GİZLİHAZİNELER DEFİNECİLER AKADEMİSİ
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Similar topics
    En son konular
    » 2013 -OCAK AYI İŞTİMASI YAPALIM Bİ GARDAŞLARDAN KİMLER VAR.
    Çarş. Tem. 06, 2016 10:29 am tarafından korasoglu

    » 14-mart-2015
    C.tesi Mart 14, 2015 8:32 am tarafından BORAN38

    » KARE-DİKDÖRTGEN OYMALAR ve ÇÖZÜM UYĞULAMALARI
    Ptsi Eyl. 29, 2014 5:08 am tarafından kılıç3838

    » sümbül...
    Salı Eyl. 02, 2014 12:36 pm tarafından Battal Ebrail

    » taşın üçgen şeklinde delinmesi bir define işareti midir?
    Çarş. Ara. 18, 2013 8:05 am tarafından 56476364528

    » deneme
    C.tesi Kas. 23, 2013 7:54 pm tarafından CANTAR

    » buldugumuz bir taş
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:54 am tarafından cansu

    » Eski rum evleri ve definesi
    Ptsi Eyl. 09, 2013 3:46 am tarafından cansu

    » kaya işaretler
    Cuma Eyl. 06, 2013 10:30 am tarafından kurt ini

    » taştan daire ve dörtgen
    C.tesi Haz. 29, 2013 12:38 am tarafından yousef

    Kimler hatta?
    Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir :: 1 Arama motorları

    Yok

    Sitede bugüne kadar en çok 114 kişi Cuma Nis. 24, 2015 10:17 am tarihinde online oldu.
    RSS akısı

    Yahoo! 
    MSN 
    AOL 
    Netvibes 
    Bloglines 



    Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

    kin kapısı kapalı tutulmalıdır...

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    1 kin kapısı kapalı tutulmalıdır... Bir Cuma Tem. 30, 2010 8:27 am

    SİMBAD




    Kin tutmada, husûmette dili kontrol altında tutmak çok zordur. Kin ve düşmanlık nefsi alevlendirir, öfkeyi kabartır. Öfke harekete geçtiği zaman önceki düşmanlık unutulur arada ancak kin ve nefret kalır. Hatta bunların her birisi diğerinin kötülüğüne sevinir. Bu bakımdan kim husûmete başlarsa, bütün kötülüklere kapıyı açmış olur. Önemli olan kapıyı aralamamaktır.
    Kin ve düşmanlık kalp ile de yapıldığı için kişi namazda bile hasmını mağlup etmenin yollarını araştırır! O halde husûmet her şerrin, kötülüğün başlangıcıdır.

    Bu bakımdan zaruret olmaksızın husûmet kapısını açmamak lazımdır. Zaruret anında ise, dilini ve kalbini hasmının yanlışlarını, kusurlarını görmekten kurtarması lazımdır.
    Husûmetinde sadece farz olan miktarla yetinen bir kimse, günahtan uzak kalır. Böyle bir kimsenin husûmeti kötülenmez. Çünkü bu dinin emrettiği buğuzdur. Bu kadarı hadis-i şerif ile emredilmiştir: “Sizden her kim kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir.” Gücü yetmeyenin güç kullanmayı, dil ile söylemesi mümkün olmayanın dilini tutması günah olmaz. En azından kalp ile buğzu gerekir. Fakat niyeti sadece emri maruf olması lazımdır.
    Husûmette insanın elinden giden faydanın en azı, güzel konuşmak ve güzel konuşma hakkında bildirilmiş olan sevaplardır. Konuşmayı tenkit etmek ve kısacası; muhatabı cahillikle itham etmek veya yalanlamak olan itiraz etmekten daha sert bir şey yoktur. Çünkü mücadeleye girişen inatlaşan bir kimse, karşısındaki insanı ya cahillikle itham eder veya yalanlar. Böylece güzel konuşma elden kaçar. Halbuki Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Güzel konuşma ve yemek yedirme, cennette sizi mekan sahibi kılar.”
    Ayet-i kerimede de şöyle buyurmuştur: “İnsanlara güzel söz söyleyiniz.” (Bakara/83)
    Hadis-i şeriflerde de şöyle buyurulmuştur:
    “Güzel bir söz sadakadır.”
    “Bir hurmanın yarısı ile de olsa ateşten korununuz. Eğer hurmanın yarısını bulamazsanız güzel bir söz ile korununuz.”

    2 Geri: kin kapısı kapalı tutulmalıdır... Bir Cuma Tem. 30, 2010 8:27 am

    SİMBAD




    Kin tutanın günahları affolmaz!
    Kin ve düşmanlık beslememek ve başkalarının da beslememesi için önce buna sebep olan davranışlardan kaçınmak gerekir. İnsan, kendisine veya bazılarına yaptığı kötülük sebebiyle birine düşmanlık eder, kin besler. Kin ise intikam ile yatışır. Düşmanına bir felaket geldiği zaman, bunu kendi kerametine hamlederek buna sevinir ve bunu kendi mükafatı sanır.

    Bunun için başkasının hoşuna gitmeyecek işlerden kaçınmak gerekir, bize yapılan olumsuz davranışları da affetmemiz; hatta kin tuttuğumuz kimselere dua etmemiz gerekir. Kur’an-ı kerimde iyilerin ettiği dua şöyle bildiriliyor: “Rabbimiz, bizi ve bizden önce gelip geçmiş mümin kardeşlerimizi affet; kalblerimizde, mümin kardeşlerimize karşı hiçbir kin bırakma!” (Haşr 10)
    Hadis-i şerifte, kin ve düşmanlığın günahların affına mani olduğu bildirildi: “Üç şey bulunmayan kişinin günahlarının affı umulur. Bunlardan biri, din kardeşine hıkd etmemektir.” Başka bir hadîs-i şerîftede, “Üç şey bulunmayan kimsenin bütün günâhlarının af ve mağfiret olunması umulur: Şirke, küfre yakalanmadan ölmek, sihir yapmamak ve din kardeşine düşmanlık etmemek” buyurulmuştur. Diğer bir hadis-i şerifte, “Hiç kimseye zulüm ve kin hissi duymadan yatanın günahları affolur” buyuruldu.
    Düşmanlık, kin tutmak; birçok kötü huya sebep olur. Kin tutan kimse, iftirâ, yalan ve yalancı şâhidlik ve gıybet ve sır ifşâ etmek ve alay etmek ve haksız olarak incitmek ve hak yemek ve ziyâreti kesmek günâhlarına yakalanır.
    Düşmanlığın, kin tutmanın sebeplerinden biri, kızmaktır. Gadab eden, kızan kimse, intikam alamayınca, kızgınlığı, düşmanlık hâlini alır. Allah için gadaba gelmek, kızmak iyidir. Dîne olan gayretindendir. Resûlullah Efendimiz, dünyalık işler yüzünden kimseye kızmazdı. Fakat, Allah için kızardı.
    Hacı Bayram-ı Velî buyurdu ki: “Hiddet ve kin, hakîkatleri gören gözleri kör eder. Öfke, iyi düşünmeyi daraltır, yanıltır.”
    İmam-ı Şafii hazretleri “Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde haset ve kin taşıyanlardır.”

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz