GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Similar topics
  • » Hançer Yeraltı Örgütü & İntikamcılar Çetesi Anlaşma
  • » GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ
  • » Fullmetal Alchemist 2:Brotherhood bölüm 63
  • » Son Çıkan Türkçe Klipler .avi uzantılı
  • » Lorenz Dedektör Ürünleri
  • » Uğur Dedektör Ürünleri
  • » 6 fİLİM YANİ MELEZ PRENS VİZYONA GİRME TARİHİ 6 AY ERTELENDİ
  • » Vampirlerin Özellikleri
  • » Bradley James (Arthur Pendragon)
  • En son konular
    » sümbül...
    Çarş. Eyl. 03, 2014 1:36 am tarafından Battal Ebrail

    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    C.tesi Mart 01, 2014 8:48 pm tarafından aydin-28

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 pm tarafından 56476364528

    » deneme
    Paz Kas. 24, 2013 7:54 am tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 4:54 pm tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 4:46 pm tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 11:30 pm tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 1:38 pm tarafından yousef

    » mağara için bilgi almak istiyorum
    C.tesi Haz. 22, 2013 8:43 am tarafından kurt ini

    » Lorenz Dedektör Ürünleri
    Perş. Haz. 13, 2013 2:18 pm tarafından fremd

    En iyi yollayıcılar
    CANTAR
     
    magaracı
     
    asel
     
    SİMBAD
     
    aydin-28
     
    novanda
     
    marduktr
     
    styla
     
    MAMİ
     
    hattap
     
    Kimler hatta?
    Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Perş. Tem. 01, 2010 10:23 pm tarihinde online oldu.
    Paylaş | 
     

     GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    CANTAR




    Mesaj Sayısı: 2284
    Deneyim seviyesi: 5604
    Kayıt tarihi: 26/06/10
    Yaş: 59
    Nerden: İstanbul

    MesajKonu: GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ   Ptsi Eyl. 06, 2010 8:54 am





    dört elektrodu sayesinde toprakla direkt temas kuran ve iletkenlik-direnç sistemiyle
    çalışan bir jeofizik cihazıdır. Derin tarama yapabilmesinin sebebi elektrotların
    toprağa saplanmasıdır. Yeraltına gönderilen elektrik akımına karşı
    direnç gösteren boşluk, tünel, mezar, duvar, büyük metal, su, vb. farklılıkları
    tespit etmek için kullanılır.






    Cihazın dört elektrodu vardır. Bunlar
    sırasıyla C1, P1, P2, C2'dir. Elektrotlar, aşağıda anlatılan iki ayrı ölçüm
    tekniğinden birine göre toprağa saplanır. Elektrotlar kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır. TEST düğmesine basılır.
    Toprağa elektrik akımı verilir. Cihazın üstündeki yeşil led
    yanar. C1 elektrodundan C2 elektroduna gönderilen elektrik akımına karşı, P1 ve
    P2 elektrotları arasında potansiyel farkı olur. Ölçülen sayısal direnç değeri
    ekranda görülür.
    Bu rakam diğer ölçüm değerleriyle kıyaslanarak sonuca
    varılır.




    Sayısal değerdeki ani düşüş yüksek
    iletkenliği gösterecektir (büyük metal, su, vb.). Sayısal değerdeki ani yükseliş ise düşük iletkenliği
    (veya yalıtkanlığı) gösterecektir (boşluk, tünel, mezar, duvar,
    lahit, vb.).
















    Bu yöntemde cihaz ahşap iskelet ile kullanılır. C1 ve P1 elektrotları, ahşap
    iskeletin sağ ve sol uçlarında yer alan ve arasındaki mesafe yaklaşık 160 cm olan
    deliklere yerleştirilir. P2 ve C2 elektrotları ise 15-20 metre ileriye saplanır.
    Toprağa saplanan P2 ve C2 elektrotları arası mesafe 1 metre olarak ayarlanır.
    Dört adet kısa metal elektrot (C1, P1, P2, C2) kablolar aracılığı ile cihazın
    üzerinde bulunan C1, P1, P2, C2 terminallerine bağlanır.





    Ahşap iskeletin üzerine bastırılarak C1 ve P1 elektrotları toprağa saplanır. Ekrandan ölçüm
    değeri okunur. Elektrotlar ahşap iskelet yardımıyla topraktan çıkartılarak birkaç santimetre ileriye
    tekrar saplanır. Yeni ölçüm değeri ekrandan okunur. Ahşap iskelet üzerinde olan
    C1 ve P1 elektrotları toprağa saplanıp çıkarılarak adım adım ölçümler yapılır.
    Tüm arazi resimdeki dizilime
    göre birbirine paralel ölçümler ile taranır. C2 ve P2 elektrotları
    saplandıkları yerden çıkarılmaz, sabit kalır.





    Yukarıdaki örnekte sırasıyla 3, 1, 18, 2 gibi ölçüm değerleri alınıyor. Test 3 ölçümündeki değer aniden
    18'e yükseliyor. Ani yükselişin olduğu yerde hedef belirleniyor.





    İkiz elektrot yönteminde maksimum tespit derinliği (toprak şartlarına bağlı
    olarak) iki elektrot arası mesafenin bir veya bir buçuk katına eşittir. Ahşap
    iskelet üzerindeki C1 ve P1 elektrotları arası mesafe 160 cm olduğuna göre,
    maksimum tespit derinliği 2,5 metreye kadardır.
















    Dört adet uzun metal
    elektrot; C1, P1, P2, C2 sırasına uygun olarak eşit aralık ve eşit derinlikte
    toprağa saplanıp, uzun kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır. Tüm
    arazi resimdeki dizilime göre birbirine paralel ölçümler ile taranır. Ani
    direnç artışı-düşüşü cihazın ekranından takip edilir. Kullanıcı hangi
    derinliği taramak isterse, iki elektrot arası mesafeyi ona göre ayarlar. İki
    elektrot arası mesafe yaklaşık tarama derinliğine eşittir.


















    Yukarıdaki kuşbakışı örnekte; iki elektrot arası mesafe 3 metre olarak alındığından,
    tarama derinliği maksimum 3 metredir. Çünkü iki elektrot arası mesafe maksimum
    tarama derinliğine eşittir. Yatay ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 3 ile,
    dikey ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 9'un kesişim noktası hedefin yerini
    göstermektedir.






















    Wenner Yöntemi'nde derinlik,
    iki elektrot arası "a" mesafesine eşittir. Kullanıcı elektrotlar arası "a"
    mesafesini artırırsa, tespit derinliği de artar.






    Elektrik akımının toprağa yayılımı aşağıdaki
    çizimde olduğu gibidir.






    Cihazı'nın uzun
    kabloları 40 metre, kısa kabloları 20 metre uzunluğundadır. Teoride, elektrotlar
    arası mesafe kabloların
    uzanabileceği kadar açılarak derinlik
    artırılabilir. Pratikte, kablolar uygun şekilde açıldığında iki elektrot arası
    mesafe 20 metre olabildiğinden, Wenner yöntemine göre maksimum 20 metre derinlik taranabilir.
    Derinlik arttıkça hassasiyet düşebileceğinden, özellikle
    arkeolojik araştırmalarda tavsiyemiz; 20 metre derinlik yerine, hassasiyetin
    çok daha yüksek olacağı 10 metre derinliğe kadar araştırma yapılmasıdır. Yani
    iki elektrot arası mesafe en fazla 10 metre olacak şekilde tarama yapılması,
    arkeolojik araştırmalarda güvenilir sonuçlar verecektir. Çünkü arkeolojik
    kalıntılar genellikle yüzeye yakındır. Jeolojik araştırmalarda, mevcut kablolar
    ile 20 metre derinliğe kadar araştırma yapılabilir.
    Jeofizik Cihazı ahşap iskelet ile ikiz elektrot yöntemine uygun
    olarak kullanıldığında, maksimum tespit derinliği iki elektrot arası mesafenin
    bir ya da bir buçuk katı kadardır. Ahşap iskeletin uçlarındaki deliklere
    yerleştirilen C1 ve P1 elektrotları arası mesafe 160 cm olduğundan, maksimum
    tespit derinliği 2,5 metre civarındadır. Ahşap iskelet üzerinde dört adet
    elektrot deliği bulunmaktadır. Kullanıcı, C1 ve P1 elektrotlarını ahşap iskelet
    üzerinde birbirine yakın deliklere monte ederek, isterse derini taramak yerine
    yüzeye yakın tarama yapabilir. Ahşap iskelet üzerindeki iki delik arası
    mesafenin 53 cm olduğunu düşünürsek; C1 ve P1 elektrotları, maksimum 2,5 metre
    tarama yapılabilmesi için 1. ve 4. deliklere yerleştirilmelidir. C1 ve P1
    elektrotları maksimum 1,5 metre tarama yapılabilmesi için 1. ve 3. deliklere
    yerleştirilebilir. C1 ve P1 elektrotları maksimum 80 cm tarama
    yapılabilmesi için 2. ve 4. deliklere yerleştirilebilir. Yani kullanıcı taramak
    istediği derinliğe uygun olarak C1 ve P1 elektrotlarını ahşap iskelet üzerindeki
    deliklere yerleştirebilir.


    eofizik Cihazı toprak altındaki maddeleri % 100 bulur mu? Onlarca metre derini
    ve yüzlerce metre ileriyi tarayıp gömülü maddeyi bularak ekranda şekliyle
    gösteren cihaz var mı?






    "Bir cihaz var ve yeraltını gösteriyor. Gömülü olan değerli maddeyi ekranda
    şekliyle görebiliyorsunuz. Toprağı kazıp gömülü maddeyi sanki kendi elinizle
    koymuş gibi kolayca çıkarıyorsunuz."






    Günümüzde hiçbir araştırmacı böyle bir hikayeye inanmamalıdır. Çünkü yeraltı
    araştırmalarında bu tür bir beklenti
    hayal kırıklığına sebep olur. Yeraltı araştırmaları çaba
    gerektirir. Tesadüfler dışında, bize göre diğerlerinden daha çok çaba gösteren, bilinçli kişiler amacına ulaşabilir.






    Onlarca metre derini ve yüzlerce metre
    ileriyi tarayıp, gömülü maddeyi bularak anında sinyal veren, ekranda şekliyle gösteren
    cihaz henüz üretilmiş değil. Yeraltı araştırmaları bu kadar kolay olsaydı ve
    böyle bir cihaz üretilseydi, herhalde sahibi bu çok işlevli cihazı satmak
    istemezdi...Böyle bir durumda da, yeraltında araştıracak ne bir gömülü madde, ne de
    bir maden kalırdı.






    Hava homojendir ve radarlar çok yüksek
    verimlilikle kilometrelerce ötedeki farklılıkları tespit eder. Deniz suyu
    homojendir ve sonarlar çok yüksek verimlilikle suyun yüzlerce metre
    derinlerindeki farklılıkları tespit eder. Ancak toprak homojen olmadığından,
    günümüz teknolojisinde jeolojik ve arkeolojik yeraltı araştırma cihazlarından %
    100 net sonuç almak zordur.




    Jeofizik
    Cihazı, başka cihazlarla tespit edilmesi zaten mümkün olmayan hedeflerin
    bulunabilmesine yardımcı olmakta, bu hedeflerin tespit edilebilme ihtimalini
    artırmaktadır.






    Cihaz, mümkün olan en güvenilir
    sonuçları vererek kullanıcıyı doğruya yönlendirir. Araştırmacı cihazı dikkatle
    kullanılmalı, ölçüm değerlerini titizlikle yorumlamalı ve mantığının yardımıyla
    sonuca varmalıdır.

    Kullanıcı maden araştırmasında mümkün
    olduğunca fazla ölçüm yapmalı, ölçüm değerlerini dikkatle birbiriyle
    kıyaslayarak yorumlamalıdır. Maden araziye yayılmış şekilde olacaktır. Maden
    araştırmaları derinlerde yapılacak, arkeolojik araştırmalar yüzeye yakın
    olacaktır.
    jeolojik araştırmalarda maksimum 20 metre
    derinliğe kadar, arkeolojik araştırmalarda maksimum 10 metre derinliğe kadar
    sağlıklı sonuçlar alınabilir.
    Wenner yönteminde teorik olarak iki elektrot arası
    mesafe kadar derinlikte su aramasıda yapabilirsiniz. Su
    tespit edildiğinde, ekrandaki direnç değerinde (önceki ölçümlerin ortalama
    değerlerine göre) belirgin bir düşüş olacaktır.
    Yeraltı araştırma
    cihazlarında genellikle derinlik arttıkça hassasiyet
    düşmektedir. Bir bond çantadan daha büyük olan ve çok uzun yıllar
    yeraltında
    kalarak toprakla kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini sağlamış
    maddeler tespit edilebilir. Özellikle metal objeler yeraltında uzun
    yıllar kaldıklarında,
    metal ile toprak arasındaki kimyasal reaksiyonların sonucu olarak,
    metalin
    çevresinde bulunan toprağın iletkenliği artacaktır. Bu sayede metal
    objenin tespiti kolaylaşacaktır çünkü madde cihazlara sanki daha
    büyükmüş gibi
    görünecektir. Jeofizik Cihazı ile yapılan araştırmalarda
    çivi, at
    nalı, konserve kutusu gibi küçük maddeler tespit edilmez. Kaydırma
    mesafesinin yeraltındaki maddenin büyüklüğünden fazla olmaması, maddenin

    tespitini kolaylaştıracaktır.
    Aynı büyüklükte bir altın ve bir demir
    düşünelim. Bu iki metalin elektrik iletkenliği farklı olacağından, toprağa
    verilen elektrik akımına karşı dirençleri de değişik olacaktır. Demir iletken
    bir metaldir ancak en iyi iletken altındır. Bu sebeple; direnç değerindeki ani değişim
    demirde az olurken, altında daha belirgin olacaktır.




    Boşluk elektrik akımını geçirmez.
    Akım, basit anlatımla, boşluğun çevresinden dolaşacaktır. Boşluk tespitinde
    direnç değeri ani olarak artacaktır. Boşluğun büyüklüğüne göre ani artış miktarı
    değişecektir. Çok büyük boşluk, büyük tünel gibi oluşumlardan akım geçmeyecek, cihaz hata
    sinyali verecektir. Bu hata sinyali yeraltındaki boşluğun, tünelin göstergesi
    olacaktır.

    Taşlar, kayalar; mineral yapılarına ve
    büyüklüklerine göre değişken olmakla beraber, genellikle elektrik akımına
    karşı belirgin direnç gösterecektir. Direncin ani olarak artması mezar
    taşlarına, lahitlere, kayalara, eski yerleşim yerlerindeki taş duvarlara işaret
    edecektir.




    Kullanıcı cihazı ister ahşap iskeletle, ister ahşap iskeletsiz kullanabilir. Araştırmacının
    çalışma yaptığı bölgenin şartlarına ve araştırmacının hedefine göre cihazın kullanım şekli
    değişecektir. Ahşap iskeletli ikiz elektrot yöntemi; eski yerleşim yeri
    duvarlarının, mezarların, tünellerin, gömülü olan maddelerin, yüzeye yakın
    boşlukların tespitinde maksimum 2,5 metreye kadar kullanılabilir. Bu yöntemin
    arkeolojik araştırmalarda güvenilir sonuçlar verdiği söylenebilir.






    Wenner yöntemi de derinlerdeki boşluklar, tüneller, eski yerleşim yeri
    duvarları, su, maden, vb. tespiti için arkeolojik ve jeolojik araştırmalarda
    kullanılabilir. Wenner yöntemi, istenirse elektrotlar arası mesafe fazla
    arttırılmadan, ikiz elektrot yöntemine alternatif olarak ahşap iskeletsiz
    kullanılabilir.

    Wenner yönteminde iki elektrot arası mesafe, teorik
    olarak maksimum etki derinliğidir. İki elektrot arası mesafenin yarısı da, hassasiyetin
    en güçlü olduğu derinliktir.
    Eğer yeraltında akımın geçmesini engelleyecek bir
    anomali varsa, cihaz hata sinyali verecek, kullanıcı hedeflediği derinliğe
    inemediğini anlayacaktır. Hassasiyet derinlik ile beraber azalmaktadır.
    Derinlik
    arttıkça küçük maddelere olan hassasiyet azalacaktır. Bu sebeple, özellikle
    arkeolojik araştırmalarda, hedef çok derinlerde değilse, iki elektrot arası
    mesafenin, hedefin tahmini derinliğine yakın mesafede ayarlanması faydalıdır.
    Örneğin 1 metre derinde olabileceği tahmin edilen bir hedef için, Wenner
    yönteminde, iki elektrot
    arası mesafeyi 10 metre yapmanın gereği yoktur. Bu örnekte, iki elektrot arası
    mesafe 2 metre olarak ayarlanabilir. Yüzeye yakın araştırmalarda, yüksek
    hassasiyet için, gerekirse, mesafe daha da düşürülebilir.









    1)
    Metal Dedektör almadan önce yapılması gereken DERİNLİK TESTİ:






    Bir metal dedektörün maksimum tespit
    derinliği havada yapılacak birkaç basit test ile ölçülebilir.






    a) Testi yapılacak metal
    dedektör, metalsiz bir ortamda masaya yatırılır. Sıfırlaması yapılır.
    Yeraltında tespit edilmesi hedeflenen büyüklükteki metal, test edilen metal dedektörün
    önüne getirilir.






    b) Genellikle testlerde yuvarlak tepsi (halka) şeklindeki büyük
    bir metal kullanılır. Metal, dedektörün arama başlığının karşısında hareket
    ettirilir. Cihazın havada bu metale sinyal verdiği mesafe ölçülür.





    c) Ölçülen bu
    mesafe; çok uzun yıllar yeraltında kalarak sıcaklığın, basıncın, nemin etkisiyle
    fiziksel, kimyasal,
    biyolojik değişime uğramış gömülü metalin toprak altında
    tespit edilebileceği maksimum derinliğe yakındır.





    Metal dedektörün çok uzun yıllar yeraltında kalmış büyük bir metali
    tespit edebileceği maksimum derinlik bu test ile görülür.






    Dikkat:



    Bu test sırasında, metal dedektörü ile
    hareket ettirilen metal arasında hiçbir madde (içi görünmeyen stand, içi
    görünmeyen yapay duvar, vb.) olmamasına dikkat edilmelidir.






    Yukarıda anlatılan hava testi
    Profesyonel Metal Dedektör'e uygulandığında; maksimum tespit derinliği
    küçük başlık ile 2-2,5 metre, büyük başlık ile 3 metre civarında olmaktadır. Bu
    sayısal değerler hava şartlarına göre değişebilir.

    Profesyonel Metal
    Dedektör ile: Toprak altında en az
    100-150 yıl kalarak toprak ile kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini
    tamamlamış büyük bir metalin, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik
    3 metre civarındadır.





    b) Klasik bir metal dedektör ile: Toprak altında en az
    100-150 yıl kalarak toprak ile kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini
    tamamlamış büyük bir metalin, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik
    40 cm civarındadır.




    Test
    amacıyla yeni gömülmüş 60 cm x 60 cm x 1 cm boyutlarında bir metal
    plakanın, profesyonel bir metal dedektör
    ile uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik 1-1,5 metre
    civarındadır. Toprak altında uzun yıllar kalan metal çok daha derinden
    tespit edilebilecektir.






    Dikkat: Yeni gömülen metal
    ile test yapmak yanıltıcı olabilir, çünkü araştırmacılar genellikle çok eski
    tarihlerde gömülmüş
    metalleri arar. Kullanıcılar yeni metalleri gömüp test etmek yerine,
    araştırmalarda buldukları metaller üzerinden performans değerlendirmesi
    yapmalıdır.




    Günümüz metal dedektör
    teknolojisi dahilinde, hiçbir metal dedektör (profesyonel dahi olsa) 3 metreden daha derine gömülmüş
    metalleri tespit edememektedir. 3 metreden daha derinde olan metaller,
    profesyonel metal dedektörlerin
    tespit kapasitesi dışındadır. 3 metreden daha derinde yapılacak araştırmalarda
    jeofizik cihazı kullanılması önerilir.




    Arkeoloji:
    Yeraltında, duvar veya kaya arkasında gömülü altın ve benzeri metalleri
    aramak için. Define aramak için.


    İnşaat: Asfalt altında kalmış
    menhol kapağı, ızgara, vana, vb. metallerin tespiti için.


    Emniyet:
    Toprak altında, otların ve çalıların arasında kalmış metallerin olay yeri
    incelemesi sırasında tespiti için.


    Güvenlik: Toprağa saplanmış
    fakat patlamamış bombaların (mayın hariç) bulunması, varillerin ve
    tankların yeraltında tespiti için.

    ünyanın en gelişmiş 2010 model profesyonel
    metal ayırımlı dedektörlerinde maksimum tespit derinliği, en uygun
    şartlarda (çok eski yıllarda gömülmüş büyük bir metal için) 3 metredir.
    Metal dedektörler daha derinde gömülü olan metalleri tespit edemez.



    Profesyonel bir metal dedektör, yeni gömülen bir
    metali (boyutlar: 60 cm x 60 cm x 1 cm) maksimum 1-1,5

    metreden tespit edebilir. Çoğu dijital olan amatör metal dedektörlerin
    tespit derinliği, yeni gömülen bir metal için 30-40 cm civarındadır.
    Bazı dijital metal dedektörler sadece altın aramak
    üzere ayarlanmaktadır. Fakat bu tür metal dedektörlerin tespit
    derinlikleri düşüktür

    Metal dedektörler metalleri iletkenlik ve manyetik özelliklerine göre
    tespit eder. Profesyonel metal dedektörlerde metal ayırımı değerli (altın,
    gümüş, bakır, alüminyum, bronz, vb.) ve değersiz (demir, nikel, kobalt,
    vb.) şeklindedir.Profesyonel Metal Dedektör, tüm metalleri ve
    metal alaşımları tespit eder ve metalleri değerli ya da değersiz olarak
    ayırır. Metal dedektörler sadece değerli (altın, gümüş, bakır, vb.)
    metalleri görecek şekilde ayarlanabilir. Metal dedektörlerde metal ayırımı
    yaptıkça derinlik kaybı olacağından, profesyonel derin aramalarda
    taramanın önce metal ayırımsız yapılması tavsiye edilir. Metal sinyalinin
    geldiği noktada cihaz metal ayırımına getirilir ve tespit edilen metalin
    değerli mi, değersiz mi olduğu anlaşılır.


    Metalin yüzey alanı, metalin yeraltında bulunma süresi,
    metalin yeraltında duruş şekli, toprağın mineral içeriği gibi değişken
    faktörler tespit derinliğini etkiler.


    Yüzey alanı geniş olan ve uzun
    yıllar (en az 100-150 yıl) yeraltında kalmış olan metaller, yeni
    gömülenlere göre çok daha derinde tespit edilir. Özellikle hematit,
    manyetit, kil içeriği yüksek topraklarda, tespit derinliğinde düşme
    olur. Toprağın sıkı ya da gevşek olması ve ortamda sert kayaçların olması
    da tespit derinliğini etkilemektedir. Oksitlenmiş metallerin tespiti çok
    daha kolay ve çok daha derinde olmaktadır. Aynı büyüklükte olan iki metal
    kıyaslandığında, yatay duran dikey durana göre daha derinde tespit edilecektir.




    Metal; ne kadar uzun süre yeraltında sıcaklık, basınç,
    nem altında kalırsa o kadar derinde tespit edilir. Özellikle oksitlenmiş
    metallerin tespiti çok daha derinde olacaktır. Yeni gömülen metallerin
    tespit edilmesi, yıllarca yeraltında kalmış metallere göre daha zordur.
    Araştırmacılar yeni gömülen metalleri değil, oksitlenmiş ve uzun yıllar
    önce gömülmüş metalleri aramaktadır. Bu sebeple yeni gömülen metaller ile derinlik testi yapmak
    yanıltıcıdır. Metal dedektörlerde performans testi yeni gömülen değil,
    araştırmalar sırasında bulunan metaller üzerinden yapılmalıdır.




    Kullanıcı
    tecrübe kazandıkça hangi büyüklükteki metali, hangi derinlikten tespit
    edeceğini kazı yapmadan tahmin edebilecektir. Hiçbir üretici veya satıcı
    derinlik garantisi veremez. Çünkü derinlik, önceden tahmin edilebilmesi
    mümkün olmayan birçok değişkene bağlıdır. Derinlik garantisi vermek
    kullanıcıyı yanıltmak olur.




    Onlarca metal gömüp denemeler yapmak zaman
    kaybıdır. Alıcının, üretici veya satıcıdan derinlik garantisi istemesi
    hatalıdır. Çünkü üretici veya satıcı; farklı toprak yapılarında, farklı
    sürelerde yeraltında kalmış, farklı metallere, metal dedektörün ne gibi
    tepkiler verebileceğini önceden kestiremez. Toprak bir bilinmezdir.
    Kullanıcı, onlarca kafa karıştırıcı kazma-gömme testi yerine, havada
    yapacağı birkaç deneyle dedektörün performansını rahatlıkla test ederek
    fikir edinebilir. Kaliteli ve profesyonel metal dedektörleri teknik
    detaylarına göre seçmek en doğru yoldur.

    Topraktaki tespit
    derinlikleri birçok değişkene
    bağlı olduğundan, sayısal değer vermek yanıltıcı olur.
    Kullanıcı, bir adet bozuk paranın veya bileziğin tespit
    derinliğini ve
    metal dedektörün en büyük metal için maksimum tespit derinliğini
    bilirse,
    büyüklük-derinlik ilişkisini kurabilir. Toprağa değişik
    büyüklüklerde
    metal gömüp, onlarca deneme yapmak sadece zaman kaybıdır. Çünkü
    metal dedektörün verimi farklı bölgelerde, farklı büyüklükte olan ve
    farklı
    süreler yeraltında kalmış metaller için değişik olacaktır. Metal
    dedektörün yeraltına gönderdiği sinyalin gücü derinlik arttıkça azalır.
    Örneğin 1 metre derindeki metalin tespit edilebilme ihtimali ile, 2
    metre
    derindeki metalin tespit edilebilme ihtimali farklıdır.
    Oksitlenmiş ve
    uzun yıllar yeraltında kalmış metaller, metal dedektörü daha
    belirgin
    şekilde etkiler. Eski metallerin, metal dedektöre var olandan daha
    büyükmüş
    gibi görünecekleri için, tespit edilebilme derinlikleri fazladır.
    Yukarıdaki derinlik testini (hava testi) yaparak metal dedektörün
    hangi
    büyüklükteki metali ne kadar derinden tespit edebileceğini görmek
    mümkündür.

    Profesyonel Metal Dedektör'de iki adet
    arama başlığı vardır. Küçük başlığın çapı 25 cm iken, büyük başlığın çapı
    33 cm'dir. Küçük başlık küçük-büyük tüm metalleri metal ayırımlı olarak tespit
    ederken, büyük başlık özellikle büyük ve derindeki metallerin tespitinde
    kullanılır.

    Frekans, bir metal dedektörün bir saniyede gönderip
    aldığı sinyal sayısıdır. Profesyonel Metal Dedektör'ün çalışma
    frekansı 6,99 kHz'dir. Yani saniyede yaklaşık 7.000 adet sinyal alıp
    gönderir. Metal dedektörlerde frekans ne kadar düşükse, tespit derinliği o
    kadar yüksektir.
    Bazı metal dedektörler insan sağlığına zarar
    verebilecek elektromanyetik alan yaratır.
    Profesyonel Metal Dedektör 8 adet 1,5 Volt
    pille çalışır. Verimin yüksek olması için alkalin pil kullanılması tavsiye
    edilir. Cihazı şarjlı pil de çalıştırır. Bir adet şarjlı pil 1,2 Volt
    iken, bir adet alkalin pil 1,5 Volt'tur.



    Şarjlı pillerin toplam başlangıç voltajı 9,6 Volt
    (8 adet x 1,2 Volt) iken, alkalin pillerin toplam başlangıç voltajı
    12 Volt (8 adet x 1,5 Volt) olduğundan, daha yüksek verim için alkalin
    pil kullanılması önerilir.




    Arazide kullanıcının yanında yedek pil bulundurması
    faydalı olacaktır. Kulaklık kullanıldığında pil tüketimi azalacaktır. Pil
    zayıfladığında dedektörün güç ışığı sönecek, pillerin değiştirilmesi
    gerektiği anlaşılacaktır. Alkalin piller hemen hemen her markette
    mevcuttur. Hangi marka olursa olsun, daha yüksek verim için kullanılan
    pilin alkalin özellikte olması gerekir.

    Profesyonel Metal Dedektör 8 adet 1,5 Volt
    (toplam 12 Volt) kalem pille çalıştırılabilir. Aynı zamanda 8 adet 1,5
    Volt büyük pille kullanılabilmesi için özel batarya kutusu mevcuttur.
    Dedektör, batarya kutusundaki büyük piller ile daha uzun süre çalıştırılır.


    Dijital metal dedektörler daha çok hobiye yönelik iken,
    analog metal dedektörler özellikle mühendisler (maden, inşaat, jeoloji,
    jeofizik, vb.), arkeologlar ve araştırmacılar tarafından tercih edilen
    profesyonel modellerdir. Miner A-100 Profesyonel Metal Dedektör;
    belediyeler, müteahhit firmalar tarafından, yeraltında gömülü olan kapak,
    boru, ızgara, vb. metallerin bulunmasında da kullanılır. Dedektörün
    kullanımı çok kolaydır. Cihazı hiç tanımayan bir kişi beş dakikada
    kullanmayı öğrenir.

    Profesyonel bir Metal Dedektör, metal tespit
    ettiğinde sesle ve analog ekranda ibre hareketiyle sinyal verir.
    Metalin
    üzerinde olunduğu süre boyunca ses sinyali ve ibreli ise ibre
    hareketi likid kristal ekransa yazı karakterlerinin değişimi hareketi
    devam eder.
    Metalden uzaklaşınca sinyaller kesilir. Bu sayede metalin noktasal
    tespiti
    yapılır.
    Profesyonel Metal Dedektör'ün analog
    ekranındaki ibrenin hemen üstünde sayısal değerler vardır. İbre
    hareketi sayesinde metalin derinliği hakkında fikir edinilebilir. İbre hareketi
    zayıf ise metal derindedir, ibre hareketi güçlü ise metal yüzeye yakındır.
    Yeraltında bir küp
    altın ve bir küp saf demir olduğunu
    varsayalım.
    Profesyonel Metal Dedektör ile metal
    ayırımsız
    tarama yapıldığında, dedektör her iki metale de aynı sinyali
    verecektir.
    Dedektör metal ayırımlı çalıştırıldığında; saf demire sinyal
    vermeyip altına sesli sinyal verecek, altını ibre hareketiyle değerli
    metal olarak
    gösterecektir.
    Herhangi bir elektronik ürün (TV, radyo, bilgisayar,
    vb.) alır gibi metal dedektör alabilirsiniz. İzinsiz kazı yapılmamalıdır.
    Kazı yapılacak alan cihazla belirlenmeli ve kazı için izin alınmalıdır.
    Askeri alanlarda ve sit alanlarında araştırma yapılmamalıdır. Geniş bilgi
    ve yönetmeliği dedektörlerin Türkçe kullanım kılavuzunda bulabilirsiniz.


    Tünel, mağara, ev gibi kapalı alanlarda duvarın arkası,
    betonun içi ve tabanın altını taramak için metal dedektör
    kullanabilirsiniz. Dedektörün sinyal verdiği noktada metal tespit edilir.

    Su birikintisi veya akarsuyun altına gömülmüş olan
    metalleri,
    Profesyonel Metal Dedektör ile tespit edebilirsiniz.
    Suyun, elektronik devrelere zarar vermeyecek derinlikte olması
    gerekmektedir.
    Araştırma başlığını ana kutu ve kablo bağlantı noktalarını suyun
    girişini engelliyecek şekilde izalasyonu sağlandığı taktirde bütün
    dedektörlerle araştırma yapılınabilir.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://gizlihazineler.turkforumpro.com
    CANTAR




    Mesaj Sayısı: 2284
    Deneyim seviyesi: 5604
    Kayıt tarihi: 26/06/10
    Yaş: 59
    Nerden: İstanbul

    MesajKonu: MANYETİK ALAN DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ   Ptsi Eyl. 06, 2010 9:14 am

    Manyetik dedektör, yeraltında
    gömülü olan cisimleri tespit edebilmek için kullanılır.


    Manyetik alan cihazı,
    dünyanın doğal manyetik alanının yönünü ve bu yönde meydana gelen sapmayı tespit
    eden bir dedektördür. Cihaz bir adet lityum pille günlerce çalışır.
    Türkçe kullanım kılavuzu vardır.


    Dedektör, dünyanın doğal
    manyetik alanında güçlü bir sapma tespit ederse ekranında uyarı sinyali belirir. Dedektör,
    dünyanın doğal manyetik alanında zayıf bir sapma tespit ederse ekranındaki yön
    göstergesi sapar.


    Sonuç iki
    şekilde yorumlanabilir.


    Birinci durum (güçlü sapma):
    Cihaz, ekranında beliren
    "WARN" (warning) yazısı ile kullanıcıyı uyarır. Cihazın sinyal
    verdiği yerde gömülü olan
    ve dünyanın doğal manyetik alanına belirgin şekilde etki eden manyetik bir madde
    olabilir. Yeraltındaki maddenin manyetik şiddeti
    ne kadar güçlü ise, madde ne kadar uzun süre yeraltında kaldı ise ve madde ne
    kadar büyük ise, o kadar derinde tespit edilir. Maddenin manyetik olması
    gerekir.











    İkinci
    durum (zayıf sapma): Cihazın ekranındaki manyetik yön göstergesinde sapma
    olur. Bu noktada uzun
    yıllar önce bir kazma-gömme işlemi yapıldığı için toprağın manyetik özelliği
    değişmiş olabilir. Gömülü madde, ne kadar derinde olursa olsun, dolaylı yoldan
    bulunabilir. Maddenin manyetik olması şart değildir.








    Amaç;
    manyetik olsun olmasın, yeraltında gömülü olan cisimleri tespit
    edebilmektir. Cihaz; kazılmış, doldurulmuş, yer değiştirmiş, bozulmuş toprakta
    meydana gelebilecek manyetik değişimin dünyanın doğal manyetik alanının yönüne
    etkisini tespit edebilir.




    Cihaz yeraltına sinyal
    göndermek yerine, yeraltından gelen manyetik sinyali test eder.



    Yapısı değişmiş toprağın (kazma, gömme,
    yer değiştirme sebebiyle) bulunması
    yöntemiyle yapılan araştırmalarda, herhangi bir derinlik sınırı yoktur. Madde
    ne kadar derine gömüldü ise, o kadar rahat tespit edilebilecektir.



    Çünkü
    bir maddeyi yeraltına derin olarak gömebilmek için önce çok geniş ve derin
    bir çukur açıp, sonra büyük miktarda toprağın yerini değiştirmek gerekir. Bu
    durumda topraktaki yapı değişecek, katmanlar karışacak, manyetik mineraller
    yer değiştirecek, manyetik etki farklılaşacaktır. Yer değiştiren katmanlar
    arası manyetik yapı farkı ne kadar fazla ise, hedefin tespit edilebilme
    ihtimali o kadar yüksektir.



    Gömülü madde manyetik metal
    olabileceği gibi; tahta,
    cam, kağıt, mermer gibi manyetik olmayan madde dahi olabilir. Gömülü madde ne kadar derinde olursa
    olsun dolaylı yoldan bulunabilir.





    Hedefinize uygun olmayan düşük kapasiteli cihazlar güvenilir sonuçlar
    verememiş olabilir. Bulmayı hedeflediğiniz maddeler yeraltına hiç gömülmemiş olabilir. Bu
    gibi sebeplerden
    dolayı olumlu sonuç alamamış olabilirsiniz.




    Araştırmalarda kullanılacak cihazların jeofiziksel çalışma sistemleri çok
    önemlidir. Araştırmacılar, kullandıkları cihazın hangi jeofiziksel sistemle
    çalıştığını bilmelidir.



    Farklı
    jeofiziksel prensiplerle çalışan ürünleri
    tercih etmek yararlı olacaktır.



    Önce "x" marka metal dedektörü, sonra "y" marka metal dedektörü,
    en sonunda da "z" marka metal dedektörü kullanmak bizce
    faydasızdır. Çünkü benzer verime sahip cihazların vereceği sonuçlar
    birbirine yakın olacaktır ve bu durum kullanıcıya zaman kaybettirecektir.



    Manyetik alan tespit cihazı
    araştırmacılara fayda sağlayacaktır. Bu cihazın kullanılış yöntemi ile
    gömülü maddelerin tespiti mümkün olabilir.



    Birçok cihazın tespit
    edemediği gömülü maddelerin, bu cihaz ile tespit
    edilebilme ihtimali vardır. Ancak manyetik alan tespit cihazının çok
    dikkatli kullanılması, test sonuçlarının çok iyi yorumlanması gerekmektedir.


    Manyetik alan tespit cihazı, kullanım
    kılavuzunda ayrıntılı olarak anlatılan özel bir ölçüm yöntemi ile
    kullanılır. Testler sırasında bir manyetik sapma tespit edilirse, bu durum
    iki şekilde yorumlanabilir.



    Birinci yorum: Cihazın sinyal
    verdiği yerde gömülü olan
    ve dünyanın doğal manyetik alanına belirgin şekilde etki eden bir madde
    olabilir. Yeraltındaki maddenin manyetik
    şiddeti ne kadar güçlü ise, madde ne kadar uzun süre yeraltında kaldı ise ve
    madde ne kadar büyük ise, o kadar derinde tespit edilir.





    İkinci yorum:
    Cihazın ekranındaki yön göstergesinde bir sapma olursa, o noktada çok
    önceden bir kazma-gömme işlemi yapıldığı düşünülebilir. Bir cismi o noktaya
    gömmek için kazı yapılmış ve toprağın yapısı bu sebeple değişmiş olabilir.
    anyetik alan, şiddeti ve yönü olan
    vektörel bir büyüklüktür. Manyetik alan tespit cihazı, dünyanın doğal manyetik
    alanının yönünü gösteren ve bu yönde güçlü bir sapma tespit ederse, ekranda
    beliren yazı ile, uyarı veren
    iki eksenli temel bir dijital manyetometredir. Profesyonel
    manyetometrelerde manyetik alanın şiddeti ve yönü belirlenir. Bu tür
    manyetometrelerin taşınması zordur, kullanımları kolay değildir manyetik alanın
    şiddeti yerine yönünü tespit eder. Cihaz doğal manyetik alanın "x" ve "y"
    koordinatlarını ölçer. Önce doğal manyetik alanın yönünü hafızaya alır. Sapma
    olup olmadığını, hafızadaki veri ile test verilerini kıyaslayarak belli eder.
    Metal dedektörler elektromanyetik alan sistemiyle çalışır
    ve klasik metal dedektörler yeraltına sinyal gönderir. Manyetik dedektörler yeraltına sinyal göndermez, yeraltından gelen sinyali test
    eder ve manyetik alan sistemiyle çalışır. Doğal manyetik alanın yönünde bir
    sapma tespit ederse, ekranındaki yön göstergesi sapar.
    Manyetik Alan Tespit
    Cihazı doğal manyetik alanın koordinatlarını ölçerek yönünü gösterir. Cihazın
    kullanıcıyı kilometrelerce ilerideki gömülü maddeye götürdüğü düşünülmemelidir.
    Araştırmacı bir doğrultu boyunca cihaz ile hareket eder. Cihaz, gömülü maddenin
    üstünü örten topraktan kaynaklanan manyetik sapma tespit ettiğinde ekranındaki
    yön göstergesi sapar. Yön göstergesinin saptığı noktada gömülü madde tespit
    edilir.
    ametalik minerallerden ve manyetik
    olmayan metalik minerallerden etkilenmez gömülü maddelerin tespitinin yanısıra, maden aramak için ve göktaşı aramak için de kullanılabilir.


    Cihaz ile araştırmalara başlamadan
    önce mutlaka o bölgeye göre ayar yapılmalıdır. Bu ayar çok kolaydır ve cihazın
    tek tuşuna basarak bir dakika içinde yapılır. Bu ayarın amacı, dünyanın o
    bölgedeki doğal manyetik alanını hafızaya almaktır. Cihaz doğal manyetik alanı
    hafızasına alır ve saklar. Ayar işlemi bittikten sonra cihaz, gerçek zamanlı olarak manyetik alanın yönünü test eder. Her
    yeni veriyi, önceden hafızasına aldığı manyetik veri ile karşılaştırır. Eğer
    hafızadaki değer ile ölçülen değerler arasında manyetik bir fark tespit ederse,
    ekranında uyarı sinyali belirir.
    Yeraltı araştırmalarında hiçbir cihaz
    % 100 net sonuç veremez. Cihazlar farklı fiziksel temellere dayalı olarak
    çalışır ve her cihazın mutlaka bir yanılma payı vardır. Cihazlar doğruya en
    yakın sonuçları vererek kullanıcıları yönlendirir. Profesyonel olan ve ne
    istediğini bilen bir araştırmacı; cihazdan aldığı bilgiyi, mantığını kullanarak
    yorumlayıp sonuca varmalıdır. Yeraltı araştırmaları sabırla yapılmalıdır çünkü
    toprağın aşılabilmesi kolay değildir. Toprak yapısı her bölgede farklıdır.
    Manyetik sistem, profesyonel jeofizik yöntemlerinden biridir ve en güvenilir
    olanları arasındadır. Araştırmacılar bu yöntem ile manyetik alandaki sapmalardan
    yola çıkarak hedeflerine ulaşmağa çalışır.
    Yeraltı araştırmalarında kullanıcı
    hedefine göre cihaz seçmelidir. Seçtiği cihazın hangi jeofizik yöntemle
    çalıştığını bilmelidir. Seçtiği cihazın kapasitesini bilen kullanıcının alacağı
    sonuçlar güvenilir olacaktır.
    Her bir cihaz farklı
    fiziksel temele dayalı olarak çalışır. Bir tek yöntem ile tüm sorunların aşılması
    zordur.


    Askeri alanlar ve sit alanlarında
    araştırma yapmayınız. İzinsiz kazı yapmayınız.



    Bir arkeolojik alan keşfederseniz en
    yakın müzeye başvurunuz.

    Bir maden yatağı keşfederseniz Enerji Bakanlığı Maden
    Dairesi'ne veya Maden Tetkik Arama Enstitüsü'ne başvurunuz.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://gizlihazineler.turkforumpro.com
     

    GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

     Similar topics

    -
    » ANDROMEDA UZAY ARAŞTIRMA SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ
    » Beyblade Metal Seri hakkında
    » cs 1.6 bomba yeni hile sub hook v1 tam sürüm (demo değil)süper hiLe İNDİR
    » DEFİNE ARAMA MAKSATLI AĞAÇ DALLARINDAN YAPILAN ÇUBUKLAR
    » 2010 Temmuz ayında online olan 1299 private server (1299 pvp server) ip adresleri güncellemesi.. %100 online

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ ::  :: -