GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

CENAZEYLE İLGİLİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 CENAZEYLE İLGİLİ Bir Perş. Eyl. 02, 2010 9:03 pm

CANTAR




CENAZEYLE İLGİLİ MESELELER


Cenazenin Yüzünü Açmak ve Öpmek Câiz midir?
Vefat etmiş bir kimsenin yüzüne bakmak, onu öpmek câizdir. Hz. Peygamber
(s.a.v) ashaptan Osman b. Maz'ûn (r.a) vefat ettiğinde yüzünü öpmüş ve
ağlamıştır. Aynı şekilde Hz. Ebû Bekir (r.a) âlemlere rahmet Hz.
Resûlullah (s.a.v) vefat ettiği zaman saadetli yüzünü öpmüş ve
ağlamıştır. Ancak bu öpme şefkat, muhabbet ve bereket için olmalıdır.
Bir de vefat edenle ona bakacak ve öpecek kimsenin arasında haramlık
olmamalıdır. Zevcesi de olsa şehvet için öpmek haramdır.706

706-Tahtâvî, Hâşiye, s. 471.


Kadınlar Cenaze Namazı Kılabilir mi?

Cenaze namazı erkeklere farz-ı kifâyedir. Bazı müslüman erkekler bunu
yapınca, o beldedeki diğer müslümanlardan sorumluluk düşer. Kadınların
cenaze namazı kılmaları câizdir, ancak bunu erkeklere karışmadan, örtü
ve edeplerine dikkat ederek yapmaları gerekir. Yoksa câiz olmaz.
Kadınların cenazeyi mezara kadar takip etmesi mekruhtur. Bir mecburiyet yoksa sakınmalıdır.
Hanefî ve Mâlikî mezhebine göre cenaze namazı bir defa kılınmış ise
ikinci defa kılınması mekruhtur. Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre, cenaze
namazına yetişemeyen kimse, ayrıca cenaze namazı kılabilir.707 Hz. Peygamber (s.a.v) Ümmü Sa'd'ın cenazesinde bulunamamıştı; bir ay sonra kabri üzerinde cenaze namazı kılmıştır.
Resûlullah Efendimiz'in (s.a.v) müslüman Habeş Kralı Necâşi (rah) için
gıyaben cenaze namazı kılması da bu konuda bir delil olmuştur.

707-bk. Kâsânî, Bedâiü's-Senâî, 2/337-338; Buhârî, Cenâiz, 66 (nr. 1248); Müslim, Cenâiz, 69-71 (nr. 956).


Kadınlar Kabir Ziyareti Yapabilir mi?

Kabirleri ziyaret etmek erkek ve kadın için câizdir, faydalıdır. Allah
Resûlü (s.a.v) önceleri yasak ettiği kabir ziyaretlerine daha sonra
müsaade buyurmuş ve bu ziyaretin, ölümü hatırlatıp dünyanın haram
işlerinden gönlü çekeceğini haber vermiştir.708
Hz. Fâtıma (r.anh) her cuma günü amcası Hz. Hamza'yı ziyaret ederdi.
Hz. Âişe (rah) validemiz Mekke'de kardeşi Abdurrahman'ın (r.a) kabrini
ziyaret ederdi.709
Kabir ziyaretinde bazı şeylere dikkat edilmelidir. Önce bu ziyaret Allah rızâsı için yapılmalıdır. Ziyaret edilen zat bir peygamber,
sahâbe veya velî ise, kendisine hayatta iken takınılacak tavrı, ziyaret
sırasında da muhafaza etmeli, edep ve sükûnet içinde bulunmalıdır.
Kadın, türbe ve kabir ziyaretleri esnasında yabancı erkeklerle karışık
olmamalıdır. Tesettüre dikkat etmelidir. Kabre el ve yüz sürmek, kabre
doğru namaz kılmak, türbelere bez ve benzeri şeyler bağlamak, para
atmak, dilek yazmak, yüksek sesle ağlamak, ağıt yakmak yasaktır.
Ziyaret edilen kabir veya türbe, beş vakit namaz kılınan bir mescid
içinde bulunuyorsa, ziyaret esnasında hayız ve nifastan temiz olmalı ve
abdestli bulunmalıdır.
Ziyaret için türbenin içine girmeye gerek yoktur. Dış kısmından da
ziyaret ve dua yapılabilir ve okunan Kur'an hediye edilebilir.
Okunan Kur'an'ın sevabı ölüye ulaşır. Yapılan duaların ve istiğfarların
ölüye faydası vardır. Ölü, kabrini ziyarete geleni tanır; verilen
selâmı işitir ve karşılık verir.
Kabir ziyaretlerinde Fâtiha, Yâsîn ve İhlâs sûrelerinin okunması tavsiye edilmiştir. Diğer sûrelerden de okunabilir.
Vefat edenler için okunacak Kur'an, salavat ve duaları para
karşılığında başkasına ısmarlamak yanlıştır. Kendisinin okuyacağı bir
sûre ve samimiyetle yapacağı bir dua, yeterlidir ve daha hayırlıdır.

708-Müslim, Cenâiz, 106; Ebû Davud, Cenâiz, 71.

709-Tahtâvî, Hâşiye, s. 512-513.

Dinimizde Vefat Edenler İçin Yedinci, Kırkıncı ve Elli İkinci Gece Gibi Yapılacak Vazifeler Var mıdır?

Dinimizde, ölen kimseye Kur'an, dua ve hediye göndermek için böyle bir
özel gece tahsis edilmemiştir. Bu, örfümüzde âdet olmuş bir şeydir. Bu
haram değildir; sayıya dikkat etmek de şart değildir.
Vefat eden yakınlarımız için her gece ve gündüz dua etmemiz, onun affı için yüce Allah'a
yalvarmamız, affına vesile alacak hayırlar yapmamız, sadaka vermemiz,
güzel ahlâk sahibi olmamız istenmiştir. Bunu belirli gecelere ve yıl
dönümüne bağlamak yeterli değildir.

Ölüler İçin Mevlid Okutmanın Hükmü Nedir?

Vefat edenler adına mevlid okutmak, dinî bir emir değildir; önceki devirlerde örneği yoktur, fakat Allah rızâsı için edep içinde yapılacak bir mevlid merasimi hayırlı bir iştir; haram değildir, birçok hayra vesiledir.
Mevlid, Resûlullah Efendimiz'in (s.a.v) doğumunu anlatan, onu tanıtan,
öven, sevdiren nazım halinde yazılmış sözlerdir. Bu sözler sesli ve
nağmeli bir şekilde okunur. Ayrıca Kur'an, salavat ve çeşitli dualar
okunur. Merasime zengin fakir ayırımı yapmadan yakınlardan her mümin
davet edilir. Onlara ikramlar yapılır. Bütün bunlar Allah

rızâsı için yapıldığı zaman, sevaba vesile olacak birer sadaka
çeşididir. Mevlid merasimi toplu bir halde icra edildiği için,
kadınların bu merasime geliş gidiş, giriş ve çıkış edeplerine dikkat
etmesi, erkeklerle içli dışlı olmaması gereklidir. Aksi durumda bu iş
hayır olmaktan çıkar, bir eğlence çeşidine dönüşür, vebal olur.
Kadın Vefat Eden Kocasını Yıkayabilir mi?
Erkek cenazeyi erkek, kadın cenazeyi kadın yıkar. Ölen kimsenin bundan
sonraki hizmetleri, cenaze namazı ve defin işleri erkeklere aittir.
Ancak bazı zaruret anlarında farklı durumlar ortaya çıkar, kadınların bu
hizmetleri yapması gerekebilir.
İhtiyaç olunca kadın, kendi kocasını yıkayabilir; çünkü kocanın ölümü
ile aralarındaki nikâh hemen düşmüş olmaz. Fakat erkek kendi eşini
yıkayamaz. Bunun sebebi, kadın öldüğü zaman kocasıyla nikâh bağı sona
ermiş ve yabancı durumuna düşmüş olmasıdır. Ancak diğer üç mezhep
imamına göre, ihtiyaç olunca erkek de karısının cenazesini yıkayabilir.
Kadın cenazeyi yıkayacak kadın, erkek cenazeyi yıkayacak erkek
bulunmadığı durumlarda cenazeye teyemmüm ettirilir. Ergenlik çağına
yaklaşmış erkek çocuğunu erkek, ergenlik çağına yaklaşmış kız çocuğunu
da kadın yıkar. Küçük yaştaki kız çocuğunu erkeğin, küçük yaştaki erkek
çocuğunu da kadının yıkaması câizdir.

Vefat Eden Kocaya Karşı Vazifeler

Kadının görevlerinden biri de kocası vefat ettiğinde dört ay on gün yas tutması ve iddet beklemesidir. Bu konuda yüce Allah şöyle buyurur:
''Sizden biri öldüğünde geride bıraktığı eşleri dört ay on gün (evlerinde, evlenmeden) beklesinler.''710
Kadın bu süre içinde süslenmez, güzel kokular sürünmez, kimseye evlenme
teklifinde bulunmaz, kendisine evlenme teklifinde bulunulmaz, bu
niyetle süslenip dikkat çekmeye çalışmaz. Hastalık, korku, yalnızlık,
ihtiyarlık, geçim için çalışmak gibi bir zaruret yoksa evin dışına
çıkmaz.
Zeyneb bint Ebû Seleme (r.a) anlatıyor:
''Peygamber
Efendimiz'in (s.a.v) eşlerinden biri olan Ümmü Habîbe'nin (r.ah)
babası, Ebû Süfyân b. Harb vefat etmişti. Baş sağlığı için Ümmü
Habîbe'nin (r.ah) yanına gittim. Ümmü Habîbe (r.ah) içinde kına ve
çeşitli maddeler bulunan bir koku istedi. İlk önce o kokuyu bir kızın
başına sürdü. Sonra da kendi yanaklarına sürdü ve dedi ki:
''Allah'a yemin ederim ki benim koku sürmeye ihtiyacım yok, ancak ben Resûl-i Ekrem'in (s.a.v),
'Allah'a
ve âhiret gününe iman eden bir kadına, kocasından başka vefat eden
hiçbir kimse için üç günden fazla yas tutması helâl değildir. Kocası
içinse dört ay on gün yas tutar' buyurduğunu duydum; bu yüzden koku
sürünüyorum.''711
Kadın ayrıca, vefat eden kocasının affı için yüce Allah'a
yalvarmalı, hayır dua yapmalı, gücü yeterse onun adına sadaka vermeli,
çocuklarına sahip çıkmalı, terbiyeleri ile meşgul olmalı, kocasını
hayırla anmalı, arkasından kusurlarını kimseye anlatmamalı, vefalı
olmalı, saygı göstermeli ve böylece yüce Allah'ın rızâ ve rahmetini istemelidir.

710-Bakara 2/234.

711-Buhârî, Cenâiz, 30; Müslim, Talâk, 58; İbn Hîbbân, Sahîh, nr. 4304.

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz