GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

» kaya işaretler
Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

» taştan daire ve dörtgen
C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

Kimler hatta?
Toplam 4 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Oruç Tutmayanlara Acıyın!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Oruç Tutmayanlara Acıyın! Bir Cuma Ağus. 20, 2010 8:12 am

SİMBAD




Sevgili peygamberimiz, Ramazan ayı girdiğinde gökyüzü kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur." Buyurmuş.
(Buhari, sahih, Sıyam, bab. 5)


Bize her türlü kötülüğü emreden dışımızdan şeytan, içimizden nefsimizdir.
Şeytanların zincire vurulduğunu sevgili peygamberimiz haber verir.
Peki, ya nefsimiz ne olacak.
Onu da zincire biz vuracağız.
Haramlardan istediği hiçbir şeyi ona vermediğimiz gibi helal olanlardan bile bazılarını vermeyerek onun esiri olmadığımızı, onun bizim esirimiz olduğunu ortaya koyacağız ve ona Allah'ın koyduğu kurallara göre hareket etme melekesi kazandıracağız.
Bu yaz günlerinde tenimizin, canımızın sünger gibi emerek içmek istediği suyu bile belirli bir zamanda ona yasaklayarak kontrolün bizde olduğunu ona anlatacağız.


Arabada direksiyonun, atta gemin bizim elimizde olduğu zaman varmak istediğimiz yere varabildiğimiz gibi nefsin kontrolü de bizim elimizde olursa Rabbin rızasını elde ederiz.
Yoksa gemsiz at, frensiz araba gibi yoldan çıkıveririz.
Yoldan çıkmışları gözünüzün önüne getiriverin.


Hepsi nefsinin atı olmuş gemini veya direksiyonunu nefsinin eline vermiş uçuruma doğru koşan insanlar.
Ağustos ayı en sıcak aylardandır.
Bu ayda oruç tutmak hem uzun hem zordur.
Ama Müslüman insan, zoru başaran insandır.
Bazı işler vardır, dışarıdan bakan için çok zordur ama işin içinde olan için zannedildiği kadar zor değildir.
Altmış yıl önce Karaman'ın köyünden okuma yazması olmayan birinin Avrupa'ya gidip orada kilisenin karşısına cami yapmasını hayal edene deli hastanesinin doktorları bile deli gömleği giydirirlerdi.
Ama oldu. Avrupa'nın bağrında beş bin cami yapıverdiler.


İstanbul boğazında evinin balkonunda poyraza karşı oturup Ağustos ayında orucun zorluğunu konuşurken Konya ovasında ekin tarlasında çalışanlar, inşaatlarda beşinci kata elli kiloluk çimento torbası taşıyanları, ekmek fırınlarında çalışanları hatıra getirdikçe tüyleri ürperir.
Ama o durumda olanlar hem oruçlarını tutuyorlar hem de imanın tadına varıyorlar.
Gölgede poyraza karşı hayal kuranların ürperdiği kadar sıkıntı duymuyorlar.


Nerden mi bilirim?
Kendim otuz beş yıl önce hem oruç tutup hem de sol elimde ellikler, sağ elimde orak olduğu halde ekin derip oruç tuttuğum için bilirim.


Herkes Mecnun'a acırken, babası da Kabe'de oğlu Mecnun'un iyileşmesi için dua ederken, zamanın doktorları Mecnun'u tedavi etmek için yarışırken "Aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabib" diyen Mevla'nın mecnunlarına oruç bir zahmet değil rahmettir.


Otuz beş yıl önce bizim köye yakın bir köyde ekin derenlerin içi ve dışı yanarken serinlemek için varile su doldurmuşlar.
Arada bir varilin içine başlarını bellerine kadar daldırıp serinlemek isterlermiş ama iç yanınca dışa fazla fayda vermediği konuşulurken içlerinden biri" bana fayda veriyor" demiş.
Çalışanlardan biri dikkatlice bakmış ki o "Bana fayda veriyor" diyenin kafası suyun içinde iken boğazından da bir şeyleri yutarmış.


Oruç tutmadığı halde tutar görünen bu adam yakayı ele vermiş.
Riyakarın işi daha zor.
Hem yiyeceksin, hem yemiyor havalarına yatacaksın.


Parti başkanlarından biri seçim zamanı bir şehre girecekleri zaman kendisini uyarmışlar ve "Efendim, Cuma vaktine yarım saat var. Bizim partinin adamları Cuma namazına giderler, biz yalnız kalırız. İsterseniz bu petrol istasyonunda bekleyelim" demiş.
Orada parti kafilesinin hepsi bir buçuk saat beklemişler.
Sıcaktan yanmışlar.
Başkan ağzını açmış ve "Namaz kılmamak kılmaktan zormuş" deyivermiş.


Ben, çalışırken oruç tutanlara Allah'tan sabır dilerken,

özrü olmadığı halde oruç tutmayanlara acırım.







Mahmut Toptaş




araştırmacı yazar

2 Geri: Oruç Tutmayanlara Acıyın! Bir Cuma Ağus. 20, 2010 12:12 pm

Misafir


Misafir



S.a evet Simbad kardeş allah herşein kolaylığını veriyor bu seneki gibi kolay oruç tutmadım desem yalan olur

hiç aklıma bile gelmiyor ne sigara ne su ama düşünüyom o sıcakta millet fındık topluyor çalışıyor onlar oruçlarını tutuyorlar

ve çalışıyorlar helal olsun ama lokantalar eskiden camları battaneyle örterlerdi yemek yiyenler için o ayıpda kalkmış

şimdi lokantanın önünden geçerken içerde rahatlıkla yemek yiyorlar 20.-25 yaşlarında gençler bunların hallerine acıyorum

3 Geri: Oruç Tutmayanlara Acıyın! Bir Paz Ağus. 22, 2010 10:23 pm

magaracı




Özürsüz oruç tutmamak

Sual: Oruç tutmamayı mubah kılan özürler nelerdir? CEVAP: Oruç tutmamayı mubah kılan özürler şunlardır:
1- Hastalık: Hasta olan veya oruç tutunca hastalığı artan kimse, oruç tutmaz veya tutuyorsa bozabilir. Hastaya bakan da, hastaya bakmak için sıkıntıya girerse, oruç tutmayabilir.
2- Sefer: 104 km uzağa giden kimse, 15 günden az kaldığı yerde seferi olur.
Yolculukta sıkıntı olur, iş aksar veya kazaya sebep olacak bir durum olursa, orucu kazaya bırakmak caiz olur. Hadis-i şerifte, (Seferde sıkıntı içinde oruç tutmak, takva sayılmaz) buyuruldu. (Buhari)
3- Gebe ve emzikli olmak: Kendine veya çocuğuna bir zarar gelecekse, gebe ve emzikli kadın oruç tutmaz. Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, gebeyle emzikli kadına oruç tutmaması için ruhsat verdi, orucunu tehir etti) buyuruluyor. (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)
Emzikli kadın, kendi çocuğunu veya başkasının çocuğunu emzirse de hüküm aynıdır.
4- Açlık ve susuzluk: Kendisinde şiddetli açlık ve susuzluk meydana gelen kimse, ölüm tehlikesi varsa veya aklı gidecekse yahut hastalanıp bir zarara uğrayacaksa orucunu bozabilir.
5- İhtiyarlık: Oruç tutamayan yaşlı veya hasta kimsenin, iyileşme ihtimali de yoksa, tutamadığı günler için fidye verir. 30 günün fidyesi 53 kg undur. 53 kg un değerinde altın da verilebilir.
6- İkrah: Oruçlu, (Orucunu bozmazsan seni öldürürüz veya bir uzvunu keseriz) diye tehdit edilmişse, dediklerini yapmaya güçleri yetiyor ve blöf yapmıyorlarsa, oruçlunun orucunu bozması mubah olur.
Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevabdır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi)

ORUÇ BOZULUNCA
Sual: Ramazan ayında, orucu bozulan kimse, artık yiyip içebilir mi?
CEVAP: Ramazan günü orucunu herhangi bir sebeple bozan, seferdeyken kendi şehrine gelen yani gelince mukim olan ve hayzı kesilen kadın, akşama kadar oruçlu gibi durur, yiyip içmez; fakat hayzı başlayan kadın, oruçlu gibi durmaz, yiyip içer. Oruç tutamayacak bir özrü olanlar, oruç tutamadıkları günlerde gizli yiyip içmelidir.


4 Geri: Oruç Tutmayanlara Acıyın! Bir Paz Ağus. 22, 2010 10:54 pm

magaracı




Oruç; sadece yemeyi, içmeyi terk değildir

Allahü teâlâ, îmân edenlere, senede bir ay Ramazân-ı şerîf ayında gündüzleri oruç tutmayı emretmiştir. Cenâb-ı Hak, bu emri sebepsiz vermemiştir. Oruç, insanlara hem maddî, hem de mânevî faydalar sağlamaktadır. Bütün bir sene, çeşitli yemekleri eritmek için, yorulan insan midesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek sağlığını korumuş olur. Bu maddî faydasıdır.
Mânevî faydası ise, oruç tutan bir insan, aç kalmış bir insanın çektiği ızdırâbı, bizzat hissederek fakîr insanlara yardım etmek ihtiyâcını duyar. Bu da, insanların birbirlerine yardım etmelerine sebep olur. Birbirlerine yardım eden insan topluluğu arasında ise, çekişmeler olmaz.

ORUCUN FAYDALARI ÇOKTUR...
Ayrıca Allahü teâlânın emrini yerine getirmek için gündüzleri bir ay oruç tutan bir Müslümân, cenâb-ı Hakkın diğer emirlerini yerine getirme alışkanlığını da kazanır ve başka emirleri yapmaya istidât yani kabiliyet elde eder.
Oruç tutanın, yalnız mideyi dinlendirmeyi, perhîz yapmayı düşünmesi, orucun sahîh ve makbûl olmamasına sebep olur. Zira oruç, yalnız aç ve susuz durmaktan, zâhirî ve lüzûmsuz amellerden ibâret değildir.
Orucun, bâtınî birçok hükümleri ve faydaları da vardır. İlmi ve anlayışı yüksek olanlar, bedenin rûhun mekânı ve nefsin arzûlarının dönüp durduğu yer olduğunu bilirler. Nefsin, bedenî arzûları ne kadar çok olur ve bedene ne kadar gâlip gelirse, rûhun gelişmesi de, o kadar az ve hattâ hiç olmaz. Bütün dinlerde, nefsin arzûlarını yapmamak yani riyâzet çekmek, Allahü teâlâya yaklaşmaya vesîle olur diye bildirilmiştir. Riyâzet nefsin şehvetini kırar. Bunun için her dinde riyâzet çekmek, kıymetli tutulmuştur. Peygamber efendimiz;
(Oruç tutan kimse, yalan sözü terk etmezse, o kimsenin yiyip içmeyi terk etmesine Allahü teâlânın ihtiyâcı yoktur) buyurmuştur.
Faydasız şeyler söylemek, Müslümânları gıybet etmek, orucun sevâbını giderir. Zahmet çekerek, sıkıntılara katlanarak ibâdet yapıp da, bunun sevâbını yok etmek, akıllı kimsenin yacağı iş değildir.
Âdet üzere, alışkanlık ile namâz kılan ve oruç tutan çoktur. Fakat, dinin bildirdiği hudûdu gözeten, harâm ve şüphelilere düşmemeye dikkat eden ise, pek azdır.
Doğru ve hâlis ibâdet edenleri, âdet üzere, bozuk ibâdet edenlerden ayıran fark, Allahü teâlânın emirlerini gözetmektir. Çünkü, namâz ve orucun hâlisi de, bozuğu da görünüşte berâberdir. Sadece yeme-içmeyi terk ederek, yalandan, gıybetten uzaklaşılmayarak tutulan bir orucun, zâhirî ve lüzûmsuz bir amel olduğunu, İslâm âlimleri bildirmişlerdir.
Ancak oruç tutarken günâh işleyenler, benim orucumun kıymeti yok diyerek orucu terk etmemeli, oruca devâm etmeli, Allahü teâlâya yalvararak af dilemeli ve işledikleri günâhlardan yüz çevirmelidirler. Zâten oruca devâm etmek, insanı günâh işlemekten meneder. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

ORUCUN HAKÎKATİ NEDİR?
“Allahü teâlâ, lutfederek, ihsân ederek, nefis îmân edip İslâmiyyete uymakla şereflenince, İslâm-ı hakîkîye kavuşulur ve îmânın hakîkati hâsıl olur. Bundan sonra yapılacak her iş, İslâmiyyetin hakîkati olur. Namâz kılınca, namâzın hakîkati kılınmış olur. Oruç tutunca, orucun hakîkati tutulmuş olur. İslâmiyyetin bütün hükümlerine uymak da, hep böyledir.”
Oruç, senede bir ay yani ramazân ayında, yalnız gündüzleri orucu bozan şeylerden uzaklaşmak demektir. Orucun, dünyâdaki faydalarından biri, insanlara açlığın ve susuzluğun ne demek olduğunu öğretmektir. Zira tok olan, hiçbir zamân açın hâlinden anlamaz ve ona merhamet etmez. Oruç, bundan başka, nefse hâkimiyyeti de öğretir. Peygamber efendimiz;
(Bir kimse, ramazân ayında oruç tutmayı farz bilir, vazîfe bilir ve orucun sevâbını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları affolur) buyurmuştur.
Netice olarak, orucun Allahü teâlânın emri olduğuna inanmak ve sevâb beklemek lâzımdır. Günün uzun olmasından ve oruç tutmak güç olmasından şikâyet etmemek şarttır. Günün uzun olmasını, oruç tutmayanlar arasında güçlükle oruç tutmasını fırsat ve ganîmet bilmelidir.

5 Geri: Oruç Tutmayanlara Acıyın! Bir Salı Ağus. 24, 2010 11:08 pm

magaracı




Oruç tutmak için kolaylıklar

Sual: Oruç tutmak için aşağıdaki kolaylıklardan istifade etmek caiz midir? 1- Susayınca, harareti azaltmak amacıyla ağza su almak, serinlemek için başa soğuk su dökmek, soğuk suyla yıkanmak, 2- Sigara ihtiyacı hissedince, sigara yakısı vurmak, 3- Ağrılı, romatizmalı yerlere, sprey veya merhem sürmek, kalb krizlerinde göğse konularak emilen ilaç, yakı kullanmak, 4- Açlık hissedince, akupunktur iğnelerini batırmak veya açlık bandı kullanmak, [Bunlar hem açlık hissini gideriyor, hem de kilo vermeye yardımcı oluyor.] 5- Ramazanı aksatmamak, tam tutmak amacıyla hayzı geciktirmek için ilaç kullanmak.
CEVAP: Bunların hepsi caizdir. Ancak, birinci maddedeki husus, İmam-ı a’zama göre tenzihen mekruhtur, çünkü böyle bir hareket, ibadetten bıkkınlığı gösterebilir. İmam-ı Ebu Yusuf’a göreyse, bunun mahzuru olmaz, çünkü böyle yapmakla ibadete yardım edilerek sıkıntı nispeten giderilmiş olur. İmam-ı Ebu Yusuf’un kavline uyularak, yukarıdakilerin hepsi yapılabilir.

TERAVİHİ YALNIZ KILMAK
Sual: Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılabilir mi?
CEVAP: Kılabilir, hatta teravihi kılmasa da, farzı kılmış olduğu imama uyarak vitri kılabilir. İmamla birlikte yatsının farzı kılınsa, sonra imam gitse, cemaatten biri imam olup teravihi ve vitri kıldırsa sahih olur. Birkaç kişi camiye girince, yatsının farzının kılınmış olduğunu görseler, biri imam olup yatsının farzını kıldırsa ve teravih kıldıran imama uysalar, vitri de bu imamla kılsalar sahih olur.
Bir özrü sebebiyle camiye gidemeyen, teravihi evde yalnız başına kılabilir. Hanımı, annesi ve kızıyla da cemaat yapıp kılabilir, fakat imamın itikadı düzgünse ve sünnete de uygun kıldırıyorsa, erkekler camiye gitmelidir.

ŞAFİİLERİN TERAVİH KILMAMASI
Sual: Şâfiî mezhebindeki bazı kimseler, (Kaza borcumuz var, kazası olan kimse sünnet olan teravihi kılamaz) diyerek teravih kılmıyorlar. Yatsının farzını kıldıktan sonra hemen çıkıp, kahvede oyun oynayarak dedikoduya sebep oluyorlar. Kazası olan Şafiiler teravih kılamaz mı?
CEVAP: Kazası olan Şâfiî, sünnet ve nafile kılamaz, ama kazası varsa, kahvede oyun oynamak yerine kazasını kılması farzdır. Şâfiî’de farz kılan, sünnet kılana da uyabilir. Yani teravih kıldıran imama uyarak kaza kılabilirler. Böylece teravihi de kılmış olurlar. Hanefi’de böyle kılmak caiz değildir.


Sponsored content


Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz