GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 7 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 7 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Hendek, Sakarya

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Hendek, Sakarya Bir Paz Ağus. 22, 2010 9:33 pm

Misafir


Misafir








İlk çağlarda bölgenin hakimi Bitinyalılar'dan hiç bir eser yoktur.Ancak bizans kaynaklarında Hendeğin bir döenm bizansın başkenti olduğu bilinmektedir. Daha sonra bu bölgeye hakim olan Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular'dan yalnızca Bizans dönemine ait olmak üzere civar köylerde mezarlar ve kalıntılar vardır. Haraklı, Dikmen ve Nuriye'de örnekleri bulunmuştur. Ancak Hendek´te önemli bir iz yoktur. Bunun nedeni, o zamanlar Adapazarı - Hendek ovasının bataklık olup yerleşime uygun olmadığı olabilir.

O dönemlerde Hendek ve civarında yerleşmiş olan İslam kolanizatör dervişlerine ait olduğunu sandığımız Salman Dede, Sarı Dede, Erenler türbesindeki dervişler bölgenin islamlaşmasında rol oynamışlardır. 1300´lü yılların başlarında Osmanlılar bu bölgeyi fethettiğinde Hendek ve civarında yaşayan Türk kabilelerinin müslüman olduğu sanılmaktadır. Bu da bu bölgede yaşayan Türklerin Osmanlı Devletinin yönetimine geçmeden önce İslam Dinini benimsediklerini gösteriyor.

Hendek'in Bizanslılardan Osmanlı İdaresine geçişi, Orhan Bey zamanında Konuralp kumandasındaki bir askeri birlik tarafından sağlanmıştır. Kasabaya bir süre "Konuralp" dendiği eldeki belgeler ve rivayetlerden öğrenilmektedir. Orhan Bey´in kasabaya gelerek burayı gördüğü, burada gördüğü iltifattan dolayı Şeyh İbn-ü İbrahim´e kasabayı vakf ettiğini 700 Hicri Tarihini taşıyan Berat Vakıf Name vesikasından öğreniyoruz.

Miladi 1401 yılında Hendek´te Şemsi Paşa vakfiyesi tarafından; bir han, bir hamam ve 35 dükkân yapıldığına dair Topkapı Sarayı Kütüphanesinde belgeler vardır. 1500´lü yıllarda Bağdat seferleri için yapılan ünlü Bağdat yolu kalıntıları, Hendek´te bugünkü Kemal Paşa Caddesi, Eski Düzce Caddesi, Hüseyin Şeyh ve Kalayık´tan geçmekteydi.

Evliya Çelebi Seyahatname'sinde 17. yüzyılda Hendek'i; Yeniçeri Serdarı Kethuda (Kahyalık) Yeri ve Subasışı olan 150 hanelik bir kasaba olarak anar. 1800´lü yıllarda Kocaeli Sancağı´na bağlı küçük bir yerleşim yeri olan Hendek, 93 Harbi denen 1876 Osmanlı-Rus savaşı sonrası göçlerle önem kazanmıştır.

1887-1888 yıllarına ait muhacirun defterlerinde bu bölgeye 2000 Kafkasya göçmeni yerleştirildiğini yazmaktadır. 241 Laz, 580 Gürcü, sayısı belirtilmeyen Çerkez ve Abaza bölgeye yerleştirilmiştir. 1890 nüfus sayımında Hendek nahiyesinde 10025 Müslüman, 300 Rum-Ortodoks, 1800 Ermeni-Gregoryan , 875 Kıpti olmak üzere 13000 kişi yaşamaktaydı. Bu sayıya nahiyeye bağlı köylerde dahildir. Zira Akyazı da, o dönemde Hendek'e bağlı Aksaray köyü idi. 1890 istatistiklerinde Hendek´te toplam 37 camii, 1 kilise, 6 çeşme, 2 hamam, 32 han, 3 fırın, 111 dükkân, 26 çiftlik ve 35 öğrencilik bir rüştiyesi varmış.

Hendek, cumhuriyetten önce Kocaeli mutasarraflığına bağlı kaza haline getirilmiştir. 1907 yılında belediye kurulmuştur. İlk Belediye Başkanı Alabacak Mehmet Ağa olmuştur.


Hendek İsmi
Hendek'in gerek ismi gerekse ilk yerleşim zamanı tartışmaya açık bir konudur.

Hendek; Sakarya’nın doğusunda, Düzce İli ile komşudur. XVI. Yüzyıl'da gelişme gösteren ve daha önce Akyazı'ya bağlı Hendek diye işaret edilen kasabadır. Kızıl Ahmedlilerden Mustafa Paşa’nın yaptırdığı han/kervansaray ile göze çarpmaya başladı. Ayrıca yeni cadde üzerinde oluşu nedeniyle çevre köylerinin toplandığı mekân olmuştur. Bu nedenle, Han Dağı pazarı denilmiştir. Hendek adı da zamanla Han-Dağ’dan türetilmiştir.

Daha sonra da Köprülü Mehmet Paşa Hendek’in gelişmesinde, büyümesinde rol oynadı. İsazâde’nin yazdığına göre büyük bir han yaptırmış, Darûlhâdisi yanında da Karban saray bina ettirmişti. J.A. Cramer, Hendek ile Lateas’ın aynı yer olduğunu yazmaktadır. Buradan geçen gezginler de aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Evliya Çelebi, “Hendek Bazarı” ile Hendek’ten bahsetmekte ve şunları kaydetmektedir: “Ormanlı, dağlı, pazarlı güzel bir kasabacıktır. Yüzeli akçelik kazadır. Yeniçeri serdarı, kethüda yeri, subaşısı vardır. Burada, bir çamurlu meşhur bataklık bulunur ki üzerinde uzun bir tahta köprü vardır”. Sieur de Boullaye, Ainsworth, E. Smith de Candac imlâsı ile kaydettiği Hendek, uzun zaman Akyazı ile birlikte resmi belgelere geçmiştir.

Bir rivayete göre Hendek küçük bir kasaba iken; bu kasabada tek bir han varmış. Bundan esinlenerek "Hantek" diye anıldığı ve zamanla Hendek'e dönüştüğü sanılmaktadır.

Diğer bir rivayete göre ise; kasabanın coğrafi konumunun çok iyi ve düz bir saha üzerinde bulunduğu yalnız kuzey ve güneyden sıralanan dağlarla kuşatıldığı ve bu jeolojik durumundan ötürü halk arasında "Hendek" diye anıldığı

2 Geri: Hendek, Sakarya Bir Paz Ağus. 22, 2010 10:16 pm

Misafir


Misafir
Turizm
İlçede Çiğdem Yaylası, Dikmen Yaylası Selman Dede Mesire Alanı gibi yayla turizmi yaygındır ve doğal güzellikleri ve büyük şehirlere yakınlığı ile tercih edilir.

İlçenin etrafı zengin ormanlarla çevrili olup, zümrüt gibi yeşillikler arasında yer almakla ilçeye, Adapazarı yönünden girişte iki tarafı süsleyen kavlan (çınar) ve akasya ağaçları güzel görünüm verir. İlçenin kuzeyinde Çam Dağı, güneyinde Keremali Dağı bulunur. Bu dağlar ormanlık olup; kayın, meşe, ıhlamur, kestane, dış budak, köknar vs ağaçlarından oluşur. Uludere adı ile bir de akarsuyu vardır. Bu dere ilçenin ortasından geçmekte olup, dinlenme yeri olarak da kullanıma uygundur.

Türbeler bakımından çok zengin olan İlçe Din Turizmi için de uygun sayılabilir.

Selman / Salman Dede Türbesi: Kocaali/Karasu yolu üzerinde Çam Dağı mevkiindedir. Bugün de ziyaret edilen türbenin çevresinde yılın belli bir günü (7 Temmuz), Selman Dede etkinlikleri adı altında hayır pilavı dağıtılmaktadır.
Erenler / Eren Dede Türbesi: Türbe Köprübaşı'ndadır. Burası Dereboğazı Mahallesi'ne bağlı bir mevkii iken bugün ayrı bir mahalle olmuştur.
Keremali Dede Türbesi: Keremali Dağı'ndadır. Mevkii olarak Göksu Köyü yakınındadır. Dağa adını veren eren için yılda bir ((15 Ağustos) Keremali Dede etkinlikleri adı altında etkinlik düzenlenir.
Sarı Dede Türbesi: Türbe Mahmutbey Mahallesi, 62 Evler mevkiinde, Bağdat Caddesi'ndedir.
Vahap Dede Türbesi: Karadere Köyü yakınlarındadır.
Şeyh İsmail İzzettin Türbesi: Şeyhler Köyü'ndedir.
Hendek Bayraktepe projesi : Hendek Belediyesi´nin başlattığı projeye göre, Bayraktepesinde Türk boyunun Orta Asya´dan Anadolu topraklarına gelmesinden bu güne kadar kurdukları 16 Türk devletini temsil eden bayraklar, bayrakların altındaki kitabelerde devletlerin simgeleri rölyefler, anfi tiyatro salonu,Zemin çalışmalarında satranç ve çeşitli spor dallarına yönelik çalışmalar, 300 m2 1 katlı betonarme bina, bina üzerine 2 katlı toplamda 600 m2 kütük ev, ziyaretçiler için yaklaşık 1000 m2 otopark alanı, ziyaretçilerin Bayrak Tepesi´ne ulaşımlarını sağlayacak üst geçitten oluşuyor.

3 Geri: Hendek, Sakarya Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 1:20 am

Misafir


Misafir

Hendek - Çamlıca Beldesi
Rehber ›
Sakaryadaki Gezilecek Yerler ›




Derelerin dağları erittiği yeşil vadiler oluşturduğu memleket, doğal su kaynakları ile ünlü olan şirin bir köyümüz eski adıyla Haraklı Yeni adıyla Çamlıca beldesi Yeşiller mahallesidir. Hendek ilçesine bağlıdır.

Hendekten yaklaşık 12 km içeride Keremali dağlarının eteklerindedir. Doğal su kaynaklarından tüm Türkiye yararlanır (Kardelen, Hayat, Pınar, Aytaç ve son olarak Saka Su), suyu o kadar soğuktur ki elinizi 1 dakika derenin içinde tutamazsınız.

Özellikle alabalığı meşhurdur. Köyümüzde 2 adet alabalık tesisi mevcuttur. Sağlık turizminde de şifalı alabalıkları ile meşhurdur. Bu alabalıklar vücuda sarılarak tedavi amaçlı kullanılırlar. Her yıl Temmuz 15 de Yayla şenlikleri yapılır Yayla yaklaşık 15 km köyün yukarısında Keremali dağındadır.

Ayrıca Keremali dağında Keremali Türbesine gidilerek inanç turizmi de yapılır. Yayla da Ormanın içinde muhteşem bir göl vardır. Göl de kayık ta vardır balıkta. Orada mangal keyfine doyum olmaz. Ağustosun 15' inde her yer sıcaktan kavrulurken o yaylaya yanındakini göremeyecek kadar yoğunlukta sis çöker.

O sisin için de kaybolmak istemezmisiniz..


4 Geri: Hendek, Sakarya Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 1:28 am

Misafir


Misafir
Adapazarı/Hendek ilçesi/Dikmen Köyü Tarihi

Atalarımız (Trabzon) Vakfıkebir ilçesinden Simenli köyünde doğmuşlardır.

0rada nüfus arttıkça ve arazilerin dar olması nedeniyle 1908 yılında SAKARYA’nın Karasu ilçesine göç etmişlerdir.

Buralarda yaylalara yerleşmeye başlamışlardır.

Bir yerleşim alanıda SAKARYA’nın Hendek ilçesinin tepelerine kurulmuştur.

Bu yaylanın aşağısındaki yerlerin “Köy” olabileceğini düşünmüşlerdir.

Köy olabilecek yerleri gezip buraların havasının iyi ,sularının bol ve yaylasında olduğu için burayı KÖY yapmak istemişlerdir.

Karasu’dan insanlar bu yerleri “Köy” yapabilmek için hükümetten izin almaya çalışmışlar fakat buraların orman olması nedeniyle izin verilmemiştir.

Ancak1922 yılında “HÜR ve ÖZGÜRLÜK” kanunu çıkınca bu duruma hükümet karşı çıkmamıştır.

Vakfıkebir ilçesinin “Şalpazarı” Simenli” Dereköy” Kabasakal” ve “Sayvançatak” köylerinden gelen insanlar burayı “Köy” haline getirmişler ve köyün ismini “DİKMEN” olarak belirlemişlerdir.

Köye öncelikle 14 hane kurulmuştur. Şu anda köy 390 hanedir.

Daha sonra bunun sayısı artmıştır buradaki insanlar geçimini “hayvancılık” “orman ürünleri ” ” çilekçilikle” ve” fındıkçılıkla” sağlamaktadır.

5 Geri: Hendek, Sakarya Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 1:31 am

Misafir


Misafir

Tuzak, Hendek

Tuzak, Sakarya ilinin Hendek ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi

Köyün adı.Köyün yakınında bulunan TUZ DAĞ'ından bilinen adıyla ÇAM DAĞ'IN dan gelmektedir. Köyün tahmini olarak 250-300 yüz yıla yakın bir geçmişini olduğu sanılmaktadır. Köyün şu anki yerleşim yerindeki geçmişi yaklaşık 100 yıl kadardır. daha önceki yeri ise 2 kilometre kadar uzaklıkta ve dağlık bir yerdir. Şu an bulunduğu yer, daha önceleri ormanlık ve bataklık olduğu için zamanında yerleşim yeri olarak kullanılmamıştır. Çok verimli toprakları nedeni ile günümüzdeki yerine taşınılmıştır. Tuzak köyüne 1970'li yıllarda Trabzon kökenli vatandaşlar yerleşmiştir. Yerleşim daha sonrada devam ederek başta 2,3 hane olan Trabzon kökenli aile sayısı 2009 itibariyle 40-45'a kadar ulaşmıştır. Bir çoğu ticaretle uğraşıp köy nufusuna kayıtlıdır. Bir çok etkinliklere katılıp köy halkıyla iç içe yaşamaktadırlar. Köyde bulunan hane sayısı, günümüzde 130 civarındadır.

6 Geri: Hendek, Sakarya Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 1:52 am

Misafir


Misafir

Tarihi Yerler

Günümüze kadar yapılan araştırmalar ve incelemelerden de anlaşılacağı gibi ilimiz sınırları içinde tesbit edilebilen en eski yerleşimin Roma dönemine kadar gittiği görülmüştür. Roma döneminden (M.S. 395) sonra bölge Bizans İmparatorluğu egemenliğine girmiştir.13.Asrın sonuna doğru Osman Gazi'nin komutanlığında Konuralp bugünkü Adapazarı havzasını fethetmiştir.

İlk olarak Batı Türkistan ve Azerbeycan'dan gelen göçebe Türk boyları buralarda köyler ve kentler kurmuşlardır. İlimiz ve çevresi Anadolu'muzun batıda ilk Türk egemenliğini kazanan yer hüviyeti taşımaktadır. Osmanlı Devletinin kurulmasından hemen sonra önce Mekece ve Pamukova daha sonra Geyve ve Taraklı , ardından da Akyazı ve Sapanca Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlı Döneminde İzmit'e bağlı bir köy olan (1568) Adapazarı , 1742 yılında bucak , 1852 yılında ilçe ve 1954 yılında da il olmuştur.


Beş Köprü(Justinianos Köprüsü): Bu köprünün yapımına Bizans İmparatoru Justinianos tarafından 533 yılında başlanmıştır.Beş Köprü, kendinden önce 4 ayrı yerde kurulan köprülerin Sakarya Nehri tarafından yıkılması sonucunda 5. bir köprüye ihtiyaç duyulmasından dolayı inşa edilmiştir.

12 kemer üzerinde 429 m uzunluğu 10 m genişliği ile Bithynia bölgesinin en önemli anıtsal yapıtlarından biridir. Büyük kemerin açıklığı 23 m. Ayaklarının uzunluğu ise 6.5 m dir.Köprünün taşları üzerinde yer alan kitabe malesef günümüze ulaşamamıştır.Kemerlerinin yüksekliği aynı olduğundan köprünün üzeri düzgündür. Sakarya nehri Adapazarı’nın batısından akarken, köprünün inşaatından bir süre sonra yatağını değiştirmiş ve doğusundan akmaya başlamıştır. Bugün köprünün doğusundaki birinci gözden tren yolu geçmektedir.


Harmantepe Kalesi: Bizans yapımı olan kale Adapazarı'na 18 km uzaklıktaki Harmantepe Köyünde'dir. Dört kapılı olan kalenin duvarlarının kalınlığı 2 m , yüksekliği ise 8-12 m arasındadır.İki katlı olan burçarında, mazgal delikleri mevcuttur.

Adliye Kalesi: Adliye köyünün 1,5 km güneyinde Sakarya Nehri ile Anadolu demiryolunun arasında bulunan bu kale Bizans yapımıdır.Duvar kalınlığı 2 m , yüksekliği 6 m 'dir.İki burçlu olan kalenin nehir tarafındaki duvarı çökmüştür.

Orhan Camii: M.S. 1323-1325 yılları arasında Orhan Gazi'nin emriyle yaptırılan camii zamanla yıkılıp hasar görünce 2.Abdülhamit döneminde yeniden inşa edilmiştir.

Tozlu Camii: Adapazarı'nın eski hayırseverlerinden Gubarıda (Gubarı:Tozlu) tarafından yaptırılmış bir ahşap camii olduğu söylenir.Çevresi mezarlıklarla çevrili caminin kenarındaki mezarlıklar kaldırılınca yerine daha modern camii yaptırılmıştır.Fakat bu tarihi camii 17 Ağustos depreminde ayakta kalamayarak yıkılmıştır.

Orhan Gazi Camii: Adapazarı'na 6 km. uzaklıkta bulunan camiinin vakıf kayıtlarında Sultan Orhan Camii Şerifleri olarak adı geçmiştir.Geometrik şekilde minare ve pencerelere sahip olan camii halen ibadete açıktır.

Cevat Bey Köşkü: Bugün halen Adapazarı'nın en işlek caddesi olan Çark Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Köşk yapı sahibi Cevat Beyin adı ile anılmaktadır.Günümüzde dahi ahşap işçiliği ile ilgi uyandırmaktadır.
Sakar Baba Türbesi: Bugün Erenlerde bulunan türbenin çevresi düzenlenmiş ve oturma yerleri yapılmıştır. Halk arasında söylenen hikayesi şöyledir: Günün birinde Sakar Dede adlı bir ermişin yolu Adapazarı'na düşmüş ve ırmak üzerindeki Beşköprü'den geçerken kendisinden geçiş vergisi istenmiş.Dede parayı veremeyeceğini söylediyse de kimse oralı olmamış. Bunun üzerine Sakar Dede dua okumaya başlamış. Duasını bitirir bitirmez yatak değiştirerek Dedenin gösterdiği ovadan akmaya başlamış.Bunun içinde Beşköprü'nün altından o gün bugündür su akmadığı söylenir.

Karıncalı Dede Türbesi: Adapazarı-Eskişehir karayolu üzerinde Adliye köyünde yüksek bir tepenin üzerindedir. Köylülerden duyulan rivayete göre evlere giren karıncalardan kurtulmak için türbede dua edilmektedir.
Müze(****** Evi): 1922 yılında ******'ün annesiyle buluştuğu ve kaldığı bu ev 1967 yılında meydana gelen depremde büyük ölçüde hasar görmüştür.1983 yılında sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen konut Kültür Bakanlığınca kamulaştırılıp aslına uygun bir şekilde müze binası olarak yeniden inşaa edilmiştir. 167 adedi etnoğrafik , 40 adedi arkeolojik olmak üzere 207 adet eser müzede teşhire konmuştur.Bunlardan 103 adedi ******'e aittir.


Akyazı Tümülüsü: Akyazı' ya 7 km uzaklıkta Küçücek Köyü dolaylarındadır.Aile mezarlığı olan bu tümülüs içinden çıkan paralara göre Roma döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.Buradan Tarihi eşyalar, kandiller, kulplu testi, koku şişesi ve yazılar çıkarılmıştır.

Seyifler Kalesi: Çark Suyunun Sakarya Nehrine döküldüğü yerde, Bizans karakolu olması muhtemel bu kale, Osmanlı-Bizans çekişmesi sırasında yapılmış olduğu tahmin edilmektedir.

(Mir Ali, Emir Ali Türbeleri: Ballıkaya Köyü' ndedir.)




Üç Şehitler Türbesi: Taşyatak Köyü' nün Domuz Gölü Mevkiindedir. Şehit Kerim Türbesi: Pazarköy' de olup türbe bir bina içindedir.

Şehit Ali Türbesi: Keremali yaylasındadır.

Yedi Kardeş Şehitler Türbesi: Ömercikler mahallesi Tekke sokakta bulunmaktadır.


Kuvay-i Milliye Müzesi: Alifuatpaşa kasabasında bulunan bu müzede 1918-1923 tarihleri arası Kuvay-i Milliye adı verilen devreyi kapsamaktadır. İki kattan oluşan müzenin birinci katında dönemin önemli şahsiyetleri ile olaylarına ilişkin belgeler ve kitaplar sergilenmek, ikinci katta ise Ali Fuat CEBESOY Paşa' dan kalan fotoğraflar, hatıra ve kişisel eşyalar sergilenmektedir.

Çoban Kalesi: Sakarya Nehri kenarında ve Geyve' ye yakın bir kaya üzerindedir.

Alifuatpaşa Köprüsü: Geyve Boğazında Sakarya' yı aşmak amacıyla kurulan bu köprü 1495 tarihinde Sultan II.Beyazıt emriyle yaptırılmıştır.Köprünün bir başında Hicri 901 yılında yaptırıldığı belirtilen Osmanlıca bir kitabe bulunmaktadır.

Elvan Bey İmareti: 1450 yılında imaret olarak yapılan binaya 1476 yılında üç kemerli bir revak eklenmiştir.Kesme taş ve tuğladan yapılan imaretin merkezinde kubbeli bir mekan ve yanlarında kubbeler vardır. Avlusunda I.Beyazıt zamanında yaşamış Elvan Bey' in mezarı vardır. İmaret bugün kitaplık olarak kullanılmaktadır.

Süleyman Paşa Camii: İzmit evkaf müdürlüğünün, Hicri 1328 (Miladi 1910) tarihli Hatip Tayin vesikasından Süleyman Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Geyve Köprüsü: Sakarya Nehri üzerinde Jüstinyen'in karısı tarafından M.S. 562 yılında inşaa edilen köprünün bugün kalıntılarına rastlamak mümkündür.

Büyük Camii: Cumhuriyet öncesi inşa edilmiş olup halen ibadete açıktır.
Sarı Dede Türbesi ve Camii: 62 Evler Mahallesinde bulunmaktadır.
Salman Dede Türbesi: Kocaali yolu üzerindedir.

Merkez Camii:
Aziziye Camii
Büyük Karasu Mezarlığı

Çelemen Camii: 1945 yılında yapılmış olup eski tarihi eserlerimiz arasında yer alır.
Taşoluk Köyü Çeşmesi: Taşoluk Köyü' nde bulunmaktadır.
Topcu Büyük Kaynarca Köyü Camii :

Kocaali Merkez Camii:
Melemköyü Camii:

Pamukova Evleri


Bobamsultan Türbesi: Elperek mahallesindedir.

Paşalar Köyü Kalesi: Pamukova' nın Paşalar Köyü' nde bulunan kalenin Bizans yapısı olması muhtemeldir.

Orhan Camii Zaviyesi: Mekece' de bulunan bu zaviyede bulunan Orhan Gazi' ye ait tuğradan, bu eserin onun zamanında yapıldığına işarettir.

Rüstem Paşa Camii: İlçe merkezinde bulunan camii 1555 yılında Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan' ın kalfalarına yaptırılmıştır. 1932' de özellikleri bozulmadan Bostancızade Yusuf tarafından onartılmıştır.

Hasan Fehmi paşa Camii(Mahmudiye Camii): 1885 yılında Hasan Fehmi Paşa tarafından yaptırılan camii Sapanca' ya 3 km. uzaklıktaki Mahmudiye Köyü' nde bulunmaktadır. İçi çok güzel işlemelerle örülüdür. Görülmeye değer tarihi eserlerimiz arasındadır.

Rahime Sultan Camii (Uzunkum Camii): 1892 yılında Abdülmecit IV. karısı Peruste Rahime Sultan tarafından yaptırılan camii Uzunkum Köyü' ndedir. Tek kubbeli olan camii içi oymalarla süslü olup günümüzde özgün yapısını koruyan sayılı camilerdendir.
Cami Cedit Camisi ve Çevresi: Çarşı içinde bulunan camii ve çeşmesi 1899 yılında yapılmıştır.

Vecihi Kapısı: Elde kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte Mimar Sinan tarafından yaptırıldığı söylenen kemer birkaç kez onarım gördüğünden bugün sadece ana gövdesi tarihi eser niteliğindedir. Eskiden İpek Yolu' nun geçtiği yolda bulunan kemer orjinal yapısı korunarak 1905 yılında Vecihi Orhon tarafında onartılmıştır.

Lahitler: Doğu Roma İmparatorluğu' na ait olan ve yontma taş tekniğine göre yapılmış olan lahitlerden bir kısmı bugün Sapanca Hükümet Konağı önünde serilenmektedir.

Söğütlü Hamam ve Çeşmesi: Osmanlı çağı zeamet ağalarından Küçük Hüseyin Paşa' nın iki yüzyıl önceki konağının kalıntıları olarak bilinmektedir.
Yunus Paşa Camii: Yavuz Sultan Selim Redaniye seferine giderken, burada kışlayan veziri Yunus Paşa tarafından 1516 yılında yaptırıldığı söylenmektedir.



Çakırlar Köşkü


Türbeler: Burada bulunan türbeler, Hıdır Dede türbesi ile Düz türbedir.
Tarihi Evler: Bu evler yaklaşık 100-300 seneliktir. Kendilerine has mimari yapıları bulunan evler genellikle 2-3 katlı olup ilçenin her yanına yayılmış durumdadır. Osmanlı yadigarı olan bu tarih kokan muhteşem evler görülmeye değer tarihi eserlerimiz arasındadır.



Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz