GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

MEZAR HEDİYELERİ

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 MEZAR HEDİYELERİ Bir C.tesi Ağus. 28, 2010 7:12 pm

CANTAR

avatar


MEZAR ÖRNEKLERİ,,VE HEDİYELERİ,,




Arkeologlarının Bulduğu Altın Hazine... Ancient Gold Treasure Puzzles Greek Archaeologists.
Kuzey
Yunanistan’da yeni bulunan, büyük bir bakır küp içindeki kemikler ve
yanı sıra altın mücevherlerden oluşan bir define Yunanlı arkeologları
şaşkınlığa uğrattı.Selanik Aristo Üniversitesi’nden yapılan
açıklamada, Aigai antik şehri kazılarında bulunan bu gömü “çarpıcı”
olarak nitelendirildi.
Aigai, Makedonya’nın ilk başkenti ve İskender’in babası 2. Philip’in suikaste kurban gittiği şehir olarak bilinmekte.
Küpün içinde bulunan altın çelenkler ölü hediyesi olarak çok az rastlanan mücevherlerdir ve ancak soylu mezarlarında bulunur.
Öte
yandan, tüm bu mücevherlerin, iskelet kalıntısı ile birlikte mezardan
alınarak bakır bir küpün içinde tekrar gömülmesi ise ilk defa rastlanan
bir durum.
Hele bu gömü şehrin merkezinde, 2. Philip’in bıçaklandığı tiyatronun yanında ise durum iyice garip hale gelmekte.
Kazı
başkanı Chryssoula Saatsoglou-Paliadeli, bu “taşınmanın” büyük
olasılıkla ölünün mezara yerleştirilmesinden hemen sonra olduğunu
düşünüyor ve “Kübün işçiliği göz önüne alınırsa bu, koruma amaçlı bir
nakil olmalı” diyor.
Armağanlara bakıldığında ise mezar sahibinin üst düzey bir yetkili olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.

Enlarge this imageSayfayı küçültmek Gercek boyutunu görmek için buraya tıklayınız




Enlarge this imageSayfayı küçültmek Gercek boyutunu görmek için buraya tıklayınız
































Enlarge this imageSayfayı küçültmek Gercek boyutunu görmek için buraya tıklayınız



[b]altta Hakasya'da ayakta kalan Türk mezar taşlarından biri



Tarih boyunca tüm topluluklarda görülen ölü gömme, ölü için
yapılan törenler ve mezarlara konan ölü hediyeleri insanlarının
ölümünden sonra yaşam inancını ortaya koymaktadır. İnsanlar sınıf
farklılıklarına ve maddi olanaklarına göre kendilerine mezar yaptırma
gereksinimi duymuşlardır. Eski çağlarda ölüler bazen yerleşme yerinin
içine (intramural), bazen de yerleşme yerinin dışına (extramural) özel
mezarlıklara gömülürlerdi. Yerleşme yerinin içine yapılan gömülerde
cesetler evlerin bir odasında taban altına ya da yerleşme yerinin boş
bir yerine gelişi güzel gömülebilirdi. Mezarlıklarda yapılan gömüler,
çoğunlukla normal gömme (inhumasyon), kimi zaman da yakarak gömme
(kremasyon) şeklinde olabilir. Yakılarak gömülmüş ölülerin külleri ve
yakma töreninden geriye kalanlar çoğu kez urne (pişmiş toprak kap)
denilen kaba, bazen de tekne ve kapaktan oluşan ostothek yada larnax
denen küçük taş muhafazalar içine konurdu.

Kremasyon
gömülerde yani ceset yakılmışsa cesedin giysisi, süs eşyaları veya
örneğin bir saldırı sonucu ok saplanmışsa v.s. bunlar kabın içinde
bulunabilirdi. Kremasyon gömü çok erken dönemlerde de yapılırdı ama eğer
mezar geçse bu Romalı ya da Roma vatandaşı olduğunu da gösterir. Bir
ailede hem inhumasyon hem de kremasyon gömü yapılabilirdi. Bu daha çok
maddi durumla alakalıdır. Ölen kişi uzakta ölmüşse ve cesedi
bulunamamışsa ya da ekonomik sorunlardan dolayı getirilememişse (örneğin
bir başka ülkede savaşta öldüyse) temsili olarak boş bir mezar da
yapılabilir.
Öbür dünyada yaşam inancından kaynaklanarak ölülerin
yanına birçok hediye ve eşya bırakılırdı. Bunları öldükten sonra ölünün
kullanacağına inanılırdı. Mezar üzerine betimleme yapılmışsa bu ölünün
yaşamıyla ilgili bir sahne veya mitolojik bir sahnedir. Ölünün yanına
konan hediyeler kişinin yaşantısında kullandığı her şey olabilir. Bunlar
takı eşyaları, kaplar, aynalar, oyuncaklar, savaş aletleri, tıp
aletleri, sikkeler v.s. olabilir. Genelde ölünün yanına 2 adet sikke
konur. Bunlar birlik ve kent sikkeleridir. Birlik sikkeleri genelde
ağıza, kent sikkeleri de ele konur. Bu sikkeler Hades’in dünyası (yer
altı) ile de yakın ilişkilidir. Kişi öldükten sonra Yer altı Tanrısı
Hades’in dünyasına gidince kayıkçı Charonla karşılaşır ve Charon
kayığıyla ölüyü karşıya geçirmek için bu sikkelerden alır. Ayrıca Antik
Dönem’de mezarın başında yapılan bazı törenler vardır. Bu törenlerde
şarap veya kurban kanı mezar içine akıtılırdı. Ölünün başında yemekler
yenirdi.
Ayrıca bu dönemde mezar soyguncuları da çok fazlaydı.
Bunlardan korunmak amacıyla mezarların üzerine Medusa veya aslan
betimlemeleri yapılırdı. Bunların mezarı koruyacağına inanılır hatta
Medusa’nın gözlerine bakanın taş kesileceğine inanılırdı. Bunların
dışında da mezarlıklarda mezarların korunması için çalışan kurumlar
vardı. Bunların varlığı da yazıtlar sayesinde anlaşılmıştır.

Tümülüsler
dış formlarından dolayı cenaze mimarisinin ayrı bir kolunu
oluşturmaktadırlar. Tümülüs Latince bir sözcük olup (çoğulu tümüli), bir
mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere
verilen isimdir. Tümülüsler yapı bakımından, gözle görülür dış formları
dışında yeraltı mezarları gibi değişik materyallerden veya kayaya
oyularak yapılmışlardır .Tümülüslerin içleri ve yer altı mezarları geniş
ve özenli işlenmiş olabilirken, malzemelerin geniş bir koleksiyonunu
içerebilirdi. Bu iç mekanlar defin tamamlandıktan sonra ölümlü gözlerden
saklı kalabilirdi. Mezarlıklara ölüler şehri anlamına gelen nekropolis
denilir. Nekropol alanları antik dönem insanının; inanç sistemini, etnik
yapısını, yaşam standardını, sosyal ilişkilerini ve ölü gömme
adetlerini yansıtması açısından önemli bir yere sahiptir. Nekropol
alanlarından alınan veriler ışığında da herhangi bir antik kentin refah
düzeyini, nüfusunu ve etnik yapısını tahmin etmek mümkündür. Ayrıca öbür
dünya hakkında dinsel gelenekler ve dönemin sanat anlayışı bakımından
günümüze çok yararlı bilgiler aktarır. Mezarlar kişinin ekonomik
durumuna göre yapılırdı.



http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz