GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ


 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 6:08 pm tarafından kılıç3838

» sümbül...
Çarş. Eyl. 03, 2014 1:36 am tarafından Battal Ebrail

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
C.tesi Mart 01, 2014 8:48 pm tarafından aydin-28

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 pm tarafından 56476364528

» deneme
Paz Kas. 24, 2013 7:54 am tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 4:54 pm tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 4:46 pm tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 11:30 pm tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 1:38 pm tarafından yousef

» mağara için bilgi almak istiyorum
C.tesi Haz. 22, 2013 8:43 am tarafından kurt ini

En iyi yollayıcılar
CANTAR
 
magaracı
 
asel
 
SİMBAD
 
aydin-28
 
novanda
 
marduktr
 
styla
 
MAMİ
 
hattap
 
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 83 kişi Perş. Tem. 01, 2010 10:23 pm tarihinde online oldu.
Paylaş | 
 

 GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
CANTAR




Mesaj Sayısı: 2284
Deneyim seviyesi: 5604
Kayıt tarihi: 26/06/10
Yaş: 59
Nerden: İstanbul

MesajKonu: GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ   Ptsi Eyl. 06, 2010 8:54 am





dört elektrodu sayesinde toprakla direkt temas kuran ve iletkenlik-direnç sistemiyle
çalışan bir jeofizik cihazıdır. Derin tarama yapabilmesinin sebebi elektrotların
toprağa saplanmasıdır. Yeraltına gönderilen elektrik akımına karşı
direnç gösteren boşluk, tünel, mezar, duvar, büyük metal, su, vb. farklılıkları
tespit etmek için kullanılır.






Cihazın dört elektrodu vardır. Bunlar
sırasıyla C1, P1, P2, C2'dir. Elektrotlar, aşağıda anlatılan iki ayrı ölçüm
tekniğinden birine göre toprağa saplanır. Elektrotlar kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır. TEST düğmesine basılır.
Toprağa elektrik akımı verilir. Cihazın üstündeki yeşil led
yanar. C1 elektrodundan C2 elektroduna gönderilen elektrik akımına karşı, P1 ve
P2 elektrotları arasında potansiyel farkı olur. Ölçülen sayısal direnç değeri
ekranda görülür.
Bu rakam diğer ölçüm değerleriyle kıyaslanarak sonuca
varılır.




Sayısal değerdeki ani düşüş yüksek
iletkenliği gösterecektir (büyük metal, su, vb.). Sayısal değerdeki ani yükseliş ise düşük iletkenliği
(veya yalıtkanlığı) gösterecektir (boşluk, tünel, mezar, duvar,
lahit, vb.).
















Bu yöntemde cihaz ahşap iskelet ile kullanılır. C1 ve P1 elektrotları, ahşap
iskeletin sağ ve sol uçlarında yer alan ve arasındaki mesafe yaklaşık 160 cm olan
deliklere yerleştirilir. P2 ve C2 elektrotları ise 15-20 metre ileriye saplanır.
Toprağa saplanan P2 ve C2 elektrotları arası mesafe 1 metre olarak ayarlanır.
Dört adet kısa metal elektrot (C1, P1, P2, C2) kablolar aracılığı ile cihazın
üzerinde bulunan C1, P1, P2, C2 terminallerine bağlanır.





Ahşap iskeletin üzerine bastırılarak C1 ve P1 elektrotları toprağa saplanır. Ekrandan ölçüm
değeri okunur. Elektrotlar ahşap iskelet yardımıyla topraktan çıkartılarak birkaç santimetre ileriye
tekrar saplanır. Yeni ölçüm değeri ekrandan okunur. Ahşap iskelet üzerinde olan
C1 ve P1 elektrotları toprağa saplanıp çıkarılarak adım adım ölçümler yapılır.
Tüm arazi resimdeki dizilime
göre birbirine paralel ölçümler ile taranır. C2 ve P2 elektrotları
saplandıkları yerden çıkarılmaz, sabit kalır.





Yukarıdaki örnekte sırasıyla 3, 1, 18, 2 gibi ölçüm değerleri alınıyor. Test 3 ölçümündeki değer aniden
18'e yükseliyor. Ani yükselişin olduğu yerde hedef belirleniyor.





İkiz elektrot yönteminde maksimum tespit derinliği (toprak şartlarına bağlı
olarak) iki elektrot arası mesafenin bir veya bir buçuk katına eşittir. Ahşap
iskelet üzerindeki C1 ve P1 elektrotları arası mesafe 160 cm olduğuna göre,
maksimum tespit derinliği 2,5 metreye kadardır.
















Dört adet uzun metal
elektrot; C1, P1, P2, C2 sırasına uygun olarak eşit aralık ve eşit derinlikte
toprağa saplanıp, uzun kablolar ile cihazın dört terminaline bağlanır. Tüm
arazi resimdeki dizilime göre birbirine paralel ölçümler ile taranır. Ani
direnç artışı-düşüşü cihazın ekranından takip edilir. Kullanıcı hangi
derinliği taramak isterse, iki elektrot arası mesafeyi ona göre ayarlar. İki
elektrot arası mesafe yaklaşık tarama derinliğine eşittir.


















Yukarıdaki kuşbakışı örnekte; iki elektrot arası mesafe 3 metre olarak alındığından,
tarama derinliği maksimum 3 metredir. Çünkü iki elektrot arası mesafe maksimum
tarama derinliğine eşittir. Yatay ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 3 ile,
dikey ölçümlerde ani artışın olduğu TEST 9'un kesişim noktası hedefin yerini
göstermektedir.






















Wenner Yöntemi'nde derinlik,
iki elektrot arası "a" mesafesine eşittir. Kullanıcı elektrotlar arası "a"
mesafesini artırırsa, tespit derinliği de artar.






Elektrik akımının toprağa yayılımı aşağıdaki
çizimde olduğu gibidir.






Cihazı'nın uzun
kabloları 40 metre, kısa kabloları 20 metre uzunluğundadır. Teoride, elektrotlar
arası mesafe kabloların
uzanabileceği kadar açılarak derinlik
artırılabilir. Pratikte, kablolar uygun şekilde açıldığında iki elektrot arası
mesafe 20 metre olabildiğinden, Wenner yöntemine göre maksimum 20 metre derinlik taranabilir.
Derinlik arttıkça hassasiyet düşebileceğinden, özellikle
arkeolojik araştırmalarda tavsiyemiz; 20 metre derinlik yerine, hassasiyetin
çok daha yüksek olacağı 10 metre derinliğe kadar araştırma yapılmasıdır. Yani
iki elektrot arası mesafe en fazla 10 metre olacak şekilde tarama yapılması,
arkeolojik araştırmalarda güvenilir sonuçlar verecektir. Çünkü arkeolojik
kalıntılar genellikle yüzeye yakındır. Jeolojik araştırmalarda, mevcut kablolar
ile 20 metre derinliğe kadar araştırma yapılabilir.
Jeofizik Cihazı ahşap iskelet ile ikiz elektrot yöntemine uygun
olarak kullanıldığında, maksimum tespit derinliği iki elektrot arası mesafenin
bir ya da bir buçuk katı kadardır. Ahşap iskeletin uçlarındaki deliklere
yerleştirilen C1 ve P1 elektrotları arası mesafe 160 cm olduğundan, maksimum
tespit derinliği 2,5 metre civarındadır. Ahşap iskelet üzerinde dört adet
elektrot deliği bulunmaktadır. Kullanıcı, C1 ve P1 elektrotlarını ahşap iskelet
üzerinde birbirine yakın deliklere monte ederek, isterse derini taramak yerine
yüzeye yakın tarama yapabilir. Ahşap iskelet üzerindeki iki delik arası
mesafenin 53 cm olduğunu düşünürsek; C1 ve P1 elektrotları, maksimum 2,5 metre
tarama yapılabilmesi için 1. ve 4. deliklere yerleştirilmelidir. C1 ve P1
elektrotları maksimum 1,5 metre tarama yapılabilmesi için 1. ve 3. deliklere
yerleştirilebilir. C1 ve P1 elektrotları maksimum 80 cm tarama
yapılabilmesi için 2. ve 4. deliklere yerleştirilebilir. Yani kullanıcı taramak
istediği derinliğe uygun olarak C1 ve P1 elektrotlarını ahşap iskelet üzerindeki
deliklere yerleştirebilir.


eofizik Cihazı toprak altındaki maddeleri % 100 bulur mu? Onlarca metre derini
ve yüzlerce metre ileriyi tarayıp gömülü maddeyi bularak ekranda şekliyle
gösteren cihaz var mı?






"Bir cihaz var ve yeraltını gösteriyor. Gömülü olan değerli maddeyi ekranda
şekliyle görebiliyorsunuz. Toprağı kazıp gömülü maddeyi sanki kendi elinizle
koymuş gibi kolayca çıkarıyorsunuz."






Günümüzde hiçbir araştırmacı böyle bir hikayeye inanmamalıdır. Çünkü yeraltı
araştırmalarında bu tür bir beklenti
hayal kırıklığına sebep olur. Yeraltı araştırmaları çaba
gerektirir. Tesadüfler dışında, bize göre diğerlerinden daha çok çaba gösteren, bilinçli kişiler amacına ulaşabilir.






Onlarca metre derini ve yüzlerce metre
ileriyi tarayıp, gömülü maddeyi bularak anında sinyal veren, ekranda şekliyle gösteren
cihaz henüz üretilmiş değil. Yeraltı araştırmaları bu kadar kolay olsaydı ve
böyle bir cihaz üretilseydi, herhalde sahibi bu çok işlevli cihazı satmak
istemezdi...Böyle bir durumda da, yeraltında araştıracak ne bir gömülü madde, ne de
bir maden kalırdı.






Hava homojendir ve radarlar çok yüksek
verimlilikle kilometrelerce ötedeki farklılıkları tespit eder. Deniz suyu
homojendir ve sonarlar çok yüksek verimlilikle suyun yüzlerce metre
derinlerindeki farklılıkları tespit eder. Ancak toprak homojen olmadığından,
günümüz teknolojisinde jeolojik ve arkeolojik yeraltı araştırma cihazlarından %
100 net sonuç almak zordur.




Jeofizik
Cihazı, başka cihazlarla tespit edilmesi zaten mümkün olmayan hedeflerin
bulunabilmesine yardımcı olmakta, bu hedeflerin tespit edilebilme ihtimalini
artırmaktadır.






Cihaz, mümkün olan en güvenilir
sonuçları vererek kullanıcıyı doğruya yönlendirir. Araştırmacı cihazı dikkatle
kullanılmalı, ölçüm değerlerini titizlikle yorumlamalı ve mantığının yardımıyla
sonuca varmalıdır.

Kullanıcı maden araştırmasında mümkün
olduğunca fazla ölçüm yapmalı, ölçüm değerlerini dikkatle birbiriyle
kıyaslayarak yorumlamalıdır. Maden araziye yayılmış şekilde olacaktır. Maden
araştırmaları derinlerde yapılacak, arkeolojik araştırmalar yüzeye yakın
olacaktır.
jeolojik araştırmalarda maksimum 20 metre
derinliğe kadar, arkeolojik araştırmalarda maksimum 10 metre derinliğe kadar
sağlıklı sonuçlar alınabilir.
Wenner yönteminde teorik olarak iki elektrot arası
mesafe kadar derinlikte su aramasıda yapabilirsiniz. Su
tespit edildiğinde, ekrandaki direnç değerinde (önceki ölçümlerin ortalama
değerlerine göre) belirgin bir düşüş olacaktır.
Yeraltı araştırma
cihazlarında genellikle derinlik arttıkça hassasiyet
düşmektedir. Bir bond çantadan daha büyük olan ve çok uzun yıllar
yeraltında
kalarak toprakla kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini sağlamış
maddeler tespit edilebilir. Özellikle metal objeler yeraltında uzun
yıllar kaldıklarında,
metal ile toprak arasındaki kimyasal reaksiyonların sonucu olarak,
metalin
çevresinde bulunan toprağın iletkenliği artacaktır. Bu sayede metal
objenin tespiti kolaylaşacaktır çünkü madde cihazlara sanki daha
büyükmüş gibi
görünecektir. Jeofizik Cihazı ile yapılan araştırmalarda
çivi, at
nalı, konserve kutusu gibi küçük maddeler tespit edilmez. Kaydırma
mesafesinin yeraltındaki maddenin büyüklüğünden fazla olmaması, maddenin

tespitini kolaylaştıracaktır.
Aynı büyüklükte bir altın ve bir demir
düşünelim. Bu iki metalin elektrik iletkenliği farklı olacağından, toprağa
verilen elektrik akımına karşı dirençleri de değişik olacaktır. Demir iletken
bir metaldir ancak en iyi iletken altındır. Bu sebeple; direnç değerindeki ani değişim
demirde az olurken, altında daha belirgin olacaktır.




Boşluk elektrik akımını geçirmez.
Akım, basit anlatımla, boşluğun çevresinden dolaşacaktır. Boşluk tespitinde
direnç değeri ani olarak artacaktır. Boşluğun büyüklüğüne göre ani artış miktarı
değişecektir. Çok büyük boşluk, büyük tünel gibi oluşumlardan akım geçmeyecek, cihaz hata
sinyali verecektir. Bu hata sinyali yeraltındaki boşluğun, tünelin göstergesi
olacaktır.

Taşlar, kayalar; mineral yapılarına ve
büyüklüklerine göre değişken olmakla beraber, genellikle elektrik akımına
karşı belirgin direnç gösterecektir. Direncin ani olarak artması mezar
taşlarına, lahitlere, kayalara, eski yerleşim yerlerindeki taş duvarlara işaret
edecektir.




Kullanıcı cihazı ister ahşap iskeletle, ister ahşap iskeletsiz kullanabilir. Araştırmacının
çalışma yaptığı bölgenin şartlarına ve araştırmacının hedefine göre cihazın kullanım şekli
değişecektir. Ahşap iskeletli ikiz elektrot yöntemi; eski yerleşim yeri
duvarlarının, mezarların, tünellerin, gömülü olan maddelerin, yüzeye yakın
boşlukların tespitinde maksimum 2,5 metreye kadar kullanılabilir. Bu yöntemin
arkeolojik araştırmalarda güvenilir sonuçlar verdiği söylenebilir.






Wenner yöntemi de derinlerdeki boşluklar, tüneller, eski yerleşim yeri
duvarları, su, maden, vb. tespiti için arkeolojik ve jeolojik araştırmalarda
kullanılabilir. Wenner yöntemi, istenirse elektrotlar arası mesafe fazla
arttırılmadan, ikiz elektrot yöntemine alternatif olarak ahşap iskeletsiz
kullanılabilir.

Wenner yönteminde iki elektrot arası mesafe, teorik
olarak maksimum etki derinliğidir. İki elektrot arası mesafenin yarısı da, hassasiyetin
en güçlü olduğu derinliktir.
Eğer yeraltında akımın geçmesini engelleyecek bir
anomali varsa, cihaz hata sinyali verecek, kullanıcı hedeflediği derinliğe
inemediğini anlayacaktır. Hassasiyet derinlik ile beraber azalmaktadır.
Derinlik
arttıkça küçük maddelere olan hassasiyet azalacaktır. Bu sebeple, özellikle
arkeolojik araştırmalarda, hedef çok derinlerde değilse, iki elektrot arası
mesafenin, hedefin tahmini derinliğine yakın mesafede ayarlanması faydalıdır.
Örneğin 1 metre derinde olabileceği tahmin edilen bir hedef için, Wenner
yönteminde, iki elektrot
arası mesafeyi 10 metre yapmanın gereği yoktur. Bu örnekte, iki elektrot arası
mesafe 2 metre olarak ayarlanabilir. Yüzeye yakın araştırmalarda, yüksek
hassasiyet için, gerekirse, mesafe daha da düşürülebilir.









1)
Metal Dedektör almadan önce yapılması gereken DERİNLİK TESTİ:






Bir metal dedektörün maksimum tespit
derinliği havada yapılacak birkaç basit test ile ölçülebilir.






a) Testi yapılacak metal
dedektör, metalsiz bir ortamda masaya yatırılır. Sıfırlaması yapılır.
Yeraltında tespit edilmesi hedeflenen büyüklükteki metal, test edilen metal dedektörün
önüne getirilir.






b) Genellikle testlerde yuvarlak tepsi (halka) şeklindeki büyük
bir metal kullanılır. Metal, dedektörün arama başlığının karşısında hareket
ettirilir. Cihazın havada bu metale sinyal verdiği mesafe ölçülür.





c) Ölçülen bu
mesafe; çok uzun yıllar yeraltında kalarak sıcaklığın, basıncın, nemin etkisiyle
fiziksel, kimyasal,
biyolojik değişime uğramış gömülü metalin toprak altında
tespit edilebileceği maksimum derinliğe yakındır.





Metal dedektörün çok uzun yıllar yeraltında kalmış büyük bir metali
tespit edebileceği maksimum derinlik bu test ile görülür.






Dikkat:



Bu test sırasında, metal dedektörü ile
hareket ettirilen metal arasında hiçbir madde (içi görünmeyen stand, içi
görünmeyen yapay duvar, vb.) olmamasına dikkat edilmelidir.






Yukarıda anlatılan hava testi
Profesyonel Metal Dedektör'e uygulandığında; maksimum tespit derinliği
küçük başlık ile 2-2,5 metre, büyük başlık ile 3 metre civarında olmaktadır. Bu
sayısal değerler hava şartlarına göre değişebilir.

Profesyonel Metal
Dedektör ile: Toprak altında en az
100-150 yıl kalarak toprak ile kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini
tamamlamış büyük bir metalin, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik
3 metre civarındadır.





b) Klasik bir metal dedektör ile: Toprak altında en az
100-150 yıl kalarak toprak ile kimyasal, fiziksel, biyolojik etkileşimini
tamamlamış büyük bir metalin, uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik
40 cm civarındadır.




Test
amacıyla yeni gömülmüş 60 cm x 60 cm x 1 cm boyutlarında bir metal
plakanın, profesyonel bir metal dedektör
ile uygun toprak şartlarında tespit edilebileceği maksimum derinlik 1-1,5 metre
civarındadır. Toprak altında uzun yıllar kalan metal çok daha derinden
tespit edilebilecektir.






Dikkat: Yeni gömülen metal
ile test yapmak yanıltıcı olabilir, çünkü araştırmacılar genellikle çok eski
tarihlerde gömülmüş
metalleri arar. Kullanıcılar yeni metalleri gömüp test etmek yerine,
araştırmalarda buldukları metaller üzerinden performans değerlendirmesi
yapmalıdır.




Günümüz metal dedektör
teknolojisi dahilinde, hiçbir metal dedektör (profesyonel dahi olsa) 3 metreden daha derine gömülmüş
metalleri tespit edememektedir. 3 metreden daha derinde olan metaller,
profesyonel metal dedektörlerin
tespit kapasitesi dışındadır. 3 metreden daha derinde yapılacak araştırmalarda
jeofizik cihazı kullanılması önerilir.




Arkeoloji:
Yeraltında, duvar veya kaya arkasında gömülü altın ve benzeri metalleri
aramak için. Define aramak için.


İnşaat: Asfalt altında kalmış
menhol kapağı, ızgara, vana, vb. metallerin tespiti için.


Emniyet:
Toprak altında, otların ve çalıların arasında kalmış metallerin olay yeri
incelemesi sırasında tespiti için.


Güvenlik: Toprağa saplanmış
fakat patlamamış bombaların (mayın hariç) bulunması, varillerin ve
tankların yeraltında tespiti için.

ünyanın en gelişmiş 2010 model profesyonel
metal ayırımlı dedektörlerinde maksimum tespit derinliği, en uygun
şartlarda (çok eski yıllarda gömülmüş büyük bir metal için) 3 metredir.
Metal dedektörler daha derinde gömülü olan metalleri tespit edemez.



Profesyonel bir metal dedektör, yeni gömülen bir
metali (boyutlar: 60 cm x 60 cm x 1 cm) maksimum 1-1,5

metreden tespit edebilir. Çoğu dijital olan amatör metal dedektörlerin
tespit derinliği, yeni gömülen bir metal için 30-40 cm civarındadır.
Bazı dijital metal dedektörler sadece altın aramak
üzere ayarlanmaktadır. Fakat bu tür metal dedektörlerin tespit
derinlikleri düşüktür

Metal dedektörler metalleri iletkenlik ve manyetik özelliklerine göre
tespit eder. Profesyonel metal dedektörlerde metal ayırımı değerli (altın,
gümüş, bakır, alüminyum, bronz, vb.) ve değersiz (demir, nikel, kobalt,
vb.) şeklindedir.Profesyonel Metal Dedektör, tüm metalleri ve
metal alaşımları tespit eder ve metalleri değerli ya da değersiz olarak
ayırır. Metal dedektörler sadece değerli (altın, gümüş, bakır, vb.)
metalleri görecek şekilde ayarlanabilir. Metal dedektörlerde metal ayırımı
yaptıkça derinlik kaybı olacağından, profesyonel derin aramalarda
taramanın önce metal ayırımsız yapılması tavsiye edilir. Metal sinyalinin
geldiği noktada cihaz metal ayırımına getirilir ve tespit edilen metalin
değerli mi, değersiz mi olduğu anlaşılır.


Metalin yüzey alanı, metalin yeraltında bulunma süresi,
metalin yeraltında duruş şekli, toprağın mineral içeriği gibi değişken
faktörler tespit derinliğini etkiler.


Yüzey alanı geniş olan ve uzun
yıllar (en az 100-150 yıl) yeraltında kalmış olan metaller, yeni
gömülenlere göre çok daha derinde tespit edilir. Özellikle hematit,
manyetit, kil içeriği yüksek topraklarda, tespit derinliğinde düşme
olur. Toprağın sıkı ya da gevşek olması ve ortamda sert kayaçların olması
da tespit derinliğini etkilemektedir. Oksitlenmiş metallerin tespiti çok
daha kolay ve çok daha derinde olmaktadır. Aynı büyüklükte olan iki metal
kıyaslandığında, yatay duran dikey durana göre daha derinde tespit edilecektir.




Metal; ne kadar uzun süre yeraltında sıcaklık, basınç,
nem altında kalırsa o kadar derinde tespit edilir. Özellikle oksitlenmiş
metallerin tespiti çok daha derinde olacaktır. Yeni gömülen metallerin
tespit edilmesi, yıllarca yeraltında kalmış metallere göre daha zordur.
Araştırmacılar yeni gömülen metalleri değil, oksitlenmiş ve uzun yıllar
önce gömülmüş metalleri aramaktadır. Bu sebeple yeni gömülen metaller ile derinlik testi yapmak
yanıltıcıdır. Metal dedektörlerde performans testi yeni gömülen değil,
araştırmalar sırasında bulunan metaller üzerinden yapılmalıdır.




Kullanıcı
tecrübe kazandıkça hangi büyüklükteki metali, hangi derinlikten tespit
edeceğini kazı yapmadan tahmin edebilecektir. Hiçbir üretici veya satıcı
derinlik garantisi veremez. Çünkü derinlik, önceden tahmin edilebilmesi
mümkün olmayan birçok değişkene bağlıdır. Derinlik garantisi vermek
kullanıcıyı yanıltmak olur.




Onlarca metal gömüp denemeler yapmak zaman
kaybıdır. Alıcının, üretici veya satıcıdan derinlik garantisi istemesi
hatalıdır. Çünkü üretici veya satıcı; farklı toprak yapılarında, farklı
sürelerde yeraltında kalmış, farklı metallere, metal dedektörün ne gibi
tepkiler verebileceğini önceden kestiremez. Toprak bir bilinmezdir.
Kullanıcı, onlarca kafa karıştırıcı kazma-gömme testi yerine, havada
yapacağı birkaç deneyle dedektörün performansını rahatlıkla test ederek
fikir edinebilir. Kaliteli ve profesyonel metal dedektörleri teknik
detaylarına göre seçmek en doğru yoldur.

Topraktaki tespit
derinlikleri birçok değişkene
bağlı olduğundan, sayısal değer vermek yanıltıcı olur.
Kullanıcı, bir adet bozuk paranın veya bileziğin tespit
derinliğini ve
metal dedektörün en büyük metal için maksimum tespit derinliğini
bilirse,
büyüklük-derinlik ilişkisini kurabilir. Toprağa değişik
büyüklüklerde
metal gömüp, onlarca deneme yapmak sadece zaman kaybıdır. Çünkü
metal dedektörün verimi farklı bölgelerde, farklı büyüklükte olan ve
farklı
süreler yeraltında kalmış metaller için değişik olacaktır. Metal
dedektörün yeraltına gönderdiği sinyalin gücü derinlik arttıkça azalır.
Örneğin 1 metre derindeki metalin tespit edilebilme ihtimali ile, 2
metre
derindeki metalin tespit edilebilme ihtimali farklıdır.
Oksitlenmiş ve
uzun yıllar yeraltında kalmış metaller, metal dedektörü daha
belirgin
şekilde etkiler. Eski metallerin, metal dedektöre var olandan daha
büyükmüş
gibi görünecekleri için, tespit edilebilme derinlikleri fazladır.
Yukarıdaki derinlik testini (hava testi) yaparak metal dedektörün
hangi
büyüklükteki metali ne kadar derinden tespit edebileceğini görmek
mümkündür.

Profesyonel Metal Dedektör'de iki adet
arama başlığı vardır. Küçük başlığın çapı 25 cm iken, büyük başlığın çapı
33 cm'dir. Küçük başlık küçük-büyük tüm metalleri metal ayırımlı olarak tespit
ederken, büyük başlık özellikle büyük ve derindeki metallerin tespitinde
kullanılır.

Frekans, bir metal dedektörün bir saniyede gönderip
aldığı sinyal sayısıdır. Profesyonel Metal Dedektör'ün çalışma
frekansı 6,99 kHz'dir. Yani saniyede yaklaşık 7.000 adet sinyal alıp
gönderir. Metal dedektörlerde frekans ne kadar düşükse, tespit derinliği o
kadar yüksektir.
Bazı metal dedektörler insan sağlığına zarar
verebilecek elektromanyetik alan yaratır.
Profesyonel Metal Dedektör 8 adet 1,5 Volt
pille çalışır. Verimin yüksek olması için alkalin pil kullanılması tavsiye
edilir. Cihazı şarjlı pil de çalıştırır. Bir adet şarjlı pil 1,2 Volt
iken, bir adet alkalin pil 1,5 Volt'tur.



Şarjlı pillerin toplam başlangıç voltajı 9,6 Volt
(8 adet x 1,2 Volt) iken, alkalin pillerin toplam başlangıç voltajı
12 Volt (8 adet x 1,5 Volt) olduğundan, daha yüksek verim için alkalin
pil kullanılması önerilir.




Arazide kullanıcının yanında yedek pil bulundurması
faydalı olacaktır. Kulaklık kullanıldığında pil tüketimi azalacaktır. Pil
zayıfladığında dedektörün güç ışığı sönecek, pillerin değiştirilmesi
gerektiği anlaşılacaktır. Alkalin piller hemen hemen her markette
mevcuttur. Hangi marka olursa olsun, daha yüksek verim için kullanılan
pilin alkalin özellikte olması gerekir.

Profesyonel Metal Dedektör 8 adet 1,5 Volt
(toplam 12 Volt) kalem pille çalıştırılabilir. Aynı zamanda 8 adet 1,5
Volt büyük pille kullanılabilmesi için özel batarya kutusu mevcuttur.
Dedektör, batarya kutusundaki büyük piller ile daha uzun süre çalıştırılır.


Dijital metal dedektörler daha çok hobiye yönelik iken,
analog metal dedektörler özellikle mühendisler (maden, inşaat, jeoloji,
jeofizik, vb.), arkeologlar ve araştırmacılar tarafından tercih edilen
profesyonel modellerdir. Miner A-100 Profesyonel Metal Dedektör;
belediyeler, müteahhit firmalar tarafından, yeraltında gömülü olan kapak,
boru, ızgara, vb. metallerin bulunmasında da kullanılır. Dedektörün
kullanımı çok kolaydır. Cihazı hiç tanımayan bir kişi beş dakikada
kullanmayı öğrenir.

Profesyonel bir Metal Dedektör, metal tespit
ettiğinde sesle ve analog ekranda ibre hareketiyle sinyal verir.
Metalin
üzerinde olunduğu süre boyunca ses sinyali ve ibreli ise ibre
hareketi likid kristal ekransa yazı karakterlerinin değişimi hareketi
devam eder.
Metalden uzaklaşınca sinyaller kesilir. Bu sayede metalin noktasal
tespiti
yapılır.
Profesyonel Metal Dedektör'ün analog
ekranındaki ibrenin hemen üstünde sayısal değerler vardır. İbre
hareketi sayesinde metalin derinliği hakkında fikir edinilebilir. İbre hareketi
zayıf ise metal derindedir, ibre hareketi güçlü ise metal yüzeye yakındır.
Yeraltında bir küp
altın ve bir küp saf demir olduğunu
varsayalım.
Profesyonel Metal Dedektör ile metal
ayırımsız
tarama yapıldığında, dedektör her iki metale de aynı sinyali
verecektir.
Dedektör metal ayırımlı çalıştırıldığında; saf demire sinyal
vermeyip altına sesli sinyal verecek, altını ibre hareketiyle değerli
metal olarak
gösterecektir.
Herhangi bir elektronik ürün (TV, radyo, bilgisayar,
vb.) alır gibi metal dedektör alabilirsiniz. İzinsiz kazı yapılmamalıdır.
Kazı yapılacak alan cihazla belirlenmeli ve kazı için izin alınmalıdır.
Askeri alanlarda ve sit alanlarında araştırma yapılmamalıdır. Geniş bilgi
ve yönetmeliği dedektörlerin Türkçe kullanım kılavuzunda bulabilirsiniz.


Tünel, mağara, ev gibi kapalı alanlarda duvarın arkası,
betonun içi ve tabanın altını taramak için metal dedektör
kullanabilirsiniz. Dedektörün sinyal verdiği noktada metal tespit edilir.

Su birikintisi veya akarsuyun altına gömülmüş olan
metalleri,
Profesyonel Metal Dedektör ile tespit edebilirsiniz.
Suyun, elektronik devrelere zarar vermeyecek derinlikte olması
gerekmektedir.
Araştırma başlığını ana kutu ve kablo bağlantı noktalarını suyun
girişini engelliyecek şekilde izalasyonu sağlandığı taktirde bütün
dedektörlerle araştırma yapılınabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://gizlihazineler.turkforumpro.com
CANTAR




Mesaj Sayısı: 2284
Deneyim seviyesi: 5604
Kayıt tarihi: 26/06/10
Yaş: 59
Nerden: İstanbul

MesajKonu: MANYETİK ALAN DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ   Ptsi Eyl. 06, 2010 9:14 am

Manyetik dedektör, yeraltında
gömülü olan cisimleri tespit edebilmek için kullanılır.


Manyetik alan cihazı,
dünyanın doğal manyetik alanının yönünü ve bu yönde meydana gelen sapmayı tespit
eden bir dedektördür. Cihaz bir adet lityum pille günlerce çalışır.
Türkçe kullanım kılavuzu vardır.


Dedektör, dünyanın doğal
manyetik alanında güçlü bir sapma tespit ederse ekranında uyarı sinyali belirir. Dedektör,
dünyanın doğal manyetik alanında zayıf bir sapma tespit ederse ekranındaki yön
göstergesi sapar.


Sonuç iki
şekilde yorumlanabilir.


Birinci durum (güçlü sapma):
Cihaz, ekranında beliren
"WARN" (warning) yazısı ile kullanıcıyı uyarır. Cihazın sinyal
verdiği yerde gömülü olan
ve dünyanın doğal manyetik alanına belirgin şekilde etki eden manyetik bir madde
olabilir. Yeraltındaki maddenin manyetik şiddeti
ne kadar güçlü ise, madde ne kadar uzun süre yeraltında kaldı ise ve madde ne
kadar büyük ise, o kadar derinde tespit edilir. Maddenin manyetik olması
gerekir.











İkinci
durum (zayıf sapma): Cihazın ekranındaki manyetik yön göstergesinde sapma
olur. Bu noktada uzun
yıllar önce bir kazma-gömme işlemi yapıldığı için toprağın manyetik özelliği
değişmiş olabilir. Gömülü madde, ne kadar derinde olursa olsun, dolaylı yoldan
bulunabilir. Maddenin manyetik olması şart değildir.








Amaç;
manyetik olsun olmasın, yeraltında gömülü olan cisimleri tespit
edebilmektir. Cihaz; kazılmış, doldurulmuş, yer değiştirmiş, bozulmuş toprakta
meydana gelebilecek manyetik değişimin dünyanın doğal manyetik alanının yönüne
etkisini tespit edebilir.




Cihaz yeraltına sinyal
göndermek yerine, yeraltından gelen manyetik sinyali test eder.



Yapısı değişmiş toprağın (kazma, gömme,
yer değiştirme sebebiyle) bulunması
yöntemiyle yapılan araştırmalarda, herhangi bir derinlik sınırı yoktur. Madde
ne kadar derine gömüldü ise, o kadar rahat tespit edilebilecektir.



Çünkü
bir maddeyi yeraltına derin olarak gömebilmek için önce çok geniş ve derin
bir çukur açıp, sonra büyük miktarda toprağın yerini değiştirmek gerekir. Bu
durumda topraktaki yapı değişecek, katmanlar karışacak, manyetik mineraller
yer değiştirecek, manyetik etki farklılaşacaktır. Yer değiştiren katmanlar
arası manyetik yapı farkı ne kadar fazla ise, hedefin tespit edilebilme
ihtimali o kadar yüksektir.



Gömülü madde manyetik metal
olabileceği gibi; tahta,
cam, kağıt, mermer gibi manyetik olmayan madde dahi olabilir. Gömülü madde ne kadar derinde olursa
olsun dolaylı yoldan bulunabilir.





Hedefinize uygun olmayan düşük kapasiteli cihazlar güvenilir sonuçlar
verememiş olabilir. Bulmayı hedeflediğiniz maddeler yeraltına hiç gömülmemiş olabilir. Bu
gibi sebeplerden
dolayı olumlu sonuç alamamış olabilirsiniz.




Araştırmalarda kullanılacak cihazların jeofiziksel çalışma sistemleri çok
önemlidir. Araştırmacılar, kullandıkları cihazın hangi jeofiziksel sistemle
çalıştığını bilmelidir.



Farklı
jeofiziksel prensiplerle çalışan ürünleri
tercih etmek yararlı olacaktır.



Önce "x" marka metal dedektörü, sonra "y" marka metal dedektörü,
en sonunda da "z" marka metal dedektörü kullanmak bizce
faydasızdır. Çünkü benzer verime sahip cihazların vereceği sonuçlar
birbirine yakın olacaktır ve bu durum kullanıcıya zaman kaybettirecektir.



Manyetik alan tespit cihazı
araştırmacılara fayda sağlayacaktır. Bu cihazın kullanılış yöntemi ile
gömülü maddelerin tespiti mümkün olabilir.



Birçok cihazın tespit
edemediği gömülü maddelerin, bu cihaz ile tespit
edilebilme ihtimali vardır. Ancak manyetik alan tespit cihazının çok
dikkatli kullanılması, test sonuçlarının çok iyi yorumlanması gerekmektedir.


Manyetik alan tespit cihazı, kullanım
kılavuzunda ayrıntılı olarak anlatılan özel bir ölçüm yöntemi ile
kullanılır. Testler sırasında bir manyetik sapma tespit edilirse, bu durum
iki şekilde yorumlanabilir.



Birinci yorum: Cihazın sinyal
verdiği yerde gömülü olan
ve dünyanın doğal manyetik alanına belirgin şekilde etki eden bir madde
olabilir. Yeraltındaki maddenin manyetik
şiddeti ne kadar güçlü ise, madde ne kadar uzun süre yeraltında kaldı ise ve
madde ne kadar büyük ise, o kadar derinde tespit edilir.





İkinci yorum:
Cihazın ekranındaki yön göstergesinde bir sapma olursa, o noktada çok
önceden bir kazma-gömme işlemi yapıldığı düşünülebilir. Bir cismi o noktaya
gömmek için kazı yapılmış ve toprağın yapısı bu sebeple değişmiş olabilir.
anyetik alan, şiddeti ve yönü olan
vektörel bir büyüklüktür. Manyetik alan tespit cihazı, dünyanın doğal manyetik
alanının yönünü gösteren ve bu yönde güçlü bir sapma tespit ederse, ekranda
beliren yazı ile, uyarı veren
iki eksenli temel bir dijital manyetometredir. Profesyonel
manyetometrelerde manyetik alanın şiddeti ve yönü belirlenir. Bu tür
manyetometrelerin taşınması zordur, kullanımları kolay değildir manyetik alanın
şiddeti yerine yönünü tespit eder. Cihaz doğal manyetik alanın "x" ve "y"
koordinatlarını ölçer. Önce doğal manyetik alanın yönünü hafızaya alır. Sapma
olup olmadığını, hafızadaki veri ile test verilerini kıyaslayarak belli eder.
Metal dedektörler elektromanyetik alan sistemiyle çalışır
ve klasik metal dedektörler yeraltına sinyal gönderir. Manyetik dedektörler yeraltına sinyal göndermez, yeraltından gelen sinyali test
eder ve manyetik alan sistemiyle çalışır. Doğal manyetik alanın yönünde bir
sapma tespit ederse, ekranındaki yön göstergesi sapar.
Manyetik Alan Tespit
Cihazı doğal manyetik alanın koordinatlarını ölçerek yönünü gösterir. Cihazın
kullanıcıyı kilometrelerce ilerideki gömülü maddeye götürdüğü düşünülmemelidir.
Araştırmacı bir doğrultu boyunca cihaz ile hareket eder. Cihaz, gömülü maddenin
üstünü örten topraktan kaynaklanan manyetik sapma tespit ettiğinde ekranındaki
yön göstergesi sapar. Yön göstergesinin saptığı noktada gömülü madde tespit
edilir.
ametalik minerallerden ve manyetik
olmayan metalik minerallerden etkilenmez gömülü maddelerin tespitinin yanısıra, maden aramak için ve göktaşı aramak için de kullanılabilir.


Cihaz ile araştırmalara başlamadan
önce mutlaka o bölgeye göre ayar yapılmalıdır. Bu ayar çok kolaydır ve cihazın
tek tuşuna basarak bir dakika içinde yapılır. Bu ayarın amacı, dünyanın o
bölgedeki doğal manyetik alanını hafızaya almaktır. Cihaz doğal manyetik alanı
hafızasına alır ve saklar. Ayar işlemi bittikten sonra cihaz, gerçek zamanlı olarak manyetik alanın yönünü test eder. Her
yeni veriyi, önceden hafızasına aldığı manyetik veri ile karşılaştırır. Eğer
hafızadaki değer ile ölçülen değerler arasında manyetik bir fark tespit ederse,
ekranında uyarı sinyali belirir.
Yeraltı araştırmalarında hiçbir cihaz
% 100 net sonuç veremez. Cihazlar farklı fiziksel temellere dayalı olarak
çalışır ve her cihazın mutlaka bir yanılma payı vardır. Cihazlar doğruya en
yakın sonuçları vererek kullanıcıları yönlendirir. Profesyonel olan ve ne
istediğini bilen bir araştırmacı; cihazdan aldığı bilgiyi, mantığını kullanarak
yorumlayıp sonuca varmalıdır. Yeraltı araştırmaları sabırla yapılmalıdır çünkü
toprağın aşılabilmesi kolay değildir. Toprak yapısı her bölgede farklıdır.
Manyetik sistem, profesyonel jeofizik yöntemlerinden biridir ve en güvenilir
olanları arasındadır. Araştırmacılar bu yöntem ile manyetik alandaki sapmalardan
yola çıkarak hedeflerine ulaşmağa çalışır.
Yeraltı araştırmalarında kullanıcı
hedefine göre cihaz seçmelidir. Seçtiği cihazın hangi jeofizik yöntemle
çalıştığını bilmelidir. Seçtiği cihazın kapasitesini bilen kullanıcının alacağı
sonuçlar güvenilir olacaktır.
Her bir cihaz farklı
fiziksel temele dayalı olarak çalışır. Bir tek yöntem ile tüm sorunların aşılması
zordur.


Askeri alanlar ve sit alanlarında
araştırma yapmayınız. İzinsiz kazı yapmayınız.



Bir arkeolojik alan keşfederseniz en
yakın müzeye başvurunuz.

Bir maden yatağı keşfederseniz Enerji Bakanlığı Maden
Dairesi'ne veya Maden Tetkik Arama Enstitüsü'ne başvurunuz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://gizlihazineler.turkforumpro.com
 

GEOPHYSICK YERALTI ARAŞTIRMA CİHAZLARI ve METAL DEDEKTÖRLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ ::  :: -