| Kimler hatta? | Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları
Yok
Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Perş. Tem. 01, 2010 10:23 pm tarihinde online oldu.
|
akısı | |
| | | GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ | |
| | Yazar | Mesaj |
|---|
CANTAR



Mesaj Sayısı: 2281 Deneyim seviyesi: 5593 Kayıt tarihi: 26/06/10 Yaş: 57 Nerden: İstanbul
 | Konu: GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ Ptsi Eyl. 06, 2010 8:54 am | |
|   dört elektrodu sayesinde toprakla direkt temas kuran ve iletkenlik-direnç sistemiyle çalışan bir jeofizik cihazıdır. Derin tarama yapabilmesinin sebebi elektrotların toprağa saplanmasıdır. Yeraltına gönderilen elektrik akımına karşı direnç gösteren boşluk, tünel, mezar, duvar, büyük metal, su, vb. farklılıkları tespit etmek için kullanılır. Cihazın dört elektrodu vardır. Bunlar sırasıyla C1, P1, P2, C2'dir. Elektrotlar, aşağıda anlatılan iki ayrı ölçüm tekniğinden birine göre toprağa saplanır. Elektrotlar kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır. TEST düğmesine basılır. Toprağa elektrik akımı verilir. Cihazın üstündeki yeşil led yanar. C1 elektrodundan C2 elektroduna gönderilen elektrik akımına karşı, P1 ve P2 elektrotları arasında potansiyel farkı olur. Ölçülen sayısal direnç değeri ekranda görülür. Bu rakam diğer ölçüm değerleriyle kıyaslanarak sonuca varılır. Sayısal değerdeki ani düşüş yüksek iletkenliği gösterecektir (büyük metal, su, vb.). Sayısal değerdeki ani yükseliş ise düşük iletkenliği (veya yalıtkanlığı) gösterecektir (boşluk, tünel, mezar, duvar, lahit, vb.).  Bu yöntemde cihaz ahşap iskelet ile kullanılır. C1 ve P1 elektrotları, ahşap iskeletin sağ ve sol uçlarında yer alan ve arasındaki mesafe yaklaşık 160 cm olan deliklere yerleştirilir. P2 ve C2 elektrotları ise 15-20 metre ileriye saplanır. Toprağa saplanan P2 ve C2 elektrotları arası mesafe 1 metre olarak ayarlanır. Dört adet kısa metal elektrot (C1, P1, P2, C2) kablolar aracılığı ile cihazın üzerinde bulunan C1, P1, P2, C2 terminallerine bağlanır. Ahşap iskeletin üzerine bastırılarak C1 ve P1 elektrotları toprağa saplanır. Ekrandan ölçüm değeri okunur. Elektrotlar ahşap iskelet yardımıyla topraktan çıkartılarak birkaç santimetre ileriye tekrar saplanır. Yeni ölçüm değeri ekrandan okunur. Ahşap iskelet üzerinde olan C1 ve P1 elektrotları toprağa saplanıp çıkarılarak adım adım ölçümler yapılır. Tüm arazi resimdeki dizilime göre birbirine paralel ölçümler ile taranır. C2 ve P2 elektrotları saplandıkları yerden çıkarılmaz, sabit kalır. Yukarıdaki örnekte sırasıyla 3, 1, 18, 2 gibi ölçüm değerleri alınıyor. Test 3 ölçümündeki değer aniden 18'e yükseliyor. Ani yükselişin olduğu yerde hedef belirleniyor. İkiz elektrot yönteminde maksimum tespit derinliği (toprak şartlarına bağlı olarak) iki elektrot arası mesafenin bir veya bir buçuk katına eşittir. Ahşap iskelet üzerindeki C1 ve P1 elektrotları arası mesafe 160 cm olduğuna göre, maksimum tespit derinliği 2,5 metreye kadardır.  Dört adet uzun metal elektrot; C1, P1, P2, C2 sırasına uygun olarak eşit aralık ve eşit derinlikte toprağa saplanıp, uzun kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır. Tüm arazi resimdeki dizilime göre birbirine paralel ölçümler ile taranır. Ani direnç artışı-düşüşü cihazın ekranından takip edilir. Kullanıcı hangi derinliği taramak isterse, iki elektrot arası mesafeyi ona göre ayarlar. İki elektrot arası mesafe yaklaşık tarama derinliğine eşittir.  Yukarıdaki kuşbakışı örnekte; iki elektrot arası mesafe 3 metre olarak alındığından, tarama derinliği maksimum 3 metredir. Çünkü iki elektrot arası mesafe maksimum tarama derinliğine eşittir. Yatay ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 3 ile, dikey ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 9'un kesişim noktası hedefin yerini göstermektedir. Wenner Yöntemi'nde derinlik, iki elektrot arası "a" mesafesine eşittir. Kullanıcı elektrotlar arası "a" mesafesini artırırsa, tespit derinliği de artar. Elektrik akımının toprağa yayılımı aşağıdaki çizimde olduğu gibidir. Cihazı'nın uzun kabloları 40 metre, kısa kabloları 20 metre uzunluğundadır. Teoride, elektrotlar arası mesafe kabloların uzanabileceği kadar açılarak derinlik artırılabilir. Pratikte, kablolar uygun şekilde açıldığında iki elektrot arası mesafe 20 metre olabildiğinden, Wenner yöntemine göre maksimum 20 metre derinlik taranabilir. Derinlik arttıkça hassasiyet düşebileceğinden, özellikle arkeolojik araştırmalarda tavsiyemiz; 20 metre derinlik yerine, hassasiyetin çok daha yüksek olacağı 10 metre derinliğe kadar araştırma yapılmasıdır. Yani iki elektrot arası mesafe en fazla 10 metre olacak şekilde tarama yapılması, arkeolojik araştırmalarda güvenilir sonuçlar verecektir. Çünkü arkeolojik kalıntılar genellikle yüzeye yakındır. Jeolojik araştırmalarda, mevcut kablolar ile 20 metre derinliğe kadar araştırma yapılabilir. Jeofizik Cihazı ahşap iskelet ile ikiz elektrot yöntemine uygun olarak kullanıldığında, maksimum tespit derinliği iki elektrot arası mesafenin bir ya da bir buçuk katı kadardır. Ahşap iskeletin uçlarındaki deliklere yerleştirilen C1 ve P1 elektrotları arası mesafe 160 cm olduğundan, maksimum tespit derinliği 2,5 metre civarındadır. Ahşap iskelet üzerinde dört adet elektrot deliği bulunmaktadır. Kullanıcı, C1 ve P1 elektrotlarını ahşap iskelet üzerinde birbirine yakın deliklere monte ederek, isterse derini taramak yerine yüzeye yakın tarama yapabilir. Ahşap iskelet üzerindeki iki delik arası mesafenin 53 cm olduğunu düşünürsek; C1 ve P1 elektrotları, maksimum 2,5 metre tarama yapılabilmesi için 1. ve 4. deliklere yerleştirilmelidir. C1 ve P1 elektrotları maksimum 1,5 metre tarama yapılabilmesi için 1. ve 3. deliklere yerleştirilebilir. C1 ve P1 elektrotları maksimum 80 cm tarama yapılabilmesi için 2. ve 4. deliklere yerleştirilebilir. Yani kullanıcı taramak istediği derinliğe uygun olarak C1 ve P1 elektrotlarını ahşap iskelet üzerindeki deliklere yerleştirebilir. eofizik Cihazı toprak altındaki maddeleri % 100 bulur mu? Onlarca metre derini ve yüzlerce metre ileriyi tarayıp gömülü maddeyi bularak ekranda şekliyle gösteren cihaz var mı?
"Bir cihaz var ve yeraltını gösteriyor. Gömülü olan değerli maddeyi ekranda şekliyle görebiliyorsunuz. Toprağı kazıp gömülü maddeyi sanki kendi elinizle koymuş gibi kolayca çıkarıyorsunuz."
Günümüzde hiçbir araştırmacı böyle bir hikayeye inanmamalıdır. Çünkü yeraltı araştırmalarında bu tür bir beklenti hayal kırıklığına sebep olur. Yeraltı araştırmaları çaba gerektirir. Tesadüfler dışında, bize göre diğerlerinden daha çok çaba gösteren, bilinçli kişiler amacına ulaşabilir.
Onlarca metre derini ve yüzlerce metre ileriyi tarayıp, gömülü maddeyi bularak anında sinyal veren, ekranda şekliyle gösteren cihaz henüz üretilmiş değil. Yeraltı araştırmaları bu kadar kolay olsaydı ve böyle bir cihaz üretilseydi, herhalde sahibi bu çok işlevli cihazı satmak istemezdi...Böyle bir durumda da, yeraltında araştıracak ne bir gömülü madde, ne de bir maden kalırdı.
Hava homojendir ve radarlar çok yüksek verimlilikle kilometrelerce ötedeki farklılıkları tespit eder. Deniz suyu homojendir ve sonarlar çok yüksek verimlilikle suyun yüzlerce metre derinlerindeki farklılıkları tespit eder. Ancak toprak homojen olmadığından, günümüz teknolojisinde jeolojik ve arkeolojik yeraltı araştırma cihazlarından % 100 net sonuç almak zordur. Jeofizik Cihazı, başka cihazlarla tespit edilmesi zaten mümkün olmayan hedeflerin bulunabilmesine yardımcı olmakta, bu hedeflerin tespit edilebilme ihtimalini artırmaktadır.
Cihaz, mümkün olan en güvenilir sonuçları vererek kullanıcıyı doğruya yönlendirir. Araştırmacı cihazı dikkatle kullanılmalı, ölçüm değerlerini titizlikle yorumlamalı ve mantığının yardımıyla sonuca varmalıdır.Kullanıcı maden araştırmasında mümkün olduğunca fazla ölçüm yapmalı, ölçüm değerlerini dikkatle birbiriyle kıyaslayarak yorumlamalıdır. Maden araziye yayılmış şekilde olacaktır. Maden araştırmaları derinlerde yapılacak, arkeolojik araştırmalar yüzeye yakın olacaktır. jeolojik araştırmalarda maksimum 20 metre derinliğe kadar, arkeolojik araştırmalarda maksimum 10 metre derinliğe kadar sağlıklı sonuçlar alınabilir. Wenner yönteminde teorik olarak iki elektrot arası mesafe kadar derinlikte su aramasıda yapabilirsiniz. Su tespit edildiğinde, ekrandaki direnç değerinde (önceki ölçümlerin ortalama değerlerine göre) belirgin bir düşüş olacaktır. Yeraltı araştırma cihazlarında genellikle derinlik arttıkça hassasiyet düşmektedir. Bir bond çantadan daha büyük olan ve çok uzun yıllar yeraltında kalarak toprakla kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini sağlamış maddeler tespit edilebilir. Özellikle metal objeler yeraltında uzun yıllar kaldıklarında, metal ile toprak arasındaki kimyasal reaksiyonların sonucu olarak, metalin çevresinde bulunan toprağın iletkenliği artacaktır. Bu sayede metal objenin tespiti kolaylaşacaktır çünkü madde cihazlara sanki daha büyükmüş gibi görünecektir. Jeofizik Cihazı ile yapılan araştırmalarda çivi, at nalı, konserve kutusu gibi küçük maddeler tespit edilmez. Kaydırma mesafesinin yeraltındaki maddenin büyüklüğünden fazla olmaması, maddenin tespitini kolaylaştıracaktır. Aynı büyüklükte bir altın ve bir demir düşünelim. Bu iki metalin elektrik iletkenliği farklı olacağından, toprağa verilen elektrik akımına karşı dirençleri de değişik olacaktır. Demir iletken bir metaldir ancak en iyi iletken altındır. Bu sebeple; direnç değerindeki ani değişim demirde az olurken, altında daha belirgin olacaktır. Boşluk elektrik akımını geçirmez. Akım, basit anlatımla, boşluğun çevresinden dolaşacaktır. Boşluk tespitinde direnç değeri ani olarak artacaktır. Boşluğun büyüklüğüne göre ani artış miktarı değişecektir. Çok büyük boşluk, büyük tünel gibi oluşumlardan akım geçmeyecek, cihaz hata sinyali verecektir. Bu hata sinyali yeraltındaki boşluğun, tünelin göstergesi olacaktır.Taşlar, kayalar; mineral yapılarına ve büyüklüklerine göre değişken olmakla beraber, genellikle elektrik akımına karşı belirgin direnç gösterecektir. Direncin ani olarak artması mezar taşlarına, lahitlere, kayalara, eski yerleşim yerlerindeki taş duvarlara işaret edecektir.
Kullanıcı cihazı ister ahşap iskeletle, ister ahşap iskeletsiz kullanabilir. Araştırmacının çalışma yaptığı bölgenin şartlarına ve araştırmacının hedefine göre cihazın kullanım şekli değişecektir. Ahşap iskeletli ikiz elektrot yöntemi; eski yerleşim yeri duvarlarının, mezarların, tünellerin, gömülü olan maddelerin, yüzeye yakın boşlukların tespitinde maksimum 2,5 metreye kadar kullanılabilir. Bu yöntemin arkeolojik araştırmalarda güvenilir sonuçlar verdiği söylenebilir.
Wenner yöntemi de derinlerdeki boşluklar, tüneller, eski yerleşim yeri duvarları, su, maden, vb. tespiti için arkeolojik ve jeolojik araştırmalarda kullanılabilir. Wenner yöntemi, istenirse elektrotlar arası mesafe fazla arttırılmadan, ikiz elektrot yöntemine alternatif olarak ahşap iskeletsiz kullanılabilir. Wenner yönteminde iki elektrot arası mesafe, teorik olarak maksimum etki derinliğidir. İki elektrot arası mesafenin yarısı da, hassasiyetin en güçlü olduğu derinliktir. Eğer yeraltında akımın geçmesini engelleyecek bir anomali varsa, cihaz hata sinyali verecek, kullanıcı hedeflediği derinliğe inemediğini anlayacaktır. Hassasiyet derinlik ile beraber azalmaktadır. Derinlik arttıkça küçük maddelere olan hassasiyet azalacaktır. Bu sebeple, özellikle arkeolojik araştırmalarda, hedef çok derinlerde değilse, iki elektrot arası mesafenin, hedefin tahmini derinliğine yakın mesafede ayarlanması faydalıdır. Örneğin 1 metre derinde olabileceği tahmin edilen bir hedef için, Wenner yönteminde, iki elektrot arası mesafeyi 10 metre yapmanın gereği yoktur. Bu örnekte, iki elektrot arası mesafe 2 metre olarak ayarlanabilir. Yüzeye yakın araştırmalarda, yüksek hassasiyet için, gerekirse, mesafe daha da düşürülebilir.
1) Metal Dedektör almadan önce yapılması gereken DERİNLİK TESTİ: Bir metal dedektörün maksimum tespit derinliği havada yapılacak birkaç basit test ile ölçülebilir. a) Testi yapılacak metal dedektör, metalsiz bir ortamda masaya yatırılır. Sıfırlaması yapılır. Yeraltında tespit edilmesi hedeflenen büyüklükteki metal, test edilen metal dedektörün önüne getirilir. b) Genellikle testlerde yuvarlak tepsi (halka) şeklindeki büyük bir metal kullanılır. Metal, dedektörün arama başlığının karşısında hareket ettirilir. Cihazın havada bu metale sinyal verdiği mesafe ölçülür. c) Ölçülen bu mesafe; çok uzun yıllar yeraltında kalarak sıcaklığın, basıncın, nemin etkisiyle fiziksel, kimyasal, biyolojik değişime uğramış gömülü metalin toprak altında tespit edilebileceği maksimum derinliğe yakındır. Metal dedektörün çok uzun yıllar yeraltında kalmış büyük bir metali tespit edebileceği maksimum derinlik bu test ile görülür. Dikkat: Bu test sırasında, metal dedektörü ile hareket ettirilen metal arasında hiçbir madde (içi görünmeyen stand, içi görünmeyen yapay duvar, vb.) olmamasına dikkat edilmelidir. Yukarıda anlatılan hava testi Profesyonel Metal Dedektör'e uygulandığında; maksimum tespit derinliği küçük başlık ile 2-2,5 metre, büyük başlık ile 3 metre civarında olmaktadır. Bu sayısal değerler hava şartlarına göre değişebilir. Profesyonel Metal Dedektör ile: Toprak altında en az 100-150 yıl kalarak toprak ile kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini tamamlamış büyük bir metalin, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik 3 metre civarındadır. b) Klasik bir metal dedektör ile: Toprak altında en az 100-150 yıl kalarak toprak ile kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini tamamlamış büyük bir metalin, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik 40 cm civarındadır. Test amacıyla yeni gömülmüş 60 cm x 60 cm x 1 cm boyutlarında bir metal plakanın, profesyonel bir metal dedektör ile uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik 1-1,5 metre civarındadır. Toprak altında uzun yıllar kalan metal çok daha derinden tespit edilebilecektir. Dikkat: Yeni gömülen metal ile test yapmak yanıltıcı olabilir, çünkü araştırmacılar genellikle çok eski tarihlerde gömülmüş metalleri arar. Kullanıcılar yeni metalleri gömüp test etmek yerine, araştırmalarda buldukları metaller üzerinden performans değerlendirmesi yapmalıdır. Günümüz metal dedektör teknolojisi dahilinde, hiçbir metal dedektör (profesyonel dahi olsa) 3 metreden daha derine gömülmüş metalleri tespit edememektedir. 3 metreden daha derinde olan metaller, profesyonel metal dedektörlerin tespit kapasitesi dışındadır. 3 metreden daha derinde yapılacak araştırmalarda jeofizik cihazı kullanılması önerilir.Arkeoloji: Yeraltında, duvar veya kaya arkasında gömülü altın ve benzeri metalleri aramak için. Define aramak için. İnşaat: Asfalt altında kalmış menhol kapağı, ızgara, vana, vb. metallerin tespiti için. Emniyet: Toprak altında, otların ve çalıların arasında kalmış metallerin olay yeri incelemesi sırasında tespiti için. Güvenlik: Toprağa saplanmış fakat patlamamış bombaların (mayın hariç) bulunması, varillerin ve tankların yeraltında tespiti için. ünyanın en gelişmiş 2010 model profesyonel metal ayırımlı dedektörlerinde maksimum tespit derinliği, en uygun şartlarda (çok eski yıllarda gömülmüş büyük bir metal için) 3 metredir. Metal dedektörler daha derinde gömülü olan metalleri tespit edemez. Profesyonel bir metal dedektör, yeni gömülen bir metali (boyutlar: 60 cm x 60 cm x 1 cm) maksimum 1-1,5 metreden tespit edebilir. Çoğu dijital olan amatör metal dedektörlerin tespit derinliği, yeni gömülen bir metal için 30-40 cm civarındadır. Bazı dijital metal dedektörler sadece altın aramak üzere ayarlanmaktadır. Fakat bu tür metal dedektörlerin tespit derinlikleri düşüktür
Metal dedektörler metalleri iletkenlik ve manyetik özelliklerine göre tespit eder. Profesyonel metal dedektörlerde metal ayırımı değerli (altın, gümüş, bakır, alüminyum, bronz, vb.) ve değersiz (demir, nikel, kobalt, vb.) şeklindedir.Profesyonel Metal Dedektör, tüm metalleri ve metal alaşımları tespit eder ve metalleri değerli ya da değersiz olarak ayırır. Metal dedektörler sadece değerli (altın, gümüş, bakır, vb.) metalleri görecek şekilde ayarlanabilir. Metal dedektörlerde metal ayırımı yaptıkça derinlik kaybı olacağından, profesyonel derin aramalarda taramanın önce metal ayırımsız yapılması tavsiye edilir. Metal sinyalinin geldiği noktada cihaz metal ayırımına getirilir ve tespit edilen metalin değerli mi, değersiz mi olduğu anlaşılır. Metalin yüzey alanı, metalin yeraltında bulunma süresi, metalin yeraltında duruş şekli, toprağın mineral içeriği gibi değişken faktörler tespit derinliğini etkiler. Yüzey alanı geniş olan ve uzun yıllar (en az 100-150 yıl) yeraltında kalmış olan metaller, yeni gömülenlere göre çok daha derinde tespit edilir. Özellikle hematit, manyetit, kil içeriği yüksek topraklarda, tespit derinliğinde düşme olur. Toprağın sıkı ya da gevşek olması ve ortamda sert kayaçların olması da tespit derinliğini etkilemektedir. Oksitlenmiş metallerin tespiti çok daha kolay ve çok daha derinde olmaktadır. Aynı büyüklükte olan iki metal kıyaslandığında, yatay duran dikey durana göre daha derinde tespit edilecektir. Metal; ne kadar uzun süre yeraltında sıcaklık, basınç, nem altında kalırsa o kadar derinde tespit edilir. Özellikle oksitlenmiş metallerin tespiti çok daha derinde olacaktır. Yeni gömülen metallerin tespit edilmesi, yıllarca yeraltında kalmış metallere göre daha zordur. Araştırmacılar yeni gömülen metalleri değil, oksitlenmiş ve uzun yıllar önce gömülmüş metalleri aramaktadır. Bu sebeple yeni gömülen metaller ile derinlik testi yapmak yanıltıcıdır. Metal dedektörlerde performans testi yeni gömülen değil, araştırmalar sırasında bulunan metaller üzerinden yapılmalıdır. Kullanıcı tecrübe kazandıkça hangi büyüklükteki metali, hangi derinlikten tespit edeceğini kazı yapmadan tahmin edebilecektir. Hiçbir üretici veya satıcı derinlik garantisi veremez. Çünkü derinlik, önceden tahmin edilebilmesi mümkün olmayan birçok değişkene bağlıdır. Derinlik garantisi vermek kullanıcıyı yanıltmak olur. Onlarca metal gömüp denemeler yapmak zaman kaybıdır. Alıcının, üretici veya satıcıdan derinlik garantisi istemesi hatalıdır. Çünkü üretici veya satıcı; farklı toprak yapılarında, farklı sürelerde yeraltında kalmış, farklı metallere, metal dedektörün ne gibi tepkiler verebileceğini önceden kestiremez. Toprak bir bilinmezdir. Kullanıcı, onlarca kafa karıştırıcı kazma-gömme testi yerine, havada yapacağı birkaç deneyle dedektörün performansını rahatlıkla test ederek fikir edinebilir. Kaliteli ve profesyonel metal dedektörleri teknik detaylarına göre seçmek en doğru yoldur.Topraktaki tespit derinlikleri birçok değişkene bağlı olduğundan, sayısal değer vermek yanıltıcı olur. Kullanıcı, bir adet bozuk paranın veya bileziğin tespit derinliğini ve metal dedektörün en büyük metal için maksimum tespit derinliğini bilirse, büyüklük-derinlik ilişkisini kurabilir. Toprağa değişik büyüklüklerde metal gömüp, onlarca deneme yapmak sadece zaman kaybıdır. Çünkü metal dedektörün verimi farklı bölgelerde, farklı büyüklükte olan ve farklı süreler yeraltında kalmış metaller için değişik olacaktır. Metal dedektörün yeraltına gönderdiği sinyalin gücü derinlik arttıkça azalır. Örneğin 1 metre derindeki metalin tespit edilebilme ihtimali ile, 2 metre derindeki metalin tespit edilebilme ihtimali farklıdır. Oksitlenmiş ve uzun yıllar yeraltında kalmış metaller, metal dedektörü daha belirgin şekilde etkiler. Eski metallerin, metal dedektöre var olandan daha büyükmüş gibi görünecekleri için, tespit edilebilme derinlikleri fazladır. Yukarıdaki derinlik testini (hava testi) yaparak metal dedektörün hangi büyüklükteki metali ne kadar derinden tespit edebileceğini görmek mümkündür. Profesyonel Metal Dedektör'de iki adet arama başlığı vardır. Küçük başlığın çapı 25 cm iken, büyük başlığın çapı 33 cm'dir. Küçük başlık küçük-büyük tüm metalleri metal ayırımlı olarak tespit ederken, büyük başlık özellikle büyük ve derindeki metallerin tespitinde kullanılır. Frekans, bir metal dedektörün bir saniyede gönderip aldığı sinyal sayısıdır. Profesyonel Metal Dedektör'ün çalışma frekansı 6,99 kHz'dir. Yani saniyede yaklaşık 7.000 adet sinyal alıp gönderir. Metal dedektörlerde frekans ne kadar düşükse, tespit derinliği o kadar yüksektir. Bazı metal dedektörler insan sağlığına zarar verebilecek elektromanyetik alan yaratır. Profesyonel Metal Dedektör 8 adet 1,5 Volt pille çalışır. Verimin yüksek olması için alkalin pil kullanılması tavsiye edilir. Cihazı şarjlı pil de çalıştırır. Bir adet şarjlı pil 1,2 Volt iken, bir adet alkalin pil 1,5 Volt'tur. Şarjlı pillerin toplam başlangıç voltajı 9,6 Volt (8 adet x 1,2 Volt) iken, alkalin pillerin toplam başlangıç voltajı 12 Volt (8 adet x 1,5 Volt) olduğundan, daha yüksek verim için alkalin pil kullanılması önerilir. Arazide kullanıcının yanında yedek pil bulundurması faydalı olacaktır. Kulaklık kullanıldığında pil tüketimi azalacaktır. Pil zayıfladığında dedektörün güç ışığı sönecek, pillerin değiştirilmesi gerektiği anlaşılacaktır. Alkalin piller hemen hemen her markette mevcuttur. Hangi marka olursa olsun, daha yüksek verim için kullanılan pilin alkalin özellikte olması gerekir.Profesyonel Metal Dedektör 8 adet 1,5 Volt (toplam 12 Volt) kalem pille çalıştırılabilir. Aynı zamanda 8 adet 1,5 Volt büyük pille kullanılabilmesi için özel batarya kutusu mevcuttur. Dedektör, batarya kutusundaki büyük piller ile daha uzun süre çalıştırılır. Dijital metal dedektörler daha çok hobiye yönelik iken, analog metal dedektörler özellikle mühendisler (maden, inşaat, jeoloji, jeofizik, vb.), arkeologlar ve araştırmacılar tarafından tercih edilen profesyonel modellerdir. Miner A-100 Profesyonel Metal Dedektör; belediyeler, müteahhit firmalar tarafından, yeraltında gömülü olan kapak, boru, ızgara, vb. metallerin bulunmasında da kullanılır. Dedektörün kullanımı çok kolaydır. Cihazı hiç tanımayan bir kişi beş dakikada kullanmayı öğrenir. Profesyonel bir Metal Dedektör, metal tespit ettiğinde sesle ve analog ekranda ibre hareketiyle sinyal verir. Metalin üzerinde olunduğu süre boyunca ses sinyali ve ibreli ise ibre hareketi likid kristal ekransa yazı karakterlerinin değişimi hareketi devam eder. Metalden uzaklaşınca sinyaller kesilir. Bu sayede metalin noktasal tespiti yapılır. Profesyonel Metal Dedektör'ün analog ekranındaki ibrenin hemen üstünde sayısal değerler vardır. İbre hareketi sayesinde metalin derinliği hakkında fikir edinilebilir. İbre hareketi zayıf ise metal derindedir, ibre hareketi güçlü ise metal yüzeye yakındır. Yeraltında bir küp altın ve bir küp saf demir olduğunu varsayalım. Profesyonel Metal Dedektör ile metal ayırımsız tarama yapıldığında, dedektör her iki metale de aynı sinyali verecektir. Dedektör metal ayırımlı çalıştırıldığında; saf demire sinyal vermeyip altına sesli sinyal verecek, altını ibre hareketiyle değerli metal olarak gösterecektir. Herhangi bir elektronik ürün (TV, radyo, bilgisayar, vb.) alır gibi metal dedektör alabilirsiniz. İzinsiz kazı yapılmamalıdır. Kazı yapılacak alan cihazla belirlenmeli ve kazı için izin alınmalıdır. Askeri alanlarda ve sit alanlarında araştırma yapılmamalıdır. Geniş bilgi ve yönetmeliği dedektörlerin Türkçe kullanım kılavuzunda bulabilirsiniz. Tünel, mağara, ev gibi kapalı alanlarda duvarın arkası, betonun içi ve tabanın altını taramak için metal dedektör kullanabilirsiniz. Dedektörün sinyal verdiği noktada metal tespit edilir.Su birikintisi veya akarsuyun altına gömülmüş olan metalleri, Profesyonel Metal Dedektör ile tespit edebilirsiniz. Suyun, elektronik devrelere zarar vermeyecek derinlikte olması gerekmektedir. Araştırma başlığını ana kutu ve kablo bağlantı noktalarını suyun girişini engelliyecek şekilde izalasyonu sağlandığı taktirde bütün dedektörlerle araştırma yapılınabilir. |
|  | | CANTAR



Mesaj Sayısı: 2281 Deneyim seviyesi: 5593 Kayıt tarihi: 26/06/10 Yaş: 57 Nerden: İstanbul
 | Konu: MANYETİK ALAN DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ Ptsi Eyl. 06, 2010 9:14 am | |
| Manyetik dedektör, yeraltında gömülü olan cisimleri tespit edebilmek için kullanılır.Manyetik alan cihazı, dünyanın doğal manyetik alanının yönünü ve bu yönde meydana gelen sapmayı tespit eden bir dedektördür. Cihaz bir adet lityum pille günlerce çalışır. Türkçe kullanım kılavuzu vardır.Dedektör, dünyanın doğal manyetik alanında güçlü bir sapma tespit ederse ekranında uyarı sinyali belirir. Dedektör, dünyanın doğal manyetik alanında zayıf bir sapma tespit ederse ekranındaki yön göstergesi sapar. Sonuç iki şekilde yorumlanabilir.Birinci durum (güçlü sapma): Cihaz, ekranında beliren "WARN" (warning) yazısı ile kullanıcıyı uyarır. Cihazın sinyal verdiği yerde gömülü olan ve dünyanın doğal manyetik alanına belirgin şekilde etki eden manyetik bir madde olabilir. Yeraltındaki maddenin manyetik şiddeti ne kadar güçlü ise, madde ne kadar uzun süre yeraltında kaldı ise ve madde ne kadar büyük ise, o kadar derinde tespit edilir. Maddenin manyetik olması gerekir. İkinci durum (zayıf sapma): Cihazın ekranındaki manyetik yön göstergesinde sapma olur. Bu noktada uzun yıllar önce bir kazma-gömme işlemi yapıldığı için toprağın manyetik özelliği değişmiş olabilir. Gömülü madde, ne kadar derinde olursa olsun, dolaylı yoldan bulunabilir. Maddenin manyetik olması şart değildir. Amaç; manyetik olsun olmasın, yeraltında gömülü olan cisimleri tespit edebilmektir. Cihaz; kazılmış, doldurulmuş, yer değiştirmiş, bozulmuş toprakta meydana gelebilecek manyetik değişimin dünyanın doğal manyetik alanının yönüne etkisini tespit edebilir. Cihaz yeraltına sinyal göndermek yerine, yeraltından gelen manyetik sinyali test eder. Yapısı değişmiş toprağın (kazma, gömme, yer değiştirme sebebiyle) bulunması yöntemiyle yapılan araştırmalarda, herhangi bir derinlik sınırı yoktur. Madde ne kadar derine gömüldü ise, o kadar rahat tespit edilebilecektir. Çünkü bir maddeyi yeraltına derin olarak gömebilmek için önce çok geniş ve derin bir çukur açıp, sonra büyük miktarda toprağın yerini değiştirmek gerekir. Bu durumda topraktaki yapı değişecek, katmanlar karışacak, manyetik mineraller yer değiştirecek, manyetik etki farklılaşacaktır. Yer değiştiren katmanlar arası manyetik yapı farkı ne kadar fazla ise, hedefin tespit edilebilme ihtimali o kadar yüksektir. Gömülü madde manyetik metal olabileceği gibi; tahta, cam, kağıt, mermer gibi manyetik olmayan madde dahi olabilir. Gömülü madde ne kadar derinde olursa olsun dolaylı yoldan bulunabilir. Hedefinize uygun olmayan düşük kapasiteli cihazlar güvenilir sonuçlar verememiş olabilir. Bulmayı hedeflediğiniz maddeler yeraltına hiç gömülmemiş olabilir. Bu gibi sebeplerden dolayı olumlu sonuç alamamış olabilirsiniz. Araştırmalarda kullanılacak cihazların jeofiziksel çalışma sistemleri çok önemlidir. Araştırmacılar, kullandıkları cihazın hangi jeofiziksel sistemle çalıştığını bilmelidir. Farklı jeofiziksel prensiplerle çalışan ürünleri tercih etmek yararlı olacaktır. Önce "x" marka metal dedektörü, sonra "y" marka metal dedektörü, en sonunda da "z" marka metal dedektörü kullanmak bizce faydasızdır. Çünkü benzer verime sahip cihazların vereceği sonuçlar birbirine yakın olacaktır ve bu durum kullanıcıya zaman kaybettirecektir. Manyetik alan tespit cihazı araştırmacılara fayda sağlayacaktır. Bu cihazın kullanılış yöntemi ile gömülü maddelerin tespiti mümkün olabilir. Birçok cihazın tespit edemediği gömülü maddelerin, bu cihaz ile tespit edilebilme ihtimali vardır. Ancak manyetik alan tespit cihazının çok dikkatli kullanılması, test sonuçlarının çok iyi yorumlanması gerekmektedir. Manyetik alan tespit cihazı, kullanım kılavuzunda ayrıntılı olarak anlatılan özel bir ölçüm yöntemi ile kullanılır. Testler sırasında bir manyetik sapma tespit edilirse, bu durum iki şekilde yorumlanabilir. Birinci yorum: Cihazın sinyal verdiği yerde gömülü olan ve dünyanın doğal manyetik alanına belirgin şekilde etki eden bir madde olabilir. Yeraltındaki maddenin manyetik şiddeti ne kadar güçlü ise, madde ne kadar uzun süre yeraltında kaldı ise ve madde ne kadar büyük ise, o kadar derinde tespit edilir. İkinci yorum: Cihazın ekranındaki yön göstergesinde bir sapma olursa, o noktada çok önceden bir kazma-gömme işlemi yapıldığı düşünülebilir. Bir cismi o noktaya gömmek için kazı yapılmış ve toprağın yapısı bu sebeple değişmiş olabilir.anyetik alan, şiddeti ve yönü olan vektörel bir büyüklüktür. Manyetik alan tespit cihazı, dünyanın doğal manyetik alanının yönünü gösteren ve bu yönde güçlü bir sapma tespit ederse, ekranda beliren yazı ile, uyarı veren iki eksenli temel bir dijital manyetometredir. Profesyonel manyetometrelerde manyetik alanın şiddeti ve yönü belirlenir. Bu tür manyetometrelerin taşınması zordur, kullanımları kolay değildir manyetik alanın şiddeti yerine yönünü tespit eder. Cihaz doğal manyetik alanın "x" ve "y" koordinatlarını ölçer. Önce doğal manyetik alanın yönünü hafızaya alır. Sapma olup olmadığını, hafızadaki veri ile test verilerini kıyaslayarak belli eder. Metal dedektörler elektromanyetik alan sistemiyle çalışır ve klasik metal dedektörler yeraltına sinyal gönderir. Manyetik dedektörler yeraltına sinyal göndermez, yeraltından gelen sinyali test eder ve manyetik alan sistemiyle çalışır. Doğal manyetik alanın yönünde bir sapma tespit ederse, ekranındaki yön göstergesi sapar. Manyetik Alan Tespit Cihazı doğal manyetik alanın koordinatlarını ölçerek yönünü gösterir. Cihazın kullanıcıyı kilometrelerce ilerideki gömülü maddeye götürdüğü düşünülmemelidir. Araştırmacı bir doğrultu boyunca cihaz ile hareket eder. Cihaz, gömülü maddenin üstünü örten topraktan kaynaklanan manyetik sapma tespit ettiğinde ekranındaki yön göstergesi sapar. Yön göstergesinin saptığı noktada gömülü madde tespit edilir. ametalik minerallerden ve manyetik olmayan metalik minerallerden etkilenmez gömülü maddelerin tespitinin yanısıra, maden aramak için ve göktaşı aramak için de kullanılabilir. Cihaz ile araştırmalara başlamadan önce mutlaka o bölgeye göre ayar yapılmalıdır. Bu ayar çok kolaydır ve cihazın tek tuşuna basarak bir dakika içinde yapılır. Bu ayarın amacı, dünyanın o bölgedeki doğal manyetik alanını hafızaya almaktır. Cihaz doğal manyetik alanı hafızasına alır ve saklar. Ayar işlemi bittikten sonra cihaz, gerçek zamanlı olarak manyetik alanın yönünü test eder. Her yeni veriyi, önceden hafızasına aldığı manyetik veri ile karşılaştırır. Eğer hafızadaki değer ile ölçülen değerler arasında manyetik bir fark tespit ederse, ekranında uyarı sinyali belirir. Yeraltı araştırmalarında hiçbir cihaz % 100 net sonuç veremez. Cihazlar farklı fiziksel temellere dayalı olarak çalışır ve her cihazın mutlaka bir yanılma payı vardır. Cihazlar doğruya en yakın sonuçları vererek kullanıcıları yönlendirir. Profesyonel olan ve ne istediğini bilen bir araştırmacı; cihazdan aldığı bilgiyi, mantığını kullanarak yorumlayıp sonuca varmalıdır. Yeraltı araştırmaları sabırla yapılmalıdır çünkü toprağın aşılabilmesi kolay değildir. Toprak yapısı her bölgede farklıdır. Manyetik sistem, profesyonel jeofizik yöntemlerinden biridir ve en güvenilir olanları arasındadır. Araştırmacılar bu yöntem ile manyetik alandaki sapmalardan yola çıkarak hedeflerine ulaşmağa çalışır. Yeraltı araştırmalarında kullanıcı hedefine göre cihaz seçmelidir. Seçtiği cihazın hangi jeofizik yöntemle çalıştığını bilmelidir. Seçtiği cihazın kapasitesini bilen kullanıcının alacağı sonuçlar güvenilir olacaktır. Her bir cihaz farklı fiziksel temele dayalı olarak çalışır. Bir tek yöntem ile tüm sorunların aşılması zordur. Askeri alanlar ve sit alanlarında araştırma yapmayınız. İzinsiz kazı yapmayınız. Bir arkeolojik alan keşfederseniz en yakın müzeye başvurunuz. Bir maden yatağı keşfederseniz Enerji Bakanlığı Maden Dairesi'ne veya Maden Tetkik Arama Enstitüsü'ne başvurunuz. |
|  | | | | GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ | |
|
Similar topics |  |
|
| | Bu forumun müsaadesi var: | Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| |
| |
| |