GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Koltuk Taşı
Cuma Eyl. 01, 2017 11:19 pm tarafından horosanlı

» Scorpion gpr
Ptsi Ağus. 28, 2017 8:17 am tarafından ramses28

» 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

» 14-mart-2015
C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

» KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

» sümbül...
Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

» taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

» deneme
C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

» buldugumuz bir taş
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

» Eski rum evleri ve definesi
Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 213 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 8:28 am tarihinde online oldu.
RSS akısı

Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 



Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

TAŞLAR ve ÖZELLİKLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 TAŞLAR ve ÖZELLİKLERİ Bir Çarş. Ağus. 11, 2010 1:49 am

CANTAR

avatar


TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ
Tarih boyunca insanoğlu tarafından yapılarda ve anıtlarda
güzelliği ve dayanıklılığı sebebiyle kullanılmıştır. Zamanla kullanımı
artan doğal taşlar günümüzde özellikle inşaat, kaplama, döşeme,
heykelcilik, yol yapımı, porselen ve cam sanayi (kuvars), optik sanayi
ve süs eşyalarının yapımında kullanılmaktadır.
Yeryüzü kaya kitlelerinden oluşmaktadır. Mineraller ise kaya kitleleri
içinde bulunan, kararlı, özellikleri değişmeyen inorganik kimyasal
elementler veya kompleks bileşiklerdir.
Resimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 1008x756


VAY BEEEEEEEEE PEYNİR DİLİMLER GİBİ DİLİMLEMİŞLER KAYAYIIIIIIIIIIII............


Kaya ve minerallerin tanımlanması en iyi şekilde fiziksel
özelliklerine göre yapılır.Bu özelliklerden bazıları; Sertlik, Özgül
ağırlık, Kristal yapısı, Dilimlere ayrılabilme, magnetik, elektriksel ve
ısı iletkenliği sayılabilir. Ayrıca kimyasal ve optik özellikleri de
dikkate alınabilir. Çoğu mineraller kristal yapıya sahip olup 7 değişik
kristal yapı şekillerinde bulunurlar.




Taşlar (kayaçlar) bir veya birkaç mineralin bir araya
gelmesiyle oluşan mineral topluluklarıdır. Bir kayaç tek bir mineralden
oluşacağı gibi (ör: kireçtaşı bir kayaçtır ve sadece kalsit mineralinden
oluşmuştur), bir kaç mineralin bir araya gelmesiyle de oluşabilir. (ör:
granit bir kayaçtır ve kuvars, feldspat, mika, opak gibi minerallerden
meydana gelmiştir). Buna göre mineraller metalik ve metalik olmayan
mineraller olarak 2 ye ayrılabilir. Metalik mineraller bakır, kurşun,
altın, gümüş, demir, aliminyum vb., Metalik olmayan mineraller ise
kükürt, grafit, kalsit, alçıtaşı, barit, kuvartz gibi. Kayaçlar stabil
olmayıp çoğu zaman kil, kum, çakıl ve toprak haline dönüşürler.





DOĞAL TAŞLARIN SINIFLANDIRILMASI






1-) PÜSKÜRÜK KAYAÇLAR (Mağmatik): Kökeni
mağma olan kayaçlardır.Yerin derinliklerinde akkor (erimiş) haldeki
mağmanın yerin içinde veya yüzeye yakın derinliklerde yada yüzeyde
soğuyarak katılaşması ile oluşan kayaçtır. Mağmatik kayaçlar yapıları,
mineral içerikleri ve oluşumlarına göre sınıflandırılabilir. Hafif
mineralleri fazla olanların renkleri açık, özgül ağırlıkları 2.6-2.7
olanlara ASİDİK KAYA, Demir-magnezyumu minerali bakımından zengin, koyu
renkliözgül ağırlığı 3 den büyükolanlar BAZİK KAYA adını alır.



Mağmatik kayaçların yapıları, ince ve kaba kristalli olabileceği gibi amorf yapıda olanları da vardır.
Lav şeklinde yeryüzüne çıkmaya çalışan mağma yeryüzü kabuğu altında
donarsa DERİNLİK kayaçları, yeryüzüne ulaşıp kristalleşirse yüzey
kayaçları meydana gelir. Derinlik kayaçların en önemlileri GRANİTtir.


Bu Tip Kayaçlara Örnek Olarak ;




Granit: Genellikle açık
renkli olup %60 oranında potasyum feldspat, %30 kuvartz, mika
minerallerinden oluşur. Granit sert ve dayanıklıdır. Yoğunlukları
2600~2800 kg/m3 arasındadır. Basınç dayanımları 1600~2400
kg/cm2tür.Kolay yarılabildiğinden merdiven basamağı, moloz taşı, kaba
yonu taşı, döşeme kaplamaları kaldırım ve bordür taşı ve mıcır imalinde
kullanılır. İyi cila tutar.

Yoğunlukları 2600~2800 kg/m3 arasındadır.Basınç dayanımları 1600~2400 kg/cm3 tür.




Diorit: Gri, koyu yeşil ve beyaz renklerde bulunan granit grubu bir taşdır. Bünyesinde garnitten başka minerallerde vardır.



Gabro:Rengi koyu gridir.Mavimsi ve
yeşilimsi renkte olabilir..Mineralojik birleşiminde her ne kadar kuvars
yoksa da bazı durumlarda bulunabilir.İşlenebilir,cila tutar.

Porfirler: Genellikle kırmızı ve
yeşil renkli olurlar. Kaldırım taşı ve mıcır olarak kullanılırlar.
Bunlarda kendi aralarında sınıflara ayrılır.






· Andezit: Porfirlerin yeni zamanda
oluşmuş cinsleridir.Volkanik dağlarda bulunur. İyi bir yapı taşıdır.
Kesme taş halinde kullanılır. Çok az kuvars içerir. Minarolojik bakımdan
andozit riyolit-bazalt arasıda yer alır.



· Bazalt: Renkleri koyu gri ve siyahtır. Çok sert ve ağır taşdır. Temellerde, yol, köprü ve rıhtım gibi yerlerde kullanılır.
· Lavlar : Mağmanın yeryüzüne
çıktıktan sonra sertleşmesi sonucu oluşan lavlar, sert olup püskürme
sonrası kütlelerin soğuması ile volkanik curüflar meydana gelir. Çok
gözenekli olanlara volkanik tüf adı verilir. Bazalt lavları sert
olduğundan yapı taşı olarak kullanılır. Çimentoda kullanılan TRASS
volkanik tüftür.
2-) TORTUL KAYAÇLAR (
Sedimanter): Mevcut taşların zamanla dış tesirlerle ufalanmaları,
sonradan birbiri ile karışarak tabii bir bağlayıcı ile yeniden
sertleşmesi sonucu oluşan kayaçlardır. Bu tip kayaçlar sedimantasyon
(çökelme )olayı sonucu meydana gelmişlerdir. Mineral ve taş parçalarının
değişik yollarla taşınarak bir yerde çökelmesi ile oluşur. Konsolite
olmamış kum veya çamur sediment, konsolide olmuşları sedimamter kaya
adını alır. Sedimanter kayaçlar tabakalar halinde oluşur ve içlerinde
organik maddeler, fosiller bulunabilir.
Bu tip kayaçlara örnek olarak ;
Kalker: Kalsiyum karbonattan
(CaCO3) oluşur. İçinde yer alan maden oksitlerin etkisi ile değişik
renkte görünür. Geçirdiği oluşum sırasında yapısında çatlak ve kırıklar
oluşur. Bu kırıklara başka maden oksitler dolunca ilginç desenler
görülür. Sertlik derecesi 3 olup kolay kesilip işlenir. Saf kalkerin
özgül ağırlığı 2700kg/m3 tür. Çok iyi cila tutar. Yapıda moloz taşı,yonu
taşı, kaplama taşı,kırılarak mıcır taşı olarak kullanılırlar.
Treverten: Yüksek ısılı ve kalsiyum bikarbonatlı mağma suyunun yer
yüzüne çıkışı sırasında karşılaştığı basınç ile oluşur. Oluşumu
sırasında içinde bulunan bitki kök ve yapraklarının zamanla çürümesi
sonucu boşluklar oluşur. Kalker tüfü grubundan olup gözenekleri
büyüktür. Bu boşluklar kendi tozu ile yapılan dolgu malzemesi ile
doldurulur. Genellikle dış mekanlarda kaplama işinde kullanılır.


Dolamit: Doğadaki rengi genellikle beyaz olup Mg ve CaCO3' den oluşmaktadır. Kalkerden daha sert bir taştır. Asitlerden zor etkilenir.
Alçı Taşı : Suda daha fazla
çözündüğü için yapının su ile temas eden yerlerinde kullanılmaz.Renkleri
beyazımsı, sarımsı ve saydam olabilir.Jips adı verilen bu taş CaSO4 ve
2H2O 'dan oluşur. Sertlik derecesi 2’ dir. Kolay işlenebilir.

Arduvaz : Siyah ve koyu gri renkli,
sık ve homojen dokulu, içerisinde prit billurları bulunur. Parlayan bir
taş olup gözeneksiz olanları yapı işlerinde kullanılır. Dona ve yüksek
ısıya dayanıklıdır. İznik civarında bulunur.
Killi Şist: Sarı, yeşilimsi,gri, mavimsi ve siyah renklerde olur.Tabakalı,sert ve dayanıklıdır. Kaplama işlerinde kullanılır.
Konglomeralar: İrili ufaklı taş parçalarının tabii bir bağlayıcı
ile birleştirilmesi sonucu oluşur. Kum taşının silika, kireç veya
demiroksit ile yapışması sonucu oluşur. Silika ile yapışmış olanları çok
dayanıklıdır. Kaba taneli olanlara konglomera, ince taneli olanlara
kumlu şeyl adı verilir. Şeyller ince taneli olduklarından suyu zor
geçirler. Çimento üretiminde kullanılabilir.











Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/showthread.php?p=1771278



3-) BAŞKALAŞMIŞ KAYAÇLAR (Metamorfik):
Mağmatik ve sedimanter kayaçların; sıcaklık, basınç, gerilme (stress
basıncı) ve kimyasal aktivitesi olan sıvıların etkisi altında kalarak
değişmeleri sonucu oluşur. Kristalsiz bir yapıya sahip olan tortul
taşlar ısı ve basınç etkisiyle kristal bir yapıya dönüşürler.

Bu tip kayaçlara örnek olarak;





Mermerler: Ufak ve iri taneli
kalsit veya dolamit kristallerinden oluşan bir kayaçtır. Mermerler %95
kalsit, az miktarda silis, silikat ve demir oksit gibi minerallerden
oluşur. Mohs sisteminde kalsitin sertliği 3.0 , dolamit’in sertliği
3.5-4.0 arasındadır. Buna göre mermer orta sertliktedir. Binaların iç
kısımlarında, merdiven basamaklarında , döşeme kaplamalarında, banyo ve
mutfak gibi ıslak mekanlarda kullanılabilir. Bunun yanında süs eşyası
ve mezar taşı yapımında kullanılır.




Gnays: Gnays'lar çekiçle vurulduğunda cm
veya dm kalınlıkta levhalara yada prizmalara bölünebilirler. Ayrılma
(bölünme) mika yüzeyleri boyunca orta ve iri taneli kuvars ve
feldspatlardan oluşan ileri derecede değişime uğramış metamorfik
kayaçtır. Tabakalı yapıya sahip olup dondan etkilenir, kaldırım taşı
veya kırmataş olarak kullanılır.




Yapı taşı olarak kullanılan kayaç ve kayaç gruplarının özellikleri :




BAZALT: İnce taneli, yoğun, sert,
dayanıklı ve koyu renkli (siyah) bir magmatik kayaç olan bazalt gabro
grubunun volkanik türüdür. Homojen yapısı nedeniyle düzgün kırılma
yüzeyleri vermesi açısından yapıtaşları konusunda özellikle yaya ve
yolların döşenmesinde zar taşı olarak üretim açısından aranan bir
kayaçtır. En önemli özelliklerinden biri arazide altıgen prizmalar
şeklinde ve sütunlar halinde meydana gelmiş olmasıdır.



GRANİT: Magmatik kökenli olan iri
taneliden ince taneli feldspar ve kuvars mineralleri içeren sert bir
kayaçtır. Feldspar rengine bağlı olarak değişik renkler alabilmektedir.
Mineraller çok büyük olursa pegmatit, çok ince taneli olursa aplit
olarak adlandırılır. Yapıtaşı olarak granitlerde orta ve özellikle ince
mineral taneli olmasına ilaveten düzgün kırılabilme özelliği
aranmaktadır. Yörelere göre farklı özelikler veren granitlerin özellikle
gri renkli, ince mineral taneli olanları parke taşı imalatında
kullanılmaktadır. İri mineral taneli ve farklı renkli granitler daha çok
mermer gibi parlatılarak plakalar şeklinde kullanılmaktadır.


ANDEZİT : Volkanik kökenli olan andezit
kayaçları renk, doku ve sertlik açısından uygun olan bazı türlerinden
parke taşı, döşeme taşı, kaplama taşı ve yapılarda değişik amaçlı olarak
mimari tasarımlarda ve tarihi yapılarda kullanılmaktadır. Su emmeyen,
suda dağılmayan özelliği, sıkı dokulu ve koyu kırmızı renkli olmasının
yanı sıra kırıldığında ve disk kesicilerle kesildiğinde düzgün yüzey
veren andezitler, aranan özellikleridir. Andezitler
bozuşabilir.Bozuşmaya uğramış andezitler renk, sertlik ve dayanım
yönleri ile sorun yaratabilirler. İç Anadolu Bölgesi (Ankara, Çankırı,
Afyon) andezit üretimi yönünden son yıllarda büyük artış göstermiştir.


KUMTAŞI : Kumtaşı silisli veya kum
taneciklerinin çökelmesi ve bunların çimentolanması ile oluşmuş sert
bir kayaçtır. Özellikle ince taneli ve gri renkli olan ve silisçe zengin
tabakalı kumtaşları parke taşı olarak tercih edilmektedir.
Türkiye’deki üretimi küçük ölçekte olup iç piyasaya yöneliktir.

KİREÇTAŞI: Krem veya beyaza yakın
renklerdeki kireçtaşlarından hem doğal parke taşı hemde diğer amaçlı
yapı taşları üretilmektedir. Parke taşı olarak yurtdışına küçük
miktarlarda ihraç edilmektedir.

TÜFLER : Volkanik küllerin konsolide bir
hale gelmesiyle oluşmaktadır. Özellikle volkaniklere bağlı riyolit –
dasit türü tüfit kayaçlar ilgi görmektedir. Bünyelerinde serbest olarak
kuvars mineralleri bulunabilir. Tüfler sedimanter kayaçlar gibi
tabakalanma gösterebilmektedir. Doğal olarak değişik renkteki özellikle
beyaz, pembe, sarı-kırmızı desenli ve yeşil renklerin hakim olduğu
tüfler üretilmektedir.
KAYAĞAN TAŞI (Kayraktaşı, Slate, Arduvaz) :
Metamorfik bir kayaç olan kayağan taşı, çamur taşları, silt taşları,
şeyller ve volkanik küllerin farklı kompozisyonlarını içerir.
Metamorfizma nedeniyle oluşan klivaj yapıları, bu taşların doğal olarak
plaka halinde ayrılmasına sebep olur. Çok farklı mineral ve
kompozisyonları nedeniyle, değişik renkler ve desenler verebilmektedir.
İhraç potansiyeli yüksek olan kayağan taşı çatı kaplamalarında,
döşemelerde ve dış kaplamalar ile birlikte peyzaj mimari amaçlı olarak
kullanılmaktadır.

DİABAZ : Sert bir kayaç olan diabaz hem
mermer hem de yapıtaşı olarak işlem görmektedir. Ülkemizin değişik
yörelerin de diabaz oluşumları (Tokat, Adana, Antalya) bilinmesine
rağmen sadece sınırlı oranda Gemlik’ te üretim bulunmaktadır.
Yukarıda yaygın olarak bilinen yapıtaşlarına ilaveten siyenit,
diorit, gabro, gneiss, grovak, şist ve değişik özelliklerde kumtaşları
da olabilir. Bunların dışında da yeni yapıtaşlarının ortaya çıkması her
zaman mümkündür.
Granit, diyorit, siyenit vb. gibi mermer olarak da
kullanılabilecek niteliklerdeki magmatik orijinli kayaçlar eski
kristalin masiflerle ilgili olarak bulunur. Bazı kıtalarda örneğin;
Kuzey Avrupa'da, İsveç, Finlandiya ve Güney Afrika'da olduğu gibi çok
geniş alanlarda oluşumlarının bulunduğu jeolojik olarak bilinmektedir.
Siyenit adı ise Mısır'daki Siena ' dan gelmekte olup, Piramitler Eski
Mısırlılar tarafından siyenitlerden inşaa edilmişlerdir.

Kayaç Çeşitleri 1- Organik Tortul Taşlar Bitki ya da hayvan
kalıntılarının belli ortamlarda birikmesi ve zamanla taşlaşması sonucu
oluşur. Organik tortul taşların en tanınmış örnekleri mercan kalkeri,
tebeşir ve kömürdür.

a-Mercan Kalkeri : Mercan iskeletlerinden oluşan organik bir taştır.
Temiz, sıcak ve derinliğin az olduğu denizlerde bulunur. Ada
kenarlarında topluluk oluşturanlara atol denir. Kıyı yakınlarında
olanlar ise, mercan resifleridir.

b-Tebeşir : Derin deniz canlıları olan tek hücreli Globugerina
(Globijerina)’ların birikimi sonucu oluşur. Saf, yumuşak, kolay
dağılabilen bir kalkerdir. Gözenekli olduğu için suyu kolay geçirir.

c-Kömür : Bitkiler öldükten sonra bakteriler etkisiyle değişime uğrar.
Eğer su altında kalarak değişime uğrarsa, C (karbon) miktarı artarak
kömürleşme başlar. C miktarı % 60 ise turba, C miktarı % 70 ise linyit, C
miktarı % 80 – 90 ise taş kömürü, C miktarı % 94 ise antrasit adını
alır.Kaynakwh:

2-Fiziksel (Mekanik) Tortul Taşlar

Akarsuların, rüzgarların ve buzulların, taşlardan kopardıkları parçacıkların çökelip, birikmesi ile oluşur.
Fiziksel (mekanik) tortul taşların en tanınmış örnekleri kiltaşı (şist), kumtaşı (gre) ve çakıltaşı (konglomera)’dır.

a-Kiltaşı (Şist) : Çapı 2 mikrondan daha küçük olan ve kil adı verilen
tanelerin yapışması sonucu oluşan fiziksel tortul bir taştır.

b-Kumtaşı (Gre) : Kum tanelerinin doğal bir çimento maddesi yardımıyla yapışması sonucu oluşan fiziksel tortul bir taştır.

c-Çakıltaşı (Konglomera) : Genelde yuvarlak akarsu çakıllarının doğal bir çimento maddesi yardımıyla yapışması sonucu oluşur.

3-Başkalaşmış (Metamorfik) Taşlar :

Tortul ve püskürük taşların, yüksek sıcaklık ve basınç altında
başkalaşıma uğraması sonucu oluşan taşlardır. Başkalaşmış taşların en
tanınmış örnekleri mermer, gnays ve filattır.Kaynakwh:

a-Mermer : Kalkerin yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması, yani metamorfize olması sonucu oluşur.

b-Gnays : Granitin yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması yani metamorfize olması sonucu oluşur.

c-Fillat : Kiltaşının (şist) yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması yani metamorfize olması sonucu oluşur.



Kayaçlar

Kayaçlar su, gaz ve organik varlıkların dışında yerkabuğunu meydana
getiren unsurlardır. Yol yarmaları, maden ocakları ve taş ocakları gibi
yerlerle, toprak veya enkaz örtüsünden yoksun topografya yüzeylerinde
mostralarına rastladığımız kayaçlar, yer şekillerinin oluşum ve
gelişimlerinde rol oynayan önemli etmenlerden biridir. Onların fiziksel
ve kimyasal özelliklerindeki farklılıklar yer şekillerinin de farklı
olmalarına sebep olur. Çünkü bu özellikler, kayaçların, aşındırma etmen
ve süreçlerine karşı dayanıklı veya dayanıksız olmalarını tayin eder.
Örneğin kalker ve jips gibi eriyebilen kayaçların bulunduğu sahalarda
lapya, dolin, uvala gibi özel yer şekilleri oluşmaktadır. Genel olarak,
tektonik hareketlerle ters durumlar meydana gelmemişse, aşınmaya karşı
dayanıklı kayaçlar yüksek yer şekillerini, kolay aşınan ve parçalanan
kayaçlar ise alçak yer şekillerini meydana getirirler. Granitlerden
müteşekkil sahalarda granit topografyası adı verilen özel bir topografya
tipi oluşur. Benzer şekillere siyenit, diorit, andezit, bazalt ve gnays
gibi heterojen kayaçlar üzerinde de rastlanır. Kayaçlar kökenlerine
göre üç ana grup altında toplanırlar: 1. Magmatik kayaçlar 2. Tortul
kayaçlar 3. Metamorfik kayaçlar

MAGMATİK KAYAÇLAR

Bu kayaçlar magmanın soğuyarak katılaşması sonucu meydana gelirler. Yer
kabuğunun yaklaşık olarak % 65'ini oluştururlar. Kökenlerini magma
teşkil ettiğinden bunlara magmatik kayaç veya katılaşım kayaçları adı
verilir.TORTUL KAYALAR Tortul kayaçlar yeryüzünde çok görülen
kayaçlardır. Yer yüzeyinin yaklaşık olarak % 75'i tortul kayaçlardan
müteşekkildir. Yerkabuğunun ise % 8 kadarını oluştururlar. Bunlar
genellikle tabakalı olarak bulunurlar ve içerlerinde organizma
kalıntıları (fosil) ihtiva ederler.Tortul kayaçların büyük bir kısmı dış
etmen ve süreçler tarafından yeryüzünün aşındırılması ve meydana gelen
çeşitli büyüklükteki unsurların taşınarak çukur sahalarda (göl, deniz ve
okyanus tabanları gibi) biriktirilmesi sonucu oluşmuşlardır. Bu olaya
genel anlamda tortullaşma (sedimentasyon) denir. Biriken unsurlar
önceleri boşluklu gevşek bir yapıya sahiptirler. Fakat zamanla sıkışıp
sertleşirler. Diajenez adı verilen bu olayda basınç ve çimentolaşma esas
rolü oynarlar. Gerçekten, bir birikme sahasında, sonradan biriken
unsurlar öncekiler üzerinde ağırlıkları vasıtasıyla basınç yaparlar. Bu
basınç sonucu unsurlar, aralarındaki boşlukların küçülmesi ve büyük
ölçüde ortadan kalkmasıyla sıkışır ve sertleşirler. Çimentolaşmada ise,
unsurlar arasındaki boşlukları dolduran suların içinde bulunan erimiş
veya asılı haldeki maddeler kristalleşerek veya çökelerek unsurları
birbirine bağlarlar.Tortul depoların veya kayaçların oluştukları
ortamlar yerden yere farklılıklar gösterirler. Bir tortul kayacın
oluştuğu ortam şartlarının bütününe fasiyes denir. Tortul kayaçlar bu
ortam şartlarını gerek fiziksel ve kimyasal özellikleri ile ve gerekse
içerdikleri hayvan ve bitki fosilleriyle aksettirirler. Bu ise onların
oluştukları devredeki ortam şartları hakkında bilgi edinmemizi sağlar.3
ana fasiyes grubu vardır:1 - Kara fasiyesi: Akarsu, göl, rüzgâr, v.s.
depolarını içerir. 2- Kıyı ve lagün fasiyesi: Kara fasiyesi ile deniz
fasiyesi arasında geçiş tipini oluşturur. Kıyılardaki akarsu ağızlarında
biriken depolar bu fasiyese girerler.3 - Deniz fasiyesi: Deniz veya
okyanusların tabanında biriken depolardan meydana gelir. Üç kısma
ayrılır; 0-200 metreler arasındaki depolar neritik fasiyesi, 200-1000
metreler arasındaki depolar batiyal fasiyesi ve 1000 metreden daha
derindeki depolar da abisal fasiyesi teşkil eder. Fasiyes TipleriBirikme
veya tortullaşma, sürekli ve sakin bir ortamda meydana geliyorsa, üst
üste biriken unsurlar birbirlerine paralel tabakalar meydana getirirler.
Bu olaya konkordans, tabakalara ise konkordant tabakalar ismi verilir.
Bu gibi sakin ortamlarda biriken unsurlar, düşey doğrultuda, ağırlık ve
boyutlarına göre bir sıralanma gösterirler. İri ve ağır unsurlar altta
yer alır ve yukarıya doğru daha küçük, hafif unsurlara geçilir. Bu olaya
boylanma denir. Boylanma gösteren tabakalara ise boylanmış tabakalar
adı verilir. Tortullaşma ortamı çalkantılı, girdaplı hareketlere sahipse
veya çeşitli yönlerden gelen akımlara maruz kalıyorsa tabakalar
birbirlerine parelel muntazam seriler meydana getirmezler. Bu durumda
farklı eğime sahip kısımlar iç içe, yan yana bulunurlar, mercek ve kama
seklinde seviyeler ihtiva ederler. Buna çapraz tabakalaşma denir. Bazı
depolarda unsurlar taşıyıcı etmenin hareketi yönünde ağırlıklarına göre
bir sıralanma gösterirler. Buna da derecelenme adı verilir. Konkordant
ve Diskordant TabakalarTortullaşmanın sürekli olmadığı ortamlarda her
bir tortullaşma devresine ait tabaka serileri arasında bir uyumsuzluk
görülür. Buna diskordans, diskordansın görüldüğü yüzeye, diskordans
yüzeyi ve buradaki tabakalara ise diskordant tabakalar denir. İki tip
diskordans vardır;1 - Basit diskordans: Basit diskordansta üstte yer
alan tabaka serisi alttaki serinin aşınmış yüzeyi üzerinde bulunur. Her
iki tabaka serisi arasında bir açı söz konusu değildir. Bu durumda
alttaki tabaka serisi meydana geldikten sonra birikme ortamında herhangi
bir nedenle aşınma faaliyetleri hüküm sürmüş, bunun sonucu tabaka
serisi üst kısmından aşınmış, daha sonra başlayan birikme devresinde ise
üstteki tabaka serisi meydana gelmiştir. 2- Açılı diskordans: Açılı
diskordansta alttaki tabakalar oluştuktan sonra tektonik hareketlere
maruz kalmışlardır. Bu hareketler onların yatay durumlarının bozulmasına
neden olmuştur. Daha sonra tabakalar aşınım devresi geçirmiş ve son
olarak da üstteki tabaka serisi meydana gelmiştir. Üstteki serinin en
altında genellikle iri unsurlu konglomeralardan müteşekkil bir tabaka
yer alır. Buna taban konglomerası denir. Diskordanslar veya diskordans
yüzeyleri yereyin jeomorfolojik gelişiminde birikim ve aşınım
evrelerinin teshiline imkan verirler.Çeşitli jeolojik devirlerde meydana
gelmiş transgresyon ve regresyonlar sırasında kıyı bölgelerinde
transgresif ve regresif depolar oluşmuştur. Transgresyon; denizin yavaş
bir şekilde kara üzerine ilerlemesi olayıdır. Bu sırada denizin kara
üzerine çökelttiği depoya transgresif depo veya transgresif seri denir.
Transgresyon ve Transgresif SeriRegresyon ise denizin karadan yavaş bir
şekilde çekilmesi olayıdır. Bu olay sırasında regresif depo veya
regresif seri meydana gelir. Regresyon ve Regresif SeriBir transgresif
seride altta iri unsurlu tortullar (konglomera, kumtaşı) yer alır ve
yukarıya doğru giderek ince unsurlu tortullara (marn, kalker) geçilir.
Bu durum denizin aynı düşey kesitte gittikçe derinleşmesi ile ilgilidir.
Deniz sığken, iri unsurlar, dalga ve akıntılarla fazla uzaklara
taşınamadıkları için, kıyı çizgisi yakınında biriktirilmişlerdir. Deniz
karaya doğru ilerledikçe, eski kıyı çizgisinin bulunduğu yer gittikçe
derinleşmiş ve dolayısıyle bu kesime kıyıdan uzaklara taşınabilen ince
unsurlu tortullar birikmiştir.Regresif seride ise, aynı yerde denizin
derinliği gittikçe azaldığı için, iri unsurlu tortullar üstte, ince
unsurlular altta yer alırlar.Tortul tabakalar çeşitli kalınlıkta
olurlar. Buna göre ayrılabilen başlıca tipler aşağıdaki gibidir:Tortul
Tabakalar Lamına 1cm'den ince İnce tabaka 1 -10 cm Orta tabaka 10 - 30
cm Kalın tabaka 30 -100 cm Çok kalın tabaka 100 cm'den kalın
Tabakaların, sonradan meydana gelen tektonik hareketler sonucu yatay
durumları bozulmuş olabilir. Bir sahada tektonik yapının ortaya
konulabilmesi için tabakaların doğrultu ve eğimlerinden yararlanılır.
Tabaka doğrultusu tabaka yüzeyinin yatay düzlemle yapağı ara kesite
tekabül eder. Tabaka eğimi ise, tabaka yüzeyi ile yatay düzlem
arasındaki açıya eşittir ve tabaka doğrultusuna dik yönde ölçülür.


BAŞLICA TORTUL KAYAÇLAR1-

MEKANİK (KIRINTILI) TORTUL KAYAÇLAR
Çimentosuz Tortul Kayaçlar
Bloklar ve Çakıllar
Kumlar
Siltler
Killer
Lös
Çimentolu Tortul Kayaçlar
Konglomera
Kumtaşı
Silttaşı
Kiltaşı
Çamurtaşı
Arjilit
Şeyl
Arkoz
Grovak
Detritik Kalker

ORGANİK TORTUL KAYAÇLAR
Silisli Organik Kayaçlar
Diatomit
Radyolarit
Spongolit
Karbonatlı Organik Kayaçlar
Tebeşir
Resif Kalkeri
Foraminiferli Kalker
Lümaşel
Bitümlü Organik Kayaçlar
Turba
Linyit
Taş Kömürü
Antrasit
Asfaltit3-

KİMYASAL TORTUL KAYAÇLAR

Karbonatlı Kimyasal Kayaçlar
Kalker
Dolomit
Marn
Traverten
Oolitik Kalker
Evaporitler
Jips
Anhidrit
Kaya Tuzu
Silisli Kimyasal Kayaçlar
Sileks
Gayzerit
Çört
Filint
Jasp

METAMORFİK KAYAÇLAR

Bu kayaçlar totul yada volkanik kayaçların, yerin derinliklerinde yüksek
basınç ve sıcaklık altında metamorfizmaya (başkalaşma) uğraması
sonucunda oluşurlar. Oluşumlarında metamorfizma etkili olduğu için
bunlara metamorfik kayaç veya başkalaşım kayaçları adı verilir.











http://gizlihazineler.turkforumpro.com

2 TAŞLAR ve ÖZELLİKLERİ Bir Çarş. Ağus. 11, 2010 1:54 am

CANTAR

avatar


1- Dünya’nın Yapısı ve Oluşumu :
Dünya,
4,5 milyar yıl önce Güneş’ten kopmuş bir gök cismidir (gaz bulutu idi).
Dünya’nın soğuması, canlılar için gerekli olan oksijen gazının oluşması
ve yaşamın başlaması yaklaşık 2 milyar yıl sürmüştür.
Dünya
oluştuktan sonra (milyonlarca yıl süren) meydana gelen değişmeler sonucu
proteinlere benzeyen maddeler ve otlara benzeyen kimyasal maddeler
oluşmuştur. (Güneş’in ısı etkisiyle bunların birçoğu yok olmuştur). Bu
maddelerin bir kısmı değişime uğrayarak Güneş enerjisinden oksijen
üretmişler ve bunun sonucunda klorofil oluşmuştur. Klorofilin oluşması
ile ilkel bitkiler ortaya çıkmış ve bunlarda karbondioksit gazı ve suyu
kullanarak fotosentez yapmışlar ve besin üretmişlerdir. Bu ilkel
bitkiler değişime uğrayarak gelişmiş bitkilerin oluşmasını
sağlamışlardır. (Bunun sonucunda da yeryüzünün bitki örtüsü oluşmuştur).
Dünya, Güneş Sistemi içinde yaşamın olduğu tek gezegendir. Dünya’da yaşamın olmasının nedeni;
• Atmosferinin olması,
• Suyun sıvı halde bulunması ve
• Sıcaklığın yaşamaya elverişli olmasıdır.
Ayrıca Dünya’da yaşam için gerekli olan hava, ısı, ışık, su, rüzgâr, toprak, nem vardır ve yeterli miktardadır.

2- Dünya’nın (Yerkürenin) Katmanları (Tabakaları) :
Dünya,
Güneş’ten koptuktan sonra dönerek katılaştığı için yapısında bulunan
maddeler yoğunluklarına göre dizilmişlerdir. Yoğunluğu büyük olan
maddeler yerkürenin merkezinde toplanmış, yoğunluğu küçük olan maddeler
yerkürenin dış kısmında yer almıştır. Böylece yerkürenin dışından
merkezine doğru çeşitli tabakalar oluşmuştur. Dünya, dıştan içe doğru
atmosfer, hidrosfer, litosfer, pirosfer ve barisfer olmak üzere beş
tabakadan oluşur.


3- Mineraller :
Yerkürenin yapısını, yaşını, oluşumunu ve özelliklerini araştıran bilim dalına yer bilimi veya jeoloji, bu bilim dalı ile uğraşan bilim adamlarına da jeolog denir. Jeoloji bilimi içinde mineralleri inceleyen bilim dalına mineroloji denir.
Doğada
oluşan, belli kimyasal (sabit) bileşimleri (bileşimleri oldukça
karışıktır) ve şekilleri olan genellikle kristal yapılı doğal maddelere
mineral denir. Mineraller üç temel özelliğe sahiptirler:
• Kristal yapılı doğal maddelerdir (oluşumlardır).
• İnorganik (basit yapılı) bileşiklerdir.
• Çok az değişen belli bir kimyasal bileşimlere ve fiziksel özelliğe sahiptirler.
Bir bileşiğin mineral olabilmesi için, bu üç özelliği bir arada göstermesi gerekir.
Yeryüzünde
bulunan mineraller, fiziksel özelliklerine göre tanımlanırlar.
Mineralleri tanımlamak için kullanılan fiziksel özellikler, bileşim,
sertlik veya kumsu özellik, yoğunluk, kristal yapı, dilimlere ayrılma,
elektrik iletkenliği, ısı iletkenliği, magnetik özellik, renk, koku ve
parlaklıktır ve mineraller bu fiziksel özellikler yönünden farklılık
gösterirler. (Ayrıca kimyasal ve optik özellikleri de dikkate
alınabilir. Çoğu mineraller kristal yapıya sahip olup 7 değişik kristal
yapı şekillerinde bulunurlar).
Yer kabuğunda 2000 den fazla mineral
çeşidi bulunmaktadır. Minerallerin çoğu birden fazla elementten meydana
gelir. Ancak altın, gümüş, elmas, demir, krom, kükürt, bor, mangan ve
kömür gibi bazı mineraller tek bir elementten oluşur. Pirit, kalsit,
kuarsit, silis, kuvars, bazalt, manyezit, mermer, granit yer kabuğunda
bulunan mineral çeşitlerindendir.

NOT : 1- Mineraller metalik ve metalik olmayan mineraller olarak 2 ye ayrılır. Metalik
mineraller
bakır, kurşun, altın, gümüş, demir, alüminyum, metalik olmayan
mineraller ise kükürt, grafit, kalsit, alçıtaşı, barit, kuvartz gibi
minerallerdir.
2- Bazı Mineral Çeşitleri :
• Krom • Pirit • Bakır • Antimuan
• Amyant • Bor • Demir • Kükürt
• Mangan • Mermer • Granit • Bazalt
• Manyezit • Kuarsit • Silis • Kalsit
• Aragonit • Dolomit • Jips • Anhidrit
• Kuvars • Hematit • Götit • Limonit
• Manyetit • Korendon • Kuprit • Kaya tuzu
• Flüorit • Kalkopirit • Galen • Killer
• Mikalar • Amfiboller • Piroksenler • Peridotlar
• Granatlar • Klorit • Talk • Feldspatlar
• Feldspatoidler • Altın • Gümüş • Elmas
• Kömür
3- Mineral Örneklerini Toplama Yolları :

Örnek toplamak için en iyi kaynak yer kara ve demir yolu yamaçları,
inşaat alanları, taş ocaklarının etrafındaki yığınlardır. Koleksiyon
yapmak için bu gibi yerleri araştırılır.
• Örnekleri sarmak için gazete, defter, kalem, çekiç, keski, büyüteç ve bir de çanta bulundurulur.
• Örnekler ayrı ayrı etiketlenir ve bir gazete kağıdına sarılır.
4- Minerallerin Sertliği :
Minerallerin
birbirinden farklı sertlikte oluşu, bunların tanınmasında işe yarar.
Mohs’a göre mineraller, 10 sertlik derecesine ayrılır.
1- Talk 2- Jips 3- Kalsit 4- Fluorit 5- Apatit 6- Feldispat 7- Kuvars 8- Topas
9- Korendon 10- Elmas
5- Bazı Önemli Mineraller :
• KROMİT (Kromoksit) :
Yurdumuzun
hemen her bölgesinde, özellikle Güney–Batı, Orta ve Güney–Doğu Anadolu
bölgelerinde bulunur.Halen birçok krom işletmesi vardır. Metamorfik
kayaçlar içinde bulunur. Sertlik derecesi (5,5) ,özgül ağırlığı (4,7),
rengi siyah veya siyaha yakın kahverengidir. Kromoksit’ten elde edilen
krom; parlak, gümüşi bir metal olup otomobil parçalarının , ev
eşyalarının kaplanmasında kullanılır. Genellikle demir veya çeliğin
paslanmaması için nikel astar üzerine kaplanır.

• PİRİT :
Demirin
kükürtlü bir bileşiğidir. Buna yalancı altın da denir. Kükürt bazen
demir elde etmek için kullanılır. Kristal olarak bulunur. Sertlik
derecesi (6), özgül ağırlığı (5), rengi açık sarıdır.

• BAKIR FİLİZİ :
Yurdumuzda
bakır ve bakırlı pirit, Doğu Karadeniz sahilleri, Kastamonu, Çorum,
Elazığ, Erzurum, Gümüşhane ve Diyarbakır illerimizde bulunmaktadır.
Halkopirit en çok rastlanan bakır cevheridir. Rengi yeşilimsi siyahtır
ve çok kolay kırılır.

SORU : 1- Kayaçlar nasıl oluşurlar?
2- Lavlar yeryüzünde ne gibi değişiklikler meydana getirirler?

4- Kayaçlar ve Kayaç Çeşitleri :
Yer
kabuğu, Dünya oluştuktan sonra milyonlarca yıl süren değişmeler sonucu
günümüzdeki halini almış ve kayaç, su, toprak gibi ana maddelerden
oluşmuştur.
Bir ya da birkaç mineralin birleşmesinden meydana gelen
büyük kayalara (kütlelere) kayaç denir. Yer kabuğunda bulunan kayaçların
birbirinden farklı özellikler taşımasının nedeni kayaçların yapısındaki
mineral çeşitlerinin farklı olmasıdır. Çevremizde görülen taşlar,
kayaçlardan oluşur ve kayaçlar da mineraller gibi sınıflandırılabilir.
Jeoloji bilimi içinde kayaçları inceleyen bilim dalına petroloji denir.
Yer kabuğunda bulunan kayaçlar oluşum özellikleri bakımından üç çeşittir. Bunlar;
• Püskürük (magmatik) kayaçlar (kütleler),
• Tortul kayaçlar (kütleler),
• Başkalaşım (metamorfik) kayaçlarıdır (kütleleridir).





a) Püskürük (Magmatik) Kayaçlar (Kütleler) :
Ateş
kürenin yapısında bulunan erimiş haldeki magmanın (ve yüksek basınçlı
gazların) yeryüzüne çıkarak veya yer kabuğu (taş küre) içinde soğuyarak
katılaşması sonucu oluşan kayaçlara püskürük (magmatik) kayaçlar veya
magmatit denir. Magmatik kayaçlar, yer kabuğunda en fazla görülen
kayaçlardır ve yer kabuğunun yaklaşık olarak % 65'ini oluştururlar.
• Yer kabuğunda bulunan bütün kayaçların temelini püskürük kayaçlar oluşturur.
• Püskürük kayaçlar genelde kristal haldedirler.
• Püskürük kayaçlarda, magma aniden soğuduğu için canlı kalıntıları bulunmaz.

Püskürük kayaçlar oluşurken magmanın soğuması ve katılaşması yer
kabuğunun derinliklerinde veya yüzeye yakın yerlerde gerçekleşir.

Magma bazen yeryüzüne kadar yükselir ve orada soğuyup katılaşır. Bu
yolla meydana gelen kayaçlara volkanik kayaçlar (volkanitler) veya yüzey
kayaçları (ekstrüsif kayaçlar) denir. (Bazalt, Andezit, Obsidyen).

Magmanın soğuması bazen yerin iç kısmında, belirli bir derinlikte
gerçekleşir. Bu yolla meydana gelen kayaçlara derinlik kayaçları
(intrüsif kayaçlar) denir. (Bunların bir kısmı yeryüzüne yakın
kısımlarda (subvolkanik kayaçlar), diğer bir kısmı ise, büyük
derinliklerde oluşmuşlardır (plütonik kayaçlar = plütonikler denir).
(Granit, Siyenit, Diyorit, Gabro).
• Bazalt, andezit, trakit, sünger, obsidiyen ve granit püskürük kayaç çeşitleridir.

NOT : 1- Obsidyen, volkanlardan sıcak lavların çıkıp soğuması sonucu oluşur ve cama
benzeyip kristal yapıda değildir.
2- Granit, magmanın yavaş yavaş ve yer kabuğu tabakaları arasında katılaşması sonucu oluşur ve iri kristal yapılıdır.
3- Bazalt, trakit, sünger, magmanın yeryüzüne yarı soğumuş halde çıkıp aniden soğuması sonucu oluşur.
4- Sünger taşı, katlaşırken aniden soğuduğu için içinde gaz kabarcıkları kalır. Bu nedenle hafif bir magmatik kayaçtır.
5-
Zamanla kullanımı artan doğal taşlar günümüzde özellikle inşaat,
kaplama, döşeme, heykelcilik, yol yapımı, porselen ve cam sanayi
(kuvars), optik sanayi ve süs eşyalarının yapımında kullanılmaktadır.
6- Taşlar (kayaçlar) bir veya birkaç mineralin bir araya gelmesiyle oluşan mineral topluluklarıdır.
• Bir kayaç tek bir mineralden oluşabilir.
Örnek : Kireçtaşı bir kayaçtır ve sadece kalsit mineralinden oluşmuştur.
• Bir kayaç bir kaç mineralin bir araya gelmesiyle de oluşabilir.
Örnek : Granit bir kayaçtır ve kuvars, feldspat, mika, opak gibi minerallerden
oluşmuştur.
7- GRANİT :
Püskürük kayaçlardandır. Ekseriya açık renkli olup %60 potasyum feldispat ve %30 kuvarstan meydana gelmiştir.
İnce
taneli granit daha ziyade tuz-biber karışımını andırır. Sert ve
dayanıklı olduğundan yapı işlerinde kullanılır. Kolay yarılabildiğinden
merdiven basamağı, moloz taşı, kaba yonu taşı, döşeme kaplamaları
kaldırım ve bordür taşı ve mıcır imalinde kullanılır. İyi cila tutar.
Yoğunlukları 2600–2800 kg/m3 arasındadır. Basınç dayanımları 1600–2400
kg/cm2 dir.
Beyaz cam gibi kristaller kuvars’tır. Donuk beyaz kümeler
feldispat’dır. Feldispatla kuvars arasına dağılmış olan siyah parçalar
da mika pullarıdır.
8- DİORİT :
Gri, koyu yeşil ve beyaz renklerde bulunan granit grubu bir taşdır. Bünyesinde garnitten başka minerallerde vardır.
9- GABRO :
Rengi
koyu gridir.Mavimsi ve yeşilimsi renkte olabilir..Mineralojik
birleşiminde her ne kadar kuvars yoksa da bazı durumlarda
bulunabilir.İşlenebilir,cila tutar.
10- PORFİRLER :
Genellikle
kırmızı ve yeşil renkli olurlar. Kaldırım taşı ve mıcır olarak
kullanılırlar. Bunlarda kendi aralarında sınıflara ayrılır.
11- ANDEZİT :
Porfirlerin
yeni zamanda oluşmuş cinsleridir. Volkanik dağlarda bulunur. İyi bir
yapı taşıdır. Kesme taş halinde kullanılır. Çok az kuvars içerir.
Minarolojik bakımdan andozit riyolit-bazalt arasıda yer alır.
12- BAZALT :
Rengi
koyu gri ile yeşilimsi siyah arasında değişir. Çok sert ve ağır taşdır.
Temellerde, yol, köprü ve rıhtım gibi yerlerde kullanılır. Püskürük
kayaçlardandır. Dünyanın her tarafında bulunan ağır bir mineraldir.
13- LAVLAR :
Magmanın
yeryüzüne çıktıktan sonra sertleşmesi sonucu oluşan lavlar, sert olup
püskürme sonrası kütlelerin soğuması ile volkanik cüruflar meydana
gelir. Çok gözenekli olanlara volkanik tüf adı verilir. Bazalt lavları
sert olduğundan yapı taşı olarak kullanılır. Çimentoda kullanılan TRASS
volkanik tüftür.


b) Tortul Kayaçlar (Kütleler) :
Püskürük
(magmatik) kayaçlar ile diğer kayaçların sıcaklık değişimi, hava
(rüzgar) ve su (yağmur) gibi çevresel faktörler sayesinde aşınması,
sürüklenmesi ve çökelmesiyle oluşan kayaçlara tortul kayaçlar denir.
Tortul kayaçlar yeryüzünde en çok görülen kayaçlardır. Yer yüzeyinin
yaklaşık olarak % 75'i tortul kayaçlardan oluşur. Yerkabuğunun ise % 8
kadarını oluştururlar.
Yeryüzündeki püskürük (magmatik) kayaçlar ilk
oluşumundan bu yana sıcaklık değişimi, yağış ve rüzgâr gibi etkilerle
küçük parçalara bölünürler. Bu küçük parçalara tortu denir. Tortular
akarsular ve rüzgâr sayesinde göl, deniz ve okyanus tabanı gibi çukur
yerlere taşınırlar ve burada birikirler (üst üste birikerek katılaşır).
Bu olaya tortulaşma denir. Dibe çöken maddeler üst üste tabakalar
oluştururlar. Tabakaların oluşumu sürdükçe alt tabaka üzerindeki ağırlık
ve baskı (basınç) gittikçe artar ve alt tabaka üzerinde büyük bir baskı
oluşur. Bu nedenle oluşan tabakalar üst üste dizilerek sertleşir ve
tabakalı bir yapı olan tortul kayaçları oluştururlar.
• Tortul kayaç oluşumu çok uzun yıllarda gerçekleşir.
• Tortul kayaçları oluşturan tabakalar farklı zamanlarda oluşmuştur.
• Tortul kayaçlar, diğer kayaçların parçalanıp dağılmasıyla oluştuğu için belirli bir kristal şekilleri yoktur ve tabakalıdır.
• Tortul kayaçların içinde bol miktarda mineral ve fosil bulunur.
• Kireç taşı, çakıl taşı, kum, kil ve kömür maden tortul kayaç çeşitleridir.
• Tortul kayaçlar oluşum şekillerine göre; mekanik kayaçlar, kimyasal kayaçlar ve organik kayaçlar olarak üç çeşittir.

1- Mekanik (Fiziksel) Kayaçlar (Kütleler) :
Mekanik kayaçlar, su ve rüzgar gibi dış etkenlerin kayaçları parçalayıp sürükleyerek biriktirmesi sonucu oluşur.
Çakıl, kum, kil mekanik kayaç çeşitleridir.

2- Kimyasal Kayaçlar (Kütleler) :
Kimyasal
kayaçlar, akarsular ve yeraltı sularının kayaçlar arasından geçerken
kayaçlardaki kimyasal maddeleri çözüp buharlaştırması ve kalan
maddelerin çökelmesi sonucu oluşurlar.
Kaya tuzu, sarkıt, dikit, tüf, jips, traverten kimyasal kayaç çeşitleridir.

3- Organik Kayaçlar (Kütleler) :
Organik kayaçlar, alg (su yosunu), sünger, mercan, midye veya diğer canlıların atıklarının birikip çökelmesi sonucu oluşurlar.
Kalker (tebeşir kalkeri), tebeşir, kireç taşı, kömür ve petrol organik kayaç çeşitleridir.

NOT : 1- KALKER :
Kalsiyum
karbonattan (CaCO3) oluşur. İçinde yer alan maden oksitlerin etkisi ile
değişik renkte görünür. Geçirdiği oluşum sırasında yapısında çatlak ve
kırıklar oluşur. Bu kırıklara başka maden oksitler dolunca ilginç
desenler görülür. Sertlik derecesi 3 olup kolay kesilip işlenir. Saf
kalkerin özgül ağırlığı 2700kg/m3 tür. Çok iyi cila tutar. Yapıda moloz
taşı,yonu taşı, kaplama taşı,kırılarak mıcır taşı olarak kullanılırlar.
2- TREVERTEN :
Yüksek
ısılı ve kalsiyum bikarbonatlı mağma suyunun yer yüzüne çıkışı
sırasında karşılaştığı basınç ile oluşur. Oluşumu sırasında içinde
bulunan bitki kök ve yapraklarının zamanla çürümesi sonucu boşluklar
oluşur. Kalker tüfü grubundan olup gözenekleri büyüktür. Bu boşluklar
kendi tozu ile yapılan dolgu malzemesi ile doldurulur. Genellikle dış
mekanlarda kaplama işinde kullanılır.
3- DOLAMİT :
Doğadaki rengi genellikle beyaz olup Mg ve CaCO3' den oluşmaktadır. Kalkerden daha sert bir taştır. Asitlerden zor etkilenir.
4- ALÇI TAŞI :
Suda
daha fazla çözündüğü için yapının su ile temas eden yerlerinde
kullanılmaz.Renkleri beyazımsı, sarımsı ve saydam olabilir.Jips adı
verilen bu taş CaSO4 ve 2H2O 'dan oluşur. Sertlik derecesi 2’ dir. Kolay
işlenebilir.
5- ARDUVAZ :
Siyah
ve koyu gri renkli, sık ve homojen dokulu, içerisinde prit billurları
bulunur. Parlayan bir taş olup gözeneksiz olanları yapı işlerinde
kullanılır. Dona ve yüksek ısıya dayanıklıdır. İznik civarında bulunur.
6- KİLLİ ŞİST :
Sarı, yeşilimsi, gri, mavimsi ve siyah renklerde olur. Tabakalı, sert ve dayanıklıdır. Kaplama işlerinde kullanılır.
7- KONGLOMERALAR :
İrili
ufaklı taş parçalarının tabii bir bağlayıcı ile birleştirilmesi sonucu
oluşur. Kum taşının silika, kireç veya demiroksit ile yapışması sonucu
oluşur. Silika ile yapışmış olanları çok dayanıklıdır. Kaba taneli
olanlara konglomera, ince taneli olanlara kumlu şeyl adı verilir.
Şeyller ince taneli olduklarından suyu zor geçirirler. Çimento
üretiminde kullanılabilir.


SORU : 1- Başkalaşım kayaçları önceki hallerine dönüşebilir mi?
2- Magmatik kayaç, tortul kayaç haline dönüşebilir mi?
3- Magmadan hangi tür kayaçlar oluşabilir?

c) Başkalaşım (Metamorfik) Kayaçlar (Kütleler) :
Püskürük
(magmatik) ve tortul kayaçların, basınç, sıcaklık (ısınma) ve su buharı
gibi etkilerle değişime uğraması sonucu oluşan kayaçlara başkalaşım
kayaçları denir.
• Başkalaşım kayaçları bazı yönlerden oluştukları kayaçlara benzer. (Bunun dışında farklı özellikleri de vardır).
• Başkalaşım kayaçları, tabakalı ve kristal yapıdadır.
• Mermer, arduvaz, şist ve kuvartz başkalaşım kayaç çeşitleridir.
• Mermer kalkerlerin, fillat ise killerin başkalaşımı sonucu oluşmuştur.

NOT : 1- MERMERLER :
Normal
olarak beyazdır. Fakat genellikle demir oksit, karbon ve serpatinle
karışık olduğundan sarı, kahverengi ve yeşil olabilir.
İnşaat işlerinde kullanılan bazı ince taneli süs kalkerleri hakiki mermer değildir.

Örneğin : Tuz ruhu, sirke, limon suyu, mermerde kabarcıklar meydana getirir.
Mermerin tanınması bu yolla olur.
Ufak
ve iri taneli kalsit veya dolamit kristallerinden oluşan bir kayaçtır.
Mermerler %95 kalsit, az miktarda silis, silikat ve demir oksit gibi
minerallerden oluşur. Mohs sisteminde kalsitin sertliği 3.0, dolamit’in
sertliği 3.5–4.0 arasındadır. Buna göre mermer orta sertliktedir.
Binaların iç kısımlarında, merdiven basamaklarında, döşeme
kaplamalarında, banyo ve mutfak gibi ıslak mekanlarda kullanılabilir.
Bunun yanında süs eşyası ve mezar taşı yapımında kullanılır.
2- GNAYS :
Gnays'lar
çekiçle vurulduğunda cm veya dm kalınlıkta levhalara yada prizmalara
bölünebilirler. Ayrılma (bölünme) mika yüzeyleri boyunca orta ve iri
taneli kuvars ve feldspatlardan oluşan ileri derecede değişime uğramış
metamorfik kayaçtır. Tabakalı yapıya sahip olup dondan etkilenir,
kaldırım taşı veya kırmataş olarak kullanılır.
3- KUVARS :
Yer kabuğunda en çok bulunan minerallerden biridir.
Genellikle
beyaz renkte olmakla beraber sarı, kahverengi, pembe, yeşil, mavi,
siyah ve renksiz olabilir. Camsı veya yağlı gibi pırıltılıdır.
Püskürük
kütlelerde bulunur. Ufalanması ve dağılmasıyla çakıl ve kumlar meydana
gelir. Kireç ve çimento ile karıştırılarak harç yapımında kullanılır.
Kristal
haldeki kuvars, eksenine tam dik olarak kesildiği zaman elde edilen
küçük parçalar basınç etkisiyle elektrikle yüklenebilir. Bu nedenle
radyo, televizyon ve radarlarda kullanılır.


SORU : 1- Bir kayaç, başka bir kayaca dönüşebilir mi?
2- Başkalaşım kayaçları önceki hallerine dönüşebilir mi?
3- Magmatik bir kayaç tortul kayaç haline dönüşebilir mi?
4- Magmadan hangi tür kayaçlar oluşabilir?

5- Kayaç Döngüsü :
Doğada
bulunan kayaçlar çevresel faktörlerin etkisiyle sürekli bir dönüşüm
halindedir. Kayaçlar arasındaki dönüşüm çok uzun yıllarda
gerçekleşmiştir ve bu dönüşüm hala devam etmektedir.





6- Madenler :
Kayaçları
oluşturan mineraller ve bazı değerli taşlar, günlük hayatta kullanılan
pek çok eşyanın hammaddesidir. Ekonomik değeri olan kayaç ve minerallere
maden denir. Madenler hammadde olarak kullanıldığı için teknolojinin
gelişmesine katkı sağlamıştır.

• Bakır :
• Elektrik ve elektronik sanayinde (elektrikli cihaz ve kablo yapımında).
• İnşaat sanayinde.
• Ulaşım sanayinde.
• Kimyada.
• Kuyumculukta.
• Boya sanayinde.
• Turistik eşya yapımında.

• Kurşun :
• Akü imalatında.
• Yeraltı haberleşme kablolarının kaplanmasında.
• Çelik direklerde aşınmayı önlemek için boyanmasında. (Kurşun oksit boyalar).
• Radyasyonu en az geçiren metal olması nedeniyle bu ışınlardan korunmada.
• Renkli televizyon tüplerinin yapımında.
• Cephane üretiminde.

• Çinko :
• İnşaat sektöründeki sacların ve direklerin parlatılmasında (galvanizlenmesinde).
• Pirinç alaşımı ile otomotiv sanayinde (döküm kalıpları yapımında).
• Yağlı boya ve lastik üretiminde. (Çinko oksit).

• Demir :
• Otomotiv sanayinde.
• Çelik üretiminde.
• İnşaat sektöründe.
• Ray yapımında.

• Krom :
• Paslanmaz çelik yapımında. (Ferrokrom).
• Silah yapımında.
• Metal kaplamada.

(Krom çeliğe sertlik, kırılma ve darbelere karşı direnç, aşınma ve
oksitlenmeye karşı koruma sağlar. Bu nedenle kromun çeşitli alaşımları
mermi, denizaltı, gemi, uçak, top ve silahlarla ilgili destek
sistemlerinde kullanılır).
• (Krom paslanmayı önleyici özelliğinden dolayı uçak ve gemi sanayinde kullanılır).

• Nikel :
• Petrol endüstrisinde.
• Çatal, bıçak takımları, çekiç, pense gibi aletlerle diğer birçok ev ve hastane aletlerinin yapımında.

Uçak ve gemi endüstrisinde. (Nikel süper alaşımları yüksek ısıda basınç
ve korozyona dayanıklı olduğundan, uçakların gaz türbinlerinde, jet
motorlarının yapımında, ayrıca uçakların elektrolizle kaplanan
bölgelerinde ve gemi yapımında tuz korozyonuna karşı engelleyici
olarak).
• Motorlu araçlar ve parçalarında.
• Elektrikli makineler ve parçalarında.
• Kalay :
• Teneke yapımında.
• Kaplamacılıkta.
• Çeşitli alaşımlar, lehim ve kimyasal madde yapımında kullanılır.
• Otomotiv endüstrisinde. (Motor yataklarında, kaporta, radyatör, yağ ve hava filtrelerinde kullanılır).
• Uçak ve gemi endüstrisi ile elektronik ve elektrik sanayinde.
• Matbaacılıkta, mutfak malzemeleri ve cam endüstrisinde.

• Altın :
• Kuyumculukta.
• Altın kaplama ve süslemede.
• Elektrik ve elektronik eşyalarda.
• Diş hekimliğinde.
• Dekor malzemesi yapımında.
• Madalya yapımında.
• Resmi paralarda.

(Ayrıca, gümüş, platin ve paladyum gibi metallerle alaşım halinde uzay
endüstrisinde, tekstil sanayinde altın tel ve iplik yapımında ve kimya
endüstrisinde paslanmaya dayanıklı alet yapımında kullanılmaktadır).

• Gümüş :
• Fotoğraf sanayinde
• Elektronik sanayinde.
• Para üretiminde.
• Süs eşyası ve takı yapımında.
• Dişçilikte.
• Ayna sırlarının yapımında.
• Pil yapımında.

• Talk :
• Seramikte.
• Boya yapımında.
• Çatı kaplamasında.
• Böcek ilacı üretiminde.
• Kauçuk ve kağıt sanayinde.
• Kozmetik sanayinde.
• Hayvan yemi ve gübre üretiminde.

• Mika :
• Elektrik – elektronik sanayinde.
• Telefon santrallerinde.
• Plastik endüstrisinde.
• Otomobil, elektrik ve yapı sanayinde.
• (Kauçuk endüstrisinde, cerrah eldivenlerinden oto lastik üretimine kadar değişen geniş bir kullanım alanına sahiptir).
• (Yalıtkan sanayinde düşük yoğunluklu ateşe dayanıklı ürünlerin kullanıldığı alanlarda yalıtkan olarak kullanılmaktadır).

(Ayrıca kağıt, kozmetik, döküm, tekstil ve gübre sanayinde, kaynak
elektrotu imalinde, inci parlatma boya maddelerinde, yangın söndürme
malzemesi imalinde, akustik ürünlerde yapıştırıcı olarak kullanılır).

• Cıva :
• İlaç ve boya sanayinde.
• Dişçilikte.
• Termometre yapımında.
SORU : 1- Günlük hayatta hangi araçlar kullanılmaktadır ve bu araçlarda hangi
madenler hammadde olarak kullanılmıştır?

NOT : 1- Ülkemizde İşletilen Madenlerimiz ve Yıllık Üretimleri :
• ALÜMİNYUM :
Alüminyum
cevheri (boksit),Seydişehir’de kurulmuş olan alüminyum fabrikasında
üretime başlamıştır. Seydişehir ve civarında gayet zengin bulunan bu
cevher yatakları Etibank tarafından işletilmektedir.

• ANTİMUAN :
Antimuan
cevheri üretimi yılda yaklaşık olarak 16213 tondur. En büyük üretimi
Tokat-Turhal’da bulunan işletme yapmaktadır. Bunun dışında diğer
işletmeler; Balıkesir, Bilecik ve yine Tokat illerindedir.

• AMYANT :
Amyant
üretimi yılda toplam 3913 ton olup bu üretim 12 işletmeden temin
edilmektedir. Başlıca işletmeler: Bursa- Orhaneli, Eskişehir-
Mihalıççık, Çankırı- Şabanözü, Çorum- Alaca, Erzincan ve Sivas-
Zara’dır.

• BAKIR VE BAKIRLI PİRİT :
Faaliyet
halinde 4 adet bakır ve bir adet bakırlı pirit işletmesi mevcuttur.
Bakır işletmelerinden iki tanesi ve Bakırlı pirit işletmesi Etibank’a
aittir. Bu işletmeler: Ergani ve Murgul Bakır İşletmeleri ile Küre
Bakırlı pirit İşletmesidir.

• BOR MİNERALLERİ :
Memleketimiz
bor mineralleri bakımından çok zengindir. Yıllık üretim 287.606 ton
civarındadır. Bu üretim Kütahya–Emet, Bursa, Balıkesir ve Kütahya
yörelerinde yapılmaktadır.

• CİVA :
Türkiye’nin
maden ihracatında önemli bir yeri olan civanın yıllık üretimi 55.201
tondur. Saf cıva İzmir, Konya, Uşak, Niğde, Manisa dolaylarında elde
edilmektedir.

• DEMİR :
Türkiye’nin yıllık demir cevheri üretimi toplam 1.553.189 tonu aşmaktadır.
Demir
cevheri işletmeleri; Sivas – Divriği, Sivas – Kangal – Pınarözü, Sivas –
Gürün –Otlukilise, Sivas – Divriği – Akdağ, Malatya – Hekimhan –
Karakuz, Ankara – Bala –Kesikköprü, Balıkesir – Büyükeymir, Balıkesir –
Küçükeymir, Kayseri – Karamadazı yörelerinde bulunmaktadır.

• KROM :
Denizli, Muğla, Eskişehir dolaylarındaki maden ocaklarından çıkarılmaktadır. Yıllık üretim yaklaşık olarak 690.000 ton dur.

• KÜKÜRT :
Kükürt üretimi yılda toplam olarak 61.519 ton olup üretimin tamamı Isparta- Keçiborlu’da yapılmaktadır.

• LÜLETAŞI :
Memleketimizde lületaşı, Eskişehir ili dâhilindeki 7 işletmeden temin edilmekte ve yıllık üretim 1234 tonu aşmaktadır.

• MANGANEZ :
Yılda ortalama 45 tonu bulmaktadır. Manganez üretiminde Erzincan ve İstanbul-Silivri’deki maden ocakları önemli bir yer tutar.

• KALSİT :
Yurdumuzun
her yerinde bulunur. Özellikle İzmir civarında çok saydam billurlarına
rastlanır. Sertliği(3), özgül ağırlığı (2,7) dir.

• MANYEZİT :
En önemli işletmeler Eskişehir ve Kütahya illeri dahilindedir. Yıllık üretim yaklaşık olarak 90.000 tondur.

• SODYUM SÜLFAT :
Sodyum
sülfat üretimi Afyon ve Denizli illeri hudutlarına giren Acıgöl,
Konya-Cihanbeyli hudutları dahilindeki Terzikan ve Boluk göllerinden
yapılmaktadır.

• ZIMPARA TAŞI :
Başlıca zımpara işletmeleri Muğla, İzmir ve Aydın illeri dahilindedir. Yıllık üretim 35.000 tonu bulmaktadır.

• KÖMÜR (Maden Kömürü) :
Zonguldak
ili dahilinde bulunan taşkömürü işletmeleri Türkiye Kömür İşletmeleri
Kurumuna bağlı Ereğli Kömürleri İşletmesi Müessesesinin İmtiyazı
altındaki ocaklardan elde edilmektedir. Taşkömürü üretimi yılda takriben
8 milyon tonu bulmaktadır.

• LİNYİT :
Yıllık
Üretim (Devlet ve Özel Sektör bir arada) 8 milyon tonu aşmaktadır.
Belli başlı işletme merkezleri; Tavşanlı, Tunçbilek, Seyitömer, Soma,
Bolu, Çorum, Bursa, Elbistan işletmeleridir.

• ALÇITAŞI :
Türkiye’de alçıtaşı üretimi yılda takriben 200.000 tonu bulmaktadır. Bu üretim dağınık ve küçük ocaklardan yapılmaktadır.

• KİL ( KAOLEN) :
Yıllık
üretimi yaklaşık olarak 14.300.000 ton’dur. Bu üretim İstanbul,
Bilecik, Çanakkale, Eskişehir, Kütahya ve Zonguldak illerindeki
ocaklardan yapılmaktadır.

• KUARSİT :
Kuarsit
yıllık üretimi 38.665 tona ulaşmaktadır. Ytong ve Ferrokrom sanayiinde
kullanılan kuarsit bu sanayilerin bulunduğu bölgelerdeki ocaklardan
üretilmektedir. Üretimin önemli bir kısmı Antalya bölgesinde
yapılmaktadır.

• MERMER :
Mermer
üretimi yaklaşık olarak yılda 25.400 m civarındadır. Bu üretimin en
büyük kısmı Marmara Adası ve Afyon’daki ocaklardan temin edilmektedir.
Bunun dışında İzmit, Bilecik, Denizli, İzmir illeri dahilinde üretim
yapan birçok ocak mevcuttur.

• SİLİS KUMU :
Silis
kumu, üretimi yılda yaklaşık olarak 12.930 tondur. Bu üretim İstanbul
civarındaki Kabakça ve Podima ocaklarında yapılmaktadır. Silis Kumu cam
sanayiinde ve dökümcülükte kullanılmaktadır.

• LİNYİT :
En düşük kaliteli kömür olup bir gramı 800- 4000 kalori değerinde ısı verir.
Depolandığında çabuk ufalanır ve kırılır. İsli bir alevle yanar.
• MİKA :
Kolayca ince levhalara ayrılabilir. Sıcağa dayanıklıdır. Elektrikli ve elektronik araçlarda yalıtkan olarak kullanılır.

http://gizlihazineler.turkforumpro.com

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz