GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

    Kimler hatta?
    Toplam 7 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 7 Misafir :: 2 Arama motorları

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    Recep Ayında Oruç Tutmanın Önemi (Mutlaka okumalısınız)

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Misafir


    Misafir
    Selam
    Değerli Kardeşlerim,

    Receb ayı iyice yaklaştı ben de sizlere receb ayının güzelliklerinden bahsetmek istedim.
    Kopyalama yapmadım sizin için elimdeki kitaptan tek tek yazdım.

    Sevban (r.a.) dan rivayet edilen bir hadiste şöyle geçiyor:
    '' Resulüllah (s.a.v) ile yürüyorduk.Bir kabristana uğradık.Orada Allah Resulü (a.s )biraz durdu ve şiddetli bir şekilde ağlayıp bana dönerek şöyle dedi:
    ''Ey Sevban! Burada yatanlar azap görmekte idiler .
    Allah'a dua ettimde azaplarını hafifletti.Ey Sevban!
    Eğer bunlar Receb ayında 1 gün oruç tutsalar ve onun 1 gecesini ihya etselerdi, kabirlerinde azap görmeyeceklerdi.,''
    ''Ey Allah'ın Resulü! 1 gün oruç ve 1 gecenin ihya edilmesi ile mi ,onlardan bu kabir azabı önlenecekti?''
    ''Evet,ey Sevban Beni Hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki ,kadın erkek herhangi bir müslüman ,Receb ayında 1gün oruç tutar veya 1 gecesini Allah rızası için ihya eder,sırf bunu Allah rızası için yaparsa ,Allah gündüzü oruçlu ,gecesi kıyamlı geçen bir senelik ibadet ihsan eder.''

    Receb ilk günü ilk cuma gecesinin duası kabule müstecaptır.Onun için,ogün ve gecede duadan uzak durmamalıdır.

    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivatet edilen bir hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v.)şöyle buyurdu:
    ''Kim Receb ayının yirmi yedinci gününde oruç tutarsa ,altmış ay oruç tutmuş gibi ecir alır.Cebrail (a.s)'in,bana vahiy getirdiği ilk gece, o gecedir.''
    ''Dikkat edin , Receb ayı Allah'ın en değerli bir ayıdır. Kim o aydan
    1 Günü, inanarak ve karşılığını ancak Allah'tan bekleyerek oruç tutarsa ,Allah'ın en büyük rızasına hak kazanır.
    2 Gün oruç tutarsa,gök ve yer ehlinden hiç kimse ,onun Allah katındaki keramet ve sevabını anlatamaz.
    3 Gün oruç tutarsa,Allah onunla cehennem arasında yetmiş senede aşabilen bir mesafeyi engel yapar.
    4 Gün oruç tutarsa , nice bela ve hastalıklarda kurtulur.''
    Ashabtan birisi sevgili peygamber (s.a.v)' den şefaat istedi.Sevgili peygamber (s.a.v.), de ona :
    ''Böyle tembelce şefaat isteyeceğinize ,Receb ayında oruç tutunuz'' buyurdu.
    ''Nasıl tutalım, ey Allah'ın Resulü?''
    ''Şayet Receb ayında 5 gün , Şa'ban ayında 10 gün oruç utarsanız,Ramazan-ı Şerif'in ortasına geldiğiniz vakit ,Allahü Teala üzerinizde hiçbir günah bırakmaz.''
    __________________
    Bak, bil ki domuzların önüne inciler serilmez,
    Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez
    Ne fark eder ki, kör insan için, elmas da bir cam da,
    Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.

    MEVLANA

    2 Şaban Ayının Fazileti Bir Cuma Ağus. 20, 2010 12:20 pm

    Misafir


    Misafir
    İlâhî feyz ve bereketin yeryüzünü şenlendirdiği bu mübarek ay, mü'minler için en kârlı ve kazançlı fırsattır. Çünkü Şâban'ın değer ve kıymetini arttıran en önemli tarafı, diğer aylara göre (Ramazan hariç) yapılan her amelin ve ibadetin sevabının üç yüz kattan fazla oluşudur.(1)

    Diğer vakitlerde kılınan bir rekât namazın sevabı on ise, Şaban ayında üç yüzden fazladır. Okunan her bir Kur'ân harfi için üç yüz Cennet meyvesi vardır.

    Yine bu ihsan ve bağış ayı olan günlerde amel defterimizin sevap hanesine kaydettirdiğimiz ibadetler, her an şeytan ve nefsin fırlattığı gaflet, vesvese ve şüphe oklarına birer kalkan vazifesi görerek gerçek huzurumuzun kaynağı olur. Çünkü farkında olmadan veya bir anlık gaflet sonunda işlediğimiz hatâ ve kusurların keffareti olabilecek hasenat ve iyilikler en bereketli şekilde bu günlerde elde edilmektedir. Ayrıca bu ibadetler ileride hücumuna maruz kalabileceğimiz günahlar için de bir siper hüviyetini taşır.

    Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diğer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardı.

    "Şaban benim ayımdır."

    "Şaban günahları temizleyendir" buyurarak kadrini yüceltirdi.(2)

    Receb ayı geldiği zaman da "Allahım, Receb ve Şaban (ayını) bize mübarek ve bereketli kıl" buyururdu.(3)

    Böylece dua ve niyazlarında bu ayların kudsiyetini dile getirmişlerdir.

    Peygamberimizin Şaban ayına gösterdiği bu hürmetin bir sebebi de devamında gelecek olan Kur'ân ayı olan Ramazan'dan dolayı idi. Hz. Enes'in rivayetine göre, Peygamberimizden sual ederler:

    "Ya Resulallah, Ramazan'dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydadır?"
    Bu soruya Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,
    "Ramazan'ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şâban' da tutulan oruçtur" cevabını verirler.(4)

    Basta Hz. Âişe Validemiz olmak üzere Sahabilerin beyanına göre Peygamberimiz bazan Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi. Zaten diğer günler, bilhassa Pazartesi ve Perşembe günleri de oruçlu bulunan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam maddî ve manevî pekçok hikmetinden dolayı oruç ibadetini sıkça yapardı.
    Bu hususta Hz. Âişe'nin (r.a.) şöyle bir rivayeti vardır:

    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam bazı aylarda çok oruç tutardı. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç iftar etmedi sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadı derdik. Resulullahın Aleyhissalâtü Vesselam Ramazan'dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Şaban'daki kadar, kendisinde, çok oruçlu olduğu bir ay da görmedim"(5)

    Hz. Âişe başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler:
    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu:
    "Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir."(6)

    Yine Hz. Âişe, İbni Mâce'de geçen başka bir rivayetinde de, "O (Resul-i Ekrem) Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet Şâban'ı Ramazan'la birleştirirdi"(7) diyerek Peygamberimizin bu ayda daha çok oruç tuttuğunu ifade etmektedir.

    Bu iki rivayetten hadis âlimleri, Peygamberimizin bazı seneler Şâban'ın tamamını, bazı zamanlarda da çok günlerini oruçlu geçirdiği kanaatine varmışlardır. Zaten hadiste geçen "tamamı" mânâsına gelen "küll" kelimesi Arapçada çoğunluk mânâsında kullanılırdı.

    Bir kimse bir ayın çok günlerini oruçlu geçirirse, tamamını oruçlu geçirdiği ifadesi yer alırdı.
    Her iki rivayetten Şaban ayının tamamını oruçlu geçirmenin veya bir kısmında oruç tutmanın caiz olacağı hükmü çıkarılmaktadır.

    Şaban ayında oruç, namaz, sadaka gibi ibadetlerin ve diğer imâni ve İslâmî hizmetlerin fazla yapılmasının bir hikmeti de, devamında gelecek olan Ramazan ayı için zihnen, bedenen ve ruhen bir hazırlık ve alışkanlığa sebep olmasıdır. Çünkü bazı insanlar, "Nasıl olsa, Ramazan gelince daha çok ibadet ederiz" diye gaflet ve tembelliğe kapılabilirler. İşte Şâban'da yapılan ibadetler bu perdeyi yırtmaktadır.

    Bu hususa Peygamberimiz, Hz. Üsame bin Zeyd'in suâli üzerine işaret etmektedir. Hz. Üsame sorar:
    "Yâ Resulallah, Şaban ayında tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmedim."
    Bunun üzerine Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyururlar:
    "Receb ve Ramazan ayları arasında şu Şaban ayında insanlar gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, Alemlerin Rabbine bu ayda yükseltilir. Ben oruçlu iken amellerimin yükseltilmesini severim."(Cool

    Bu mübarek günleri değerlendirerek gün ve gecelerimizi manevî yönden daha çok bereketli kılarsak, bu ayın feyzinden daha fazla istifade etmiş oluruz. Bu aylarda tutulan oruç farz ve vacip olmayıp sadece sünnettir. Peygamberimize uyarak sevap ve mükâfatına nail olmak için oruç tutmaya gayret ederiz.

    Cenab-ı Hak bizleri Şaban ayının nurundan ve feyzinden en azami mertebede istifade eden kullarından eylesin. Amin.


    Kaynaklar
    1) Şualar, s. 416.
    2) Keşfü’l Hafâ. 2:9
    3) Müsned, 1:259
    4) Tirmizı, Zekât: 28.
    5) Buhari, Savm: 51.
    6) Müslim. Sıyam: 177.
    7) İbni Mâce, Savm: 4.
    Cool Nesei, Savm: 70.

    3 Ramazan Ayı Faziletleri Bir Cuma Ağus. 20, 2010 12:22 pm

    Misafir


    Misafir
    Peygamber efendimiz (s.a.v.), Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:

    (Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

    (Ramazan ayı gelince, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]

    (Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.) [Taberani]

    (Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

    (Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

    (Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

    (Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]

    (Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]

    (İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

    (Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir.) [Taberani]

    İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:

    Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

    Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.

    Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

    Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

    Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

    İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

    Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

    Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur.

    Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!

    Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

    Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

    (Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

    (Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi]

    (Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

    (Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

    (Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]

    (Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]

    Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi)

    Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz

    Sponsored content


    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Similar topics

    -

    » KAN GURUPLARI

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz