için evden çıkmaz ve Kurban bayramı gününde de namazdan dönmedikçe bir şey yemezdi.

Dönerken, namaza gittiği yoldan başka bir yoldan dönerdi. Karşılaştığı müminlerle bayramlaşır, onlara selam verir tebessüm ederdi.
Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz; bayram günleri bol bol sadaka verirdi.

2 Geri: Hz. Peygamber, bayramı nasıl geçirirdi? Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 8:02 pm

SİMBAD




Peygamberimiz Bayram Günü Nasıldı
Hadis kitaplarında Peygamberimiz'in bayramlarda neler yaptığı, bayram günlerini nasıl geçirdiği genişçe anlatılıyor.

Bayram gelince namazdan önce yeni, temiz ve güzel elbiselerini giyen Peygamberimiz, halkın arasına örnek bir görünümle çıkıyordu. Bayram namazını kıldıktan sonra sahabilerle bayramlaşıyor, onları, özellikle hanımları sadaka vermeye teşvik ediyor, "Bugünler yeme içme günleridir" diyerek bir ayı oruçlu geçiren mü'minlerin artık serbestçe yiyip içebileceklerini bildiriyordu.

Bu arada dönemin kendi şartları içinde yapılan gösterilere ve oyunlara kendileri de bizzat eşiyle katılıyor, bunun da insani bir ihtiyaç olduğunu anlatıyordu. Bu konuda örnekler Buhârî ve Müslim gibi dinin asli kaynaklarından olan hadis kitaplarında veriliyor. Meselenin birinci derecede şahidi mü'minlerin annesi Hz. Aişe validemiz. Gördüklerini ve yaşadıklarını anlatırken diyor ki:

"Kurban Bayramı'nın ilk üç günlerinden birinde idi. Resulullah (a.s.m.) yanıma geldi, karşımda Buâs Harbi üzerine ezgilerini def çalarak okuyan iki kız vardı. Resulullah (a.s.m.) yatağına uzanmış ve mübarek yüzünü çevirmişti. O esnada içeriye (babam) Ebu Bekir girdi. Ezgi söyleyen kızları görünce: 'Bu ne hal? Allah Resulü'nün huzurunda şeytan sazı öyle mi?' diyerek bana kızdı ve kızları azarladı.

Bunun üzerine Resulullah (a.s.m.) ona dönerek: 'Ey Ebu Bekir, bırak onları söylesinler, her milletin bir bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır' buyurdu. Onlar sohbete dalıp, ilgileri kesilince ben kızlara göz ettim, hemen sıvışıp çıktılar." (Buharî, OEdeyn:3; Müslim, OEdeyn:16.) Bayram günlerinde buna benzer bir başka eğlence ve oyun örneğini yine Hz. ¬işe annemiz haber veriyor:

"Bir bayram günüydü, kulağımıza gürültü ve çocukların bağrışmaları gelmişti. Resulullah (a.s.m.) kalktı, kapıdan dışarı baktı. Oysa bu gelenler, çalıp oynayan Habeşli bir gruptu, kılıçları ve kalkanlarıyla oynuyorlardı. Çocuklar da etraflarında halka olmuş, onları seyrediyorlardı. Resulullah (a.s.m.) bana:

'Ey Aişe! Sen de gel, seyret' dedi. 'Resulullah (a.s.m.) kapıda durdu, beni arkasına aldı. Ben de başımı omzuna koymuş halde duruyor ve oynayanları seyrediyordum. Usanıncaya kadar böyle devam ettim. Bir ara 'Yeter mi' dedi. 'Evet' dedim. 'Öyle ise çekil' dedi." Hadisin bir başka rivayetinde de Efendimiz'in, Hz. Aişe'nin kendi arzusuyla seyre son verinceye kadar bakmasına müsaade ettiği belirtilir. (Buharî, Salat, 69, OEdeyn, 2; Müslim, OEdeyn, 17.)

Bu konuda Hz. Aişe, Peygamberimiz'in şöyle buyurduğunu da haber verir: "Yahudiler, dinimizdeki genişliği görsünler. Ben, hoşgörü dolu tevhid dini ile gönderildim."

3 Geri: Hz. Peygamber, bayramı nasıl geçirirdi? Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 8:12 pm

SİMBAD





Ramazan-ı şerifi en veciz şekilde tarif eden kelime “Sabır” dır. Bayram ise bu sabrın selameti...
İlahi rahmet ve nur yağmurlarıyla, günah kirlerinden temizlenmiş, dini ve manevi vazifelerini en güzel şekilde yerine getirmeye çalışmış kullarına, Mevlamızın bir mükafatıdır, bayramlar...
Bayram sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca, Allahü teâlâ, meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler de, “Ücretini almaktır” derler. Allahü teâlâ da, “Siz şahit olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı olarak kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurur.[Beyheki]
Yine Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
«Beş geceyi kim ihya ederse af ve mağfiret olunacaktır. Terviye gecesi, Kurban bayramı ve ramazan bayramı gecelerini, yine, Şabanın yarısı (berat) gecesini ihya edenler bu müjdeye kavuşacaklardır.» (Tefsiri Rûh'l-Beyân)

Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz: «Kim arefe günü oruç tutarsa, Cenab-ı Hak onun geçmiş ve gelecek günahlarını affedecektir.» «Arefe günü oruç tutmak bütün sene boyunca nafile oruç tutmak gibidir.» «Terviye günü oruç tutana Cenab-ı Hak, Eyüp Aleyhisselâmın belasına karşı sabrının sevabını; arefe günü oruç tutana, İsa Aleyhisselâmın sevabını verecektir.»buyurdular.

Fazıl bin Abbas (R.A.)'dan Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz şöyle buyurdu:«Kim arefe günü dilini, kulaklarını ve gözlerini korursa, Cenab-ı Hak onu diğer senenin arefe gününe kadar muhafaza eder.»

Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz, ümmetinin salâhı için arefe günü çok duada bulunmuştur. Ve ümmeti için Allahdan istediği af ve mağfiretlerine ait müjdeyi de almıştır. Bunun üzerine mübarek yüzü gülümsemiştir. Bu gülümsemenin sebebini Hz. Ebû Bekir ve Ömer sorduğunda, Peygamberimiz (S.A.) Efendimiz, Hz. Ebû Bekir ve Ömer'e şu cevabı vermiştir:
«Şeytan anladı ki Allah benim duamı kabul buyurdu, yerden toprak alıp yüzüne serpti ve «yazıklar olsun» diyerek âh u feryad etti. İşte, beni onun çırpınması güldürdü.» buyurdu,

Allah bu ümmete Arefe gününü ikram buyurdu ve bununla beraber, dört peygambere de bu arefe gününü ikram buyurdu.

Adem'in tevbesini, Musa ile Tûr'da konuşmasını, Muhammed'in haccının kabulünü ve İsmail'in yerine koçun kurban olarak kabul buyurulmasını arefe günü. kabul buyurmuştur.(Tuhfe-i Mardiyye)

“Muhakkak ki temizlenen ve Rab’binin ismini anıp (bayram) namazını kılan kurtulmuştur. Fakat siz (ey kafirler), dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki ahiret daha hayırlı ve devamlıdır.” [1]

Peygamber Efendimiz S.A.V bu günlerin(Bayramın)yeme, içme ve Allah’ı zikir günleri olduğunu ilan ettirmiştir. [2]

Daha önce oruç tutmak bir ibadet iken, bu günlerde(yani bayramda), Allah’ın verdiği ziyafetten yüz çevirmek manasını taşıdığı için, haram kılınmıştır.

Ancak bayram, tamamen muattal veya sırf eğlenceyle geçirilecek bir tatil müddeti olmayıp, aynı zamanda Allahın daha ziyade zikredileceği bir gündür. Bayramı, bayram namazı ile başlatmak bu manaya işaret eder. Nitekim, müminin haftalık bayramı olan Cuma günü de, hususi bir namaz ve hutbe ile başlar.

Öyleyse mümin, Allah’ı zikirle başlattığı bayram gününü, dini bir muhteva içerisinde geçirmeli, yeme, içme, ziyaret gibi diğer davranışlarını da dini havayı bozmayacak şekilde devam ettirmelidir.

Bayram günü temizlenmek esastır. Bu sebeple gusletmek, yeni elbiselerini giyip, güzel kokular sürünmek, tırnakları kesip, saç tıraşı olmak sünnettir. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

"Bu gün Allah-ü Telanın müslümanlar için bayram kıldığı bir gündür. Bu günde guslediniz. Kimin güzel kokusu varsa ondan sürünmesi, kendisine zarar vermez ve misvak kullanınız." [3]

İbn-i Ömer (R.A) dan rivayet edildiğine göre, Sevgili peygamberimiz, bayram günü güzel elbiselerin giyilmesini teşvik ederler, düşman korkusu olmadıkça silah taşınmasından hoşlanmazlardı. Efendimizin, pamuktan desenli bir hırkası vardı. Onu her bayramda giyerlerdi. Bayram namazından döndüklerinde sahabe-i kiram kendilerine: “Ey Allahın Rasülü! Allah sizden kabul buyursun.” derlerdi. O da: “Evet, Allah bizden ve sizden kabul buyursun. ” diye mukabelede bulunurlardı. [4]

Yine, Ramazan-ı şerif bayramında namaza gitmeden önce bir miktar tatlı yemek, evden çıkarken gizli olarak tekbir getirmek, arasat meydanına toplanır gibi teenni ile mescide yürüyerek girmek adab-ı islamiyedendir. [5]

Ebu Rafi (R.A) rivayet ediyor: Rasülüllah S.A.V bayram namazına yaya olarak gider, dönüşü de gittiğinden başka bir yolla yapardı.” [6]

Bayram günleri müslümanların birbiriyle kaynaştığı, karşılıklı muhabbet sevgi ve kardeşliğin zirveye ulaştığı günlerdendir. Akraba, eş-dost ile bayramlaşma, kabir ziyaretleriyle ahireti hatırlama, fakirlere ve muhtaçlara yardım elini uzatarak herkesin bayram yapmasını temin etme, bayramın güzelliklerindendir.

Bayram günü anne babasının ellerini öpen ve onlara ikram edene Allah-ü Teala da ikramda bulunur. [7]
Bayram günü anne babasının kabrine giden kişinin, her adımına mukabil sevab verilir. [8]

Bayram geceleri ibadetle geçirilmesi icabeden müstesna vakitlerdendir. Cenab-ı Hak bayram gecelerinde, Ramazan-ı şerifin tamamında affettiği kişi sayısınca günahkarı affeder. Bu sebeple bu gecelerden gafil olmamak icabeder.

Kur’an okumak, tesbih ve tehliller ile Allahı anmak, Rasülüllah’a salat ü selam göndermek suretiyle bu gecenin ihyası mümkün olmakla beraber; evla ve efdal olan namaz kılmaktır.[9]

Rasülüllah S.A.V buyur
Bayram Günleri Yapılması Müstehâb Olan
* Bayram günleri erken kalkılır, yıkanılır, misvak kullanılır.
* Gülyağı ve benzeri hoş koku sürülür.
* Mubah olan elbiselerden, en güzel ve en temizi giyilir.
* Yüce Allah'ın nimetlerine şükür için, neş'e ve sevinç gösterilir.
* Karşılaşılan mümin kardeşlere güleryüz gösterilir.
* Elden geldiği kadar sadaka verilir.
* Duaların kabul edildiği zamanlardan bayram geceleri, ibâdetle ihya edilir.
* Ramazan Bayramı'nda, bayram namazından önce tatlı bir yiyecekle iftar etmeli.
* Bayram günleri, müslümanların birbirlerini tebrîk etmesi, görüşüp musâfaha yapması ve birbirlerine "Gaferallâhu lenâ ve leküm: Allah, bizi ve sizi bağışlasın." şeklinde duada bulunması , güzeldir. (Büyük islâm ilmihali, Ö. Nasûhi Bilmen s: 171-172)
BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ

imsaktan sonra namaza çıkmadan hurmayı tek sayılı yemek, eğer bulamazsa tatlı bir şey yemek, giyilmesi İslamda mübah olan elbiseyi giymek... Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem pamuklu bir cübbesi vardı. Her bayramda onu giyerdi, Allahü Teala'nın nimetlerini şükür için sevinç göstermek, yüzük takmak, mü'minlere karşı güleryüz göstermek, nafile sadakayı çok vermek, mü'minlerle musafahalaşırken "Tekabbellahü minna ve minküm" denilmesi müstehaptır.

* * *
Camiye giderken bir sükûnet ve vakar içerisinde yaya gidilir. Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem camiye yaya olarak giderdi. Evden çıkarken şu duayı okurlardı:
"Allahümme inni haractü ileyke abdiz zelil (Ey Allahım! Muhakkak ki ben zelil bir kulun kulun çıkması gibi sana geliyorum.) Tekbirleri gizli okur. Camiye varınca tekbir okumayı keser. Camiye giderken başka yoldan, dönerken de başka yoldan döner. Efendimize uymak ve kendisi hakkında yerin şahitlerini çoğaltmak için bu şekilde yapılır.

* * *
Bayram günü özellikle şunlara dikkat edilmelidir:urlar ki: “Kim her iki bayramın da gecesini, Allah’tan sevap umarak, ibadetle geçirirse kalplerin öldüğü günde, kalbi ölmez.” [10]


Dili ile kötü söz söylememeli,
Gözü ile harama bakmamalı,
Kulağı çalgı dinlememeli,
Eli namahreme uzatmamalı. Her kim namahrem bir kişinin elini tutarsa kıyamet gününde ona ateşten bir levha tutturularak "Ey insanoğlu! Bunu tut. Bu dünyada tuttuğun pamuk ellerin karşılığıdır" denilecektir. Bunda kurtuluş olmayacaktır.
Ayakları ile eğlence ve isyan yerlerine gidilmemeli,
Küs ve dargın olanlar barışmalı,
Mezar ziyaretlerini terk etmemelidir.


[1]A’la süresi 14-19
[2]Kütübü sitte c.4 s.526
[3]Tefcirut Tesnim (Terceme) c.2 s.611
[4]Tefcirut Tesnim (Terceme) c.2 s.611
[5]Mecmeul Adab s.52
[6]Kütübü sitte c.17 s.69
[7]Tefcirut Tesnim (Terceme) c.2 s.612
[8]Tefcirut Tesnim (Terceme) c.2 s.612
[9]Levakıhul Envar s.254
[10]Kütübü sitte c.17 s.175

Sponsored content


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz