Bu daire şeklindeki taş oluşumları 30 metre çapındadır ve Loch Ness gölünün dibinde görüntülenmiştir

Peru'da bulunan
kafatası Kafatası Peru'da (Ica) bulunmuştur. İlk bakışta günümüz
insanının kafatasına benzemektedir, ancak soru işaretlerine yol açan bir
kaç etken öne çıkmaktadır. Göz boşlukları günümüz insanının göz
boşluklarından %15 daha büyüktür. Beynin yer aldığı boşluk ise 2600 ccm
ile 3200 ccm arasında değişmektedir. Şu andaki insanın kafatasındaki
beyin beyin boşluğu kapasitesi 1450 ccm 'dir .

Mısırlılar
Avustralya'ya mı gitmişti?- 1900 'lü yılların başlarında 250 civarında
hiyeroglif Sydney 'in 100 km. kuzeyindeki Hunter Valley ulusal parkında
keşfedilmiştir (Avustralya). Bunlar antik Mısır hiyeroglifleridir.
Kuşkuya yer bırakmayacak olan Eski Mısır Tanrısı "Anubis" çizimi ile
birlikte hiyeroglifler şu soruyu akla getiriyor: Acaba Eski Mısırlılar
Avustralya 'ya mı gitmişlerdi?

Lochness canavarını gösteren bu fotoğraf 70 'li yıllarda çekildi. (Gerçek mi değil mi bilemiyoruz.)

Kusursuz spiraller-
Alışıldık olmayan bu spiral cisimler 1991 - 1993 yılları arasında
Rusya'daki Ural dağlarının doğusunda bulunan küçük bir dere olaran
Narada 'da bulunmuşlardır. Boyları en fazla 3 cm. olan bu cisimlerden
(inanılmaz ama) 0,003 mm. olanlarıda bulunmuştur. Büyük olanları
bakırdan , küçük ve çok küçük olanları ise çok ender rastlanan
"tungsten" ve "molybdenum" maddelerinden yapılmıştır. Mikroskopla
yapılan incelemeler sonucunda spiraller kusursuz bir biçimde "altın
oran" tekniğiyle yapılmıştı. Dahada şaşırıcı olan şey ise: bütün
bilimsel incelemelerin gösterdiği gibi bu cisimlerin yaşlarının 20.000
ile 318.000 yıl arasında değiştiğidir. Bu yaş farkı cisimlerin
bulundukları derinliğe göre değişmektedir.

Dinozor üstünde
oturan insanlar- Peru 'daki Ica çölünde bulunan ve binlerce yıl öncesine
ait Ica taşları akılları karıştırıyor. Dr. Javier Cabrera büyük bir
sabırla bu taşları koleksiyonunda toplamış ve binlerce taştan oluşan bir
müze açmıştır. Bu taşlara kazınmış olarak , kalp naklini göstern
ameliyatlardan dinozorları avlayan insanlara kadar bir çok olay
gösterilmektedir. Hatta evcilleştirilmiş dinozorların üzerinde oturan
insanlar bile tasvir edilmiştir.

ukarıda Alban Dağına
kazınmış pervaneli bir uçağı hatırlatan eski devirlere ait bir resim
görüyorsunuz. Olmek topluluğunun inanılmaz ve çözümlenemeyen
örneklerinden birisidir .

Bu altın maket
Kolomb öncesi döneme ait bir mezarda bulunmuştur. Yaklaşık 1800
yıllıktır. Görünüşe göre bir uçağın doğru ölçekli maketi gibi duruyor.
(Delta kanatlı ,motor yerine sahip ,pilot kabini var ,kuyruk kanatları
bile doğru şekilde tasvir edilmiş.) Güney Amerika 'da buna benzer bir
çok eser bulunmuştur.

Buache Haritası-
1737 'de eski yunan haritalarından kopyalanarak çizilmiştir. Harita
Antartika 'nın buzla ötülü olmadan önceki halinide göstermektedir.
Şaşırtıcı olan ise şu: Eğer bugün Antartika buz ile örtülü olmasaydı
Ross ve Weddell denizleri bu kara parçasının ortasından geçerek kıtayı 2
büyük parçaya ayırmış olacaktı. Ancak modern jeoloji araştırmaları
sonucunda 1968 yılında bu gerçeğin farkına varılmıştı.

1932 yılında Pedro
Dağlarında bulunmuş bir mumya. (ABD ,Wyoming eyaleti , Casper şehrinin
60 mil güney batısı). Mumya koyu bronz renginde ve oldukça buruşmuş
vaziyettedir. Hayattayken boyu 35 cm. ' yi geçmiyordu !!! Röntgen
ışınlarıyla yapılan incelemede bu canlının ağırlığının 5,5 kg. olduğu
ortaya çıkarıldı. Cinsiyeti erkek ve bütün dişleri yerinde. Öldüğünde
aşağı yukarı 65 yaşında idi. Mumya 350 gr. ağırığındadır. Alnı çok
aşağıdadır. Ezik bir burnu ile büyük ve geniş burun delikleri vardır.
Çok geniş ağzı ile incecik dudakları bulunmaktadır. Bu yaratık bilinen
insan türlerinden çok daha küçüktü. Bazı araştırmacılara göre bu çok
küçük boyutlarda olan bir ırkın üyesiydi.

Toxodon

Lübnan'ın Ballbek
şehri yakınlarındaki işlenmiş dev kaya blokları. Bu taşlar binlerce yıl
öncesinde buraya getirilmişti. Resimde gördüğünüz parça 1050 ton
ağırlıkta ve 25 metre uzunluğundadır. Bu " momolit " takma adlı yekpare
blok dünya üzerindeki işlenmiş en büyük taş bloktur. Soru şu: Bu taşları
kimler ve nasıl buraya getirebilmişti?

Tarih öncesi
devirlerde yaşamış olan Toxodon 'nun bulunan birkalça kemiği.
(Arjantin). Resimde ok ile gösterilen şey ise bir ok veya mızrak ucudur.
İnsanın yaşamadığını sandığımız devirde , biri onu avlamış anlaşılan.

MISIR'DAKİ AMPÜLLER-
Mısır , Dendera 'daki Hathor tapınağında göze çarpan ampuller. Bu
ampuller kıvrımlı kablolar ile bir jeneratöre veya açma kapama düğmesine
bağlıdırlar. Ampul şeklindeki cismin içine bir yılan tasviri konulmuş.
Bu da ampulün içindeki ince teli gösteriyor olabilir.

Peru'daki bronz dişliler. Modern dişlilerden farkı yok gibi. Tek farkı çok uzun zaman önce yapılmış olmaları...

Tarih öncesine ait
küçük Japon heykelcikleri- Yakalarında civata taşıyan bu heykelcikler
bir tür uzay başlığı ve elbisesi taşımaktadır. Hatta bunlardan biri çok
büyük gözlük takmaktadır. Sanki güneş ışığından korunmak ister gibi.

Bu resimde
Antikythera makanizmasını görmektesiniz. Sağ tarafta ise teknik şeması
yer almaktadır. 1900 yılında Girit adasında bulunmuştur. M.Ö. 1.yüzyıla
tarihlenmektedir. Bu antik bronz mekanizma bize eski uygarlıkların
düşündüğümüzün aksine daha ileri bir teknik bilgiye sahip olduğunu
kanıtlıyor. Astronomik takvim olduğu düşünülen bu mekanizmada (ya da bir
makinanın parçası) içinde başka dişlilerde bulunmaktadır.

Ünlü "Kiev Kozmonotu"- Bu heykelcik Avrupa 'da bulunan " uzay adamı " özelliklerini gösteren tek buluntudur. Yaşı çok eskidir

Filippo Lippi
tarafından yapılan "La Madonna e san Giovannino" tablosu. (15. yüzyıl)
Yukarıdaki koyu renkli ve ışık saçan cisim sanki haraket ediyor gibi.
Çünkü seyredenler var. Tablodaki adam ve köpek. Ressamın tablosuna
aksettirdiği bu cisim hiçbir inanç ve dinsel anlatımla alakalı
görünmüyor. Roma döneminde olduğu gibi günümüzde de "UFO" fenomenleri
aynı şekilde gözlemlenmektedir.

1895 yılında
İrlanda'da Dyer tarafından mineral araştırmaları sırasında bulunan bir
dev fosili. Boyunun karşılaştırılması amacıyla bir tren vagonunun önüne
koyulmuştur. Yüksekliği 3 metre 70 santimetre ve ağırlığı 2050
kg.dır.(taşlaşmış olduğu için daha ağır geliyor herhalde) Sağ ayağı 6
parmaklıdır. Ancak daha sonra bu dev fosiline ve sahibine ne olduğunu
kimse bilmiyor.

Bu cisim Kanada'nın
Kuzey kutup bölgesindeki Axel Heiberg adası eski fosiller koleksiyonunda
bulunmuştur. İncelemeler bunun bir insan parmağı fosili olduğunu
gösteriyor. Bu fosil 100 ile 110 milyon yıl öncesine aittir (Creataceous
jeolojik dönemi). Bu fosil " DM93-083 " numarasıyla arşivlenmiştir.
Röngen ışınlarıyla yapılan inceleme sonucunda yukarıdaki resimdeki siyah
kısımların parmak kemiklerine ait olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar
eski zamanlarda insan yaşamış olabilirmi ?
