GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Düzceyi Tanıyalım

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 10:40 am

Misafir


Misafir

Düzce'nin Tarihi Yerleri

KONURALP MÜZESI

18 Kasim 1994 tarihinde açilan, Roma, Bizans ve Osmanli dönemlerine ait eserlerin sergilendigi Konuralp Müzesi'nde, 3 teshir salonu, 1 laboratuar, 2 depo, 1 konferans salonu, idari kisim ve hizmet odasi mevcuttur.

Müzede 1.831 arkeolojik, 456 etnografik ve 3.837 adet çesitli devirlere ait sikke olmak üzere toplam 6.124 eser yer aliyor. Arkeoloji ve etnografya salonlarinda birbirine bagli duvar vitrinleri yer alan müzenin arkeoloji salonunda 4 adet sikke vitrini bulunuyor.

Düzce'nin Tarihi Yerleri
Düzce'nin Gölleri
Düzce'nin Şelaleleri
Düzce'nin Tatil Yerleri
Düzce'nin Kaplıcaları
Düzce'nin Mağraları
Düzce'nin Mesire Yerleri
Düzce'nin Türbeleri

ANTIK SEHIR: PRUSIAS AD HYPIUM (KONURALP)
Düzce'ye bagli Konuralp beldesinde yer alan antik sehrin tarihi, milattan önce 3. yüzyila kadar dayaniyor. Konuralp ilk olarak tarih sahnesine Hypios adi ile çikiyor. Dogudan batiya uzanan, Küçük Melen ve Tabak Çaylari yakininda, ovada son bulan bir tepenin üzerine kurulan kasabanin adi Hypios'dan sonra Kieros olarak anilmaya baslamis.

Kieros'un tarihi de tam olarak aydinlatilamamistir. Mariandynlere ve Herekleia Devleti'ne karsi harekete geçen Bithynler, krallari 1. Prusias (M.Ö.283 - M.Ö.183)'in eliyle Sangarios'un dogusundaki Kieros'u zaptettiler.

Buraya Bithyn kolonisi yerlestirerek kisa zamanda eskisine göre daha bayindir hale getiren 1. Prusias, sehri bir çok abidelerle süsledi ve tahkim ettirdikten sonra adini da degistirdi. Böylece Kieros M.Ö. 2. yüzyil sonlarinda tarih sahnesinden çekildi. Burasi Kralin adina izafeten “Prusias” ismini aldi. Bursa ve Gemlik'deki diger Prusias sehirlerinden ayirt edilmek için bu yeni kente Prusias Pros Hypios, yani “Melen Kenarindaki Prusias” adi verildi.

Prusias Pros Hypios, M.Ö. 74 yilina kadar Bithyn hakimiyetinde yasadi. Kral, 4. Nikomedes, Philopater zamaninda, siyasi çalkantilara maruz kaldi. Büyük Pontus Krali Mithridates'in diger Bithynia sehirleri gibi Prusias Pros Hypios'u istila ederek Pontus hakimiyetine soktu. Bithynia Krali Nikomedes ise ölmeden önce kralligini Romalilar'a vasiyet yolu ile birakti. M.Ö. 74'den sonra, Roma hakimiyeti basladi. Bu devrede Prusias Pros Hypios, Latin kültürünün tesiri altinda kaldi. Merkezi Nikomedia olan Bithynia Pontus eyaletinin sehri olarak ve “Prusias ad Hypium” adiyla yasayisina devam etti.

Kesfedilen ve Fransiz arkeologlardan Georges Perrot'nun ilim alemine kazandirdigi bir kitabeden, Prusias ad Hypium'da on iki kabile ve her birinin iki basinin oldugu anlasilmaktadir.

Ekonomik hayatin Roma Çagi boyunca canli oldugu, hemen hemen bütün devlet reislerine ait paralardan ve mimari eserlerden anlasilmaktadir. Sehrin sembolü olan Tanriça Tyche heykeli ve bu gün Tabak Çayi yataginda toprakla kapanmaya yüz tutan Roma Köprüsü, 3 kemerli ve 10 metre boyundadir. Prusias ad Hypium'un ilk çaglarina ait surlardan ise belirli bir iz kalmamistir.

Roma Devri, 395'de sona ermistir. Özellikle, imparatorlugun her yerinde oldugu gibi Prusias'da da dini akimlarin mücadelesi görüldü. Zira Hiristiyanlik önce gizli, sonra açikça, eski ve Roma dini inançlarina meydan okudugu gibi maglup etmeyi de basarabilmisti. Roma Devri'nin sonlarina dogru, bilinmeyen sebeplerden dolayi Imparator 1. Teheodosius (378-395) 384 ve ya 385'de Paphlogonia ve Bithynia Eyaletleri'nden bazi sehirleri alarak, bunlarla oglu Honorius'un adini verdigi Honorius Eyaletini kurmustu. Yeni düzenlemede Prusias ad Hypium da bu eyaletin sinirlari içinde önemli bir sehir mevkiini koruyabilmisti. 535 yilina dogru Prusias (Konuralp), Claudiopolis'ten sonra bölgede ikinci önemli sehir oldu. Konuralp'de bulunan Hac isaretli mezar mermerleri de bu devre ait arkeolojik kalintilardandir.

395'de Büyük Theodosius öldü ve Roma Imparatorlugu resmen Dogu ve Bati olmak üzere ikiye bölündü. Bu dönemde Prusias ad Hypium da Dogu Roma Imparatorlugu sinirlarinda

kaldi. Düzce, Osman Gazi'nin beyligi sirasinda Türk hakimiyetine katildi. Orhan Gazi'nin mahiyetinde Geyve, Alp Suyu, Karacebüs hisarlarini fetheden Konur Alp, Akçakoca ve Abdurrahman Gazi, Bizans devrinde Regio Tarsia adi verilen Akova'ya akinlara basladi. Konuralp, Bolu topraklarina karsi bir sefer düzenlemis, Düzbazar'i ele geçirdikten sonra da, simdi yeri hala belirlenemeyen Uzunca-Bel'de Bizanslilar'la iki gün vurusmayarak beklemis ve arkasindan son darbeyi vurmustur.

Osman Gazi, Düzce Pazari (yani ovayi) ve Bizans Prusias'ini, Konur Alp'in yönetimine verdi. 14. yüzyilin ilk çeyreginden itibaren bu bölge Konur Alp ili ve kisaca “Konrapa” diye anilmistir.

ANTIK TIYATRO(40 BASAMAKLAR)

Konuralp'in etnik zenginligini gösteren en önemli kalintilarindan biri de tiyatrosudur. Halk arasinda 40 Basamaklar olarak da bilinen antik tiyatro, M.S. birinci yüzyila kadar yöreye hakim olan Prusias Kralligi döneminin sanatsal zenginligini gösteren en canli eserler arasindadir. Adi her ne kadar 40 Basamaklar olarak anilsa da, tiyatro ilk zamanlarindan bu güne, sahnesi yikilmis, oturma kademeleri ise yari yariya yok olmus bir eser olarak kalmistir.

Tepenin üst kismina yaslanmis olarak duran tiyatro, yari daire seklinde olup, iki ucu kesilmis , oturma kademeleri yari daireden daha kisa bir sekil almistir. Güneye bakan tiyatronun uzunlugu 100 metre, genisligi ise 74 metredir. Beyaz, saglam ve mahalli güzel kalkerli taslardan yapilmistir.

Üst kismindaki oturma kademelerinin yarisi iyi korunabilmis durumdadir. Aslan pençeleri ile süslenmis olan oturma kademelerini bölümlere ayiran yedi merdiven bulunuyor. Sahne binasi büyük dikdörtgen seklinde olan tiyatronun, sagda ve solda bir koridora açilan kemerli geçitleri ile orkestranin bulundugu kesime geçiliyor. Kemerlerden yalnizca en sagdaki, yari daire seklinde ve örtülü olani bugüne kadar ayakta kalmistir.

Sahnenin önündeki üç büyük kemerli kapidan ise bu gün yalnizca biri saglam olarak duruyor. Cephede kornis altinda büyük harflerle yazili Yunanca kitabeden ise küçük bir parçasi bugüne kadar muhafaza edilebilmistir.

Yaklasik 2000 yillik tiyatronun alani içinde kalan yapilarin istimlak edilmesi, Konuralp Belediyesi tarafindan çevre düzenlemesi ve aydinlatmasinin yapilmasindan sonra düzenlenen çesitli etkinliklerle yeniden canlandirildi. Antik Tiyatro son yillarda düzenlenen festival ve konserlere de ev sahipligi yapiyor.


MERMER KÖPRÜ:

Konuralp'in batisindan geçip, Efteni Gölüne dökülen Tabak Deresi üzerinde; Akçakoca yolu ile Çilimli yol ayrimindaki mermer köprünün bu gün yalnizca 10 metrelik üç kemeri görülebiliyor. Beyaz mermer bloklardan ve hiç harç kullanilmadan yapilmis olmasi köprünün en büyük özelligi olarak tanimlaniyor.

Akçakoca Yolu Konuralp çikisinda bu gün kullanilmakta olan yeni köprünün arkasinda kalan tarihi mermer köprünün, 50 yil kadar önce, halen faaliyette olan yeni köprü yapilincaya kadar kullanilmis oldugu biliniyor. Ancak ne zaman ve nasil yarisinin yikildigi konusunda kesin bir bilgi yok. Yarisi yikilmis olmasina ragmen bu gün bile tas yapisi bozulmamis olan köprünün de M.S. birinci yüzyila ait oldugu saniliyor.

Kisa bir süre öncesine kadar çevresindeki evlerin bahçesinde kaybolan köprünün yoldan ancak bir bölümü fark edilebiliyordu. Akçakoca yolu üzerinde sürdürülen yol genisletme çalismalari kapsaminda dere üzerine yapimina baslanan ikinci köprünün kazilari sirasinda tarihi mermer köprü de çevresi açilarak gözler önüne çikartildi.

MOZAIKLER

Ilk olarak 1959 yilinda Konuralp sehir merkezinin güneyinde, Akçakoca yolu kenarinda Eski Roma Yolu oldugu tahmin edilen kanal mevkiinde tesadüfen iki büyük ve önemli mozaik bulunmustur. Daha sonra bu mozaiklerin bulundugu alanda Istanbul Arkeoloji Müzeleri adina kazi yapilmistir.

Mozaikler o tarihte yeterli ödenegin olmamasi nedeni ile çikartilamamis ve üzeri yeniden kapatilmis.

1997 yilinda Konuralp Turizm Tanitma Dernegi tarafindan baslatilan girisimler sonucunda Kültür Bakanligi'ndan izin alinarak Bolu Müze Müdürlügü'nün gözetiminde mozaik için yeniden kazi baslatildi. 1959 yilinda bulunan ve üzeri kumla kapatilan mozaikler ortaya çikarildi. 40 metrekarelik mozaik zeminde lir çalan Orpeus, çevresinde hayvanlar ve dört kösesinde dört mevsim tasvirli kadin basi figürleri bulunuyor.

Diger mozaikte ise Achilleus ve annesi Thetis'le ilgili ve bir sahne resmedilmistir. Mozaik zeminin M.S. 1. yüzyilda Roma Devri'nde yasayan zengin bir Romali'nin evinin salonuna ait zemin dösemesi olabilecegi tahmin ediliyor.

SURLAR

Roma çagina ait olan kale duvarlarindan hiç bir kalinti görülmüyor. Ancak, M.S. 253-268 yillarinda Imparator Gallienus zamanina ait sikkede, Prusias-ad-Hypium'un iki kuleli sehir kapisinin tasviri görülmekte. Bizans çagi surlarinin 200 metrelik bir kismi ise hala ayakta. Bu surlar, Akçakoca Yolu kenarinda, Antik köprünün bulundugu yerin tam karsisindan baslayarak Hamam Sokagi'na kadar devam ediyor. Evlerin bahçelerinde kalan surlarin bir kismi bugün kimi yerde evlerin temelini kimi yerde de bahçe duvarlarini olusturuyor.

Yine sehir merkezinin güneyinde; Düzce'den gelen ana caddenin saginda Antik tiyatroya

uzanan dar bir yol üzerinde bulunan ve “Atli Kapi” adi ile anilan bir kapi bulunuyor. Sokaga da adini veren Atli Kapi'nin ikinci defa kullanilmis olan mahal tastan büyük bir lentosu bulunuyor. Üzerinde at tasviri ve Yunanca bir kitabe bulunan tasin, bir Prusias vatandasi tarafindan annesine mezar kitabesi olarak yapildigi saniliyor. Surlar buradan itibaren bir süre daha güneydogu istikametine dogru devam ediyor ve kare seklinde bir kule ile son buluyor.

Kale duvarlari, bir biri üzerine konan kitabeli sunaklar, kaideler, tiyatroya ait oturma kademeleri ve büyük bloklarla yapilmis. Bizans dönemine ait olan surlarin büyük bir kismi yari yariya toprak altinda kalmis. Toprak üstünde bulunanlar ise ya evlere temel tasi olarak ya da bahçe duvari gibi çesitli amaçlarla kullaniliyor.

Diger tarafta sehrin yüksek kisminda, akropolde, Osmanli dönemine ait surlar bulunuyor. Bu surlarin bulundugu çevrede yörenin meshur agasi Topçuoglu Ailesi'nin konaginin bulundugu belirtiliyor.

SU KEMERLERI

Sehrin eski su tesisatindan kalma 11 tane istinat ayagi, akropol tepesi ile Kemer Kasim Köyü yolu üzerindeki tepeler üzerinde saglam olarak duruyor. Üzerinden geçen su kanallarini tasidigi sanilan su tesisati moloz tas ile yapilmis. Tesisat kimi kaynaklara göre Osmanlilar dönemine, kimi kaynaklara göre ise daha eski dönemlere ait olarak belirtiliyor.

Su tesisatinin 500 metre kadar dogusunda, Çan Kule denilen yerde kitabeli bir lahit ile mozaik döseme kalintilari ve kilise olmasi muhtemel bir harabe mevcut.

TYCHE HEYKELI

1931 yilinda bulunan ve halen Istanbul Arkeoloji müzesinde sergilenen; 2.60 metre yükseklikteki heykel Bereket Tanriçasi Tyche'yi tasvir etmektedir. M.Ö. 4. yüzyildaki heykeltiraslik mekteplerinin tesiri altinda, M.S. 2. yüzyilda yapilmis olan bu büyük heykelle birlikte bir de, üzerinden 10 satirlik kitabesi bulunan heykel kaidesi ortaya çikarilmistir. Sehrin sembolü olan Tanriça Tyche'nin sol eli çesitli meyve ve toprak ürünlerinden meydana gelen bir bereket boynuzu tutmakta. Ayni kolu üstünde ise elinde üzüm salkimi ile bir çocuk bulunmakta ve basinda da bir taç bulunmaktadir.

ANTONINUS PIUS BÜSTÜ

1991 yilinda, Konuralp'in güneyindeki bir tarlada Roma Imparatoru Antonius Pius'un (M.S. 138-161) büstü bulunmustur. Büst Konuralp Müzesi'nde sergilenmektedir.

HEYKELLER

Konuralp'den çikarilip 1901'de Istanbul müzesine alinan diger heykeller de Lateran Müzesindeki Sophocles tipi, kumas katlari sade giyimli bir erkek heykeli ile Helenistik bir tipin Roma Çaginda (M.S. 2. yüzyil) yapilmis bir kopyasi olan oturan mermer kadin heykelidir. 1949 yilinda Konuralp'in Sarafiye mevkiinde bulunan ve M.S. 3. yüzyila ait Mermer Çocuk heykeli de yine Istanbul Müzesine gönderilen eserler arasinda.

Milo Venüsü tipinde Venüs heykelcigi, mermerden yapilmis ve sandalini çözen Afrodit Heykeli, M.S. ikinci yüzyila ait çok sayida küçük plasto basligi, duvarlar önünde; zirhinda çelenk tutan iki zafer ilahesi ile süslü olan bir Roma imparatorunun zirhli heykelinin parçalari da bölgeden çikan önemli eserler arasindadir.


2 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 10:42 am

Misafir


Misafir


LAHIT

Konuralp'in batisindaki Tepecik Nekrapolü'nde 1937 yilinda bulunmustur. Eser, Konuralp Müzesi bahçesinde sergilenmektedir. Mermerden yapilan bu eser 1.20 metre yükseklik, 1.22 metre genislik ve 2.47 metre uzunluga sahiptir. Lahitin tüm yüzeyinde kabartma boga baslariyla birbirlerine baglanan girlandlar içinde rozet ve insan baslari islenmistir. Ön yüzde, içinde kitabesi olmayan bir tabula ansata ile altta aslan, kartal, yaban domuzu ve balikçil kusu tasvirleri bulunmaktadir. Lahit M.Ö. 1. yüzyila tarihlendirilmektedir.

MEZAR STELLERI VE HEYKEL KAIDELERI

Genellikle dikdörtgen prizma seklinde ve alti üstü profilli olan bu eserler; üzerinde yer alan kitabeleri ile antik Konuralp hakkinda önemli bilgiler vermektedir. Sehirde çok sayida ele geçen mezar steli ve heykel kaideleri Konuralp Müzesi bahçesinde sergilenmektedir.

Konuralp Hamami

Konuralp Beldesinde bulunan Hamamin disinda her hangi bir kitabe olmamasi nedeni ile hangi döneme ait olduguna dair kesin bir bilgi yoktur. Ancak, sehrin Fatihi Konur Alp tarafindan tesis edildigi rivayetler arasindadir. Güney dis duvari büyük mermer antik bloklarla yapilmis olan bina sehrin en eski Türk yapisidir.

Konuralp Camii

Düzce'ye bagli Konuralp Beldesinde bulunan Konuralp camii 14. yy'da yapildigi ve yüz yil kadar önce Dilaver Aga isimli bir sahis tarafindan onarilarak bugüne kadar korunabilmistir. Caminin eski bir kilisenin yerine yapildigi, altindan çikan kiliseye ait oldugu sanilan mermer taban dösemelerinin kaldirilarak müzede koruma altina alindigi edinilen bilgiler arasindadir.

3 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 10:53 am

Misafir


Misafir
Düzce Tarihi Eserleri



Prusias Ad Hypium

Düzce'ye bağlı Konuralp beldesinde yer alan antik şehrin tarihi milattan önce 3. yüzyıla kadar dayanıyor. Konuralp ilk olarak tarih sahnesine Hypios adı ile çıkıyor. Doğudan batıya uzanan Küçük Melen ve Tabak Çayları yakınında ovada son bulan bir tepenin üzerine kurulan kasabanın adı Hypios'dan sonra Kieros olarak anılmaya başlamış. Kieros'un tarihi de tam olarak aydınlatılamamıştır. Mariandynlere ve Herekleia Devleti'ne karşı harekete geçen Bithynler kralları 1. Prusias (M.Ö.283 - M.Ö.183)'ın eliyle Sangarios'un doğusundaki Kieros'u zaptettiler.



Antik Tiyatro (40 Basamaklar)

Konuralp'in etnik zenginliğini gösteren en önemli kalıntılarından biri de tiyatrosudur. Halk arasında 40 Basamaklar olarak da bilinen antik tiyatro M.S. birinci yüzyıla kadar yöreye hakim olan Prusias Krallığı döneminin sanatsal zenginliğini gösteren en canlı eserler arasındadır. Adı her ne kadar 40 Basamaklar olarak anılsa da tiyatro ilk zamanlarından bu güne sahnesi yıkılmış oturma kademeleri ise yarı yarıya yok olmuş bir eser olarak kalmıştır


Lahit

Konuralp'in batısındaki Tepecik Nekrapolü'nde 1937 yılında bulunmuştur. Eser Konuralp Müzesi bahçesinde sergilenmektedir. Mermerden yapılan bu eser 1.20 metre yükseklik 1.22 metre genişlik ve 2.47 metre uzunluğa sahiptir. Lahitin tüm yüzeyinde kabartma boğa başlarıyla birbirlerine bağlanan girlandlar içinde rozet ve insan başları işlenmiştir. Ön yüzde içinde kitabesi olmayan bir tabula ansata ile altta aslan kartal yaban domuzu ve balıkçıl kuşu tasvirleri bulunmaktadır. Lahit M.Ö. 1. yüzyıla tarihlendirilmektedir

Mozaikler

1997 yılında Konuralp Turizm Tanıtma Derneği tarafından başlatılan girişimler sonucunda Kültür Bakanlığı2ndan izin alınarak Bolu Müze Müdürlüğü'nün gözetiminde mozaik için yeniden kazı başlatıldı. 1959 yılında bulunan ve üzeri kumla kapatılan mozaikler ortaya çıkarıldı. 40 metrekarelik mozaik zeminde lir çalan Orpeus çevresinde hayvanlar ve dört köşesinde dört mevsim tasvirli kadın başı figürleri bulunuyor

Akçakoca Ceneviz Kalesi

Kalenin batısı ve doğusunda bulunan plajlar ve kale etrafında bulunan çay bahçesi sayesinde kale hiç yalnızlık çekmiyor. Konumu itibariyle yıl boyunca ziyaretçi akınına uğrayan kale moloz taşlarla bir burun üzerine inşa edilmiş.
Kesin kanıt olmamakla beraber Cenevizliler tarafından yapıldığı söylenen kale günümüzde mesire yeri olarak kullanılıyor. Gerçekte Selçuklulardan kalma olan kale Osmanlılar tarafından onarılmış Cenevizlilere karşı kullanılmış diyenler de bulunuyor.
Giriş kapısı yanında bir kulesi olup deniz tarafında duvarları yıkılmış olan kale içinde bir su sarnıcı yer alıyor

Altı Kapı

Köprü surlar su kemerleri dönemin izlerini taşırken şehir merkezinin güneyinde Düzce'den gelen ana caddenin sağında Antik Tiyatroya uzanan dar bir yol üzerinde Atlı Kapı olarak anılan bir kapı bulunuyor.
Sokağa da adını veren Atlı Kapı'nın ikinci defa kullanılmış olan yerel taştan yapılmış büyük bir lentosu bulunuyor.
Üzerinde at tasviri ve Yunanca bir kitabe bulunan taşın bir Prusias vatandaşı tarafından annesine mezar kitabesi olarak yapıldığı sanılıyor

Mermer Köprü

Konuralp'in batısından geçip Efteni Gölü'ne dökülen Tabak Deresi üzerindeki mermer köprünün bu gün yalnızca 10 m.lik üç kemeri görülebiliyor.
Köprü mimari bir özelliğe de sahip: Beyaz mermer bloklardan ve hiç harç kullanılmadan yapılmış. Mermer Köprü'nün 50 yıl önce inşa edilen yeni köprünün yapımına kadar kullanıldığını da biliniyor.
Ancak yarısının ne zaman ve nasıl yıkıldığı konusunda kesin bir bilgi yok. Yarısı yıkılmış olmasına rağmen bugün bile taş yapısı bozulmamış.
Akçakoca yolu üzerinde sürdürülen yol genişletme çalışmaları kapsamında dere üzerine yapımına başlanan ikinci köprünün kazıları sırasında tarihi mermer köprü de çevresi açılarak gözler önüne çıkartılmış.



Surlar

Roma Bizans ve Osmanlı dönemine ait surlar Bugün Roma çağına ait olan kale duvarlarından hiç bir kalıntı görülmüyor. Ancak İ.S. 253-268 yıllarında İmparator Gallienus zamanına ait sikkede Prusias-ad-Hypium'un iki kuleli şehir kapısının tasviri bize Roma dönemindeki kale ve kuleler hakkında bilgi veriyor. Bizans çağı surlarının 200 m.lik bir kısmı ise hala ayakta. Bu surlar Akçakoca yolu kenarında antik köprünün bulunduğu yerin tam karşısından başlayarak Hamam Sokağı'na kadar devam ediyor. Evlerin bahçelerinde kalan surların bir kısmı bugün kimi yerde evlerin temelini kimi yerde de bahçe duvarlarını oluşturuyor.
Atlı Kapı'dan güneye doğru surlar
Atlı Kapı'dan itibaren surlar bir süre daha güneydoğu istikametine doğru devam ediyor ve kare şeklinde bir kule ile son buluyor.
Kale duvarları birbiri üzerine konan kitabeli sunaklar kaideler tiyatroya ait oturma kademeleri ve büyük bloklarla yapılmış. Bizans dönemine ait olan surların büyük bir kısmı yarı yarıya toprak altında kalmış.
Diğer tarafta şehrin yüksek kısmında akropolde Osmanlı dönemine ait surlar bulunuyor. Bu surların bulunduğu çevrede yörenin meşhur ağası Topçuoğlu Ailesi'nin konağının bulunduğu belirtiliyor

Su Kemerleri

Şehrin eski su tesisatından kalma 11 tane istinat ayağı su kemeri ile antik tiyatro ve akropol tepesi Kasım Köyü yolu üzerindeki tepeler üzerinde hala sağlam olarak duruyor. Üzerinden geçen su kanallarını taşıdığı sanılan su kemeri moloz taş ile yapılmış. Su kemeri kimi kaynaklara göre Osmanlılar dönemine kimi kaynaklara göre ise daha eski dönemlere ait olarak belirtiliyor

4 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 11:09 am

Misafir


Misafir

5 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 11:11 am

Misafir


Misafir

6 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 11:18 am

Misafir


Misafir

7 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 11:21 am

Misafir


Misafir

8 Geri: Düzceyi Tanıyalım Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 11:22 am

Misafir


Misafir

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz